Yeni vergiler oyuncak fiyatlarını uçurdu
Uzaktan kumandalı oyuncak arabaların ithalatında uygulanan gözetim bedelinin yeni yıl itibarıyla 8 bin dolardan 15 bin dolara yükseltilmesi, oyuncak sektöründe ciddi bir maliyet baskısı ve fiyat artışı endişesini beraberinde getirdi.
ÖNDER YILMAZ





Uzaktan kumandalı oyuncak arabaların ithalatında uygulanan gözetim bedelinin 8 bin dolardan 15 bin dolara çıkarılması, oyuncak sektöründe ciddi endişe yarattı. Oyuncakçılar Derneği (TOYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Akar, Türkiye'de bu ürün grubunda sadece yüzde 3 oranında yerli üretim bulunduğunu ve tamamına yakınının ithalata bağımlı olduğunu belirterek, kararın doğrudan fiyatlara ve enflasyona yansıyacağını söyledi. Oyuncak sektörünün yüzde 30'luk kısmını oluşturan uzaktan kumandalı oyuncak arabaların yeni düzenlemenin ardından ortalama yüzde 40 zamlanacağını ifade eden Akar, "Bu düzenleme hem çocukların oyuncağa erişimini zorlaştıracak hem de kayıt dışılığı artıracak. Bakanlık yetkililerinden kararın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz" dedi. Akar, şunları söyledi: "Bizler hem üretici hem ithalatçı ama aynı zamanda da ebeveynleriz. Türkiye'de oyuncaklar zaten yüksek vergi yükü nedeniyle yurt dışına kıyasla 2-3 kat pahalı. Uzaktan kumandalı oyuncaklarda ise, ürün çeşidinin çok fazla olması, Türkiye'de yeterli altyapının bulunmaması ve Uzakdoğu hakimiyeti nedeniyle Türkiye'de yerli üretimin payı sadece yüzde 3... Buna rağmen gözetim bedelinin artırılması fiyatları direkt olarak etkileyeceği için çocukların oyuncağa erişimini zorlaştıracak ve enflasyonu olumsuz etkileyecek."

Akülü arabalar Türkiye'de üretiliyor
Mevcut uygulamaları Türkiye'de üretimi olan sektörler için desteklediklerinin altını çizen Akar, "Örneğin akülü oyuncak arabalarda Türkiye önemli bir üretici. Satılan ürünlerin neredeyse tamamı Türkiye'de üretiliyor ve ciddi yatırımlar yapılıyor. Bu tip ürün gruplarında her türlü önlemi destekleriz ama Türkiye'de üretimi çok az olan ve olmayan ürün gruplarında yapılan artışların nedenini anlamakta zorluk çekiyoruz" dedi. Akar, Türkiye'de doğum oranlarının son yıllarda ciddi biçimde gerilediğine de dikkat çekerek, yılda doğan bebek sayısının 900 binler seviyesine düştüğünü, son 10 yılda ise 4-5 milyonluk potansiyel çocuk nüfus kaybı yaşandığını hatırlattı. Akar, "Böylesi bir tabloda çocuklara yönelik ürünlerin daha pahalı hale gelmesi, sosyal ve ekonomik açıdan da olumsuz sonuçlar doğurur" uyarısında bulundu. Bitmiş ürüne getirilen ilave yüklerin yanı sıra parça ve aksam ithalatında da prosedürlerin zorlaştırıldığını ve bu durumun üretim maliyetlerini artırarak sektör genelinde yatırımları yavaşlattığını kaydeden Akar, "Eskiden oyuncak aksamları ithalatında kapsam dışı belgesi alınırdı. Yeni uygulama ise bize 'artık aksam ithalatını kapsam dışı beyan edemezsin' diyor. Her bir parça için ilgili kurumdan yazı almak, işleri çok yavaşlatacak. Bu karar hem ithalatçının hem de üreticinin işlerini çok zora sokacak" değerlendirmesinde bulundu.
Sektörde ithalat oranı çok yüksek
Türkiye'deki oyuncak pazarı ile ilgili de bilgi veren Akar, sektörün 1 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olduğunu kaydetti. Sektörde ithalatın payının ürün gruplarına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 75 seviyesinde olduğuna işaret eden Akar, özellikle pandemi döneminde iç piyasanın ve ihracatın çok öne çıktığını, ancak son yıllarda bu avantajı kaybettiklerini belirtti. Akar, özellikle çocuklara yönelik ürünlerde vergi ve KDV yükünün azaltılmasının hem iç piyasayı canlandıracağını hem de yatırımları artırarak ailelerin alım gücünü destekleyeceğini vurguladı.










































































