logo
05 AĞUSTOS 2026

Uçak türbülansa girdi, 14 kişi yaralandı


 
Hindistan merkezli hava yolu şirketi Air India uçağının türbülansa girmesi sonucu 14 kişi yaralandı.
 

05.08.2026 01:01:00
AA
 
Uçak türbülansa girdi, 14 kişi yaralandı
Uçak türbülansa girdi, 14 kişi yaralandı

Hindistan merkezli hava yolu şirketi Air India'nın Tayland'ın Phuket Adası ile Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi arasında sefer yapan uçağının türbülansa girmesi sonucu 14 kişinin yaralandığı bildirildi.

Hindustan Times gazetesinin haberine göre, Air India'ya ait AI2379 sefer sayılı uçak, Phuket'ten Yeni Delhi'ye uçuşu sırasında türbülans nedeniyle yaklaşık 300 fitlik (yaklaşık 92 metre) ani irtifa kaybı yaşadı. Yetkililer, olayda 10 yolcu ile 4 kabin memurunun yaralandığını duyurdu.

Air India'dan yapılan açıklamada, uçağın Yeni Delhi'deki Indira Gandhi Uluslararası Havalimanı'na güvenli şekilde indiği ve tüm yolcuların ve mürettebatın güvenli şekilde uçaktan ayrıldığı kaydedildi.

Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur'u ziyaret etti. Görüşme sonrasında cezaevi önünde basın açıklaması yapan Özdağ, her iki ismin dik duruş mesajlarını kamuoyuna aktarırken, mevcut yargılamaları sert bir dille eleştirdi

04.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 4 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bulunan Çorlu Karatepe Ceza İnfaz Kurumu'na kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Özdağ, Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile cezaevinde bir araya geldi. Saat 10.30'da cezaevine giriş yapan Özdağ, yaklaşık 1,5 saat süren ikili görüşmelerin ardından saat 12.00'de çıkış yaparak cezaevi önünde bekleyen basın mensuplarına oldukça geniş ve sert açıklamalarda bulundu.

Sinem Dedetaş: "İsteseydim burada olmazdım, teklifleri kamuoyu biliyor"

Ziyaret sonrasında kameralar karşısına geçen Ümit Özdağ, ilk olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Özdağ, Dedetaş'ın moralinin ve özgüveninin son derece yüksek olduğunu belirterek, tutuklu belediye başkanının doğrudan şu ifadelerini aktardı:

"Siyasi gerekçeyle burada olduğumu gayet iyi biliyorum. Buraya gelmeden önce şahsıma yapılan birtakım teklifleri artık kamuoyu da yakından biliyor. Eğer ben isteseydim, o teklifleri kabul eder ve bugün kesinlikle burada olmazdım. Ancak ben, bir siyasetçinin seçmenden aldığı demokratik yetkiyi, en azından o görev dönemi bitene kadar sonuna kadar muhafaza etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu, bizi seçen seçmene duyulması gereken saygının temel bir gereğidir. Almış olduğum bu tavırdan ve sergilediğim dik duruştan dolayı haklı ve doğru bir yerde olduğumu biliyorum; bu yüzden de içim son derece rahat ve mutluyum."

Özdağ, soruşturma kapsamında yürütülen hukuki sürece de tepki göstererek, Dedetaş'ın soruşturma öncesinde kendi rızasıyla yurt dışından döndüğünü hatırlattı ve "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli olmadığını savundu.

Oğuzhan Uğur: "Şikayet etmeye babamdan utanırım"

Ümit Özdağ, cezaevindeki ikinci görüşmesini ise sosyal medya yayıncısı ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile gerçekleştirdi. Uğur'un babası emekli albay Hasan Atilla Uğur'un geçmişte FETÖ kumpasları nedeniyle Silivri Cezaevi'nde haksız yere hapis yattığı döneme atıfta bulunduğunu söyleyen Özdağ, Oğuzhan Uğur'un cezaevindeki mesajını şu sözlerle kamuoyuna duyurdu:

"Benim babam, PKK terörüyle bütün yaşamı boyunca en ön saflarda mücadele etmiş bir askerdir. Bu mücadelesine rağmen geçmişte FETÖ terör ve casusluk örgütünün düzenlemiş olduğu hain bir komployla tam 5 yıl 8 ay boyunca cezaevinde haksız yere yattı ve nihayetinde hukuk önünde tamamen beraat ederek çıktı. Şimdi dönüp kendi durumuma baktığımda; içinde bulunduğum bu mevcut şartlardan ötürü şikayet etmeyi, sızlanmayı her şeyden önce böylesi bir süreçten geçmiş olan babamdan utandığım için asla dile getiremem. Tamamen suçsuz olduğumu çok iyi biliyorum. Sadece ben değil, tüm kamuoyunun da suçsuz olduğumu gayet iyi bildiğini düşünüyorum. İşte tam olarak bu vicdani rahatlığın verdiği güçle, içerideki günlerimi en sağlıklı şekilde geçirmeye çalışıyorum."

Özdağ, Oğuzhan Uğur'un da babasından aldığı mirasla büyük bir özgüven ve yüksek bir moralle süreci göğüslediğini ifade etti.

Ümit Özdağ: "Adalet artık sadece mahkeme duvarlarında bir yazı"

Ziyaretlerin ardından cezaevi önünde siyasi ve hukuki gündeme dair kapsamlı bir değerlendirme yapan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türkiye'deki mevcut adalet sistemini sert ifadelerle eleştirdi. Anayasa'nın 10'uncu maddesinde yer alan "kanun önünde eşitlik" ilkesine vurgu yapan Özdağ, muhalif seslerin baskılanması amacıyla "düşman ceza hukuku" işletildiğini ifade etti. Özdağ'ın cezaevi kapısındaki açıklamaları şu şekilde son buldu:

"Bugün Çorlu Karatepe Cezaevi'nde hem Sinem Hanım'ı hem de Oğuzhan Bey'i ziyaret ederek desteklerimizi ilettik. Ne yazık ki bugün Türkiye'de bağımsız ve tarafsız bir yargının işlediğini söylemek mümkün değildir. 'Adalet mülkün temelidir' ifadesinin artık sadece mahkemelerin arkasındaki bir duvar yazısından ibaret kaldığını, bir devlet felsefesi olmaktan çıkarıldığını üzülerek görüyoruz. İktidarın çizdiği sınırların içinde kalırsanız güvendesiniz, ancak muhalefette kalıp halkın iradesini savunmaya devam ederseniz anında haksız uygulamalarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bizim siyasette verdiğimiz en büyük mücadele, adaleti yeniden bu devletin temeli haline getirmek ve hukuk devletini eksiksiz şekilde tesis etmektir. Farklı fikirlerde olsak bile adaletsizliğe uğrayan herkesin yanında durmaya devam edeceğiz."

Gündemdeki "Çerçeve Yasa" eleştirisi

Ümit Özdağ, açıklamalarının devamında Ankara'da yürütülen yeni yasal süreçlere de değindi. Terör örgütü elebaşlarının muhatap alınarak hazırlanan ve meclis gündemine taşınması beklenen "Çerçeve Yasa" teklifini sert sözlerle hedef alan Özdağ, bir yandan suçsuz insanların cezaevlerinde tutulduğunu, diğer yandan ise terör unsurlarına yönelik örtülü bir affın zeminini hazırlayacak anayasa değişikliklerinin planlandığını savundu. Zafer Partisi olarak milli ve üniter devlet yapısını tahrip edecek hiçbir tasarıya geçit vermeyeceklerini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk gemisiyle ilgili açıklama geldi

04.08.2026 13:41:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama
Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama
Dışişleri Bakanlığı, dün akşam Rusya'daki Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğrayan Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerde bulunan Türk vatandaşlarının durumunun yakından takip edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerin dün akşam Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve aralarında vatandaşlarımızın da bulunduğu bir grup personelin yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir." ifadesine yer verildi.

"Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, tüm uyarılarımıza rağmen sivil gemileri de etkileyen şekilde Karadeniz'de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulmaktadır." ifadesi kullanılan açıklamada, önleyici tedbirler alınmadığı takdirde Karadeniz'deki tırmanmanın gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacağına işaret edildi.

Açıklamada, savaşan taraflar başta olmak üzere ilgili tüm aktörlere Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi yönünde yeniden çağrıda bulunuldu.

Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın


 
Yoğun geçen bir çalışma, eğitim ve uzun bir kış mevsiminin ardından hepimizin hayali dinlenmek, yenilenmek ve keyifli bir yaz tatilinde denizin, güneşin keyfini çıkarmak. Ancak bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde zorlaştırabiliyor.

04.08.2026 11:51:00
Murat Çorbacı
 
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın

Bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde sıkıntıya sokabiliyor. Kasık, göbek ve karın duvarı fıtıkları da bunların başında geliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman hafif bir şişlik ya da ara sıra hissedilen rahatsızlık şeklinde kendini gösteren fıtıklar, özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteler, uzun yolculuklar, ağır valiz taşıma ve yüzme sonrası kendisini belli ederek tatil konforunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle yaz tatiline çıkmadan önce kasık, göbek ve karın duvarı fıtıklarının tedavilerinin mutlaka planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Mert Tanal, fıtıkların nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

1. Ağır valizler fıtığı büyütebilir: Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kasık fıtığı, göbek fıtığı veya karın duvarı fıtığı bulunan kişilerin seyahat öncesinde bazı noktalara dikkat etmesi gerekir. Çünkü tatile giderken veya tatilde yapılan yanlış bir hareket fıtık şikâyetlerini artırarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek komplikasyonlara yol açabilirler. Tatil hazırlıklarının vazgeçilmezi olan valizler, fıtık hastaları için önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle ağır yük kaldırmak karın içi basıncını artırarak fıtığın büyümesine ve ağrıların şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Valizlerin mümkün olduğunca hafif hazırlanması, kaldırılması gerektiğinde ise yardım alınması gerekir.

2. Kabızlık ve ıkınmadan kaçının: Seyahatlerde değişen beslenme düzeni ve yetersiz sıvı tüketimi kabızlığa yol açabilir. Kabızlık nedeniyle oluşan ıkınma ise kasık ve karın duvarı fıtıklarının oluşabileceği zayıf noktalarda ek basınç oluşturur. Bu nedenle tatil boyunca bol su içmek, lifli gıdalar tüketmek ve bağırsak düzenini korumak fıtıktan korunmak için oldukça önemlidir.

3. Uzun süre öksürük ve zorlanmalar risk oluşturabilir: Kronik öksürük, ağır egzersizler veya ani zorlanmalar fıtık bölgesindeki basıncı artırabilir. Özellikle yaz aylarında yapılan yoğun spor aktiviteleri veya ağır eşyaların taşınması mevcut fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Tatilde fiziksel aktiviteler planlanırken kişinin sağlık durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

4. Denizde ve havuzda ölçülü hareket edin: Yüzme genel olarak güvenli bir aktivite olsa da ani hareketler, yüksekten suya atlama veya karın bölgesini zorlayacak aktiviteler fıtık hastalarında rahatsızlık oluşturabilir. Ağrı hissedildiğinde aktiviteye ara verilmesi ve vücudun zorlanmaması gerekir.

5. Fıtıkta ani ağrı acil durum habercisi olabilir: Kasık veya göbek bölgesindeki şişliğin aniden sertleşmesi, şiddetli ağrı gelişmesi, bulantı-kusma görülmesi ya da şişliğin içeri itilememesi fıtık boğulmasının habercisi olabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektirebileceğinden vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

6. Kapalı cerrahi ile tatili ertelemeye gerek kalmıyor: Özellikle kasık ve karın duvarı fıtıklarında uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası ağrının azalmasına, günlük yaşama ve iş hayatına daha hızlı dönüşe katkı sağlar.

7. Seyahatten önce doktor kontrolünü ihmal etmeyin: Ameliyat önerilmiş ancak henüz operasyon geçirmemiş fıtık hastalarının uzun yolculuklardan önce doktorlarına danışmaları önem taşır. Muayene sırasında fıtığın durumu değerlendirilerek seyahate engel oluşturabilecek riskler belirlenir. Tatilinizi doktorunuzun önerileri doğrultusunda planlamanız gerekir.

8. Doğru önlemlerle güvenli bir tatil mümkün: Fıtık hastalarının tatilden vazgeçmesine gerek yok. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve diğer karın duvarı fıtıkları olan kişiler için tatil yapmak çoğu zaman bir engel oluşturmaz. Ancak ağır yüklerden kaçınmak, karın içi basıncını artıran davranışlardan uzak durmak ve olası uyarı işaretlerini bilmek, tatilin sağlık sorunlarıyla gölgelenmesini önlemeye yardımcı olur. Risk içeren fıtık varlığında ameliyatı olup sonrasında tatile gitmek, tatilin yarıda kesilmesinin önüne geçer.

Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!


 
 
Van'ın Muradiye ilçesindeki Muradiye Şelalesi, yaz sıcaklarından bunalanların serinlemek ve doğayla iç içe vakit geçirmek için tercih ettiği yerlerden biri olmayı sürdürüyor.

04.08.2026 10:50:00 / Güncelleme: 04.08.2026 10:57:02
AA
 
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!

Gürül gürül akan suyu, yemyeşil doğası ve etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlayan şelale, özellikle fotoğraf tutkunları ile düğün fotoğrafı çektiren çiftlerin ilgisini çekiyor. Hafta sonu yaşanan yoğunluğun hafta içinde de devam ettiği Muradiye Şelalesi, vatandaşlara serin bir ortam sunarken, yaz boyunca yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamayı sürdürüyor.




İlgi büyük

Ailesiyle birlikte Muradiye Şelalesi'ni ziyaret eden Cumali Bozlan, yaz sıcaklarından uzaklaşmak için bölgeye geldiklerini söyledi. Şelalenin her mevsim ilgi gördüğünü belirten Bozlan, şunları kaydetti: "Biraz daha sakin olmasını bekliyorduk ancak her zamanki gibi oldukça kalabalık. İnsanlar aileleriyle birlikte burada vakit geçiriyor. Özellikle düğün fotoğrafı çektiren gelin ve damatların yoğunluğu dikkatimizi çekti. Şelalenin serin havası, yemyeşil doğası ve suyun oluşturduğu atmosfer insanı dinlendiriyor. Yazın bunaltıcı sıcaklarından kaçmak isteyenler için çok güzel bir ortam sunuyor."



Fotoğrafçılar da ilgi gösteriyor

Fotoğrafçı Murat Doğan da "Bugün gündüz çekimlerimizi gerçekleştirdik. Gece de çadır kurarak yıldız pozlama ve gece fotoğrafları çekmeyi planlıyoruz. Muradiye Şelalesi hem doğal güzelliği hem de sunduğu manzarayla fotoğrafçılar için önemli rotalardan biri" dedi.

En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor

En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemeleri, 7 Ağustos'ta hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacak

04.08.2026 10:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor
En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), en düşük emekli aylığına ilişkin fark ödemelerinin tarihini açıkladı. Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilerek yasalaşan düzenlemeyle en düşük emekli aylığı, 2026 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere 23 bin 552 liraya yükseltildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından maaş ödemeleri takvim doğrultusunda gerçekleştirilirken, zam farklarının ödeneceği tarih de netleşti.

SGK'dan yapılan açıklamada, en düşük emekli aylığının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 liraya yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemelerinin 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacağı bildirildi. Açıklamada, hak sahiplerinin söz konusu fark ödemelerini 7 Ağustos'tan itibaren aylıklarını aldıkları banka hesaplarından çekebilecekleri ifade edildi.

Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı

İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

04.08.2026 10:26:00
AA
 
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Menderes Belediyesinde çıkar sağlamak amacıyla yapı kullanım izni verildiği, inşaat ruhsatı ve imar durumu değişikliği gibi konularda usulsüzlük yapıldığı, "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarının örgütlü şekilde işlendiği tespit edildi.

Bilirkişi heyetinin raporu, saha araştırmaları ve fiziki ile dijital incelemelerin ardından savcılık 16 şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sabah saatlerinde Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Belediye Başkan Yardımcısı M.T, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü İ.Y, Plan Proje Müdürü D.P, Yapı Kontrol Müdürü Ö.Y, eski Plan Proje Müdür Vekili Y.U, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili H.Y., belediye meclis üyesi E.P., belediye personeli Ö.C.K. ve A.B.Y. ile İ.P, M.P. ve A.P. gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan Belediye Başkan Yardımcısı R.S, belediye meclis üyesi F.H. ile eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.D'nin yakalanmalarına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Zanlılar ifade işlemleri için İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."

Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan ekipte yer alan ve Afyonkarahisar'da yakalanan ihraç yüzbaşı terörist Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ö.A., ifadesinde, Karatepe'yi inşaatlarda amelelik yapan gariban birisi olarak tanıdığını söyleyerek, "Kendisini Salih Usta olarak biliyordum, gariban biriydi ve Ramazan aylarında ona erzak yardımı yapıyordum" dedi

03.08.2026 15:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı.

Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile polis tarafından gözaltına alınan ve geçtiğimiz hafta sonu sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan Ö.A., ifadesinde olaya dair her şeyi anlattı.

"Aramızda bir samimiyet oluştu, birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur"

Karatepe'yi teyzesinin oğlu S.G., vasıtasıyla inşaatlarda amelelik yaparken tanıdığını söyleyen Ö.A., "Bu kişiyi Salih usta olarak tanıdım. Zaman içerisinde Salih Usta'yı yani günlük ücret karşılığı amelelik yapması için iş yerimde ve inşaatlarda çalıştırdım. Salih Usta diye tanıdığım Burkay'ın yalnız yaşadığını ve gariban biri olduğunu kendi anlatımlarından ve tavırlarından anladım. Ramazan ayında kendisine erzak yardımında bulunuyordum, Kurban Bayramında da kendisine et yardımında bulunuyordum. Bunları Yarenler Mahallesinde bulunan evine götürüyordum. Bu nedenle aramızda bir samimiyet oluştu. Birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur" dedi.

"Kendisine iş yerinde kullanılmayan telefonu ve hattı verdim"

Ö.A., Karatepe ile yakalandığı hücre evine kendisinin akşam saatlerinde götürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

"Salih usta olarak tanıdığım Burkay beni kayıtlı numarasından farklı bir yabancı numaradan arayarak ev sahibi ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, bu nedenle yeni bir ev aradığını söyledi. Ben Salih Usta'yı İmaret Caminin önünden aldım, sonra bir yemek yedik. Yemek yediğimiz sırada İnaz Deprem Konutlarından ev bulduğunu bana söyledi ve kendisine oraya bırakmamı istedi. Ben de kendisini İnaz Deprem evlerine bıraktım. İnaz Deprem Konutlarına geldiğimizde oranın boş olduğunu, kimselerin oturmadığını, hatta pencerelerin kırık olduğunu gördüm. Sadece bir tane çekyat vardı. Ben Salih Usta'ya 'elektrik, su olmadan nasıl yaşayacaksın'' diye sorduğumda 'Ben burada 3-4 gün geçici olarak kalacağım, buradan manzara izleyeceğim' dedi. Bende telefon olup olmadığını sordu. Ben de iş yerinde kullanılmayan cep telefonunu ve içerisinde takılı olan GSM hattını kendisine verdim. Orada bulunduğum esnada beraber viski içtik. Ardından onun yanından ayrılıp evime geçtim."

"İnternette gezinirken fotoğrafını gördüm ama kendisi 'bu ben değilim' diyerek inkar etti"

Ö.A., şahsın fotoğrafını internette gezinirken gördüğünü ve bunun üzeri ile kendisiyle irtibata geçtiğini belirterek, "Evimde oturduğum sırada cep telefonumda internette geziniyordum. Bir internet sitesinde Salih Usta olarak tanıdığım kişinin fotoğrafını gördüm, emin olamadım. Hemen Salih ustayı arayarak fotoğraftaki kişinin o olup olmadığını sorduğumda 'yok öyle bir şey, 3-4 gün önce dönerci bir çocuk da arayarak o da öyle bir şey söyledi ancak resimdeki kişi ben değilim' dedi. Kısa bir süre sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları evime geldi, bana Burkay Karatepe'yi tanıyıp tanımadığımı sordular. Bana fotoğraf gösterebileceklerini söyleyince ben de 'gösterin' dedim. Fotoğraf gösterdiklerinde ben 'bu Salih Usta' dedim. Bana bu kişinin Cumhurbaşkanına suikasttan arandığını söylediler. Ben de Salih Usta olarak tanıdığım ancak ismini sonradan Burkay Karatepe olarak öğrendiğim şahsın kaldığı ikameti polislere söyledim. Polislerde bu şahsı yakaladılar" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.