logo
09 MART 2026


Türk Yıldızları 9 yıl sonra 2'inci şehidini verdi

Konya'da Hava Kuvvetleri'nin akrobasi ekibi Türk Yıldızları'ndaki NF-5 uçağının eğitim uçuşu sırasında düşmesi sonucu ikinci şehidini verdi. 2012 yılında şehit olan pilot Yüzbaşı Ümit Özer'in ardından pilot Burak Gençcelep'te akrobasi uçağının düşmesi sonucu şehit oldu

07.04.2021 18:32:00
Türk Yıldızları 9 yıl sonra 2'inci şehidini verdi
Türk Yıldızları 9 yıl sonra 2'inci şehidini verdi
Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlanan Hava Kuvvetleri'nin akrobasi ekibi Türk Yıldızları'ndaki NF-5 uçağı eğitim uçuşu sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle merkez Karatay ilçesi sınırlarına düştü. Yapılan incelemelerde uçağın pilotu Yüzbaşı Burak Gençcelep'in naaşına ulaşıldı. Trabzon'un Ortahisar ilçe nüfusuna kayıtlı şehit pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep'in 2 çocuk babası olduğu ve İzmir Çiğli'den 1 yıl önce Konya'da geldiği öğrenildi.

Uçağın düşme anı kamerada

Öte yandan pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep'in kullandığı uçağın düştüğü anlar bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, yere çakılan uçağın patlayarak alev topuna döndüğü görülüyor. Uçağın patlamasıyla birlikte olay yerine çok sayıda polis, ambulans, itfaiye ve kurtarma ekibi sevk edildi. Şehit pilotun işlemlerin tamamlanmasının ardından memleketi Trabzon'da defnedileceği öğrenildi.

Türk Yıldızları'nın ikinci şehidi

Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında Konuşlanan Hava Kuvvetleri'nin akrobasi ekibi Türk Yıldızları'nın bu acı kazayla birlikte şehit sayısı da ikiye yükselmiş oldu. 13 Mart 2012 tarihinde Türk Yıldızları akrotim ekibinin seçkin üyelerinden biri olan Hava Pilot Yüzbaşı Ümit Özer de, eğitim uçağının düşmesi sonucu şehit olmuştu. 2002 yılında Hava Harp Okulundan mezun olan Yüzbaşı Ümit Özer, 2002-2004 yılları arasında pilotaj eğitimini 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında tamamladıktan sonra 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığına F-5 eğitim pilotu olarak atandı. 2005-2011 yılları arasında 133'üncü Filo Komutanlığında Av-Önleme pilotu olarak görev yapan Yüzbaşı Ümit Özer, 2011 yılında Türk Yıldızlarına katılmıştı.

Dünyanın en iyileri arasında olan Türk Yıldızları akrotim, Türk Hava Kuvvetleri pilotları arasından seçiliyor. Pilotlarda en az 450 saat birinci pilot olarak uçuş yapma şartı aranıyor. Jet pilotları arasından istekli olanların başvuruları değerlendiriliyor ve zorlu "Akrotim Pilotluğu Eğitimini" başarıyla tamamlayanlar timde görev yapmaya başlıyor.

NF-5 uçakları hakkında

Türk Hava Kuvvetlerinde 1987'den bu yana kullanılan NF-5'ler, akrobasi çalışmaları esnasında uçuş sistemleri ve performansları sayesinde akrobasi uçuşuna en uygun uçak olarak seçilmiştir. Dünya havacılık literatürü tarandığında F-5 uçağının dizaynının, süpersonik jet uçuşuna en uygun uçak dizaynı olarak tanımlandığı görülmektedir. Eskişehir 1'inci Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığınca, Ağustos 1993'te başlatılan proje kapsamında; Aerodinamik sürüklemeyi arttıran chaff / flare dispanser üniteleriyle, top namluları sökülerek iptal edilmiş, bu bölgelere yapısal tadilat uygulanmıştır. Borda paneli, pilotlara kullanım ve görüş kolaylığı sağlamak için yeniden tasarlanmıştır. Daha iyi görüş alanı sağlamak için, kokpitte yer alan aynalar, F-4 uçaklarında kullanılan aynalarla değiştirilip, ilave bir ayna takılmıştır. Uçağın gösteri amacıyla duman salabilmesi için, yakıt deposu olarak kullanılan kanat ucu depolarının diğer depolarla irtibatları kesilerek boya tankına dönüştürülmüş, tank içindeki boyanın egzoza pompalanabilmesi için boya tankı içine hidrolik bir pompa takılmıştır.

Uçakların gövdesi şu anki haline boyanmıştır

Türk Yıldızları Akrobasi Timi'ne tahsis edilen dokuz adet NF-5A ve bir adet NF-5B uçağında yapılan tadilat ve değişiklikler Temmuz 1994'te bitirilerek birliğine teslim edilmiştir. Yapılan tadilatlara ilave olarak, uçuş sonrası performans değerlendirmelerinin etkinliğinin arttırılması maksadıyla 2000 yılında uçaklara üç eksenli VTR (kamera kayıt sistemi) sistemi eklenmiştir. Türk Yıldızları 2010 yılından itibaren modernize edilmiş NF-5 2000 uçakları ile gösterilerini gerçekleştirmektedir. Şu anda tim görevine '10' adet NF-5A 2000 ve '6' adet NF-5B 2000 uçağı ile devam etmektedir.

Nf-5 Uçağının Teknik Özellikleri ise şöyle: Uzunluk:47,2 feet, Genişlik:25,8 feet, Yükseklik:13,2 feet, Ağırlık:14689 lb, Takat:2x2925 lb, Takat:A/B 2x4300 lb, Yakıt:3964 lb, Yakıt Tipi:jp-8 / jp-4, Azami Sürat:710 knot (1315 km/saat), G Limitleri:7,33 / -3,0, Dönüş Yarıçapı: 4800 feet / 0,82 mach / 5,5 G / 11 degrees in one second, Motor Tipi ve Gücü:2xGE J-85-CAN-15 / 2x4300 lb'dir.

Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü

Antalya'nın Demre ilçesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmen hayatını kaybetti 

09.03.2026 14:45:00
İhlas Haber Ajansı
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'da göçmen botu faciası: 14 ölü
Antalya'nın Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında düzensiz göçmen botunun karıştığı kaza sonucu 14 düzensiz göçmenin hayatını kaybettiği açıklandı. Olaya ilişkin Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır" dedi.

Vali Şahin, Demre ilçesi Beymelek Mahallesi açıklarında saat 06.00 sıralarında içlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu düzensiz göçmenlere ait bot tespit edildiğini belirterek, "Sahil Güvenlik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan bot, yaptığı yüksek süratli manevralar nedeniyle Sahil Güvenlik teknesine temas etmiş ve göçmenlerden bir kısmı denize düşmüştür.

Botta kalan düzensiz göçmenlerden bir kısmı ise acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyacak şekilde kıyıya ulaşmıştır. Sahile ulaşan 14 düzensiz göçmen Jandarma ekiplerimizce yakalanmış ve 7 göçmen ise Sahil Güvenlik ekiplerimiz tarafından denizden sağ olarak kurtarılmış olup ilk yardım ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılmıştır. Bahse konu olayda maalesef denize düşerek hayatını kaybeden 14 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştır. Sahil Güvenlik Komutanlığımız ile Jandarma Komutanlığımıza bağlı ekipler karadan, denizden ve havadan arama kurtarma çalışmalarını sürdürmektedir. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli, Valiliğimiz tarafından idari tahkikat başlatılmıştır" dedi.

Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı

Denizli'de sabah saatlerinde meydana gelen depremin ardından bölgede incelemeler yapan Vali Yavuz Selim Köşger, açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı. Vali Köşger, "Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor" dedi

09.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:49:33
İHA
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Denizli'de sabah saat 9.21 ralarında Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkezli 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Yenicekent Mahallesi'ndeki eski özellikle yapılarda hasar oluştu. Depremin ardından AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, itfaiye ekipleri depremin yaşandığı Buldan ilçesinde ve çevre ilçelerde teyakkuza geçti.

Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'de ilk olarak Buldan ilçe merkezine ardından Yenicekent Mahallesine gelerek incelemelerde bulundu, kurum amirlerinden bilgi aldı. Hasar gören yapıları ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Köşger, deprem hakkında açıklama yapacağı sırada 3.0 büyüklüğünde artçı sarsıntıya yakalandı.



"Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır"

Depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, bölgede özellikle eski yapılarda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Eski yapıların duvarlarında çatlaklar, iş kısımlarında çökmelerin meydana geldiğini söyleyen Vali Köşger, "Bazı binaların iç dizaynında çökmeler var. Bir kurum binasında ise kolon ve taşıyıcı sistemlerde hasar tespit edildi. Şu anda bütün ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgede incelemelerini yapıyor. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarına başladı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün ekipleri de bölgede. Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor. Şu an itibarıyla okullarımızda da herhangi bir ciddi sıkıntı görünmüyor. Sadece bir okulumuzda yüzeysel sıva çatlakları var. Sadece o okul tahliye edildi. Arkadaşlarımız sahada tespit çalışmalarını yapıyorlar. Şu an için okullarımızda önemli bir hasar söz konusu değil. Bu nedenle okulların tatil edilmesi gibi bir durum da yok" dedi.

İBB Davası başladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davasının duruşması öncesinde, "Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır" dedi

09.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:10:52
Haber Merkezi
İBB Davası başladı
İBB Davası başladı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması için Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne geldi. Özel, şunları söyledi:

"9 Mart, 9 Mart, işte geldi 9 Mart. Tayyip Bey diyordu ki insan içine çıkamayacaklar. Son üç günde beş şehirde insan içine çıktık. Bugün de insanların arasından geldik. Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar diyordu. Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır. Çünkü Türkiye'de bir daha seçim kazanamayacağını bilmektedir. Kendisinden sonraki Hükümete ve Cumhurbaşkanına darbe girişimi yapmıştır. Darbe milletin vicdanından püskürmüştür. Darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak için davaya geldim."

402 sanık var

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 106'sı tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün başlıyor. 

Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No'lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda isim hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor. 

Silivri Kaymakamlığı, 1 Mart'tan itibaren duruşmaların görüleceği Marmara Kapalı Cezaevi'nin çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi tüm etkinliklerin 31 Mart tarihine kadar yasakladı. Salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılmasın planlanıyor. İmamoğlu'nun, savunması için ayrıntılı hazırlık yaptığı, 143 eylem ve 17 suçlamaya tek tek cevap vereceği belirtiliyor.
 
İddianame yaklaşık 3 bin 900 sayfa
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütüldü. Soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım'da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede 106'sı tutuklu, 170'i adli kontrollü ve 7'si yakalama kararıyla aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer aldı.

İddianamede sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi 17 ayrı suçlama yöneltiliyor. Dosyada 143 farklı eyleme ilişkin değerlendirme bulunduğu belirtiliyor. 

Bu suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma ve verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu'na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu'na muhalefet yer aldı.

Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı

09.03.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği, olayla ilgili 15 şüphelinin yakalandığını bildirdi.



Açıklamada, "Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.



Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca yürütülen istihbari çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda; 198 kilogram esrar, 112 kilogram metamfetamin, 10 kilogram eroin uyuşturucu maddesi ele geçirildi. 15 şüpheli zehir taciri yakalandı. Uyuşturucuya yönelik operasyonlarımız ülke genelinde etkin şekilde sürdürülmektedir. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem

Denizli'nin Buldan ilçesinde 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Şu ana kadar depremle ilgili gelen olumsuz bir durumun olmadığı bildirildi

 

09.03.2026 10:07:00 / Güncelleme: 09.03.2026 11:06:51
Anadolu Ajansı
Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem
Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Denizli'nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depreme ilişkin şu ana kadar gelen olumsuz bir durumun olmadığını bildirdi.

Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Geçmiş olsun Denizli. Buldan'da meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Şu ana kadar gelen olumsuz bir durum olmamakla birlikte olası ihbarlara göre il müdürlüğü ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarına başlayacak." ifadelerine yer verdi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:

"Denizli ilimizin Buldan ilçesinde saat 09.21'de meydana gelen ve Uşak, Aydın, Muğla, Burdur illerimizde de hissedilen 5,1 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız." 

Çanakkale'de 39 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince lastik bot içerisinde 16'sı çocuk 39 kaçak göçmen yakalandı

08.03.2026 15:57:00
İhlas Haber Ajansı
Çanakkale'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince lastik bot içerisinde 16'sı çocuk 39 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğunu tespit etti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-76' tarafından hareketli lastik bot durduruldu.

Durdurulan lastik botta 16'sı çocuk olmak üzere 39 kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine teslim edildi.

Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması

Şarkıcı Hande Yener hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Cumhurbaşkanına Hakaret', 'Anayasal düzeni hedef alma' ve 'Mevcut iktidarı devirme' eylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

07.03.2026 16:22:00
İHA
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Muhammed Ahmet Yüce isimli vatandaşın CİMER üzerinden yaptığı başvuruda, sanatçı Hande Yener'in Menteşe ilçesinde 15 Mayıs 2025 tarihinde verdiği konser sırasında 'Zıplamayan Tayyipçi' şeklinde slogan atıldığı, sanatçının ritim tutarak eşlik ettiği ve sahnede alenen 'Bu devri çok güzel devireceğiz' dediği, anayasal düzeni hedef aldığı, mevcut iktidarı devrilmesi yönünde açık ve doğrudan bir çağrı niteliği taşıdığı bu söylemlerinin suç olduğunu, söz konusu eylemlerinin kamuya açık şekilde sosyal medyada yayınlandığını iddia etti.

CİMER'den yapılan başvuru üzerine Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü tahkikat başlattı. Yapılan tahkikat evrakları Bodrum Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda internet üzerinden açık kaynaklardan temin edilen belgelerde konserin 15 Mayıs 2025 tarihinde Muğla İli Menteşe ilçesinde bulunan sosyo-kültürel alanda gerçekleştiği belirtildiğinden karşı yetkisizlik kararı verilerek dosya bu defa Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Makbule Hande Özyener (Hande Yener) hakkında soruşturma başlattı.

İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri dolayısıyla yarın saat 14.00 itibarıyla bazı yolların kapatılacağını duyurdu

07.03.2026 16:19:00
İHA
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu Sıraselviler Caddesi Meşelik Sokak'tan Taksim Meydan istikametine, Taksim Meydan'dan (büfeler önü) İstiklal Caddesi'ne bağlanan yolun trafiğe kapatılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Refik Saydam Caddesi'nden Asmalı Mescit Caddesi'ne giriş-çıkış, Ensiz Sokak İlk Belediye Caddesi kesişimi, Balo Sokak Turnacıbaşı Caddesi kesişimi, Sadri Alışık Sokak Atıf Yılmaz Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Kumbaracı Yokuşu, Turnacıbaşı Caddesi, Meşelik Sokak ve Sadri Alışık Sokak'tan İstiklal Caddesi'ne gidiş istikameti, Yeni Çarşı Caddesi İstiklal Caddesi kesişimi İstiklal Caddesi'ne akım verilmeyecek ve Taksim Tünel girişinden İstiklal Caddesi'ne giriş trafiğine izin verilmeyecek ve Tak-I Zafer Caddesi trafiğe kapatılacaktır"

Açıklamada, alternatif güzergahların İnönü Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi ve Meclis-İ Mebusan Caddesi olarak belirlendiği bildirildi.

Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!


 
Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor.
 

07.03.2026 06:32:00
MURAT ÇORBACI
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, "Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur" dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir" diye konuştu.

Her 10 hastadan yaklaşık 3'ünde görülüyor!

Gözün sinir tabakası olan retinanın hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30-35'inde görülüyor. Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, "Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması'na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66'ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır" dedi.

Kalıcı görme kaybına neden olabilir!

Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor. Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, "Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar. Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur" diye konuştu.

Glokomdan katarakta…

Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak, şöyle devam etti: "Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir." 

Yılda bir kez göz muayenesi çok önemli!

Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, "Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır" diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!

Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir."

Deprem müteahhitleri nerede?

6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı, sadece 142’si hâlâ tutuklu, 949’u adli kontrolle serbest. Karar verilen 202 kişiye hapis cezası çıktı ama çoğu müteahhit tahliye edildi 

06.03.2026 18:20:00
Eyüp Kabil
Deprem müteahhitleri nerede?
Deprem müteahhitleri nerede?
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Yıkılan binaların sorumluları arasında müteahhitler başta olmak üzere teknik uygulama sorumluları, yapı denetim firmaları ve kamu görevlileri hakkında açılan soruşturma ve davalar sürüyor.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un Şubat ayındaki açıklamalarına göre resmi rakamlar netleşti. Peki kaç kişi hakkında işlem yapıldı, kaçı tutuklu, kaçı serbest ve kararlar ne durumda?

Toplam soruşturma ve dava sayısı

Adalet Bakanlığı verilerine göre, depremden etkilenen 11 ilde 2 bin 673 kişi hakkında ceza davası açıldı. Bu rakam, müteahhitler, inşaat mühendisleri, fenni mesuller, yapı sahipleri ve bazı kamu görevlilerini kapsıyor. Hâlen 949 kişi hakkında soruşturma aşaması devam ederken, kovuşturma aşamasındaki dosyalar da sürüyor. Başlangıçta 2 bin 380 kişi hakkında soruşturma açıldığı belirtilmişti, süreç ilerledikçe sayı arttı.

Tutuklu ve hükümlü sayısı

Şu anda 142 tutuklu ve 59 hükümlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. Bu rakamlar, deprem soruşturmalarının başlangıcındaki 248 tutukludan önemli ölçüde azalmış durumda. Tutuklular arasında bazı müteahhitler ve teknik sorumlular yer alsa da, genel dağılımda müteahhitlerin oranı zamanla düştü.

Serbest bırakılanlar ve adli kontrol

949 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Halkın Hukuk Bürosu'nun 3. yıl raporu, "deprem davalarında neredeyse hiç tutuklu müteahhit kalmadı, tutuklu olanlar son bir yılda tahliye edildi" tespitini yapıyor. Birçok müteahhit uzun tutukluluk gerekçesiyle veya bilirkişi raporları sonrası adli kontrole geçti. Firari sanıklar ise hâlâ yakalama kararıyla aranıyor.

Karar açıklanan davalar ve cezalar

Bugüne kadar 202 kişi hakkında 1 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi. Karara bağlanan davalarda müteahhitlere sıklıkla "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza verildi. Örneğin Adana Alpargün Apartmanı: Müteahhit Hasan Alpargün'e 62 kez müebbet + 865 yıl verildi. Güvenç Apartmanı müteahhiti Ahmet Kara'ya 17 yıl 6 ay. Diğer davalarda ise cezalar 8-21 yıl arasında değişiyor.

Toplam 3 bin 522 dosyadan yalnızca 149'u karara bağlandı, büyük kısmı istinaf ve Yargıtay aşamasında. Kamu görevlileri hakkında ise soruşturma izinleri sınırlı ilerledi.

Müteahhitlere özel durum

Resmi istatistikler müteahhitleri ayrı bir kategori olarak ayırmasa da, yıkılan binaların sorumluluğunda müteahhitler en büyük grubu oluşturuyor. Erken dönemde 90'lar seviyesinde müteahhit tutuklu iken, bugün bu sayı çok azaldı. Çoğu müteahhit adli kontrolle yargılanıyor veya tahliye edildi. Uzmanlar ve hukuk örgütleri, kamu görevlilerinin dosyalarının ayrılması nedeniyle sürecin yavaşladığını ve adaletin tam sağlanmadığını eleştiriyor.

Adalet Bakanlığı, "bilirkişi raporları doğrultusunda bağımsız yargı karar veriyor" açıklamasını sürdürüyor. Davalar hâlâ devam ederken, depremzedeler "tam adalet" çağrısını yineliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.