logo
03 NİSAN 2026

Yeni bir pandemi mi geliyor?

Hindistan'daki Nipah virüsü vakaları, DSÖ tarafından yüksek ölüm oranı, aşı/tedavi eksikliği ve pandemi potansiyeli nedeniyle öncelikli patojen olarak sınıflandırılıyor. DSÖ uluslararası yayılma riskini düşük görüyor, yeni bir pandemi işaret etmiyor ancak epidemik tehdit için acil araştırma çağrısı yapıyor 

29.01.2026 13:52:00 / Güncelleme: 29.01.2026 13:59:49
Eyüp Kabil
Yeni bir pandemi mi geliyor?
Yeni bir pandemi mi geliyor?
Nipah virüsü (NiV), son yıllarda Asya'da tekrar eden salgınlarla dikkat çeken ölümcül bir zoonotik hastalık. Özellikle Hindistan'da görülen vakalar, virüsün yayılma potansiyeli nedeniyle uluslararası endişe yaratıyor.

Nipah virüsü, Paramyxoviridae ailesine ait bir RNA virüsüdür ve Henipavirus cinsindendir. İlk olarak 1998-1999 yıllarında Malezya'da bir salgın sırasında tanımlanmıştır. Virüsün doğal rezervuarı, meyve yarasaları (Pteropus türleri, yani uçan tilkiler) olarak bilinir. Bu yarasalar, virüsü taşıyıp yayabilirler ancak kendileri genellikle semptom göstermezler. Virüs, biyogüvenlik seviyesi 4 (BSL-4) patojen olarak sınıflandırılır, yani laboratuvar çalışmaları için en yüksek güvenlik önlemleri gerektirir.

Virüs, genellikle tropikal bölgelerde görülür ve Asya kıtasında (Bangladeş, Hindistan, Malezya, Filipinler) salgınlara yol açmıştır. Henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik tedavisi yoktur; yönetim, semptomları hafifletmeye yönelik destekleyici bakımdır.



Nasıl yayılır?

Nipah virüsünün yayılma yolları, zoonotik kökeni nedeniyle çeşitlidir. Ana bulaş yolları şunlardır:

- Hayvandan İnsana Bulaş: Virüs, enfekte yarasaların salgıları (idrar, tükürük, dışkı) ile kontamine olan yiyecekler veya içecekler yoluyla yayılır. Özellikle taze hurma suyu (date palm sap) veya yarasa ısırığıyla kirlenmiş meyveler risklidir. Domuzlar gibi ara konakçılar (amplifiye edici hayvanlar) da virüsü taşıyabilir; enfekte domuzlarla temas (örneğin çiftliklerde) bulaşa neden olur. Diğer hayvanlar (at, keçi, köpek) da nadiren rol oynar.

- İnsandan İnsana Bulaş: Yakın temas yoluyla gerçekleşir. Solunum salgıları, öksürük, hapşırık veya vücut sıvıları (kan, idrar, tükürük) ile bulaşır. Özellikle sağlık çalışanları ve aile üyeleri risk altındadır. Solunum semptomları gösteren hastalar daha bulaşıcıdır. Havadan bulaş (airborne) mümkündür, ancak nadir.

- Diğer Yolaklar: Kirlenmiş yiyecekler (örneğin yarasa salgılı meyveler) veya enfekte hayvan etleri. Bangladeş ve Hindistan'da hurma suyu tüketimi yaygın bir risk faktörüdür.

Yayılma, mevsimsel olabilir; hurma hasadı döneminde (Aralık-Mart) artar. İklim değişikliği ve habitat kaybı, yarasaların insan yerleşimlerine yaklaşmasını artırarak riski yükseltir.

Tehlike seviyesi ve semptomlar

Nipah virüsü, yüksek ölüm oranı nedeniyle tehlikelidir. Vaka ölüm oranı (CFR) %40-75 arasında değişir, salgına göre değişkenlik gösterir. WHO, NiV'yi öncelikli patojenler listesine almıştır, çünkü pandemi potansiyeli taşır.

- Semptomlar: Kuluçka süresi 4-14 gün (en fazla 45 gün). Başlangıçta ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, boğaz ağrısı görülür. İlerleyen aşamada ensefalit (beyin iltihabı), solunum güçlüğü, nöbetler, koma ve ölüm gelişebilir. Hayatta kalanlarda kalıcı nörolojik hasar (felç, kişilik değişiklikleri) olabilir.

- Risk Grupları: 45 yaşın üzerindekiler ve solunum sorunu olanlar daha bulaşıcı ve ölümcül olur. Sağlık çalışanları, yüksek risklidir.

Tedavi: Spesifik antiviral yok. Remdesivir gibi ilaçlar deneysel olarak kullanılmıştır. Önleme, anahtardır: Yarasa temasından kaçınma, el hijyeni, maske kullanımı.



Hindistan'daki tarihsel ve güncel vakalar

Hindistan, Nipah salgınlarının sık görüldüğü ülkelerden biridir. İlk salgınlar 2001 ve 2007'de Batı Bengal'de (West Bengal) meydana geldi. 2001'de 66 vaka, 45 ölüm; 2007'de 5 vaka, 5 ölüm. Son yıllarda Kerala eyaleti hotspot oldu: 2018'de 19 vaka, 17 ölüm; 2019-2025 arası neredeyse yıllık salgınlar (örneğin 2025 Temmuz: 4 vaka, 2 ölüm).

Güncel Durum (Ocak 2026): Ocak 2026'da Batı Bengal'de yeni vakalar rapor edildi. 13 Ocak'ta 2 sağlık çalışanı (hemşireler) pozitif test edildi, AIIMS Kalyani ve Ulusal Viroloji Enstitüsü tarafından doğrulandı. Vaka sayısı 5'e yükseldi: Bir doktor, bir hemşire (komada) ve diğer sağlık çalışanları. Vakalar, Barasat'taki bir hastanede bağlantılı. 196-200 temas izlendi, hepsi negatif test edildi ve karantinaya alındı. Hindistan Sağlık Bakanlığı, salgının kontrol altına alındığını açıkladı. Ancak Tayland, Singapur, Malezya gibi ülkeler Hindistan'dan gelen yolcular için havaalanı taramalarını artırdı. Bu, Batı Bengal'de 19 yıl aradan sonraki ilk salgın.

Salgın, insandan insana bulaşla (hastane ortamında) sınırlı kaldı; toplum yayılımı yok. Kaynak, muhtemelen yarasalarla ilgili ancak tam epidemiyolojik inceleme sürüyor.

Önleme ve kontrol yöntemleri

- Bireysel Önlemler:
Yarasa habitatlarından uzak durun, taze hurma suyu kaynatın, meyveleri yıkayın. Enfekte kişilerle yakın temastan kaçının, maske ve eldiven kullanın.

- Toplumsal ve Hükümet Önlemleri: Temas takibi, karantina, hızlı testler. Hindistan'da ulusal müdahale ekipleri etkin. Aşı çalışmaları sürüyor (örneğin mRNA bazlı).

- Küresel Bakış: WHO, Nipah'ı izliyor; salgın riski yüksek bölgelerde surveillance artırılmalı.

Nipah virüsü, hızlı müdahale ile kontrol edilebilir ancak iklim değişikliğiyle risk artabilir. Hindistan'daki güncel vakalar sınırlı olsa da, küresel farkındalık şarttır. Sağlık otoritelerinin güncellemelerini takip edin.

Adalar'da elektrikli araç krizi

UKOME kararıyla Adalar'da üç tekerlekli elektrikli araçların kaldırılması ve yerine L6-L7 sınıfı araçların zorunlu hale getirilmesi, maliyet ve geçiş süreci nedeniyle tartışmalara neden oldu

03.04.2026 12:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adalar'da elektrikli araç krizi
Adalar'da elektrikli araç krizi
UKOME kararıyla Adalar'da üç tekerlekli elektrikli araçların kaldırılması ve yerine L6-L7 sınıfı araçların zorunlu hale getirilmesi, maliyet ve geçiş süreci nedeniyle tartışmalara neden oldu. Konu ile ilgili konuşan AK Parti Adalar İlçe Başkanı Uğur Sina Şen, "Burada bir anda bu kontrolsüz, eksik, bir şeyi kaldırırken yerine getireceğini planlamamaktan, getirilenlerin sayısının yetersiz olması, işlevlerini yerine getirememiş olması burada kendiliğinden bu boşluğun doldurulmasına sebebiyet verecek, ancak Adalar Belediyesi de bu boşluğun kendisine zarar vermemesi için göz ardı edeceği, daha sonrasında sorumluluk almadan kenarda seyredeceği bir burada korsan taşımacılığı ortaya çıkartan bir hal aldı" dedi.

İstanbul'da UKOME kararı doğrultusunda Adalar'da uzun süredir kullanılan üç tekerlekli elektrikli araçlar kaldırılarak, yerlerine L6 ve L7 sınıfı dört tekerlekli araçlara geçiş zorunlu hale getirildi. Kararın uygulanmaya başlamasıyla birlikte ada halkı ve esnaf, yeni araçların yüksek maliyeti ve geçiş sürecinin kısa tutulması nedeniyle mağduriyet yaşadıkları öne sürüldü. Daha önce aynı bölgede elektrikli araç kullanımının yaygınlaştırılması yönünde adımlar atan Adalar Belediyesi'nin, yeni düzenlemeyle birlikte mevcut sistemi tamamen kaldırması da tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle eski araçların kısa sürede devre dışı bırakılması, birçok kişinin ekonomik olarak hazırlıksız yakalandığı iddia edildi.

"Burada bir mağduriyet var ama bu mağduriyetleri oluşturan Adalar Belediyesi"
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti Adalar İlçe Başkanı Uğur Sina Şen, şunları söyledi:
"Adalar'da, ada içindeki yük taşımacılığı, buradaki toplu taşımacılık, bireysel taşımacılık, engelli bireylerin bir noktadan bir noktaya gitmesi gibi pek çok başlık var aslında burada. Ancak bu mağduriyetlerin oluşturulması, bugünün konusu değil. Burada 2009 yılında belediyenin el değiştirmesiyle birlikte bu sorunlar aslında pek çok başlık adı altında sorun yumakları büyüye büyüye bugünlere kadar geldi. Bunlardan bir tanesi de yine 2009 yılında burada sağlık raporlu olan bireylere kişisel araç verilmesiyle ilgili o dönemin belediye başkanı ve ekibinin aldığı kararlarla o gün başladı. Bunlar da yaklaşık o dönemde 500-600 adedi bulan burada golf arabası türü, 4 kişilik, aslında sağlık raporuna ihtiyaç duyan insanlara veriliyormuş gibi gösterilse de bunların yazlıkçı olarak nitelediğimiz, sadece evinden hastaneye, evinden kendi ihtiyaçlarını karşılamak için bir noktalara değil, bunların plaj, restoran, gezmek, dolaşmak, hava almak gibi pek çok bireysel olarak araçlanma ihtiyaçlarını doğurdu. Burada bir mağduriyet var ama bu mağduriyetleri oluşturan Adalar Belediyesi. Bu Adalar Belediyesi'nin bugüne geldiğimiz noktada sürekli 'Bu bizim dışımızda, biz yapmadık, başkaları karar alıyor, bizim bunda dahlimiz yok, biz bunları yaparken haberimiz yok, bizim haricimizde kararlar alınıyor, engelleniyoruz, önümüz kesiliyor' gibi bahaneler üreterek vatandaşa yanlış bilgiler vererek sürekli bir yanlış algılarla vatandaşlarımızı yönlendiriyorlar."

"Durum korsan taşımacılığı ortaya çıkartan bir hal aldı"
Şen, ada içi ulaşımda yaşanan değişikliklerin mevcut talebi karşılayamadığını dile getirerek, "2019'da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde belediye yönetimi değiştikten sonra Adalar'da faytonların kaldırılması kararı alındı. Bu araçların kaldırılmasıyla birlikte ada içi ulaşımın gerçekleştirilebilmesi için de bir başka ulaşım modeline ihtiyaç duyuldu. Burada alınan kararlar doğrultusunda buraya altını kalın harflerle çizeceğimiz 13+1 kişilik, tescilsiz, herhangi bir muayenesi yapılamayan, Emniyet Müdürlüğü tarafından bir karşılığı olmayan bir golf aracı getirildi. Bunlar 13+1 kişilik olarak burada hizmet vermeye başladı ve Adabüs adı verildi. Bir de bunların 3+1 şeklinde olan taksi modelleriyle birlikte bu hizmetler Adalar'da verilir oldu. Bu verilen hizmetler 40 tane Adabüs, 20 tane Adamini olarak verilen iş, kaldırılan 277 tane faytonun işini görebildi mi' Göremedi. Yazın burası İstanbul'un sayfiyesi olması sebebiyle, İstanbul'dan gelen turistlerin, ülkemizin dışından gelen turistlerin, ziyaretçilerin akınıyla karşılık bulması, burada kışlık yaşayan insanlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasıyla alakalı olarak bu araçlar bu talebi karşılayamadı. Burada bir anda bu kontrolsüz, eksik, bir şeyi kaldırırken yerine getireceğini planlamamak; getirilenlerin sayısının yetersiz olması ve işlevlerini yerine getirememiş olması burada kendiliğinden bu boşluğun doldurulmasına sebebiyet verecek. Ancak durum Adalar Belediyesi'nin de bu boşluğun kendisine zarar vermemesi için göz ardı edeceği, daha sonrasında sorumluluk almadan kenarda seyredeceği; korsan taşımacılığı ortaya çıkartan bir hal aldı" dedi.

"Bireysel araç sahiplenmesinde belediye zabıtalarının hiçbir kontrolü daha önce yapmadığını söyleyen Şen, şunları kaydetti:
Buradaki insanların bir noktadan bir noktaya gidilmesiyle ilgili denetleme yapılmadan, izin verilmeden bu araçların plakasız, tescilsiz, ruhsatsız bir şekilde adaya girişleri sağlandı. Ve bunların kontrolünü yapması gereken Adalar Belediyesi'nin zabıtası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin zabıtası bu işin hiçbir tarafında olmadı. Dolayısıyla bunlarda yine kendilerinin deniz araçlarının marifetleriyle buralara temin edildi. Peki buraya gelen bu araçların sayıları nerelere varıldı' Resmi olmayan rakamlara göre 12 bin 800 adetle 18 bin sayısı konuşulur hale gelen; burasını Hindistan'a, Pakistan'a benzeten, 10 yaşındaki çocuktan 90 yaşındaki büyüğümüze kadar hiçbir kontrolü ve belgesi bilgisi olmadan bu araçlar kullanılır hale geldi. Dolayısıyla burada kazaların ve kayıt dışı bir gelirin oluşması üzerine burada kamunun, belediye ve diğer partnerlerin UKOME tarafından ulaşım ve lojistik yönergesiyle birlikte disiplin altına alınması öngörüldü. 2021 yılındaki 2021'e 4-4 UKOME kararıyla bu lojistik yönerge hayata geçti. Bu yönergede de buradaki Adalar özelinde bir komisyon oluşturulması hasıl oldu. Buradaki komisyon 5 kişiden oluşuyor: Adalar Kaymakamlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Daire Başkanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Toplum Sağlığı Müdürlüğü ve Adalar Belediye Başkanlığı'nın temsilcileriyle bu komisyon oluşturuldu. Burada gerek bireysel, gerek engelli, gerekse yük taşımacılığıyla ilgili bireysel olarak müracaat edenlerin ön müracaatlarını kabul etmek, buradaki komisyonda bunları değerlendirmek ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Toplu Ulaşım Müdürlüğü'ne göndermek, orada da UKOME kararları neyse bunların alınması doğrultusunda hareket ediliyor. Bu doğrultuda kimlere verileceği ve denetlemelerin nasıl yapılacağı hepsi bu kararların içerisinde belli. Dolayısıyla buranın içerisinde AK Parti hiçbir şekilde yok."

"Adalar Belediyesi'nin istek ve talepleriyle 361 kişiye şahsi olarak plaka verilmesi gündeme getirilmiş"
Adalar Belediyesi'nin UKOME kararıyla araç azaltmaya gidilecek olmasına rağmen bunun aksi şekilde hareket ettiğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
"Burada bu kadar aracın olması, bu kadar aracın Hindistan'a benzemesi, Pakistan'a benzemesi, geceleyin korsan taşımacılıklar yapılmasının sebeplerinden sonra 2025 yılının Ocak ayında alınan kararla ne yapıldı' Dediler ki, ' Burada aldığımız kararlara istinaden artık araç modellerinin yenilenmesi, güvenlik, korsan taşımacılığın önüne geçilmesi ve yük taşımacılığının saatlerinin belirlenmesi için bir yönergelerde değişikliğe gidildi.' Bu değişikliklerle beraber 2025 yılının 6 Ocak'ında 2025'e 1-4 UKOME kararıyla burada bahsettiğim sebeplerden dolayı araç modellerinin L2'den L6 ve L7 şekline dönüştürülmesi öngörüldü. Ve vatandaşlarımıza da dendi ki, 'Ey vatandaşlarımız bu kararı aldık, üstünden bir yıl geçiyor; 31 Aralık 2025 tarihine kadar da biz size müsaade ediyoruz, bu değişim ve dönüşümünüzü gerçekleştirin.' Ama bugüne kadar UKOME'den çıkan kararların tamamına yakını oy birliğiyle alınmış kararlar. Yani kimsenin burada 'Benim haberim yoktu, benden habersiz yapıldı' söylemleri çok doğru ve hakkaniyetli değil. Buna karşılık da yine 2025 yılında bu UKOME toplantısına Adalar'dan gelen talepler doğrultusunda bir yandan sayısı 18 bine kadar çıktığı söylenen araçların azaltılması ve esnafın araçlarının modellerini düşürmesi gündemdeyken; yine Adalar Belediyesi'nin istek ve talepleriyle 361 kişiye şahsi olarak plaka verilmesi gündeme getirilmiş. Ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin UKOME meclisinde de ' Siz bir yandan araç azaltmaya çalışıyorsunuz bir yandan da 361 tane de yeni öneride bulunuyorsunuz' diyerek bu reddediliyor."
İHA

Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.

02.04.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.
Van'a gelen Bakan Bolat, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Ardından Van'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü törenine iştirak eden Bolat, daha sonra Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı olan Kapıköy Gümrük Kapısı'na geçti. Burada gerçekleştirdiği incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, Bölge Dış Ticaret ve Gümrük Müdürlüğü'nden yürütülen çalışmalara ilişkin brifing aldıklarını belirtti. Çalışmaların yolunda devam ettiğini ifade eden Bakan Bolat, "Gerek yük taşımacılığı, gerekse demiryolu, yolcu ve yük taşımacılığı, gerekse karayolu ile turist giriş çıkışında bir aksama yok. Biz de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Van Kapıköy, bizim modernleştirdiğimiz, yenilediğimiz kapılardan birisi. Toplam 20'ye yakın gümrük kapımızı biliyorsunuz son 23 yıl içinde dünyada örnek gösterilebilecek bir şekilde hükümetimiz modernleştirdi, yeniledi. Özel sektörle de işbirliği yaptı. Van Kapıköy de onlardan birisidir. Tabii şurada gördüğünüz yeni tesis çalışmaları devam ediyor. Bu anlamda Türkiye ile komşumuz İran arasındaki bu önemli geçiş noktası görevini yapmaya devam ediyor. Fonksiyon icra ediyor" diye konuştu
Bundan sonra barış ve ateşkes sürecinin gerçekleşmesiyle Kapıköy Gümrük Kapısı'nın ticari yük taşımacılığı ve yolcu giriş-çıkışları anlamında daha yoğun bir şekilde çalışacağını belirten Bakan Bolat, "Diğer iki gümrük kapımız Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere kapılarında da normal rutin giriş-çıkış işlemleri devam ediyor. Arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında yeni talimatlarımızı verdik" şeklinde konuştu.İHA

MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

MSB, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, yaptığı açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara cevap verildi. "Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur" ifadesini kullandı
 

02.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 02.04.2026 12:59:58
Anadolu Ajansı
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Bakanlığın tüm birlik ve kurumlarının, Türkiye'nin savunma ile güvenliği için nitelik ve nicelik olarak daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam ettiğini söyledi.

Tuğamiral Aktürk, 1 Mart'ta 629 bin 129 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Savunma Üniversitesi sınavı sonuçlarının 24 Mart'ta açıklandığını hatırlatarak, 25 Mart'ta başlayan tercih işlemleri kapsamında bir hafta içerisinde 55 bin adayın harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları için tercihlerini tamamladığını belirtti.

Tercih işlemlerinin, 24 Nisan'da tamamlanacağını ifade eden Aktürk, şunları kaydetti:

"Şanlı ordumuzda görev yapmak isteyen gençlerimizi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü milli ve çağdaş eğitim anlayışıyla yetiştiren savunma, güvenlik ve strateji alanlarında bilgi üreten ve uluslararası düzeyde saygın bir konuma sahip Milli Savunma Üniversitemize bekliyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 8-9 Nisan'da Samsun'da gerçekleştirilecek Orta Karadeniz Kariyer Fuarı'na katılım sağlanacak, engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları 6-10 Nisan tarihleri arasında İŞKUR'a yapılabilecektir."

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin huzur, güvenlik ve istikrarı için aralıksız şekilde görev ve faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde, 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir." dedi.

Hudut güvenliği

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarda hafta boyunca 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1695 olduğunu bildirdi.

Aktürk, engellenen 1968 kişiyle birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısının da 18 bin 897'ye ulaştığı bilgisini verdi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova'da kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vererek bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, Türkiye'nin 1952'den bu yana üyesi olduğu ve etkin katkılar sunduğu NATO'nun 77'nci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Aktürk, Türkiye'nin ittifak içerisindeki sorumluluklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini, NATO'nun barış, güvenlik ve istikrara yönelik faaliyetlerine önemli katkılar sunmayı sürdüreceğini vurguladı.

108 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Aktürk, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaştıklarını ifade etti.

İsrail

Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen savaşın, bölgeye daha da yayılma tehlikesinin devam ettiğine işaret eden Aktürk, şöyle devam etti:

"Tüm ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumumuz ve bu yöndeki çabalarımız sürmektedir. Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir. Öte yandan İsrail'in, Lübnan'daki uluslararası hukuk ve insancıl hukukun ihlali niteliğindeki saldırılarıyla 3 Birleşmiş Milletler barış gücü personeli hayatını kaybetmiştir. İsrail ayrıca, Suriye'nin güneyindeki saldırılarıyla ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeye, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve Gazze'yi hedef alan saldırılarına da devam etmektedir. Uluslararası sistemin meşruiyetinin ve uluslararası hukuka olan inancın daha fazla zedelenmemesi amacıyla başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu, İsrail'in bu saldırganlıklarının önlenmesi için sorumluluk almaya bir kez daha davet ediyoruz."

Aktürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun bugün Libya Kara Kuvvetleri Komutanı'nı kabul edeceği bilgisini paylaştı.

3'üncü Uluslararası Askeri Sporlar Konseyi (CISM) Dünya Yarı Maraton Şampiyonası'nın Genelkurmay Başkanlığının organizatörlüğünde 24 ülkeden 128 sporcunun katılımıyla 3-7 Nisan'da Antalya'da düzenleneceğini belirten Aktürk, bu kapsamda 4 Nisan'da Türk Armoni Yıldızları (TÜRKAY) Orkestrasınca konser verileceğini söyledi.

Savunma sanayisi ve envantere giren yeni silah sistemleri

Savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin daha da artırıldığına dikkati çeken Aktürk, şöyle konuştu:

"Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda yeni nesil T-155 kundağı motorlu fırtına obüs, 5,56 milimetre hafif makineli tüfek ile 17 kişilik karinalı bot, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, yerli ve milli olarak geliştirilen Milli Deniz Topu Denizhan'ın üretimi tamamlanan 6'ncısı istif sınıfının 5'inci fırkateyni olan Akdeniz'e entegre edilmek üzere teslim edilmiştir."

ASFAT yükleniciliğinde 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü'nde, Senegal Hava Kuvvetlerine ait CN-235 tipi uçağın bakım ve onarımına yönelik sözleşme imzalandığı bilgisini veren Aktürk, söz konusu uçağın, bakım-onarım için Kayseri'ye intikal ettirildiğini, bu projenin, uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi ile bakım-onarım kabiliyetlerinin küresel ölçekte etkin şekilde sunulması açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Aktürk, "Milli Mücadelemizin başladığı süreçte ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansının 106'ncı kuruluş yıl dönümünü şimdiden tebrik ediyoruz." dedi.

"NATO konusunda eksik bilgiler var"

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı ve NATO Karargahları hakkındaki sorulara ilişkin açıklamada, son dönemde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, Türkiye'nin NATO'ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz'de yürütülen faaliyetlere ilişkin konularda eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı ve bazı kavramların karıştırıldığı vurgulandı.

Açıklamada, "Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi esas alınmakta, bu kapsamda her hafta düzenli olarak basın bilgilendirme toplantısı icra edilmekte ve basın mensuplarının soruları cevaplandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik konularında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, süreç tamamlandıktan sonra gerekli bilgiler milli güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşılmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik temel stratejisi ve bu strateji çerçevesinde inisiyatif alarak kurulan NATO ve NATO dışı çok uluslu Deniz Karargahları ile Adana'da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargahı hakkında ise şu açıklamalarda bulunuldu:

"Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır. Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz'de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz'in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir."

Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu

Açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların yürütüldüğü ve halihazırda 33 ülkenin katılma isteğini beyan ettiği, "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu"nun, NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişim olduğuna işaret edildi.

Bu girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvvetinin (MNF-U), Fransa'da çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargah üzerinden yönetilmesinin planlandığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla ülkemiz tarafından yürütülecektir. Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır. Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edilmiştir. Deniz Unsur Komutanlığına 14 ülke katkı beyanında bulunmuştur ancak deniz platformlarına yönelik katkılar sadece kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır."

MCM Black Sea

Rusya-Ukrayna Savaşı esnasında Karadeniz'de sürüklenen mayın tehlikesine karşı kurulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) görevlerine ilişkin bilgilerin de yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulmuş, NATO kuvvet yapısı dışında kalan bir girişimdir. Söz konusu görev kuvveti, 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulmuş ve 1 Temmuz 2024'te ilk aktivasyonu ilan edilmiştir. Temel görevi, Karadeniz'de mayın arama faaliyetleri icra etmek ve kritik sualtı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak olan bu yapı, katılımcı ülkelerin milli mayın arama gemileriyle faaliyet göstermekte, komuta ve karargah görevi 6 aylık rotasyonlarla üç ülke arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir. Halihazırda görev kuvveti, ülkemiz tarafından komuta edilen 9'uncu aktivasyon periyodunu icra etmektedir."

"Açık bir dezenformasyondur"

Açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara da cevap verildi.

"Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur." ifadesi yer alan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmi açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır. Özellikle, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhal başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmi açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır."

Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

İstanbul'un Esenler ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro ve ekipmanlar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı

01.04.2026 15:13:00 / Güncelleme: 01.04.2026 15:16:33
İHA
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler ilçesinde bir adreste sahte döviz basıldığının belirlenmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Mali Suçlarla Mücadele Soruşturma Bürosu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve İstanbul MİT Bölge Başkanlığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenlendi.



3 şüpheli gözaltına alındı, milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

Ekipler tarafından 31 Mart günü adrese yapılan baskında, M.C.S., M.D. ve M.N.S. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı.

Öte yandan ekipler tarafından adreste yapılan aramalarda ise, 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro, 1 adet kağıt kesme makinesi, 1 adet para kontrol cihazı, 1 adet para basma kalıp makinesi, 800 adet hologram, 2 adet para basımında kullanılan demir kalıp ile 18 adet para basımında kullanılan plastik kalıp ele geçirildi.



Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu

Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda milyonluk araç vurgunu yapan çete çökertildi

01.04.2026 10:52:00
İhlas Haber Ajansı
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, araçların şase bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenen organize suç örgütü çökertildi, 13 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şaselerini, yurtdışından kaçak yollarla getirilen veya yurtiçinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi.



Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü'nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart 2026 günü saat 06.00'da başlayan operasyon kapsamında 13 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlenerek 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurtdışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurtiçinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şase monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.



Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurtdışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurtdışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şase numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi.

Gözaltına alınan 13 şüphelinin polisteki sorgulanmaları devam ediyor.

Yetkililer, ikinci el araç alım-satımında vatandaşların araçların şase ve motor numaraları ile ruhsat bilgilerinin uyumluluğunu mutlaka kontrol etmeleri ve ekspertiz yaptırmadan işlem gerçekleştirmemeleri gerektiğini vurguladı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğini ifade eden Çelik, "Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz" dedi

31.03.2026 16:32:00 / Güncelleme: 31.03.2026 16:35:11
İhlas Haber Ajansı
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz"

Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğine değinen Çelik, "Bununla birlikte bu sistemle birlikte çarşamba günü için batı bölgelerde yağış var. Bu yağışlar özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli şekilde görülecek. Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü için ülkenin tamamında yağış var. Pazar günü de sadece en batı bölgelerde artık yağış azalıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 gün boyunca diyebilirim çarşamba günü batı bölgelerde ama Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü için ülkenin tamamında aralıklarla yağış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Yağışlı sistemle beraber sıcaklıkların artacağını ifade eden Çelik, sıcaklıkların mevsim normalleri civarı ve yer yer birkaç derece üzerine çıkacağını ifade etti. Sıcaklarda önemli bir değişiklik beklemediklerini belirtti.

"Batı ve Güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında kuvvetli yağışlar göreceğiz"

Yağışlı sistemin özellikle batı ve güney bölgelerde etkili olacağını ifade eden Çelik, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Çarşamba günü için özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz. Perşembe ve Cuma günü ise yine batı ve güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında yer yer kuvvetli yağışlar göreceğiz. Ülkenin tamamında yağışlar göreceğiz dedik. Bu yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde ancak rakım özellikle 1500-1600 metrenin üzerinde olan yerlerde yine karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görülebilir. Yani genellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde rakım yüksek olan yerlerde bir de Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlarını göreceğiz."

Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, özellikle Çarşamba günü için Ege ve Batı Akdeniz bölgesinde ani sel ve su baskını ihtimali olduğunu, Perşembe ve Cuma günü ise Marmara'nın doğusu Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz'de kuvvetli yağışların görüleceğini belirtti.

"Üç Büyükşehrimiz için kuvvetli yağış bekliyoruz"

Üç Büyükşehir için beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Çelik, "Önümüzdeki 3 gün yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü için sağanak yağışı bekliyoruz. Ankara ve İstanbul'da en yüksek sıcaklıklar 16-17 derece civarında seriliyor. İzmir'de ise 17-19 derece bandında serilecek. İzmir'de özellikle Çarşamba ve Perşembe günü için gerçekleşecek sağanak yağışların yer yer kuvvetli olmasını bekliyoruz" dedi.

İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü

İstanbul Valiliği, Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren kent genelinde etkili olan sağanak yağışta metrekareye ortalama 97 kilogram yağış düştüğünü, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ise 670 ihbarın geldiğini bildirdi

31.03.2026 12:32:00
İHA
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan hava tahmin raporları çerçevesinde İstanbul için sağanak yağış uyarısı yapıldığı hatırlatıldı.

Yağışlı havanın, uyarılara paralel olarak Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren etkili olduğu belirtilen açıklamada, "İstanbul genelinde 29.03.2026 Cumartesi Günü öğle saatlerinden, 31.03.2026 Salı Günü sabah saatlerine kadar il genelinde etkili olmuştur. Yağışlar, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Bu süre zarfında İstanbul'un farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kg yağış düştüğü tespit edilmiştir" denildi.

Açıklamada, Valilik koordinasyonunda devam eden çalışmalar kapsamında AFAD, İBB, İlçe Belediyeleri toplam 6 bin 903 personel, 2 bin 505 araç, iş makinası ve 824 ekipman ile sahadan gelen ihbarlara en kısa sürede müdahale edilerek vatandaşların mağduriyetini en alt seviyede tutmaya çalışıldığı kaydedildi.

112 Acil Çağrı Merkezine toplam 670 ihbarın geldiğinin bildirildiği açıklamada 375 su baskını, 18 toprak kayması, 2 mahsur kalma, 26 ağaç devrilmesi, 16 duvar çökmesinin yaşandığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.