logo
26 MAYIS 2026

Yeni Mesaj 20 yaşında

Yeni Mesaj gazetesi bugün yayın hayatında 20 yılı geride bıraktı. 27 Kasım 1997'de başladığımız yolculuk aynı şevk ve heyecanla devam ediyor.

26.11.2017 00:00:00
RECEP BAHAR | ANALİZ

Yeni Mesaj gazetesi bugün yayın hayatında 20 yılı geride bıraktı. 27 Kasım 1997'de başladığımız yolculuk aynı şevk ve heyecanla devam ediyor.

Aradan geçen 20 yılın 19 yıl, 10 aylık bölümünde Haber Müdürü ve Yazı İşleri Müdürü olarak bu gazeteye emek verdim.

22 Ocak 1998'de Haber Müdürlüğü görevini üstlenmeden önce Meltem TV Haber Müdürü olarak da katkıda bulunuyordum.

İlk haberimin tarihi 12 Aralık 1997... Dolayısıyla gazetenin başından bu yana yer alıyorum. Kesintisiz olarak Yeni Mesaj'a emek vermiş, dolayısıyla benden de kıdemli olan arkadaşımız ise Kültür Sanat Editörümüz Okan Egesel?

Okan arkadaşımız hazırlık aşamasında da buradaydı ve yıllık izinleri hariç vazifesini hiç aksatmadı. Kendisine nice hizmetler temenni ediyoruz.

Yeni Mesaj gazetesi ilk günden bu yana gündeme farklı yaklaşımlarıyla hep öne çıktı.

Kamuoyu ise yeterince takdir etmedi bizi maalesef. 1998 yılı Şubat ayından itibaren Fetullah Gülen'in Vatikan'ı ziyaretiyle birlikte Türk halkının içine soktuğu 'dinlerarası diyalog' fitnesine karşı uzun yıllar boyunca mücadele eden tek gazeteydik.

Bu mücadelede yalnız kaldık. Ne Akit, Ne Milli Gazete, ne Yeni Şafak vesaire bu ciddi, ülkenin geleceğini etkileyecek, 15 Temmuz darbe girişimiyle sonuçlanacak bu kritik meseleye dokunmadı.

 Hatta bizi eleştirdiler.

Bu süreçte reklamlarımız ve ilanlarımız kesilerek bize bedel ödettirildi. Bu fitneye karşı boyun eğmedik, bedel ödedik ve haklı çıktık. Sonuçta Vatikan ile başlayan darbe hazırlığı 15 Temmuz'da fiiliyata döküldü.

O zamandan bu yana yazdıklarımız, söylediklerimiz, anlatmaya çalıştıklarımız dikkate alınsaydı, hainler darbeye kalkışacak güce kavuşabilir miydi? Takdir eden eder, etmeyeni Allah'a havale ediyoruz.

Türkiye Aralık 1999'dan itibaren Avrupa Birliği cenderesine sokuldu. Yeni Mesaj, bu oyalama sürecinin hep karşısında oldu. Yapılan anayasa değişiklikleri, çıkarılan uyum yasaları, verilen tavizler, Papa heykelinin altında Avrupa Birliği ülkelerinin halklarının bile reddettiği AB Anayasasına atılan imzalar hep boşa gitti.

Türkiye taptaze enerjisinin bir hiç uğruna harcadı. Ne borçlanmadan kurtulabildik, ne de ekonomimizi ve sanayimizi istediğimiz gibi ileriye taşıdık. Sonuçta balon patladı; AB konusunda da Yeni Mesaj haklı çıktı.

Elbette bu haklı çıkışta Yazarımız Prof. Dr. Haydar Baş'ın ta 1986 yılında Öğüt Dergisi'ne verdiği mülakatta dile getirdiği "Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında kan uyuşmazlığı var. Bu nedenle bizi almazlar" tespiti çok ama çok etkili olmuştu.

Gazetecilik hayatıma 1990'de Öğüt Dergisi ile başlamıştım. O dönemlerde ABD'nin Irak'ı işgalinin yol açtığı tahribatları irdeliyorduk ve küresel gücün fiilen bölgemize gelmesinin Türkiye'ye zararının büyük olacağını vurguluyorduk. Yine bu noktada fikrimizin rehberi Prof. Dr. Haydar Baş olmuştu. Prof. Baş; ABD, Irak'ı işgal etmeye hazırlandığı sırada "Hedef Türkiye" demişti.

 Biz de 20 Mart 2003'te başlayan ABD'nin İkinci Irak işgaline de bu nokta-i nazardan baktık. Hep etrafımızdaki çemberin biraz daha daraldığını yazdık, çizdik. Özellikle Türkiye'nin Irak'ın işgalinde ABD'ye destek olmamasını vurguladık. Hele hele Şubat 2004'te gündeme gelen Büyük Ortadoğu Projesi'ne (BOP) hiç ama hiç bulaşılmaması gerektiğine işaret ettik.

Ancak AB konusunda olduğu gibi bu hassas meselede gerçekleri haykırsak da sesimizi duyuramadık. 2004-2014 yılları arasında konuya dair haberlerimiz zaman zaman komplo teorileri olarak algılandı.

Oysa şimdi bize komplo teorisyeni diyen sağ cenahtaki gazeteler BOP, Sevr projesi, ABD'nin Ortadoğu planları konusunda bizim eski manşetlerimize benzeyen manşetler atıyor! Nerede nereye! Yeni Mesaj ABD'nin Ortadoğu planları konusunda da haklı çıktı.

Suriye kuşatmasına gelince... Arap Baharı'na şüpheli ve temkinli yaklaştık. ABD'nin BOP projesinin bir parçası olarak gördük bunu... Çünkü süreçte devlet başkanlığı ile yönetilen Tunus, Libya, Mısır, Yemen ve Suriye hedef alınırken, kraliyet ya da emirlikle yönetilen ülkelerde yaprak kımıldamıyordu.

Hatta Bahreyn'deki özgürlük arayışları Suudi Arabistan tarafından askeri güç kullanılarak bastırılmıştı. Oysa Ürdün'deki antidemokratik uygulamalar Mısır'dan ya da Libya'dan az değildi. Ancak Ürdün, ABD'ye raptiye ile iliştirilmiş bir kral tarafından yönetildiğinden proje dışında tutulmuştu.

Şüphemizi celbeden ikinci husus ise Arap Baharı projesine tepki koyan Libya'ya karşı NATO öncülüğünde askeri operasyon düzenlenmesiydi. Demek ki bu bir senaryoydu ve gitmesi istenenlerin direnmesi istenmiyordu; Bahreyn örneğinde olduğu gibi kalması istenenler ise destekleniyordu.

O dönemde Suriye'ye karşı ise istihbarat servislerinin ürettiği DEAŞ, PYD/YPG gibi terör örgütleri devreye sokuldu. Biz ise bu dönemde Suriye'nin Büyük İsrail Projesi bağlamında karıştırılmak istendiğine işaret ederek, "Türkiye'nin toprak bütünlüğünün bu ülkenin toprak bütünlüğünden geçtiğini" vurguladık. Sürece Rusya dahil oldu...

Bu dönemde Nisan 2012'de çok önemli bir manşete imza attık. Moskova muhabirimizin çok özel bir çabayla elde ettiği bilgi şuydu:

Rusya Devlet Başkanı Putin, yakın çevresine "Savaş Moskova sokaklarına taşsa dahi Esad'ın gitmesine müsaade etmeyeceğim" demişti. Bu çıkış, dünyanın en büyük nükleer gücü Rusya'nın Suriye konusundaki kararlılığını gösteriyordu. Bu manşetten bu yana 5.5 yıl geçti. Putin; askeri, ekonomik ve diplomatik olarak Esad'ın yanında durdu. Esad'ı biri Moskova'da, diğeri Soçi'de olmak üzere iki kez misafir etti. Keşke Türkiye Rusya'nın gözü karalığını dikkate alsaydı da, Suriye meselesinde Batı yanlısı politikalarını terk etseydi. Suriye konusunda Prof. Dr. Haydar Baş, Yeni Mesaj'da çok etkileyici yazılar kaleme aldı. Bunlardan en dikkat çekeni ise "Esed'in Türkiye tarafından tekrar kardeş Esad olarak niteleneceği" yazısıydı.

 Şimdi Türkiye yavaş yavaş o noktaya geliyor. Yeni Mesaj Suriye konusunda da haklı çıkmıştı.

Ermenistan ile yakınlaşmaya karşı çıktık, neticede süreç akamete uğradı.

PKK ile çözüm sürecine karşı çıktık, sonuç bizi haklı çıkardı.

Bu konu başlıklarını uzatabiliriz. Burada neyi zikretsek, bir şeyleri eksik bırakırız.

20 yıllık tarihimizde bizler Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Bütünlüğümüz Dini Bütünlüğümüz" ilkesini prensip edindik. Hep birlikten, beraberlikten, kardeşlikten söz ettik. "Alevi-Sünni-Şii kardeştir" dedik.

Etnik kimlikçilere yer vermedik. En zor zamanlarda bile Atatürk'ün Türk milleti için birleştirici sembol olduğunu vurguladık. Ekonomide izlenen IMF ve Dünya Bankası politikalarının ülkeyi sıkıntıya sokacağını seslendirdik. Bu noktada BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" eserinin dikkate alınması gerektiğini savunduk. Özelleştirmeye karşı durduk, devletin bu bağlamda servetsiz bırakılmasına itiraz ettik?

Sonuçta 20 yıllık geçmişimizde haklı çıkmadığımız, savunup da yüzümüzü kara çıkaran tek mesele yok... Nice yıllara? Bu vesile ile Yeni Mesaj'ın bir dönem imtiyaz sahipliğini yapan, ilk günden bu yana ufuk açan yazılarıyla geniş okur kitlesine ulaşarak Yeni Mesaj'ın isminin dünyanın dört bir köşesinde duyulmasına, ilk andan itibaren her daim ekibimize destek vererek Yeni Mesaj'ın vücut bulmasına ve bu vücudun dimdik yoluna devam etmesine vesile olan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'a nihayetsiz şükranlarımızı sunarız.

Bize destek veren okurlarımıza teşekkür ederiz. Bu uzun dönemde dar-ı bekaya uğurladığımız yazarlarımız Ali Gedik, Baki Bektaş hocalarımıza; Engin Çamurdan, Lütfullah Dereci kardeşlerimize Yüce Allah'tan gani gani rahmet dileriz.

Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı

Giresun'da 23 Mayıs'ta yaşanan kazada can veren 3 kardeş ile anne ve baba bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde toprağa verildi

25.05.2026 17:10:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:58:26
İhlas Haber Ajansı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Giresun'da 23 Mayıs Cumartesi gecesi Karadeniz Sahil Yolu liman mevkiinde arkadan gelen demir yüklü tırın kırmızı ışıkta beklerken otomobillerine arkadan çarpması sonrasında hayatlarını kaybeden 3 kardeş ile anne ve babaları bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde son yolculuklarına uğurlandı.






23 Mayıs Cumartesi gece saat 01.45 sıralarında Ordu istikametinden Trabzon istikametine gitmekte olan M.U. yönetimindeki 55 K 4065 plakalı demir yüklü tır, Karadeniz Sahil Yolu'nun Giresun Limanı mevkiindeki ışıklarda bekleyen ve ailesi ile İstanbul'dan memleketi Trabzon'a gitmekte olan Ali Yıldız (45) idaresindeki 34 PM 61 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile savrulan araç önünde duran Ferhat Yıldız (45) yönetimindeki 34 PN 09 plakalı otomobile çarptı. Bu araç da çarpmanın etkisiyle ileri fırlayarak önünde kırmızı ışıkta beklemekte olan Köksal Yusuf Halil (31) idaresindeki otomobil yüklü tıra çarptı.








4 aracın karıştığı zincirleme kazada Ali Yıldız ile aynı araçta bulunan eşi Melek Yıldız (40), ikiz çocukları Hamza Yıldız (7) ve Hasan Yıldız (7) ile Sadem Yağmur Yıldız (15) hayatını kaybetti, büyük kızları Rana Meltem Yıldız (20) ise ağır yaralandı.








Kazaya neden olan tır sürücüsü M.U. (59) da kazada ağır yaralanırken, Ferhat Yıldız, Fatma Yıldız, Rana Yıldız, Sümeyye Yıldız (9) ve Eymen Yıldız (16) Giresun'daki hastanelerde tedavi altına alındı.

Kazada hayatını kaybeden Yıldız ailesinin 5 ferdi için bugün Trabzon'un Arsin ilçesi Konak mahallesinde öğle namazı sonrasında cenaze namazı kılındı. Konak Mahallesi Camii'nde kılınan cenaze namazına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Arsin Kaymakamı Şule Demirtaş, Arsin Belediye Başkanı Hamza Bilgin, ailesi, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Namazın ardından 3 kardeş ile anne ve babaları aynı yerdeki aile kabristanlığında toprağa verildi.









"Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler"

Arsin Konak Mahallesi Muhtarı Orhan Yaşar Sunguroğlu, "Ailenin ata toprağı burası. Kendileri İstanbul'da gurbetteler. Bayram arifesinde aile büyüklerini ziyaretlere gelirken Giresun'da talihsiz bir kaza oluyor. 5 kişi can verdi. Çok üzücü bir olay. Anlatılıp ifade edilebilecek bir şey değil bunlar. Benim gibi gasilhanede bunları görseydiniz, özellikle de çocuklar paramparça olmuş. 






Bayram arifesinde şoförler, yola çıkanlarda dikkatli olmalı. Benim gibi gasilhaneyi görseydiler, çocukların halini görseydiler gaz pedalına basamazdılar. 2 çocuğu birlikte çocuk tabutuna koydular da tabutun yarısı boş. Bu çocukların geri kalanları nerede' İki amca çocuğu İstanbul'dan yola çıkmışlar. Diğer ailenin hastanede tedavisi sürüyor. Hayati tehlikeleri yok, çiftin büyük kızının bel kırığı var yoğun bakımda tedavi altında. Doktorlar hayati tehlikesinin olmadığını söyledi. Cenazelerimizi defnedeceğiz, acımız büyük. Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler. Vicdana da insan ahlakına da sığmaz. Bayramda yollar yoğun oluyor, dikkatli olunsun, kimsenin hayatına sebep olmasınlar" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta genel merkezde olacak

25.05.2026 11:15:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:52:50
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te düzenlediği 38. Olağan Kurultayı için çıkan "mutlak butlan" kararının yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i destekleyen gruplar arasında arbede yaşanmıştı. İlerleyen saatlerde ise genel merkez Çevik Kuvvet ekipleri tarafınca boşaltılmıştı.

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını bildirdi.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs Perşembe tarihinde genel merkeze gidecek. Kılıçdaroğlu'nun yurttaşlara hitap etmesi bekleniyor.

Özgür Özel ise dün, bayram sürecinde sahada olacaklarını söyledi.

Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı

Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı

25.05.2026 09:43:00
İhlas Haber Ajansı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Debisi yükselen Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı.






Son yağışlardan sonra su seviyesi yükselen Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki barajın kapakları açıldı. Kapakların açılmasıyla taşan Fırat Nehri'nin suları yolları göle çevirdi, parklar suyla doldu, iş yerleri zarar gördü.

Şiddetli akıntı nedeniyle su üstündeki duba restoranlarda tehlike çanları çalmaya başladı. Bazı restoranları su bastı, ön kısımları akıntının şiddetine dayanamayarak suya gömüldü. Birecik Belediyesi zabıta ekipleri, nehirden uzak durmaları konusunda vatandaşları uyardı.









Birçok yeri su bastığını söyleyen Mehmet Çağdaş, "Bazı iş yerlerini su bastı. Mesire alanları, parkları su bastı. Köprünün ayaklarında hasar bile oluşmaya başladı" dedi.

Su seviyesinin yükselmesinin eski zamanları hatırlattığını söyleyen Zeki Kaçan, "Birecik Barajı'nın kapaklarının açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'ndeki su seviyesi yükseldi. Bu yükselme bize eski Fırat'ı, eski Dicle'yi hatırlattı" ifadelerini kullandı.

Kapakların açılmasıyla parklar ile iş yerlerini su bastığını söyleyen Bozan Çetinkaya, "Birecik Barajı'nın kapakları açıldı. Parklar, araziler su altında kaldı. Bazı iş yerleri de su altında kaldı" dedi.









Furkan Arslan ise yağan yağmurlar nedeniyle bazı iş yerlerinin su altında kaldığını dile getirdi.

Dubaların tehlike oluşturduğunu söyleyen Tacettin Aslan, "Yağmurlardan dolayı Birecik Barajı'nın su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapaklar açıldı. Kapakların açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'nin su seviyesinin 3-4 metre yükseldiğini görüyoruz. Kafeler, duba restoranlar tehlike arz ediyor. Can ve mal kaybı olmadan yetkililerin duba restoranlar konusunda duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.

Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı

Gaziantep'te mobilya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. Fabrikada yer yer soğutma ve söndürme çalışmaları ise devam ediyor

25.05.2026 04:24:00 / Güncelleme: 25.05.2026 04:28:08
İHA
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Yangın, Şehitkamil ilçesi 5. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan bir mobilya fabrikasında çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen itfaiye ekipleri kısa sürede büyüyen ve fabrikanın bazı bölümlerini saran yangına 33 araç ve 72 personelle müdahale etti. Yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. 






Yangında ilk belirlemelere göre ölü yada yaralı bulunmazken, itfaiye ekiplerinin yer yer söndürme ve soğutma çalışmaları ise devam ediyor.
 







Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı

24.05.2026 22:06:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye gerçekleştirilen yürüyüş sırasında yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24 Mayıs tarihinde CHP Genel Merkezinde başlayıp devam eden olaylara ilişkin olarak, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlardan taşkınlık çıkaranlar hakkında '2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet', kolluk güçlerine yönelik şiddet içeren eylemlerde bulunan kişiler hakkında TCK 265. maddesi kapsamında 'görevli memura direnme', parti binası yakınlarında yol üzerinde bulunan vatandaşların üzerine araba süren ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren, görüntüleri de sosyal medyaya yansıyan eylem nedeniyle TCK 86. maddesi kapsamında 'kasten yaralama' suçundan soruşturma başlatılmıştır.

Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'

Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen eski CHP milletvekili Müslim Sarı, partinin kurultaya gitmesinin 'kaçınılmaz' olduğunu belirtti

24.05.2026 19:12:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Tartışmalı bir mahkeme kararıyla 'göreve iade edilen' eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden eski CHP milletvekili Müslim Sarı, pazar günü kolluk kuvvetleri marifetiyle binaya girişlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sarı, "3-4 Kasım'daki kurultaydan kısa süre sonra şaibe iddilarıyla karşı karşıya kaldık" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendilerini "yok saydığını" belirten Sarı, "Hukuk süreci başladı ama CHP yöneticileri yine yoksaydı. İstinaf süreci başladı ama yine yok sayıldı. Genel merkezin aynı tutumu sergilemesi olayı krize dönüştürdü" diye ekledi.

"CHP yöneticileriyle iletişime geçerek maksimum çabayı sergiledik. Orta yolu bulmak, genel merkeze müdahale olmaması için çaba sarf ettik. Sabah genel merkeze geldik, içeri girip diyalogla bu sorunu çözmek istiyoruz dedik. CHP'nin kapıları CHP vekillerine kapalıydı. Diyaloğu en üst düzeyde sürdürme çabalarımız devam etti. Saatlerce burada kaldık" diyen Sarı, "Her türlü iş birliğine diyaloğa açık olduğumuz belirttik. Bizle konuşmak yerine içişleri bakanıyla konuşmayı tercih ettiler. Maalesef polis ekipleri sürece dahil olmak zorunda kaldılar" diye ekledi.

"Bu CHP yönetiminin bir eseridir. Kendi yol haritamızı belirleyeceğiz. Kapıyı kapatanlara bizim kapımız açık. Dışlayıcı değil kucaklayıcı olacağız. CHP bu krizi fırsata çevirebilir. Bu sorundan da el birliği ile çıkacağız. CHP kurultaya gidecek."

CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun tartışmalı bir mahkeme kararıyla "göreve iadesinin" ardından yaşanan gerginlik sürüyor. Pazar günü sabah saatlerinde polis partinin genel merkezine geldi ve günün ilerleyen saatlerinde biber gazı ile binanın içine girdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in parti liderliğine gelmesiyle sonuçlanan ve 2023 yılında düzenlenen CHP 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı vermişti.

2023'ün sonlarında yapılan olağan parti kongresinde delegelerin mevcut genel başkan Özgür Özel lehine oy kullanmaları için "para aldıkları" iddiaları üzerine dava açılmıştı.

Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel cuma günü telefonda görüştü.

Kılıçdaroğlu'nun yeni basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmede Kılıçdaroğlu'nun, "en uygun zamanda partiyi kurultaya götürme" niyetini Özel'e ilettiğini aktarmıştı.

Pazar günü ise gergin başladı. Sabah saatlerinde içlerinde birkaç CHP milletvekilinin de olduğu bir grup Kılıçdaroğlu destekçisi partinin genel merkezine yürüdü.

Sabah saatlerinden itibaren pek çok CHP yetkilisi ve milletvekilinden Kılıçdaroğlu'na ve yaşananlara tepki geldi.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.