logo
27 HAZİRAN 2026

Türkiye'nin komedi üstadları: Her biri ayrı bir kabiliyet

Türkiye, mizah anlayışı ve komedi kültürü açısından oldukça zengin bir geçmişe sahiptir

28.04.2025 00:39:00 / Güncelleme: 28.04.2025 00:45:32
Hasan Gündoğdu
 
Türkiye'nin komedi üstadları: Her biri ayrı bir kabiliyet
Türkiye'nin komedi üstadları: Her biri ayrı bir kabiliyet
İşte Türkiye'nin yetiştirdiği önemli komedyenlerden bazıları:
 
Kemal Sunal
 
Türk sinemasının efsanevi ismi Kemal Sunal, saf ve iyi niyetli karakterleriyle halkın sevgisini kazanmıştır. "Hababam Sınıfı", "Tosun Paşa" ve "Süt Kardeşler" gibi filmleriyle unutulmaz bir miras bırakmıştır.

 
Şener Şen
 
Hem komedi hem de dram türlerinde başarılı performanslar sergileyen Şener Şen, "Züğürt Ağa", "Eşkıya" ve "Kibar Feyzo" gibi yapımlarla Türk sinemasının en büyük isimlerinden biri olmuştur.

 
Cem Yılmaz
 
Stand-up gösterileri ve sinema filmleriyle Türkiye'de modern mizahın en önemli temsilcilerinden biri olan Cem Yılmaz, "G.O.R.A", "A.R.O.G" ve "Hokkabaz" gibi yapımlarla büyük başarı elde etmiştir.
 
Ata Demirer
 
Hem stand-up gösterileri hem de sinema filmleriyle tanınan Ata Demirer, özellikle "Eyvah Eyvah" serisiyle geniş kitlelere ulaşmış ve halkın sevgisini kazanmıştır.
 
Yılmaz Erdoğan
 
Hem komedyen hem de senarist olarak başarılı işlere imza atan Yılmaz Erdoğan, "Vizontele" ve "Organize İşler" gibi filmleriyle Türk sinemasına büyük katkılar sağlamıştır.

 
Zeki Alasya & Metin Akpınar
 
Türk tiyatrosunun ve sinemasının en önemli ikililerinden biri olan Zeki Alasya ve Metin Akpınar, "Davaro" ve "Köyden İndim Şehire" gibi filmlerle halkın gönlünde taht kurmuştur.
 
Yasemin Yalçın
 
Türk televizyonunun en başarılı kadın komedyenlerinden biri olan Yasemin Yalçın, "İnce İnce Yasemince" programındaki unutulmaz karakterleriyle izleyicileri güldürmeyi başarmıştır.

 
Şahan Gökbakar
 
Recep İvedik serisiyle büyük bir çıkış yakalayan Şahan Gökbakar, Türkiye'de popüler kültürün en önemli komedi figürlerinden biri haline gelmiştir.
 
Doğu Demirkol
 
Son yıllarda stand-up gösterileri ve sinema filmleriyle adından söz ettiren Doğu Demirkol, "Ahlat Ağacı" ve "Ölümlü Dünya" gibi yapımlarla dikkat çekmiştir.
 
Hasan Can Kaya
 
Son dönemin en popüler komedyenlerinden biri olan Hasan Can Kaya, "Konuşanlar" adlı programıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış ve mizah anlayışıyla büyük beğeni toplamıştır.
 
Türkiye'nin komedi dünyası, geçmişten günümüze birçok yetenekli ismi barındırmıştır. Bu isimler, mizah anlayışını şekillendirerek halkın yüzünü güldürmeyi başarmış ve unutulmaz eserler ortaya koymuştur.

Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!


 
 
TÜİK'in 2025'e ilişkin 'Zaman Kullanım Araştırması'na göre kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika oldu. Uyku kalitesi ise özellikle sosyal medya hastalığı nedeniyle yerlerde sürünüyor. Çalışan bireyler, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdı. 

27.06.2026 11:45:00
MURAT ÇORBACI
 
Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!
Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Zaman Kullanım Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı. Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmada bireylerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre, bir günlerini hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Verilere göre, uykuya ayrılan zaman geçen yıl 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. En az uyuyan yaş grunu ise 8 saat 31 dakika ile 35-54 yaş arası...

Kadınlar daha çok uyuyor

Kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti. Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu 9 saat 28 dakika olarak ölçüldü. Uykudan sonra bu süreyi 3 saat 15 dakikayla yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakikayla istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.), 2 saat 22 dakikayla hane halkı ve aile bakımı takip etti.

Çalışmaya ayrılan vakit uykudan az!

Yaşı 15 ve üzeri bireylerin, 24 saatte yaptıklarına bakıldığında, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam süre, kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olarak hesaplandı. Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatlerini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi. Yaşı 15 ve üzeri bireylerin hane halkı ve aile bakımına ayırdıkları zaman cinsiyetlere göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü. Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde, çalışan kadınların hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdıkları tespit edildi. Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı hesaplandı.

Spora çok az vakit kalıyor

Bireylerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakikayla spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar, bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı. Spor ve doğa sporlarının ardından fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler, sırasıyla 26 dakikayla hobiler ve oyunlar, 37 dakikayla gönüllü işler ve toplantılar oldu. Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki bireylerin ayırdığı belirlendi.

Futbol oynayanlar azaldı, voleybol oynayanlar arttı

Son 4 hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdikleri sportif faaliyetler incelendiğinde, yüzde 11.7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4.1 ile futbol ve yüzde 2.5 ile aletli spor faaliyetleri dikkati çekti. 2015 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadıklarını belirten bireylerin oranının yüzde 5.2'den yüzde 4.1'e gerilediği, voleybol oynadıklarını ifade eden fertlerin oranının ise yüzde 0.9'dan yüzde 1.4'e çıktığı belirlendi.

55 yaş ve üstü ne yapıyor?

Araştırmada yaş gruplarının zaman kullanımına da yer verildi. 55 yaş ve üstü bireyler, günde 9 saat 13 dakika uyuyor. En çok uyuyan bu yaş grubu 3 saat 18 dakika yemeğe ve kişisel bakıma ayırıyor. Bu kesim, 2 saat 52 dakika ile en çok TV izleyen yaş grubu... Spor ve doğa sporları ise çok az vakitlerini alıyor ki ölçülememiş...

Televizyon, şimdlik sosyal medyanın önünde

10 yaş ve üzeri bireylerin son 4 hafta içindeki eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88.8 ile televizyon izlemek, yüzde 71.7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67.5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66.6 olarak gerçekleşti. 2015 yılının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 2025'te en yüksek artış, sosyal medyada vakit geçiren bireylerin oranında oldu. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, 2015'te yüzde 33.9 iken 2025'te yüzde 71.7'ye yükseldi. 2015 yılına göre en belirgin azalış ise gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma faaliyetinde gerçekleşti. Bu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 39.4'ten yüzde 20.1'e düştü.

Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars merkezli 9 ilde, internet üzerinden "evde paketleme işi" vaadi ve sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 29 şüpheliden 21'i tutuklandı

27.06.2026 09:57:00
AA
 
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "evde paketleme iş imkanı" vaadiyle bir kişinin dolandırılması üzerine çalışma başlattı.

Polis ekiplerince yapılan çalışmalarda, Letgo ve Sahibinden.com isimli internet siteleri üzerinden ürün satışı adı altında sahte ilanlar ve Facebook, Instagram, TikTok sosyal medya uygulamaları üzerinden "evde paketleme iş imkanı" adı altında dolandırıcılık yapıldığı ve banka hesap bilgilerini kullandıran şüpheliler tespit edildi.

Araştırma ve tespitler neticesinde 54 kişinin dolandırıcılık mağduru olduğu ve milyonlarca lira müşteki zararı belirlendi.

Bu kapsamda şüphelilerin yakalanması için Kars merkezli, Mersin, Şanlıurfa, Van, Gaziantep, Yalova, Aydın, Diyarbakır ve Adana'da 32 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınarak Kars İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 21'i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, değerli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı

27.06.2026 07:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında tespit edilen 241 şüpheliden 225'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 218'i 25 Haziran Perşembe ve 26 Haziran Cuma günü mevcutlu olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

Getirilen 6 şüpheli başsavcılıkta serbest bırakılırken, 212 şüpheli ise terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince yapılan sorgu işleminin ardından 178 şüpheli tutuklanırken, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açlık grevi yapan öğretmenlere yönelik "Önce gelip Bakanlığa şikayet etselerdi" açıklamasına eylemcilerden yanıt geldi. Resmi kanalları defalarca denediklerini belirten öğretmenler, "Dilekçelerimiz işleme alınmadı, randevu taleplerimiz reddedildi" dedi

26.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, hak gasplarına karşı açlık grevi başlatan öğretmenlerle ilgili yaptığı son açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Bakan Tekin'in, "Keşke açlık grevi yapmadan önce şikayetlerini gelip Bakanlığa söyleseydiler. Şikâyet yoksa kim tedbir alacak?" şeklindeki sözlerine, eylemi sürdüren öğretmenlerden jet hızıyla yanıt geldi. Öğretmenler, idari yolları tüketmedikleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.

"Yasal tüm yolları tükettik"

Açlık grevindeki öğretmenler adına yapılan ortak açıklamada, Bakan Tekin'in "Hukuk devletinde önce idari işlem için itiraz edilir" sözlerine tepki gösterildi. Aylardır seslerini duyurmak için her yolu denediklerini belirten öğretmenler, süreci şu sözlerle özetledi:

"Çalıştığımız kurumlardaki hukuksuzluklara dair hazırladığımız raporları ve şikayet dilekçelerini defalarca Bakanlık evrak kaydına sunduk. Sorunları bizzat aktarmak için Bakanlık bürokratlarından ve Sayın Yusuf Tekin'den aylarca randevu talep ettik ancak hiçbirine olumlu dönülmedi. Okullarımıza gelen müfettişlere uğradığımız mobbingi ve haksızlıkları tek tek anlattık, hiçbir idari soruşturma açılmadı."

"Açlık grevi keyfi bir seçim değildir"

Öğretmenler, açlık grevi eyleminin idari yolların tamamen tıkanması ve kendilerine başka bir çare bırakılmaması sebebiyle başladığını vurguladı. "Hukuk devleti vurgusu yapanlar, önce vatandaşına kulak tıkamayı bırakmalıdır" diyen eylemciler, şu ifadeleri kullandı:

"Kimse durup dururken, keyfi bir şekilde bedenini açlığa yatırmaz. Bizler bu ülkenin öğretmenleriyiz. Keşke Sayın Bakan, 'Şikayet yok' demek yerine, haftalardır Bakanlık binasının birkaç yüz metre ötesinde devam eden çığlığımızı duymayı seçseydi. Kapılar yüzümüze kapanmasaydı, bugün burada açlık grevinde değil, sınıflarımızda öğrencilerimizin başında olurduk."

"Evrak numaralarımızı paylaşmaya hazırız"

Bakanlığın "Bize ulaşmış bir şikayet yok" iddiasına karşı öğretmenler, ellerindeki hukuki belgeleri işaret etti. Bakanlığa sunulan dilekçelerin tarih ve evrak numaralarını kamuoyuyla paylaşmaya hazır olduklarını belirten eğitimciler, somut bir adım atılana ve hakları iade edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamalarla öğretmenlere destek vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'nı inkarcı tutumu bırakıp acilen diyalog kanallarını açmaya davet etti.

Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 14 Mayıs'ta hastaneye kaldırılan Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır'a zatürre teşhisi konulmuştu. Yoğun bakımda tedavisi devam eden İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

26.06.2026 18:59:00 / Güncelleme: 26.06.2026 19:03:44
İhlas Haber Ajansı
 
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İnanır, ilkokul ve ortaokulu Fatsa'da tamamladı ve oyunculuk yeteneğini eğitimi sırasında çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışmas'nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 'Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. İnanır-Şoray ikilisi, Yeşilçam'ın en sevilen aşk filmlerinden olan "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın yanı sıra "Bodrum Hakimi", "Dila Hanım" ve "Devlerin Aşkı" gibi yapımlarla hafızalarda yer edindi.

Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
 
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek

Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.
 

26.06.2026 14:48:00
AA
 
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.

Güvenlik yetkililerinden alınan bilgilere göre, NATO Ankara Zirvesi için günler öncesinden alınan tedbirler 12 Temmuz'a kadar aralıksız sürdürülecek.

Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğünden 49 bin, Ankara İl Jandarma Komutanlığından ise 7 bin personel; vatandaşların, konukların ve kentin güvenliği için görev başında olacak.

Güvenlik tedbirleri asayiş, trafik, terörle mücadele, istihbarat, özel harekat, çevik kuvvet, havacılık, turizm polisi ve diğer ilgili birimlerin tam koordinasyonu içerisinde yürütülecek.

Devlet yetkilileri ile diğer misafirlerin konaklayacağı bölgelerde geniş güvenlik önlemleri alınacak.

Devlet büyüklerinin, yabancı heyetlerin, basın mensuplarının ve diğer yabancı misafirlerin konaklayacağı alanlar ile toplantı ve etkinlik bölgelerinde geniş güvenlik planlamaları yapılırken heyetlerin geliş ve gidiş güzergahlarındaki trafik akışının güvenli şekilde sağlanması amacıyla da gerekli düzenlemeler planlandı.

Bu kapsamda Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı başta olmak üzere havalimanları, Yüksek Hızlı Tren Garı (YHT), Ankara Garı ve Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) gibi yoğun insan hareketliliğin yaşandığı ulaşım merkezlerinde güvenlik tedbirleri artırıldı.

Öte yandan, şehir genelinde yaklaşık 6 bin Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kamerası aktif kullanılacak, anlık görüntü takibi ve koordinasyon sağlanacak.

İhtiyaç duyulan bölgelerde de helikopter destekli havadan denetimler yapılacak.

Kriz merkezi olumsuz durumlarda anında müdahale edecek
Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan kriz merkezi aracılığıyla tüm gelişmeler anlık olarak takip edilecek, ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde hızlı karar alma ve koordinasyon sağlanacak.

Çevre illerle tam iş birliği içerisinde il giriş ve çıkışlarında güvenlik ve trafik uygulamaları yoğunlaştırılırken, gerekli görülen noktalarda da denetimler artırıldı.

Araçlara yönelik alınan kararlar çerçevesinde ise kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek patlayıcı ve yanıcı madde taşıyan araçların Ankara'ya girişine müsaade edilmeyecek.

Bu kapsamda söz konusu araçların il sınırlarına girişleri kontrol altına alınacak ve gerekli güvenlik tedbirleri titizlikle uygulanacak.

Ayrıca ihtiyaç duyulan bölgelerde geçici trafik ve ulaşım düzenlemeleri gerçekleştirilecek, belirlenen alanlarda motosiklet, skuter ve benzeri araçların kullanımına izin verilmeyecek.

Yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Turizm polisi birimleri yabancı heyetlere rehberlik ve destek hizmeti sunmak üzere sahada aktif görev yapacak.

Atlı polis ekipleri de özellikle yoğun bölgelerde görünür güvenlik hizmetlerini yerine getirecek. Görev yapan tüm personel, yaka kamerası kullanarak hizmetlerin şeffaf, etkin ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlayacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı. Rapora göre kentte hafta sonu 28-29 derece seviyelerinde seyredecek hava sıcaklığı, pazartesi gününden itibaren kademeli olarak artacak

26.06.2026 14:11:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu kamuoyuyla paylaştı.
Rapora göre, kent genelinde hafta sonu az bulutlu ve açık hava etkili olacak. Yeni haftayla birlikte ise sıcak hava dalgasının etkisini artırması ve hava sıcaklıklarının kademeli olarak yükselmesi bekleniyor.

Sıcaklıklar hafta ortasında 33 dereceye çıkacak
AKOM'un tahminlerine göre İstanbul'da beklenen hava durumu şöyle:
27 Haziran Cumartesi: 28 derece, açık
28 Haziran Pazar: 29 derece, açık
29 Haziran Pazartesi: 30 derece, açık
30 Haziran Salı: 32 derece, açık
1 Temmuz Çarşamba: 33 derece, açık
2 Temmuz Perşembe: 33 derece, açık
Tahminlere göre pazartesi gününden itibaren sıcaklıklar her gün kademeli olarak artacak ve hafta ortasında 33 derece seviyesine ulaşacak.

Hafta boyunca yağış beklenmiyor
AKOM açıklamasında, hafta boyunca kentte yağış beklenmediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Hafta boyunca yağış beklenmezken havada çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olması bekleniyor. Kuzeyli yönlerden (Poyraz) aralıklarla kuvvetli şekilde (15-45 km/s) esmesi beklenen rüzgarlar güneşli havaya rağmen sıcaklıkların aşırı yükselmesine mani olsa da sıcaklıkların hafta sonu 28-30°C aralığında seyretmeye devam edeceği, yeni hafta başı itibari ile 33°C'ler civarına yükseleceği tahmin ediliyor."

Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı

Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda karne yerine uygulanan öğrenci gelişim raporlarında güncellemeye gitti. Geçen yıl yer verilmeyen Mustafa Kemal Atatürk görseli, bu yıl hazırlanan raporlara yeniden eklendi
 

26.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda uygulanan "Öğrenci Gelişim Raporu" formatında değişikliğe gitti.
Yeni düzenlemeyle birlikte, geçen yıl raporlarda bulunmayan Mustafa Kemal Atatürk görseli yeniden raporlara eklendi. Bakanlık, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında geleneksel karne uygulaması yerine öğrenci gelişim raporu sistemini hayata geçirmişti. Geçen yıl dağıtılan raporlarda Atatürk görseli, İstiklal Marşı ve bazı resmi sembollerin yer almaması kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.

Bu yıl hazırlanan gelişim raporlarında Atatürk görselinin yeniden kullanılması dikkat çekerken, değişiklik eğitim camiasında da karşılık buldu. Öğretmenler ve veliler, Atatürk görselinin yeniden raporlarda yer almasını genel olarak olumlu değerlendirdi. Eğitim belgelerinde ortak milli değerlerin korunmasının önemine vurgu yapan eğitimciler, yapılan güncellemenin bu yaklaşım doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti.
Yapılan düzenlemeyle birlikte ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerine dağıtılan öğrenci gelişim raporlarının yeni formatı kullanılmaya başlandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.