logo
29 TEMMUZ 2026

Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Hayat Tabloları, 2023-2025 verilerine göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl oldu. Bir önceki döneme göre artış gösteren yaşam süresi kadınlarda 81,1 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak hesaplandı

29.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
TÜİK, Hayat Tabloları, 2023-2025 istatistiklerini yayımladı.
Buna göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl olarak hesaplandı. Bu süre, 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak açıklanmıştı.
Cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkeklerde beklenen yaşam süresi 75,9 yıl, kadınlarda ise 81,1 yıl oldu. Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşaması bekleniyor.

Yaş ilerledikçe beklenen yaşam süreleri
Verilere göre, 15 yaşındaki bir kişinin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 62,1 yıl, kadınlarda ise 67,3 yıl olarak belirlendi.
30 yaşındaki bir kişi için ortalama kalan yaşam süresi 50,3 yıl olurken, erkeklerde 47,8 yıl, kadınlarda 52,7 yıl olarak kayıtlara geçti. Bu yaş grubunda kadınlarla erkekler arasındaki fark 4,9 yıl oldu.
50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl olarak hesaplandı. Erkeklerde bu süre 29 yıl, kadınlarda ise 33,4 yıl olarak tespit edildi.
65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 18,4 yıl olarak açıklandı. Erkeklerin 16,7 yıl, kadınların ise 20 yıl daha yaşaması beklenirken, kadınların bu yaş grubunda erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşadığı görüldü.

Eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresi artıyor
TÜİK verilerine göre, eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresi de uzuyor.
Her yaş grubunda, düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin beklenen yaşam süresinin daha kısa olduğu, eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte yaşam süresinin de yükseldiği belirlendi.
Cinsiyet bazında yapılan değerlendirmede de benzer sonuçlar ortaya çıktı. 30 yaşındaki erkeklerde, ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim mezunları arasında beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl olurken, kadınlarda bu fark 4,6 yıl olarak hesaplandı.

Sağlıklı yaşam süresi doğuşta 58 yıl
"Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı" olarak tanımlanan sağlıklı yaşam süresi, doğuşta ortalama 58 yıl olarak kaydedildi.
Bu süre erkeklerde 59,1 yıl, kadınlarda ise 56,9 yıl olarak hesaplandı. Verilere göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresi kadınlardan ortalama 2,2 yıl daha uzun oldu.

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi. 4 anlaşmanın ardından törenin sona erdiğinin açıklanması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, beşinci anlaşmayı hatırlatarak sürece müdahale etti. Kriz, Kalkınma Yolu Anlaşmasını Irak Ulaştırma Bakanı'nın imzalamaması nedeniyle yaşandı

29.07.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin ortak basın toplantısı öncesinde düzenlenen imza töreninde dikkat çeken bir protokol krizi yaşandı.
Dört anlaşmanın imzalanmasının ardından sunucu tarafından törenin sona erdiğinin ilan edilmesi üzerine Erdoğan, "Bir yanlışlık olmasın, 5 anlaşma değil miydi?" diyerek sürece müdahale etti. Bu uyarının ardından törende kısa süreli bir belirsizlik yaşandı.

Krizin nedeni Kalkınma Yolu Anlaşması çıktı
Yaşanan aksaklığın, Kalkınma Yolu Anlaşmasının Irak Ulaştırma Bakanı Vehb el-Haseni tarafından henüz imzalanmamış olmasından kaynaklandığı anlaşıldı.
Kameralara yansıyan görüntülerde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin, Iraklı bakana anlaşmayı neden imzalamadığını sorduğu ve tepki gösterdiği görüldü.

İki lider dakikalarca görüştü
Yaşanan gelişmenin ardından Erdoğan ile ez-Zeydi arasında protokol alanında birkaç dakika süren değerlendirme gerçekleştirildi. Bu sırada kameralar, bakanların bulunduğu bölüme çevrildi.
Görüşmenin ardından program planlandığı şekilde devam etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın toplantısındaki konuşmasını yaptı.

Anlaşma basın toplantısından sonra imzalandı
İmza töreninde tamamlanamayan Kalkınma Yolu Anlaşması, ortak basın toplantısının ardından iki ülkenin ulaştırma bakanları tarafından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı ez-Zeydi'nin huzurunda imzalanarak resmiyet kazandı.

TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerinde sahip oldukları usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıklarını, mağdur beyanlarının dosyadaki diğer delillerle desteklendiğini belirtti

29.07.2026 12:32:00
İHA
 
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama boyunca mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda sanıkların duruşmalarda suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Sanık müdafilerinin de Yargıtay kararlarına atıf yaparak, eylemlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Kararda, mahkeme dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna karar verdiği, mağdur beyanlarının kendi içerisinde tutarlı olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığı ifade edildi.

Kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ve denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran bir unsur olduğu vurgulandı. Bu nedenle sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı ifade edildi. Aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da kaydedildi.

Gerekçeli kararda, mahkemenin sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını da değerlendirdiği, bu kapsamda uygun görülen sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı belirtildi. Buna mukabil verilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek bu taleplerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca mahkumiyet verilen sanıklar hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçeli kararda, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediği ve bazı olayları yaşamadığını söylediği belirtildi. Bu nedenle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise üzerine isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmedildiği kaydedildi.

Mağdur hakkında suç duyurusu

Mahkeme, A.G.'nin duruşma aşamasındaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması için "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Öte yandan mahkeme, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temelini oluşturan deliller arasında mağdur anlatımlarının yanı sıra telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiğini, tek başına bir delile dayanılarak hüküm kurulmadığını vurguladı.

Kararda, ceza yargılamasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda vicdani kanaate ulaşıldığı ve mahkumiyet kararlarının bu kapsamda verildiği ifade edildi.

Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı dışındaki tüm sahillerde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girmek yasaklandı

29.07.2026 12:03:00
İHA
 
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği, Kandıra Kaymakamlığı'nın aldığı karar doğrultusunda olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle ilçedeki birçok plajda denize girmenin yasaklandığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre, bugün Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı haricindeki tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.

Yetkililer, vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca cankurtaran hizmeti verilen ve yasak bulunmayan plajlarda, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri gerektiğini belirterek, alınan tedbirlere uyulmasını istedi.

Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek

29.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek. Terörsüz Türkiye süreci, ekonomi ve ABD-İran savaşı gündemde olacak.

Kabine, bugün saat 15.30'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplanacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi beklenen süreç yasası kabinenin de önemli gündem başlıklarından biri olacak.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sahadaki son raporları kabinede ayrıntılandırılacak.

Toplantıda ekonomideki gidişatın da masada olması bekleniyor. Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı sonrasında para piyasalarındaki göstergeler değerlendirilecek.

Fiyat istikrarının sağlanması adına atılabilecek ek adımlar ele alınacak.

Kabinede tekrar alevlenen ABD-İran savaşı da masada olacak. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin başta enerji fiyatları olmak üzere Türkiye'ye etkileri değerlendirilecek.

Öte yandan ABD ile NATO zirvesi marjında gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntıları kabinede bir kez daha görüşülecek.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslimine ilişkin ara formül bulma çalışmalarında gelinen aşamanın kabinede konuşulabileceği değerlendiriliyor.

Kabinede orman yangınları da değerlendirilecek. Hazırlıkların gözden geçirilmesi ve riskli alanların yeniden ele alınması bekleniyor. Yangınlarla sürdürülen mücadele de ayrıntılandırılacak.

Uzmanından YKS tercihleri için uyarı

Uzman eğitimci İsmail Yolcu, "Adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar, başarı sırasına ve kontenjanlara bakmalılar. Bu yıla özel puanların yükselme eğilimi görünüyor" dedi

29.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzmanından YKS tercihleri için uyarı
Uzmanından YKS tercihleri için uyarı
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih maratonu bugün başladı. Uzman eğitimci İsmail Yolcu, adayların tercih listelerini oluştururken bilinçli hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Tercih döneminin üniversite adaylarının geleceklerini şekillendirecek en kritik süreçlerden biri olduğuna dikkat çeken Yolcu, öğrencilerin başarı sıralamalarını dikkate alarak ilgi duydukları ve kendilerini geliştirebilecekleri bölümleri tercih etmelerinin önemine vurgu yaptı.

Adayların yalnızca popüler olduğu için bölüm yazmamaları gerektiğini belirten Yolcu, tercih yapılırken üniversitelerin akademik kadrosu, eğitim imkanları, staj imkanları, kampüs yaşamı ve mezuniyet sonrası istihdam imkanlarının da araştırılması gerektiğini söyledi. Tercih sürecinde ailelerin de öğrencilere baskı yapmak yerine rehberlik etmesi gerektiğini ifade eden Yolcu, uzman desteği alınmasının yanlış tercihlerin önüne geçebileceğini belirtti. Yolcu, adayların tercih süresini son güne bırakmadan tüm seçenekleri dikkatlice değerlendirerek, kendileri için en doğru kararı vermeleri tavsiyesinde bulundu.

"Adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar"

Bu yıl düzenlenen YKS'de bir yığılma olduğunu ve bu durumun da sıralamaları etkilediğini belirten Yolcu, "Kontenjanların azaltıldığı göze çarpıyor. Burada adayların yapacağı ilk konu, kendi başarı sıralarıyla 2025 yılındaki başarı sıralarını kıyaslamak olacak ama en çok da 2025 yılıyla 2026 yılındaki kontenjanların karşılaştırılması yapılmalıdır. Örneğin özellikle bu yıl vakıf üniversitelerindeki hukuk kontenjanlarının çok ciddi anlamda azaltılması, bu yıl hukuk tercih yapacak olan öğrencilere daha da dikkatli olmasını gerektiriyor. Aynı zamanda İngiliz Dili ve Edebiyatı ve İngilizce Öğretmenliği gibi bölümlerde ciddi oranda kontenjanlar daraltıldı.

Bu yıl yanlış tercih yapma ihtimali çok yüksek. Bu yıl ki sınavın formatından dolayı inanılmaz bir yoğunluk var. Yoğunluktan kastım yığılmadır. Yani geçen yıl puanı hesaplanan öğrencilerden örneğin 510, 490, 470'li puanlarda havuzun içinde 30 bin öğrenci olması gerekirken 2026'da bu sayı 2-3 katına çıkıyor. O nedenle adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar, başarı sırasına ve kontenjanlara bakmalılar. Bu yıla özel puanların yükselme eğilimi görünüyor. Tıp ve mühendislikler çok popüler. O nedenle adaylara bizim önerimiz, 24 tercih hakkı varsa 24'ünün de tamamını kullanmalarını öneriyoruz. Adaylar istemediği hiçbir bölümü tercih listesine yazmasın, hiçbir aday 'Nasıl olsa şu bölümün puanı benim çok önümde, nasıl olsa gelmez' diye asla yazmasın. Çünkü tercihler kesin gelir, kesin gelmez cümlesini biz asla kullanmayız" diye konuştu.

"4 yıl okuduktan sonra ne yazık ki geriye kalan 44 yıl mutsuz oluyorlar"

Adayların sadece popüler bölümlere yönelmesinin yanlış olduğunu ve kontenjanlara göre hareket etmeleri gerektiğini ifade eden Yolcu, "En çok yaşadığımız durumlardan bir tanesi de ailelerin özellikle öğrencilere müdahil olmalarıdır. Anne diyor ki 'Ben gençliğimde eczacı olamadım, hadi sen eczacılık yaz.' Bizim önerimiz ailelerin bir adım geriye çekilmeleri ve gençlerin sesine kulak vermeleridir.

YÖK Başkanı Erol Özvar, bu yıl toplam 16 tane yeni bölümün lansmanını yaptı ve bunların tamamına yakını yapay zekayla ilgili oldu. YÖK, istihdam odaklı bölümlerin önünü açarken, istihdamda sorun yaşanan bölümlerin de önünü kapatıyor. İyi ki de yapıyor. Çünkü gençler ne yazık ki bölümlerin romantik isimleriyle çok fazla haşır neşir olup, bu bölümlerin peşine gidiyorlar ama 4 yıl okuduktan sonra ne yazık ki geriye kalan 44 yıl mutsuz oluyorlar. Yapay zekayla, siber güvenlikle, savunma sanayiiyle, sağlıkla ilgili ve özellikle mühendislikteki bölümler çok popüler ve bu alanlar oldukça yükselmeye müsait. Ne yazık ki öğretmenlikle ilgili hiçbir bölüme gençlerimiz rağbet göstermiyorlar" şeklinde konuştu.

"İlk 2 gün adayların tercih yapmamasını öneriyorum"

Adayların özellikle yüzde 100 İngilizce olan bölümleri tercih etmesinin kendileri için avantajlı olacağını dile getiren Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En önemli konulardan bir tanesi de adaylar muhakkak yüzde 100 İngilizce olan bölümleri tercih etsinler. Çünkü yabancı dil iş ararken muhakkak sorgulanıyor. Özellikle ilk 2 gün adayların tercih yapmamasını öneriyorum. Bir de son 2 güne özellikle bırakmamalarını istiyorum. Çünkü son günlerde özellikle panik havası ne yazık ki yüksek oluyor ve adaylar dışarıdan fazla etkileniyorlar. Kendi listeleriyle çok oynuyorlar. En önemli ikazım da sosyal medyada kim oldukları belli olmayan sayfalardan uzak dursunlar. Çünkü sosyal medyaya veya yapay zekaya sorulan bölümlerde çok ciddi hatalar olabiliyor. Okullardaki psikolojik danışmanların, rehber öğretmenlerin ve üniversitedeki uzmanların kapıları herkese sonuna kadar açıktır."

KPSS Ön Lisans başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans başvurularının başlandığını duyurdu

29.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
KPSS Ön Lisans başvuruları başladı
KPSS Ön Lisans başvuruları başladı
ÖSYM, KPSS Ön Lisans'ın 4 Ekim ve Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi'nin (DHBT) ise 1 Kasım'da yapılacağını belirtti. Yapılan açıklamada, "2026-KPSS Ön Lisans 4 Ekim tarihinde uygulanacaktır.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları DHBT ise 1 Kasım tarihinde yapılacaktır. KPSS'ye başvurular, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında yapılacaktır.

1 Kasım tarihinde uygulanacak olan DHBT için başvurular ise 22-30 Eylül tarihleri arasında olacaktır. DHBT'ye ön lisans düzeyinde başvuracak adayların da 4 Ekim tarihinde yapılacak olan 2026-KPSS Ön Lisans Sınavı'na başvurmaları gerekmektedir.

Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak saat 09.45'ten itibaren ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden ya da ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulamasından yapabilecektir" ifadelerine yer verildi.

CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin düzenlenen operasyon kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı

29.07.2026 10:12:00
AA
 
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre mail üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirtildi.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı vurgulanan açıklamada, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği, bunun da mağdur müteahhitlerin beyanları ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün raporlarıyla belirlendiği anlatıldı.

Açıklamada, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişliğince hazırlanan tevdi raporunda, Belediye Başkanı Dedetaş'ın, Üsküdar Belediyesi ile Kent AŞ arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bağ kurularak müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek adına paravan olarak Kent AŞ ile sözleşme imzalamaya icbar edilmeleri suretiyle gayriresmi gelir temin edilmesi sürecinde belirleyici olduğu belirtildi.

İşlemlerin gecikmesinde etkisi ve dahli bulunan, icbara yönelik algı oluşturulmasında katkısı olan Dedetaş'ın eyleminin "irtikap" suçunu oluşturduğu aktarılan açıklamada, iskan ruhsatının verilmesinden sorumlu birimin ise Üsküdar Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü olduğu kaydedildi.

Açıklamada, Kent AŞ Genel Müdürü N.A'nın başkanlığında toplantılar yapılarak her bir inşaatın mevzuata aykırılık niteliğine göre iskan ruhsatı karşılığında müteahhitlerden ne kadar menfaat talep edileceğine karar verildiği ifade edilerek, alınan rüşvet paralarının bir kısmının belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre personele verildiği, bir kısmının ise Sinem Dedetaş'ın özel kaleminin talebi ve ihtiyacına istinaden Kent AŞ Genel Müdürüne elden teslim edildiği belirtildi.

Müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı iddiası

Açıklamada, toplam inşaat hacminin büyük olması halinde ise Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinesinde müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği anlatılarak, rüşvet parasının Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiğinin HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleri ile tespit edildiği aktarıldı.

Öte yandan, mevzuata aykırı iskan ruhsatı karşılığında rüşvet olarak nakit ödeme yapmak istemeyen müteahhit firmaya, Dedetaş imzalı paravan bağış protokolüyle tadilat işlerinin üstlendirildiğinin saptandığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesine ilişkin belirlenen usulsüzlüklere ilişkin elde edilen deliller doğrultusunda "rüşvet" ve "irtikap" suçu teşkil edecek eylemlere yönelik 11 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiği ve 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.

Kayseri'de şarj istasyonunda elektrikli otomobil yandı

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde şarj edildiği sırada yanmaya başlayan elektrikli otomobildeki yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü

29.07.2026 05:32:00 / Güncelleme: 29.07.2026 05:35:27
AA
 
Kayseri'de şarj istasyonunda elektrikli otomobil yandı
Kayseri'de şarj istasyonunda elektrikli otomobil yandı

Hürriyet Mahallesi Şehit Miralay Nazım Bey Bulvarı'nda bulunan bir istasyonda şarj işlemi devam eden M.A'ya ait 38 PT 074 plakalı elektrikli otomobilde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin müdahale ettiği yangın, kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangında otomobil kullanılamaz hale geldi. 

Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı

İçişleri Bakanlığı tarafından kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişinin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirildi

28.07.2026 11:24:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:26:40
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A.'nın yakalandığı belirtildi.



Aranan şahıslardan 51'inin Gürcistan'da, 7'sinin Almanya'da, 2'sinin Belçika'da, 1'inin Avusturya'da, 1'inin Bosna Hersek'te, 1'inin Ukrayna'da, 1'inin Yunanistan ve 1'inin Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiği bildirildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük.



İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."

Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Türkiye'den tek eser bile giremedi. Oysa Türkiye, Geçici Liste'de 79 eserle dünyada ilk sırada. Bunlardan en azından biri Kalıcı Liste'ye dahil edilebilirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl aday eser göstermediği belirtiliyor. 

28.07.2026 11:00:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:12:13
HASAN GÜNDOĞDU
 
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Fransa, listeye iki eser dahil etmeyi başardı.

Fransa'dan iki eser daha

Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çıkarma yaptığı Normandiya Çıkarma alanı ile savunma amaçlı inşa edilen Languedoc Kraliyet Kaleleri'ni Dünya Mirası Listesi'ne alındı.

İran'dan savaşa rağmen kültürel atak

Haşhaşilerin merkezi UNESCO'da

İran'dan Alamut Kalesi, bu yıl Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Alamut Kalesi, 11. yüzyılda Hasan Sabbah'ın İran'daki Elbruz Dağları üzerinde bulunan bu zorlu kaleyi ele geçirmesi, burayı terörle iç içe Haşhaşilerin (Bâtınîler) merkezi yapması ve sonrasında 1256 yılında Moğollar tarafından yıkılmasıyla son bulan tarihi ve efsanevi bir sürece konu olmuştu. "Kartal Yuvası" anlamına gelen kale, mutlak itaat eden fedaileri ve gizemli suikastlarıyla tanınıyordu. Alamut Kalesi çok sayıda romana da konu oldu.

Diğer önemli eserler

Ürdün'den Akabe Deniz Rezerv Alanı, Lübnan'dan Amil Dağı Kalesi, Filistin'den Sebastia, Özbekistan'dan Taşkent Modernist Mimarisi, Tunus'un Bodrum'a benzeyen ilçesi Sidi Bu Said, BAE'den Vureya Vadisi listeye dahil edildi. Böylece Dünya Mirası Listesi'ndeki tarihi eser ve doğal güzellik alanı sayısı 1273'e çıktı.

Lider İtalya

Türkiye'den 22 eser ya da doğal güzellik listede yer alıyor. Listede İtalya 62, Çin 61, Fransa 56, Almanya 55, İspanya 50, Hindistan 45, İran 30, Yunanistan 21 eserle temsil ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.