logo
24 HAZİRAN 2026

Türklerin coğrafyası terörün coğrafyası

07.07.2005 00:00:00


Bursa'da bir okula İstiklâl Marşı ile AB bayrağı çekmek terörün dik alâsıdır. Fikri terördür, zihin terörüdür, beyni devşirilmiş aydın terörüdür. Sessiz kalıp tepki gösterilmemesi, yahut sıralı âmirler ve sorumlularca ses çıkarılmaması da ayıba aynen ortak olmak, onaylamaktır.Çünkü AB teröristtir.İnanmayan Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın sözlerini okusun: Orgeneral Büyükanıt, Savunma ve Havacılık Dergisi'nde yer alan açıklamasında; PKK terör örgütünün, silahlı eylemlerine paralel olarak insan hakları kisvesi altındaki taleplerinin ülke bütünlüğünü tehdit ettiğine dikkati çekti ve "Maalesef bu girişimler, gerek yurt içinde bazı kesimlerden, gerekse AB üyesi bazı ülkelerden hak ettiği tepkileri almamakta, buna mukabil adeta desteklenmektedir" dedi..Terörle mücadelede başarı için uluslararası işbirliğinin önemine dikkati çeken Orgeneral Büyükanıt, terör örgütünün karışık ortamdan yararlanarak Irak'ın kuzeyinde aradığı siyasal desteği bulduğunu, bazı komşu ülkelerle Avrupa ülkelerinden sağladığı yardımlarla barınma, silah, mühimmat, eğitim, tedavi, seyahat ve eleman temini gibi ihtiyaçlarını karşıladığını da dile getirdi. ABD de teröristtir.Bush'un vurgusuİnanmayan Bush'un şu sözlerini okusun:Bush: AFRİKA'NIN DE?İL ABD'NİN ÇIKARI ÖNDE GELİR. (Anadolu Ajansı. 4 Temmuz 2005) Londra...ABD Başkanı George Bush, Afrika'daki açlık ve yoksulluğun giderilmesiyle küresel ısınmanın önlenmesi gibi önemli konuların ele alınacağı G8 zirvesinde, her şeyden önce ülkesinin çıkarlarını korumayı sürdüreceğini bildirdi. The Guardian'ın haberinde, İskoçya'nın Gleneagles kentinde çarşamba günü başlayacak G8 zirvesinde katılacak Bush'un "Ben o zirveye, İngiltere Başbakanı Tony Blair'ı iyi ya da kötü göstermeye değil, kendi ülkem için en iyisi olacağını düşündüğüm bir gündemle gidiyorum" dediği belirtildi. ITV'ye de konuşan Bush, zirve sırasında, iklim değişiklikleriyle ilgili Kyoto tarzı bir anlaşmaya destek vermesinin söz konusu olmadığını vurguladı ve ülkesinin küresel ısınmayla mücadele konusunda yeni teknolojilerin bulunmasında istekliği olduğunu da yineledi. Erdoğan'ın bağlandığı merkezlerPeki Recep Tayyip'in AB ve ABD ile ilgili olarak son söylediği sözleri hatırlıyor musunuz;1. "Büyük Ortadoğu Projesi ve Kuzey Afrika inisiyatifi çerçevesinde her türlü yardım ve katkıya hazırız.'' (Haziran 2005. Türk bayrağının yakıldığı Lübnan gezisinde)2. "AB sürecine sıkı sıkıya bağlıyız''. (The Economist. Mayıs 2005) Şimdi Türkiye'nin, bölgesinde tamamen bağımsız olarak kendi milli hedeflerine ulaşmak için kendi milli siyasetini yürüttüğünü söyleyebilir misiniz?MGSB neden çıkmıyor?Güldürmeyin Allah Aşkına insanı. Madem öyle, MGSB neden bir türlü MGK'da görüşülemiyor? Neden bir türlü MGK'nın asker ve sivil kanadı fikir-görüş birliğine varamıyor? Bir çok meslektaşımın aksine ben Yasemin Çongar'ın iyi ki vâr olduğunu ve iyi ki Amerika'da oturduğunu düşünüyorum. Ülkemize gelen Amerikan Elçileri Müstemleke Valiliği, Sömürge Komiserliği yaptıklarına göre onun asli görevini yapacak ve Amerikan görüşlerini, duygu ve düşüncelerini birinci elden bize aktaracak bir kaynağa mutlaka ihtiyacımız olduğu gerçeğini siz de teslim etmiyor musunuz? Biz 4 Temmuz Süleymaniye çuvalının ikinci yıldönümünde kanlı gözyaşlarımızı içimize akıtmaya çalışırken bakın o ne yazıyor:"Bir süre önce, Quantico Deniz Piyadeleri Üssü'nde Irak konulu bir toplantının tek Türk konuşmacısıydım ve bu 'güven eksikliğini' orta ve alt rütbeli ABD'li askerler arasında bizzat gözledim. Özellikle Irak'ta fiilen görev yapmış ABD'li subaylardan gelen bazı sorular öyle "öfkeli" idi ve Türkiye'nin adeta "ABD'nin Irak'ta başarısızlığını isteyen bir ülke" gibi algılandığını gösteriyordu ki, toplantının moderatörü "subayların 'duygusal' üslubu" nedeniyle benden özür diledi. Açıkçası, Irak'ta zorlanan ABD ordusu bünyesinde 1 Mart tezkeresini, Türk özel kuvvetlerinin K. Irak'taki bazı etkinliklerini ve yakın zamana dek İncirlik'in kullanımında yaşanan sıkıntıları "aklından çıkarmayan" subaylar da var. Washington'da birçok analistin paylaştığı izlenim, Irak çelişkisinin ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bünyesinde Türkiye'ye tepki yarattığı, buna karşın Avrupa Komutanlığı'nın (EUCOM) TSK'ya bakışının çok daha olumlu olduğu yönünde. Bununla birlikte Washington'daki yetkililer, TSK'dan görmeye alışkın oldukları "kurumsal üslup birliğini" ve "yakın müttefik tavrını" yansıtmayan bazı çıkışlardan yakınıyorlar. Örneğin, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'un Aralık 2004'te, Musul'da beş Türk güvenlik görevlisinin şehit düşmesine ilişkin olarak, Iraklı Kürtlerin yanı sıra ABD'yi de itham eden açıklaması unutulmadı.'' O zaman, çok yaşa Tolunoğlu Hurşit Paşa?"Washington'daki sivil ve askeri yetkililer, Orgeneral Özkök ile Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un ikili ilişkilere "olumlu" katkısını her fırsatta vurguluyorlar. Her iki generalin son dönemde gerek Türk-Amerikan ilişkilerine sahip çıkan, gerekse Irak, İran ve Suriye'de ortak vizyon ve çıkarlara işaret eden açıklamaları, Ankara ile Washington arasındaki siyasi diyaloğun "karşılıklı monoloğa dönüşebildiği" günlerde, ilişkileri bir bakıma kurtardı.'' Yâni Türkiye-ABD ilişkilerinde siyasi ilişkiler "monolog'', ama Irak, İran ve Suriye konularında askeri ilişkiler ise "diyalog''?Fakat bu; Edelman'ın giderayak söylediği "üç-dört yıldızlı generaller tamam sıra alt kademelerde'' sözü kadar büyük bir rezalettir kıymetli okuyucu. Buna da uygun cevabın verilmesi için ille de yeni bir milli gün kokteyli mi bekleyeceğiz?Yâni Türk ordusu Irak, İran ve Suriye konularında ABD ile ortak nokta arayışı içinde, öyle mi? MGK'nın "son Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç Türk stratejisine Avrasya ufkunu getirdiği için suç mu işlemişti o zaman? Devam ediyor Çongar;ABD'nin TSK'ye bakışı"Irak, ABD ile TSK arasındaki ilişkiyi zaman zaman zorlarken, Türk askerinin Afganistan'daki rolü Washington'da takdir konusu.Türkiye'nin buradaki çokuluslu güce (ISAF) komuta etmesini değerlendiren bir ABD'li yetkili, "ISAF gibi çok parçalı bir gücün komutanlığı kolay değil. Bu göreve iki kez talip olan ve başarıyla götüren Türkiye'ye müteşekkiriz" diyor. İkili askeri ilişkiler esasen Irak'ta darbe yedi; düzelebileceği asıl yer de yine Irak. Bunun önemli ayağı, Türkiye'nin PKK konusundaki beklentilerinin karşılanmaya başlaması olacaktır. PKK tehdidini yeniden hissetmeye başlayan Türkiye, ABD'nin K. Irak'ta PKK'ya karşı topyekun bir harekata girişmeden de yapabileceği somut girişimleri artık görmek istiyor. Öte yandan, TSK ile ABD ordusu arasındaki kapsamlı PKK diyaloğunu, genel olarak Irak konusuna da yayabilmek artık şart. Bunun bir yolu, son dönemde çalışmaları aksayan Yüksek Düzeyli Savunma Grubu'nun düzenli biçimde toplanmaya başlaması. Bir başka yol, iki ülke askeri yetkililerinin Irak konusunda resmi gündemin de dışına çıkıp her türlü senaryoyu konuşabilecekleri daha rahat diyalog ortamlarının oluşturulması. Washington'da AKP'ye güvenin sarsılması, ABD'nin hükümetin "düğmesine basıp" TSK'ya "siyasi rol" biçen senaryolara kayacağı türünden yorumlara yol açabildi. ABD, TSK'nın üst kademesinin nüfuzunu ikili ilişkilere sahip çıkarak kullanmasından memnun olur, ama bu, Türk askerinin siyaset yapmasını istediği anlamına gelmez.Tam tersine Bush yönetimi, Türkiye'nin AB yoluna devam etmesini, ve türban ya da cumhurbaşkanlığı tartışmaları olsun, artan terör tehdidi olsun hiçbir gerekçeyle normal sivil demokratik sürecin sekteye uğramamasını istiyor. Bundan birkaç ay önce, ABD'nin NATO'da komutanlık da yapmış emekli bir generalinin, Türkiye'yi ziyaret edecek olan bir sivil dostuna ilettiği tavsiye notuyla bitiriyorum: "Hilmi Özkök'le mutlaka görüşmelisin. Ordunun siyaset dışı kalması gereğine yürekten inanan bir Türk generalidir." Tabii Amerika Türkiye'nin Afganistan, hâttâ Irak gibi ülkelerde ve o ülkelerin Türk olmayan bölgelerinde her gün daha çok asker bulundurmasını ister. Daha çok Türk askeri bulunmalıdır ki, daha az Amerikan askeri ölsün. Emekli NATO generalinin Türkiye'yi ziyaret edecek sivil dostuna ilettiği tavsiye notunun bir benzerini, Akepe'nin seçimi kazanıp da Recep Tayyip'in daha milletvekili olmadığı dönemden; "Beni Özkök'le görüştürün'' şekliyle hatırlamıyor muyuz..Öyle anlaşılıyor ki, "Hâmili kart yakinimdir'' dönemleri yeniden başlıyor ve bu sefer "çok uluslu'' olarak. Terör, coğrafya, Genelkurmay deyince söz kaçınılmaz olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'e gelecek.Sayın Bay Özkök Eğitim-Doktrin Komutanlığı'nda gerçekleştirilen Uluslararası İpek Yolu-2005 General/Amiral Semineri'nde çok önemli bir konuşma yaptı.Küresel aktör kavramıHerhangi bir küresel aktör için kriz bölgelerinden uzak kalmanın artık bir seçenek olarak düşünülemeyeceğini vurgulayan Sayın Bay Özkök, "dünyadaki giderek artan etkileşim ve değişen tehditler göz önüne alındığında küresel bir aktör için en iyisinin, etkin bir politika izleme konusunda en iyi coğrafi konumu edinmek" olduğunu söyledi. Sayın Bay Özkök, "Günümüzde bütün küresel aktörler, bu bölgelere mümkün olduğunca yakın olmaya ve hatta bu bölgeler içinde yer almaya çalışıyor" dedi. NATO'nun bu durumun bilincinde olduğunu ifade eden Sayın Bay Özkök, ittifakın, İstanbul Zirvesi'nde Kafkaslar ve Orta Asya'nın stratejik öneme sahip bölgelerine odaklanma kararı aldığını anımsattı ve NATO'nun bu çerçevede, bölge ülkelerine mevcut ve gelecekteki işbirliği programlarını uygulamada öncelik tanıyacağını, eğitim ve öğretim olanakları sağlayarak bu ortakların özel ihtiyaçlarını gidermek için çalışacağını ve reform çabalarını destekleyeceğini belirtti.Türkiye'nin, ittifakın doğu sınırında ve bu bölgenin yanı başında yer aldığına, bölge ülkeleriyle tarihi ve kültürel bağlarına işaret eden Sayın Bay Özkök, Türkiye'nin bu konumunun NATO'nun bölgede belirlediği hedeflere ulaşılmasında önemli bir araç olduğunu vurguladı.Sayın Bay Özkök, Türkiye'nin Kore Savaşı'ndan bu yana uluslararası alandaki barış girişimlerine ve çokuluslu güçlere katılımlarından örnekler verdi. NATO'nun, Avrupa-Atlantik Konseyi ve Barış için Ortaklık bünyesindeki ilişkiler sayesinde başarılı bir şekilde genişlediğini dile getirdi ve "Barış İçin Ortaklığın önemi daha önce hiç olmadığı kadar fazladır. Gelecekte olacakları etkin bir biçimde yönetmek amacıyla ortaklık ilişkilerimizi yeniden düzenlemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız" dedikten sonra bunun özellikle Orta Asya ve Kafkasya için geçerli olduğunu belirterek, Türkiye'nin, stratejik öneme sahip bu bölgeye yoğunlaşılması fikrini desteklediğini bildirdi. Burada da yepyeni bir stratejik buluşa tanıklık ediyorsun ey okuyucu..Ülkelerin politikalarını; (asker sayısı, kapsamı, gücü, niteliği dahil) ait olduğu coğrafya belirler.Bu; stratejinin temel doktrinidir.Fakat şimdi Sayın Bay Özkök ne diyor;1. Küresel aktör, kriz bölgelerinden uzak kalamaz.2. Küresel bir aktör için en iyisi etkin bir politika izleme konusunda en iyi coğrafi konumu edinmektir. Yâni kıymetli okuyucu Sayın Bay Özkök burada arabayı atın önüne koyuyor, etkin politika izlemek için en iyi coğrafi konuma ulaş diyor.Ve ekliyor; küresel aktör kriz bölgelerinden uzak kalamaz.Coğrafya dediğiniz şey "değiştirilebilir'' bir faktör değildir.Türkiye bu coğrafyadadır, siyaset gereklerini bu coğrafyaya göre şekillendirmek durumundadır.Ama eğer Türkiye örneğin Avustralya'nın güneyinde olsaydı tamamen başka nitelikte politika uygulayacak, belki hiç asker bulundurmasına bile gerek olmayacaktı."Küresel aktör'' ne demektir?Türkiye kendini küresel aktör mü zannediyor?Türkiye küresel aktör müdür, küresel piyon mudur?"Etkin politika için kendi coğrafyasının dışına taşıp en iyi coğrafi konuma ulaşmak'', emperyalizmdir. Tek kutuplu çağımızda ise bunun adı Paxamericana'dır. Bush ne diyor, "Her şey Amerika için''.Biz "Her şey Türkiye için'' demeye başladığımız; yâni "AB sürecine sıkı sıkıya bağlıyız'' yahut "BOP çerçevesinde her türlü yardıma hazırız'' demediğimiz; yâni başkasının türküsünü çağırmadığımız zaman?Ancak o zaman küresel aktör oluruz, bir. İki; ve ancak o zaman kendi aktörlerimizin rol alacağı senaryolar için kendi öz inisiyatifimizle Irak, Afganistan, Kosova gibi uzak coğrafyalarda küresel oyunlar sahneleyebiliriz.Kendimiz yaparız. Aslında BOP veya GOKAG denilen şeyin Ankara'dan Fas'a kadar batısı eski İmparatorluk; Moğolistan'a kadar doğusu ise Türk coğrafyasıdır. Siyasette de aynı kural geçerlidir. Sen yoksan, boş bırakırsan başkası doldurur. Şimdi bütün bunlardan sonra bana kimse "Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi'' denilen şeyin bu ülke için gerekli olduğunu anlatmasın. Gerekli ise bu merkez, önce PKK ile mükemmelen mücadele etsin.Yoksa Büyükanıt ta o lafı söylemesin. TMMM var ise PKK olmamalıdır. Yok olmalıdır. Yok benim değil, senin Ladin-Zarkavi gibi uyduruk-sanal teröristlerin için kuruluyorsa Ankara'da değil, başka yerde olmalıdır bu "mükemmel'' merkez. Hem biz kanırta kanırta PKK'nın köküne kibrit suyu ektiğimiz zaman kendi imkanlarımızdan başka imkan ve "dost ve müttefik'' generallerin rol aldığı TMMM'ler mi vardı?Yoksa TMMM'ler 11 Eylül'ün mü gereğidir. "Türkiye Türklerindir'' lafı sadece bir gazetenin logosunun üstünde yer alan anlamsız bir söz gibi kalmamalıdır.  Ama önce Türkiye, Türkiye olmalıdır. Türkiye gibi vâr olmalı, Türk gibi yaşamalıdır.Başkasının coğrafyasını değil, kendi coğrafyasını süpürmelidir.Dikkat edin, yazının başlığı "Türkiye Coğrafyası''değil."Türklerin Coğrafyası?'' Ne diyordu hazret; "Bu böyle biline''?

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.