Ütüyü buzdolabına koymak unutkanlık değil alarm işareti
Hepimiz zaman zaman anahtarlarımızı nereye koyduğumuzu unutabiliyor, bir tanıdığımızın adını hatırlamakta zorlanabiliyor ya da markete neden gittiğimizi birkaç saniyeliğine aklımızdan çıkarabiliyoruz
Ahmet Turan Yiğit





Özellikle yakın geçmişte yaşanan olayların tamamen unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması ve günlük yaşamın sürdürülemeyecek hale gelmesi ciddi nörolojik sorunların habercisi olabiliyor. Uzmanlar, bu belirtilerin hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Her unutkanlık hastalık anlamına gelmiyor
Günlük yaşamın temposu içinde birçok kişi zaman zaman küçük hafıza sorunları yaşayabiliyor. Uzmanlara göre bir eşyanın yerini anlık olarak unutmak ya da bir ismi birkaç dakika sonra hatırlamak çoğu zaman olağan kabul ediliyor.
Ancak durum yakın geçmişte yaşanan olayların tamamen silinmesi noktasına geldiğinde tablo değişiyor. Özellikle birkaç dakika önce yapılan bir konuşmanın hiç yaşanmamış gibi unutulması veya aynı soruların kısa süre içinde tekrar tekrar sorulması dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alıyor.
Asıl tehlike bilgiyi hiç kaydedememek
Uzmanlar, hafıza sorunlarında önemli olanın yalnızca unutmak değil, bilginin zihne kaydedilip kaydedilmediği olduğunu belirtiyor.
Örneğin bir kişi anahtarını nereye koyduğunu unutabilir, ancak biraz düşündüğünde veya ipucu aldığında hatırlayabilir. Buna karşılık ciddi hafıza bozukluklarında bilgi hiç depolanmamış gibi davranılabiliyor.
Bu nedenle yakın döneme ait anıların sürekli kaybolması, sıradan unutkanlıktan farklı değerlendiriliyor.
Ütüyü buzdolabına koymak normal yaşlanma değil
Toplumda sıkça duyulan "Yaşlandıkça unutkanlık olur" düşüncesinin bazı durumlarda yanıltıcı olabileceğini belirten uzmanlar, günlük yaşam becerilerini etkileyen unutkanlıkların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Özellikle yıllardır yapılan rutin işleri yapamamak, faturaları ödemeyi unutmak, ocakta yemeği bırakmak ya da eşyaları tamamen alakasız yerlere koymak ciddi bir uyarı işareti olarak kabul ediliyor.
Uzmanlara göre ütüyü buzdolabına koymak, kumandayı dondurucuya bırakmak veya sürekli aynı eşyayı kaybetmek yaşlılığın doğal sonucu değil, altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir.
Uykusuzluk ve stres hafızayı zorluyor
Unutkanlığın tek nedeni nörolojik hastalıklar değil. Uzmanlar, kronik stres ve yetersiz uykunun da hafıza üzerinde önemli etkileri olduğunu belirtiyor.
Uzun süreli stres altında kalan kişilerde beynin yeni bilgileri kaydetme kapasitesi azalabiliyor. Benzer şekilde kaliteli uyku alınmadığında gün içinde öğrenilen bilgilerin işlenmesi ve depolanması da zorlaşıyor.
Bu nedenle yoğun stres yaşayan veya uzun süredir uyku problemi çeken kişilerde geçici hafıza sorunları görülebiliyor.
Beyin sisi ile demans aynı şey değil
Son yıllarda sıkça konuşulan "beyin sisi" kavramı da çoğu zaman demansla karıştırılabiliyor.
Uzmanlara göre beyin sisinde kişi odaklanmakta güçlük çekiyor, zihinsel yorgunluk hissediyor ve bazı bilgileri hatırlamakta zorlanıyor. Ancak ipucu verildiğinde ya da biraz zaman geçtiğinde unutulan bilgi genellikle geri geliyor.
Demans ve benzeri hastalıklarda ise durum farklı. Çünkü bilgiye ulaşmakta yaşanan sorun yalnızca geçici bir dikkat problemi olmaktan çıkıyor ve hafıza sistemini doğrudan etkiliyor.
Ne zaman uzman desteği alınmalı
Uzmanlar, unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması halinde profesyonel değerlendirme gerektiğini vurguluyor.
Yakın geçmişi sürekli unutmak, aynı soruları tekrar etmek, adres karıştırmak, tanıdık yerlerde yön bulamamak veya günlük işleri tek başına sürdürememek önemli belirtiler arasında gösteriliyor.
Özellikle aile bireylerinin fark ettiği davranış değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Çünkü birçok kişi yaşadığı hafıza sorunlarının farkında olmayabiliyor.
Hafıza sorunları her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmese de bazı belirtiler erken teşhis açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, unutkanlığın yaşam kalitesini etkilemeye başladığı durumlarda "Yaşlılıktandır" diyerek beklemek yerine değerlendirme yaptırmanın, olası hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.










































































