logo
27 MAYIS 2026

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: 'don bü

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sakarya'nın Karasu ilçesi Ortaköy Mahallesi'nde kuraklıktan etkilenen fındık bahçelerinde incelemelerde bulundu

13.08.2025 10:15:00
İhlas Haber Ajansı
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: 'don bü
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: 'don bü
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sakarya'nın Karasu ilçesi Ortaköy Mahallesi'nde kuraklıktan etkilenen fındık bahçelerinde incelemelerde bulundu.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sakarya'nın Karasu ilçesi Ortaköy Mahallesi'nde kuraklıktan etkilenen fındık bahçelerinde incelemelerde bulundu. Üreticiler ve bölge ziraat odası başkanlarıyla bir araya gelen Bayraktar, Sakarya ve Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan kuraklığın fındık üretimi ve rekolte üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

İklim değişikliğinin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini söyleyen Bayraktar, "Biliyorsunuz daha önce nisan ayında bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık ve bu don felaketinden 65 ilimizde ürünlerimiz ve üreticilerimiz etkilendi. 55 vilayeti gezme imkânım oldu, bahçeleri gezdim, çiftçilerimizle bir araya geldim. Öyle bahçeler gördüm ki, buna fındık bahçeleri de dâhil, 600 rakımın üzerinde fındık bahçelerinde yüzde yüzlere varan zararlar oldu.

Başka ürünlerde de bu zararları gördük. Hatta bazı bahçelerde dallar kurumuştu, gövdeler kurumuştu. Yani önümüzdeki yıllarda o bahçelerden ürün almak mümkün olmayacak. Şimdi tabii ben özellikle Türkiye'yi gezerken bir tehlikeye daha dikkat çektim. Dedim ki, daha büyük bir tehlike geliyor. Evet, don olayı tarihimizin en büyük felaketini bize yaşattı ama daha büyük bir felaket geliyor.

Bunun adı kuraklık. Nitekim yağışlar gelmedi. İlkbahar yağışlarını bekledik, eğer bu yağışlar gelmezse büyük bir kuraklık felaketi ile karşı karşıya kalacağız. İlkbahar yağışları gelmedi, son yılların en kurak ilkbahar aylarını yaşadık. Haziran ve temmuz ayına geldik, yine son yılların en sıcak iki ayını yaşadık" ifadelerini kullandı.

"Bahçelerindeki ürünlerimiz dökülmeye başladı ve verimlilik rakamları da fevkalade aşağıya düştü"



Ürün verimliliğinde düşüşler yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, "Fındık da dâhil olmak üzere birçok ürünümüz kuraklık tehdidi ile karşı karşıya kaldı. Maalesef ürünlerimiz dökülmeye, özellikle fındık bahçelerindeki ürünlerimiz dökülmeye başladı ve verimlilik rakamları da fevkalade aşağıya düştü. Şimdi fındıkla alakalı bir rekolte açıklaması yapıldı. 449 bin ton olarak bakanlığımız bir açıklama yaptı ama özellikle bu afetleri dikkate aldığımızda bir taraftan don hadisesi ve bunun fındık üretimine verdiği zarar, bir taraftan kokarca tehdidi halen devam ediyor, bazı bahçelerimizde kokarca zarar veriyor ve en son olarak da yaşadığımız bu kuraklık hadisesi nedeniyle rekoltenin bu rakamın çok daha aşağısında olacağını tahmin ediyorum" diye konuştu.

"Bu sene üreticilerimizin bizden önemli beklentileri var"

Hedeflenen 449 bin ton rakamının tutturulmasının mümkün görünmediğini söyleyen Bayraktar, şöyle devam etti:
"Fındık ürünümüz vurgun yemiş durumda. Bunun adı vurgun; yani don vurgunu, hastalıklarla alakalı yediğimiz vurgun ve en son kuraklık vurgunu. Burada özellikle bu sene üreticilerimizin bizden önemli beklentileri var. Özellikle fiyat konusunda yapmamız gerekenler var. Bu sene üreticilerimiz fiyat bekliyor. Bu sene üreticimiz fiyatı kendi belirleyecek, bunu net olarak söylüyorum. Yani ne Toprak Mahsulleri Ofisi ne tüccar; hayır, üreticimiz belirleyecek fiyatı. Özellikle hasat başladı bugünlerde. Üreticimiz dikkatli olursa, ihtiyacı kadar ürünü piyasaya arz ederse, arzı yavaşlatırsa fındık fiyatlarının yükseleceğini görecek. Fındık fiyatlarını üreticimiz kendisi belirlemiş olacak. Bu fevkalade önemli. Ben üreticimize güveniyorum. Üreticimiz bu konuda çok tecrübeli, bu sene dikkatli hareket edecektir. Arzı yavaşlatarak fiyatlar yükselecektir. Çünkü buna mecburuz. Üretim kaybından, verimlilik kaybından dolayı zaten maliyetimiz çok yükseldi ama girdi maliyetlerimiz de yükseldi. İşçilik maliyetlerimiz çok yükseldi. Hatta işçilik maliyetleri, maliyetimizin yarısından fazlaya teşkil ediyor. Son yıllarda da işçilik maliyetleri hızla artmaya devam ediyor. Dolayısıyla üreticilerimizin maliyetlerini çıkarabilmesi, alın terinin karşılığını alabilmesi için fiyatların muhakkak suretle yükselmesi gerekiyor. Bu fevkalade önemli. Bunun dışında özellikle don bölgelerinde zarar gören üreticilerimizle yapılacak olan yardımları, biz kuraklıktan zarar gören bölgelerdeki üreticilerimiz için de istiyoruz. Yani bu üreticilerimiz de mağdur, bu üreticilerimiz de banka borçlarını ödeyemeyecek durumda ve girdi maliyetlerini karşılayamayacak durumda. Dolayısıyla üreticimize nakit yardımı yapılması, bunun dışında banka borçlarının ve Tarım Kredi Kooperatifi borçlarının yapılandırılmasını talep ediyoruz. Bunu her gittiğimiz yerde üreticilerimiz bizden özellikle istiyorlar. 'Biz kuraklık nedeniyle para kazanamadık, borçlarımızı ödeme kabiliyetimiz kalmadı. Ödeme gücümüz kalmadı, borçlarımızın yapılandırılmasını istiyoruz' diyorlar. Biz de hükümetimizden bunu talep ediyoruz. Ankara'da bununla alakalı gerekli görüşmeleri yapacağız inşallah."

"Üreticimizi daha fazla desteklememiz gerekiyor"
İklimsel olarak eskiden yaşanmayan olayların artık görülmeye başlandığını söyleyen Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:
"Artık çiftçilik zorlaştı. Bir taraftan kuraklık, hiç görmediğimiz hortum olaylarını görmeye başladık. Bir taraftan bir bakıyorsunuz aşırı yağışlar tarım sektörüne ciddi manada zarar veriyor, üreticimize ciddi manada zarar veriyor. Yani üretim yapmak eskisinden daha zor, fevkalade zorlaştı. Eğer biz bu süreçte üreticimize sahip çıkmazsak, üreticimizin arkasında durmazsak, üreticimizi daha fazla desteklemezsek üreticimizin üretimden kaçacağını görmemiz lazım. Yani üreticimizi daha fazla desteklememiz gereken bir zamandayız. Üreticimiz pozitif ayrımcılığı hak ediyor, daha fazla desteği hak ediyor. Şimdi çiftçilerimizi tarımda tutamıyoruz. 18-32 yaş arası çiftçi oranı yüzde 5'lere kadar düştü. Bugün yurt dışından gelen göçmenler marifetiyle tarımı götürmeye çalışıyoruz. Onlar memleketlerine döndüğünde Türkiye'de üretimi kiminle yapacağız' Bırakın gençleri, yaşlılar da çoluk çocuğunu alıp artık şehirlere yerleşmeye başladı. Dolayısıyla tarımı desteklemekten başka çaremiz yok. Tarımı daha fazla desteklemeliyiz, çiftçimize pozitif ayrımcılık yapmalıyız. Artık kuraklık bu ülke için çok büyük bir tehdit. Bugün kişi başı bin 300 metreküp olan su tüketim miktarı birkaç sene sonra bin metreküpün altına düşecek, Türkiye su fakiri bir ülke olacak. Belki bugün sulama yapma imkânı bulduğumuz, su isteyen bazı ürünlerimizi yarın üretemez hâle geleceğiz. Bunu Ankara'da hem Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptığımız görüşmede hem bakanlarla yaptığımız görüşmede kendilerine arz ettik. Dolayısıyla bunun tedbirlerini şimdiden almak gerekiyor. Sulama yatırımlarını çok hızlı bir şekilde bitirmemiz lazım. Bugün kaynağından tarlaya gidinceye kadar suyun yüzde 50'sini kaybediyoruz. Bunu üzülerek ifade ediyorum; sulama kanallarımız açık ve rehabilite edilmemiş bir şekilde, onarılmamış bir vaziyette. Dolayısıyla sulama randımanı bugün için yüzde 52'lerde. Bu ne demektir' Suyun yarısını kaybediyoruz. Acil olarak sulama kanallarının kapalı sistem hâline getirilmesi fevkalade önemli. Barajların sulama kanalları ile bitirilmesi fevkalade önemli. Yine bütün çiftçilerimizin gerekli destek vermek suretiyle basınçlı sulama sistemlerine geçirilmesi gerekiyor."

"Türkiye'de suyun yüzde 70'ini tarım sektörü kullanıyor"
Tarımda sulamanın daha verimli yapılması gerektiğini söyleyen Bayraktar, "Artık vahşi sulama sistemi sona erdi. Çünkü Türkiye'de suyun yüzde 70'ini tarım sektörü kullanıyor. Dolayısıyla biz tedbirlerimizi önce tarım sektöründe almak zorundayız. Vahşi sulamadan vazgeçmeliyiz. Bu manada gerekli bütçenin ayrılarak sulama yatırımlarına öncelik verilmesi, tarım sektörü için fevkalade önemli. Sadece bizim için değil, ülkemizin gıda güvenliğini sağlamak açısından da fevkalade önemli. Bunu ifade ettikten sonra tabii, fındığın ne kadar önemli bir ürün olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunu ifade etmek istiyorum. Fındık sadece ülkemiz için değil, dünya için fevkalade önemli bir ürün. Dünyanın ihtiyacının önemli bir kısmını biz karşılıyoruz. Gerek üretim rakamları açısından gerek kalite açısından Türkiye bu manada rakipsiz bir ülke. En yakın üretim rakamları açısından bize en yakın olan İtalya'ya 6,3 kat fark atmış durumdayız. Yani ülkemizin fındığı, Türk fındığı rakipsiz bir fındık. Karadeniz için de çok önemli bir ürün. Karadeniz'de fındık varsa, fındık para ediyorsa Karadeniz'de hayat var. Karadeniz'de fındık yoksa, para etmiyorsa hayat yok. Sosyoekonomik hayat fındığa bağlı. Sanayi ve hizmetler sektörü Karadeniz'de gelişmediği için en önemli ekonomik faaliyet fındık üretimi. Fındık üretimi yeterliyse, fındık para ediyorsa bundan esnaf da yararlanıyor, tüccar da yararlanıyor. Karadeniz'de yaşayan bütün vatandaşlarımız yararlanıyor. Onun için herkes Karadeniz'de fındığa bakıyor. Onun için fındık ürünü hem stratejik bir ürün hem dünyada rakipsiz olduğumuz, ekolojik üstünlüğe bağlı olan bir ürün. Böyle rakipsiz olduğumuz bir ürüne gözümüz gibi bakmak zorundayız ve daha fazla desteklemek zorundayız. Bu manada çiftçimize, fındık üreticimize verilen desteklerin artırılmasını talep ediyoruz. Bütün üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah böyle bir afeti bir daha göstermesin. İnşallah gerekli tedbirler alınır, bu sene de fındık bir miktar para eder, çiftçilerimize gerekli destekler verilir ve önümüzdeki yıl çiftçimizin tarlaya girmesini sağlarız. Bu sene eğer ürün para etmezse, çiftçimize yeterli destek veremezsek, bu bahçeler bakım istiyor; bu parayı bulamazsak seneye üreticilerimizi bu bahçelerde bulamayız. Bunu Ankara'da da inşallah anlatacağız" diye konuştu.İHA

Acemi kasaplar yine hastanelik oldu

Samsun'da Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde kurban kesimi sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelerin yolunu tuttu

27.05.2026 10:53:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:55:29
İhlas Haber Ajansı
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Bayram namazının ardından kesim alanlarında yoğunluk oluşurken, kurban kesmek isteyen bazı vatandaşlar dikkatsizlik ve tecrübesizlik sonucu kendilerini yaraladı. El, kol ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, kimileri kendi imkânlarıyla Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne gelirken, kimileri ise sağlık ekiplerince hastanelere kaldırıldı.

Acil servislerde yoğunluk oluşurken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Kendini yaralayan Mustafa Durak, "Hayvan kesimi yaparken hayvan çırpındı. Bıçak elimden kaydı ve baldırıma saplandı" dedi.

Metin Şen ise, "Akacak kan damarda durmuyor. Kurban tekme atınca bıçak kaydı ve ayağıma girdi" diye konuştu.



Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor

Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne, bayramı buruk geçiriyor

27.05.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek, "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.






Hatay'da 21 Mayıs'ta etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan'ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Gözyaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, "Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" ifadeleriyle yürekleri burktu.






Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan'ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, "Ben Türk vatandaşıyım, Suriye'de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye'de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz sac damı. 






O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat 12.30'da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. 






Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızı var 16 yaşında ve o da yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.

Bayram namazında camiler doldu

Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

27.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:57:15
İhlas Haber Ajansı
Bayram namazında camiler doldu
Bayram namazında camiler doldu
Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti.






Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde İzzetpaşa Cami başta olmak üzere tüm camileri doldurdu. 






Diyanet İşleri Başkanlığı Müftüsü Mecit Can'ın vaazının ardından saf tutan vatandaşlar bayram namazı kıldı. Namaz sonrası tekbirlerle minbere çıkan cami imamları bayramın anlam ve önemini anlatan hutbe verdi. 






Daha sonra İzzetpaşa Camisi'nde Vali Yardımcısı Ömer Özbay ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, vatandaşlarla bayramlaştı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı

İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki yasağa ve TOMA’lı müdahaleye rağmen geri adım atmayan Özgür Özel, eşi ve kızıyla barikatları aşarak binlerce vatandaş eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüdü ve demokrasi direnişini İzmir Kordonu’na taşıdı

26.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
CHP Genel Başkanlığı görevinden mutlak butlan kararıyla alınmasının ardından Ankara'da büyük bir direniş başlatan Özgür Özel, mücadelesini İzmir'e taşıdı.

İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmesi planlanan "iradeye sahip çıkma" mitingi öncesinde kentte tansiyon yükseldi. İzmir Valiliği tarafından son dakikada getirilen meydan yasağının ardından emniyet güçleri alanı abluka altına aldı.

TOMA ve biber gazıyla müdahale

Miting için sabah saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanmaya başlayan binlerce yurttaş, emniyet barikatlarıyla karşılaştı. Güvenlik güçleri, meydana girişlerin yasak olduğunu belirterek kalabalığın dağılmasını istedi.

Alanı terk etmeyen ve Türk bayrakları açarak bekleyişini sürdüren kitleye polis, TOMA'lardan tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sırasında meydan çevresinde kısa süreli arbede yaşandı.

Özel'den "Gündoğdu" hamlesi

Polis müdahalesinin ardından alana ulaşan Özgür Özel, yaşananlara sert tepki gösterdi. Engellemelere karşı geri adım atmayacağını vurgulayan Özel, "Millet neredeyse biz oraya gideriz" diyerek kitleyi Gündoğdu Meydanı'na doğru yönlendirdi.

Ailesi en ön safta yer aldı

Ankara'daki olayların ardından Manisa'da protesto yürüyüşlerine liderlik eden Özgür Özel'in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de İzmir'deki büyük buluşmada yerini aldı. Özgür Özel, eşi ve kızıyla el ele tutuşarak polis barikatlarının arasından sıyrıldı ve Gündoğdu Meydanı'na doğru yürüyüş başlattı.

Yürüyüş boyunca Özel ailesine eşlik eden binlerce İzmirli, "Hak, hukuk, adalet" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı. Kalabalığın Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na taşmasıyla birlikte, İzmir kordonu adeta insan seline döndü.

Gündoğdu Meydanı'nda toplanan on binlerce vatandaşa seslenen Özel, parti iradesine ve halkın seçimine yönelik müdahaleleri asla kabul etmeyeceklerini belirterek sokaktaki demokratik direnişin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu


 
İzmir'de Güzelbahçe Belediyesine yönelik operasyonda Belediye Başkanı ve 4 şüpheli gözaltına alındı. Başkan Mustafa Günay, dün akşam Özgür Özel'e destek vermişti!

26.05.2026 09:55:00 / Güncelleme: 26.05.2026 12:20:47
HABER MERKEZİ/AA
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu

İzmir'in Güzelbahçe Belediyesi'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma", "rüşvet", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın da bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyonu jandarma gerçekleştirdi

Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Ö.B. ve belediye meclis üyesi S.K. jandarma ekiplerince gözaltına alındı.

İki şüpheli yurtdışında

Şüphelilerden belediye meclis üyesi G.G. ile bir inşaat firmasının yetkilisi olan eşi Ş.G'nin yurt dışında olduğu, haklarında yakalama kararı çıkartıldığı belirtildi.
Jandarma ekipleri sabah saatlerinde belediye binasında arama yaptı.

Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor


 
Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor.

26.05.2026 08:10:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor

Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynı: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş teknikler... e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey İSE zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzak.







Dolandırıcılar hangi  dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?

Sahte ücretler

Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.







Sahte hayır kurumları

Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.







Seyahat dolandırıcılığı

Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.







Yatırım dolandırıcılığı

FBI'a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8.6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.







Sansasyonel (sahte) haberler

Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olması... Dolandırıcılar, sansasyonel 'sızdırılmış videolar' ve 'son dakika haberleri'ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.

Ön ödeme dolandırıcılığı

Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.







Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?

Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:
• Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri.
• e-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim.
• Kişisel ve finansal bilgi talepleri.
• Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.







Tıklama yapmayın!

Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. Ana kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan cevap vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun.

Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli  olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.