logo
06 AĞUSTOS 2026

Umman arabuluculuğunda kritik ilerleme

Dünya genelindeki enerji piyasalarını ve jeopolitik dengeleri derinden sarsan ABD-İran geriliminde önemli bir diplomatik dönüm noktasına gelindi. Umman'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli ticari geçişleri yeniden başlatacak geçici rota koordinatları üzerinde büyük ölçüde mutabakat sağlandı

06.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Umman arabuluculuğunda kritik ilerleme
Umman arabuluculuğunda kritik ilerleme
Al Jazeera'nın diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, İran ve Umman, stratejik Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişini sağlayacak yeni bir çerçeve anlaşmasını sonuçlandırmak üzere. Tahran yönetiminden yapılan açıklamalarda, boğazdan geçecek gemilerin izleyeceği coğrafi koordinatların netleştirildiği ve teknik detayların büyük oranda tamamlandığı belirtildi.

Anlaşma kapsamında, Hürmüz Boğazı'ndan giriş yapacak gemilerin kontrolünün hangi düzeyde İran kara sularına bırakılacağı ve geçiş ücretleri tartışılıyor. İranlı üst düzey yetkililer kargo değerinin yüzde 5 ila yüzde 7'si arasında bir geçiş ücreti talep ederken, Umman bu oranın yüzde 3 civarında kalmasını öneriyor. ABD ise uluslararası sularda herhangi bir geçiş ücreti alınmasına tamamen karşı çıkıyor.


İran şart koştu: "ABD ablukayı kaldırmalı"


CBS News'in aktardığı bilgilere göre, Umman ile varılan rota uzlaşısı tek başına su yolunun tamamen açılması anlamına gelmiyor. İran Dışişleri Bakanlığı, boğazın küresel ticarete tamamen açılabilmesi için öncelikle ABD'nin İran limanlarına yönelik uyguladığı deniz ablukasına son vermesi ve dondurulan İran varlıklarına erişim sağlaması gerektiğini şart koştu.

Tahran yönetimi, Washington ile doğrudan bir müzakere yürütmediklerini, sürecin tamamen Maskat (Umman) üzerinden ikili görüşmelerle ilerlediğini vurguladı.


Trump'tan diplomasi vurgusu ve mühimmat açıklaması


ABD Başkanı Donald Trump, Las Vegas'ta destekçilerine hitap ettiği mitingde konuya ilişkin daha ılımlı bir mesaj vererek diplomasiyi tercih ettiğini belirtti. Trump, "Bir anlaşma yapmayı tercih ederim çünkü insanların ölmesini istemiyorum" ifadelerini kullandı.

Öte yandan Trump, Pentagon'un elindeki hassas güdümlü mühimmat stoklarının tehlikeli düzeyde azaldığına yönelik Amerikan basınında çıkan iddiaları sert bir dille yalanladı. ABD ordusunun "devasa miktarda mühimmata" sahip olduğunu söyleyen Trump, bu bilgileri sızdıranların peşine düşeceklerini açıkladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Fox News'e verdiği mülakatta İran ile yürütülen müzakerelerin "oldukça karmaşık ve zorlu" geçeceğini kabul etti.


Piyasalarda Hürmüz iyimserliği


Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik su yolunda uzlaşı sinyallerinin gelmesi, küresel piyasalarda da karşılık buldu. ABD Başkanı Trump'ın askeri operasyonları askıya alması ve müzakerelere işaret etmesiyle birlikte, son iki günde küresel ham petrol fiyatlarında belirgin bir düşüş kaydedildi.

Güvenpark'ta direniş 25. günde

Ankara Güvenpark'ta rütbeli personelle eşit özlük ve sosyal haklar talebiyle 25 gündür oturma eylemi yapan ve son 5 gündür açlık grevini sürdüren er/erbaş şehit yakınları ile malul gazileri, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ziyaret etti. Meclis gündemindeki "Çerçeve Yasa" tartışmalarının gölgesinde konuşan Özel, "Herkes 'Ben bu düzenlemelerden razıyım' diyene kadar arkanızdayız. Gözünüze bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız" dedi. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu ise "Eğer bu yasada bizi ağlatırsanız size hakkımızı helal etmiyoruz" diyerek siyasi iradeye sert bir rest çekti

06.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark'ta direniş 25. günde
Güvenpark'ta direniş 25. günde
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek Güvenpark'ta toplanan er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gazilerin hak arayışı kararlılıkla devam ediyor. Rütbeli personelle aralarındaki maaş, sağlık hakları, protez kalitesi ve sosyal imkan adaletsizliklerine karşı 13 Temmuz'dan bu yana oturma eylemi yapan kitle, seslerini duyurabilmek amacıyla 4 Ağustos itibarıyla açlık grevi başlattı. Siyasi partilerin yoğun ziyaret gerçekleştirdiği alana gelen son isim, kısa süre önce CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel oldu.


Özgür Özel: "Sorunlar çözülüyormuş gibi yapılması samimiyetsiz"


Güvenpark'taki eylem alanında gazilerin ve şehit ailelerinin alkışlarıyla karşılanan YENİ Parti lideri Özgür Özel, hükümetin Meclis komisyonuna getirdiği yasal düzenlemeleri sert bir dille eleştirdi. Yapılan hamlelerin bir göz boyamadan ibaret olduğunu savunan Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün burada 25 gün sonra bir kez daha birlikteyiz. Eylemin ilk başladığı gün, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş Genel Başkanı olarak son ziyaretimi buraya gerçekleştirmiştim. Bugün ise YENİ Parti Genel Başkanı olarak yanınızdayım. 25 gün boyunca o kararlılığın gereğini yaptınız, beş gündür de açlık greviyle tepkinizi en üst düzeye çıkardınız. Biz sonuna kadar, siz sonuç alana kadar, hakkınız teslim edilene kadar yanınızdayız. Meclis komisyonunda sanki gazilerin ve şehit ailelerinin sorunları çözülüyormuş gibi bir izlenim yaratılmasını samimiyetsiz buluyoruz. Getirilen teklifler sizin taleplerinizi ve beklentilerinizi hiçbir şekilde karşılamıyor."


"Biz gözünüze bakamayacağımız işlerin içinde olmayız"


Konuşmasında Meclis Başkanlığına sunulan ve kamuoyunda büyük tartışma yaratan yeni "Çerçeve Yasa" sürecine de değinen Özel, partisi üzerinde kurulan siyasi baskılara rağmen taviz vermeyeceklerini açıkladı. Hukukçularla birlikte metin üzerinde sabaha kadar çalıştıklarını aktaran Özel, duruşunu şu sözlerle özetledi:

"Biz zor günlerden geçiyoruz. Seçilmiş kadrolarımızın darbe niteliğinde adımlarla uzaklaştırıldığı bir süreçte, bir yandan da Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren kritik bir süreç yürütülüyor. Emin olun meseleyi ve tüm hassasiyetleri en az sizin kadar yakından takip ediyoruz. İlk gün nerede duruyorsak bugün de tam olarak aynı noktadayız. Bizler şehit ailelerinin yanına varamayacağımız, gözlerinin içine bakamayacağımız hiçbir gizli ya da yanlış işin içinde olmayız. Türkiye'de terörün bitmesi, silahların tamamen susması, tek bir silahın dahi terör örgütünün elinde kalmaması ve bir daha hiçbir ocağa ateş düşmemesi için demokratik zeminde adımlar atılmasını sonuna kadar savunuyoruz."

Özel ayrıca, Türkiye genelinde hak mağduriyeti yaşayan er gazi ve şehit yakını sayısının yaklaşık 5 bin 500 kişi olduğunu belirterek, "Madem artık terör olmayacak, madem artık kan akmayacak; o halde bu vatan uğruna kolunu, bacağını, gözünü, canını vermiş bu insanlara haklarını teslim etmek devlet için hiçbir maddi yük değildir. El insaf diyerek Meclis çatısı altında sesiniz olmaya devam edeceğiz" vurgusunu yaptı.


Erdem Çerçioğlu: "Eğer bizi ağlatırsanız hakkımızı helal etmiyoruz"


Özgür Özel'in ardından söz alan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, siyasi partilerin getirdiği alternatif tekliflerin ve hükümetin sunduğu paketlerin mevcut yaraları sarmadığını ifade etti. Çerçioğlu, Meclis'te grubu bulunan tüm milletvekillerine doğrudan seslendiği konuşmasında şu ifadelerle isyan etti:

"Biz Cumhur İttifakı'nın meclise sunduğu kanun teklifini de komisyondaki mevcut yaklaşımları da kabul etmiyoruz. Bizim derdimiz paradan ziyade adaletle ilgilidir, rütbeli personel ile aramızdaki emsal özlük haklarımızın eşitlenmesi mücadelesidir. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu olarak açlık grevimize kararlılıkla devam edeceğiz. Buradan Meclis'teki tüm siyasilere açıkça haykırıyorum: Eğer bu hazırlanan çerçeve yasada şehit ailelerini ve gazileri bir kez daha boynu bükük bırakır, bizi ağlatırsanız, size de bu devlete de hakkımızı helal etmiyoruz!"

Haber kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, Güvenpark'taki çadırlarda nöbetleşe devam eden açlık grevi eylemine Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da daha önce destek ziyaretlerinde bulunarak meclis zemininde hakların savunulacağı sözünü vermişlerdi.

Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı

06.08.2026 16:13:00
AA
 
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Bakanlar, başta sağlık tesisleri ile tıbbi altyapının hedef alınması, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplarının devam etmesi olmak üzere, Gazze Şeridi'nde uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olarak süregelen İsrail ihlallerini en güçlü şekilde kınadı ve lanetledi.

İsrail'in ihlallerinin devam etmesinin uluslararası hukukun ve Gazze Barış Planı'nın ihlali olduğunun altını çizen bakanlar, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahların sınırlandırılmasını da içeren yol haritasını kabul ettiğini duyurmasının ardından ihlallerin devam etmesinin, planın ikinci aşamasının uygulanmasını hedefleyen uluslararası ve bölgesel çabaları sekteye uğrattığına işaret etti.

Bakanlar, ihlallerin siyasi süreci tehdit ettiğini, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme riski taşıdığını belirtti.

İsrail'in uluslararası hukuk ihlalleri
Bakanlar, sivillerin korunmasının, sağlık tesisleri ile sağlık ve insani yardım alanlarında görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasının ve Gazze genelinde insani yardım, tıbbi malzeme ve acil yardım malzemelerinin "derhal güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının" hiçbir koşul altında taviz verilemeyecek ya da zayıflatılamayacak hukuki yükümlülükler" olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılardan, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinden ve "işgal altındaki Kudüs'teki" mevcut statükoyu tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan uygulamalardan "bağımsız değerlendirilemeyeceğinin" altını çizen bakanlar, bu uygulamaların güç kullanarak fiili durum yaratmayı hedefleyen sistematik politikayı oluşturduğunu kaydetti.

Bunların iki devletli çözümün temelini zayıflattığını aktaran bakanlar, söz konusu faaliyetlerin Filistin halkının meşru haklarını "marjinalleştirdiğini" bildirdi.

Bakanlar bu durumun, uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açık bir ihlalini teşkil ettiğini hatırlattı.

Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, özellikle de BM Güvenlik Konseyi'ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'i uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ciddi ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye zorlamak üzere; sivillerin korunmasına, anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunmasına ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde pratik ve etkili önlemler almaları yönündeki çağrılarını yineledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etmeye, bu topraklar üzerinde İsrail egemenliğini dayatmaya veya Filistin halkını zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Bakanlar, adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını da içeren iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu teyit etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi

06.08.2026 13:47:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi. Bakan Fidan, "Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz" derken Suriyeli mevkidaşı Şeybani de istikrara kavuşmuş bir Suriye'nin bölgenin istikrarı için önem teşkil ettiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Fidan ayrıca Gazze Barış Planı konusundaki son gelişmelerle ilgili de bilgi vererek İsrail'in süren saldırılarının plana engel teşkil ettiğini ifade etti. Körfez'deki çatışma durumu ve Hürmüz müzakerelerinin uluslararası toplumun konuya olan ilgisinin dağılmasına yol açtığına dikkat çeken Fidan, "Ama biz ifade ettiğim gibi Türkiye olarak bütün platformlarda oraya yönelik dikkatimizi de olabilecek en yüksek düzeyde tutmaya devam ediyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Oraya has çalışan genel müdürlüklerimiz, arkadaşlarımız, ekiplerimiz var. Burada bir sıkıntı yok. İnşallah İran ve Amerika arasındaki müzakereler bugün bir iyi haberle neticelenir" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Çok sık bir araya gelerek, haberleşerek bu kurduğumuz mekanizmalarımızın çalışmasına yönelik bilgi alışverişinde ve koordinasyon faaliyetlerinde bulunuyoruz. Yaptığımız çalışmalarda görüyoruz ki Suriye'nin giderek daha istikrarlı bir hale geldiğini ve ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin derinleştiğini andan izlemekteyiz. Bu durum bölgemizin ve ülkelerimizin geleceği bakımından da bizlere çok şükür umut vermekte. Suriye'deki olumlu tablo bölgesel sahiplenme anlayışıyla hep beraber hayata geçirdiğimiz müşterek gayretlerimizin bir neticesinde olmuştur.

"Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz"
Daha önce de zaman zaman altını çizdiğimiz gibi Türkiye ile Suriye'nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmemiz mümkün değil. Aramıza sadece 900 küsür kilometrelik bir sınır değil, ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir gelecek var. Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz. Aynı şekilde Suriye'nin herhangi bir köşesinde vuku bulan istikrarı bozucu faaliyetler Türkiye için de bir tehdit teşkil etmekte."

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'nin açıklamaları ise şöyle: "Türkiye'deki kardeşlerimizle tabii ki kısa bir sürede büyük atılımlara imza attık. Bu süreçte bugün yine aynı şekilde ortaklıklarımız arasında ve tabii ki kurumsal çalışmalar üzerinde durduk. Bildiğiniz yüksek stratejik işlerimiz var ve siyasi işlerimiz tabii ki bundan sonra pratik bir projeye dönüşmüştür ve dönüşecektir. Bütün bölgenin yararına olacaktır. İki ülke arasında bir koordinasyon komitesi var; ortak bütün alanlarda bütün meselelerimizi görüşüyoruz.

Türkiye ile birlikte ticari ve ekonomik entegrasyon ve iki ülke arasındaki merkez bankası arasındaki iş birliği çok önemli. İktisadi ve mali konulardaki işbirliğinin artması için iyi bir zemin oluşturmaktadır. 
Türkiye biliyor ki terörle mücadele çok önemlidir. Bu ortaklığımızın en önemli parçasıdır. Şam'ın istikrarı ve devletin egemenliğinin bütün bölgede ve bütün silahların yönetim altında toplanması önem taşımaktadır. Aynı zamanda daha fazla yatırımlar olması için kurumlar arasında birliği sağlanması ve bölgenin milislerden ve terörden arınması da bizim için büyük önem taşımaktadır. Çünkü bildiğiniz gibi burada tabii ki ortak sınırlarımızın da terörden temizlenmesi ve ortak bir şekilde koruması çok önem teşkil etmektedir. Bu sürecin başarıya ulaştırılması ortak çıkarlarımıza hizmet edecektir."

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu

06.08.2026 12:36:00 / Güncelleme: 06.08.2026 12:40:45
Haber Merkezi
 
 İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu
 İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu
İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Teklifin genel gerekçesinde düzenlemenin, süreç kapsamında yapılacak hukuki düzenlemelerin "ilk adımını oluşturan temel çerçeve" olduğu belirtilirken, bunun bir "genel af" niteliği taşımadığı, yalnızca koşullu ve sınırlı bir ceza ve infaz hukuku düzenlemesi olduğu vurgulandı.

Millî Dayanışma ve Toplumsallaşmanın Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi başlığını taşıyan yasa teklifinde 360 milletvekilinin imzası yer alıyor.
 
AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP grupları ile Yeni Yol grubundan dört milletvekili teklife imza attı.
 
Çerçeve yasa cuma günü Meclis Adalet Komisyonu'na gelecek. Teklifin pazar günü de TBMM Genel Kurulu'da görüşülmesi bekleniyor.
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, teklife ilişkin sosyal medya hesabında bir değerlendirme yaptı.
 
Yıldız, teklifin hazırlanış aşamasında ulusal ve uluslararası yüksek yargı içtihatları ve doktrin tartışmaları ile dünyadaki örnekleri göz önünde bulundurduklarını söyledi. 
 
Feti Yıldız, teklifin Türkiye'ye özgür bir model olduğunu anlattı. 
 
Yasa teklifinde 360 milletvekilinin imzası olduğunu anımsatan MHP'li Yıldız, "Teklifin önümüzdeki hafta başında Gazi Mecliste 430'un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan', MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti

06.08.2026 12:26:00 / Güncelleme: 06.08.2026 16:12:53
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi kabul etti.
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.

Yurda sokulmak istenen 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin bu yıl düzenlediği 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi

06.08.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yurda sokulmak istenen 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi
Yurda sokulmak istenen 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin bu yıl düzenlediği 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri, yürüttükleri kaçakçılıkla mücadele faaliyetleriyle milli ekonomiyi korumanın yanı sıra her türlü canlıyı ve doğal yaşamı koruma görevini de sürdürüyor.

Bu yıl gerçekleştirilen 29 operasyonda toplam 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi. Operasyonların en yoğun gerçekleştirildiği nokta İstanbul Havalimanı oldu. İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen 6 operasyonda 51 bin 65 canlı hayvan ele geçirilirken, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ise 1 operasyonda 30 canlı hayvan yakalandı.

Kara sınır kapılarında gerçekleştirilen operasyonlarda Habur Gümrük Kapısı'nda 11 operasyonda 81, Çobanbey Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 6 bin 300, Sarp Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 450, Akçakale Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 350, İpsala Gümrük Kapısı'nda 4 operasyonda 142, Dereköy Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 76, Öncüpınar Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 15, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 6 ve Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nda 1 operasyonda 4 canlı hayvan ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, gümrüklü yer ve sahalarda ele geçirilen canlı hayvanların veteriner sınır kontrol noktalarında görevli Tarım ve Orman Bakanlığı personelince muayene edilerek rapor düzenlenmesini müteakip, yine Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili taşra birimlerine teslim edildiği ifade edildi. Nesli Tehlike Altındaki Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine Yönelik Sözleşme (CITES) kapsamında koruma altında bulunan türlerin kaçak olarak tespit edilmesi halinde ise söz konusu türlerin ilgili kanun uyarınca Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün ilgili bölge müdürlüklerine teslim edildiği ifade edildi.

Bahçelievler'de çöken binanın yanındaki riskli binada yıkım çalışmaları başladı

Bahçelievler'de tedbir amaçlı boşaltılan ve kendiliğinden çöken 4 katlı binanın yanında riskli görülen diğer binanın yıkımına başlandı

06.08.2026 03:00:00 / Güncelleme: 06.08.2026 06:04:04
AA
 
Bahçelievler'de çöken binanın yanındaki riskli binada yıkım çalışmaları başladı
Bahçelievler'de çöken binanın yanındaki riskli binada yıkım çalışmaları başladı

Yenibosna Merkez Mahallesi Taşova Sokak'ta dün kendiliğinden yıkılan 4 katlı binanın yanında bulunan ve çökme anında hasar gören kentsel dönüşüm kapsamındaki boş bina için yıkım kararı verildi.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı sokakta polis, itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ve zabıta ekipleri hazır bulundu.

Yıkıma başlayan ekipler, çalışmaların olduğu alana çıkan sokakları yaya ve araç girişine kapattı.

Bir yandan iş makineleriyle yıkım yapılırken diğer taraftan enkaza su püskürtüldü.

Kentsel dönüşüm kapsamında daha önce boşaltılan binanın kontrollü yıkımı esnasında çevredeki bazı binalarda oturanlar da tedbiren tahliye edildi.

Olay

Yenibosna Merkez Mahallesi Taşova Sokak'ta, 1988 yılında yapılan, 22 daire ve 3 dükkan bulunan binanın önceki gün kolonlarından ses geldiği yönünde yapılan ihbar üzerine belediye ekiplerince boşaltılan 4 katlı binada henüz bilinmeyen nedenle çökme olmuş, enkazda mahsur kalan olup olmadığının belirlenmesi amacıyla köpeklerle arama yapılmış ve çökme anında yan tarafında bulunan boş bina da hasar görmüştü. 

LGS yerleştirmelerinde İstanbul'un zirvedeki 20 lisesi belli oldu

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın ilk yerleştirme sonuçlarına göre, İstanbul Erkek Lisesi 500 tam puanla öğrenci alarak birinci oldu

06.08.2026 01:30:00
AA
 
LGS yerleştirmelerinde İstanbul'un zirvedeki 20 lisesi belli oldu
LGS yerleştirmelerinde İstanbul'un zirvedeki 20 lisesi belli oldu

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 13 Haziran'da uygulanan merkezi sınavın sonuçları, 10 Temmuz'da açıklandı.

Yerleşmek istedikleri liselere 13-27 Temmuz'da tercihlerini yapan öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar için açılan 198 bin 905 kontenjanın 190 bin 473'ünü doldurdu, yerleştirme oranı ise yüzde 95,76 olarak gerçekleşti.

İlk yerleştirme sonuçlarına göre, İstanbul'da en yüksek taban puanla öğrenci alan ilk 20 lise belli oldu.

Buna göre İstanbul Erkek Lisesi 500 tam puanla öğrenci alarak birinci oldu. Almanca bölümüne 500, İngilizce bölümüne 497,75 puanla öğrenci alan Kabataş Erkek Lisesi ikinciliğe, 497,43 puanla öğrenci alan Galatasaray Lisesi ise üçüncülüğe yerleşti.

İlk 20'de iki imam hatip lisesi yer aldı

İstanbul Atatürk Fen Lisesi 494,88 taban puanla dördüncü, Cağaloğlu Anadolu Lisesi 493,35 taban puanla beşinci, Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi 491,85 taban puanla altıncı, Haydarpaşa Lisesi 488,84 taban puanla yedinci, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi 486,28 taban puanla sekizinci, Kadıköy Anadolu Lisesi 483,86 taban puanla dokuzuncu, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 483,43 taban puanla onuncu sırada yer aldı.

İstanbul'da en yüksek puanla öğrenci alarak ilk 20'ye giren diğer liselerin taban puanları şöyle oldu:

"Çapa Fen Lisesi 482,80 puanla 11'inci, Vefa Lisesi 480,10 puanla 12'nci, Beşiktaş Anadolu Lisesi 478,89 puanla 13'üncü, Validebağ Fen Lisesi 477,82 puanla 14'üncü, Burak Bora Anadolu Lisesi 477,09 puanla 15'inci, Yüksel-İlhan Alanyalı Fen Lisesi 474,93 puanla 16'ncı, Pertevniyal Lisesi 474,49 puanla 17'nci, Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi 472,39 puanla 18'nci, Şehit İlhan Varank Fen Lisesi 469,98 puanla 19'uncu, Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 469,51 puanla 20'nci."

Nakil süreci

Öte yandan yerleştirmeye esas birinci nakil için tercihler bugün başladı. Birinci nakil tercihleri, 7 Ağustos'a kadar yapılacak ve sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak.

İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta alınacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

17-26 Ağustos'ta boş kalan kontenjanlara, hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak.

Okul ve kurumlar, yatılılık başvurularını 31 Ağustos-3 Eylül'de alacak. 4 Eylül'de ise yatılılık yerleştirme sonuçları ilan edilecek. 

3 kişinin öldüğü kaza güvenlik kamerasına yansıdı

Küçükçekmece'de İETT otobüsüne çarpan otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetmişti, feci kazanın güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı

05.08.2026 19:00:00
AA
 
3 kişinin öldüğü kaza güvenlik kamerasına yansıdı
3 kişinin öldüğü kaza güvenlik kamerasına yansıdı
Küçükçekmece'de otomobilin yolda duran İETT otobüsüne çarpması sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi.

D-100 kara yolu Edirne istikametinde, Melih Utku Kızıltaş'ın idaresindeki 34 BLN 100 plakalı otomobil, Sefaköy mevkisinde sağ şeritte duran İETT otobüsüne arkadan çarptı.

Kazada, sürücü ile otomobilde bulunan sürücü Melih Utku Kızıltaş, Gökhan Gaş (35) ve Nazlı Cesur (28) araçta sıkıştı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis, çevrede güvenlik önlemi alırken, D-100 kara yolu Edirne istikameti trafiğe kapatıldı.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle bulundukları yerden çıkarılan 3 kişi, kaldırıldıkları hastanede müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Ekiplerin çalışması sonucu otomobil ve İETT otobüsü yoldan kaldırıldı. Yolda temizlik ve kumlama çalışması yapıldı.

Çalışmaların ardından yolun açılmasıyla bölgedeki trafik akışı normale döndü.

Öte yandan, kaza güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Görüntülerde İETT otobüsünün D-100 kara yolunda sağ şeritte durduğu ve otomobilin otobüse arkadan çarptığı görülüyor.


İETT açıklaması


İETT'den yapılan açıklamada, Nikah Sarayı durağı mevkisinde bir aracın İETT otobüsüne arkadan çarpması üzerine olay yerine İETT yetkilileri ile polis ve sağlık ekiplerinin sevk edildiği belirtildi.

Kazada yaralananların sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldığı ancak sivil araçtaki 3 kişinin yaşamını yitirdiği bilgisinin alındığı aktarılan açıklamada, "Kaza sebebiyle kurumumuzca ve adli makamlarca gerekli idari ve adli soruşturma başlatılmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz" ifadeleri kullanıldı.

Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!

1 Nisan'da 81 ilde resmi olarak başlayan 5G döneminde ilk saha verileri geldi. Mobil internet hızları nPerf verilerine göre 4 katına çıksa da kullanıcılar "Her yerde çekmiyor" isyanında. Peki, 5G şu an nerelerde aktif, sinyal alınamayan kör noktalarda ne yapmak gerekiyor? İşte Türkiye'nin dijital dönüşümündeki son durum

05.08.2026 15:30:00
Eyüp Kabil
 
Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!
Her yerde çekmiyor: Türkiye’nin gerçek 5G haritası!
Türkiye, mobil iletişimde çağ atlatması hedeflenen 5G teknolojisine geçişinin üzerinden geçen birkaç aylık süreçte hız testlerinde rekorlar kırıyor. Operatörlerin BTK ihalesi sonrası 700 MHz ve 3,5 GHz frekans bantları için yaptığı milyar dolarlık yatırımlar meyvesini vermeye başladı.

Bağımsız analiz şirketi nPerf'in yayınladığı son raporlar, Türkiye'deki ortalama mobil indirme hızının 43,7 Mb/sn'den 169 Mb/sn'ye fırladığını gösteriyor. Ancak bu hızı her an deneyimlemek henüz mümkün değil.

5G nerelerde çekiyor?

Türkiye genelinde yürütülen kademeli geçiş planı doğrultusunda, yüksek frekanslı baz istasyonları öncelikle insan yoğunluğunun ve ticari faaliyetlerin en tepe noktada olduğu alanlara konumlandırıldı.

Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom altyapılarıyla 81 ilin merkezi meydanlarında ve ana caddelerinde 5G işareti telefon ekranlarında görülüyor.

İstanbul Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM binası ve büyük kulüplerin stadyumları 5G'nin ilk kurulum önceliği avantajıyla tam kapasite ve mükemmel hızla çalıştığı ilk alanlar.

İstanbul'da Beşiktaş, Kadıköy, Şişli ve Üsküdar gibi nüfusun ve veri trafiğinin yoğun olduğu ilçelerin merkezi noktalarında sinyaller aktif durumda. Ankara'da Çankaya, İzmir'de ise Konak ve Alsancak bölgeleri öncelikli kapsama alanında yer alıyor.

5G nerelerde çekiyor, nerelerde çekmiyor?

5G'nin kullandığı yüksek frekans bantları, daha çok veri taşırken sinyal menzilinin 4.5G'ye göre daha kısa olmasına neden oluyor. Bu fiziksel kural, büyükşehir merkezlerinde yoğun kapsama ve yüksek hız sağlarken, Türkiye genelinde ciddi kör noktalar yaratıyor.

İlçe merkezlerinin dışındaki köylerde, tarım arazilerinde ve şehirlerarası otoyolların büyük bölümünde henüz 5G altyapısı bulunmuyor. Kademeli yayılım takvimi nedeniyle bu bölgelerin tamamen kapsanması için en az 2 yıllık bir süre öngörülüyor.

5G sinyallerinin duvarlardan ve kalın beton yapılardan geçme kabiliyeti düşüktür. Sokakta 5G çeken telefonunuz, beton blokların sinyali kesmesi sebebiyle bir alışveriş merkezinin otoparkına veya evinizin iç odalarına geçtiğinde kısıtlı kapsama nedeniyle sinyali kaybedebiliyor ve sık sık 4.5G'ye geçiş yapıyor.

Ana arterlerden uzak, ara sokaklarda kalan ve henüz yeni nesil baz istasyonu montajı yapılmamış mahallelerde dalgalı sinyal sorunları yaşanıyor veya bağlantı tamamen kopuyor.

5G'nin çekmediği yerlerde ne yapmalı?

Eğer cihazınız 5G destekliyor ancak bulunduğunuz yerde sinyal alamıyorsanız, mağdur olmamak ve cihaz performansını korumak için şu adımları izleyebilirsiniz:

1. Şebeke Modunu "Otomatik" Ayarında Tutun: Telefonunuzun hücresel ağ ayarlarından ağ modunu yalnızca "Sadece 5G" yapmak yerine "5G/4.5G/3G (Otomatik Geçiş)" konumuna getirin. Böylece cihaz, 5G bulamadığı an kesintisiz olarak güçlü bir 4.5G bağlantısına bağlanacaktır.

2. Boş Yere Batarya Tüketimini Önleyin: 5G sinyalinin çok zayıf olduğu veya sürekli kopup geldiği bir bölgedeyseniz, telefonunuz sürekli istasyon arayacağı için pili hızla tükenecektir. Bu gibi durumlarda, cihaz ayarlarından şebekeyi geçici olarak "Sadece 4.5G" moduna sabitlemek batarya ömrünü ciddi oranda uzatır.

3. Operatörünüzün Kapsama Haritasını Kontrol Edin: Sürekli bulunduğunuz ev veya iş yerinizde sorun yaşıyorsanız, Vodafone, Turkcell veya Türk Telekom'un güncel "Kapsama Alanı Haritalarını" web sitelerinden inceleyerek bölgenize ne zaman istasyon kurulacağını kontrol edebilir, gerekirse operatörünüze sinyal geliştirme talebi (femtocell veya ek baz istasyonu) iletebilirsiniz.

Bakanlığın vizyon haritasına göre, Türkiye'deki yerli üretim baz istasyonlarının ve altyapı bileşenlerinin payı artırılarak, önümüzdeki iki yıl içinde ülkenin en ücra köşelerine kadar 5G sinyalinin ulaştırılması hedefleniyor. O zamana kadar 4.5G, Türkiye'nin dijital dünyadaki en büyük güvencesi olmaya devam edecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.