logo
11 AĞUSTOS 2026

Ümeyyeoğulları’nın zulmü

İmam Ali: "Allah'a andolsun, Allah'ın bütün haramını helal saymadan, bütün dini bağlan çözmeden bu işi bırakmazlar

11.08.2026 00:03:00
Haber Merkezi
 
Ümeyyeoğulları’nın zulmü
Ümeyyeoğulları’nın zulmü
İmam Ali: "Allah'a andolsun, Allah'ın bütün haramını helal saymadan, bütün dini bağlan çözmeden bu işi bırakmazlar.

Zulümlerinin girmediği bir ev veya çadır; kötü muamelelerinden yıkılmamış, terk edilmemiş bir yurt kalmaz.

Öyle ki sonunda iki çeşit ağlayan belirir: Biri dinine ağlar, öbürü dünyasına. Sizden birinin onları yenmesi, kölenin efendisini yenmesi gibidir.

Gördüğünde itaat eder, görmediğinde aleyhinde konuşur. O çağda en büyük derde uğrayanınız, Allah'a güzel zanda bulunanız olur. Allah size afiyet ve selamettik verirse ona yönelin, derde, belaya uğrarsanız sabredin. Çünkü "akıbet muttakilerindir."(Hud: 49)







Züht ve dünyaperestlikten bahsetmektedir

"Olanlar için (Allah'a) hamd edip, olacaklar için yardımını dileriz. Bedenimizin sağlıklı olmasını dilediğimiz gibi, din konusunda da esenlik dileriz.

Ey Allah'ın kulları! Sizi terk edecek olan bu dünyayı her ne kadar terk etmeyi istemesiniz de sizin de terk etmenizi tavsiye ederim. O, gencelmesini arzuladığınız bedenlerinizi yıpratacaktır.

Sizin ve onun durumu, yolcunun durumu gibidir: Yola koyulur, (daha yolun yarısında) yolu geçtiğini ve varacağı yere vardığını sanır.

Bir hedefe ulaşmak ister ve (henüz daha işin başındayken) hedefine ulaştığını zanneder. Oysa nihai hedefine ulaşmak için henüz uzun bir yolu kat etmesi gerekir.

Hayatı bir gün mesabesinde olan ve o günü geçiremeyecek olan insan neye ümit bağlasın?! Ölüm onu süratle sürükleyip götürür ve farklı etkenler onu zorla, istemeden dünyadan ayrılmaya mecbur eder.







O halde dünyanın yüceliği ve övüncü hususunda yarışmayın. Ziynet ve nimetlerine aldanmayın. Derdinden, mihnetinden sızlamayın. Zira izzeti de övüncü de bir gün biter. Ziyneti de nimeti de bir gün zeval bulur, derdi de mihneti de bir gün sona erer. Dünyadaki her müddetin sonu gelir. Her diri, sonunda fani olur.

Öncekilerin eserlerinde sizi sakındıran bir şey yok mudur? Aklınız varsa evvel geçenlerden ibret alır, geçip gi­denlere bakarsınız. Sizden önce geçip gidenlerin dönme­diğini, yerlerine geçenlerin baki olmadığını görmez misiniz?

Dünya ehlinin çeşitli hallerde akşamını sabah ettiğini görmez misiniz? Birisi ölür, ölüye ağlanır, diğeri kalır, ona da baş sağlığı dilenir, birisi derde uğrar, diğeri ziyaret eder. Birisi can vermek üzeredir. Biri dünyayı ister, hâlbuki ölüm de onu istemektedir.

Birisi gaflet eder, oysa kendisinden gaflet edilmez. Geride kalanlar da geçip gidenlerin izi üzere giderler.

Dikkatli olun, kötü işlere girişeceğiniz zaman lezzetleri yıkanı, arzulan bulandıranı, emniyetleri kıranı hatırlayın. Farz olan hakkı yerine getirmek, sayılamayan ihsan ve nimetlerin şükrünü eda etmek için Allah'tan yardım dileyin."







Resulullah ve Ehl-i Beyt'i hakkında

"Hamd, fazlını halka yayan, onları cömertliği ve ihsanıyla kuşatan Allah'a mahsustur. Bütün işleri için Allah'a hamd ederiz, hakkına riayet edebilmek için yardımını umarız.

O'ndan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederiz. Allah, emrini bil­dirmek, uyarısını söylemek için onu göndermiştir. O da emin olarak eda etmiş, kâmil olarak geçip gitmiş ve aramıza hak bayrağını bırakıp gitmiştir.

Kim, o bayraktan öne düşerse, okun yaydan fırladığı gibi dinden çıkar; kim ondan geri kalırsa, helak olur; kim de onunla birlikte olursa hakka ulaşır. Bu bayrağın kılavuzu (Peygamber'in vasileri) düşünerek konuşur; kıyam hazırlığında sabırlı, ama kıyam anında süratlidir.

Siz ona boyun eğdiğinizde ve saygıyla ona işaret ettiğinizde, ölüm gelip götürür onu. Ondan son­ra Allah'ın dilediği zamana kadar yaşar gidersiniz. Sonunda Allah sizi derleyip toplayan, dağınıklığınızı gideren birini gönderir.

O halde size yönelmeyene tamahlanmayın, her yüz çeviren için de ümitsiz olmayın. Çünkü yüz çevirenin bir ayağı kayşa bile öbürü sabit kalır. Böylece, ikisi sabitleşir (ve düşmez.)

Uyanık olun, gerçekten de Muhammed'in Ehl-i Beyt'i gökteki yıldızlar gibidir. Bir yıldız batarsa, diğeri doğar. Allah lütuflarını üzerinize tamamlayacaktır. Ben, umduğunuza kavuştuğunuzu görüyorum." Nehc'ul Belaga 98-100 Hutbe

Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze

Batı Karadeniz'de 2021 yılında meydana gelen büyük sel felaketinde 65 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin kaybolduğu Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde, 5 yıl geçmesine rağmen vatandaşlar o günü unutamıyor

10.08.2026 12:50:00
İHA
 
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Batı Karadeniz'de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen büyük sel felaketinden en çok etkilenen yerleşim yeri Kastamonu'nun Bozkurt ilçesi olmuştu. Sel felaketinde ilçedeki onlarca bina zarar görmüş, 65 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise kaybolmuştu. Aradan geçen 5 yıl geçmesine ve ilçenin yeniden ayağa kaldırılmasına rağmen, selin bıraktığı acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor.

Sel anını anlatan vatandaşlar o günü unutamadıklarını söyledi.






Selin yara izlerini vücudunda taşıyor

Sel sırasında semt pazarında esnaflık yaptığını ifade eden Mustafa Tezel, yapılan uyarılarının ardından tezgahını toplayarak evine gitmek istediğini ve selin bir anda gelmesinin ardından bir dükkana girerek kurtulduğunu dile getirdi. Mustafa Tezel, 8,5 saat sel ile verdiği mücadelenin ardından askerler tarafından sıkıştığı yerden kurtarıldığını ifade etti. Sel sebebiyle 5 arkadaşının hayatını kaybettiğini söyleyen Tezel, selin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen vücudunda oluşan yaraların izlerini taşıyor.








"8,5 saat selle mücadele verdim"

Sel anını anlatan Mustafa Tezel, "Hanıma, 'sen hükümet konağına git, ben de meydandan eve giderim' dedim. Eve giderken Sınarcık Tepesinde bir kepçe gördüm, 'kepçenin burada ne işi var' dememe kalmadan yukarıdan aşağıya sel geldi. Sel çarparak beni yere yatırdı. Kaçacak yer aradım. Kaçarken bir dükkana girdim. Dükkana girince içeride arkadaşlar can havliyle cama vuruyorlardı. Bende demir vardı, demiri tuttum. Baktım, sel burnuma kadar gelmiş. Suya daldım, baktım ayağımdan başıma kadar sel çıkmış. Üzerimde bir gözlük, bir saat var. Selin daha eseri bacağımda duruyor. 8,5 saat mücadele verdim. Sabah ekipler geldi, 'canlı var mı' diye bağırdılar. Bizi aldılar, meydana getirdiler, battaniye verdiler. Bir süre orada yattık Süleyman Soylu, askerler geldi, Allah razı olsun. Ben böyle asker görmedim. Asker beni temsil ediyor, benim askerim. Sonra askerler gelip evlerimizi, işyerlerimiz temizlediler. Bize elimizi bile sürdürmediler. Hepsinden Allah razı olsun" dedi.








"Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı"
Hayatını kaybeden arkadaşlarını unutamadığını belirten Tezel, "Yakınlarım, arkadaşlarım gitti. Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı. İki kişiyiz, başka kimse yok. Pazaryerindeki arkadaşlarım hayatını kaybetti. Hala unutamadık. Selin eserini vücudumda taşıyorum. Ayağım hep yaraydı. Pantolon, gömlek, kimlik hepsi selde kayboldu. Bir saat, bir de gözlüğüm kaldı. Askerlerden Allah razı olsun, beni selden kurtardılar. Pazaryerinde esnaflardan 5 kişi hayatını kaybetti" diye konuştu.

"Arkadaşımın evindeyken bir baktım kendi apartmanım yıkıldı"

Sel felaketinde evlerinin Ezine Çayı'nın kenarında olduğunu söyleyen Kayra Uhut Turan ise, "Evimiz Ezine Çayı'nın kenarındaydı. O yüzden biz de evde sıkışmıştık. Zabıta arabası gelip anons yapıyordu. Biz evden çıkmadık. Sel bir anda geldi. Evimiz su almaya başladı. Biz de selin içine girip kaçmaya karar verdik ve dışarıya çıktık. Kapıyı sel suyundan dolayı açamıyorduk, zor açtık. Biz çıktıktan sonra bina yıkılmıştı. 8 katlı bina. Biz de selden böyle kurtulduk. Annemin bir tane baktığı yaşlı ağabey vardı, onun evine sığındık. Selin olduğu zamanı hatırlıyorum. Ben arkadaşımın evinde kendi apartmanıma bakarken yıkıldı. Sonra yeni evim TOKİ oldu. TOKİ'den çok memnunum. Yeni evim çok güzel" şeklinde konuştu.








"Allah devletimizde zeval vermesin, Bozkurt ayakta dimdik duruyor"

Sel anında yaşadıklarını anlatan Şaban Demir de, "Selin ilk zamanları kimse tam farkına varmamıştı. Belediye anons yaptı, bizi uyardılar. Ondan sonra dükkanı topladık. Tam kaçarken ben içeri girmiştim. İçeride su seviyesi yavaş yavaş yükseldi. Ben giriş kattaydım. O arada bir arkadaş da içeri girmişti. 'Üst kata çıkalım' dedim. Ben de tam çıkarken içeride su seviyesi yükseldi, benim bulunduğum kata geldi. Aradaki merdivenden üst kata çıktık. Biz kurtulduk zannettik ama maalesef su birinci katı geçti, ikinci kata kadar geldi. İş yeri ağzına kadar su doldu. Yanımdaki komşuyla beraber çıktık. Saat 11.30'da kurtulduk. Şu anda Bozkurt düzeldi. At yapısıyla, dükkanlarıyla yenilendi. Bizim o zaman dükkanımız bu şekilde değildi. TOKİ yaptı. Şu anda daha dayanıklı, daha güzel. Caddemiz de daha bir geniş" ifadelerini kullandı.

Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde

Zonguldak'ın Filyos beldesinde girdiği denizde kaybolan Suriye uyruklu 15 yaşındaki Muhammet Şemali'yi arama çalışmaları ikinci gününde havadan ve karadan devam etti

10.08.2026 11:41:00
İHA
 
Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde
Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde
Ankara'dan tur ile Zonguldak'a gelen 16 yaşındaki Muhammet Şemali, serinlemek için Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde denize girdi. Dalgalar arasında zor anlar yaşayan Şemali'yi kurtarmak isteyen bir yakını da boğulma tehlikesi geçirdi. Yaralı kurtulan yakını A.Ş. hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler denizden ve karadan Şemali için arama kurtarma çalışması başlattı. Gün boyu devam eden çalışmalar gece boyu da karadan devam etti. Bu sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte jandarma, polis ve AFAD ekipleri karadan, denizden ve havadan çalışmalarını sürdürdü.








Arama çalışmalarında gönüllü olarak yer alan Doğukan Bayrak, "Dün akşam kaybolan vatandaş için jandarma arama kurtarma timi 17.00'den beri aramalarını yapıyor. Polis, AFAD geldi. Dün geceden beri biz de vatandaş olarak yardım etmeye çalışıyoruz. Umarım bulunur" diye konuştu.








Şemali'ye ait herhangi bir ize rastlanmazken 3 bot, 2 dron, 36 personelin bölgedeki çalışması sürüyor.








Öte yandan Zonguldak Valiliği 9 - 10 Ağustos tarihleri arasında olumsuz deniz şartları sebebiyle il genelinde denize girişleri yasaklamıştı.

İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik Jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını bildirdi

10.08.2026 11:36:00
İHA
 
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik gerçekleştirilen ortak operasyon sonucu 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını açıkladı.






Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik jandarmamız ve Sahil Güvenliğimiz tarafından düzenlenen ortak operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı organizatörlerinden 4'ü tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yapılan ortak çalışmalar sonucu; yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik Jandarma ekiplerince karadan, Sahil Güvenlik botlarıyla denizden arama tarama faaliyetleri gerçekleştirildi. 






Arama tarama faaliyetleri sonrası düzenlenen operasyon sonucunda; İzmir ve Muğla'da 'Göçmen Kaçakçılığı' ağları ortaya çıkarıldı. Yakalanan düzensiz göçmenler İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edildi ve sınır dışı işlemleri başlatıldı. Yasa dışı göç ile mücadele kapsamında; teknolojinin sağladığı tüm imkanlardan etkin şekilde yararlanarak, göçmen kaçakçılığını organize eden ve bu faaliyetlere aracılık eden kişilere yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Sahil Güvenliğimizi, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıklarını, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığını ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.