logo
13 ŞUBAT 2026


Uyku vücudu yeniliyor

21.04.2005 00:00:00
Uyku sırasında vücutta yıkıcı hormon salgısının azaldığı ve vücudun 'tam bir restorasyon işlemi' gerçekleştirdiğini belirten uzmanlar, "Uyku adeta vücudu yeniler" dedi.Uludağ Üniversitesi "Uyku Laboratuvarı" sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Karadağ, sağlıklı yaşamın temel şartı sayılan sağlıklı uyku için şu önerilerde bulundu:3 Uykunuz gelmeden yatağa girmeyin3 Yatmadan önce aşırı yemek yemeyin3 Çay, kahve gibi kafeinli içecekleri çok fazla tüketmeyin.Yatakta kitap okunmamasını da tavsiye eden Karadağ, "Kişi, yatağa sadece yatmak, uyumak için girmeli" dedi. Karadağ, derin uykuda, protein sentezinin, hücre mitozunun ve büyüme hormonu salgısının arttığı, buna karşılık adrenalin ve yıkıcı hormon salgısının azaldığını belirtti. Karadağ, "Büyüme hormonunun çocukluk ve gençlik dönemindeki temel belirleyici olmasının yanında, erişkinlerde de kas miktarını artırması, yağ oranlarını azaltması, deriyi gerginleştirmesi ve gençleştirmesi gibi etkileri vardır" dedi.

Taksilerde yeni dönem resmen başladı

Taksilerde basit usul bitti artık KDV, gelir vergisi, stopaj, geçici vergi ödenecek. Taksi Mali Cihazı her yolculuğu anlık kaydedip fiş basacak. Kayıt dışı dönem sona erdi

13.02.2026 10:45:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Türkiye'de ticari taksi esnafını kökten etkileyen vergi düzenlemesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yıllardır basit usulde asgari düzeyde vergi ödeyen taksiciler için gerçek usulde vergilendirme süreci resmen başladı. Bu değişiklik, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, belge düzenini sağlamayı ve kartla ödeme imkanlarını artırmayı amaçlıyor.

Düzenlemenin kapsamı

Tebliğ, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin yıllardır uygulanan basit usul vergilendirme sistemini terk etmesini sağlıyor. Artık taksiciler, KDV, gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve stopaj gibi tüm yasal yükümlülükleri yerine getirecek.

Bu geçiş, özellikle büyükşehirlerdeki şehir içi yolcu taşımacılığını doğrudan etkiliyor ve kayıt dışı kazancın önüne geçmeyi hedefliyor. Düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla basit usulden çıkarılan sektörler arasında taksiciliği de kapsıyor; ancak cihaz zorunluluğuyla entegre bir sistem getiriliyor.

Taksi mali cihazı zorunluluğu

En dikkat çeken yenilik, taksimetrelerle entegre çalışacak "Taksi Mali Cihazı" kullanımı zorunluluğu. Bu cihaz:

- Taksimetreden gelen tutarı otomatik kaydediyor,

- Manuel giriş yapılmıyor,

- Her yolculuk için fiş veya e-belge üretiyor,

- Kartla ödeme (POS) kabulünü zorunlu kılıyor,

- Tüm işlemleri anlık olarak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın elektronik sistemine bildiriyor.

Mevcut taksimetreler ya bu cihaza entegre edilecek ya da cihazın kendisi taksimetre özelliğini taşıyacak. Bağımsız POS cihazları kullanımı yasaklanıyor; tüm kartlı ödemeler tek cihaz üzerinden gerçekleşecek. Cihazların üretimi, satışı, aktivasyonu ve devri GİB sistemine anlık bildirilecek.

Geçiş süreçleri ve son tarihler

Yeni başlayan taksiciler için 30 günlük geçiş süreci uygulanıyor.

Mevcut ticari plaka sahipleri için Taksi Mali Cihazı satın alma ve kullanma zorunluluğu 1 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli. Bu tarihe kadar sisteme entegre olmayan araçlar cezai yaptırımla karşılaşacak.

Cihaz kullanımı başladıktan sonra her yolculuk dijital olarak izlenebilir hale gelecek; yolcular nakit taşımak zorunda kalmadan banka/kredi kartıyla ödeme yapabilecek.

Diğer yükümlülükler

Gerçek usulde vergilendirme ile taksiciler KDV beyannamesi verecek, Gelir vergisi ve geçici vergi ödeyecek ve Stopaj (muhtasar) yükümlülüğü üstlenecek.

Akaryakıt, bakım, tamir gibi giderler vergiden düşülebilecek olsa da, yıllık beyanname, mali müşavir ücreti ve ek maliyetler esnafı etkileyecek. Bazı taksici temsilcileri, vergi yükünün aylık binlerce liraya ulaşabileceğini belirterek çözüm olarak götürü vergi sistemine geçiş talep ediyor. Ancak düzenleme, şeffaflık ve kayıtlı ekonomi adına caydırıcı nitelik taşıyor.

Bu reform, taksi sektöründe dijital dönüşümü hızlandırırken, yolcular için daha güvenli ve modern ödeme seçenekleri sunuyor. Esnaf kesiminden ise maliyet artışı nedeniyle eleştiriler geliyor; bazıları geçiş sürecinin uzatılmasını veya vergi oranlarında indirim bekliyor. Uygulamanın başlamasıyla denetimlerin artması ve cezaların devreye girmesi öngörülüyor. Taksiciler, Resmi Gazete tebliğini ve GİB duyurularını takip ederek hazırlıklarını tamamlamalı.

Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!

Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyonlarda 4,6 milyar lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi

13.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!
Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Bakanlık açıklamasında operasyonlara ilişkin şu bilgilere yer verildi:



"Operasyona ilişkin Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda; Bulgaristan'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere gelen ve transit olarak Gürcistan'a gideceği anlaşılan TIR'da yapılan kontroller neticesinde 886 kilo esrar ele geçirilmiştir.

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda; Hindistan'dan Türkiye'ye gelen konteyner içerisinde 440 bin adet etken maddesi pregabalin ve celecoxib cinsi ilaç yakalanmıştır.



Gürbulak Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Gürbulak Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda; fırça cinsi eşya içerisine gizlenmiş vaziyette 200 kilo metamfetamin ele geçirilmiştir."

Yakalanan uyuşturucu maddelerin imha edildiği aktarılan açıklamada, Gerçekleştirilen bu operasyonlar neticesinde, ülke ekonomisine zarar veren, toplum sağlığını tehdit eden ve özellikle gençlerimizi hedef alan yasa dışı faaliyetlere ağır darbe vurulmuştur.



Gümrükler Muhafaza Teşkilatımız; kamu düzeninin korunması, ekonomik güvenliğin sağlanması ve halk sağlığının muhafazası hedefleri doğrultusunda, kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretiyle mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Olaylarla ilgili olarak Edirne, Mersin ve Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturma başlatılmıştır" açıklamasında bulunuldu.

17 ilde 'kara para aklama' operasyonu: 35 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'kara para aklama' iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 17 ilde operasyon düzenlendi

13.02.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
17 ilde 'kara para aklama' operasyonu: 35 gözaltı
17 ilde 'kara para aklama' operasyonu: 35 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'kara para aklama' iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 17 ilde operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alınırken, söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan ve 13 mesken mal varlıklarına el konuldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 'kara para aklama' iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, bazı şüphelilerin paravan şirketler üzerinden ve gerçek kişilerin paravan olarak açtığı hesapları üzerinden bir organizasyon kurdukları, oluşturulan bu sistemin organizasyonu ve para transfer sisteminin takibi amacıyla arka planda oluşturulan ayrı bir muhasebe sistematiği olduğu, sisteme 'yasa dışı bahis', 'yatırım dolandırıcılığı' ve 'siber dolandırıcılık' gibi suçlardan temin edilen suç gelirlerinin sokulduğu iddia edildi.

Soruşturma kapsamında, bu sistemin suçtan elde edilen değerlerin kaynağından uzaklaştırılıp, çeşitli işlemlere tabi tutmak suretiyle yasal görünüm kazandırılması amacıyla Türkiye'de faaliyet gösteren e-para/ödeme kuruluşları, bankalar, döviz büroları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden oluşturulan profesyonel aklama sistemi olarak değerlendirildi.

Öte yandan ilk aşamada 229 tüzel kişinin 196 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu, 2. aşamada 93 tüzel kişi ve Özbey Şirketler grubuna bağlı olan 8 şirketin dahil olduğu, 3. aşamada ise 157 tüzel kişinin 65 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu tespit edildi.

Soruşturma çerçevesinde İstanbul merkezli Adana, Ankara, Batman, Bilecik, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, İzmir, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Tekirdağ ve Tokat olmak üzere 17 ilde toplam 58 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alındı. 8 şüphelinin yurt dışında olduğu, 4 şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.

Ayrıca söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan, 13 mesken mal varlıklarına el konuldu. Diğer şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.

İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Yeni Foça bölgesinde gece başlayan şiddetli sağanak yağış su baskınlarına neden oldu

13.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 07:10:40
İHA
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
Fevzi Çakmak Mahallesi'nde bulunan Şavklı Dere ve Sıcak Dere'nin taşması sonucu sahil şeridi, pazaryeri ve iç mahalle sokakları sular altında kaldı.



Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yağışla birlikte dere yataklarından taşan çamurlu sular yerleşim yerlerine yayıldı.



İç kesimlerdeki cadde ve sokaklar derelerden gelen çamurlu sularla kaplanırken, sahil şeridinde ve mahalle aralarında park halindeki bazı araçlar su içinde kaldı. Sahil bandındaki dükkanları ve evlerin zemin katlarını su bastı.



Yağışın halen devam ettiği bölgede sahil yolu ve mahalle aralarındaki sokaklarda su seviyesi yükseliyor. Park halindeki çok sayıda araç su içinde kalırken, Yağışın halen devam ettiği Bölgedeki taşkın ve su baskınları etkisini sürdürüyor.

Tatlıses için saray konforunda lüks araç


 
 
Türk müziğinin efsane ismi, sahnelerin “İmparator”u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan ultra lüks VIP araç tamamlandı. Normal şartlarda 4 ay sürebilecek üretim süreci, 40 kişilik uzman ekibin çift vardiya halinde yürüttüğü yoğun ve titiz çalışma sayesinde yalnızca 1 ay gibi rekor bir sürede bitti.
 

12.02.2026 15:37:00
ÖNDER YILMAZ
Tatlıses için saray konforunda lüks araç
Tatlıses için saray konforunda lüks araç

Türk müziğinin yaşayan efsanelerinden, sahnelerin "İmparator"u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan yeni nesil VIP araç, hem tasarım süreci hem de sunduğu üst düzey konfor detaylarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kişiye özel mühendislik, ileri teknoloji ve lüks donanım unsurlarının bir araya getirildiği araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesinde; sanatçının yoğun sahne temposuna uyum sağlayan mobil bir yaşam alanı olarak tasarlandı. VIP araç tasarımı alanında dünyaca bilinen Ertex Otomotiv ve Türkiye'nin köklü oto iç dizayn firmalarından Arteksan'ın katkılarıyla hazırlanan araç, tamamen İbrahim Tatlıses'in ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildi.



Hareket kısıtlılığı yaşıyor

14 Mart 2011'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hareket kısıtlılığı yaşayan 74 yaşındaki İbrahim Tatlıses'in konforunu üst seviyeye taşımak ve günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanan araçta, kullanım kolaylığı ve maksimum konfor ön planda tutuldu. İbrahim Tatlıses'in özellikle küçük araçlara binmekte zorlanması nedeniyle aracın genişliği, yüksekliği ve erişim kolaylığı özel olarak planlandı. Bu doğrultuda araca entegre edilen özel asansörlü koltuk sistemi sayesinde koltuk zemine kadar inerek sanatçının araca rahatça binmesini sağlıyor. Aynı koltuk aynı zamanda yatak formuna dönüşerek uzun yolculuklarda ve konser sonrası dinlenme süreçlerinde maksimum konfor sunuyor. Araç içerisinde bordo tonlarında özel deri kaplamalar tercih edilirken, yıldız tavan LED aydınlatma sistemi, döner VIP koltuk mekanizması, şoför kabini ile yaşam alanını ayıran makam bölmesi, televizyon, internet, bilgisayar sistemi ve özel soğutma donanımlarıyla üst segment bir konfor alanı oluşturuldu. İç mekân tasarımında kullanılan renklerin ve malzemelerin tamamı İbrahim Tatlıses'in kişisel talepleri doğrultusunda belirlendi.

Şarkıları çalındı

Aracın üretim sürecinde duygusal bir detay da dikkat çekti. Tasarım ve üretim aşamasında tesis içinde sürekli İbrahim Tatlıses'in şarkıları çalındı.
Aracın test ve teslim sürecine bizzat katılan İbrahim Tatlıses, özellikle yatak olabilen koltuk sistemi, yıldız tavan tasarımı ve ambiyans aydınlatma detaylarından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Aracı ilk kez gördüğünde beğenisini açıkça dile getiren Tatlıses'in, tasarım ve donanım detaylarının beklentilerinin de üzerinde olduğunu belirttiği öğrenildi.

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı
 

11.02.2026 16:04:00
Haber Merkezi
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı. Mahkeme, Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma sabah saatlerinde başladı. Tutuksuz yargılanan Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle kalp pili taşıdığını belirterek savunmasında suçlamaları reddetti. Barım, "Ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı biriyim. Dosyada somut delil yok, beraatimi talep ediyorum. Tahliyem için teşekkür ederim, ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum" dedi. Barım, daha önce 1 Ekim'de sağlık gerekçesiyle tahliye edilmişti.

Savcılık ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti

Savcılık, esas hakkındaki mütalaada suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. İddianamede ise Barım'ın Gezi Parkı eylemlerinde aralarında Serenay Sarıkaya, Hande Erçel gibi isimler bulunan sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu öne sürülerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istenmişti.

Mahkeme heyeti, Barım'ı doğrudan fail değil "yardım eden" sıfatıyla değerlendirdi. Temel ceza 15 yıl olarak belirlendi; iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Barım'ın hükmen tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi; tutuklama uygulanmadı. Ancak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri devam edecek.

Karar, İstinaf Mahkemesi'nde temyiz edilebilecek. Gezi Parkı dosyaları kapsamında Barım'ın davası, muhalefet ve sivil toplum tarafından "siyasi" olarak nitelendirilirken, resmi kaynaklar "delillere dayalı yargılama" vurgusu yapıyor.

Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı

Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanlığına getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç'tan devraldı. Gürlek, "Türkiye Yüzyılı'nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

11.02.2026 15:41:00
AA
Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı
Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanlığına getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç'tan devraldı.

Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen devir teslim törenine, Gürlek ile Tunç'un yanı sıra Bakanlık bürokratları katıldı.

Törende konuşan Tunç, 4 Haziran 2023'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini, bugün de onur ve gururla görevini Gürlek'e devrettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyaset yolculuğunun uzun bir zamana yayıldığını, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana farklı görevlerde bulunduğunu anlatan Tunç, "Aradan geçen 2,5 yıldan fazla bir zamandır sizlerle beraberiz. Adalet teşkilatının kapasitesini güçlendirmenin onur ve gururunu yaşadık." dedi.

Türkiye'nin son 23 yılda gelişmeye devam ettiğini, demokratik kalkınmasını sürdürdüğünü dile getiren Tunç, bu kapsamda Anayasa ve yasalardaki reform çalışmalarıyla demokratik hukuk devletinin tahkimi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Makamların "milletin emaneti" olduğunu ifade eden Tunç, Bakan Yardımcılığı döneminde mesai arkadaşlığı yaptığı Gürlek'e yeni görevinde başarılar diledi.

"Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz"

Akın Gürlek de Adalet Bakanlığı görevini kendisine tevdi eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugüne kadarki emekleri için Yılmaz Tunç'a teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de hukuk ve adalet alanında önemli reformların hayata geçirildiğini anımsatan Gürlek, yargı reformları, insan hakları eylem planları ve dijital adalet altyapısındaki gelişmelerin adalet sisteminin güçlendirilmesine katkılar sunduğunu söyledi.

Adalet sisteminin vatandaşların ortak güvencesi olduğuna işaret eden Gürlek, "Türkiye Yüzyılı'nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya, dijital altyapıyı güçlendirmeye, hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Görev değişiminin "bayrak yarışı" olduğunu dile getiren Gürlek, emaneti daha ileri taşımanın gayreti içerisinde olacağını kaydetti. Gürlek, "Yargı mensuplarımız, akademi, barolar, sivil toplum ve milletimizle istişare içinde çalışarak, daha güçlü bir hukuk devleti için gayret göstereceğiz." ifadelerini kullandı.

"Sorunların çözülmesi için gayret göstereceğim"

Kendisinin yargı teşkilatının içinden geldiğini, hakimlik ve savcılık yaptığını anımsatan Gürlek, "Hakim, savcı arkadaşlarımızın sorunlarını çok yakından takip ediyorum. İnşallah bu sorunların da çözülmesi için elimden gelen gayreti göstereceğim." şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Gürlek ve Tunç, birbirlerine çiçek takdim etti.

Devir teslim törenine, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar ve Halit Yerebakan ile AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da katıldı.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.