Yayladağı çiftçisini kronikleşen maliyet sorunları düşündürüyor
Hatay’ın güney ucunda, kendine has mikrokliması ve verimli topraklarıyla bilinen Yayladağı, 2026 yılı tarım sezonuna hem büyük bir umutla hem de kronikleşen maliyet sorunlarıyla giriyor
06.05.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Hatay'ın güney ucunda, kendine has mikrokliması ve verimli topraklarıyla bilinen Yayladağı, 2026 yılı tarım sezonuna hem büyük bir umutla hem de kronikleşen maliyet sorunlarıyla giriyor.
İlçe tarımı için 2026'nın en sevindirici haberi su kaynaklarından geldi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan şiddetli kuraklığın aksine, bu yılın ilk aylarında alınan yoğun yağışlar sayesinde Yayladağı Barajı %100 doluluk oranına ulaştı. Bu durum, su ihtiyacı yüksek olan ürünlerin ekim alanlarını doğrudan artırdı.

Ürün Yelpazesi: Gelenekten Teknolojiye
Yayladağı, son yıllarda stratejik bir dönüşüm geçirerek ürün gamını hem koruyor hem de modernize ediyor:
Yayla Çileği: İlçenin lokomotif ürünü. Barajdaki su bolluğuyla birlikte ekim alanları tekrar 4 bin dekarın üzerine çıktı. Ayrıca Aşağıpulluyazı gibi mahallelerde uygulanan sera projeleriyle, hasat süresinin 12 aya yayılması hedefleniyor.

Tütün: Bölgenin en eski geçim kaynaklarından biri. Mart sonu başlayan ekim süreci, Yayıkdamlar ve çevre mahallelerde yoğun iş gücüyle devam ediyor. Ancak tütün, daha çok geleneksel yöntemlerle ve aile işletmeciliği şeklinde sürdürülüyor.
Zeytin ve Zeytinyağı: Dağlık yapının getirdiği kalite avantajıyla Yayladağı zeytinyağı piyasada aranılan bir ürün. Geçen yılki %50'lik verim kaybının ardından, bu yılki yağışlarla rekoltede ciddi bir artış bekleniyor.
Mantarcılık ve Katma Değerli Ürünler: Özellikle atıl alanların değerlendirilmesiyle mantar üretimi ve yerel meyvelerden yapılan kurutulmuş ürünler yelpazeye renk katıyor.

Çiftçilerin Temel Sorunları ve Talepleri
Üretim iştahı yüksek olsa da Yayladağı çiftçisi bazı ciddi darboğazlarla mücadele ediyor:
Girdi Maliyetleri: Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artış en büyük sorun.

Pazarlama ve Şirket Tekeli: Özellikle tütün üreticileri, alımların uluslararası şirketlerin kontrolünde olmasından ve tütünün "tarla bitkisi" statüsünde yeterli desteği görmemesinden şikayetçi. Üretici, özel sektörün fiyat baskısından kurtulmak için devlet müdahalesi bekliyor.

Kooperatifleşme İhtiyacı: Zeytin ve meyve üreticileri, pazarda daha güçlü bir ses çıkarmak ve girdi maliyetlerini toplu alımla düşürmek için kooperatifleşme adımlarını hızlandırmak istiyor.

Özetle
Yayladağı'nda su sorununun bu yıl çözülmüş olması çiftçinin yüzünü güldürse de, "yüksek maliyet - düşük alım fiyatı" makası üretimin sürdürülebilirliği önündeki en büyük engel olarak duruyor.

Çiftçiler, bereketli geçen bu mevsimin kazanca dönüşebilmesi için tarımsal girdilerde acil destek ve taban fiyat koruması talep ediyor.
İlçe tarımı için 2026'nın en sevindirici haberi su kaynaklarından geldi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan şiddetli kuraklığın aksine, bu yılın ilk aylarında alınan yoğun yağışlar sayesinde Yayladağı Barajı %100 doluluk oranına ulaştı. Bu durum, su ihtiyacı yüksek olan ürünlerin ekim alanlarını doğrudan artırdı.

Ürün Yelpazesi: Gelenekten Teknolojiye
Yayladağı, son yıllarda stratejik bir dönüşüm geçirerek ürün gamını hem koruyor hem de modernize ediyor:
Yayla Çileği: İlçenin lokomotif ürünü. Barajdaki su bolluğuyla birlikte ekim alanları tekrar 4 bin dekarın üzerine çıktı. Ayrıca Aşağıpulluyazı gibi mahallelerde uygulanan sera projeleriyle, hasat süresinin 12 aya yayılması hedefleniyor.

Tütün: Bölgenin en eski geçim kaynaklarından biri. Mart sonu başlayan ekim süreci, Yayıkdamlar ve çevre mahallelerde yoğun iş gücüyle devam ediyor. Ancak tütün, daha çok geleneksel yöntemlerle ve aile işletmeciliği şeklinde sürdürülüyor.
Zeytin ve Zeytinyağı: Dağlık yapının getirdiği kalite avantajıyla Yayladağı zeytinyağı piyasada aranılan bir ürün. Geçen yılki %50'lik verim kaybının ardından, bu yılki yağışlarla rekoltede ciddi bir artış bekleniyor.
Mantarcılık ve Katma Değerli Ürünler: Özellikle atıl alanların değerlendirilmesiyle mantar üretimi ve yerel meyvelerden yapılan kurutulmuş ürünler yelpazeye renk katıyor.

Çiftçilerin Temel Sorunları ve Talepleri
Üretim iştahı yüksek olsa da Yayladağı çiftçisi bazı ciddi darboğazlarla mücadele ediyor:
Girdi Maliyetleri: Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artış en büyük sorun.

Pazarlama ve Şirket Tekeli: Özellikle tütün üreticileri, alımların uluslararası şirketlerin kontrolünde olmasından ve tütünün "tarla bitkisi" statüsünde yeterli desteği görmemesinden şikayetçi. Üretici, özel sektörün fiyat baskısından kurtulmak için devlet müdahalesi bekliyor.

Kooperatifleşme İhtiyacı: Zeytin ve meyve üreticileri, pazarda daha güçlü bir ses çıkarmak ve girdi maliyetlerini toplu alımla düşürmek için kooperatifleşme adımlarını hızlandırmak istiyor.

Özetle
Yayladağı'nda su sorununun bu yıl çözülmüş olması çiftçinin yüzünü güldürse de, "yüksek maliyet - düşük alım fiyatı" makası üretimin sürdürülebilirliği önündeki en büyük engel olarak duruyor.

Çiftçiler, bereketli geçen bu mevsimin kazanca dönüşebilmesi için tarımsal girdilerde acil destek ve taban fiyat koruması talep ediyor.

























































































