logo
24 TEMMUZ 2026

YKY'den 4 önemli eser daha

Yapı Kredi yayınları, 2020 yılında edebiyat, tarih, deneme ve kültür alanlarında birbirinden önemli eserleri yayınlamaya devam ediyor

01.03.2020 18:07:00
 
YKY'den 4 önemli eser daha
YKY'den 4 önemli eser daha

İşte yayınevinin Mart 2020'de yayımladığı bazı önemli eserler: 

EFSANEVİ YARATIKLAR: Okumanın Tarihi, Geceleyin Kütüphane ve Hayali Yerler Sözlüğü gibi kitaplarıyla tanıdığımız Alberto Manguel, yeni kitabı Efsanevi Yaratıklar'da okurlarını mitolojiden, dinler tarihinden, edebiyattan ve popüler kültürden karakterlerle dolu bir gezintiye çıkarıyor. Bu kişisel koleksiyonda Drakula ile Kırmızı Başlıklı Kız, Şeytan ile Superman, Sinbad ile Kaptan Nemo, Karagöz ve Hacivat ile Quasimodo yan yana geliyor. 192 sayfalık kitap 22 TL. 

EYLÜL: Mehmet Rauf, modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet-i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardan. Ustası Halit Ziya'nın izinden giderek kaleme aldığı, edebiyatımızda 'ilk psikolojik roman' kabul edilen Eylül'de yazar, platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad'ın tutkularını ve çalkantılı iç dünyalarını anlatır. Eylül, günümüz okuru için, yalılarda, köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı; kadınların duygu dünyası; müzik, yeme içme, giyim kuşam, eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman. 264 sayfalık eser 18 TL.

BETON BAHÇE: Çağdaş İngiliz edebiyatının başarılı isimlerinden, Man Booker Ödüllü Ian McEwan'dan bir roman ile bir hikâye derlemesi: Beton Bahçe ve İlk Aşk, Son Ayin. McEwan, Beton Bahçe'de annelerini kaybeden kardeşlerin daha dışarıdaki dünyaya bile hazır değilken nasıl kendi dünyalarına çekildiklerini anlatıyor. Dört kardeşi kuşatan bir ölümün ve yıkımın izlerini okura aktarırken huzursuzluğun ne boyutlara varabileceğini gösteriyor.

232 sayfalık eser 24 TL. 

BİR OSMANLI SUBAYININ ESARET GÜNLÜKLERİ: Bir Osmanlı Subayının Esaret Günlükleri, I. Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde Ruslarla yapılan muharebelerde esir düşen Üsteğmen Hüseyin Hamit Efendi'nin esaret günlüklerinden oluşuyor. İki defter halindeki günlükler, kendisinin Sibirya'ya olan esaret yolculuğunu, Nikolsk kampındaki esaret hayatını ve 1918 yılında esaretten kaçıp Türkiye'ye olan yolculuğunu anlatıyor. İlk defter, 14 Mart 1916 - 13 Mart 1917 tarihleri arasında Nargin Adası'ndan başlayıp Sibirya'ya, Nikolsk kasabasına gidişi ve burada yaşadıkları hakkında detaylı bilgiler içeriyor. 12 Nisan 1918 - 19 Şubat 1919 tarihleri arasını kapsayan ikinci defter ise, yaklaşık iki sene esir olarak hayatını sürdüren Hüseyin Hamit Efendi'nin, birkaç arkadaşıyla birlikte Nikolsk'tan kaçarak Türkiye'ye dönüşü hakkında bilgiler veriyor. 248 sayfalık eser 26 TL.
RECEP BAHAR

 

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümüne ilişkin, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor" dedi. Erdoğan YENİ Parti hakkında konuşmadı

24.07.2026 16:40:00
AA
 
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bugün Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümü olduğunun anımsatılması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"6. seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni, hamdolsun yeniden ibadete açmak bize nasip oldu. Bundan dolayı da tabii çok çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la burada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli, Ayasofya Camii Kebir'ini göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak.' derdi. Takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı, onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk. Üstadın da o zaman söylemiş olduğu, gerçekten yüreğinden gelen o ifadeleri biz İslam alemine, hamdolsun kavuşturduk. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz."

Erdoğan, camide restorasyon ve renovasyon çalışmaları yapmaya devam ettiklerini belirterek, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor. Şu anda da onun mutluluğu içerisinde bizler gerçekten gururluyuz. Bu mabet mimari özellikleriyle olsun, dünyadaki konumuyla olsun çok çok farklı bir eser, çok çok farklı bir mabet. Bundan dolayı da alemi İslam'ın içinde Türkiye'nin lideri olarak bu süreci yaşamak bizlere nasip oldu. Bundan dolayı da Rabbimize hamdediyoruz. Tüm alemi İslam'a en kalbi selam, sevgi, saygılarımızı gönderiyoruz." ifadelerini kullandı.

"(NATO Zirvesi) geri dönüşler çok çok olumluydu"

Ankara'da gerçekleşen NATO Liderler Zirvesi'ne ilişkin geri dönüşlerin nasıl olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrusu geri dönüşler çok çok olumluydu. Sürekli gerek teşekkür telgrafları gerek telefonlar, bütün bunlarla beraber özellikle de o açılış gününde yaptığımız ikram, izzet bütün bunlar gelen misafirlerimizi hoşnut etti. Bundan dolayı da başta Donald Trump olmak üzere bütün liderler hakikaten çok farklı bir duygu içerisindeydiler. Bu duygularını da gerek yemekte gerek yemek sonrası, hatta eşleriyle gelenler eşimle birlikte yaptıkları defilede olsun, yemekte olsun onlar da mutluluklarını gerçekten çok farklı bir şekilde bizimle paylaştılar. Bu mutluluğu çifte yaşadık, bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Tabii 20 yıldan sonra İstanbul, arkadan bu Ankara'daki zirve her ikisi de bizler için ayrı bir zenginlik, ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bütün gelen misafirlerimize NATO Liderler Zirvesi'nden sonra doğrusu ben de teşekkür etmeyi bir borç biliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İspanya'nın şampiyon olması üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i arayarak tebrik etmesi ve bu zaferin Gazze'de de coşkuyla karşılanmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Sanchez'in dünya şampiyonu bir ülkenin başbakanı olarak mutluluk yaşamasının en doğal hakkı olduğunu ifade ederek, "İnşallah bizlere de böyle bir şampiyonluk nasip olur, biz de böyle bir dünya şampiyonluğunu yakalarız. İyi başladık ama sonu iyi gelmedi. Bundan sonra önümüzde Avrupa şampiyonlukları olabilir, tekrar dünya şampiyonlukları olabilir. Bu tür şeyleri yakalayabilirsek bu da Türkiye'ye çok çok yakışır. İnşallah biz de buna hazırız." diye konuştu.

Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma

Bilim kurgu filmleri bir kez daha gerçek oldu; nöroteknoloji ve yapay zekânın ortaklığıyla geliştirilen yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü, insanların sadece içinden geçirdiği cümleleri hiçbir cerrahi müdahale olmaksızın yüzde 92 doğrulukla ekrana yansıtmayı başardı

24.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir nöroteknoloji enstitüsü ile yapay zekâ araştırma laboratuvarının ortak yürüttüğü çalışma, tıp ve teknoloji dünyasında yeni bir çağın kapısını araladı. Geliştirilen "SynapText" adlı giyilebilir başlık, gelişmiş fMRI ve EEG sensörlerini bir arada kullanarak beyindeki kan akışını ve elektriksel dalgalanmaları saniyede binlerce kez analiz ediyor. Sistemin arkasındaki özel dil modeli (LLM) ise bu karmaşık sinyalleri işleyerek, kişinin sadece zihninden geçirdiği kelimeleri ve tam cümleleri gerçek zamanlı olarak bilgisayar ekranına yazılı metin olarak döküyor.

Geçmişte benzer teknolojiler sadece kelime kelime veya çok ilkel düzeyde tahminler yürütebilirken, bu yeni model bağlamsal analizi sayesinde devrik cümleleri düzeltebiliyor, kişinin vurgulamak istediği duygusal tonu dahi metne yansıtabiliyor.

İlk etapta ALS ve felçli hastalara umut olacak

Proje lideri Dr. Elena Rostova, düzenlediği basın toplantısında teknolojinin öncelikli kullanım alanının sağlık sektörü olacağını vurguladı. Rostova, "Bu teknoloji, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz), ileri derece felç veya konuşma yetisini tamamen kaybetmiş bireyler için dış dünyayla yeniden bağ kurma aracı olacak.

Deneylerimize katılan ve 10 yıldır hiç konuşamamış bir hastamız, sadece düşünerek ailesine ilk kez 'Sizi çok seviyorum' mesajını iletti. Bu an, insanlık tarihi için bir dönüm noktasıdır" sözleriyle çalışmanın duygusal ve tıbbi önemini aktardı.

Zihin mahremiyeti tehlikede mi?

Teknolojinin sunduğu bu muazzam imkanlar, beraberinde çok ciddi etik tartışmaları da getirdi. Hukukçular ve siber güvenlik uzmanları, "düşünce özgürlüğü" ve "zihin mahremiyeti" kavramlarının tehlikeye girebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bir insanın rızası olmadan düşüncelerinin okunup okunamayacağı veya bu verilerin reklam şirketlerinin, hükümetlerin eline geçmesi durumunda nasıl bir dünya düzeni oluşacağı şimdiden tartışılmaya başlandı.

Geliştirici ekip ise bu endişelere karşılık, sistemin kişinin odaklanmış bir "onay ve niyet" mekanizması olmadan çalışmadığını, yani istem dışı veya rastgele geçen arka plan düşüncelerini tamamen filtrelediğini belirterek kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Yazılımın önümüzdeki iki yıl içinde klinik onay süreçlerini tamamlayarak dünya çapındaki hastanelerde kullanıma sunulması hedefleniyor.

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, bu yıl hasadın iklim şartları nedeniyle yaklaşık 10 gün geciktiğini, ancak doğal afet yaşanmaması sayesinde rekolte beklentisinin yüksek olduğunu söyledi

24.07.2026 12:51:00
İHA
 
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Türkiye'nin çekirdeksiz üzüm üretim üssü Manisa'da 2026 yılı yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen erkenci sofralık üzüm çeşidi Spil Karasında ilk hasat gerçekleştirilirken, üreticiler verimli bir sezon beklentisi taşıyor.

1930 yılından bu yana bağcılık alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdüren Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen Spil Karası üzüm çeşidinde hasat başladı. Enstitü Müdürü Akay Ünal, Spil Karası'nın isminin üreticilerin katıldığı anket sonucunda belirlendiğini hatırlatarak, çeşidin bölgenin en erkenci ve kaliteli sofralık üzümlerinden biri olduğunu ifade etti.

Yaş üzüm sezonunun resmen açıldığını belirten Ünal, bu yıl bağlarda doğal afet kaynaklı önemli bir zarar yaşanmamasının üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Bağcılık Araştırma Enstitüsü olarak yeni üzüm çeşitleri geliştirme çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Ünal, "Bulunduğumuz parsel kurumumuzun melez parselidir. Özellikle erkenci çeşitlerde hasadımıza başlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 13 bin fert üzerinde yeni çeşit geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut çeşitlerden daha üstün özelliklere sahip olanları geniş parsellerimize aktararak değerlendirmeye alıyoruz. Hasadın başlamasıyla birlikte bizim için de yeni sezon açılmış oldu" dedi.

Son 10 yılda 14 yeni üzüm çeşidini tescil ederek Türk tarımına kazandırdıklarını vurgulayan Ünal, "Yeni çeşitlerimizle bu katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Amacımız üreticimizin daha kaliteli ürünle daha fazla gelir elde etmesini sağlamak" diye konuştu.

"Hasatta yaklaşık 10 günlük gecikme yaşandı"

Bu yıl ilkbahar dönemindeki iklim şartlarının hasat takvimini etkilediğini dile getiren Ünal, bazı üzüm çeşitlerinde gecikmenin daha da arttığını söyledi.

Hasadın geçen yıllara göre yaklaşık 10 gün gecikmeli başladığını belirten Ünal, "Bazı çeşitlere göre bu süre 15 güne kadar çıkabiliyor. Şu anda henüz ismi bile verilmemiş yeni üzüm çeşitlerinin hasadını yaparak sezonu açmış bulunuyoruz. Buna rağmen rekolteyi olumsuz etkileyecek ölçüde herhangi bir doğal afet yaşanmadı. Bu nedenle verimli ve bereketli bir sezon bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında hareketli günler yaşanıyor. Aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişinin tutuklandığı süreçte, deprem döneminde derneğe destek veren ve bağış çağrısı yapan çok sayıda gazeteci, sanatçı ve ekran yüzü adliyeye çağrılıyor. Son olarak aralarında Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Hazal Kaya'nın da bulunduğu 6 ünlü isim daha ifadeye davet edildi

23.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen incelemeler kapsamında bugün 6 yeni ismin daha ifadesine başvurulacağı duyuruldu. Savcılığın talimatıyla adliyeye davet edilen yeni isimler şunlar oldu:

• Fatih Altaylı (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Şahan Gökbakar (Komedyen)

• Ruşen Çakır (Medyascope Yayın Yönetmeni)

• Hazal Kaya (Oyuncu)

• Özlem Gürses (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Fatih Koparan (Sosyal Medya Fenomeni)

Söz konusu isimlerin önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na giderek savcılığa beyanda bulunmaları bekleniyor.

Adliyeye giden ilk isim Fatih Portakal oldu: "Pişmanım"

Soruşturmanın bir önceki dalgasında ifadeye çağrılan ünlü gazeteci Fatih Portakal, bugün Çağlayan Adliyesi'ne gelerek "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında samimi açıklamalarda bulunan Portakal, deprem dönemindeki yönlendirmelerinden dolayı kendisini suçlu hissettiğini belirtti.

Fatih Portakal savcılık ifadesinde ve sonrasındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"6 Şubat 2023 tarihlerindeki o zor şartlarda baktığımda evet, iyi bir dernek olarak görülüyordu. Ancak bugüne gelip baktığımızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo çok üzücü. Bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Kendime kızıyorum, belki o dönem daha fazla sorgulayabilirdik. İyi niyetimizi sömürdüler."

Portakal ayrıca, dernek kurucusu Haluk Levent ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve kendisinin derneğe doğrudan bir bağışta bulunmadığını da sözlerine ekledi.

İlk gruptan kimler ifadeye çağrılmıştı?

Dün başlayan adli hareketlilikte, kamuoyunun yakından tanıdığı 5 ünlü ismin daha bilgi sahibi/tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verilmişti:

• Ece Üner (Gazeteci / Sunucu)

• Gökhan Özoğuz (Müzisyen)

• Öykü Serter (Sunucu)

• Feyza Altun (Avukat)

• Fatih Portakal (Gazeteci)

Bu isimlerin, 2023 yılındaki büyük deprem felaketinin ardından AHBAP Derneği aracılığıyla yürütülen yardım toplama ve halkı yönlendirme süreçlerindeki rolleri, dernekle bir bağlarının ya da ticari ilişkilerinin olup olmadığı irdeleniyor.

Ünlüler neden ifadeye çağrılıyor?

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MASAK raporları doğrultusunda başlatılan ana soruşturmada, AHBAP Derneği çatısı altında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" iddiaları inceleniyor.

Ana suçlamalar ve iddialar ise şöyle:

6 Şubat depremlerinin ardından toplanan yüz milyonlarca liralık bağışların, dernek amacı doğrultusunda kullanılmak yerine bazı yöneticilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı öne sürülüyor.

MASAK raporlarında, toplanan yardımlardan ciddi tutarların yasal ve yasa dışı şans oyunları/bahis hesaplarına aktarılarak kaybedildiği, bu paralarla zincirleme tapu devirleri yapılarak mal varlığı aklandığı iddiaları yer alıyor.

Dernek kurucusu Haluk Levent ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur dahil olmak üzere toplam 28 şüpheli geçtiğimiz günlerde tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, derneğin mal varlıklarına ise tedbiren el konulmuştu.

Savcılık, kamuoyunda yüksek takipçili ve güvenilir olan bu gazeteci ve sanatçıların, halkı bu yapıya bağış yapmaya teşvik ederken ellerinde bir bilgi olup olmadığını veya süreçte organize bir yönlendirmenin parçası haline getirilip getirilmediklerini anlamak amacıyla ifadelerine başvuruyor.

MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

23.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP'den ayrılarak kuracağı yeni parti için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den sürpriz bir açıklama geldi.

Bahçeli "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Yeni partiye milletvekili sayısı oranından hazine yardımından pay aktarılmalıdır" dedi.

Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı

Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı bulunan Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girişler tamamen yasaklandı

23.07.2026 12:44:00
İHA
 
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya çevresinde etkili olan olumsuz hava şartları, yüksek dalga ve ölümcül risk taşıyan rip akıntısı tehlikesi üzerine sahil ilçelerinde kırmızı alarm verildi.

Sabah saatlerinde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde kaymakamlıklar tarafından peş peşe yasak kararları duyuruldu.

Can güvenliğinin sağlanması amacıyla sahillerde önlemler arttırıldı.

Bölgede görev yapan sahil güvenlik, cankurtaran ve zabıta ekipleri sahil şeridindeki denetimlerini artırarak vatandaşları sudan çıkardı ve denize girmemeleri yönünde uyarılarda bulundu.

ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu

23.07.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruda, DGS değerlendirme işlemlerinde, adayların ön lisans seviyesindeki eğitim bilgilerinin kullanıldığı belirtilerek, "2026-DGS'ye başvuran adayların 23-31 Temmuz 2026 arasında Aday İşlemleri Sistemi'nde (AİS) bulunan 'https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle' adresinden, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar onaylamaları gerekmektedir" ifadelerine yer verildi.

Duyuruda, eğitim bilgilerinde eksiklik veya hata olduğunu düşünen adayların, mezun oldukları ya da olacakları yükseköğretim kurumlarıyla görüşerek eğitim bilgilerini 31 Temmuz'a kadar YÖKSİS üzerinden düzelttirmeleri ve bu bilgileri onaylamaları gerektiği bildirildi.

Eğitim bilgisi YÖKSİS'e eklenemeyecek durumdaki adayların ise eğitim bilgilerini Kamu Kurumları İşletim Sistemi (KKİS) üzerinden okullarına işlettirmelerinin ardından "https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle" adresinden bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi:

"Adayların bireysel olarak veya yükseköğretim kurumlarının doğrudan merkezimize yapacakları değişiklik veya düzeltme talepleri kabul edilmeyecektir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar sona erecek olup, adayların bu tarihler arasında yapmış olduğu son seçim dikkate alınacak ve bu eğitim bilgisine göre değerlendirme işlemleri yapılacaktır.

2026-DGS'ye başvuran tüm adayların eğitim bilgisi seçme işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'da sona erecek olup, bu tarihler arasında yapılan son seçim önem arz etmektedir. ÖBP'ye ilişkin işlemlerin yapıldığı tarihte adayın aktif olan tek bir eğitim bilgisi varsa, bu eğitim bilgisi kullanılacaktır. Bu tarihte adayın birden fazla eğitim bilgisi varsa başvuruda seçmiş olduğu eğitim bilgisi, bu eğitim bilgileri arasında ise adayın bu eğitim bilgisi kullanılacaktır (Onay işlemi yapan veya yapmayan tüm adaylar için başvuruda kullanılan eğitim bilgisinin son eğitim bilgileri arasında olup olmadığının anlaşılmasında, ön lisans alan bilgisi, okul kodu kullanılacaktır.) Adayın başvuruda kullandığı eğitim bilgisi bu tarihte aktif eğitim bilgileri arasında bulunmuyor ise adayın en son mezun olduğu eğitim bilgisi kullanılacaktır."

TBMM’de kabul edildi: Ehliyete yeni düzenleme

TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle ilk kez ehliyet alanlar ve ehliyeti yeniden verilenler 2 yıl boyunca aday sürücü sayılacak; ağır ihlal, alkol ve yüksek ceza puanı durumunda ehliyet iptal edilecek.
 

23.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM’de kabul edildi: Ehliyete yeni düzenleme
TBMM’de kabul edildi: Ehliyete yeni düzenleme
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 7 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen düzenlemelerden biriyle aday sürücülere ilişkin kurallar yeniden belirlendi.

Buna göre, ilk kez sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti iptal edildikten sonra yeniden ehliyet almaya hak kazananlar, belgeyi aldıkları tarihten itibaren 2 yıl boyunca aday sürücü statüsünde olacak.

Bu 2 yıllık süre içinde; 
Sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir trafik ihlali yapılması,
75 ceza puanının aşılması,
Araç türüne bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanılması,
Dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi veya emniyet kemeri gibi koruyucu sistemlerin kullanılması zorunluluğuna ilişkin kuralların 3 kez ihlal edilmesi durumunda aday sürücü belgesi iptal edilecek.
Ehliyeti iptal edilen aday sürücüler, yeniden ehliyet alabilmek için sürücü kursuna tekrar kayıt yaptırmak ve sınavları başarıyla geçerek sürücü sertifikası almak zorunda olacak.

Bunun yanı sıra, kursa başlayabilmeleri için;
Psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçerek sürücülüğe engel bir durumlarının bulunmadığını belgelemeleri,
Trafik cezalarının tamamını ödemeleri,
Varsa ehliyet iptali veya geçici geri alma nedeniyle öngörülen bekleme süresini tamamlamaları gerekecek.
Aday sürücü belgesinin iptal işlemleri, trafik zabıtası tarafından gerçekleştirilecek.

Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı

23.07.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı.
Tunceli'de altı yıl önce kaybolan ve artık hayatta olmadığına kesin gözüyle bakılan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı.
Tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve ihraç edilen eski polis Gökhan Ertok arasında geçen yazışmalar ortaya çıktı.
Yazışmalar sonucu Ankara'da operasyon düzenlendi ve iki kişi gözaltına alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.