logo
09 TEMMUZ 2026

Türkiye dahil sekiz NATO ülkesi yeni savunma bankası kuruyor

Aralarında Türkiye'nin de olduğu sekiz NATO müttefiki ve Ukrayna, müttefiklerin silahlanma sürecine katkı sunmak için yeni bir küresel savunma bankası kuracaklarını açıkladı

09.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye dahil sekiz NATO ülkesi yeni savunma bankası kuruyor
Türkiye dahil sekiz NATO ülkesi yeni savunma bankası kuruyor
Türkiye, Kanada, Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya ve Ukrayna 7 Temmuz'da yaptıkları ortak yazılı açıklama ile "Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası"nı (DSRB) kurma niyetlerini ilan etti.

Dokuz ülkenin güçlerini birleştirerek kuracağı bankanın merkezi Kanada'da olacak. Faaliyete başlaması için ise 2027'ye işaret ediliyor.

Ortak yazılı açıklamada, "savunma, güvenlik ve dayanıklılık önceliklerinin desteklenmesi için kamu ve özel sermayenin teyakkuza geçirilmesine" ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca DSRB kısaltması ile anılan bankanın kurucu maddeleri için Kanada'nın Montreal şehrinde müzakereler yürütüldüğü belirtildi.

Bankanın amacının "sermayeye erişimi genişletmek, finansman maliyetini düşürmek ve üye devletlerin sanayi kapasitesinin artırılmasını desteklemek" olarak sıralandı.

Bankanın kurucu ülkeleri, "DSRB'nin savunma üretimi artırmaya yönelik diğer ulusal ve çokuluslu araçları kopyalamasını değil desteklemesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ankara'daki NATO Liderler Zirvesi'nde proje hakkında konuşan Kanada Başbakanı Mark Carney, "DSRB yatırımların önünü açacak, savunma sanayi tabanımızı güçlendirecek ve Kanada ile müttefiklerimizin daha tehlikeli ve bölünmüş bir dünyadaki sınamaları aşması için gerekli kapasiteyi sağlayacak" diye konuştu.

Kanada hariç başka G7 ülkesi yok
DSRB'nin dokuz üyesi arasında Kanada hariç başka bir G7 ülkesinin yer almaması, bankanın ekonomik gücü ve kapasitesinin sınırlı kalabileceğine dair yorumlara neden oldu.

Reuters'a konuşan Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, bankanın yeni üyelere açık olacağını vurguladı.

İngiltere merkezli Royal United Services Institute (RUSI) adlı düşünce kuruluşundan analist Linus Terhorst ise proje ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu bir başlangıç, ancak daha büyük Avrupalı oyunculardan destek görmeyi bekliyor olabilirlerdi. Prensipte mevcut taahhütlerle süreci başlatabilirler."

Bankanın kurucu ülkeleri, yaklaşık 134 milyar dolar (yaklaşık 6,2 trilyon lira) sermaye toplayarak müttefiklerin savunma yatırımlarına katkıda bulunmayı hedefliyor.

Projenin hayata geçmesi için tarafların bankaya dair planları kendi ülkelerinde onaylatmaları gerekiyor.

NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı

Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu

09.07.2026 16:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026 Salı akşamı verilen resmi gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu'nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.

Türk mutfağını liderler masasında temsil etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmi gala yemeğinde Türkiye'nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu. Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.

Gala Menüsü: Taş fırında pide, Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, zeytinyağlı sebze bayıldı, yanık Denizli yoğurdu, deniz levreği, tarama, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, kuzu göbeği mantarlı firik bulguru, dana kaburga tandır, yanık Trabzon tereyağı, patlıcan, mantı, tütsülenmiş ayaş domates salçası, milk baklava, Antep fıstığı köpüğü, bergamot, Maraş dondurması.

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi."

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi. Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız" dedi.

09.07.2026 15:14:00
Haber Merkezi
 
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
Bülbül, CHP Karacasu İlçe Yönetimi tarafından düzenlenen üye ve delege toplantısına katıldı. Bülbül, CHP yönetiminin "Saray'ın iradesiyle belirlenemeyeceğini" savunarak, Genel Başkan'ın yalnızca parti örgütü ve kurultay delegelerinin iradesiyle seçilebileceğini ifade etti.

31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki başarıyı ve Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki süreci hatırlatan Bülbül, 24 Mayıs'ta yaşanan olaylara değinerek, "Polisle ve AFAD'la parti binasına girildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetimi mahkeme kararıyla ya da Saray'ın iradesiyle belirlenemez" dedi.

Genel Merkez'de "muhalefet ruhunun kaybolduğunu" öne süren Bülbül, mahkeme kararıyla göreve geldiğini iddia ettiği yönetimin seçimlerde adayları belirleyeceği yönündeki söylemlere tepki gösterdi. Hukukçu kimliğiyle mahkeme kararını incelediğini belirten Bülbül, kararın yalnızca 38. Kurultay öncesindeki yönetim organlarını kapsadığını, kurultayın yapılmasını engelleyen bir tedbir bulunmadığını savundu.

Parti tüzüğünün 48. maddesine göre olağanüstü kurultayın toplanmasının zorunlu olduğunu belirten Bülbül, 833'ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delegenin imzasının Genel Merkez'e teslim edildiğini söyledi.

İmzaların kısa sürede incelenebileceğini ifade eden Bülbül, "Amaç kurultay yapmak değil, seçime kadar partiyi işgal etmek ve Saray'a muhalefet etmemektir" dedi.

Mevcut yönetimin 11 Temmuz'a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermesi gerektiğini dile getiren Bülbül, 26 Temmuz'dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP'nin seçime katılma konusunda hukuki risk yaşayabileceğini öne sürdü. Kurultayın toplanmaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi'ne çağrı heyeti oluşturulması için başvuracaklarını belirten Bülbül, adli tatil öncesindeki sürecin kritik olduğunu söyledi.

"Özel liderliğindeki CHP yüzde 32-35 oranında destek görüyor"
Son dört günde yaptırdıklarını belirttiği üç anketin sonuçlarını da açıklayan Bülbül, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yüzde 32-35 bandında destek gördüğünü, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde oluşacak bir yapının ise yüzde 2-5 arasında oy alabileceğini iddia etti.

"21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak"
Yargıtay'ın "mutlak butlan" davasına ilişkin kararını adli tatil öncesinde vermesi gerektiğini söyleyen Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100'e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız. Biz kaçmıyoruz, mücadelenin şeklini değiştiriyoruz. İsmet İnönü'nün dediği gibi; 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır.' Hepimiz yerimizi alacağız." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda ve dijital platformlarda kişisel verilerin korunması için yeni bir adım attı. 81 ile gönderilen 10 maddelik resmi yazıyla, internet sitelerinden sosyal medya hesaplarına kadar tüm paylaşımlar mercek altına alındı

09.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenci, veli, öğretmen ve personelin dijital güvenliğini sağlamak amacıyla radikal kararlar aldı. Merkez ve taşra teşkilatları ile tüm eğitim kurumlarına gönderilen resmi yazıyla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında çok sıkı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi. Yeni kurallara göre, görev ve hizmet sınırlarını aşan, gereğinden fazla veri toplama dönemine tamamen kilit vuruluyor.

Yeni dönemin en dikkat çekici kuralı, geçmişe dönük dijital temizlik kararı oldu. Okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri ile sosyal medya hesapları baştan aşağı gözden geçirilecek. Bu platformlarda daha önce yayımlanmış olan ve kişisel veri içeren her türlü liste, belge, fotoğraf, video, duyuru ve dosya kamuya açık erişimden derhal kaldırılacak.

Bakanlığın kesin yasağıyla birlikte artık okul sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında öğrenci sınıf listeleri, öğrenci numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav listeleri, devamsızlık ve başarı bilgileri paylaşılmayacak. Aynı şekilde sağlık ve disiplin bilgileri, veli bilgileri, personel iletişim bilgileri ile öğrenci ve personele ait fotoğraf ve videolar da kamuya açık şekilde yayımlanamayacak. Duyuru ve paylaşımlarda sadece kişisel veri içermeyen yeni yöntemler tercih edilecek.

Eğitim öğretim faaliyetleri sırasında fotoğraf ve video çekimi yapılması gereken zorunlu durumlarda ise kurallar tamamen değişti. Çekim ve paylaşım yapılmadan önce, bu işlemin amacı, paylaşılacağı ortam, verinin saklanma süresi ve bu görsellere kimlerin erişebileceği önceden net bir şekilde belirlenmek zorunda olacak. Özellikle öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında maksimum hassasiyet gösterilecek.

Bakanlık, siber güvenliği tehdit eden unsurlara karşı da çok sert yaptırımlar getirdi. MEB sistemlerine erişim sağlayan kullanıcı adı, parola ve doğrulama kodları hiçbir şekilde üçüncü taraflarla paylaşılmayacak. Sistem üzerinden yetkisiz şekilde toplu veri alma, veri aktarma amacıyla kullanılan bot, makro, otomasyon araçları, tarayıcı eklentileri ve yetkisiz üçüncü parti yazılımlar tamamen yasaklandı. Bu kuralları ihlal eden, şifresini paylaşan veya yetkisiz yazılım kullanan personel hakkında idari ve hukuki süreçler anında işletilecek.

Herhangi bir kişisel veri ihlali, yanlış kişiye veri gönderimi, şüpheli yazılım kullanımı veya web sitesinde veri yayımlanması durumunda, durumun vakit kaybetmeksizin okul yöneticisine ve bağlı bulunulan birime bildirilmesi gerekecek. Sürecin sorunsuz yürütülmesi için okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personel, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği farkındalık eğitimlerine katılmaya teşvik edilecek.

Aziz İhsan Aktaş davasının 47. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 47. duruşması başladı

 

09.07.2026 12:25:00
Anadolu Ajansı
 
Aziz İhsan Aktaş davasının 47. duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 47. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, aralarında görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 6 tutuklu sanık ile 10 tutuksuz sanık katıldı.

Bir kısım sanık avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, bazı sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, sanık avukatlarının beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Nüfusumuz alarm veriyor

TÜİK, "Dünya Nüfus Günü 2026" bültenini yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18. sırada yer alırken; doğurganlık hızı, çocuk ve genç nüfus oranlarında küresel ortalamanın gerisinde kaldı

09.07.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Nüfusumuz alarm veriyor
Nüfusumuz alarm veriyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Birleşmiş Milletler (BM) nüfus tahminlerini temel alarak hazırladığı Dünya Nüfus Günü 2026 raporunu yayımladı. Rapor, Türkiye'nin demografik yapısındaki hızlı yaşlanmayı ve nüfus yenilenme eşiğindeki düşüşü gözler önüne serdi. Ülkedeki çocuk ve genç nüfus oranları ile kadın başına düşen doğurganlık hızı, net bir şekilde dünya ortalamasının altında kaldı.


Doğurganlık hızında kritik gerileme


Küresel ölçekte nüfus dinamiklerini sarsan en çarpıcı veri doğurganlık hızında yaşandı. TÜİK verilerine göre, dünya geneli doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk iken Türkiye'nin doğurganlık hızı kadın başına 1,42 çocuk olarak hesaplandı.

Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı, hem küresel ortalamanın hem de nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin çok altında gerçekleşti. Türkiye bu oranla dünya ortalamasını yakalayamasa da birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin üzerinde yer aldı.


Çocuk ve genç nüfus oranları alarm veriyor


Yıllarca "genç ve dinamik nüfusuyla" övünen Türkiye'de, genç kuşakların toplam nüfus içindeki payı eriyor. Dünya ve Türkiye kıyaslamasında öne çıkan oranlar şu şekilde paylaşıldı:

Çocuk Nüfus Oranı (0-14 Yaş): Dünya genelinde bu oran yüzde 29,3 iken, Türkiye'de yüzde 24,8 seviyesinde kaldı.

Genç Nüfus Oranı (15-24 Yaş): Dünya ortalaması yüzde 15,6 olarak ölçülürken, Türkiye yüzde 14,8 ile bu eşiğin altında konumlandı.

Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranları dünya ortalamasının altında kalsa da AB üyesi 27 ülkenin tamamından daha yüksek bir performans göstermeye devam etti.


Yaşlı nüfus oranı ilk kez dünya ortalamasını geçti


Gençleşme hızının yavaşlamasına paralel olarak, Türkiye'deki yaşlı nüfus da (65 yaş ve üzeri) hızla tırmanışa geçti. Dünya genelinde yaşlı nüfus oranı yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, Türkiye'de bu oran yüzde 11,1'e yükselerek dünya ortalamasını geride bıraktı.


Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada


BM verilerine göre, dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı.

Dünyanın en kalabalık ülkesi 1 milyar 463 milyon kişiyle Hindistan oldu. Hindistan'ı 1 milyar 416 milyonla Çin, 347 milyonla ABD takip etti.

Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 1,0'ını oluşturarak 194 ülke arasında 18. sırada yer aldı.


Doğuşta beklenen yaşam süresi dünyayı geçti


Rapordaki olumlu göstergelerden biri ise yaşam süresi oldu. Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi, küresel ortalamanın üzerinde seyretti. Erkeklerde dünya ortalaması 70,9 yıl iken Türkiye'de 75,5 yıl; kadınlarda ise dünya ortalaması 76,2 yıl iken Türkiye'de 80,7 yıl olarak kayıtlara geçti.

Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!

Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor

08.07.2026 20:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Fatih A.'nın, "Amerikan borsasında yüksek kazanç" vaadiyle aralarında ünlü profesör ve cerrahların da bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanını yaklaşık 225 milyon lira dolandırarak Paris'e kaçtığı iddia edildi.

Skandalın büyümesi üzerine Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nden jet hızıyla açıklama geldi: "Olay kurumsal değil, bireysel çıkar ilişkisidir."

"Siz iş yoğunluğundan anlamazsınız" diyerek tuzağa çekti



Edinilen bilgilere göre, üniversitede uzun yıllar anestezi teknikeri olarak çalıştıktan sonra akademik başarılarıyla öğretim görevliliğine kadar yükselen ve çevreye büyük güven veren Fatih A., kendi geliştirdiği bir borsa algoritması ve mobil aplikasyon olduğunu öne sürdü.

Şüpheli, sağlık çalışanlarına "Paranız enflasyonda erimesin. Gece işleyen döviz bazlı ABD borsası var. Siz yoğunluktan yapamazsınız, bu robot yazılım hiç kaybettirmiyor" diyerek milyonlarca lira ve döviz topladı.

Evinin tapusunu bile üzerine yaptırdı!

Vurgunun boyutu şikayetçi ifadeleriyle ortaya çıktı. Yatırım amacıyla sisteme dahil olan bazı hekimlerin yüksek kazanç hırsıyla bankalardan yüklü miktarda kredi çektiği veya evlerini ipotek ettirdiği öğrenildi. Mağdurlar arasında yer alan bir profesörün ise bürokratik işlemlerin uzun sürmemesi gerekçesiyle yeni satın aldığı gayrimenkulün tapusunu doğrudan şüpheli Fatih A.'nın üzerine tescil ettirdiği iddia edildi. Sisteme aktarılan paraların ardından Fatih A.'nın bir anda tüm sosyal medya hesaplarını kapatarak sırra kadem bastığı belirtildi.

Firari hoca Paris'te, eşi gözaltında!

Dolandırıldıklarını anlayan hekimlerin şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlamasıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, topladığı nakit paralar ve üzerine geçirdiği gayrimenkullerle birlikte Fransa'nın başkenti Paris'e kaçtığı tespit edildi ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, şüphelinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli eşi F.A. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen F.A., olayla bir ilgisi olmadığını iddia etmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Akdeniz Üniversitesi'nden dolandırıcılık iddialarına ilişkin açıklama



Akdeniz Üniversitesi, bir öğretim görevlisinin geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili, konunun bireysel ilişkilere dayandığını ve gerekli idari ve hukuki işlemlerin sürdüğünü açıkladı.

Akdeniz Üniversitesi, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapan Fatih A.'nın geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Rektörlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların Akdeniz Üniversitesinin kurumsal yapısıyla değil, kişiler arasındaki çıkar ilişkileriyle ilgili olduğu belirtildi. Haberlere konu sürecin yalnızca üniversiteyle sınırlı olmadığı, farklı sağlık kuruluşlarından isimleri de kapsadığının anlaşıldığı ifade edilen açıklamada, "İddiaların mevcut yönetim dönemiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamada, iddiaların daha önce başlayan bireysel ilişkilere dayandığı kaydedilerek, konunun adli makamlarca yürütüldüğü, üniversitenin de görev alanı çerçevesinde gerekli idari ve hukuki işlemleri sürdürdüğü bildirildi.

NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı

Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Liderler Zirvesi, küresel güvenliğin geleceğini şekillendirecek radikal kararların yer aldığı "Ankara Zirvesi Bildirisi"nin ilan edilmesiyle tamamlandı. İttifakın yük paylaşımında köklü bir dönüşümü başlatan zirvede, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşması, Ukrayna'ya 70 milyar avroluk dev askeri destek ve transatlantik yapay zekâ hamlesi öne çıkan başlıklar oldu

08.07.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı
NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, küresel istikrarsızlık ve stratejik rekabet ortamına karşı ittifakın en net yanıtlarından biri haline geldi. 32 üye ülkenin liderlerinin katılımıyla tamamlanan kritik oturumların ardından yayımlanan sonuç bildirgesi, savunma sanayisinden yapay zekâ teknolojilerine, bölgesel krizlerden nükleer caydırıcılığa kadar kritik maddeler içeriyor.

Bildirgede öne çıkan tarihi kararlar ve küresel güvenliğe yön verecek başlıklar şu şekilde sıralandı:

1. Savunmada tarihi alım: 50 milyar doları aşan tedarik anlaşması

Ankara Bildirisi'nin en somut ekonomik çıktısı savunma sanayisi alanında oldu. İttifak üyesi ülkeler, kolektif üretim kapasitelerini artırmak, mühimmat stoklarını güçlendirmek ve teknolojik inovasyonu hızlandırmak amacıyla sanayi sektörüyle ortak hareket etme taahhüdünde bulundu.

Bu kapsamda müttefiklerin, toplam değeri 50 milyar doları aşan yeni bir savunma tedarik anlaşması sağladığı resmen duyuruldu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve kapsamındaki Sanayi Forumu'nda müttefiklerin Airbus'tan 12 adet A400 modeli askeri uçak alarak hava gücü kapasitesini artıracağını da ilan etti.

2. Ukrayna'ya 2026 için 70 milyar avroluk "sarsılmaz" destek

İttifak liderleri, Ukrayna'nın özgürlüğü, egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteklerini güçlü bir dille yineledi. Rusya'nın oluşturduğu uzun vadeli tehditlere karşı koymak amacıyla müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim sağlama sözü verdi.

Bildiride ayrıca, bu desteğin adil ve öngörülebilir olması gerektiği vurgulanırken, 2027 yılında da en az eşdeğer bir seviyenin sürdürüleceği taahhüt edildi. Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi vasıtasıyla sağladığı çok yıllı finansman kararı da takdirle karşılandı.

3. Savaş bulutu ve yapay zekâ dönemi

Geleceğin harp teknolojilerine geniş yer ayrılan sonuç bildirisinde, NATO'nun teknolojik üstünlüğünü koruma kararlılığı vurgulandı. Müttefiklerin ortak çalışabilirliğe sahip, güçlü bir transatlantik muharebe bulutu (warfighting cloud) geliştirdiği ve savunma sistemlerinde ileri düzey yapay zekâ modellerini benimseyeceği açıklandı. İttifak, siber ve uzay varlıklarıyla desteklenen entegre hava ve füze savunması ile insansız sistemlere yatırımlarını katlayacak.

4. 5. maddeye "sarsılmaz" bağlılık teyidi

Diplomatik ve askeri caydırıcılık kulvarında, Washington Antlaşması'nın temel taşı olan ve "bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağını" öngören 5. maddeye yönelik bağlılık en üst düzeyde yeniden teyit edildi. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer müttefik liderlerin imzasıyla transatlantik bağın sarsılmaz niteliği dünyaya ilan edildi.

5. İran ve Hürmüz Boğazı uyarıları

Küresel enerji koridorlarının güvenliği ve nükleer silahlanma tehdidi de Ankara'nın ana gündem maddeleri arasındaydı. Bildirgede, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki kararlılık yinelenirken, Tahran yönetimine son dönemde gerilimin tırmandığı Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı gösterme çağrısı yapıldı.

6. Türkiye'nin ev sahipliğine özel teşekkür

Liderler, zirve sonuç bildirisinin kapanış bölümünde tarihi organizasyona ev sahipliği yapan Ankara'ya ve Türk hükümetine özel bir parantez açtı. Bildiride, "Türkiye'nin bize gösterdiği cömert misafirperverlikten dolayı minnettarız" ifadesi kullanılarak Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ve birleştirici rolüne vurgu yapıldı.

Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi'nin "son derece başarılı" geçtiğini belirterek "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da, taahhütler artık hayata geçiriliyor" dedi

 

08.07.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
 
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.' 'NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu.

"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu.

Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.

Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti.

Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.

Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.

Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.

NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.

Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.

Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.

'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'

Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin, Meltem TV’de Handan Koltuk’un sunduğu Geniş Açı programında ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyaretini mercek altına aldı. Trump’ın Türkçe selamı, Erdoğan’ın alkışı, protokol jestleri ve Anıtkabir’in programdan çıkarılmasıyla birlikte Erdoğan’ın meşruiyet arayışına da dikkat çekti

08.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'
'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'
ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya resmi ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ankara Havalimanı'nda (Etimesgut) törenle karşılanan Trump'a 21 pare top atışı eşlik etti. Karşılama töreninde dikkat çeken anlardan biri, Trump'ın Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı Türkçe olarak "Merhaba asker!" diye selamlaması oldu.

Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın askerleri alkışladığı görüntüler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Törenin ardından liderler heyetlerini takdim etti ve Beştepe'ye geçti.

Meltem TV'de yayınlanan Handan Koltuk ile Geniş Açı programında konuk olan Yeniçağ Gazetesi Yazarı Fatih Ergin, bu gelişmeleri detaylı şekilde yorumladı. Ergin, Trump'ın selamını ve Erdoğan'ın alkışını özellikle vurgulayarak, "Trump 'Merhaba asker' dedi, Erdoğan alkışladı" ifadesini kullandı.

Ergin, protokol açısından da önemli bir noktaya dikkat çekti. Erdoğan'ın Trump'ı uçak kapısında (apronda) karşıladığını hatırlatarak, "Erdoğan'ı hangi ABD başkanı uçak kapısında karşıladı?" sorusunu gündeme getirdi. Bu soruyla, geçmişteki karşılıklı ziyaretlerdeki protokol uygulamalarını ve mevcut ziyaretin sembolik önemini tartışmaya açtı.

Programda ayrıca Trump'ın Anıtkabir ziyaretinin resmi programdan çıkarıldığı bilgisi paylaşıldı. Konuklar, ziyaretin bu şekilde düzenlenmesinin protokol ve siyasi anlamını değerlendirdi.

Öte yandan Ergin, Trump ziyaretini Erdoğan'ın uluslararası meşruiyet arayışıyla doğrudan ilişkilendirdi. Trump'a gösterilen bu sıcak karşılamanın, Erdoğan'a iç politikada güç ve meşruiyet kazandırma çabasının bir parçası olduğunu belirtti. Ergin'e göre, ABD'den alınan destek, iktidarın iç siyasetteki pozisyonunu güçlendirme ve yeni rejim inşası için kritik önem taşıyor. Bu tür jestlerin, Erdoğan'ın "meşruiyet" ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu ifade etti.

Programda Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve gazeteci Hasan Hüseyin Tekin de konuk olarak yer aldı ve konuyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı

Dünyadaki enerji krizine ve altyapı yetersizliğine radikal çözüm: Milyar dolarlık teknoloji devleri, yapay zekâ modellerini eğitmek ve çalıştırmak için yörüngede uydu veri merkezleri kurmaya başladı

08.07.2026 14:47:00
Eyüp Kabil
 
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yapay zekâ teknolojilerinin küresel çapta devasa bir hızla büyümesi, Dünya üzerindeki enerji şebekelerini ve su kaynaklarını tükenme noktasına getirdi. Edinilen bilgilere göre, milyar dolarlık uzay teknolojisi girişimi Starcloud, Dünya'nın üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla ilk yapay zekâ veri merkezlerini uzay yörüngesine fırlatmaya başladı. Bu radikal hamle, silikon vadisi ve küresel enerji otoriteleri tarafından teknoloji tarihinin en büyük altyapı dönüşümü olarak değerlendiriliyor.

Dünyadaki kaynaklar yapay zekâya yetmiyor

Gelişmiş yapay zekâ modellerinin (LLM) eğitimi ve milyarlarca kullanıcının anlık sorgularına yanıt verilmesi, Dünya genelindeki veri merkezlerinin elektrik tüketimini rekor seviyelere ulaştırdı. Sunucuları soğutmak için harcanan milyarlarca litre tatlı su ise iklim krizi çağında sürdürülemez bir boyuta ulaştı.

Uzayda kurulacak veri merkezleri, gezegenimizin kısıtlı kaynaklarını korumak adına benzersiz avantajlar sunuyor:

• Sonsuz Güneş Enerjisi: Atmosfer filtresi olmadan, uydular 7/24 kesintisiz ve yüksek verimli güneş enerjisi depolayabiliyor.

• Doğal Soğutma: Uzay boşluğunun mutlak soğukluğu, sunucuların aşırı ısınma problemini ve buna bağlı su tüketimini tamamen ortadan kaldırıyor.

• Vergi ve Arazi Muafiyeti: Karasal sınırlara tabi olmayan yörünge istasyonları, yüzlerce dönümlük arazi maliyetlerini sıfıra indiriyor.

"Uzayda veri" güvenli mi?

Yörüngedeki sunuculardan Dünya'ya veri aktarımı, gelişmiş lazer haberleşme teknolojileri ve yüksek frekanslı uydu ağları üzerinden gerçek zamanlı olarak sağlanıyor. Sektör analistleri, uzay tabanlı veri merkezlerinin karasal siber saldırılara ve fiziksel sabotajlara karşı çok daha korunaklı olduğunu belirtiyor. Ancak, uzay çöpleriyle çarpışma riski ve güneş fırtınalarının yaratabileceği elektromanyetik dalgalanmalar, bu teknolojinin önündeki en büyük teknik engeller olarak öne çıkıyor.

Sektörün geleceği yörüngede şekilleniyor

World Economic Forum raporlarına göre veri merkezlerinin uzaya taşınması, bilişim sektörünün karbon ayak izini kalıcı olarak azaltabilecek en önemli lojistik devrimlerden biri. Starcloud ve benzeri küresel girişimlerin başlattığı bu akım, önümüzdeki 5 yıl içinde bulut bilişim altyapısının en az %15'inin atmosfer dışına çıkacağını gösteriyor. Teknolojinin kalbi artık silikon vadilerinde değil, Dünya yörüngesindeki uydularda atıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.