logo
08 AĞUSTOS 2026

Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?


 
Yaşla ilgili yorgunluk, tıptaki en az tartışılan durumlardan biri olabilir. Evde buna kötü tavır denir. Doktorlar için ise sadece yaşlılık! Ve bunu yaşayan insanlar için ise tam bir yenilgi. Ama kimse bunun vücudun içinde nasıl gerçekleştiğini sormayı aklından bile geçirmez.

09.05.2026 11:48:00
MURAT ÇORBACI
 
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?

Mitokondri meselesi

Hücrelerin içinde enerji üretmekten sorumlu küçük organlar olan mitokondrilerin 60 yaşından sonra sayıları azalır ve verimlilikleri düşer. Gençliğinizde üstesinden rahat egldiğiniz yürüyüş, aniden çok daha küçük bir kaynaktan çok daha fazla enerji çekmeye başlar. Bu yorgunluk hissi, hayal gücünün değil, fizyolojinin doğrudan bir fonksiyonudur. Vücudunuzda işleyen temel hücresel aritmetiktir yani!







Kas atrofisi durumu daha da kötüleştirir

30 yaşından sonra, düzenli kuvvet antrenmanı yapılmadığı takdirde, vücudumuz her on yılda bir yüzde 3 ila yüzde 5 arasında kas kütlesi kaybeder. Kas dokusu yüksek metabolik potansiyele sahiptir, yani enerjiyi verimli bir şekilde yakar ve hareketi etkili bir şekilde üretir. Kas dokusu azaldıkça, normal aktiviteler genel enerji kapasitenizin daha büyük bir bölümünü gerektirmeye başlar. 75 yaşında, 35 yaşına kıyasla yüzde 40 daha az kas kütlesiyle merdiven çıkmak, biyomekanik olarak 35 yaşında sırt çantasıyla merdiven çıkmaya eşdeğerdir. Ve evet, yorgunluk hissi gerçekten daha güçlüdür. Hayal ürünü değil. Ve bir zayıflık belirtisi de değil.







Uyku kalitesi 60 yaşından sonra önemli ölçüde değişir.

Hücre yenilenmesinin gerçekleştiği derin, dinlendirici uyku 60 yaşından sonra çok daha nadir hale gelir. Yatakta sekiz saat geçirmek ama sadece altı saat etkili uyku almak, kaç saat uyuduğunuzdan bağımsız olarak vücudunuzun yetersiz bir iyileşme ile çalıştığı anlamına gelir. Sekiz saatlik uykudan sonra yorgunluk bir gizem değil. Sadece yanlış ölçüm. Saatler harcandı. İyileşme olmadı.







Hipotiroidizm, yaşlı yetişkinler arasında en sık gözden kaçan tanıdır

Metabolik hormonların yetersiz üretimi sonucu ortaya çıkan ve genellikle normal yaşlılık belirtileriyle karıştırılan, önemli yorgunluk, ısı intoleransı ve bilişsel bozukluklar, aslında basit kan testleri kullanılarak tiroid hormonu replasman tedavisiyle kolayca tedavi edilebilir. Bununla birlikte, dünya genelinde yaşlı nüfusta en sık yanlış teşhis edilen durumdur.
Düşük seviyeli kronik enflamasyon (günümüzde enflamasyonla yaşlanma olarak adlandırılan durum) sürekli arka plan seviyesinde enflamasyon cevabını sürdürmek için büyük enerji harcamasına neden olur, yorgunluk ve genel olarak bitkinlik hissi dışında hiçbir belirti göstermez. Hemen hemen her dejeneratif yaşa bağlı duruma katkıda bulunur ve beslenmeden büyük ölçüde etkilenir.







Peki yorgunluğu azaltmak için ne yapılabilir?

1. Akdeniz tipi beslenme
2. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları tedavi ettirmek
3. Elbette egzersiz... Kuvvet antrenmanı, mobilite, tempolu yürüyüş ve koşu gibi aerobik egzersizler elzem...

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.