logo
10 NİSAN 2026

Türkiye'nin seri katilleri

24.10.2006 00:00:00
24 ve 29 yaşlarındaki iki katil zanlısı toplam yedi kişiyi öldürdüklerini itiraf etti. Ancak Türkiye'de bu bir ilk değil. 11 seri katil bugüne kadar toplam 46 cinayet işledi.

Af yasasından bile yararlandılarKatillerin kimi cezai ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle akıl hastanesine sevkedildi, kimi koğuşunda öldürüldü, kimi ise af yasasından yararlanıp tahliye oldu.Seri katillerin hepsi belleklere lakaplarıyla kazındı. 'Çivici katil', 'mobilyacı katili', 'kolici katil', 'Artvin canavarı'...'Artvin canavarı' lakaplı Adnan Çolak, 1992-1995 yılları arasında yaşları 68 ile 95 arasında değişen 11 kişiyi öldürdü.Öldürmeden önce de 6 kadına tecavüz etti. Zonguldak'ta yakalandı. 6 ayrı idam ve 40 yıl hapis cezası aldı.Deli raporu aldı, cinayetlere devam etti 'Tornavidalı katil' ve 'Avcılar sapığı' olarak tanınan Yavuz Yapıcıoğlu, 1993 yılında başladığı seri cinayetlerini 2002 yılı sonuna kadar elini kolunu sallayarak sürdürdü.Çıkarıldığı ilk duruşmada deli taklidi yapınca, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi.

Deli raporu alıp topluma karışıyorlarTürk Ceza Kanunu'nun 46'ncı maddesine göre cezai ehliyetinin bulunmadığına dair deli raporu aldı, ardından toplum içine karışıp yeni cinayetler işledi ve her defasında raporuyla serbest kaldı.Yapıcıoğlu son cinayetlerini aralık 2002'de Tekirdağ Çorlu ilçesinde işledi. 10 saat içinde 3 kişiyi tornavidayla başına vura vura öldürdü.Daha önce rapor alan Yapıcıoğlu'na, Adli Tıp Genel Kurulu 2003 yılında "akıllı ve cezai ehliyeti tam" raporu verdi. Cinayetten 28 yıl, yaralamadan 16 yıla mahkum oldu.Ayhan Kartal, 1985'te 13 yaşındaki bir çocuğu tecavüz edip boğarak öldürdü. Bir yıl hastanede tedavi görüp taburcu edilen Kartal, 1989'ta Şirinyer'de 9 yaşındaki bir başka çocuğa tecavüz edip öldürdü.Ayhan Kartal, Manisa'da kaldığı hastanede koğuş arkadasları tarafından bıçaklanarak öldürüldü.Sadece mobilyacıları öldüren Seyit Ahmet Demirci üç kez idam cezasına çarptırıldı. Demirci, af yasasından yararlandı ve özgürlüğüne kavuştu.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.

İBB davasının 19. duruşması sona erdi

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 19. duruşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan'ın savunması alınmaya başlandı

09.04.2026 19:36:00
AA
İBB davasının 19. duruşması sona erdi
İBB davasının 19. duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek'in avukatının beyanı alındı.

Daha sonra söz alan duruşma savcısı, davanın tutuksuz sanıklarından İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner hakkında, iddianamedeki 13. eylemde bulunan "İBB Hanem" uygulamasında yer alan vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin, "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti.

Daha sonra sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan, kimlik tespitinde, iletişimci olduğunu ama bu davada siyasi danışman olarak yargılandığını belirtti.

Özkan, 387 gündür bugünü beklediğini, ilk defa kendisini ifade edecek bir ortamda olduğunu kaydederek, "Sabrınızı talep ediyorum. 387 gündür suçsuz, günahsız, delilsiz ve ispatsız şekilde bugünü bekliyorum. Soruşturmaya 826 kişiyi dahil edilmiş. 407 kişi iddianameye girmiş. Bu 407 kişiden sadece 37 kişiyi tanıyorum. 37 kişiden 3'ünü gazeteci olduğum için, 5'ini seçilmiş siyasetçi olduğu için, 6 kişiyi ise iş dünyasından. Geriye 23 kişi kalıyor, İBB'deler. Geri kalan kimseyi tanımıyorum, hayatımda görmedim." savunmasını yaptı.

İddianamede kendisine "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak", "rüşvete aracılık etmek" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarının isnat edildiğini belirten Özkan, şunları kaydetti:

"Benim İBB'de herhangi bir titrim, unvanım, sorumluluğum yok. Beylikdüzü'nde de İBB iştiraklerinde de olmadı. İBB'nin ya da iştiraklerinin tek bir ihalesine girmişliğim yok. Yaptığım yegane iş Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışarıdan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediyesi ile İBB seçim kampanyalarını yürüttüm. İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı için partisinin içinde yarışa girdi. O kampanyanın hazırlıklarına başlamıştık. Arkasından başımıza geleni biliyorsunuz. Bütün bu çalıştığım süre boyunca yaptığım işi CHP'ye yaptım."

Kendisi hakkında "casusluk" davası açıldığını belirten Özkan, 11 Mayıs'ta bu konuyla ilgili hakim karşısına çıkacağını söyledi.

Özkan, "İddianameden şunu anlıyoruz, Ekrem İmamoğlu 2014 yılında örgüt kurmuş. Böyle bir örgütün olabilmesi için organik bağların somut delille kanıtlanması lazım. Bana soruşturmanın hiçbir aşamasında örgüte üye olmakla ilgili tek bir soru sorulmadı." ifadelerini kullandı.

Necati Özkan, üzerine atılı "örgüt üyeliği" suçlamasını reddetti.

Duruşma, Özkan'ın savunmasının alınmasına devam edilmek üzere 13 Nisan Pazartesi gününe ertelendi. 

Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı


 
Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. 

09.04.2026 19:22:00
AA
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı

Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalbi konumunda ve Türkiye'nin en büyüğü özelliğini taşıyan Atatürk Barajı, hidroelektrik santraliyle elektrik üretimine katkı sağlarken, aynı zamanda başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstleniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ile ilkbaharda görülen sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı.

Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, "Devlet Su İşlerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Atatürk Barajı'nda su seviyesi yüzde 90'ın üzerinde. Bu, son 20-30 yılın en yüksek yağış ve doluluk seviyesine işaret ediyor. Sahada da bunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda kuru katman oluşur ancak şu an bu katman görülmüyor. Su seviyesi bitki örtüsüne kadar ulaşmış durumda."

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akça, "Atatürk Barajı yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda gıda üretiminin de bel kemiği konumunda. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz" dedi. İklim değişikliğinin etkilerine dikkati çeken Akça, "Yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabiliyor. Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülüyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz kullanmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Eski eş dehşet saçtı

Nevşehir'de cezaevinden kısa süre önce çıktığı öğrenilen bir şahıs, iddiaya göre eski eşinin birlikte yaşadığı kişiyi başına taşla vurarak yaralarken o anlar da apartmanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı

09.04.2026 13:37:00
İhlas Haber Ajansı
Eski eş dehşet saçtı
Eski eş dehşet saçtı
Olay, 2000 Evler Mahallesi Mustafa Paslanmaz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, B.C. ayrıldığı eski eşi D. C. ile imam nikahlı olarak birlikte yaşayan A.B.'nin bulunduğu adrese gelerek A.B ile tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine B.C., A.B.'ye önce yumrukla daha sonra da parke taşıyla saldırarak başından yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan A. B., hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kaçan şüpheli B. C.'nin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlatıldı.

Uzaklaştırma kararı olan B.C. yapılan çalışmalar sonucunda Yozgat ilinde gözaltına alınarak Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Adli Makamlara sevk edilen B.C. "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklandı.

Öte yandan, saldırı anı da apartmanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'la ilişkili olduğu iddia edilen kişinin, İzmir Bornova Belediyesinde işe alınmasıyla ilgili soruşturmada aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı

09.04.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
"Rüşvet, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma" suçlarından tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın sevgilisine iş veren Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberinde 3 kişi, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından gözaltına alındı.  

Uşak Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, İzmir Bornova Belediyesi'nde "Sevgili kontenjanı" üzerinde işe alınan 'Aslıhan Aksoy' isimli kişinin burada fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan'da adli süreç başlatılmıştı.

Bornova Belediyesi'nde Aslıhan Aksoy'un "bankamatik memuru olarak çalıştırıldığına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak SGK kaydı bulunduğu ancak fiilen görev yapmadığı belirlendi.

SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte Bornova Belediyesinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel A.Ş Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K, Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür V. İ.A,'in SGK Uzmanlık Raporunda sorumluluğu bulundukları tespit edildi. Şüpheliler, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı.

MSB, C-130 uçağına ilişkin ön raporu açıkladı

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan basın bilgilendirme toplantısında 11 Kasım 2025'te düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin inceleme ve değerlendirmelere yer verildi

09.04.2026 11:03:00 / Güncelleme: 09.04.2026 11:11:04
AA
MSB, C-130 uçağına ilişkin ön raporu açıkladı
MSB, C-130 uçağına ilişkin ön raporu açıkladı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı dolayısıyla TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Tuğamiral Aktürk, Mavi Vatan Tatbikatı'nın, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 3-9 Nisan arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Tatbikat kapsamında, harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri yapıldığını belirten Aktürk, şu bilgileri paylaştı:

"Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin yer aldığı Mavi Vatan Tatbikatında, TCG Anadolu'dan kalkan TB-3 SİHA ile bir kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ilk kez imha edilmekte, milli üretim 'AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu' Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlenmektedir. Deniz Kuvvetlerimiz, sahip olduğu modern, yüzer, dalar ve uçar unsurlarıyla, başta Mavi Vatanımız olmak üzere sınırlarımızın ötesinde ve dünya denizlerinde hak ve menfaatlerimizin korunması, etkinliğimizin sürdürülmesi ve caydırıcılığımızın pekiştirilmesi amacıyla azim, kararlılık ve üstün bir görev anlayışıyla faaliyetlerine kesintisiz devam edecektir."

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, sayısı ve kapsamı her geçen yıl artan tatbikatlarla karada, denizde, havada ve siber alandaki etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırdığına dikkati çekerek, "Devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde, 10 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların da başarıyla devam ettiğini belirten Aktürk, Suriye harekat alanlarında ise Münbiç bölgesinde imha edilen tünel uzunluğunun 768 kilometreye ulaştığını söyledi.

Hudut güvenliği

Aktürk, kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 127 şahsın yakalandığını ifade ederek, 1095 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini söyledi.

Böylece, yıl içerisinde sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1822 olduğunu aktaran Aktürk, hududu geçemeden engellenen kişi sayısının da 19 bin 992'ye ulaştığını bildirdi.

Bölgedeki son durum

Tuğamiral Aktürk, bölgedeki son duruma ilişkin bilgileri de paylaştı.

Ortadoğu'daki gelişmeler kapsamında, bölgede bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Aktürk, şunları kaydetti:

"Temennimiz, ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması ve bu iki haftalık geçici ateşkes süresinin yapıcı adımlar ile değerlendirilerek kalıcı ateşkese ve barışa evrilmesi, bölgede istikrar, huzur ve güvenliğin tesis edilmesidir. Öte yandan İsrail'in, Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz. Ayrıca İsrail'in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa'ya yapılan baskınları kınıyor, Mescid-i Aksa'nın ibadete açılması ve Kudüs'te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz."

Tatbikatlar ve eğitim faaliyetleri

Tuğamiral Aktürk, TSK'nın etkin ve caydırıcı faaliyetlerinin yanı sıra eğitim ve tatbikatlarını da sürdürdüğünü belirterek, şu bilgileri paylaştı:

"29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara'da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarih aralığında Kars'ta Türkiye-Azerbaycan Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti, 6-17 Nisan tarihleri arasında Konya'da Uluslararası Anadolu Ankası tatbikatı icra edilmektedir. 11-17 Nisan arasında, İstanbul ve İzmir'de EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekat Tatbikatı'nın Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası, 15-21 Nisan tarihleri arasında Doğu Akdeniz'de Dynamic Minotaur/Kurtaran Denizaltı Arama-Kurtarma tatbikatlarının icra edilmesi, 13 Nisan-1 Mayıs tarih aralığında ise Libya ve Fildişi Sahili'nde Flintlock Tatbikatı'na katılım sağlanması planlanmaktadır."

Savunma sanayi

TSK'nın, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle daha da geliştiğini belirten Aktürk, "Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TB-3 SİHA ile ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hale Getirme Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca ise çeşitli miktarda Aksungur ve Akıncı insansız hava araçları ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır." bilgisini verdi.

Aktürk ayrıca, temin edilmesi planlanan 8 "Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi" kapsamında 3 Nisan'da ikinci geminin hizmete alındığını, üçüncü geminin liman kabul testlerinin de tamamlandığını söyledi.

Personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin de planlanan takvime uygun şekilde devam ettiğini belirten Aktürk, şöyle devam etti:

"25 Mart'ta başlayan 2026 Yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askeri Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında ilk 2 haftada 70 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Yoğun ilgi gösteren gençlerimize ve ailelerine teşekkür ediyoruz. Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 13-14 Nisan'da Antalya'daki Batı Akdeniz, 15-16 Nisan'da Aydın'daki Ege Kariyer fuarlarına katılım sağlanacaktır. 6 Nisan'da başlayan ve İŞKUR'a yapılmakta olan Engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları yarın sona erecektir."

"Açıklamalar Kıbrıs'taki güven ortamına zarar veriyor"

Mavi Vatan-2026 Tatbikatı kapsamında TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık, basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu.

Terör örgütü EOKA'nın kuruluş yıl dönümünde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde yapılan açıklamalar ve faaliyetlere ilişkin sorular üzerine, "Terör örgütü EOKA'nın geçmişte Kıbrıs adasında yürüttüğü şiddet eylemlerinin tek taraflı ve çarpıtılmış anlatımlarla 'özgürlük mücadelesi' olarak sunulması, adadaki kalıcı çözüm çabalarına ve mevcut güven ortamına zarar vermektedir." ifadeleri kullanıldı.

EOKA terör örgütünün kuruluş yıl dönümünde yapılan açıklama ve etkinliklerin, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak yorumlanmaya devam ettiğinin açık bir göstergesi olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu yaklaşımın, Kıbrıs Rum kesimindeki çocuk ve gençlere gerçeğe aykırı şekilde aktarılması, adadaki karşılıklı diyalog ve anlayış zeminini zayıflatmaktadır. Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki sivilleri hedef alan provokatif eylemler de bu çarpık zihniyetin günümüzdeki yansımaları olarak ortaya çıkmaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, her zaman olduğu gibi adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi yönündeki yapıcı ve iyi niyetli tutumunu sürdürmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğine yönelik her türlü tehdit ve şiddet eylemi karşısında gerekli tedbirleri kararlılıkla aldığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Adada gerilimi artırabilecek girişimlerden kaçınılması ve sağduyunun hakim kılınması, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamının korunması açısından büyük önem arz etmektedir."

C-130 uçağına ilişkin ön rapor

Bakanlık açıklamasında, 11 Kasım 2025'te düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin inceleme ve değerlendirmelere de yer verildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"11 Kasım 2025 tarihinde 68-1609 Kanat Numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza-kırım sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığımız koordinesinde yapılan teknik inceleme heyetinin faaliyetleri, önce Gürcistan'daki enkaz alanında, sonrasında da enkazın getirildiği 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde aralıksız olarak devam etmektedir. Detaylı incelemeler koordineli olarak icra edilmekte ve bu süreçte 1'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı ilgili uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir.

Teknik rapor çalışmaları devam etmekte olup kaza incelemesine yönelik mevcut durumda, Uçuş Veri Kayıt Cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde, kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin uçak gövdesinden ayrılması nedeniyle FDR'ye ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir. Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir.

Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır. Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ve analizler detaylı olarak devam etmektedir. Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup, gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir."

"Provokatif söylemlere itibar edilmemeli"

Basında çıkan "azot tüpüyle ilgili haberlerin" gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup, bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır."

Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

08.04.2026 11:11:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.



Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince DEAŞ terör örgütü faaliyetlerinin tespit ve deşifre edilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor.

Yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; DEAŞ terör örgütü içerisinde silahlı faaliyetlerde bulundukları ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı oldukları yönünde haklarında bilgiler bulunan 4 şahıs, 3 Nisan günü Erzin ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı.

Şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildiler.

Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı

Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

08.04.2026 11:07:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, terör örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve yapılanmalarının engellenmesine yönelik çalışma yapıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda harekete geçen ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı.



Operasyonda, Irak uyruklu S.M.S.E.H. (39) İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi'nde, Suriye uyruklu M.M.Z. (25) ise Kazımkarabekir Mahallesi'nde yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, geçmiş dönemde Irak ve Suriye'de örgütle bağlantılı faaliyetlerde bulundukları ve Türkiye'de de bu faaliyetleri sürdürdükleri ileri sürüldü. Jandarmadaki sorgulamaları tamamlanan 2 şüpheli, işlemlerinin ardından Samsun Adliyesine sevk edildi.

Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem

Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

08.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) yapılan açıklamaya göre, saat 10.20'de merkez üssü Çorum'un Bayat ilçesi olan 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

11.01 kilometre derinlikte meydana gelen deprem bölgede hissedildi.

Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Osmaniye'de etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu selde sürüklenen araçta hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

08.04.2026 01:32:00 / Güncelleme: 08.04.2026 06:36:16
AA
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta ilçe merkezinden geçen Bülbül Deresi'nin taşması sonucu sel sularına kapılan otomobilde hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri, bulundukları yerden ekiplerin çalışmasıyla çıkarıldı.

Sudan çıkartılan araçta hayatını kaybedenlerin Hüseyin Kul ile Fatih Anbarcıoğlu (69) olduğu tespit edildi.

Cenazeler, yapılan incelemenin ardından Kadirli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



Öte yandan, ekiplerin taşkından etkilenen alanlarda su tahliye işlemleri ve temizlik çalışmaları devam ediyor.

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu bazı araçlar akıntıya kapılmış, bazıları da sular altında kalmıştı. Selde sürüklenen bir araçtaki 2 kişi hayatını kaybetmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.