logo
09 TEMMUZ 2026

Türkiye'nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, finansal başarılarını sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla taçlandırmaya devam ediyor

Türk Telekom, Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören, sürdürülebilirlik performansı en yüksek ilk 25 şirketin bulunduğu BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer aldı

09.07.2026 15:04:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye'nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, finansal başarılarını sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla taçlandırmaya devam ediyor
 Türkiye'nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, finansal başarılarını sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla taçlandırmaya devam ediyor
Türkiye'nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, finansal başarılarını sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla taçlandırmaya devam ediyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören, sürdürülebilirlik performansı en yüksek ilk 25 şirketin bulunduğu BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer aldı.
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, "Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ederken, teknolojiyi, topluma ve çevreye değer katacak, sürdürülebilir geleceğin anahtarı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer almamız başarılı finansal performansımızın yanı sıra altyapıdan veri merkezlerine, akıllı şehir çözümlerinden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarımıza kadar tüm iş süreçlerimize yansıttığımız sürdürülebilirlik odaklı vizyonumuzun en somut tescilidir. Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye'nin her köşesinde ve herkes için eşit bir dijital gelecek inşa ederken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Türkiye'nin dijital dönüşüm mimarı Türk Telekom, sürdürülebilirlik odaklı köklü stratejilerinin ve yatırımlarının küresel bir yansıması olarak Borsa İstanbul'un en prestijli ligi olan BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yerini aldı. Sürdürülebilirlik yolculuğundaki şeffaflık vizyonunu 2020'deki ilk raporuyla başlatan ve 2023'te ilk Entegre Faaliyet Raporu'nu sunan şirket, başarı grafiğini güncel Entegre Faaliyet Raporu ile taçlandırdı. Türk Telekom ayrıca, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporu'nu da kamuoyuyla paylaşarak; MSCI (Morgan Stanley Capital International), S&P Global (Standard & Poor's), LSEG (London Stock Exchange Group), FTSE4Good (Financial Times Stock Exchange Sürdürülebilirlik Endeksi) ve Sustainalytics gibi dünyanın en prestijli uluslararası endekslerinde ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) odaklı küresel değer yaratma modelini ve şeffaf raporlama liderliğini bir kez daha tescilledi.

"BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi başarımızın arkasında güçlü sürdürülebilirlik performansı var"
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, elde ettikleri başarılara ilişkin değerlendirmesinde "Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ederken, teknolojiyi topluma ve çevreye değer katacak, sürdürülebilir geleceğin anahtarı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz.  BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer almamız başarılı finansal performansımızın yanı sıra altyapıdan veri merkezlerine, akıllı şehir çözümlerinden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarımıza kadar tüm iş süreçlerimize yansıttığımız sürdürülebilirlik odaklı vizyonumuzun en somut tescilidir. Bu süreçte LSEG performansımızı yükseltirken, Sustainable Fitch notumuzu 3'ten 2'ye yükselttik ve global sıralamada en üst yüzdelik dilimde yer aldık. CDP (Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği Programı'nda A notumuzu koruyarak Global A Listesi'ndeki konumumuzu güçlendirdik; ilk defa raporlama yaptığımız Su Güvenliği Programı'nda ise A- notu aldık. Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz finansman hamleleriyle yeşil finansman portföyümüzü 1,1 milyar ABD dolarına yükselttik. Tüm bu başarılar, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Çevreye ve topluma duyarlı yönetim yaklaşımımız Türk Telekom'a uluslararası alanda duyulan güveni artırırken, operasyonel nakit akışımız ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimimiz uzun vadeli stratejik yatırımlarımızı güvence altına alıyor. Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye'nin her köşesinde ve herkes için eşit bir dijital gelecek inşa ederken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

GES yatırımları sürüyor
Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımlarıyla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom'un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas'ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı'da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES'i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi. Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız" dedi.

09.07.2026 15:14:00
Haber Merkezi
 
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
Bülbül, CHP Karacasu İlçe Yönetimi tarafından düzenlenen üye ve delege toplantısına katıldı. Bülbül, CHP yönetiminin "Saray'ın iradesiyle belirlenemeyeceğini" savunarak, Genel Başkan'ın yalnızca parti örgütü ve kurultay delegelerinin iradesiyle seçilebileceğini ifade etti.

31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki başarıyı ve Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki süreci hatırlatan Bülbül, 24 Mayıs'ta yaşanan olaylara değinerek, "Polisle ve AFAD'la parti binasına girildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetimi mahkeme kararıyla ya da Saray'ın iradesiyle belirlenemez" dedi.

Genel Merkez'de "muhalefet ruhunun kaybolduğunu" öne süren Bülbül, mahkeme kararıyla göreve geldiğini iddia ettiği yönetimin seçimlerde adayları belirleyeceği yönündeki söylemlere tepki gösterdi. Hukukçu kimliğiyle mahkeme kararını incelediğini belirten Bülbül, kararın yalnızca 38. Kurultay öncesindeki yönetim organlarını kapsadığını, kurultayın yapılmasını engelleyen bir tedbir bulunmadığını savundu.

Parti tüzüğünün 48. maddesine göre olağanüstü kurultayın toplanmasının zorunlu olduğunu belirten Bülbül, 833'ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delegenin imzasının Genel Merkez'e teslim edildiğini söyledi.

İmzaların kısa sürede incelenebileceğini ifade eden Bülbül, "Amaç kurultay yapmak değil, seçime kadar partiyi işgal etmek ve Saray'a muhalefet etmemektir" dedi.

Mevcut yönetimin 11 Temmuz'a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermesi gerektiğini dile getiren Bülbül, 26 Temmuz'dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP'nin seçime katılma konusunda hukuki risk yaşayabileceğini öne sürdü. Kurultayın toplanmaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi'ne çağrı heyeti oluşturulması için başvuracaklarını belirten Bülbül, adli tatil öncesindeki sürecin kritik olduğunu söyledi.

"Özel liderliğindeki CHP yüzde 32-35 oranında destek görüyor"
Son dört günde yaptırdıklarını belirttiği üç anketin sonuçlarını da açıklayan Bülbül, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yüzde 32-35 bandında destek gördüğünü, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde oluşacak bir yapının ise yüzde 2-5 arasında oy alabileceğini iddia etti.

"21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak"
Yargıtay'ın "mutlak butlan" davasına ilişkin kararını adli tatil öncesinde vermesi gerektiğini söyleyen Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100'e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız. Biz kaçmıyoruz, mücadelenin şeklini değiştiriyoruz. İsmet İnönü'nün dediği gibi; 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır.' Hepimiz yerimizi alacağız." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda ve dijital platformlarda kişisel verilerin korunması için yeni bir adım attı. 81 ile gönderilen 10 maddelik resmi yazıyla, internet sitelerinden sosyal medya hesaplarına kadar tüm paylaşımlar mercek altına alındı

09.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenci, veli, öğretmen ve personelin dijital güvenliğini sağlamak amacıyla radikal kararlar aldı. Merkez ve taşra teşkilatları ile tüm eğitim kurumlarına gönderilen resmi yazıyla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında çok sıkı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi. Yeni kurallara göre, görev ve hizmet sınırlarını aşan, gereğinden fazla veri toplama dönemine tamamen kilit vuruluyor.

Yeni dönemin en dikkat çekici kuralı, geçmişe dönük dijital temizlik kararı oldu. Okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri ile sosyal medya hesapları baştan aşağı gözden geçirilecek. Bu platformlarda daha önce yayımlanmış olan ve kişisel veri içeren her türlü liste, belge, fotoğraf, video, duyuru ve dosya kamuya açık erişimden derhal kaldırılacak.

Bakanlığın kesin yasağıyla birlikte artık okul sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında öğrenci sınıf listeleri, öğrenci numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav listeleri, devamsızlık ve başarı bilgileri paylaşılmayacak. Aynı şekilde sağlık ve disiplin bilgileri, veli bilgileri, personel iletişim bilgileri ile öğrenci ve personele ait fotoğraf ve videolar da kamuya açık şekilde yayımlanamayacak. Duyuru ve paylaşımlarda sadece kişisel veri içermeyen yeni yöntemler tercih edilecek.

Eğitim öğretim faaliyetleri sırasında fotoğraf ve video çekimi yapılması gereken zorunlu durumlarda ise kurallar tamamen değişti. Çekim ve paylaşım yapılmadan önce, bu işlemin amacı, paylaşılacağı ortam, verinin saklanma süresi ve bu görsellere kimlerin erişebileceği önceden net bir şekilde belirlenmek zorunda olacak. Özellikle öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında maksimum hassasiyet gösterilecek.

Bakanlık, siber güvenliği tehdit eden unsurlara karşı da çok sert yaptırımlar getirdi. MEB sistemlerine erişim sağlayan kullanıcı adı, parola ve doğrulama kodları hiçbir şekilde üçüncü taraflarla paylaşılmayacak. Sistem üzerinden yetkisiz şekilde toplu veri alma, veri aktarma amacıyla kullanılan bot, makro, otomasyon araçları, tarayıcı eklentileri ve yetkisiz üçüncü parti yazılımlar tamamen yasaklandı. Bu kuralları ihlal eden, şifresini paylaşan veya yetkisiz yazılım kullanan personel hakkında idari ve hukuki süreçler anında işletilecek.

Herhangi bir kişisel veri ihlali, yanlış kişiye veri gönderimi, şüpheli yazılım kullanımı veya web sitesinde veri yayımlanması durumunda, durumun vakit kaybetmeksizin okul yöneticisine ve bağlı bulunulan birime bildirilmesi gerekecek. Sürecin sorunsuz yürütülmesi için okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personel, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği farkındalık eğitimlerine katılmaya teşvik edilecek.

Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı

Pozitifbank, Payfix Ödeme Kuruluşu ve Flash Haber TV'nin sahibi Erkan Kork'un da aralarında bulunduğu 55 sanığın yargılandığı yasa dışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme Erkan Kork'un tahliyesine hükmetti

09.07.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde yer alan Flash Haber Tv'nin sahibi Erkan Kork dahil 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Önceki celsede tutuklu sanıklar Hülya Turan, Arzu Tepe ve Hamza Kork tahliye edilmişti. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıkların bir kısmı ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Erkan Kork ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Şirketimiz mevzuata uygun faaliyet gösterdi"

Savunmasına daha önce ayrıntılı beyanda bulunduğunu belirterek başlayan Erkan Kork, bu kez farklı yönlerden açıklama yapmak istediğini söyledi.

Kork, "Bugün burada hakkında konuşulan şirket, faaliyete geçtiği ilk günden itibaren mevzuata uygun işlemiş, insan kaynağına ve teknik altyapıya ciddi katkılarda bulunmuştur. Payfix'in kuruluşundan itibaren hedefim güçlü bir kurumsal yapı oluşturmaktı. Şirketim için her zaman en iyi insanları almaya ve teknik altyapıyı güçlendirmeye çalıştım. Her yıl yöneticilerimiz ve çalışanlarımız için eğitimler düzenledik" dedi.

"Bizim için önemli olan doğru olanı yapmaktı"

Şirketin ödeme sistemlerine ilişkin de konuşan Kork, "Payfix'e Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından FAST ödeme sistemi yetkisi verilmiştir. Müşterilerimize daha fazla imkan sağlayacak olmamıza rağmen risk almamak adına FAST işlemlerini ve günlük işlem limitlerini sınırlandırdık. Bizim için önemli olan daha fazla işlem yapmak değil, doğru olanı yapmaktı. Payfix'te yönetim anlayışımız hiçbir zaman 'yapamıyorsak yapalım' anlayışı olmadı. Ben hiçbir zaman mevzuatın bana yüklediği yükümlülüklere asgari düzeyde uymadım, her zaman daha fazlasını yaptım" ifadelerini kullandı.

"Adaletli yargılanmak istiyorum"

IBAN dolandırıcılığıyla mücadele konusunda da savcılığa çok sayıda başvuruda bulunduklarını öne süren Kork, "Biz sadece Payfix'i korumadık, aynı zamanda tüm sektörün yaşadığı mağduriyetlerle savaştık. IBAN dolandırıcılığı konularıyla ilgili savcılığa birçok başvuruda bulunduk. Yargılanmaktan hiçbir zaman kaçmadım ancak adaletli yargılanmak isterim. Beraat edeceğime eminim ama bunun için 16 ay hapis mi yatmam lazımdı' Benim haricimde tutuklu ya da ev hapsinde sanık kalmadı. Mahkemede savunma yapan tüm sanıkların söylemlerine katılıyorum. Hiçbir sanığın ne benimle ne Payfix'le ne de diğer şirketlerimle ilgili aleyhime bir beyanı bulunmamaktadır. Sayın hakim, sizden adalet ve tutuksuz yargılanma talep ediyorum" diyerek tahliyesini istedi.

Mahkeme tahliyeye hükmetti

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Erkan Kork'un tahliyesine karar verdi.

Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün

Bolu'da görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın "rüşvet" ve "irtikap" suçlamalarıyla yargılandığı davanın 4'üncü gün oturumu başladı

09.07.2026 11:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Yasası'na muhalefet" suçlamaları yöneltildi.

Sanık ve taraf sayısının fazla olması nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda yapılıyor. Duruşma öncesinde salon çevresinde polis ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemi alındı. Girişlerde detaylı arama yapılırken, sanıkların salona alınmasının ardından 4'üncü gün oturumu başladı.

Önceki oturumda savunmalar alındı

Davanın önceki oturumlarında, tutuklu sanıklar Tanju Özcan ve BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in olay bazlı savunmaları dinlendi.

Ayrıca mağdur ve müştekilerden müteahhit Cenk Erşebetçi, Halis Volkan Akıncı, BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ, Nuhmar ve 1N Market Genel Müdürü Harun Reşit Kayar ile 21 kurban bağışı mağduru beyanda bulundu. Beyanda bulunan kişilerin sanıklardan şikayetçi olmadıklarını söyledikleri öğrenildi.

Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis talebi

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi ayrı ayrı değerlendirildi. Özcan hakkında 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası talep edildi. BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız hakkında ise çeşitli suçlardan 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

6 sanık tutuklu

Dosya kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası Başkanı ile Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu yargılanıyor. Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise mahkeme kararıyla 11 Mayıs'ta tahliye edildiği belirtildi. Mahkeme heyetinin 4. gün oturumunda mağdur ve müşteki beyanlarını almaya devam etmesi bekleniyor.

Nüfusumuz alarm veriyor

TÜİK, "Dünya Nüfus Günü 2026" bültenini yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18. sırada yer alırken; doğurganlık hızı, çocuk ve genç nüfus oranlarında küresel ortalamanın gerisinde kaldı

09.07.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Nüfusumuz alarm veriyor
Nüfusumuz alarm veriyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Birleşmiş Milletler (BM) nüfus tahminlerini temel alarak hazırladığı Dünya Nüfus Günü 2026 raporunu yayımladı. Rapor, Türkiye'nin demografik yapısındaki hızlı yaşlanmayı ve nüfus yenilenme eşiğindeki düşüşü gözler önüne serdi. Ülkedeki çocuk ve genç nüfus oranları ile kadın başına düşen doğurganlık hızı, net bir şekilde dünya ortalamasının altında kaldı.


Doğurganlık hızında kritik gerileme


Küresel ölçekte nüfus dinamiklerini sarsan en çarpıcı veri doğurganlık hızında yaşandı. TÜİK verilerine göre, dünya geneli doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk iken Türkiye'nin doğurganlık hızı kadın başına 1,42 çocuk olarak hesaplandı.

Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı, hem küresel ortalamanın hem de nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin çok altında gerçekleşti. Türkiye bu oranla dünya ortalamasını yakalayamasa da birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin üzerinde yer aldı.


Çocuk ve genç nüfus oranları alarm veriyor


Yıllarca "genç ve dinamik nüfusuyla" övünen Türkiye'de, genç kuşakların toplam nüfus içindeki payı eriyor. Dünya ve Türkiye kıyaslamasında öne çıkan oranlar şu şekilde paylaşıldı:

Çocuk Nüfus Oranı (0-14 Yaş): Dünya genelinde bu oran yüzde 29,3 iken, Türkiye'de yüzde 24,8 seviyesinde kaldı.

Genç Nüfus Oranı (15-24 Yaş): Dünya ortalaması yüzde 15,6 olarak ölçülürken, Türkiye yüzde 14,8 ile bu eşiğin altında konumlandı.

Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranları dünya ortalamasının altında kalsa da AB üyesi 27 ülkenin tamamından daha yüksek bir performans göstermeye devam etti.


Yaşlı nüfus oranı ilk kez dünya ortalamasını geçti


Gençleşme hızının yavaşlamasına paralel olarak, Türkiye'deki yaşlı nüfus da (65 yaş ve üzeri) hızla tırmanışa geçti. Dünya genelinde yaşlı nüfus oranı yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, Türkiye'de bu oran yüzde 11,1'e yükselerek dünya ortalamasını geride bıraktı.


Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada


BM verilerine göre, dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı.

Dünyanın en kalabalık ülkesi 1 milyar 463 milyon kişiyle Hindistan oldu. Hindistan'ı 1 milyar 416 milyonla Çin, 347 milyonla ABD takip etti.

Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 1,0'ını oluşturarak 194 ülke arasında 18. sırada yer aldı.


Doğuşta beklenen yaşam süresi dünyayı geçti


Rapordaki olumlu göstergelerden biri ise yaşam süresi oldu. Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi, küresel ortalamanın üzerinde seyretti. Erkeklerde dünya ortalaması 70,9 yıl iken Türkiye'de 75,5 yıl; kadınlarda ise dünya ortalaması 76,2 yıl iken Türkiye'de 80,7 yıl olarak kayıtlara geçti.

Trump: ‘Bu akşam İran’ı çok sert vuracağız’

Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi sonrası Ukrayna lideri Zelenskiy ile kameralar karşısına geçen ABD Başkanı Trump, Tahran rejimine adeta savaş ilan etti. İslamabad Mutabakatı'nın bittiğini belirten Trump, "Dün gece vurduk, bu akşam İran’ı çok daha sert vuracağız. Nükleer silaha ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz" sözleriyle Orta Doğu'da kartların yeniden karılacağını ilan etti

08.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Trump: ‘Bu akşam İran’ı çok sert vuracağız’
Trump: ‘Bu akşam İran’ı çok sert vuracağız’
Türkiye'nin diplomatik bir başarıya imza atarak başkentte ağırladığı 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, dünya tarihine geçecek kritik bir basın toplantısıyla sona erdi.

Zirve kapsamında ikili bir görüşme gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, zirve sonrasında basına ortak değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin merkezinde Ukrayna'ya Patriot füze desteği yer alırken, Trump'ın basın toplantısında İran'a yönelik sarf ettiği tehdit dolu sözler küresel gündeme bomba gibi düştü.

"İran ile ateşkes bitti, bu akşam yine vuracağız"

Konuşmasına Orta Doğu'da tırmanan ABD-İran gerilimiyle başlayan Donald Trump, geçtiğimiz ay imzalanan geçici mutabakat zaptının tamamen geçerliliğini yitirdiğini açıkladı. Bir gazetecinin ateşkesin durumuna ilişkin sorusuna sert bir tonla yanıt veren Trump, "Bana göre İran ile ateşkes bitti. Onlarla uğraşmak artık sadece zaman kaybı" dedi.

Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin hedef alınmasının ardından Amerikan ordusunun dün gece İran'daki hedefleri vurduğunu hatırlatan ABD Başkanı, askeri operasyonların dozunun artarak devam edeceğini şu çarpıcı sözlerle duyurdu:

"Dün gece onları çok sert vurduk. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok daha sert bir şekilde vuracağız. Çok basit; İran'ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin veremeyiz. Eğer ellerinde bu silah olsaydı, bunu kullanırlardı. Onlar hasta insanlar."

Trump ayrıca, İran'ın suikast listesinde bir numara olduğunu belirterek, "Beni ortadan kaldırmak istiyorlar ama bugüne kadar şanslıydım" ifadelerini kullandı.

Zelenskiy Ankara'da istediğini aldı: Patriot lisansı masada

Toplantının Ukrayna ayağında ise gözler hava savunma sistemlerine çevrildi. Rusya'nın balistik füze saldırılarına karşı acil korumaya ihtiyaç duyduklarını belirten Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ankara'daki zirvede önceliklerinin Patriot PAC-2 ve PAC-3 füzeleri olduğunu vurguladı.

Zelenskiy ile konuyu detaylıca ele aldıklarını belirten Trump, Ukrayna'nın savunma sanayisi kabiliyetlerini övdü. Kulislere yansıyan bilgilere göre Ukrayna, Patriot önleyici füzelerinin üretim lisansının kendileriyle paylaşılmasını talep etti ve ABD kanadından bu konuda yeşil ışık aldı. NATO müttefikleri de zirve bildirisi doğrultusunda Ukrayna'ya 2026 yılı için 70 milyar euro askeri yardım sağlama taahhüdünü resmen teyit etti.

Trump'tan Türkiye'ye övgü: "Erdoğan harika bir iş çıkardı"

Konuşmasında Ankara Zirvesi'nin organizasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ayrı bir parantez açan Trump, Türkiye'den övgüyle bahsetti. Havalimanından toplantı alanlarına kadar her şeyin kusursuz olduğunu belirten Trump, "Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü ve çok iyi biri. Harika bir iş çıkardı, her şey mükemmeldi. Türkiye çok güçlü bir ülke, bizim en iyi askeri ekipmanlarımıza sahipler ve F-35'leri alacaklar" diyerek Ankara-Washington hattındaki yeni bahar havasını tescilledi.

Zirve sonrası yapılan bu açıklamalar, müttefiklerin Ukrayna konusundaki sarsılmaz desteğini ortaya koyarken; Trump'ın İran'a yönelik "bu akşam vuracağız" çıkışı, küresel piyasalarda ve askeri kurmaylarda alarm durumuna geçilmesine neden oldu.

NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı

Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Liderler Zirvesi, küresel güvenliğin geleceğini şekillendirecek radikal kararların yer aldığı "Ankara Zirvesi Bildirisi"nin ilan edilmesiyle tamamlandı. İttifakın yük paylaşımında köklü bir dönüşümü başlatan zirvede, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşması, Ukrayna'ya 70 milyar avroluk dev askeri destek ve transatlantik yapay zekâ hamlesi öne çıkan başlıklar oldu

08.07.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı
NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, küresel istikrarsızlık ve stratejik rekabet ortamına karşı ittifakın en net yanıtlarından biri haline geldi. 32 üye ülkenin liderlerinin katılımıyla tamamlanan kritik oturumların ardından yayımlanan sonuç bildirgesi, savunma sanayisinden yapay zekâ teknolojilerine, bölgesel krizlerden nükleer caydırıcılığa kadar kritik maddeler içeriyor.

Bildirgede öne çıkan tarihi kararlar ve küresel güvenliğe yön verecek başlıklar şu şekilde sıralandı:

1. Savunmada tarihi alım: 50 milyar doları aşan tedarik anlaşması

Ankara Bildirisi'nin en somut ekonomik çıktısı savunma sanayisi alanında oldu. İttifak üyesi ülkeler, kolektif üretim kapasitelerini artırmak, mühimmat stoklarını güçlendirmek ve teknolojik inovasyonu hızlandırmak amacıyla sanayi sektörüyle ortak hareket etme taahhüdünde bulundu.

Bu kapsamda müttefiklerin, toplam değeri 50 milyar doları aşan yeni bir savunma tedarik anlaşması sağladığı resmen duyuruldu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve kapsamındaki Sanayi Forumu'nda müttefiklerin Airbus'tan 12 adet A400 modeli askeri uçak alarak hava gücü kapasitesini artıracağını da ilan etti.

2. Ukrayna'ya 2026 için 70 milyar avroluk "sarsılmaz" destek

İttifak liderleri, Ukrayna'nın özgürlüğü, egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteklerini güçlü bir dille yineledi. Rusya'nın oluşturduğu uzun vadeli tehditlere karşı koymak amacıyla müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim sağlama sözü verdi.

Bildiride ayrıca, bu desteğin adil ve öngörülebilir olması gerektiği vurgulanırken, 2027 yılında da en az eşdeğer bir seviyenin sürdürüleceği taahhüt edildi. Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi vasıtasıyla sağladığı çok yıllı finansman kararı da takdirle karşılandı.

3. Savaş bulutu ve yapay zekâ dönemi

Geleceğin harp teknolojilerine geniş yer ayrılan sonuç bildirisinde, NATO'nun teknolojik üstünlüğünü koruma kararlılığı vurgulandı. Müttefiklerin ortak çalışabilirliğe sahip, güçlü bir transatlantik muharebe bulutu (warfighting cloud) geliştirdiği ve savunma sistemlerinde ileri düzey yapay zekâ modellerini benimseyeceği açıklandı. İttifak, siber ve uzay varlıklarıyla desteklenen entegre hava ve füze savunması ile insansız sistemlere yatırımlarını katlayacak.

4. 5. maddeye "sarsılmaz" bağlılık teyidi

Diplomatik ve askeri caydırıcılık kulvarında, Washington Antlaşması'nın temel taşı olan ve "bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağını" öngören 5. maddeye yönelik bağlılık en üst düzeyde yeniden teyit edildi. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer müttefik liderlerin imzasıyla transatlantik bağın sarsılmaz niteliği dünyaya ilan edildi.

5. İran ve Hürmüz Boğazı uyarıları

Küresel enerji koridorlarının güvenliği ve nükleer silahlanma tehdidi de Ankara'nın ana gündem maddeleri arasındaydı. Bildirgede, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki kararlılık yinelenirken, Tahran yönetimine son dönemde gerilimin tırmandığı Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı gösterme çağrısı yapıldı.

6. Türkiye'nin ev sahipliğine özel teşekkür

Liderler, zirve sonuç bildirisinin kapanış bölümünde tarihi organizasyona ev sahipliği yapan Ankara'ya ve Türk hükümetine özel bir parantez açtı. Bildiride, "Türkiye'nin bize gösterdiği cömert misafirperverlikten dolayı minnettarız" ifadesi kullanılarak Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ve birleştirici rolüne vurgu yapıldı.

Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi'nin "son derece başarılı" geçtiğini belirterek "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da, taahhütler artık hayata geçiriliyor" dedi

 

08.07.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
 
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.' 'NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu.

"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu.

Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.

Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti.

Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.

Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.

Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.

NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.

Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.

Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı; 3.0 hedefine geniş yer ayırırken "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kalkmalı" ifadesini kullandı

08.07.2026 14:19:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı; 3.0 hedefine geniş yer ayırırken "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kalkmalı" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasında dikkati çeken mesajlar verdi.

Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 yapmak için tedbir aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını söyledi.

Erdoğan, asıl başarının ise savunma sayanisindeki atılımda olduğunu ifade etti.

"Bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunmada 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. En büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ittifakın imkanına sunma gayretindeyiz. İttifakın harekat, misyonuna katkı veren ülkelerin başında geliyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO 3.0 hedefine ulaşmak için şu iki hususa dikkat çekmek isterim. Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlama kaldırılmalı. Bu hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından ifade edilmesini memnuniyet ile karşılıyorum."

Erdoğan, Rusya - Ukrayna, ABD / İsrail - İran cepheleriyle ilgili olarak da şunları kayda geçirdi: "Ukrayna savaşında Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyorum. Ukrayna'ya sağladığımız katkımızı devam ettireceğiz. İletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinde sabotaj teşebbüslerine rağmen trump'ın kararlı tutumunu takdir ile karşılıyorum. Hürmüz'ün mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıya hazırız."

NATO 3.0 NEDİR?

İttifakın gündeminde, Soğuk Savaş (NATO 1.0) ve Soğuk Savaş sonrası dönemin (NATO 2.0) ardından, NATO 3.0 modeli var.

Bu model, ABD'nin ittifaktaki askeri ve mali yükünü azaltarak liderliği ve birincil savunma sorumluluğunu Avrupa ülkelerine devretmeyi amaçlıyor.

NATO'nun geleceği bu modelse Türkiye, hem ittifakın en güçlü ordularından birine sahip olması hem de savunma sanayisi avantajı nedeniyle stratejik ve operasyonel olarak çok önemli bir rol üstlenme potansiyeline sahip.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

08.07.2026 13:15:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı. 

Basın açıklaması ypan BTP lideri TÜİK'in Haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99 olarak açıklamasına böyle tepki gösterdi ve "Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı.
Bu fiyatlar  nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!" ifadelerini kullandı. Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK Haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Memur ve emeklinin maaş zam oranını belirleyecek  oranlar beklendiği gibi düşük çıktı. TÜİK'e  göre enflasyon Haziran'da yüzde 0,99 artmış. Evet... sadece  yüzde 0,99! Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11. Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı. Bu fiyatlar nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!  TÜİK ne yazık ki uzun süredir halkın gerçeklerini yansıtan veriler açıklamıyor!  Halkın maruz kaldığı enflasyon ile TÜİK enflasyonu arasında dağlar kadar fark var. 

"Bu insafsız, vicdansız bir sistem"

Az önce de ifade ettiğimiz gibi TÜİK  emekli ve memur maaşlarının belirleneceği ayda yine  düşük bir rakam açıkladı. Olan  yine garibana oldu!  Açıklanan bu rakamla en düşük emekli maaşı 20 bin liradan 23 550 liraya çıktı. Üstelik bu da kök maaşa yapılacak özel zamla mümkün olabilecek.  Asgari ücrete ara zam beklentisi ise hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bu insafsız, vicdansız bir sistem! Soruyorum size; açlık sınırının yaklaşık 36 bin lira olduğu bir düzende emekli 23 bin 550 lirayla ne yapacak, asgari ücretli 28 bin lirayla ne yapacak? İstanbul'da kiralar 40- 45 bin liradan başlıyor ama emekli 23 bin 550 lira alacak, asgari ücretli 28 bin lira alacak! Bunu hangi matematikle, hangi vicdanla açıklayacaksınız?

"Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız!"

Çeyrek asırlık bir iktidarın Türk halkını getirdiği durum bu mu olmalıydı? Bu millete yazık oluyor, koca bir neslin umutları yok oluyor. Gençlerimiz ailesini, vatanını bırakıp yurt dışında bir gelecek aramak zorunda kalıyor. İnsanlarımız ekonomik şart nedeniyle önce köyünü, şehrini bırakıp büyükşehirlere getirildi şimdi de ülkesini terk etmeye zorlanıyor. Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız! Milyonlarca yabancının kontrolsüz bir şekilde doldurulduğu ülkemizde kendi insanımızın yaşayamaz hale gelmesi sizce düşündürücü değil mi?

"Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacak"

Türk milleti asil bir millettir, Türk halkı ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi  'Bir eli yağda bir eli balda yaşamayı hak eden bir millettir.  Ve bu hayatı yaşamak hayal değildir. Yeter ki bu ülkenin kaynaklarını bu ülke ve insanı için kullanın. İşte Bağımsız Türkiye Partisi bunu yapacak olan partidir.  Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacaktır. Böyle bir Türkiye'de insanımız geçim sıkıntısından uzak bir hayat yaşayacaktır. Bu bir hayal değil bir tercih meselesidir. Her türlü imkan , kaynak bu ülkede mevcuttur,  Yeter ki milletimiz yerli ve milli bir kadro olan Bağımsız Türkiye Partisine icazet versin."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.