logo
21 TEMMUZ 2026

Üniversiteli işsiz sayısı arttı

01.05.2006 00:00:00
 
Kağıt üzerinde büyüyen ekonomi işsizliğe çözüm olmuyor...TÜİK verilerine göre, geçen yıl üniversite mezunları arasında işsizlik oranı 10.2, işsiz sayısı ise 287 bin oldu İşsizlik çığ gibi büyüyor, hükümet "ekonomi büyüyor" masalları okumakla yetiniyor...Milyonlarca işsiz istihdam edilmeyi beklerken AKP iktidarı, üretimi arttırıp işsizliği çözecek hiçbir somut adım atmıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, işsizliğin nedenleri arasında "sürekli nüfus artışı, istihdam yaratıcı iç ve dış kaynaklı yatırımların azalması, geçiş ekonomisi olmaktan kaynaklanan sorunlar ve işgücü niteliğinin düşük olması''nı gösterdi. Bu sorunların çözümünün, günübirlik politikalarla değil, uzun vadeli, ekonomik ve sosyal temelleri güçlü stratejik planlarla olacağına işaret eden Başesgioğlu, hükümetin, işsizlik sorununu öncelikli olarak ele aldığını iddia etti. Bakan Başesgioğlu, TÜİK'in yıllık işgücü anketine göre, 2005'te toplam istihdamın 22 milyon 46 bin kişi olduğunu, bunun 3 milyon 27 bininin kamu sektöründe, 19 milyon 19 bininin ise özel sektörde çalıştığını belirterek, şöyle devam etti: "TÜİK'in açıkladığı istatistik amaçlı bölge sınıflaması-Düzey 1'e göre, Türkiye'de işsizliğin en yoğun olduğu bölge, yüzde 13.8 ile Orta Doğu Anadolu bölgesidir. Bu bölgeyi, yüzde 13.1 ile Akdeniz bölgesi izlemektedir. Bu durumun nedenlerini değerlendirmek açısından bir başka önemli gösterge, tarım dışı işsizlik oranıdır. Buna göre, tarım dışı işsizliğin en yoğun olduğu bölgeler de yine yüzde 22.3 ve yüzde 17 oranlarıyla Orta Doğu Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi'dir. Her iki bölgemizde de tarım işçiliğinin yoğun olması, diğer sektörlerin yörede daha geride kalması nedeniyle, tarım dışı ve genel işsizlik oranı yüksek çıkmaktadır.'' Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Başesgioğlu, TÜİK verilerine göre, 2005'te yüksekokul veya fakülte mezunları arasında işsizlik oranının yüzde 10.2, işsiz sayısının 287 bin kişi olduğunu, 27 Mart'ta açıklanan son istatistiklere göre ise, Kasım-Aralık 2005 ve Ocak 2006 döneminde üniversite mezunları arasında issizlik oranının ise yüzde 10.4 olarak gerçekleştiğini vurguladı. Başesgioğlu, eğitimli gençlerde işsizlik oranının yüksek olmasının, işgücü piyasasının niteliklerinden, eğitim sisteminden ve değişen üretim yapılarından kaynaklanan pek çok nedene bağlanabileceğini ifade etti.

2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme puanlarına göre, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı

21.07.2026 11:54:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026-YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verileri açıkladı.

Buna göre, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i, Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857'si, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370'i sınava katılmadı.

Katılanlardan, TYT oturumunda 246, AYT'de 49, YDT'de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

Yerleştirme puanları

Ortaöğretim Başarı Puanı'nın sınav puanlarına eklenmesiyle hesaplanan 2026-YKS yerleştirme puanlarına göre, TYT'de 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.

Ayrıca, TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısalda 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290, dilde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı. 

Avcılar'da metrobüste yangın

Avcılar'da metrobüsün motor kısmında yangın çıktı. Yolcular kısa sürede tahliye edilirken, yangın söndürüldü

21.07.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
 
Avcılar'da metrobüste yangın
Avcılar'da metrobüste yangın
Avcılar Mustafa Kemalpaşa'da seyir halinde olan metrobüsün motor kısmında yangın çıktı. Yangın nedeniyle metrobüste bulunan yolcular tahliye edildi.

Olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Görevlilerin müdahalesi sonrası yangın söndürülerek soğutma çalışması yapıldı. Yangın nedeniyle metrobüs seferlerinde aksamalar yaşandı. Metrobüs, İETT'ye ait çekici ile olay yerinden çekildi.

Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı

Adana'nın Pozantı ilçesinde, otomobilin trafik ışıklarında bekleyen araca çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı

 

21.07.2026 10:36:00
Anadolu Ajansı
 
Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı
Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı

Metehan Sargın (24) idaresindeki 01 BAP 820 plakalı otomobil, D-750 kara yolunda trafik ışıklarında bekleyen Kemal Ege'nin kullandığı 34 VT 6666 plakalı otomobile çarptı.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada sürücü Sargın öldü, diğer araçtaki Caner Ege, Kemal Ege ve Emre Çakmakcı yaralandı.

Üç yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla 80. Yıl Pozantı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Sürücü Sargın'ın araçta sıkışan cansız bedeni, itfaiye ekiplerince çıkarılarak hastane morguna kaldırıldı.

Yaralılardan Caner Ege ise sevk edildiği Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!


 
İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti. Kamuda çalışanların böyle bir derdi yok.

21.07.2026 09:17:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Dönüşte iş yükü artıyor

Araştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42'si bu soruya dönüşte biriken işler cevabını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Sonuçlar, çalışanların yüzde 85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Tatil, tatil olmaktan çıkıyor

Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştiriyor. İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor.

Çalışanlar kısa tatillere yöneliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. İzin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre Pazartesi ve Perşembe-Cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

2026-YKS'de 2 soru iptal edildi


 
ÖSYM, "21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır" açıklamasını yaptı.
 

21.07.2026 07:14:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:52:41
HABER MERKEZİ/AA
 
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (2026-YKS) 2 sorunun iptal edilerek değerlendirme işlemlerinin yapıldığını bildirdi.



ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, şu ifadeler kullanıldı: "20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır."

 

YKS sonuçları açıklandı


ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" internet adresinden açıklandığını bildirdi.

21.07.2026 06:43:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:03:32
Haber Merkezi
 
YKS sonuçları açıklandı
YKS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının "https://ykssonuc.osym.gov.tr/" internet adresinden erişime açıldığını bildirdi.
 
Ersoy, 2026-YKS sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
 
Yoğun çalışma dönemi geçirerek sınava hazırlanan adayları, onlara destek olan aileleri ve sürece aktif katkı sağlayan tüm eğitim camiasını tebrik eden Ersoy, üniversiteye yerleşeceklerin öğrenimlerini en iyi şekilde tamamlayacaklarına ve ülkeye faydalı görevler üstleneceklerine olan inancının tam olduğunu belirtti.
 
2.5 milyon aday başvurdu
 
YKS'nin tamamlanmasıyla birlikte başlayan heyecanlı bekleyişin bugün itibarıyla sona erdiğini aktaran Ersoy, "Yaklaşık 2.5 milyon adayın başvurduğu YKS sonuçlarını ilan ettik, hayırlı olsun. Sınav sonuçlarını kurumsal web sayfamız 'https://ykssonuc.osym.gov.tr/' linki üzerinden öğrenebilirsiniz. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih sürecimiz başlayacak. 2026-YKS tercih işlemleri, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek." ifadelerini kullandı.
 
Tercih sürecinde adayların ilgi alanları ve yeteneklerini dikkate almalarını, tercih edecekleri alanları iyi araştırmalarını, yayımlayacakları kılavuzdan bölümlere ilişkin bilgileri dikkatlice okumalarını tavsiye eden Ersoy, adayların yapacakları tercihlerin hayırlı olmasını diledi.
 
YKS şampiyonları
 
ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS'de dereceye giren adayları şu şekilde açıkladı:
 
"Temel Yeterlilik Testi (TYT) birincilerimiz; İlker Uyanıker Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-İstanbul, Abdullah Uslu Eskişehir Fatih Fen Lisesi-Eskişehir, Miraç Koşar, Şanlıurfa Fen Lisesi-Şanlıurfa Doğa Erdemir, Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Şerif Efe Dartar, Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.

Kabataş'ın büyük başarısı
 
Alan Yeterlilik Testleri (AYT) birincilerimiz; sayısal alanında Şerif Efe Dartar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, sözel alanında Enes Salahaddin Coşkun Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, eşit ağırlık alanında Tuğsem Bahar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.
 
Yabancı Dil Testi (YDT) birincilerimiz; Almanca Eylül Uyar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, Arapça Ammar Moataz Mohamed Ibrahım Mahmoud Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, Fransızca Sena İlhan Açık Öğretim Lisesi-Denizli, İngilizce Doğa Erdemir Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Rusça Ela Demirel Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi-İstanbul ."
 
Kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranları daha yüksek
 
Ersoy, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adayın 2 milyon 255 bin 76'sının sınava katıldığını, 170 bin 551 adayın ise sınava girmediğini bildirdi.
 
AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 1 milyon 473 bin 113'ünün sınava katıldığını aktaran Ersoy, YDT'ye başvuran 203 bin 640 adaydan da 143 bin 270'inin sınava katıldığını, 60 bin 370 adayın bu oturuma girmediği bilgisini paylaştı.
 
TYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 91.48'inin, TYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 94.21'inin, AYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 88.09'unun, AYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 92.33'ünün sınava katıldığını bildiren Ersoy, YDT'de ise erkeklerde yüzde 63.81, kadın adayların ise yüzde 74.99'unun oturuma katıldığının altını çizerek, tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti.
 
En düşük başarı fen bilimlerinde
 
Ersoy, 2026-YKS'de üç oturumda uygulanan testlerde toplam 680 soru sorulduğunu bildirdi.
 
YKS testlerinin ortalamalarına ilişkin bilgiler veren Ersoy, şöyle devam etti: "2026-TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap sayısı ortalamaları; Türkçe (40 soru) testinde 20.5, sosyal bilimler (20 soru) testinde 10.2, temel matematik (40 soru) testinde 6.8 ve fen bilimleri (20 soru) testinde 4.3'tür.

AYT matematik
(40 soru) testinin ortalaması, 7.0. AYT fen bilimleri testinin ortalamaları; fizik (14 soru) alt testinde 2.7, kimya (13 soru) alt testinde 2.2 ve biyoloji (13 soru) alt testinde 3.0 oldu.

AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinin ortalamaları; Türk dili ve edebiyatı (24 soru) alt testinde 6.1, tarih-1 (10 soru) alt testinde 2.6, coğrafya-1 (6 soru) alt testinde 1.7. AYT sosyal bilimler-2 testinin ortalamaları; tarih-2 (11 soru) alt testinde 1.7, coğrafya-2 (11 soru) alt testinde 2.1, felsefe grubu (12 soru) alt testinde 1.6, (DKAB) din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu (6 soru) alt testinde 1.9 olmuştur. YDT'nin ortalamaları ise; Almanca testinde 43, Arapça testinde 44.3, Fransızca testinde 46.1, İngilizce testinde 37.1, Rusça testinde 56.9 olarak gerçekleşti."

Sözelde kadınlar, sayısalda erkekler daha iyi
 
Ersoy, TYT'deki Türkçe ve sosyal bilimler testinde kadın adayların doğru cevap sayısının ortalaması erkek adaylara göre daha yüksek olduğunu, temel matematik ve fen bilimleri testlerinde ise erkek adayların doğru cevap ortalamasının kadınlara göre daha yüksek gerçekleştiğini belirtti.
AYT'deki 11 alt testten 8'inde erkek adayların ortalamasının, 3'ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek olduğunu aktaran Ersoy, YDT'de ise Arapça ve Rusça dillerinde kadın adayların, Almanca, Fransızca ve İngilizce'de ise erkek adayların ortalamasının daha yüksek sonuçlandığını vurguladı.

Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli tutuklandı

21.07.2026 05:00:00
AA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı
Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 10 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün'ün tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik, şüpheli Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülen 10 şüphelinin savcılıkta ifadeleri alınmıştı.

İfade işlemlerinin ardından şüphelilerden Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderilmişti. AA

Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu

İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen dev "köstebek" operasyonunda, devletin gizli POLNET ve gümrük sistemlerindeki bilgileri rüşvet karşılığı suç örgütlerine sızdıran, aralarında polis ve komiserlerin de bulunduğu 27'si aktif kamu görevlisi 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İşte 5.4 milyar liralık rüşvet trafiğinin detayları...

20.07.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen devasa bir yolsuzluk ve casusluk soruşturması, emniyet ve kamu kurumları içerisine sızan "köstebek" ağını çökertti.

Devletin en mahrem sistemlerindeki gizli bilgileri rüşvet karşılığında silahlı suç örgütlerine servis ettiği tespit edilen şüphelilere yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan 50 şüpheliden 27'sinin aktif kamu görevlisi olduğu öğrenildi.

POLNET ekranını çetelere açmışlar

Yürütülen titiz teknik ve fiziki takip neticesinde, suç örgütü üyelerinin kamu görevlilerine WhatsApp üzerinden "POLNET ekranından sorgulayabilir misin?" şeklinde mesajlar gönderdiği saptandı.

Köstebek olarak nitelendirilen kamu görevlilerinin rüşvet karşılığında, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün POLNET sistemine girerek kişilerin suç kayıtlarını; aranma, yakalama ve Kırmızı Bülten durumlarını; araç sorgulama geçmişlerini ve gümrük sistemleri üzerinden giriş-çıkış ve geçiş bilgilerini usulsüzce sorgulayıp çetelere aktardığı belgelendi.



27 aktif kamu görevlisi ifşa oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, Balıkesir ve Kayseri'de önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.

Gözaltı kararı verilen kamu görevlilerinin listesi ise yapının vahametini gözler önüne serdi. Şüpheliler arasında; 1 komiser, 10 polis memuru, 15 gümrük muhafaza memuru, 2 denetimli serbestlik memuru ve 1 zabıt kâtibi bulunuyor. Ayrıca suç ağının koordinasyonunda rol oynadığı belirtilen 2 avukat ile 21 sivil şüpheli de operasyonun hedefi oldu.

5.4 milyar liralık dev rüşvet trafiği

Soruşturmanın en çarpıcı ayaklarından birini ise işin mali boyutu oluşturdu. MASAK raporları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve sistem log kayıtlarının incelenmesi sonucunda, suç ağları ile köstebek kamu görevlileri arasında dönen rüşvet çarkının büyüklüğü ortaya çıkarıldı. İlk belirlemelere göre, sistemdeki gizli bilgilerin sızdırılması karşılığında tam 5.4 milyar liralık bir rüşvet trafiğinin yürütüldüğü tespit edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilerek sürdürülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Yetkililer, dijital incelemelerin ardından sızıntının boyutunun ve rüşvet trafiğinin daha da netleşeceğini bildirdi.

Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan derneğin eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadesine ulaşıldı

 

20.07.2026 13:51:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde şüpheli Hüseyin Küçük, net tarihini hatırlamadığını, Ahbap Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldığını ve Mayıs 2024'ten sonra da ayrıldığını söyledi.

Derneğin 2022 ile Mayıs 2024 arasında saymanlık görevini yürüttüğünü belirten Küçük, bu süreçte derneğe yapılan bağışların amacına uygun şekilde harcanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalıştığını öne sürdü.

Küçük, deprem döneminde bazı günler 50-60 sözleşme düzenleyip imzaladıklarını, yüzlerce alım işlemi gerçekleştirdiklerini anlatarak, alımların piyasa rayicinin altında olduğunu iddia etti. Küçük, denetimlerde de bu malzemelerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının ortaya konulduğunu savundu.

Ahbap Derneğinin topladığı yardım miktarına ilişkin Küçük, "Bildiğim kadarıyla 4 milyar TL civarında para toplandı. Bu para, depremin ilk gününden itibaren bölgeden gelen ihtiyaçlar çerçevesinde ve özellikle bölgedeki AFAD yetkililerinin, vali ve kaymakamların bize ilettiği ihtiyaç skalasına uygun olarak harcanmış ve deprem bölgesine ulaştırılmıştır." beyanında bulundu.

Küçük, derneğin faaliyetlerinin denetlendiğini öne sürerek, "Hem İstanbul Valiliği hem de İçişleri Bakanlığı tarafından bu süreçleri doğru ve düzgün yaptığımıza dair dernek incelenmiş ve raporlanmıştır. En son 2025 senesinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri incelemelerini yapmış, benim dernek yönetiminden ayrıldığım 2024 Mayıs ayı da dahil olmak üzere herhangi bir suistimal ve problem görmemişlerdir." ifadelerini kullandı.

Derneğe yönelik denetim sürecinde herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Küçük, depremin ilk günlerinde Ahbap Derneğinin yoğun kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle yönetim kurulu olarak tedirginlik yaşadıklarını ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için derneğin denetlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

"Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim"

Derneğin harcamalarının doğru şekilde denetlenmesi amacıyla Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından anlık denetim yapılmasını talep ettiklerini belirten Küçük, "Bu denetim tabii ki o dönemde çok detaylı bir denetim değildi. Biz gelen paranın doğru harcandığı denetlensin diye kendimiz istedik. Bir de uluslararası denetim olsun istedik. İsmini şu an hatırlamadığım bir şirket de denetime geldi. Bu gelen denetim elemanlarıyla önceden bir tanışıklığımız yoktur." ifadelerini kullandı.

Küçük, çek görüntülerinin telefonunda bulunmasına ilişkin ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Ahbap Derneği yönetiminden ayrıldıktan sonra Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına Haluk Levent çek çıkartmış. Bu çekler bir sürü kendi ticari alacak verecek meselelerinde kullanılmış. Tabii ben hem avukat olmam hem Ahbap Derneği eski yönetim üyesi olmam ve Haluk Levent'i tanıyan biri olmam sebebiyle o dönemde bu çekleri Haluk Levent'ten alan bazı şahıslar benim numarama bir şekilde ulaşarak, çeklerin ödenmesi alınmayınca çeklerin görüntüsünü bana atarlardı. Ben de bu çeklerle ilgili bir bilgimin olmadığını söylerdim."

Çeklerin alacaklısıyla veya tarafıyla yan yana gelmediğini iddia eden Küçük, "Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim, hem Haluk Levent'e hem de cirosu olan Yeliz Kaya ile çok esaslı kavgalar ettim. Sadece ve sadece bu olayı doğru bulmadığım için bu tepkiyi gösterdim. Telefonumda bulunan çeklerin bir kısmı, daha sonra bu çekler ödenince Yeliz Kaya tarafından 'Abi bu çekleri toparlıyoruz.' diye bana göndermiş olabilir. Çeklerin kesildiği ve alındığı tarihte ben Ahbap Derneğinde bulunmuyordum." beyanında bulundu.

Küçük, görev yaptığı dönemde Ahbap Derneği Yönetim Kurulunun toplumda saygınlığı bulunan, alanlarında başarılı isimlerden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

"2024 Mayıs ayına kadar Yönetim Kurulunun herhangi bir usulsüzlüğe izin vermesi mümkün değildir. Ekonomik durumları iyi, saygınlıkları üst düzey insanlardır. Zaten dosya kapsamında iddia edilen usulsüzlüklerin tamamı 2024 yılı tarihinden sonradır. Yeni Yönetim Kurulundaki kişilerin hepsi Ahbap çalışanlarından oluşturulmuştur. Daha doğrusu biz Yönetim Kurulundan gönderilerek kendisine 'hayır' diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir Yönetim Kurulu oluşturmuştur. Olayın aslı budur. İş ve işleyişten anlayan biz deneyimli kişileri uzaklaştırıp, iş ve işleyişten uzak kendi kişisel işlerine hizmet edecek bir dernek yapısı oluşturduktan sonra, derneği kullanarak her türlü çek, senet, gayrimenkul işlerine girmiş ve birçok insanı mağdur etmiştir."

Fatih Eke'nin ifadesi

Şüpheli Fatih Eke de ifadesinde, bir dönem kripto borsası ile pay alım satımıyla ilgilendiğini belirterek, 2023 yılının sonlarına doğru reklam amacıyla kurduğu "Nigella Chain" isimli ekosistemi, Haluk Levent'in satın almak istemesi üzerine 2025 yılının başında kendisine sattığını söyledi.

Haluk Levent'in bu coinin ismini "HLK" olarak değiştirdiğini belirten Eke, "Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerin de tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili dava açıldı ve Haluk Levent bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Eke, Haluk Levent ile coin satışı nedeniyle ticari ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda Yeliz Kaya aracılığıyla hesaplarına miktarını hatırlamadığı tutarlarda para gönderildiğini öne sürerek, kalan ödemenin çek karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu tutarın yalnızca bir kısmını tahsil edebildiğini, geri kalanını ise halen alamadığını kaydetti.

Söz konusu satış için toplam 7 milyon dolar karşılığında anlaştıklarını öne süren Eke, kendisine yaklaşık 3 milyon dolar tutarında çek verildiğini, kalan 4 milyon doların ise yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının nakit ve banka hesabı üzerinden gönderildiğini ifade etti.

Eke, ifadesinde şunları söyledi:

"(Haluk Levent) Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ'da bir okul yapmamı istemişti. Adı da Nigella Sörf Merkezi idi. Projeyi satın alınca 1,5 milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi (Haluk Levent) düşüş yaptı. Geriye kalan 1,5 milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını, kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde.' dedim."

Eke, kendi hesabından Yeliz Kaya'ya gönderilen paraların, Haluk Levent'in kendi şirketinin reklam yüzü olması nedeniyle Levent'in talimatıyla Kaya'nın hesabına aktarıldığını öne sürdü.

Şüpheli Fatih Eke, "Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir ve bu ticari ilişkiden kaynaklı da mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum." beyanında bulundu. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.