'Türkiye’de sömürge madenciliği yapılıyor'
Prof. Dr. Saltık, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum'un 'ÇED raporuyla facianın ne ilişkisi var' sorusu çok anlamsız. ÇED raporuyla facianın doğrudan ilişkisi var" dedi.
Önder Yılmaz





İliç'teki faciasının ardından insan sağlığını etkileyecek büyük bir çevre felaketi ile karşı karşıya olduğumuzu belirten Saltık Türkiye'de yapılanın adının aslında sömürge madenciliği olduğunu söyledi.
Saltık, AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum'un Çevre Bakanlığı döneminde imzaladığı ÇED raporunun heyelanla bir ilgisinin olmadığı yönündeki sözlerine de cevap verdi.
Saltık şunları söyledi;
"Türkiye'de yapılan altını çizmek gerekirse bir sömürge madenciliği. Bu şirketler ilgili alandaki değerli madenin çıkarılması bittikten sonra toprak örtüsünü eski biçimine döndürmek, hatta ağaçlandırmak, tarıma uygun duruma getirmekle ilgili sözleşmelerde hükümler var. Bunları üstleniyorlar fakat yapmıyorlar. Bunun yerine çok küçük cezaları ödeyerek geçip gidiyorlar. Dolayısıyla Türkiye'nin burada korkunç ve dönüşümsüz zararları var.
Kritik sorular
Şimdi şu soruları soralım; İliç'te ve daha önce Bergama'da oradan başlayarak bu tarafa gelen ocaklarda kapatma ve daha sonra arama bittikten sonra eski haline dönüştürme hangisinde yapıldı? Devlet payı neden bu denli küçük? İki bu şirkete iki kez neden kapasite genişletme yetkisi verildi? Hiç incelenmedi mi? Çıkartılan içler aynı alanda minare gibi diyelim, çok katlı gökdelen gibi üst üste, kat kat yığılıyor bunlara neden izin verildi?
Murat Kurum'a ÇED Raporu eleştirisi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum'un 'ÇED raporuyla facianın ne ilişkisi var' sorusu çok anlamsız. ÇED raporuyla facianın doğrudan ilişkisi var. ÇED raporu çevresel etki değerlendirmesi demektir. ÇED raporu tam da bu tür faciaların oluşmaması için var olan raporudur. Biz çok ÇED raporu düzenledik, bilirkişilik yaptık mahkemelerde bu konularda. Dolayısıyla Murat Kurum'un bakanlığı döneminde bu işletmenin sözde 135 kez denetlenmiş olması trajikomik bir durumdur. Ben yıllarca İş yeri hekimliği de yapmış bir insan olarak biliyorum; denetimler ne yazık ki kağıt üstünde kalıyor hatta müfettişler gelmiyorlar bile. Ayaklarına, hazır yazılmış denetleme raporları götürülerek imzaları alınıyor. Bu müfettişler, bu işletme için üç bakanlığı birden ilgilendiriyor. Birincisi Murat Kurum'un 5 yıl bakanlık yaptığı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ikincisi Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, üçüncüsü de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı"















































































