logo
13 AĞUSTOS 2026

Yayla gezintisi cinayetle bitti

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde yaylaya gezmeye giden 3 arkadaştan biri yaptıkları kaza sonrası çıkan tartışmada diğer iki arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Cinayet bir hafta önce kaybolan Emre Kara'nın ailesinin kayıp ihbarı sonrası ortaya çıktı

04.09.2020 12:25:00
 
Yayla gezintisi cinayetle bitti
Yayla gezintisi cinayetle bitti
Trabzon'da 28 Ağustos günü ortadan kaybolan oğlu Emre Kara'yı merak eden babası Mehmet Kara polise kayıp ihbarında bulundu. Baba Mehmet Kara oğlunu kullandığı aracın plakasını da polis ekiplerine verirken, polisin ısrarlı takibi sonucunda Emre Kara'nın aracı Akçaabat ilçesinde bulundu. Araçta parmak izi incelemesi yapan polis ekipleri güvenlik kameralarından da Kara'nın arkadaşı Mehmet K.'yı tespit etti. Gözaltına alınan Mehmet K. İfadesinde Emre Kara'yı öldürdükten sonra yaylada attıkları yeri göstererek cinayeti yanında bulunan Yusuf Ö.'nün işlediğini söyledi. Trabzon Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bunun üzerine Yusuf Ö.'yü de gözaltına alırken, Yusuf Ö. hakkındaki iddiaları reddederek cinayeti Mehmet K.'nın işlediğini belirtti.



Zanlıların ifadelerinde 28 Ağustos günü Akçaabat ilçesi Simba Yaylasına çıktıkları ve burada bir kız çocuğuna araçla çarpmaları üzerine çıkan tartışma sonucunda aracın sürücü Emre Kara'nın bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Bıçaklanarak yol kenarına atılan Emre Kara'nın öldüğünden emin olmak için gece yarısı cesedin yanına giden şüphelilerden Mehmet K.'nın cesedi taşla ezdiği öğrenilirken, çelik yelek giydirilen iki şüpheli bugün geniş güvenlik önlemleri altında Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden adliye binasına götürüldü.

İHA

Holding patronundan madencilere söz

Eskişehir Mihalıççık'taki maden ocağından Ankara'ya yürüyen ve günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding binasında şirket sahibi Sebahattin Yıldız ile karşı karşıya geldi. Kameraların kayıtta olduğu nefes kesen görüşmede Yıldız, alacakların yatırılacağını açıklarken; işçiler holding sahibinin yemek davetini "Paralar yatana kadar açız" diyerek geri çevirdi

13.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Holding patronundan madencilere söz
Holding patronundan madencilere söz
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik'te (eski adıyla Adularya) çalışan ve aylardır maaş, kıdem tazminatı ile emeklilik haklarını alamayan maden işçilerinin Ankara'daki adalet arayışı bugün çok kritik bir gelişmeye sahne oldu. Türkiye Maden-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelerek başkentte açlık grevi başlatan işçiler, bugün haklarını talep etmek üzere maden ocağının bağlı olduğu Yıldızlar SSS Holding'in Ankara'daki genel merkez binasına girdi.

Kameralar önünde canlı yayın gibi görüşme

İşçilerin kararlı bekleyişinin ardından Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, işçi temsilcileri ve sendika yöneticileriyle basın mensuplarının gözü önünde yüz yüze görüştü. Finansal olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve bankalardan kredi bulmakta zorlandıklarını savunan holding patronu Sebahattin Yıldız, madencilerin mağduriyetini kabul etti.

Yıldız, yaşanan gecikmelerin şirket bürokrasisinden de kaynaklandığını belirterek, aktif çalışan madencilerin birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının bugün itibarıyla banka hesaplarına yatırılmaya başlanacağını resmen ilan etti.

"Yemek teklifini reddediyoruz, haklarımızı istiyoruz!"

Görüşme sırasında duygusal ve gergin anlar da yaşandı. Holding sahibi Sebahattin Yıldız'ın, günlerdir açlık grevinde olan madencilere jest yapmak amacıyla "Gelin hep birlikte bir restorana gidelim, size yemek ısmarlayayım" teklifinde bulunması üzerine işçilerden sert bir yanıt geldi.

Maden işçileri, "Biz buraya yemek yemeye gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Şu an açlık grevindeyiz. Bizim tek bir beklentimiz var, o da alın terimizin karşılığı olan paranın hesaplarımıza eksiksiz yatmasıdır. Paralar yatana kadar hiçbir şey yemeyeceğiz" diyerek teklifi net bir dille reddetti.

İşçilere açılan 50'şer bin liralık davalardan geri adım

Toplantıda, şirketin daha önce üretim yapılamadığı gerekçesiyle 94 maden işçisine açtığı 50'şer bin liralık tazminat davaları da gündeme geldi. İşçilerin hak arama mücadelesinin suç sayılamayacağını belirten sendika temsilcilerine hak veren Sebahattin Yıldız, "Bu davalarla bir yere varamayız. İşçilerin bu durumda bir suçu yok, sorun malzeme ve altyapı eksikliğindeydi" diyerek bu davaların geri çekileceğinin sinyalini verdi.

Holding sahibi ayrıca, işten ayrılan eski işçiler ile şirketin Söğüt ve Elazığ'daki diğer tesislerinde çalışan madencilerin ödemelerinin de önümüzdeki hafta içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Sendikadan açıklama: "Açlık grevi bitti, nöbet devam ediyor"

Görüşmenin ardından basın açıklaması yapan Türkiye Maden-İş Sendikası yetkilileri, işveren tarafından verilen resmi ödeme sözü doğrultusunda madencilerin sağlık sağlığını korumak adına açlık grevini sonlandırdıklarını duyurdu. Ancak sendika, paranın tamamı işçilerin hesaplarında görülene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini vurguladı.

Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım

Gezegen savunmasında yeni dönem başlıyor! Gökbilimciler, Dünya'ya yaklaşan asteroitlerin rotasını değiştirmek yerine, onları atmosferin en üst katmanında eritecek yeni bir yapay parçacık teknolojisi geliştirdi. Bu yöntem, nükleer müdahalelere gerek kalmadan gezegeni koruyacak

13.08.2026 20:20:00
Eyüp Kabil
 
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzay ajanslarının yıllardır üzerinde çalıştığı gezegen savunma sistemlerinde, NASA Asteroit İzleme Servisi ve uluslararası gökbilim konsorsiyumlarının son verilerine göre devrim niteliğinde bir buluşa imza atıldı. Bilim insanları, Dünya için potansiyel tehlike oluşturan ve halk arasında "kıyamet mineralleri" olarak bilinen yüksek demir ve nikel içerikli gök taşlarını durdurmanın yeni bir yolunu buldu.

Geleneksel yöntemler asteroitleri patlatarak milyarlarca tehlikeli parçaya ayırmayı hedeflerken, bu yeni teknoloji gök taşını Dünya atmosferine girdiği anda kimyasal olarak çözmeyi amaçlıyor. Geliştirilen iyonize plazma bulutu, termosfer katmanında asteroitin yüzeyiyle tepkimeye girerek taşın saniyeler içinde tamamen zararsız bir küle dönüşmesini sağlıyor.


Yeni savunma teknolojisi nasıl çalışıyor?


Gezegen savunma sistemine entegre edilen bu yeni nesil teknolojinin öne çıkan özellikleri şunlar:

Termal Katalizör Enjeksiyonu: Tehlikeli gök taşı henüz uzay boşluğundayken, üzerine taşın erime noktasını düşüren özel bir kimyasal bileşik fırlatılıyor.

Atmosferik Reaksiyon Tetikleyici: Gök taşı atmosferin üst katmanlarına ulaştığında, enjekte edilen bileşik havanın sürtünme ısısıyla birleşerek zincirleme bir erime süreci başlatıyor.

Parçalanma Karşıtı Stabilizasyon: Sistem, taşın büyük parçalara ayrılarak yeryüzüne düşmesini engelliyor ve kütleyi mikroskobik toz bulutuna dönüştürüyor.


Uzay tehditlerine karşı alınan 4 küresel önlem


Uzmanlar, bu yeni plazma kalkanı teknolojisinin yanı sıra, uzay kaynaklı felaketleri önlemek için dünya genelinde uygulanan diğer hayati tedbirleri şu şekilde sıralıyor:

1. Erken Uyarı Teleskop Ağları: Dünya genelindeki optik ve radar teleskopları, çapı 10 metrenin üzerindeki tüm yakın geçişli cisimleri yapay zeka destekli yazılımlarla 7/24 tarıyor.

2. Kinetik Çarpma Testleri: Potansiyel olarak tehlikeli büyük gök taşlarının yörüngesini yıllar öncesinden değiştirmek için insansız uzay araçlarıyla yön saptırma görevleri yürütülüyor.

3. Uluslararası Uzay Hukuku Protokolleri: Olası bir acil durumda tüm ülkelerin ortak savunma yapabilmesi için küresel veri paylaşım ağları ve hızlı müdahale anlaşmaları güncelleniyor.

4. Sivil Savunma ve Simülasyon Senaryoları: Olası küçük çaplı meteor düşmelerine karşı yerel yönetimler, erken tahliye ve sığınak koordinasyon planlarını dijital simülasyonlarla test ediyor.

Bu tarihi gelişmenin, insanlığın dinozorlarla aynı kaderi paylaşmasını engelleyeceğini ve Dünya'yı uzaydan gelebilecek en büyük tehditlere karşı tamamen güvenli bir sığınak haline getirebileceğine inanılıyor.

Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde günübirlik mavi tur düzenleyen gezi teknesinde çıkan yangın nedeniyle tam bir can pazarı yaşandı. Kısa sürede tüm gövdeyi saran alevlerden kurtulmak isteyen, aralarında çocukların da olduğu 115 yolcu can yeleklerini giyerek kendilerini serin sulara bıraktı

13.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Muğla'nın dünyaca ünlü turizm merkezi Fethiye, bugün sabah saatlerinde denizin ortasında kabus dolu anlara sahne oldu. Edinilen bilgilere göre olay, saat 11.00 sıralarında Katrancı Koyu yakınlarında meydana geldi. Bölgede günübirlik mavi tur hizmeti veren "Toys Boat" (bazı kaynaklarda İmparator Atila) isimli gezi teknesinin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.

Alevler saniyeler içinde tüm tekneyi sardı

Mutfakta başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle saniyeler içinde büyüyerek tüm tekneyi etkisi altına aldı. Gökyüzünü kaplayan yoğun siyah dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, teknede bulunan yolcular büyük bir panik yaşadı.

Alevlerin kaçış yollarını kapatması üzerine, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 115 yolcu, kaptan ve mürettebatın yönlendirmesiyle hızlıca can yeleklerini giydi. Güvertede sıkışan vatandaşlar, alevlerden korunabilmek adına sırayla denize atlamaya başladı.

Çevre tekneler yardıma koştu

Olayın ardından yapılan acil çağrılar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Deniz Polisi ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Telsiz anonslarını duyan çevredeki balıkçılar, özel tekneler ve diğer günübirlik tur tekneleri de hızla olay yerine rotalarını çevirdi.

Deniz yüzeyinde can pazarının yaşandığı dakikalarda, Sahil Güvenlik botları ve sivil deniz araçları koordineli bir şekilde çalışarak suda mahsur kalan vatandaşları birer birer altı. Yoğun çabalar sonucunda denize atlayan 115 kişinin tamamı sudan çıkarılarak güvenli bölgelere tahliye edildi.

Dumandan etkilenenler hastaneye kaldırıldı

Kurtarılan yolcular, Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığı iskelelerine getirilerek karaya çıkarıldı. İskelelerde hazır bekletilen ambulanslardaki sağlık ekipleri, vatandaşlara ilk müdahaleyi burada yaptı.

İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya ağır yaralanma yaşanmadı. Ancak dumandan etkilendiği belirlenen 2 yolcu tedbir amaçlı olarak Fethiye'deki hastanelere kaldırıldı. Korku dolu anlar yaşayan çocukların ve diğer yolcuların sağlık kontrolleri ise ayakta tamamlandı.

Fethiye Kaymakamı'ndan açıklama

Olay yerinde ve tahliye noktalarında incelemelerde bulunan Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, duruma ilişkin yaptığı açıklamada mucizevi bir kurtuluş yaşandığını vurguladı. Kaymakam Akkaya, "Olayın hemen ardından devletimizin tüm imkanları ve çevredeki duyarlı denizcilerimiz bölgeye intikal etti. En büyük tesellimiz tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamamış olmasıdır. Yolcularımızın tamamı Sahil Güvenlik botlarımız ve çevredeki teknelerle güvenli şekilde tahliye edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Dev gezi teknesi sulara gömüldü

Yangın söndürme ekiplerinin denizden yaptığı yoğun müdahaleye rağmen, ahşap ve fiber malzemelerin hızla yanması nedeniyle gezi teknesi tamamen küle döndü. Büyük bölümü yanan ve ağır hasar alan tekne, bir süre sonra dengesini kaybederek Katrancı Koyu açıklarında batmaya başladı. Teknede oluşan maddi zararın milyonlarca lira olduğu tahmin ediliyor.

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı, 115 kişinin hayatını tehlikeye atan yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Çerçeve Yasa" ve Mekke Anlaşması'na dair değerlendirmelerde bulundu

"Çerçeve Yasa" oylamasında CHP ve YENİ Parti'nin tutumunu eleştiren Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Bize 'Muhalefet partisiyiz' demeyin. Siz iktidarın ancak bu şekilde payandası olursunuz" dedi

13.08.2026 17:11:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Çerçeve Yasa" ve Mekke Anlaşması'na dair değerlendirmelerde bulundu
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Çerçeve Yasa" ve Mekke Anlaşması'na dair değerlendirmelerde bulundu
Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"a ilişkin, "Oylama sonucundan, daha Genel Kurul'dan başlayarak bölücülerin, PKK yandaşlarının, Kandil'deki narko-terör baronlarının çok mutlu olduğunu gördük" dedi.

Özdağ, AKP Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman'ın, "Çerçeve Yasa"nın kabul edilmesinin ardından terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a teşekkür etmesine dair şunları söyledi:

"Hanımefendi, siz kimin milletvekilisiniz? Siz Diyarbakır'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Hakkari'de yapılan katliamları kimin yaptığını unuttunuz mu? Pınarcık'ta, Çevrimli'de, Başbağlar'da beşikteki bebekleri katledenin Öcalan olduğunu unuttunuz mu? Hadi şimdi bu köylere gidin de bu köylerdeki vatandaşlarımızın önünde de 'Allah Öcalan'dan razı olsun' deyin. Bakın size ne yapıyorlar. Bebek ve çocuk katili bir terör ve cinayet çetesinden, onun elebaşından Allah elbette razı olmayacaktır. Ancak bu vekili ve onun gibi düşünenleri Allah'a havale ediyoruz. Allah sana ve senin gibilere her iki cihanda da bildiği gibi yapsın."

Özdağ, bazı milletvekillerinin TBMM'de "Çerçeve Yasa"ya evet oyu verdiğini ancak bundan memnun olmadığını öne sürdü. Özdağ, şu ifadelere yer verdi:

"İki gün önce tesadüfen karşılaştığım ve hâlen milletvekili olan bir AK Partili yanıma gelip kendisini tanıttıktan sonra, 'Allah yardımcınız olsun' dedi. Allah'ın Türk milletine yardım edeceğinden eminim. Evet, içlerine sinmediği hâlde evet oyu verenlerin, biz 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi davranmalarını arzu etmiştik. Öyle davranmadılar. Tarih de millet de onları affetmeyecek."

"Ulus devlet yapımızı sözde Öcalan'ın tasarladığı 'demokratik ulus' ile değiştirecekmişiz" diyen Özdağ, şu sözlerle devam etti:

"Demokratik ulus dedikleri ne? Çok etnisiteli, çok mezhepli, Lübnan, Yugoslavya, Irak gibi bir model. Yani çözülmeye ve dağılmaya hazır bir yapı. Bu bağlamda halkların kendi kaderini tayin hakkı istiyorlar. Bununla yetinmiyorlar. 'Doğal kaynakların kullanım hakkı' diyorlar. Daha Meclis'te konuşurken bu af yasası için 'Fırat'ın doğusu ve batısı' diye Türkiye'yi bölüyorlar."

Bu süreçte CHP ve YENİ Parti'nin tutumuna tepki gösteren Özdağ şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Sevr'in yıl dönümünde, PKK'ya af yasasının arkasında durup, PKK'nın kullandığı 'eşit vatandaşlık' kavramını parti programına koyup, Öcalan'ın 'Bunu yapın, yeter' dediği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki çekinceleri kaldırıp, sonra bize 'Muhalefet partisiyiz' demeyin. Siz iktidarın ancak bu şekilde payandası olursunuz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek

13.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek
"Terörsüz Türkiye" sürecinde gözler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacak kritik görüşmeye çevrildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek.

Görüşmenin zamanlaması dikkat çekiyor. Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, sürecin yasal altyapısını oluşturmak amacıyla Meclis gündemine getirildi. Teklif TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Erdoğan-Buldan-Sancar görüşmesinin de yasanın Meclis aşamasının hemen ardından gerçekleşecek olması, buluşmanın önemini artırıyor. Görüşmede sürecin geldiği nokta, yasal düzenlemenin ardından atılacak adımlar ve bundan sonraki takvimin değerlendirilmesi bekleniyor.

AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturmasında akılalmaz bir detay ortaya çıktı. "Gazze'ye yardım" açıklamasıyla önce dolara, ardından 44 milyon liralık fiziki altına çevrilerek banka kasasına konduğu iddia edilen servetin yerinde yeller esiyor. Tek yetkilisi Haluk Levent olan o gizemli kasa açıldığında içinden sadece ilaç kutuları ve bir kitap çıktı

12.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
Türkiye gündemini sarsan Ahbap Derneği soruşturmasında adli makamları ve emniyet güçlerini hayrete düşüren yeni bir skandal patlak verdi. Derneğin mal varlıklarını yönetmek üzere atanan kayyum heyeti, polis memurları ve bir kuyumcu bilirkişisi eşliğinde, derneğe ait kiralık bir banka kasasını mercek altına aldı. VakıfBank Feriköy Şubesi'nde bulunan kasanın açılmasıyla, 44 milyon lira değerindeki fiziki altınların ortada olmadığı görüldü.

"Gazze için ödeme" notuyla trafik başladı

Soruşturma dosyasındaki banka kayıtlarına ve yönetim kurulu kararlarına göre şüpheli para trafiği Ocak 2026'da başladı. Ahbap Derneği Yönetim Kurulu, 14 Ocak 2026 tarihinde dernek hesabındaki 44 milyon TL'nin enflasyona karşı korunması amacıyla altına çevrilmesi yönünde bir karar aldı.

Ancak paranın doğrudan altına çevrilmesi yerine dikkat çekici bir yöntem izlendi.

14 Ocak 2026'da dernek hesabından bir döviz bürosuna 44 milyon TL havale edildi. Transfer açıklama kısmına ise "Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi" notu düşüldü.

Döviz bürosundan sağlanan 1 milyon dolar nakit olarak, yönetim kurulu kararıyla doğrudan Haluk Levent tarafından fiziken teslim alındı.

İki gün sonra toplanan yönetim kurulu, bu kez teslim alınan 1 milyon dolar ile bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasını kararlaştırdı. Altınları teslim alma yetkisi yine münhasıran Haluk Levent'e verildi.

Tek yetkili Haluk Levent'ti, kasa boş çıktı

Satın alınan fiziki altınların güvenle muhafaza edilmesi amacıyla bankada bir kiralık kasa tutuldu ve kasanın tek anahtarı ile işlem yetkisi Haluk Levent'e devredildi.

Soruşturmayı derinleştiren savcılık talimatıyla, 6 Ağustos tarihinde kiralık kasa; polis, kuyumcu bilirkişisi ve kayyum avukatları huzurunda, video kaydı eşliğinde açıldı. 44 milyon liralık altın zincirinin son halkası olan kasada hiçbir değerli madene rastlanmadı. Kasanın içerisinden yalnızca bir kutu Tylolhot, vitamin hapları, iki kutu ilaç ve bir adet kitap çıktı.

Milyonlarca liralık varlık nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, "Gazze" açıklamasıyla çekilen, ardından altına dönüştürüldüğü iddia edilen 1 milyon doların ve fiziki altınların akıbetini çözmek için incelemeyi yoğunlaştırdı.

MASAK raporları ve teknik takip çalışmalarında; şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz para hareketleri, şans oyunları ve yasal bahis hesaplarına aktarılan ve kaybedilen yüz milyonlarca liralık tutarlar ile şüpheli tapu devirleri tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında aralarında dernek kurucusu Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu çok sayıda zanlı tutuklu bulunurken, adli makamlar bu 44 milyon liralık sırrın kimlerin tasarrufuna geçtiğini belirlemek üzere çalışmalarına devam ediyor.

Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı

Giresun'da şiddetli yağış sonrası dere kenarında bulunan bir anne ile 2 kızı sel sularına kapılarak kayboldu

12.08.2026 17:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı
Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı
Giresun'un Görele ilçesi Hamzalı köyünde şiddetli yağış sonrası Zıva Deresi taştı. Dere kenarında bulunan bir anne ile 2 kızı sel sularına kapılarak kayboldu.

Kayıp anne Zekiye Kırca (55) ile kızları Burcu ve Burçin Kırca için AFAD ve jandarma ekipleri bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.

Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu

Trabzon’da 9 yıl önce şehit düşen Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve yeni yasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. Ayşe Bülbül, "Evimin kapısını 9 yıldır kilitlemiyorum, teröristlerin serbest kalma ihtimalini asla kabul etmiyorum" dedi

12.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Trabzon'un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017'de terör saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin duygusal bir açıklama yaptı. Acılı anne, 9 yıldır kapısını kilitlemediğini belirterek teröristlerin serbest bırakılması ihtimaline sert tepki gösterdi

Trabzon'un Maçka ilçesinde oğlunun şehit edildiği bölgede basın mensuplarına konuşan Ayşe Bülbül, gözyaşları içinde şunları söyledi:

"9 yıldır kapı kilitlemiyorum. Benim yavrum gelecek diyorum. Yaralıdır, kollarını kaldırıp kapıyı açamaz diyorum. Hâlâ yavrumun geleceğini hissediyorum. Gece hava güzel olduğunda gelip kabrinde oturuyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Terör olayları bitsin. Kimse neden bitiyor diyemez ama ne şekilde ve nasıl bitecek? Cezaevinde salınacaklar salınırsa benim kırgınlıklarım hayatta bitmez. Bir şehit annesi olarak başka duyumlar alıyorum. İçerdekiler çıkarsa ben bir anne olarak yıkılırım, yıkıldığım yerden kalkamam. Teröristler bırakılırsa ben bir şehit annesi olarak bir daha ayağa kalkamam.

Yavrum, babasının yerine geçti. Kimseyi incitmezdi. Kimseye bir şey yapmadı. 17 kurşuna evladımı şehit verdim. Terör normal şekilde bitsin. Salınmasınlar, yıkılırım. Şehit annesi olarak içerdekiler çıkarsa yıkıldığım yerden, düştüğüm yerden kalkamam."

Ayşe Bülbül, konuşmasında terörün sona ermesini istediğini ancak bunun cezaevindeki terör örgütü mensuplarının salıverilmesi yoluyla gerçekleşmesi halinde acısının asla dinmeyeceğini vurguladı. 9 yıldır kapısını kilitlememesinin nedenini ise oğlunun "yaralı olduğu ve kapıyı açamayacağı" inancına bağladı.


Dinmeyecek bir acı


11 Ağustos 2017'de PKK'lı teröristlerin erzak çaldığı bir evi güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül'ün annesi, yıllardır aynı acıyla yaşadığını her fırsatta dile getiriyor. Açıklaması, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Ağustos 2026 gecesi 467 oyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (kamuoyunda Çerçeve Yasa) tartışmalarının gölgesinde yapıldı. Yasa, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütün fiili varlığına son verildiğinin tespiti halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesini öngörüyor.

Ayşe Bülbül'ün bu sözleri, sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından "şehit ailelerinin sesi" olarak paylaşıldı. Acılı anne, daha önce de benzer açıklamalarında terörün gerçekten bitmesi halinde süreci destekleyebileceğini, ancak aldatmaca olması durumunda şehit ailelerinin daha fazla acı çekeceğini belirtmişti.

Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa Teklifi’ne “evet” oyu vermesinin ardından tepki gösterdi. Daha önce Özel’den rozet alan Çerçioğlu, rozeti geri iade edeceğini açıkladı

12.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Çerçeve Yasa Teklifi'ne "evet" oyu vermesinin ardından sert tepki gösterdi. Çerçioğlu, daha önce Özel'in kendisine hediye ettiği YENİ Parti rozetini geri iade edeceğini duyurdu.

Çerçeve Yasa görüşmeleri öncesinde Güvenpark'ta eylem yapan gazileri ziyaret eden Özgür Özel, bu sırada Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu'na YENİ Parti rozeti takmıştı. Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından konuşan Çerçioğlu, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sayın Özgür Özel'e söylediğim şey şuydu. Eğer şehit ailelerini, gazileri ağlatacak yasaya 'evet' derseniz size de hakkımız helal değil dedim. Özgür Özel'in şahsını çok sevdiğim için yakasındaki rozeti istemiştim. İstemiyorum onun rozetini falan. Geri iade edeceğim."

Çerçioğlu, açıklamasında Özel'e daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak, şehit aileleri ve gazileri üzecek bir düzenlemeye destek verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rozeti şahsi sempatisi nedeniyle istediğini belirten Çerçioğlu, artık bu rozeti taşımak istemediğini net bir şekilde dile getirdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak bilinen Çerçeve Yasa, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bazı terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngörüyor. Gaziler ve şehit yakınları çevrelerinde yasanın kapsamı nedeniyle tepkilere yol açtığı biliniyor.

Erdem Çerçioğlu'nun açıklaması, yasanın kabulünün ardından gaziler kesiminde yaşanan rahatsızlığı bir kez daha gündeme getirdi.

Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi

12.08.2026 04:13:00
Haber Merkezi
 
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi.

11 Ağustos 2026 tarihinde yapılan bu paylaşım, geçmiş yıllardaki mesajlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir üslup değişikliğini ortaya koydu.


Geçmişte "hain PKK" deniyordu



Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yalnızca şu ifadelere yer verdi:

"Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum."

Oysa geçmiş yıllardaki anma mesajlarında terör örgütünün adı net bir şekilde telaffuz ediliyor ve "Hain terör örgütü PKK tarafından katledilen evlatlarımız" vurgusu yapılıyordu.

2019 mesajı



"Şehadetlerinin 2. yılında, bölücü terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmetle, minnetle anıyorum. Terörle mücadelemiz içeride ve dışarıda amansız bir şekilde devam edecek."

2020 Mesajı

"Şehadetinin üçüncü yılında, terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde... Eren Bülbül ile birlikte bu vatan uğruna canlarını gözünü kırpmadan feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yâd ediyorum."

2022 mesajı



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2017'de Trabzon Maçka'da teröristlerin kurduğu pusuda şehit düşen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Terör örgütü PKK'nın alçakça katlettiği Eren evladımız ile Jandarma astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 5. yılında tazimle yâd ediyorum. Şehitlerimizin eli kanlı katiller sürüsüne cesurca karşı gelişinden aldığımız güçle terörle mücadelemize aman vermeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-5-yil-once-sehit-edilen-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi)

Kamuoyundan ve Siyasetten Tepki Yağdı

Mesajda PKK ifadesinin kullanılmaması, sosyal medyada ve muhalefet kanadında tepkiyle karşılandı. Yapılan eleştirilerde, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapılırken, şehitlerin katili olan örgütün adının anılmamasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Hain saldırıda 41 kurşun yiyerek şehit düşen Ferhat Gedik ve henüz çocuk yaştaki Eren Bülbül'ün anmasında ortaya çıkan bu yeni dil politikası, terörün adını koymaktan imtina edildiği gerekçesiyle eleştirilerin odağında kalmaya devam ediyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.