logo
21 TEMMUZ 2026

Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor

Amazon'un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi'nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin'in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD'nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı

11.03.2026 16:03:00
İHA
 
Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor
Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor
Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD'nin çip ambargosu uyguladığı Çin'in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD'yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi.






YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya'nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik'in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı.






"AI ABD için varoluşsal bir mesele"

Alexa'da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD'nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti.






"Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek"

Sarıkaya, şöyle konuştu:

"Amerika'nın yaklaşımı, 'mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.' Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: 'Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.' Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa'da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika'da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up'ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor."






"Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir"

Çin'in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin'den geldiğini ifade ederek, "Çin'in geliştirdiği modeller, Amerika'nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin'in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia'nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu.






Geleceğin sorusu: ABD'ye mi Çin'e mi bağımlısın

Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin'e bağımlı" diye konuştu.






Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti

Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor."






"Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz"

Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez."

Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi

Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI'nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI'ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı.

Sarıkaya'ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.

Ülkemizde istismar edilen konular

Milli devlet anlayışında millet ile devlet ‘birbiri ile çatışan’ iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir

19.07.2026 00:54:00
Haber Merkezi
 
Ülkemizde istismar edilen konular
Ülkemizde istismar edilen konular
"Milli devlet anlayışında millet ile devlet 'birbiri ile çatışan' iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir…" (Prof. Dr. Haydar Baş Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:23)

"Cumhuriyetin kabulünün ilk döneminde, Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal, saltanat yerine yeni bir yönetim biçimi olan cumhuriyeti getirirken; saltanatı din biçiminde algılayanlar yeni yönetimi yani cumhuriyeti, saltanat karşıtı algılamak yerine, din karşıtı olarak algıladılar. Milli devlet bu yanılgıyı düzeltmektedir…

Dün krallık sistemi ile demokrasinin yeryüzünde yaşanmasına imkân tanımayan düşünce sistemi, şimdi de dünya krallığı kurma adına devletlerin iç işlerine karışarak, dünya çapında firmalar adeta yeni krallar olarak karşımıza çıkmaktadırlar…

Mutlu bir azınlığın ihtiras ve zevklerine cevap vermek üzere değil, milletin haklarına ve ihtiyaçlarına odaklanmış olan Milli Devlet, kapitalist anlayışlarda olduğu gibi başkalarının elindekini sömürerek büyüyen değil, aksine vererek, hizmet ve ikram ederek büyüyen bir devlet anlayışını hayata geçirmektir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:24-25)







Etnik farklılıklar

"Devletin parçalanması için istismar edilen değerlerden biride etnik farklılıklardır. İnsan hakları adı altında –azınlık hakları- kavramı gündem edilerek, etnik farklılıkların kavga unsuru olarak algılanmasına çalışılmaktadır…

Etnik farklılıkların bir kavga sebebi olarak öne sürüldüğü günümüzde, hedef tahtasına konmuş devletlerin iç bünyelerindeki birlik ve beraberlikleri zayıflatılmakta, iç çatışmalara zemin hazırlan-maktadır. Hatta güçlü devletler zayıflatılıp, parçalanarak küçük ve zayıf devletçikler haline getirilmek istenmektedir…"   
                                                               
Dini, dili, tarihi, kültürü vs. medeniyeti aynı olan bu etnik grupların vücuda getirdiği millet –Türk Milleti- olup, bu grupların birinin, diğerinden farkı yoktur. Çünkü hepsi aynı kaynaktan beslenip, zaman içinde aynı maya ile yoğrulup gelmişlerdir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:33–34)







Müslümanlar, İslam'ı yaşayamıyor

"Özellikle Müslüman ülkelerde dindarların, kendi topraklarında –inançlarını yaşayamadıkları- iddiası ile kitleler önce kendi devleti ile kavgalı hale getirilmiş ancak AB ve ABD gibi sözde uygar toplumlarda yaşanacağı yalanları ile devletten koparılan kitleler emperyal devletlerin istismarına açık hale getirilmiştir.

Bunu izleyen bu sürecin hemen ardından da –dinler arası diyalog- adı altında, kendi kültüründen ve toprağından koparılan kitlelerin dinleri değiştirilerek topraklarının ve kaynaklarının global odaklar tarafından sömürülmesine tepkisiz hale getirilmek istenmektedir…

İşin ilginç tarafı, dün güya din adına kendi devletleri ile kavga edenler, bugün kendi inançları ile taban tabana zıt olmasına rağmen yabancı devletlerle kol kola vaziyettedirler.







CIA ajanı diyor ki;

Eski CIA ajanı Philip Agee diyor ki;-"Liberal demokrasi ve çoğulculuk denen şey sonuçta bu amaçlarımız için bir araçtı. Özgür seçimler demek, gerçekte bizim desteklediğimiz adaylara gizliden para ödeyerek müdahale etmemiz demektir. Hür sendikalar demek, bizim kendimize bağlı sendikalar kurma hürriyetimiz demektir. Basın özgürlüğü demek, bizim hazırladığımız materyalleri kendisi yazmış gibi yayınlanan gazetecilere ödeme yapma özgürlüğümüz demekti." (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:105–06)







İslam coğrafyası üzerine yapılan planlar

"Büyük Ortadoğu projesi (BOP) Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslarda yer alan 22 Müslüman ülkenin rejimlerini, sınırlarını, kimyasını değiştirmek, kaynaklarını sömürmek, bütün bunları gerçekleştirebilmek içinde bu ülkeleri misyonerlik faaliyetleri ile kendi inançlarından kopararak, işgale karşı tepkisiz, ılımlı hale getirmektir. Misyonerlik ile maksatta içi boşaltılmış, dejenere edilmiş bir İslam anlayışını bu ülkelere hâkim kılabilmektir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:342)







İslam dinine karşı oluşturulan projeler

"Üç büyük din imajıyla Hıristiyanlık da, hak din olan İslam'la beraber anılacak böylece meşruet kazanacaktır. Özellikle İslam dünyasında kökleşmiş kin ve acılar unutulacak, böylece Müslümanların, Hıristiyanlara olan tepkileri azalacak, İslam dünyasının hafızası, Hıristiyan dünyasına karşı tepkisiz ve süt liman hale dönüştürülecektir. Böylece Müslümanlara ve İslam coğrafyasına nüfus etme imkân ve fırsatı kazanılmış olacaktır." (Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:188)

"Dini bütünlük zaafa uğrarsa, imandan kaynaklanan vatan sevgisi de zaafa uğrar. İşte bu hal milli bütünlüğün, o da toprak bütünlüğünün tehlikeye düşmesine neden olur…"                                                              (Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:198)

Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik


 
Artvin'in ve Türkiye'nin en görkemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.

18.07.2026 12:21:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik

Borçka ilçe merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, yaz döneminde yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.







Günde binlerce turistin ziyaret ettiği 368 hektar alana sahip tabiat parkı, Karagöl'ü, bozulmamış doğası, yaşlı ormanları, zengin bitki örtüsü ve yürüyüş yollarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.







Bahar ve yaz aylarında yeşilin, sonbaharda ise sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin onlarca tonunu sergileyen tabiat parkı, göl çevresindeki ağaçların gölgelerinin suya yansımasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.







Göl üzerinde yapılan kayık gezintisi de ziyaretçilerden yoğun talep görüyor.







Bütün güzellikler burada

Çanakkale'den bölgeye gelen ve Karagöl'ü gezen Şükrü Ataç, Karadeniz'in doğal güzelliklerini görmek amacıyla kente geldiklerini ve en çok etkilendikleri yerlerden birinin Karagöl olduğunu söyledi. Bölgenin temiz havası ve eşsiz doğasını çok beğendiklerini dile getiren Ataç, "Karadeniz'in güzelliklerini görmek için geldik. Gerçekten çok mutlu olduk. Cenab-ı Allah tabiatın bütün güzelliklerini buralara vermiş. Çok güzel günler geçiriyoruz" dedi. Ataç, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğine işaret ederek, "Buraları çok iyi korumalıyız. Dünyanın su sıkıntısı yaşayacağı bir dönemde böyle bir coğrafyaya sahip olmak büyük bir nimet. Karagöl dünyanın cenneti. İnşallah bu güzellikleri korumayı başarırız" ifadelerini kullandı.






Gezi hayatındaki eksik parça tamamlandı

İzmir'den gelen Birol Kutkan da doğal güzelliğine hayran kaldığı Karagöl'ün herkesin rotasında yer alması gerektiğini belirtti. Karagöl'ün beklentilerinin üzerinde bir doğaya sahip olduğunu ifade eden Kutkan, "Buraya gelince sanki gezi hayatımdaki eksik bir parça yerine oturdu. Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik var. Gölün kıyısındaki doğal koylar, balıklarla dolu alanlar insanı adeta büyülüyor" dedi.







Kutkan, uzun yıllar dağcılık ve doğa yürüyüşleri yaptığını, buna rağmen Karagöl'ü daha önce keşfedememiş olmasına şaşırdığını dile getirerek, "Eminim benim gibi burayı henüz bilmeyen çok kişi vardır. Kesinlikle herkesin rotasında olması gereken bir yer" diye konuştu.

Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı

Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı

17.07.2026 11:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Muş'taki Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı.






Muş merkeze bağlı Özdilek köyünde 10 Temmuz'da Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedeni, arama çalışmalarının 8. gününde düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulundu. Karakaya'nın cansız bedeni, düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kıyı taraması yapan amcası tarafından bulundu. Amcası tarafından kıyıya çıkarılan Karakaya için daha sonra arama kurtarma ekipleri ve aileye haber verildi.








Muş AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde 8 gündür yürütülen arama çalışmalarına İl Jandarma Komutanlığı, Van Jandarma Sualtı Arama Kurtarma timleri, Van Emniyet Müdürlüğü dalgıç polisleri, Siirt, Bitlis ve Erzurum AFAD ekipleri ile Diyarbakır jandarma dalgıç ekipleri, aile bireyleri ve köylüler de destek verdi. Yaklaşık 170 personelin görev aldığı arama çalışmalarında Murat Nehri boyunca hem su üstünde hem de su altında kapsamlı tarama faaliyetleri yürütülmüş, çalışmaların daha etkin sürdürülebilmesi amacıyla Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarındaki su akışı da belirli süreyle durdurulmuştu.








Berat Karakaya'nın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Muş Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde haciz işlemi gerçekleştirildi. Haciz işlemini gerçekleştiren Avukat Emre Erdoğan, yaklaşık 60 milyon lirayı bulan kamulaştırma bedeline karşılık toplam 7 milyon değerinde 3 aracın yediemine çekildiğini söyledi

16.07.2026 11:29:00
İHA
 
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde gece yarısı haciz işlemi gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi üst düzey yöneticilerinin makam aracı olarak kullandığı 3 araç Avukat Emre Erdoğan ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin gözetiminde yediemin otoparkına götürülürken, Side Hizmet binasında haczedilen bir araç ise kapalı otoparkta olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilemedi.






Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Avukat Emre Erdoğan, "20 dolayında müvekkilimin mülkleri otopark olarak kullanılmak üzere Manavgat Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştı. Ne var ki Manavgat Belediyesi bugüne kadar kamulaştırma bedellerini ödemedi. Müvekkillerim adına Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz dava karara bağlandı. Mahkemenin kararı doğrultusunda haciz işlemi gerçekleştiriyoruz. Müvekkillerimin Manavgat Belediyesinden kamulaştırma bedeli olarak alacağı yaklaşık 60 milyon liradır. Şu an 3 makam aracı yediemin otoparkına çekildi, bir araç ise Side'de bulunan hizmet binasının kapalı otoparkında olması nedeniyle yediemine çekilemedi. Haczedilen araçların tahmini değeri 7 milyon lira dolayındadır" dedi.













Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu

Marmara Denizi üzerinde etkili olan süper hücre fırtınası, Balıkesir'in Erdek ilçesi başta olmak üzere Kapıdağ Yarımadası, Bandırma ve Manyas Gölü çevresinde etkisini gösterdi. Şiddetli yağış, dolu ve fırtına nedeniyle Erdek'te su baskınları yaşanırken, devrilen ağaçlar araçlarda hasara neden oldu. Kapıdağ Yarımadası'na düşen yıldırım ise örtü yangınına yol açtı

14.07.2026 08:00:00
İHA
 
Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
Balıkesir'in Erdek ilçesinde saat 22.00 sıralarında sağanak yağış, fırtına ve dolu etkili oldu. Edinilen bilgiye göre, hava muhalefeti nedeniyle Erdek ilçe merkezi ile Narlı ve İlhanlar Mahallelerinde çeşitli maddi hasarlar meydana geldi. Fırtınanın etkisiyle şiddetini artıran rüzgar bazı bölgelerde ağaçların devrilmesine ve çatıların uçmasına neden oldu.








Kapıdağ Yarımadası'nın Küçükova Mahallesi'nde de kuvvetli rüzgâr nedeniyle devrilen bir ağacın altında kalan park halindeki araçta hasar oluştu. Kapıdağ Yarımadası'na düşen yıldırımın ardından çıkan örtü yangınına itfaiye ekipleri müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı.








Vatandaşların ihbarları üzerine Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı Erdek İtfaiye Grup Amirliği ekipleri hızla sahaya yönlendirildi. İtfaiye personeli, peş peşe gelen ihbarları değerlendirerek devrilen ağaçların yoldan kaldırılması ve uçan çatıların oluşturduğu tehlikelerin giderilmesi için çalışma başlattı.

Ekiplerin ilçe genelindeki vakalara müdahalelerinin aralıksız devam ettiği öğrenildi.














logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.