logo
08 AĞUSTOS 2026

Yapay zeka ve sosyal ilişkiler

Teknoloji dünyasının en hızlı gelişen kolu olan yapay zeka, sadece iş süreçlerini değil, insan ilişkilerinin en mahrem alanlarını da kökten değiştirmeye hazırlanıyor

08.04.2026 00:32:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Yapay zeka ve sosyal ilişkiler
Yapay zeka ve sosyal ilişkiler
Teknoloji dünyasının en hızlı gelişen kolu olan yapay zeka, sadece iş süreçlerini değil, insan ilişkilerinin en mahrem alanlarını da kökten değiştirmeye hazırlanıyor.

Artık ekranın diğer ucunda sadece insanlar değil, bizi anlayan, sorularımıza yanıt veren ve hatta duygusal destek sunan algoritmalar yer alıyor. Peki, bu dijital dönüşüm sosyal bağlarımızı nasıl şekillendirecek?







Yalnızlığın Dijital Panzehiri mi?

Modern dünyanın en büyük sorunlarından biri olan yalnızlık, yapay zeka tabanlı arkadaşlık uygulamalarıyla yeni bir boyuta taşınıyor.

Gelişmiş dil modelleri sayesinde bir yapay zeka, kullanıcısının ilgi alanlarını, konuşma tarzını ve duygusal ihtiyaçlarını analiz ederek "kişiye özel" bir dost figürüne dönüşebiliyor.

7/24 ulaşılabilir olan bu dijital partnerler, yargılamadan dinleme yetenekleriyle birçok kişi için güvenli bir liman haline geliyor.







Gerçeklik ve Simülasyon Arasındaki İnce Çizgi

Yapay zekanın sunduğu bu kusursuz iletişim, beraberinde ciddi riskleri de getiriyor. Sanal dostluklar, insan ilişkilerinin doğasında olan çatışma, fedakarlık ve uyum sağlama gibi geliştirici unsurları içermiyor.







Her zaman onaylayan ve kullanıcısının duymak istediklerini söyleyen bir algoritma, bireyin sosyal becerilerini köreltebilir. Uzmanlar, "mükemmel" sanal dostların, gerçek insanların karmaşık ve zaman zaman yorucu doğasına karşı bir yabancılaşma yaratabileceği konusunda uyarıyor.






Duygusal Yapay Zeka: Empati Kurabilen Makineler

Yapay zekanın sadece metin temelli değil, ses tonu ve yüz ifadelerini analiz edebilen "duygusal yapay zeka" (Affective AI) evresine geçmesi, bu bağları daha da derinleştiriyor.

Karşısındaki insanın üzgün olduğunu ses titreşiminden anlayan ve ona teselli veren bir sistem, geleneksel arkadaşlık kavramını zorluyor. Bu durum, özellikle yaşlı bakımı veya sosyal izolasyon yaşayan bireyler için devrim niteliğinde destek mekanizmaları sunabilir.







Sosyal İlişkilerin Geleceği: Hibrit Sosyallik

Gelecekte bizi bekleyen tablo, tamamen sanal bir dünya değil, insan ve yapay zekanın iç içe geçtiği bir "hibrit sosyallik" modeli olarak öngörülüyor. Yapay zeka, bizi ilgi alanlarımıza göre doğru insanlarla tanıştıran bir aracı olabileceği gibi, sosyal kaygıları olan bireyler için bir tür "iletişim koçu" görevi de görebilir. Ancak temel soru geçerliliğini koruyor: Bir algoritma, bir insanın sıcaklığının ve paylaşılan gerçek anıların yerini tutabilir mi?







Dijital Etiğin Önemi

Sanal dostluklar yaygınlaştıkça, bu ilişkilerin etik sınırları da daha fazla tartışılacak. Veri gizliliği, algoritmik manipülasyon ve duygusal bağımlılık gibi konular, geleceğin sosyal yapısında belirleyici rol oynayacak.

İnsanlık, teknolojinin sunduğu bu yeni sosyalleşme biçimini kucaklarken, gerçek insani bağların benzersiz dokusunu korumanın yollarını da aramaya devam edecek.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.