ÇOMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Necmi Akyalçın, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya gelişinden itibaren, Türkçeye dönem dönem farklı dil sözcüklerinin girdiğini belirtti.
Atatürk'ün Türkçeyi yabancı dillerden arındırmak için 1932 yılındaTürk Dil Kurumu'nu kurduğunu da hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Akyalçın, "Atatürk 1923-1932 yılları arasında dil devrimini gerçekleştirdi. Türkçeyi yabancı dil boyunduruğundan kurtarmak için ilk sözcük türetmesini bizzat kendisi yaptı. Örneğin açı, üçgen ve dörtgen sözcüklerini kullandı. Günümüz Türkçesini Arapça ve Farsçanın etkisinden bir nebze olsun kurtardı" diye konuştu. Sokağa çıkıldığında birçok işyerinin isminin yabancı sözcüklerden seçildiğine dikkati çeken Akyalçın, şunları kaydetti: "Bu konuda Almanlar son derece hassas. Yeni icat olmuş bir şeyi toplumlarına, ilk önce adını koyarak sokuyorlar. Bu nedenle bizim de dil gümrüğüne ihtiyacımız var. Tabi bu konuda toplumdaki her kesime büyük görevler düşüyor. Çoğu zaman konuşurken yabancı sözcük kullanımını kültürlülük derecesiyle özdeşleştiriyoruz. Eğer gerekli tedbirleri almazsak Türkçemizdeki çoğu sözcüğü önümüzdeki yıllarda tarihin sayfalarına gömeceğiz."
Atatürk'ün Türkçeyi yabancı dillerden arındırmak için 1932 yılındaTürk Dil Kurumu'nu kurduğunu da hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Akyalçın, "Atatürk 1923-1932 yılları arasında dil devrimini gerçekleştirdi. Türkçeyi yabancı dil boyunduruğundan kurtarmak için ilk sözcük türetmesini bizzat kendisi yaptı. Örneğin açı, üçgen ve dörtgen sözcüklerini kullandı. Günümüz Türkçesini Arapça ve Farsçanın etkisinden bir nebze olsun kurtardı" diye konuştu. Sokağa çıkıldığında birçok işyerinin isminin yabancı sözcüklerden seçildiğine dikkati çeken Akyalçın, şunları kaydetti: "Bu konuda Almanlar son derece hassas. Yeni icat olmuş bir şeyi toplumlarına, ilk önce adını koyarak sokuyorlar. Bu nedenle bizim de dil gümrüğüne ihtiyacımız var. Tabi bu konuda toplumdaki her kesime büyük görevler düşüyor. Çoğu zaman konuşurken yabancı sözcük kullanımını kültürlülük derecesiyle özdeşleştiriyoruz. Eğer gerekli tedbirleri almazsak Türkçemizdeki çoğu sözcüğü önümüzdeki yıllarda tarihin sayfalarına gömeceğiz."

















































































