logo
24 AĞUSTOS 2026

Vatandaşlar korona virüsten kaçtı, soba satışları arttı

Kayseri'de vatandaşlar korona virüs döneminde bağ evlerine akın edince soba satışları arttı.

27.11.2020 08:50:00
 
Vatandaşlar korona virüsten kaçtı, soba satışları arttı
Vatandaşlar korona virüsten kaçtı, soba satışları arttı
Kayseri'de vatandaşlar korona virüs döneminde bağ evlerine akın edince soba satışları arttı.

Kayseri'de, korona virüs ile mücadele kapsamında, sokağa çıkma kısıtlamasının başlaması üzerine köylerine ve bağlarına giden vatandaşların sobaya olan ihtiyaçlarının artması ile birlikte soba satışlarında artış yaşandı. Eski Sanayi Bölgesi'nde sobacı üretimi ve satışı yapan Mustafa Emre Karabaşoğlu, vatandaşın korona virüsten dolayı bağ evlerine ve yaylalara gittiğini, o bölgelerde de doğalgaz olamadığı için sobanın tercih edildiğini söyledi. Karabaşoğlu, "Günümüzde korona virüsten dolayı insanlar, toplu yaşamdan ziyade, dağınık yaşama döndü. Bağ evlerini, yayla evlerini yani biraz daha insanlardan uzak kesimlere yöneldi. Bu bölgelerde de doğalgaz bulunmadığı için soba talep ediliyor. Fırınlı, kuzineli, şömineli ekmek pişiren soba çeşitleri istenmeye başlandı. Geçtiğimiz yıllara göre bu sene biraz daha hareketli gidiyor. İnsanlar sobayı biraz daha tercih ediyor' ifadelerini kullandı.

İnsanların en çok kuzineli sobaları tercih ettiğini söyleyen Mustafa Emre Karabaşoğlu, "Sobada en çok kuzineli olanlar tercih ediliyor. Sobalarımız basit olan 350 TL'den başlıyor. Modeline ve kalitesine göre mesela tamamen döküm, şömineli ve ağırlığı ortalama 180-190 kilo olan sobalar yaklaşık olarak 4 bin 600 TL civarında seyir ediyor. En pahalı modelimiz şu anda 8 bin 800 TL. Özelliği ise tamamen döküm, dayanıklılığı yüksek, görseli güzel ve dayanıklı, ömürlü olması en büyük avantaj. Doğalgaz çıktıktan sonra doğal olarak, sobadaki satışlarda ve kullanımlarda düşüş oldu ancak geçtiğimiz yıllara göre bu sene korona virüs sebebi ile insanlar biraz daha seyrek yaşadığı ve sobayı tercih ettiği için birde sobaya olan özlemden dolayı insanlar bu yıllarda sobayı biraz daha çok tercih ediyor' diye konuştu.İHA

Ankara Mamak'ta yangın

Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.

23.08.2026 23:39:00 / Güncelleme: 23.08.2026 23:42:48
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara Mamak'ta yangın
Ankara Mamak'ta yangın
Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.

Yangın, Mamak ilçesi Başak Mahallesi Hüseyingazi semtinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenden ötürü saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangını söndürmek için müdahale devam 

18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını bildirdi

23.08.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 18 ilde siber suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 77 şüpheliden 37'sinin tutuklandığını açıkladı.

Konuya ilişkin bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "18 ilde 'Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Bilişim Suçlarıyla Mücadele, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 37'si tutuklandı. 17'si hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 18 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, sosyal medya platformları üzerinden kapora bedeli gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi.

Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul, Adana merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı

23.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik başlatılan soruşturma kapsamında ilk etapta 32 kişi gözaltına alınmıştı. Takip eden 3 günde yapılan ek gözaltılarla birlikte adliyeye sevk edilen 56 kişiden 3'ü serbest bırakılırken, 51 şüpheli hakkındaki işlemler devam ediyor.

Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eşzamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınanlara, "suç örgütü kurma ve yönetme," "örgüt üyeliği," "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama," "nitelikli dolandırıcılık," "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltiliyor.

'Furkan Hareketi'ne operasyon
Geçen hafta vakfın kurucusu ve başkanı Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilerek arama yapıldı. Arama işlemlerinin ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul ile birlikte çok sayıda vakıf üyesi gözaltına alındı.

Gözaltı kararlarına Furkan Hareketi ve Kuytul'un sosyal medya hesapları üzerinden tepki gösterildi. Kuytul adına 22 Ağustos'ta X platformundan yapılan açıklamada suçlamalar reddedilerek şu ifadelere yer verildi: "Bu hareket alnının akıyla, suç işlemeden mücadelesiyle; emniyet de bu zulmüyle Türkiye tarihine geçiyor."

Ayrıca operasyon sürecinde Kuytul'un avukatlarının da gözaltına alındığı ve ifadesinin avukatsız alındığı öne sürüldü. Kuytul'un bu uygulamayı "savunma hakkının gaspı" olarak değerlendirdiği aktarıldı.

'Furkan Hareketi' ve Kuytul'un sosyal medya hesaplarına şu anda Türkiye'den erişim sağlanamıyor.

Soruşturmanın hukuki boyutuna ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü dosya kapsamında 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını ve vakıfla bağlantılı 5 şirkete kayyum atandığını duyurdu. Bakan Gürlek, operasyonun niteliğine dair yaptığı değerlendirmede soruşturmanın "herhangi bir dini grubu, inancı veya düşünceyi" hedef almadığının altını çizdi.

Suçlamalar neler?
Adana merkezli faaliyet gösteren Furkan Vakfı, bünyesinde "Hocaefendi" olarak anılan kurucusu Alparslan Kuytul ile özdeşleşmiş bir yapı olarak biliniyor.

Grup, son yıllarda iktidara yönelik sert eleştirilerinin yanı sıra sık sık karşı karşıya kaldığı polis müdahaleleri ve adli soruşturmalarla gündeme geliyordu.

Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!

Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor

23.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor. Birçok yurtta oda ücretine dahil olan yemek ve çamaşır hizmetleri artık ekstra ücrete tabi tutuluyor.

Üniversitelerin açılmasına kısa bir süre kala, ailelerin ve öğrencilerin en büyük kabusu haline gelen barınma krizi yeni bir evreye geçti.

Geçen yıla oranla katlanan yurt fiyatlarının şokunu atlatamayan öğrenciler, kapıdan içeri adım attıklarında acı bir sürprizle karşılaşıyor. Artık sadece "başını sokacak bir oda" satın alabildiklerini belirten öğrenciler, en temel insani ihtiyaçlar için bile her ay ucu açık faturalar ödemek zorunda kalıyor.

"Kullandığın Kadar Öde" Dönemi



Geçmiş yıllarda oda fiyatının içinde standart olarak sunulan sabah kahvaltısı ve akşam yemeği hizmeti, bu yıl birçok özel ve vakıf yurdunda sistemden çıkarıldı. "Maliyet artışı" gerekçesiyle "kullandığın kadar öde" ya da "kartlı yemek" sistemine geçen yurtlar, öğrencileri kampüs dışındaki pahalı restoranlara ya da sağlıksız hazır gıdalara mahkum ediyor. Öğrenciler, sadece beslenme için aylık oda kirasının yarısı kadar ek bir bütçe ayırmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Çamaşır Yıkamak Bile Lüks Oldu

Faturayı kabartan bir diğer gizli kalem ise çamaşırhaneler oldu. Daha önce ücretsiz ya da sembolik jetonlarla dönen çamaşır yıkama ve kurutma makineleri, artık seans başına ücretlendiriliyor.

Bir öğrencinin haftalık çamaşır, kurutma ve deterjan masrafı aylık bazda ciddi bir yüke dönüşmüş durumda. Bazı yurtlarda ise odalardaki buzdolabı ve klimalar için elektrik kotası konulduğu, kotayı aşan öğrencilere ay sonunda "enerji aşım faturası" kesildiği iddia ediliyor.

Öğrencileri Ne Bekliyor?

Bu ek masraflarla birlikte aylık gideri tahmin edilen bütçenin çok üzerine çıkan binlerce öğrenci, daha şimdiden kayıt dondurarak memleketine dönmeyi düşünüyor.

Yurt yemekhanesindeki pahalı menüleri alamayan öğrenciler, öğün atlayarak bütçe dengelemeye çalışacak. Bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.

Yurtların ağır mali şartlarından kaçan öğrenciler, birkaç kişi birleşerek standardı çok düşük, güvenli olmayan bodrum katı evlere çıkmak zorunda kalacak.

"Sadece Dört Duvar Satın Alıyoruz"

Sosyal medyada duruma tepki gösteren bir üniversite öğrencisi, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetliyor: "Yurt ücretini ailem borç harç ödedi. Ancak buraya geldiğimde çamaşırın paralı, yemeğin ekstra olduğunu öğrendim. Biz yurttan hizmet değil, sadece dört duvar satın alıyoruz. Bu gidişle okulu bırakmak zorunda kalacağım."

Binlerce çocuk kamplarda buluştu


 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yaz tatilinde çocukları sporla ve doğayla buluşturduğu İBB Doğa Kampı sona erdi. İki ay boyunca yapılan kampta 8 bini aşkın çocuk bisikletten okçuluğa, oryantiringden doğada yaşam eğitimlerine birçok aktiviteye katıldı.

22.08.2026 10:37:00
Murat Çorbacı
 
Binlerce çocuk kamplarda buluştu
Binlerce çocuk kamplarda buluştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2021'den bu yana her yıl düzenlenen Doğa Kampı'nın altıncısı sona erdi. Eyüpsultan Belediyesi Çiftalan Gençlik Kampı'nda 29 Haziran'da başlayan kamp, sekiz hafta boyunca 8 binden fazla çocuğu doğayla ve sporla buluşturdu.
İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul koordinasyonuyla düzenlenen kampta, yorucu bir eğitim-öğretim yılını geride bırakan 9-13 yaş arası çocuklar, sekiz hafta boyunca hem fiziksel hem zihinsel gelişimlerine katkı sunan aktivitelerle unutulmaz bir yaz tatili geçirdi.

Her şey vardı

Tamamen ücretsiz olarak düzenlenen kampta, gün başına 215 çocuk ağırlandı ve katılımcılara her gün üç öğün yemek servisi sunuldu. Çocuklar kamp süresince; bisiklet sürüş, okçuluk, oryantiring, tırmanma, doğada yaşam eğitimleri, drama atölyeleri ve atletizm gibi birçok farklı branşta eğitim alma ve kendilerini geliştirme fırsatı buldu.
Alanında uzman 24 eğitmenin görev aldığı kampta, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerine katkı sağlamak, grup içi dinamiklerini desteklemek amacıyla pedagoglar da hazır bulundu.

Teknoloji yoktu

Çocuklara erken yaşta sorumluluk duygusu, takım ruhu, sevgi, saygı, paylaşma, yardımlaşma ve çevre bilinci aşılamayı hedefleyen İBB Doğa Kampı, minik İstanbullulara dijital ekranlardan ve teknolojiden uzakta, tamamen doğanın kalbinde vakit geçirme imkânı sundu.
İstanbul'un dört bir yanından kampa katılımı kolaylaştırmak amacıyla, Avrupa ve Anadolu Yakası'ndaki 8 farklı transfer merkezinden kaldırılan ücretsiz servislerle çocukların güvenli ve konforlu bir şekilde alana ulaşımı sağlandı.

Kampın çocuklara hareket bilinci aşılamak adına önemine değinen İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, "Spor kültürünü tabana yaymanın ve aktif bir şehir yaşamı sağlamanın yolu, çocuklarımıza erken yaşta hareket bilincini aşılamaktan geçiyor. Her yıl yaz tatilinde düzenlediğimiz Doğa Kampı ile İstanbul'un çocuklarına sadece spor yaptırmıyor; teknolojiden uzakta takım ruhunu, sorumluluk almayı, paylaşmayı ve doğayla uyum içinde yaşamayı da öğretiyoruz. Bu yıl da sekiz hafta boyunca uzman eğitmenlerimiz ve pedagoglarımız eşliğinde 8 binden fazla çocuğumuzu Doğa Kampı'nda misafir etmekten büyük bir mutluluk duyduk. Çocuklarımızın eğlenceli zamanlar geçirmesinin dışında fiziksel, zihinsel ve pedagojik gelişimlerini de destekleyen bu tür projelerimizi çeşitlendirerek hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi.

8 binden fazla çocuk katıldı

İBB Sportif Değerlendirme Müdürü İlker Öztürk, bu yıl düzenlenen Doğa Kampı'nın büyük ilgi gördüğünü belirterek, projeye 8 binden fazla çocuğun katıldığını söyledi.
Çocukların kamp boyunca hem doğayı tanıdığını hem de sporla iç içe bir deneyim yaşadığını vurgulayan Öztürk, "Doğada yaşamdan oryantiringe, okçuluktan tırmanışa, atletizmden bisiklete kadar birçok farklı aktiviteyle çocuklarımız hem spor branşlarını deneyimledi hem de doğayı keşfetti. Ama bizim için en önemlisi; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğrenmeleri oldu." ifadelerini kullandı.

Drama atölyelerinin de çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Öztürk, "Çocuklarımızın ekranlardan uzaklaşıp doğanın içinde vakit geçirmelerini istedik. Burada sporun farklı branşlarını deneyimlerken aynı zamanda kendilerini ifade etmeyi, iletişim kurmayı ve özgüvenlerini geliştirmeyi de öğrendiler. Öğrenmenin hayatın içinde de mümkün olduğunu birlikte gördük" diye konuştu. Gelecek yıllarda Doğa Kampı'nı daha da büyütmeyi hedeflediklerini belirten Öztürk, "Bu projeyi her yıl geliştirerek daha fazla çocuğumuzu doğayla ve sporla buluşturmak istiyoruz. Çocuklarımız için bunu yapmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyorum" dedi.

Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara'nın Beypazarı ilçesindeki Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında 1 işçinin öldüğü, 4'ü ağır 11 işçinin yaralandığı, 9 kişinin de etkilendiği maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

22.08.2026 02:00:00
AA
 
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir. Olay mahalline jandarma, emniyet, itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir. Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır. Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir."

Yaralı işçilerden bir bölümünün getirildiği Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Selahattin Bıçak, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hastaneye intikal eden yaralıların bilincinin açık olduğunu söyledi.

Ankara Valisi Canbolat, yaralıları ziyaret etti

Ankara Valisi Yakup Canbolat, maden kazasında yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Beypazarı Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti.

Yaralıların durumuna ilişkin bilgi alan Canbolat, gazetecilere yaptığı açıklamada, kazanın saat 18.00 sıralarında bir kömür bloğunun düşmesi sonucu oluşan hava basıncından kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Kazada maalesef 1 vatandaşımızı kaybettik. O hala o galeri içerisinde. Savcımız, bilirkişiyle birlikte girip o kardeşimizin cenazesini de çıkaracaklar. Olayda toplamda 20 kişi etkilendi. Bunun bir kısmı yaralı, bir kısmı da içerideki dumandan, gazdan, kömür etkisinden ve basınçtan etkilenmeler oldu. Bunlardan 4 vatandaşımızın durumu ağır, 2'si Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi. İçerideki 2 hastamızın da Etlik Şehir Hastanesine sevkleri tamamlandı, onlar da gönderilecek.

Diğer hastalarımızın genel durumu iyi, onlara Allah'tan şifa, vefat eden vatandaşımıza rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Bu olay her boyutuyla, adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir, bir kusur var mıdır, neden dolayı oluşmuştur' Bunlara bilirkişi incelemesi, adli ve idari inceleme sonucunda karar verilecek. İnsanlarımızın şundan müsterih olmasını istiyoruz; konu her yönüyle mutlaka araştırılacak, yanlış yapılan bir şey varsa da onun gereği yapılacaktır."

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ankara ili Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji sahasında, ilk belirlemelere göre maden işletmesinde kullanılan basınçlı hava sisteminde meydana gelen patlama sonucu 1 işçinin hayatını kaybettiği, 4'ü ağır olmak üzere toplam 11 işçinin yaralandığı olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde mülhakat Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca derhal soruşturma işlemlerine başlanmış olup, soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla Beypazarı Cumhuriyet Başsavcısı koordinesinde 2 cumhuriyet savcısı ile alanında uzman bilirkişiler görevlendirilmekle, olayda kusur veya sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin tespiti, delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturma işlemleri titizlikle yürütülmektedir." 

İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası


 
 
İsrail ile Suriye arasında uzun süredir 'gizli' ya da 'dolaylı' olarak yürütülen görüşmelerin merkezinde Türkiye yer alıyor. İsrail, anlaşma şartı olarak Suriye'den Türkiye ile özellikle askeri ilişkilerini minimum seviyeye indirmesini istiyor.

22.08.2026 01:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 01:12:22
Hasan Gündoğdu
 
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası

İsrail'in geçtiğimiz günlerde İdlib'de bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne saldırması tüm dünyada gözleri yeniden Suriye'ye çevirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu açık açık bu saldırıyla Türkiye'ye mesaj verdiklerini söyledi. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Dubai merkezli El Arabiya English kanalına 19 Ağustos'ta verdiği mülakatta, hava üssü saldısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi. Huckabee; İsrail, Suriye ve Türkiye arasında çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Siyonist yanlısı görüşleriyle bilinen Huckabee, "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" şeklinde konuştu.

Çatışma riski düşük!

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da daha önce ülkesinin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söylemişti. Barrack ile iletişim içinde olduklarını söyleyen Huckabee, ihtiyaç halinde tarafların mekanizma üzerinden konuşup, niyetlerini aktarabileceklerini belirtti. Huckabee, şunları söyledi: "Hiç kimse gerilimin tırmanmasını, şiddetin artmasını görmek istemiyor. Bu nedenle, yaşanan eylemlerin yatıştırılması için her türlü çaba gösteriliyor. Ve bence bunu başarabiliriz." Reuters haber ajansının 20 Ağustos tarihli haberine göre ise Huckabee, Washington'ın, İsrail'in eylemlerinin iki ülke arasında çatışma riskini artırıp artırmadığı konusunda endişeli olup olmadığı sorusuna, "O noktaya geldiğini düşünmüyorum. Buna yakın olduğumuzu bile düşünmüyorum. İsrail, Türkiye'nin daha güneye doğru ilerlediğini gördü ve bunu potansiyel bir tehdit olarak değerlendirdi. Can kaybına yol açan bir eylemde bulunmadı. Önemli varlıkların yok edilmesiyle sonuçlanan bir eylemde de bulunmadı" diyerek cevap verdi.

İsrail, Suriye ile neyi görüşüyor?

İsrail ile Suriye arasında zaman zaman temaslar ve görüşmeler oldu ve hâlâ çeşitli kanallardan temas sürüyor. Reuters Ajansı'na göre 14 Ağustos 2026'da Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye'nin Suriye'deki askerî varlığı konuşuldu. Bu, Şam'daki yeni yönetim ile İsrail arasındaki en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak İsrail'in bu görüşmeden 4 gün sonra Ebu Zuhur Hava Üssü'nü vurması dikkat çekti. Ayrıca ABD arabuluculuğunda İsrail-Suriye arasında güvenlik anlaşması ve çatışmaların tırmanmamasına dair görüşmeler yürütülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara da Temmuz ayında İsrail'le bir güvenlik anlaşması üzerinde çalıştıklarını açıkça söylemişti. Henüz iki ülke kapsamlı bir barış anlaşması imzalamadı. Suriye, eskiden olduğu gibi İsrail'i tanımıyor ve İsrail pasaportları Suriye'de geçmiyor!

İsrail, Suriye'den ne istiyor?

İsrail'in istedikleri çok net...
1. Suriye topraklarından İsrail'e yönelik askerî tehdit oluşmaması,
2. Suriye ordusunun ve askerî altyapısının İsrail sınırına yakın bölgelerde sınırlandırılması,
3. İsrail'in özellikle işgal ettiği Golan çevresindeki güvenlik endişelerinin garanti altına alınması,
4. İran bağlantılı silah ve güçlerin Suriye üzerinden İsrail'e ulaşmasının engellenmesi,
5. İki taraf arasında yanlış anlaşılmaları önleyecek bir askerî iletişim mekanizması kurulması,
6. Türkiye'nin Suriye'de kalıcı ve güçlü bir askerî varlık oluşturmasının engellenmesi!


İsrail geleceğe hazırlanıyor

Şu anda Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan savaş hazırlığından ziyade Suriye'nin gelecekte kimin nüfuz alanı olacağı konusunda ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Bu bağlamda dün önemli bir gelişme yaşandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG ya da meşhur ismiyle PKK/YPG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kürt yönetiminin Şam yönetimi ile entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu. Suriye'deki Kürtlerin öncülüğündeki SDG ile Şam yönetimi, 10 Mart 2025'te entegrasyon anlaşmasına varmıştı. Anlaşma, SDG'nin kontrolündeki geniş bir bölgeyi Suriye ordusu ile çatışmalarda kaybetmesiyle sonuçlanan çatışmaların ardından geldi.

Sekiz maddelik anlaşma ülkenin kuzeydoğusundaki sınır kapıları, Kamışlı Havalimanı ve petrol sahaları gibi tüm sivil ve askeri kurumların entegre edilmesini öngörüyor. Bunun karşılığında Kürtlere vatandaşlık verilmesi ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşlerinin ve korunmalarının sağlanması ve ülke genelinde ateşkesin sağlanmasına mutabakata varılmıştı. Böylece İsrail, SDG vasıtasıyla Suriye'de önemli bir mevzi elde etti. İsrail, benzer bir mevziyi Irak'ın kuzeyinde Peşmerge vasıtasıyla elde etmişti. Önümüzdeki süreçte 'Terörsüz Türkiye' yoluyla iyice siyasallaşacak bir hareket vasıtasıyla Türkiye'de de benzer bir oluşumu sonuçlandırabilir. Bir tek İran kalıyor... Onu da ABD-İran anlaşması yoluyla neticelendirmek istiyor. Dört ayaklı yekpare bir Kürt varlığı İsrail'in Vaadedilmiş Topraklar hedefi için çok kullanışlı bir vasıta olacaktır! Plan bu... Bu plana ABD'nin bölgesel hedefleriyle de uyumlu. İran, bu plana çomak sokmak için hayatını riske atmış durumda.

100’den fazla madenci gözaltına alındı

Aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve sigorta alacakları için Ankara'da eylem başlatan Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerine polis müdahale etti. Aralarında sendika temsilcilerinin de bulunduğu 100'den fazla madenci gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı ve soluğu yeniden bakanlık önünde aldı. İşçiler, "Garantör olan devlet sözünü tutana kadar buradayız" dedi

21.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
100’den fazla madenci gözaltına alındı
100’den fazla madenci gözaltına alındı
Ankara, maden işçilerinin hak arama mücadelesiyle hareketli günler geçirmeye devam ediyor. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi, uzun süredir alamadıkları maaş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve eksik yatırılan sigorta primleri için seslerini duyurmaya çalışıyor.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yürütülen eylemlerin 11. gününde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanan işçilere kolluk kuvvetleri sert müdahalede bulundu. Müdahale sırasında 100'ün üzerinde madenci ve sendika uzmanı yaka paça gözaltına alınırken, sahada görev yapan basın mensupları da darp edildi.

Geceyi nezarethanede geçiren işçiler yeniden bakanlık önünde

Eylemin 11. gününde akşam saatlerinde yaşanan büyük arbedenin ardından geceyi nezarethanede geçiren işçiler ve Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, sabah saatlerinde serbest bırakıldı. Yaşanan gözaltılar madencileri yıldırmaya yetmedi. İşçiler serbest kalır kalmaz, eylemlerinin 12. gününde bir kez daha Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanarak oturma eylemine ve nöbete devam etti. Madenciler, maruz kaldıkları baskılara "Hırsızlar dışarıda, madenci içeride!" sloganlarıyla tepki gösterdi.

"Şirket bir işçinin hakkını ödemek için diğerini mağdur ediyor"

Holding tarafından sosyal medyada yapılan "Ödemeler eksiksiz tamamlanıyor" yönündeki açıklamalara işçilerden ve sendikadan yalanlama geldi. Bağımsız Maden-İş yetkilileri, Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin alacaklarının sadece çok küçük bir kısmının yatırıldığını deşifre etti. Üstelik bu ufak ödemenin yapılabilmesi için holdinge bağlı Yozgat Rasih ve İhsan Madencilik işçilerinin maaşlarının yatırılmadığı iddia edildi.

Rasih ve İhsan madeninde çalışan işçilerin bu ayla birlikte tam 4,5 aydır maaş alamadığı belirtildi. Sendika, şirketin adeta "bir işçinin hakkını gasp ederek diğerine pay ettiğini" vurguladı.

İşçilerin bu süreçte karşılanmasını istediği temel talepler arasında aylardır ödenmeyen net maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatları, eksik yatırılan sigorta primleri ile bakanlığın verdiği garantörlük sözünün tutulması yer alıyor. 12. gününe giren eylemde, 100'den fazla işçinin gözaltına alınmasının ardından Ankara Valiliği 15 günlük bir yasak kararı ilan etse de işçiler 24 saat kesintisiz nöbet tutmaya kararlı görünüyor.

Bürokrasiye ve bakanlığa sert tepki: 'Garantör nerede?'

Serbest bırakılmasının ardından açıklamalarda bulunan sendika örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, Çalışma Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'nın gözü önünde periyodik ve sistematik olarak işçi haklarının gasp edildiğini ifade etti.

Devlet yetkililerinin holdingleri koruduğunu savunan Aksu, "Madenci burada, garantör olan bakan nerede? Bürokrasinin, valilerin ve yargıçların holdinglerin hışmından korktuğu bir sistemle karşı karşıyayız. Kimseye zararımız yok, hakkımız verilene kadar bu kapıdan ayrılmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Ankara Valiliği'nin eylemlerin yoğun insan sirkülasyonu yarattığı gerekçesiyle aldığı yasak kararına ve kolluk kuvvetlerinin abluka nedeniyle getirdiği kumanya-battaniye engeline rağmen madenciler geri adım atmayacaklarını ilan etti. Siyasi partilerden ve demokratik kitle örgütlerinden de destek alan maden işçileri, talepleri eksiksiz karşılanana kadar Enerji Bakanlığı binası önünde 24 saat baret vurarak bekleyişini sürdürecek.

Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde denizden peş peşe çıkarılan 2'si kadın 3 cesedin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin aynı aileden kardeşler olduğu ortaya çıkarken, kayıp olan dördüncü kardeş ise yürütülen arama çalışmaları sonucunda sağ olarak ulaşıldı

21.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Kocaeli'nin Darıca ilçesi Yeni Mahallesi sahil şeridinde dün öğleden sonra yaşanan ve tüm kenti yasa boğan olayla ilgili kahreden detaylar netleşmeye başladı. Edinilen bilgilere göre, Şehit Cevher Dudayev Parkı mevkisinde denizde hareketsiz duran kişileri gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekibi sevk edildi.

Bir saat arayla 3 cansız beden çıkarıldı

Sahile ulaşan ekipler, ilk etapta denizden kıyafetleri üzerinde olan iki kadının cansız bedenini karaya çıkardı. Bu olaydan yaklaşık bir saat sonra, aynı bölgede kıyıya vuran bir erkek cesedi daha tespit edilerek sudan alındı. Üzerlerinden kimlik çıkmayan cenazeler, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedenlerinin tespiti ve kimliklendirme işlemleri için Gebze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Acı sır çözüldü: Üçü de kardeş

Emniyet kaynaklarından edinilen son bilgilere göre, adli tıp morgunda yapılan incelemelerde hayatını kaybedenlerin Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli kardeşler olduğu belirlendi. Bir süredir kendilerinden haber alınamayan kardeşlerin günlük kıyafetleriyle denizde bulunması dikkat çekti.

İlk incelemede darp veya boğuşma izi yok

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ve adli tıp uzmanlarının cenazeler üzerinde yaptığı ilk incelemelerde, kardeşlerin vücutlarında herhangi bir kesici-delici alet yarası, darp veya boğuşma izine rastlanmadı. Ölümün boğulma kaynaklı olup olmadığı ya da arkasında başka bir neden bulunup bulunmadığı adli tıp raporunun ardından netlik kazanacak.

Kayıp olan dördüncü kardeş sağ bulundu

Olayın ardından ailenin bir çocuğunun daha kayıp olduğu ve kendisinden haber alınamadığı bilgisi üzerine ekipler alarma geçti. Denizde ve sahil şeridinde gece saatlerinde hava koşulları nedeniyle ara verilen arama çalışmaları, yürütülen teknik takip ve alan taramasıyla birleştirildi.

Yapılan titiz çalışmalar neticesinde, kayıp olan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, deniz dışında tamamen farklı bir noktada sağ olarak bulundu. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Bilgenur Sakar'ın, olayın gizemini çözmek adına ifadesine başvurulacağı bildirildi.

Soruşturma çok yönlü devam ediyor

Cumhuriyet Savcılığı ve Kocaeli Emniyeti, olayın bir toplu intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu aydınlatmak için çok yönlü bir soruşturma yürütüyor. Kardeşlerin bölgeye geliş güzergahları, denize giriş anları ve olay öncesinde kimlerle iletişimde oldukları sahil şeridindeki tüm MOBESE ve güvenlik kameraları incelenerek tek tek tespit ediliyor.

Emniyet birimlerinin ilerleyen saatlerde olayın detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapması bekleniyor.

Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, elektrik kesme ve tahliye baskısıyla fahiş kira ödemek zorunda kalan kiracının açtığı davada ezber bozan bir emsal karara imza attı. Yüksek mahkeme, davalarda hukuki etiketlere değil, kiracının maruz kaldığı baskıya ve uyuşmazlığın özüne bakılması gerektiğine hükmetti

21.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Türkiye genelinde ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklara ilişkin yargı kanadından milyonları ilgilendiren çok kritik bir hamle geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahibinin tahliye baskısı ve elektrik/su kesme tehditleri doğrultusunda fahiş kira bedelleri ödemek zorunda bırakılan kiracılar için emsal bir karara imza attı.

Ankara'da yerel mahkemenin "icra tehdidi bulunmadığı" gerekçesiyle reddettiği dosyayı inceleyen yüksek mahkeme, haksız alınan fahiş kira farklarının "sebepsiz zenginleşme" kapsamında kiracıya iade edilmesinin önünü açtı.

"Davanın adına değil, özüne bakılması lazım"

Ankara'nın Polatlı ilçesinde bir kiracının, ev sahibinin sürekli tahliye baskısı ve elektrikleri kesme tehdidi üzerine fahiş kira artışını kabul etmek zorunda kaldığını belirterek açtığı "fazla ödenen bedelin iadesi" davası hukuk dünyasında yeni bir dönem başlattı. Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davanın usul yönünden eksiklikleri nedeniyle verdiği ret kararının ardından, Adalet Bakanlığı devreye girerek dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'a taşıdı.

Dosyayı esastan inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemelerinin "isim ve etiket" takıntısından sıyrılması gerektiğini vurguladı. Kararda, bir davanın hukuken nasıl adlandırıldığından ziyade, davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların ve kiracının üzerinde kurulan psikolojik/ekonomik baskının (tehdidin) gerçek içeriğinin dikkate alınması gerektiği net bir dille belirtildi.

Haksız kazançlar sebepsiz zenginleşmeyle geri alınacak

Bu kararla birlikte ev sahibinin baskısıyla rayicin çok üzerinde kira ödeyen kiracılar, aradaki fahiş farkı geriye dönük olarak talep edebilecek. Mahkemeler bundan sonra "bu bir uyarlama davası mı, tespit davası mı?" gibi şekilsel tartışmalar yerine direkt mal sahibinin kiracı üzerinde kurduğu baskının boyutunu ve haksız kazancın miktarını inceleyecek.

Hukukçular, bu kararın özellikle son dönemde fahiş kira artışları için ara formüller arayan, abonelik iptali veya tahliye tehdidi savuran mülk sahiplerinin haksız kazanç sağlama girişimlerine büyük bir hukuki bariyer oluşturacağı görüşünde birleşiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.