logo
28 EYLÜL 2026

TZOB: 3.4 milyon kurbanlık kesilecek

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kurbanlık fiyatlarını değerlendirdiği basın açıklamasında, 'Bu yıl yaklaşık 785 bin büyükbaş, 2 milyon 600 bin küçükbaş olmak üzere toplamda 3 milyon 385 bin kurbanlık hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz' dedi.

21.06.2023 09:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
TZOB: 3.4 milyon kurbanlık kesilecek
TZOB: 3.4 milyon kurbanlık kesilecek
Kurban kesmenin, dinî bir vecibe olmasının yanı sıra çeşitli ekonomik faaliyetleri de içinde barındıran bir ibadet olduğunu hatırlatan Bayraktar, 'Allah'ın rızasını kazanmak için yapılan bu ibadetin dinî açıdan belirli kuralları olduğu gibi ekonomik açıdan da yasal ve etik kurallara uygun olması gerekir. Tarım ve Orman Bakanlığı; hayvancılık işletmelerinden doğrudan yapılan satışlar hariç, kurbanlık hayvanların; hayvan pazarı ve canlı hayvan borsası yanı sıra Kurban Hizmetleri Komisyonlarınca alınan kararlar doğrultusunda belirlenen kurbanlık hayvan satış yerlerinde ve özel kurbanlık kesimi yapılacak işletmelerde alınıp satılabileceğini, belirlenen bu yerlerin dışında kurbanlık hayvan alım ve satımlarına müsaade edilmeyeceğini belirtmektedir. Dolayısıyla her yıl buralarda vatandaşlarımıza kurbanlık satışı yapılmaktadır' dedi.

'Kesilecek kurbanlık sayısında geçen yıla göre en az yüzde 10 oranında azalma olacağını öngörüyoruz'

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre ülkede 2018 yılında 866 bin 143 büyükbaş, 2 milyon 682 bin küçükbaş, 2019'da 891 bin 670 büyükbaş, 2 milyon 823 bin küçükbaş, 2020'de 963 bin 143 büyükbaş, 2 milyon 812 bin küçükbaş, 2021'de 987 bin 422 büyükbaş, 2 milyon 730 bin küçükbaş, 2022'de ise 871 bin 791 büyükbaş ve 2 milyon 643 bin küçükbaş hayvan kesildiğini belirten TZOB Genel Başkanı Bayraktar, "Alım gücünün et ve canlı hayvan fiyat artışlarına yetişememesi nedeniyle bu yıl büyükbaş kesimlerinde geçen yıla göre yüzde 10 civarında bir azalış tahmin ederken, küçükbaş kesimlerinde ise fazla bir değişiklik beklemiyoruz. Son yıllardaki kurban satışlarını da göz önünde tuttuğumuzda, bu yıl 785 bin büyükbaş ve 2 milyon 600 bin küçükbaş hayvan olmak üzere toplamda 3 milyon 385 bin kurbanlık hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz" diye konuştu.

Ülke geneli kurbanlık hayvan fiyatları

Kurbanlık fiyatlarının ve satış şeklinin illere göre farklılık gösterdiğini söyleyen TZOB Genel Başkanı Bayraktar şöyle devam etti:
"Kimi yerlerde canlı ağırlık (baskül) ve et (karkas) fiyatı üzerinden, kimi yerlerde ise canlı hayvan (kabala) üzerinden pazarlık yöntemiyle, ya da hisseli satışlar yapılmaktadır. Son zamanlarda özellikle büyükşehirlerde kesim fiyatı da hayvan satış fiyatına dâhil edilmektedir. Kurbanlık hayvan fiyatları; illere, canlı ağırlığa, ırkına (yerli-kültür) ve büyükbaşta inek, düve, tosun, küçükbaşta koyun, koç, keçi olmasına göre farklılık göstermektedir. Ziraat Odalarımızdan aldığımız verilere göre ülkemizde ortalama fiyatların; hayvan başına büyükbaşta 35 bin ile 145 bin lira, küçükbaşta ise 4 bin lira ile 15 bin lira arasında değişeceği, canlı ağırlık fiyatının da kilogram başına büyükbaş hayvanlarda 120 lira ile 185 lira, küçükbaş hayvanlarda 100 lira ile 185 lira arasında olacağı tahmin edilmektedir. Bu fiyatlar bayram yaklaştıkça talebe göre değişebilecektir. Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının 147 lira 7 kuruş, küçükbaş canlı kilogram fiyatlarının ise 129 lira 62 kuruş olduğu görülmektedir. Fiyatlar, geçen yıla göre, büyükbaşta yüzde 140,5, küçükbaşta ise yüzde 103,9 oranında artmıştır. Ortalama fiyat kilogram başına büyükbaşta 61 lira 15 kuruştan 147 lira 7 kuruşa, küçükbaşta ise 63 lira 57 kuruştan 129 lira 62 kuruşa çıkmıştır. Canlı kilogram olarak büyükbaş hayvan fiyatları, satışların en fazla olduğu üç büyük ilimizde, İstanbul'un Avrupa yakasında 170 lira ile 185 lira, Anadolu yakasında 170 lira ile 180 lira, Ankara'da 140 lira ile 160 lira, İzmir'de 160 lira ile 170 lira arasında değişmektedir. Küçükbaş hayvan fiyatları ise canlı kilogram olarak, İstanbul'un Avrupa yakasında 160 lira ile 185 lira, Anadolu yakasında 170 lira ile 180 lira, Ankara'da 130 lira ile 150 lira, İzmir'de 140 lira ile 155 lira arasında seyretmektedir. Büyükbaş hayvanlarda hisseli satışlar da yapılmaktadır. Hisse fiyatları illere göre değişmekle birlikte 7 bin lira ile 20 bin lira arasında değişmektedir. Bazı illerimizde hisseli satışlarda kişi başı hisse bedeli; İstanbul'da 8 bin lira ile 20 bin lira, Ankara'da 7 bin lira ile 15 bin lira, İzmir ve Çanakkale'de 10 bin lira ile 15 bin lira, Antalya'da 11 bin lira ile 12 bin lira, Denizli'de 8 bin lira ile 17 bin lira, Gaziantep'te 8 bin lira ile 12 bin lira, Balıkesir'de 15 bin lira ile 16 bin lira, Trabzon'da 7 bin 500 lira ile 11 bin 500 lira, Karaman'da 14 bin lira ile 15 bin lira, Kayseri'de 11 bin lira ile 12 bin lira, Yozgat ve Sivas'ta 12 bin lira ile 17 bin lira arasında değişmektedir."

"Girdi maliyetlerindeki artışlar ve yüksek et fiyatları bu yılki kurbanlık fiyat artışında etkili oldu"

"Başta yem olmak üzere işçilik, veteriner, ilaç, elektrik, nakliye vb. gibi masraflar da meydana gelen artışlar kurbanlık fiyatlarını artırmıştır" diyen Bayraktar şunları kaydetti:
"Üreticilerimizin işletmelerinde çalıştırdıkları bir işçiye ödedikleri brüt asgari ücret geçen yıl 5 bin 4 lira iken bu yıl yüzde 100 artışla 10 bin 8 liraya yükselmiştir. İşletmelerinde kullandıkları elektriğin kilovatı geçen yıl 207 lira 94 kuruş iken bu yıl yüzde 3 artışla 213 lira 99 kuruşa yükselmiştir. Geçen yıl tonunu bin 863 liraya aldıkları saman bu yıl yüzde 99,7 artışla 3 bin 721 lira, 3 bin 101 liraya aldıkları kuru yonca otu yüzde 85,3 artışla 5 bin 746 lira, bin 431 liraya aldıkları mısır silajı yüzde 70,2 artışla 2 bin 435 lira, 4 bin 265 liraya aldıkları buğday kepeği bu yıl yüzde 34,2 artışla 5 bin 725 lira, 5 bin 977 liraya aldıkları besi yemi bu sene yüzde 21,1 artışla 7 bin 236 lira olmuştur. Mazot fiyatlarında ise geçen yıla göre bir düşüş yaşansa da nakliye fiyatları hala yüksektir. Geçen yıl Kars ilinden; Ankara'ya 25 bin liraya giden nakliye aracı bu yıl 28 bin liraya, İstanbul'a 35 bin liraya giden araç 38 bin liraya, Bursa ve İzmir'e 35 bin liraya giden araç 40 bin liraya gitmiştir. Artan bu maliyetlerin yanında yüksek et fiyatları da kurbanlık fiyatlarını artırmıştır. Geçtiğimiz dönem de damızlık hayvanların kesime gitmesiyle birlikte besiye alınan hayvan sayısındaki azalış et fiyatlarını ciddi oranda artırmış, geçen yıl 96 lira 93 kuruş olan ortalama dana karkas fiyatı bu yıl yüzde 146,36 oranında artarak 238 lira 76 kuruşa yükselmiştir."

'Hayvan satış yerlerindeki çadırlardan hala yüksek kiralar alınmaktadır'

Kurbanlık satmak isteyen üreticilerin, büyükşehirlerde her ilçede farklı olmak üzere satış yerlerine çadır kirası ödediğini kaydeden Bayraktar, fiyatların illere ve ilçelere göre farklılık arz ettiğine dikkat çekerek, "Kurban çadırlarından yüksek ücretler alınmaması yönünde belediyelere her yıl çağrıda bulunmamıza rağmen, ne yazık ki bu yüksek fiyat uygulaması devam etmektedir. Kurban satıcıları 15 gün kaldıkları sürede; Ankara'da 8 bin lira ile 14 bin lira, Bursa'da 12 bin lira ise 25 bin lira, İzmir'de 15 bin lira ile 30 bin lira, İstanbul'da ise 40 bin lira ile 60 bin lira civarında çadır kirası ödemişlerdir. Bu konudaki talebimizi tekrarlamakta fayda görüyoruz. Üreticilerimiz kurbanlık hayvanını satmak için büyükşehirlere geldiğinde nakliye ücreti ve çadır kirasının yanında burada kaldıkları süre boyunca yaptıkları harcamalar da eklendiğinde ortalama 1 büyükbaş hayvan fiyatı kadar masraf etmektedir. Yani üreticilerimiz 1 büyükbaş hayvanını sadece satış yerlerinde kurbanlıklarını satmak için gözden çıkarmak durumunda kalıyor. Belediye başkanları bu konuda hassasiyet göstermelidir. Gelin üreticimizin elinden tutalım, onlara destek olalım. Hayvan satış yerlerinden mümkünse ücret almayın ya da cüzi bir fiyattan kiralayın. Bu alanları bir gelir kapısı olarak değil bir hizmet kapısı olarak görelim. Üreticimizin maliyeti ne kadar düşerse vatandaşın kesesine de o kadar olumlu etki edecektir" ifadelerini kullandı.

Vakıf ve derneklerin vekâlet ücretleri

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Kurban Bayramı döneminde birçok dernek ve vakfın, hayır işlemeyi düşünen vatandaşların verdiği vekâletle onlar adına kurban kesmek için faaliyet içine girdiklerini vurgulayarak, "Dernek ve vakıflara yatırılan paraların kurban kesiminde kullanılması ve bunların iyi bir şekilde denetlenmesi çok önemlidir. Vekâleten kurban kesmeyi taahhüt eden bu kuruluşların, bu dönemde ne kadar hayvanı nereden aldığı, hangi şartlarda ve nerelerde ne kadar kurbanlık kestiği, vekâleti veren kurban sahibinin vekâletinin yerine getirilip getirilmediği yetkili kurumlar tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmelidir. Aksi takdirde hem hayır işlemeyi düşünen vatandaşlarımızın hem de üreticilerimizin mağduriyeti söz konusu olabilecektir. Ayrıca dernek ve vakıflar kar amacıyla hareket etmemeli, toplu alımlarda üreticinin hakkını koruyacak fiyat politikası uygulamalıdır" şeklinde konuştu.

'2023 yılında kurbanlık hayvanlara 69,3 milyar lira ödeneceği tahmin edilmektedir'

Bayraktar, şöyle devam etti:
'Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip büyükbaş hayvanın canlı kilosunun 147,07 lira civarında satılacağı düşünüldüğünde bayram süresince kesilecek yaklaşık 785 bin büyükbaş hayvana ödenecek para 46 milyar 180 milyon lirayı bulacaktır. Bir küçükbaş hayvanın ortalama 8 bin 900 liradan satılacağı tahminiyle, kesilecek yaklaşık 2 milyon 600 bin küçükbaş hayvana ödenecek paranın ise 23 milyar 140 milyon lira olacağı, toplamda halkımızın kesilecek 3,4 milyona yakın kurbanlık için 69,3 milyar liraya yakın para ödeyeceği tahmin edilmektedir.'

'Ekonomiye kazandırılacak tahmini deri değeri 363,8 milyon lira'

"Standartlara uygun kesilmiş ve tuzlanmış yaş koyun derisinin adeti yaklaşık 30 liraya satılmaktadır. Tahmini 2 milyon 600 bin küçükbaş hayvan kesileceği hesap edildiğinde küçükbaş hayvanların derilerinin ekonomik değeri yaklaşık olarak 78 milyon lirayı bulacaktır" bilgilerini veren Bayraktar şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ayrıca 400 kilogramlık bir sığırdan ortalama 30 kilogram deri çıkmaktadır. Standartlara uygun elde edilmiş, tuzlanmış sığır derisinin kilosunun 16 lira olduğu göz önüne alındığında kesilecek 785 bin büyükbaş hayvandan elde edilecek derinin değeri 376,8 milyon liraya ulaşacaktır.
Toplam olarak kurbanlıklardan standartlara uyulursa yaklaşık 454 milyon 800 bin liralık deri geliri elde edilecektir. Fakat kurbanlıklar çoğu yerde ehil olmayan kişiler tarafından kesildiği için deride ciddi olarak ekonomik kayıp oluşmaktadır. Bu kaybın yüzde 20'ler civarında olduğu ve toplam kaybın 91 milyon lirayı bulduğu tahmin edilmektedir. Buna göre, kayıplar nedeniyle, Kurban Bayramı'nda ekonomiye kazandırılacak tahmini derinin değeri 363 milyon 840 bin lira civarında kalmaktadır.
Ziraat Odalarımızdan gelen bilgilere göre son yıllarda özellikle küçükbaş hayvan derilerini kimse almamakta, bu deriler mecburen çöpe atılmaktadır. Bu ülkemiz açısından önemli bir kayıptır. Yetkililerin bu konuya eğilmesi, ekonomik kaybın önüne geçecek tedbirleri almasını bekliyoruz."

'Kasaplara ödenen tahmini para 1,5 milyar lirayı bulacaktır'

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, şunları kaydetti:
'Kurban bayramları son yıllarda kasaplar için önemli bir gelir kapısı olmuştur. Kasaplar, hayvanları kesme, yüzme, parçalama gibi işler için yaptıkları işe göre farklı bir ücret almaktadır. Kimileri sadece kesip dörde bölmekte, kimileri ise detaylı parçalamaktadır. Ücretler de buna göre değişmektedir.
Kasaplar büyükbaş hayvanda sadece kesip, derisini yüzüp, dörde bölmek için bin 500 lira ile 3 bin lira arası, detaylı parçalamak için ise 3 bin 500 lira ile 5 bin lira arası, küçükbaşta ise 300 lira ile 600 lira arası ücret talep etmektedirler.
Büyükbaş hayvanlarının ortalama yarısının kasaplar tarafından yaklaşık 2 bin 250 lira ücret mukabilinde kesileceği tahminiyle, 392 bin 500 büyükbaş hayvan için kasaplara ödenecek meblağ 883 milyon lirayı aşacaktır.
Aynı şekilde küçükbaş hayvanların yarısının kasaplar tarafından ortalama 450 lira ücret karşılığında kesileceği hesabıyla 1 milyon 300 bin küçükbaş hayvan için kasaplara ödenecek tutar 585 milyon lirayı bulacaktır.
Buna göre, kasaplara ödenecek bedel toplamda tahmini 1 milyar 468 milyon lirayı bulacaktır.
Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatatlar kurban kesenler tarafından çoğunlukla alınmamakta, kesim yerlerine veya toplayıcılara bırakılmaktadır. Bu da ciddi bir ekonomik değer oluşturmaktadır.'

Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:
'Kurban Bayramı için milyonlarca hayvan besiye alınmakta, uzun süre beslenmekte ve 4 gün gibi kısa bir sürede kesilmektedir. Bu süreç ekonomik olarak ciddi bir hareketlenmeye yol açmaktadır. Beslenme amaçlı hayvan alımları ve beslenen kurbanlıkların satışları için ödenen para, yem, veteriner hizmetleri, hayvanların satış merkezlerine nakilleri, satış yeri kiraları, kişisel masraflar, kasap kesim ücretleri ve derilerin satılmasına kadar birçok ticari faaliyet bu dönemde yapılmakta ve bütün bunlar da ekonomik anlamda büyük meblağlara ulaşmaktadır. Yoğun emek sarf edilen ve böylesi yüksek meblağların döndüğü bu faaliyet alanı yasal çerçeveye oturtulmalıdır. Vakıf ve dernekler kesim öncesi belirledikleri alım miktarlarını Bakanlığa bildirmeli, ne kadar hayvanı nereden, kaç liraya aldığını, hayvan küpesi kayıtlarıyla vekâleti nasıl paylaştırdığını, elde edilen etleri nerelerde nasıl dağıttığını belgelemesi istenilmelidir. Ayrıca vakıf ve derneklerin yurtdışı fiyatlarını ülke içi fiyatlarına göre daha düşük tutması birçok vatandaşın ucuz diye oralara yönelmesine neden olmakta, bu da iç pazar satışlarını olumsuz etkilemektedir. Buna yönelik düzenleme yapılmalıdır. Kurbanlık hayvan nakillerinde üreticilere nakliye desteği sağlanmalıdır. Kurbanlık hayvan pazarlarındaki çadırların belediyelerce düşük ücrete kiralanması sağlanmalıdır. Her yıl belediyelerce belirlenen kurbanlık kesim alanlarında ciddi yoğunluk oluşmaktadır. Yoğunluğun oluşması ve kesim yerlerinde yaşanan mağduriyetler vatandaşların kurban kesim alanı tercihlerini kısıtlamaktadır. Belediyelerin yaşanan yoğunluklara karşı kesim alanlarını artırması, kesim yerlerinde hijyen kurallarına dikkat edilmesi noktasında tedbirler alması son derece önemlidir.'

'Et ve Süt Kurumu bayram sonrasında elde kalan hayvanları üreticiyi mağdur etmeyecek bir fiyattan almalıdır'

Üreticilerin, satışların geçen yıla göre yavaş seyrettiğini ifade ettiğini aktaran Bayraktar, "Temennimiz talebin canlanarak satışlarda beklenilen hızın yakalanması, üreticilerin hayvanlarının tamamını uygun fiyata satarak emeklerinin karşılığını almasıdır. Satışların beklendiği gibi gerçekleşmemesi durumunda bayram döneminde satılamayan hayvanlar, Et ve Süt Kurumu tarafından üreticilerin yaptığı ek masraflar da dikkate alınarak üreticiyi mağdur etmeyecek bir fiyattan satın alınmalıdır. Bu kurbanlık yetiştiriciliğinde sürdürülebilirlik açısından çok önemlidir" diye konuştu.İHA

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.