HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 MAYIS 2021, PAZAR

Vurun abalıya

21.10.2005 00:00:00
AKP iktidarı zamanında gerek ülke içinde gerekse dışarıda, açık açık Türk düşmanlığı yapanların sayısında bir hayli artış var.Atatürk zamanında, Almanya'da ortaya çıkan sözde soykırımla ilgili bir kitap etkin Türk iradesi sayesinde 3 gün içinde toplattırılmıştı. O zamandan bu zamana ilerleme kaydettiğimizi ifade edenler sırf bu örnekten de anlaşılacağı üzere yanıldıklarını göreceklerdir.Yine Atatürk zamanında, 2 gencimiz Hıristiyan oldu diye Bursa Amerikan kız koleji kapatılmış ve siyasi amaçlı olan misyonerlik faaliyetlerinin önüne bu şekilde geçilmişti. Ama bugün her tarafta hüdayi nabit gibi ev tipi kilise türüyor, Türk gençleri bir bir Hıristiyan yapılıyor.İktidarımızdaki iktidarsızlık maalesef sahip olduğumuz değerlerin aleyhinde çalışanları cesaretlendirmiştir. Yanlış uygulama ve politikalar uyumakta olan fitneyi uyandırmış ve milli değerlimizin tamamı tartışmaya açılır vaziyete gelinmiştir. "Vurun abalıya" misali, önüne gelen Türklüğe ve değerlerimize hakaret etmektedir.Lozan'ın tartışmaya açıldığı, Atatürk'ün demode dendiği, Türkçe'nin devlet dili olmaması gerektiğinin vurgulandığı "Azınlık Raporu"nun hazırlayıcıları bugün pirim yapmaktadır. AKP iktidarının verdiği destekle Bilgi Üniversitesi'nde bir Ermeni Konferansı yapabilmekte ve de AB nezdinde bu konferans, "Türkler soykırımı kabul etti" şeklinde yansıtılmaktadır.Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün "Gençliğe Hitabesi"ndeki "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" sözü çarpıtılarak "Türk'ten boşalacak zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur" şeklinde değiştirilmektedir.Bunu açık açık yazısında ifade eden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fırat (Hrant) Dink'e 6 aylık hapis cezası verilmiş ve bu ceza Dink'in bir daha suç işlemeyeceği olumlu kanaatiyle ertelenmiştir.Yaşamını Türkiye'de geçiren, Türk üniversitelerinde okuyan, Türkiye'nin kağıdını mürekkebini kullanarak gazete çıkaran Dink, Türk milletinin kanını, "zehirli" olarak ifade etmektedir. Yapılan birçok röportajlarda Dink, Türkler 1915'li yıllarda soykırım yaptığını iddia etmektedir.Hatta Dink'in Ermeni Konferans'ında kullandığı ifadeler de oldukça üzerinde düşünülmesi gerekmektedir. Dink, konferansta yerli Ermeni diasporacılarını timsah gözyaşıyla ağlatan bir hikaye anlattıktan sonra şu ifadeleri kullanıyor: "Evet Ermenilerin bu topraklarda gözü var ama merak etmeyin bu toprakları alıp gitmek için değil, bu toprakların dibine girmek için." "Toprakların dibine girmek" ifadesinin manasını size bırakıyorum.Orhan Pamuk davasını da biliyorsunuz. Ne demişti Orhan Pamuk, "Türkler 30 bin Kürdü, 1 milyon Ermeni'yi katletti". Bu ifadesinden ötürü nerede ise kendisine bir Nobel ödülü verilecekti. Türklüğe hakareti ödül vererek kutlayan Batı dünyası, daha fazla hakaret eden İngiliz yazar Harold Pinter'ı bulunca Pamuk'tan şimdilik vazgeçtiler. Pinter, yazısında, "Kürdistan İşçi Partisi (PKK), sistematik bir terörist devlete karşı 15 milyon Kürt adına savaşıyor" şeklinde ifade etmişti.Bu ifadelere Nobel ödülü veren Batı'nın, PKK'ya niye milis kuvvet dediğini, özgürlük savaşçısı derken neyi kastettiğini, asıl terörist olarak kimi gördüğünü herhalde anlamışsınızdır.Beyler, kendi kendimizi hançerlediğimizin farkında değil misiniz? Bütün bu Türk düşmanlığını ilan edenlerin kimden cesaret aldığını görmüyor musunuz? Atatürk'ün milli modeli uyguladığı zamanlarda, böyle olaylar yaşanabilir miydi?  Demek ki asıl problem bunları ifade edenler değil. Tarihin her döneminde Türk düşmanlığı yaşanmıştır. Ama onurlu ve güçlü siyaset ortaya konduğunda, o Türk düşmanlığı yapanlar, Türk'ün elini öpmek zorunda kalmıştır. Batı'nın zenginleri düşman olmalarına rağmen, Kanuni zamanında, evlerinin en görkemli yerlerine "Şark Köşesi" yaptırıyorlardı.Sen güçlü olursan, onlar sana düşman olsa da seni takdir eder. Sen bugünkü gibi zayıf olursan her fırsatta tepene binerler, sadece dışarıdakiler hakaret etmekle kalmaz, içeridekiler de cesaret bulur. Şimdi peşinde koştuğumuz AB, Türk'e ve Türklüğe hakaret edenlerin affedilmesi için TCK'nın değiştirilmesini istiyor. AB Komisyonu'nun 9 Kasım'da yayımlayacağı İlerleme Raporu'nda bu noktadaki talep resmen iletilecek. Daha işin başlangıcında bu konuda bastıran AB sizce daha sonraları ne isteyecek? Sizce bu yol gidilecek bir yol mu?AKP Hükümeti ise bu puslu yolda emin adımlarla yürümeye devam ediyor.Hatta Fransız Canal+ televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "Türkler, 30 bin Kürt'ü ve 1 milyon Ermeni'yi katletti" diyen Orhan Pamuk'un hakkında açılan "Türklüğe hakaret" davasının düşeceğinden kuşkusu olmadığını söyledi.AB sürecinde Hrant Dink, Baskın Oran ve diğerlerinin de önünün açılacağı kesin. Türk'e en çok hakaret edene Nobel ödülü veren Batıdan başka ne beklenir?Ama lütfen şu gerçeği asla unutmayalım:"Türk milleti, bulunduğu bütün coğrafyalarda, adaletin, barışın sevginin temsilcisi olmuştur. Ortadoğu'dan ne zaman çıktık, o günden bu güne orası kan gölü oldu. Türk milletinin dili, dini, kültürü, taşıdığı bütün değerleri üstündür. Bu değerleri kaybettiğimiz zaman Türk milleti kalmaz. Bu sebeple emaneti, bu değerleri hakaret edilmesine, yok edilmesine göz yumanlara değil, bütün dünyaya hakim kılacak şahsiyete ve projeye sahip olanlara vermeliyiz"
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.