logo
24 HAZİRAN 2026

YÖK'ten öğrencileri mağdur edecek bir düzenleme daha

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı'nın yurt dışından alınan diplomaların denkliğine dair yapılan değişiklikler hakkında, "Ayrımcı ve kayırmacı bir bakış açısıyla yapıldığı görülen yeni düzenlemeler pırıl pırılgençlerimizin çalışarak başarılı olmaya inançlarını kaybetmelerine, ülkemize hizmet etmek için geri dönmemelerine sebep olacaktır" dedi.

23.03.2024 11:11:00 / Güncelleme: 23.03.2024 11:18:12
Haber Merkezi
YÖK'ten öğrencileri mağdur edecek bir düzenleme daha
YÖK'ten öğrencileri mağdur edecek bir düzenleme daha
CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, YÖK'ün 32490 sayılı "Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği"nde yaptığı ve Resmi Gazete'de 15 Mart 2024 tarihinde yayımlanan değişiklikler hakkında basın açıklaması yaptı.

YÖK'ün yeterli ön hazırlık yapmadan değişiklikleri düzenlediğini belirten Özçağdaş, "YÖK her zamanki gibi yeterli ön hazırlık yapmadan, ilgili paydaşların görüşünü almadan, özensiz ve acelece hazırladığı anlaşılan değişiklikleriyle şimdiden ve bir kez daha yeni mağdurların oluşmasına yol açmıştır. Ayrımcı ve kayırmacı bir bakış açısıyla yapıldığı görülen yeni düzenlemeler pırıl pırılgençlerimizin çalışarak başarılı olmaya inançlarını kaybetmelerine, ülkemize hizmet etmek için geri dönmemelerine sebep olacaktır.

Yönetmelikte denklik başvurularının reddedileceği durumları belirten 7. maddenin 6. fıkrasında yer alan bazı hususlar usul ve uygulama bakımından oldukça sorunludur ve mağduriyet oluşturmamak için acilen yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

"Neye hizmet ettiği belirsiz değişikliklerle öğrenciler ortada kaldı"

Öğrencilerin yine mağdur edildiğinin altını çizen CHP'li Özçağdaş "YÖK 2019 yılından itibaren meslek icra yetkisi veren tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk gibi yükseköğretim programlarına giriş için başarı sıralaması şartı getirmişti. Değiştirilen 7. maddenin ğ bendinde "ortaöğrenimlerini Türkiye'de tamamlayanların; Türkiye'de başarı sıralaması şartı aranan programlara denklik müracaatlarında, yurtdışı yükseköğretim kurumuna kayıt oldukları yılda ÖSYM'nin yapmış olduğu merkezi yerleştirme sınavında, denklik müracaatında bulunulan programın puan türünde asgari başarı sıralaması şartını sağlamayan başvuruları reddedilir"denilmektedir. Denklik yönetmeliğinde daha önce yer almayan bu madde hem esas hem usul olarak hata barındırmaktadır. Bu haliyle; bu yılki akademik takvime göre öğrencilerin geriye dönük olarak ÖSYM'nin sınavına başvurmaları mümkün olmadığı halde, yurt dışındaki üniversitelere başvurusunu yapmış, kabul almış ve kayıt sürecini bekleyen öğrencileri ortada bırakmıştır. Kararın hangi gerekçeyle alındığına dair bir emare yoktur, bu değişiklikle ne tür bir başarı ya da kalite hedeflenmekte olduğu belli değildir.

Öğrencilerin en azından sene başında başvuracakları programa karar vermelerine, kendilerini hazırlamalarına, ilgili puan türüne göre ÖSYM'nin sınavlarına başvuru yapmalarına imkân vermeyen bu düzenleme ya iş bilmeyen kişilerin bu yönetmeliği hazırladıklarına ya da öğrencilerin mağdur olmalarını önemsemeyen hatta öğrencileri mağdur etmeyi görev bilen bir yönetim anlayışına işaret etmektedir.

Bu sorun bu yıl yurtdışındaki programlara başvuran öğrencileri kapsam dışında tutarak çözülebilirdi. Ne var ki yönetmelikte yer alan geçici maddede sadece bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce başvuruya esas diploma programına kayıt yaptıranların muaf olacağına dair bir hüküm yer almaktadır. Oysa Türkiye'de ve yurt dışında eğitim öğretim yılı halen devam ettiğinden yurt dışındaki üniversitelerden kabul alan öğrencilerin kayıt süreçleri daha başlamamıştır.

Kısacası YÖK'ün özensizce hazırladığı yönetmelik değişikliği bu yıl 12. sınıfta olan ve yurt dışındaki üniversitelere başvuran öğrencileri görmezden gelmekte ve onları mağdur etmektedir. Yönetmelikte acilen bir düzenleme yapılması ve düzenleme ile "bu yıl yurt dışındaki programlara başvuran öğrencilerin bu hükümlerden muaf olduğunu" belirtilen bir madde eklenmesi gerekmektedir" dedi.

"Yine başarısız öğrenciler başarılı öğrencilerin önüne geçirilmekte"

CHP'li Özçağdaş sözlerine şöyle devam etti;

"Hükümleri birbiriyle uyumlu olmayan, çelişkilerle dolu yönetmelikteki sorun bu kadarla da kalmamaktadır. Yönetmeliğin aynı maddesinin g bendi de "yurtdışı yükseköğretim kurumuna kayıt olduğu yıl Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmiş olan sıralama kuruluşlarının en az ikisinde ilk binde yer almayan bir yurtdışı yükseköğretim kurumundan mezun olanların Türkiye'de başarı sıralaması şartı aranan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarına yapılan diploma denklik başvuruları reddedilir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde ile öğrencilerin nitelikli üniversitelere gitmeleri teşvik ediliyor gibi durmaktadır. Ancak aynı maddenin a bendinde; "Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmayan yükseköğretim kurumlarında görülen eğitim-öğretim sonunda alınan diplomalara/mezuniyet belgelerine ilişkin denklik başvuruları reddedilir. Ancak Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmayan bir yükseköğretim kurumundan, tanınan başka bir yükseköğretim kurumuna geçerek öğrenimini tamamlayanların diplomaları/mezuniyet belgeleri, öğreniminin en az %70'ini tanınan yükseköğretim kurumundan almış olmaları hâlinde incelemeye tabi tutulur" denilmektedir. Görüldüğü gibi, yönetmelikte yapılan değişikliklerde, açıkça, kayırmacı bir yaklaşıma müsaade eden hükümler bulunmaktadır.

Bu madde ile YÖK tarafından tanınmayan üniversitelere kayıt yaptıranlara bir kapı aralanmakta, özel bir muamele getirilmekte ve hatta açıkça ayrımcılık yapılmaktadır. Bir önceki maddede YÖK tarafından tanınan, sıralamalarda ilk sıralarda yer alan dünyanın önde gelen sayılı üniversitelerinden kabul alan öğrencilerin, ÖSYM sınavına girmemeleri halinde diplomalarına denklik verilmeyeceği söylenirken yapılan düzenleme ile YÖK'ün tanımadığı üniversite başka bir üniversitenin diploması aracılığıyla tanınır hale getirilmektedir. Yani, yine başarısız öğrenciler başarılı öğrencilerin önüne geçirilmekte, ÖSYM sınavında geçerli puan alamayacağı için YÖK'ün tanımadığı üniversiteleri tercih ederek kolay diploma alan öğrencilerin diplomalarına denklik verilme ihtimali oluşturulmaktadır.

"YÖK'ün kararlarının dayanağı: Liyakat ve kalite değil!"

Bir ülkede alınan üniversite diploması ve derecelerin tanınması, eğitim ve mesleki hareketliliğin kolaylaştırılmasında, kalite standartlarının sağlanmasında ve akademik niteliklere olan güvenin arttırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. YÖK, yıllarca denklik sistemini şeffaf ölçütlere bağlamadan, kimi zaman iyi üniversitelerden mezun olanların denkliklerini yıllarca sorgusuz sualsiz bekletip binlerce denklik mağduru oluştururken, aynı zamanda dünyada kimsenin tanımadığı üniversitelerden alınan diplomalara denklik vererek haksız, adaletsiz ve keyfi uygulamalara yer vermiştir. 22 yıldır sıralamalarda ilk bine giren üniversite sayımızın bir elin parmaklarını geçmediği bir yükseköğretim sistemi oluşturan YÖK ve hükûmet şimdi, sıralamalarda dünyanın ilk sıralarındaki üniversitelere kabul alan öğrencilerin Türkiye'deki herhangi bir üniversiteye o program türünde asgari puanı almasını beklemektedir.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üniversitelerimizin dünya standardına yükselmesi, eğitim ve araştırma kalitelerinin artması, akademik özgürlüklerin kısıtlanmaması ve üniversitelerimizin gerek kendi öğrencilerimiz gerekse yurt dışındaki nitelikli öğrenciler için çekici hale gelmesi gerektiğini her vesile ile savunuyor ve bu yolda çalışıyoruz.

"Gençlerimiz geleceklerini kendi ülkeleri yerine yurt dışında arayacak duruma gelmişlerdir"

AKP'nin politikalarıyla ülkemizde gençlerin özgürlük alanı her geçen gün daralmakta, liyakat yerine sadakat her alana artan bir şekilde hâkim olmaktadır. Ekonominin kötü yönetilmesinin getirdiği istihdam, barınma ve yaşama koşullarının zorlaşması nedeniyle de ne yazık ki iyi eğitim almış ve bu ülkenin gelişmesinde söz sahibi olacak pırıl pırılgençlerimiz geleceklerini kendi ülkeleri yerine yurt dışında arayacak duruma gelmişlerdir. Bunun sebebi de, sorumlusu da 22 yıllık AKP hükûmetleri ve kamu kaynağı kullandığı halde özerklikten uzak bir şekilde yönetilen, kararlarını şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir şekilde alamayan YÖK'tür.

YÖK'e; geleceğimiz olan gençlerin çalışmaları neticesinde başarılı olacaklarına inançlarını kaybetmemeleri, yurt dışında nitelikli üniversitelerde eğitim alıp ülkemizde yaşamak ve hizmet etmek için geri dönmeleri için gereken ciddiyetle bağdaşmayan, ayrımcılık içeren ve mağduriyet yaratan düzenlemelerinden vazgeçmeleri için uyarıda bulunuyorum.Geçen hafta çıkarılan "Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği"nde yaptığı eksik, hatalı ve uygulamalarda sıkıntı oluşturacak değişiklikleri ivedilikle düzeltmesini istiyorum. Konunun yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildirmek isterim."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.