logo
16 AĞUSTOS 2026

Türkiye’nin güneş kurulu gücü 25 bin megavatı aştı

Güneş enerjisi yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında güneş kurulu gücünü 25 bin 827 megavata ulaştırarak toplam elektrik kurulu gücünün beşte birini güneşten karşılamaya başladı

16.08.2026 16:50:00
Eyüp Kabil
 
Türkiye’nin güneş kurulu gücü 25 bin megavatı aştı
Türkiye’nin güneş kurulu gücü 25 bin megavatı aştı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın güncel verilerine göre Türkiye, 2014 yılında yalnızca 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücünü, 2026 yılı itibarıyla tam 641 kat artırarak tarihi bir başarıya imza etti. Ülkenin toplam elektrik kurulu gücü 126 bin megavat sınırını geçerken, bu kapasitenin %62,7'si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştu. Güneşin toplam elektrik gücü içindeki payı ise %0,1 seviyesinden %20,9'a yükseldi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve enerji düşünce kuruluşu Ember'in yayınladığı raporlar, Türkiye'nin Avrupa genelinde en büyük batarya depolama hatlarından birini kurduğunu ve bölgedeki yenilenebilir enerji öncülerinden biri haline geldiğini doğruluyor. Özellikle 2026'nın ilk yarısında devreye alınan 260 MW kapasiteli Türkiye'nin ilk depolama entegreli güneş enerjisi santrali, güneşin olmadığı gece saatlerinde de arz güvenliğini sağlayarak sektörde yeni bir vizyon dönemi başlattı.

Enerjide dışa bağımlılığı bitirecek büyük ortaklıklar

Yenilenebilir enerjide 2035 yılına kadar 120 bin megavatlık rüzgar ve güneş kapasitesine ulaşmayı hedefleyen Türkiye, bu doğrultuda 80 milyar dolarlık devasa bir yatırım hamlesini yönetiyor. Hedefler doğrultusunda 2035 yılına kadar sadece güneş kurulu gücünün 77 bin megavata çıkarılması planlanıyor. Sadece iç kaynaklar değil, uluslararası stratejik ortaklıklar da devreye alınıyor. Hükümetler arası anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan merkezli ACWA Power ile Türkiye'de toplam 3.000 megavatlık yenilenebilir enerji projesi hayata geçirilecek. İmzalanan 2 milyar dolarlık bu dev yatırım anlaşmasıyla Karaman ve Sivas'ta kurulacak dev santraller, yaklaşık 2.1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık, 2026 yılı da yeni bir rekor yılı oluyor. 'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuz doğrultusunda temel amacımız, enerjide tam bağımsız bir Türkiye inşa etmektir. Güneşimiz parlamaya devam edecek."

Eylül ve ekim aylarında yeni dev ihaleler geliyor

Yatırım dalgasını büyütmek adına Eylül ve Ekim 2026 döneminde yeni YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) yarışmaları düzenlenecek. Bakanlık, bu ihalelerle 900 MW güneş ve 1.500 MW rüzgar olmak üzere toplam 2.400 megavatlık yeni kapasite tahsisi sunacak. Ayrıca sanayicilerin çatı üstü öz tüketim projeleri ve barajlar üzerine kurulacak 3.000 megavatlık yüzer GES (Güneş Enerjisi Santrali) projeleri için de bürokratik süreçler hızlandırılıyor. 2035 yılında ülkenin toplam elektrik kurulu gücünün ise 190 bin megavata ulaştırılması hedefleniyor.

Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza

İstanbul Sarıyer'de Kuzey Marmara Otoyolu'nda PTT kargo kamyonu otomobile arkadan çarptı. Kazada 1'i çocuk 2 kişi hayatını kaybederken 6 kişi de yaralandı

16.08.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza
Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza
Kaza, Kuzey Marmara Otoyolu Uskumruköy Mevkii'nde yaşandı. Edirne istikametine seyreden PTT'ye ait kargo kamyonu, 34 PRV 011 plakalı otomobile çarptı. Feci kazada, otomobilde bulunan aileden 1'i çocuk 2 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi ve itfaiye sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastanelere kaldırıldı. Olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılan 1'i çocuk 2 kişinin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Kaza nedeniyle Kuzey Marmara Otoyolu Edirne istikametinde trafik tamamen durdu. Ekipler araçların kaldırılması için çalışma başlattı.

İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı

İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesi açıkları ile Dikili ilçesinde 49 düzensiz göçmen yakalandı

 

16.08.2026 00:15:00
Anadolu Ajansı
 
İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı
İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı

İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesi açıkları ile Dikili ilçesinde 49 düzensiz göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Menderes ilçesinde görevli Sahil Güvenlik Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye ekip sevk edildi.

Ekiplerce durdurulan lastik botta 25 düzensiz göçmen bulunduğu belirlendi.

Dikili ilçesi Kabakum mevkisinde karada bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi görevlendirildi.

Ekipler, 24 düzensiz göçmen ile göçmen kaçakçılığı yaptığı öne sürülen 2 şüpheliyi yakaladı.

Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan oksijen dolum tesisinde meydana gelen yangında soğutma çalışmaları devam ederken yangında 2 vatandaşın da yaralandığı bilgisine ulaşıldı

15.08.2026 11:45:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:48:18
İHA
 
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Yangın, saat 08.30 sıralarında Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi'nde faaliyet gösteren Kavas Oksijen Dolum tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre henüz belirlenemeyen bir sebeple tesiste patlama sonrası yangın çıktı. Büyük bir gürültüyle tüplerin patladığı yangın sonrası bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile 6 ambulans, 6 su tankeri, 6 asayiş devriye ekibi ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin camları da kırıldığı öğrenildi.



Ekipler tarafından uzun müdahaleler sonrası yangın kısmen kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları devam ediyor.

Öte yandan, yangın nedeniyle 2 kişinin de dumandan etkilendiği ve Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Manisa Valiliği Kriz Merkezi'nin de yangınla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.

Deprem dünya turunda


 
Bu yaz dünya büyük depremlerle sarsılıyor. Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen çifte depremin ağır tablosu henüz netleşmedi. Venezuela'nın komşusu Kolombiya, geçtiğimiz Pazar günü büyük bir depremle sarsılmıştı. Yılın en şiddetli depremi ise 7.8 ile Filipinler'de meydana geldi.

15.08.2026 11:08:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:12:58
Abdülkadir Gündoğdu
 
 Deprem dünya turunda
 Deprem dünya turunda

Bu yaz dünya büyük depremlerle sarsılıyor. Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen çifte depremin ağır tablosu henüz netleşmedi. Venezuela'nın komşusu Kolombiya geçtiğimiz Pazar günü büyük bir depremle sarsılmıştı. Yılın en şiddetli depremi ise 7.8 ile Filipinler'de meydana geldi.

7 Haziran

Filipinler açıklarında yerin 57.2 kilometre altında 7.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde 107 kişi hayatını kaybetti. Bu deprem şu ana kadar 2026'nın en şiddetli depremiydi.

24 Haziran

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7.2 ve 7.5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran'daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı maddi hasarın maliyetini 6.7 milyar dolar olarak hesaplamıştı. İki büyük depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 301'e yükseldi. Deprem nedeniyle kayıp olanların sayısı 18 binden fazla! Sayıyı 50 bine çıkaran kaynaklar da var! La Guaira kentindeki binaların yüzde 80'i çöktü. Depremlerin yerin 10 kilometre derinliğinde olması hasarı ve ölüm sayısını yükseltti.

28 Temmuz

Japonya'nın Kumamato kenti 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsındı. Depremin derinliğinin 10 kilometre olması sonucunda 39 kişi hayatını kaybetti.


10 Ağustos

Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Kolombiya'nın batısındaki San Jose del Palmar kentinin yaklaşık 5 kilometre doğusuydu. Depremin derinliğinin 107 kilometre olduğu bilgisi paylaşıldı. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 14 Ağustos itibariyle 281'e yükseldi. Üç gün ulusal yas ilan edilen ülkede deprem nedeniyle 'ekonomik acil durum' kararı alındı.


14 Ağustos

Endonezya'nın Doğu Nusa Tenggara eyaletindeki Nagekeo bölgesi açıklarında 7.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Doğu Nusa Tenggara ve Güney Sulawesi'nin çeşitli bölgelerinde güçlü şekilde hissedilirken kıyı kesimlerinde tahliyeler gerçekleştirildi. Sikka'da arama kurtarma ekipleri hasar gören bölgelerde çalışma yürüttü. Depremde şu ana kadar 20 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Deprem 10 kilometre derinlikte meydana geldi.

15 Ağustos

İspanya'nın Granada kentinde 5 büyüklüğündeki depremin ardından vatandaşlar sokağa çıktı. Granada'ya bağlı Alhendin bölgesinde meydana gelen deprem, kent genelinde bazı bölgelerde maddi hasara yol açtı. Depremin ardından bölge sakinleri tedbir amacıyla evlerinden çıkarak sokaklarda bekledi.

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

İstismar iddiası şehri ayağa kaldırdı

İşitme ve konuşma engelli genç kızın, 4 şahsın cinsel istismarına uğradığı iddiası sonrası 4 şüpheli gözaltına alınırken genç kızın yakınları ve vatandaşlar karakolun önünde toplandı

14.08.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstismar iddiası şehri ayağa kaldırdı
İstismar iddiası şehri ayağa kaldırdı
Gaziantep'te işitme ve konuşma engelli genç kızın, 4 şahsın cinsel istismarına uğradığı iddia edildi. Olay sonrası 4 şüpheli gözaltına alınırken genç kızın yakınları ve vatandaşlar karakolun önünde toplanarak yaşananlara tepki gösterdi.

Olay, Şahinbey ilçesi Cengiz Topel Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, işitme ve konuşma engelli S.P. (24) aracına bindiği bir şahıs tarafından bilinmeyen bir adrese götürüldü. Genç kıza, götürüldüğü adreste boyacı, tesisatçı, berber ve berber kalfası olduğu iddia edilen M.T. (28), S.B. (26), M.E. (24) ve F.R. (18) isimli şahıslar tarafından cinsel istismarda bulunulduğu öne sürüldü. Daha sonra serbest bırakılan genç kız, yaşananları ailesine anlattı.



4 şüpheli yakalandı, olayı duyan vatandaşlar karakol önüne koştu

İhbar üzerine çalışma yapan polis ekipleri olaya karıştığı öne sürülen 4 şahsı gözaltına aldı. Şüpheli şahıslar emniyete götürülürken bu sırada karakol önünde toplanan genç kızın ailesi ile yüzlerce vatandaş yaşananlara tepki gösterdi. Vatandaşlar, şüphelilerin en ağır cezayı almasını istedi. Genç kızın istismara uğrayıp uğramadığı iddiasının ise yapılacak sağlık kontrollerinin ardından netleşeceği belirtildi.

Konu ile ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!

Rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir tedavi gören ve kameralardan uzak kalan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul'daki kritik yasa oylaması için Meclis'e geri döndü. Bozdağ'ın yaşadığı belirgin değişim ve ciddi kilo kaybı sosyal medyada en çok konuşulan başlıklar arasına girdi

14.08.2026 16:40:00
Haber Merkezi
 
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunları nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı yasama çalışmalarına kritik bir oylama için geri döndü.

Meclis gündemini meşgul eden "Çerçeve Yasa" görüşmelerine ve oylamasına destek vermek amacıyla Genel Kurul salonundaki yerini alan Bozdağ, aylar sonra ilk kez kameralar tarafından kaydedildi.

Görenler tanımakta güçlük çekti: Belirgin kilo kaybı

Siyaset muhabiri Mahir Kılıç'ın objektifine yansıyan karelerde, zorlu bir tedavi sürecinden geçtiği bilinen Bekir Bozdağ'ın aşırı derece zayıfladığı ve fiziki olarak büyük bir değişim geçirdiği görüldü.

Kamuoyunda uzun süredir kanser tedavisi gördüğü yönünde iddialar bulunan ancak hastalığının detaylarına ilişkin resmi makamlarca ayrıntılı bir açıklama yapılmayan Bozdağ'ın son hali, hem parlamento kulislerinde hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Kritik oylama için "sorumluluk alarak" Melis'e geldi

Siyaset çevrelerinde "parti içi aidiyet ve dava adamlığı" vurgusuyla öne çıkan bu katılım, Bozdağ'ın ciddi sağlık sorunlarına ve bitkin görüntüsüne rağmen Meclis Genel Kurulu'ndaki kritik dengeler için irade ortaya koyması şeklinde değerlendirildi. Fotoğrafların basına sızmasının hemen ardından, eski bakanın eski ve yeni görüntüleri kıyaslanarak kısa sürede dijital platformlarda Türkiye gündeminin üst sıralarına tırmandı.

Sosyal medya iki grupta kutuplaştı

Bekir Bozdağ'ın görüntülerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları adeta ikiye bölündü. Bir kesim siyasi geçmişine ve geçmişteki tartışmalı yasa süreçlerine atıfta bulunarak "ilahi adalet" ve "vebal" eleştirilerinde bulunurken, diğer kesim ise her şeyden bağımsız olarak bir siyasetçinin yaşadığı ağır sağlık mücadelesine saygı duyulması gerektiğini belirterek "geçmiş olsun" ve şifa dileklerini paylaştı.

Yetkililerden veya Bozdağ'ın yakın çevresinden güncel sağlık durumu ya da tedavinin seyri hakkında yeni bir resmi bilgilendirme henüz yapılmış değil.

Marmara nefes alamıyor

Kendine has iki tabakalı su yapısıyla bir dönem Türk balıkçılığının kalbi olan Marmara Denizi, endüstriyel baskılar, kirlilik ve yetersiz arıtma nedeniyle tarihi bir dönüşüm yaşıyor. Uzmanlar biyoçeşitlilikteki trajik düşüşe karşı acil eylem çağrısı yapıyor

14.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Marmara nefes alamıyor
Marmara nefes alamıyor
Türkiye'nin iç denizi olan Marmara, Karadeniz ile Ege arasında sadece coğrafi bir köprü değil, aynı zamanda deniz canlıları için hayati bir biyolojik koridordur. Ancak son yıllarda yaşanan müsilaj krizleri, derin deniz deşarjı uygulamaları ve artan endüstriyel yük, bu hassas ekosistemi kırılma noktasına getirdi. Bilimsel veriler ve saha araştırmaları, Marmara'nın dünü ile bugünü arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Eski ile kıyas: 1989 kırılması ve azalan direnç

Marmara Denizi, 1970'li ve 80'li yıllara kadar Akdeniz ve Ege'den çok daha yüksek bir balıkçılık verimliliğine sahipti. Ancak hidrobiyologların raporlarına göre, 1989 yılında devreye alınan Ahırkapı Derin Deniz Deşarjı, Marmara için ekolojik yıkımın başlangıç noktası oldu.

Atıkların alt akıntıyla Karadeniz'e taşınacağı varsayımıyla kurulan bu sistem, zamanla tüm havzaya yayılarak denizin dip katmanlarında oksijenin hızla tükenmesine yol açtı. Son 30 yılda ekosistemin insan kaynaklı rahatsızlıklara karşı dirençliliği tamamen dibe vurmuş durumdadır.

Deniz canlısı çeşitliliğinde büyük kan kaybı

Marmara Denizi'ndeki kirlilik ve oksijensizlik doğrudan biyoçeşitliliği vurdu. Yapılan araştırmalar, özellikle 2021 yılındaki büyük müsilaj felaketinin ardından balık tür çeşitliliğinde yüzde 25 civarında net bir azalma olduğunu ortaya koyuyor.

Eskiden Marmara'da bolca bulunan kalkan, uskumru, orkinos, kolyoz ve kırlangıç gibi ekonomik değeri yüksek balıklar artık bu sularda neredeyse hiç görülmüyor.

Avlanan hamsi, istavrit ve sardalya gibi pelajik türlerin miktarında yüzde 20'ye yakın düşüş yaşandı.

Kıyıdan 30 metre derinliğe kadar olan sünger topluluklarında kitlesel ölümler, mercan resiflerinde ise yüzde 30'a varan kayıplar saptandı.

Madalyonun diğer yüzünde ise oksijensizliğe bağlı olarak ekosistem dengesinin bozulması nedeniyle denizanası, köpek balığı ve vatoz gibi kıkırdaklı türlerin popülasyonlarında ve kıyıya göçlerinde radikal artışlar gözleniyor.

Arıtma tesisleri ne durumda? "Ön arıtma" çıkmazı

Marmara'yı kurtarmanın şifresi atık suların azot ve fosfordan tamamen arındırılmasından geçiyor. Ancak Marmara'ya deşarj edilen atık suyun yaklaşık yüzde 76,5'inden sorumlu olan İstanbul başta olmak üzere, bölge genelinde ileri biyolojik arıtma kapasitesi henüz istenen seviyede değil.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte işletilen 91 atık su arıtma tesisinin yalnızca 36'sı ileri biyolojik, 48'i biyolojik ve 7'si ön arıtma (fiziksel) statüsündedir. Toplam arıtma kapasitesinin yarısından fazlasını halen azot ve fosforu ayrıştıramayan ilkel ön arıtma ve fiziksel arıtma yöntemleri oluşturuyor. Çevre Kanunu'na eklenen maddelerle Marmara Havzası'ndaki belediyelere ileri biyolojik tesis kurma zorunluluğu getirilmiş olsa da finansal ve lojistik gecikmeler nedeniyle eylem planlarının gerisinde kalınmış durumda.

Marmara'yı kurtarmak için neler yapılmalı?

Uzmanlar, Marmara Denizi'nin bir "atık çukuru" olmaktan çıkarılması ve ekosistemin kendini onarabilmesi için şu acil adımların atılması gerektiğinde birleşiyor:

Sıfır Deşarj Politikası: Bir litre su bile ileri biyolojik arıtmadan geçirilmeden, azot ve fosfor yükü sıfırlanmadan Marmara Denizi'ne kesinlikle verilmemelidir.

Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi: Denizin alt tabakasını yok eden derin deniz deşarjı uygulamaları tamamen sonlandırılmalı, sular karada geri kazanılarak sanayide kullanılmalıdır.

Bölgesel Ortak Yönetim Planı: Tek bir belediyenin çabası yetersizdir. Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) gibi bilimsel projeler baz alınarak, tüm havza illerini kapsayan tek elden bir yönetim planı titizlikle uygulanmalıdır.

Sıkı Denetim ve Cezai Yaptırım: Sanayi tesislerinin, organize sanayi bölgelerinin (OSB) ve deniz ulaşım araçlarının sintine/balast deşarjları Sürekli İzleme Merkezleri üzerinden 24 saat kesintisiz denetlenmeli, cezalar caydırıcı hale getirilmelidir.

Koruma Alanlarının Genişletilmesi: Deniz çayırlarının restorasyonu sağlanmalı ve belirli bölgeler tamamen endüstriyel/ticari balıkçılığa kapatılarak deniz canlılarına üreme ve sığınma alanları yaratılmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

14.08.2026 12:57:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.

Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.

"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."

"Hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi"
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.

Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.

Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.

Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."

"11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı"
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.

6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz"
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.

Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.

Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı

İstanbul'da Şapkalılar suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda çeşitli olaylara karıştıkları tespit edilen 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

14.08.2026 12:39:00
İHA
 
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında; liderliğini yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan kişilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin; 31 Temmuz 2026'da Beyoğlu'nda M.E. isimli kişinin yaralanması, 3 Ağustos 2026'da Avcılar Yeşilkent Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'nda meydana gelen kasten yaralama ve tehdit, 7 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Atölye Park" isimli iş yerinin kurşunlanması, 8 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Miraç Rezidans" isimli iş yerinin kurşunlanması eylemlerine karıştıkları tespit edildi.

Şapkalılar suç örgütüne mensup olduğu belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkındaki tahkikat işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.