logo
08 AĞUSTOS 2026

Zam paketi komisyonda kabul edildi

En düşük memur maaşının 22 bin 17 liraya çıkarılmasını, emekli aylıklarına yüzde 25 zam yapılmasına yönelik düzenlemeleri içeren ve bazı vergi artışları öngören 6 Şubat 2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.

08.07.2023 09:26:00 / Güncelleme: 08.07.2023 09:32:49
Haber Merkezi
 
Zam paketi komisyonda kabul edildi
Zam paketi komisyonda kabul edildi
Buna göre, 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilerinin azaltılması amacıyla ortaya çıkan finansman ihtiyacının karşılanmasında kullanılmak üzere bir defaya mahsus olmak üzere ek Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) uygulanacak.

Düzenlemenin yayımlandığı tarihte kayıt ve tescilli bulunan otomobil, otobüs, kamyon, kamyonet, uçak ve helikopterler dahil tüm taşıtlar ile 31 Aralık 2023 tarihine kadar kayıt ve tescil edilecek olan tüm taşıtlar, ek MTV kapsamında olacak. Ek MTV, 2023 yılı için tahakkuk ettirilen MTV tutarı kadar uygulanacak.

Ek MTV iki eşit taksitte tahakkuk ettirilecek. Ek MTV'nin ilk taksiti, düzenlemenin yayımlandığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecek. Teklifin temmuz ayı içinde kanunlaşması halinde ek MTV'nin ilk taksiti ağustos ayı sonuna kadar ödenecek. Ek MTV'nin ikinci taksitinin ise kasım ayı sonuna kadar ödenmesi gerekecek.

Örnek olarak, 1-3 yaş arası, motor hacmi 1301-1600 santimetreküp olan taşıtının ocak ayındaki birinci taksiti için 1846, temmuz ayındaki ikinci taksiti için 1846 lira ödemesi gereken mükellef, teklifin bu ay kanunlaşması halinde, ağustos ayı sonuna kadar 1846, kasım ayı sonuna kadar yine 1846 lira ek vergi ödeyecek. Örnekte verilen araç üzerinden, 2023 yılında toplamda 3 bin 692 lira ödeyecek olan mükellef, ek MTV ile toplam 7 bin 384 lira ödemiş olacak.

Kanunun yayımı tarihi ile 31 Aralık 2023 tarihleri arasında ilk defa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtlara ilişkin ek MTV ise bu taşıtların MTV'si ile birlikte peşin ödenecek.

Ek MTV bir defaya mahsus uygulanacak ve genel bütçe geliri olarak kaydedilecek.

Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca Vergi Usul Kanunu kapsamında "mücbir sebep hali" ilan edilen yerlerde; deprem tarihi itibarıyla kayıt ve tescilli olan taşıtlar, deprem nedeniyle yıkılan veya ağır ya da orta hasarlı hale gelen binaların maliklerine ait taşıtlar, depremlerde ağır hasar görerek kullanılamaz duruma gelen taşıtlar ile deprem nedeniyle eşi veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybeden mükelleflere ait taşıtlar ek MTV'den müstesna olacak.

Plastik poşetlerin de yer verildiği listedeki ürünler için uygulanan geri kazanım katılım payı tutarını iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Kurumların aktifinde en az 2 tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerinde KDV istisnası uygulaması devam edecek.

Net borç kullanım tutarı 3 katı olarak uygulanacak

Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a eklenen geçici maddeyle, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ekonomik ve sosyal etkilerinin azaltılması nedeniyle ortaya çıkan ilave finansman ihtiyacının karşılanması ve Hazine nakit rezervinin güçlü seviyede tutulabilmesi için belirlenen net borç kullanımı tutarı, 2023 yılı için Hazine ve Maliye Bakanı ile Cumhurbaşkanı tarafından artırılan net borç kullanım tutarının 3 katı olarak uygulanacak.

Teklifle, Cumhurbaşkanının akaryakıt, alkollü ve alkolsüz içecekler ile tütün mamullerinin ÖTV oranlarını artırma veya indirme konusundaki yetkisinde de değişikliğe gidiliyor.

Akaryakıtla ilgili listede yer alan maktu vergi tutarları veya Cumhurbaşkanınca bunlara ilişkin belirlenen en son maktu vergi tutarları, ocak ve temmuz aylarında, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen yurt içi üretici fiyat endeksinde son 6 ayda meydana gelen değişim oranında, bu değişimin ilanı gününden geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiş sayılacak. Bu hesaplama sonucunda ortaya çıkan vergi tutarlarında virgülden sonraki dört hane dikkate alınacak. Cumhurbaşkanı, uygulama dönemlerini gün veya ay olarak belirlemeye veya belirleyeceği mallar ve aylar itibarıyla yeniden belirlenmiş sayılan tutarların uygulanmamasına karar vermeye yetkili olacak.​​​​​​​

İşverenlerin iş gücü maliyetlerini düşürerek istihdamı korumalarını ve artırmalarını desteklemek amacıyla 2023 haziran dönemi sonuna kadar her yıl verilen asgari ücret desteğinin süresi uzatılıyor. Buna göre 2023 yılı temmuz ila aralık aylarında da istihdamı desteklemek için iş gücü maliyetlerini azaltmak üzere işverenlere, finansmanı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak şekilde ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilerek günlük 16,66, aylık 500 lira asgari ücret desteği sağlanacak.

Düzenleme, 1 Temmuz 2023 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Kurumlar vergisinde artış

Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle; kurumların, girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen gelirlere sağlanan istisna hariç olmak üzere diğer yatırım fonlarından elde ettikleri gelirlere yönelik sağlanan istisna ile taşınmaz satışlarından elde edilen kazançlara tanınan istisna kaldırılıyor.

Düzenleme, iktisap edilen yatırım fonu katılma payları için uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Teklifle kurum kazancı üzerinden alınan yüzde 20 oranındaki kurumlar vergisi yüzde 25'e çıkarılacak.

Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinin kurum kazançları için alınan yüzde 25 oranındaki kurumlar vergisi ise yüzde 30'a çıkarılacak.

Kanun teklifiyle ihracatın teşvik edilmesi amacıyla ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına 1 puan indirimli olarak uygulanan kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli olarak uygulanacak.

Düzenleme 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere; kurumların 2023 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2023 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan karın yüzde 50'si olan istisna oranı, yüzde 25'e indirilecek.

Memur ücretlerine ilave ödeme

Kovid-19 salgını hastalığının Türkiye'de yayılmasını önlemek amacıyla kanunlar kapsamında verilen ve 9 Kasım 2022 tarihinden önce tahsil edilen idari para cezaları iade edilecek.

Tüm kamu personeline 15 bin 965 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda (8077 TL) ilave ödeme yapılacak. İlave ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında, personelin aylık veya ücretlere ilişkin tabi olduğu hükümler uygulanacak. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmayacak.

İlave ödeme, kapsamında bulunanlara sadece kendi unvanı esas alınarak ödenecek ve mali hakları mevzuatı uyarınca en yüksek devlet memuru veya başka bir unvan esas veya emsal alınmak suretiyle belirlenenler bakımından, diğer mevzuat uyarınca mali haklarının belirlenmesine esas ödeme unsurlarının kapsam veya hesabına dahil edilmeyecek.

Bu ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan veya mali ve sosyal hakların tespitinde esas alınan aylık, ücret, zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye ve diğer herhangi bir ödeme unsurunun hesabında dikkate alınmayacak. Maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak, madde 15 Temmuz'dan itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında ocak ayında yüzde 30 oranında yapılan zam ile temmuz ayında yapılacak artışlar ve 2023 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü kapsamında işçilere ocak ayında yüzde 45, temmuz ayında yüzde 15 oranında artış yapılması nedeniyle ortaya çıkan ödenek ihtiyacının karşılanması için gerekli ödeneği eklemede Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlananlara ödenecek aylıklar, emekli ikramiyeleri, bayram ikramiyeleri ve ek ödemeler; bayram ikramiyesinin 2 bin liraya yükseltilmesi; en düşük emekli aylığının 7 bin 500 Türk lirasına çıkarılması, asgari ücret artışının devlet katkısı, işveren prim teşviki ve ödeme gücü olmayanların sağlık prim ödemeleri ile yapılacak ek ödemeler için ihtiyaç duyulan ödeneğin ilgili idare bütçelerine eklemede Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Kanunun yürürlüğe girmesini izleyen ilk iş gününden itibaren Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarından karşılanan destekler Merkez Bankası kaynaklarından karşılanacak.

Kira bedelini yüzde 25 ile sınırlayan düzenleme 1 Temmuz 2024'e kadar uzatılacak

En düşük memur maaşının 22 bin 17 liraya çıkarılmasını, emekli aylıklarına yüzde 25 zam yapılmasına yönelik düzenlemeleri içeren ve bazı vergi artışları öngören 6 Şubat 2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.

Buna göre, konut kiralarında uygulanacak kira bedelini yüzde 25 ile sınırlayan düzenleme 1 Temmuz 2024'e kadar uzatılacak. Söz konusu uygulama, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde 25'ni geçmemesi koşuluyla geçerli olacak. Bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki 12 aylık ortalamalara göre değişim oranının yüzde 25'in altında kalması halinde değişim oranı geçerli olacak. Bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde, bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler fazla miktar yönünden geçersiz sayılacak.

31 Temmuz itibarıyla Kovid-19 izninde bulunan hükümlülerden denetimli serbestliğe ayrılmalarına 5 yıl veya daha az süre kalanlar, tekrar cezaevine dönmeyecek ve kalan sürelerini denetimli serbestlik altında infaz edecek.

31 Temmuz itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve cezasının belirli bir süresini bu kurumlarda geçiren hükümlüler ise iyi halli olmak şartıyla 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilecek. Ayrıca, bu hükümlüler cezalarının süresine göre en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmak şartıyla 3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilecek.

Terör ve örgütlü suçlar nedeniyle hükümlü olanlar açık ceza infaz kurumuna erken ayrılma veya denetimli serbestliğe erken ayrılma düzenlemelerinden yararlanamayacak.

Teklife eklenen maddeler ile Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK emeklileri yılın 6 ayı için toplamda yüzde 25 zam alacak. Düzenleme temmuz ayından itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Teklifle, afetten etkilenen bazı yerleşim yerlerinde fay hattına mesafe, zemin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlık gibi kriterlere sahip, konut yapımına elverişli yeterli alanların bulunamaması nedeniyle depremzedelerin ihtiyaçlarının ivedilikle karşılanması için mera ve orman nitelikli taşınmazların da geçici ve ya kesin iskan alanı olarak kullanımına yönelik düzenleme de yapıldı.

Hasarlı yapıların yerinde yeniden yapımına yönelik iş ve işlemler belirlendi

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerlerde, orta hasar ve üzeri hasarlı olarak tespit edilen yapıların yerinde yeniden yapımına yönelik iş ve işlemler belirlendi. Buna göre, yeni bir müteahhitle anlaşma sağlanmasını mümkün hale getirebilmek için uygulama yapılacak parsellerde daha önce imzalanmış olan inşaat yapımına ilişkin sözleşmeler, maliklerin salt çoğunluğunun alacağı karara istinaden ruhsat vermeye yetkili idarece feshedilebilecek.

Yeni yapı yapılmasını sağlamak üzere; yıkılmış olan yapıların bulunduğu parsellerde yıkılmış yapılara ilişkin kat irtifakı veya kat mülkiyeti resen terkin edilerek, malikleri adına payları oranında tescil edilecek. Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan şerhler, hisseler üzerinde devam edecek ve bu hak ve şerhler tapuda yapılacak işlemlere engel teşkil etmeyecek.

Hangi malike hangi bağımsız birimin verileceği konusunda yaşanabilecek problemleri önlemek için maliklere ait taşınmazlar ile inşa edilecek yeni yapıların değeri Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilecek ve hangi malike hangi bağımsız birimin verileceği bu değerler gözetilerek yapılacak.

Yapılacak yeni uygulamaların ve ilgili idareler/kurum ve kuruluşlar nezdinde, maliklerin tamamının muvafakatiyle yürütülmesi gereken tüm iş ve işlemler hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğu ile alacağı karara istinaden yapılacak. Anlaşma sağlanamayan, vefat etmiş olup mirasçılarına ulaşılamayan, yurt dışında olma, nerede olduğunun bilinememesi gibi sebeplerle kendisine ulaşılamayan maliklerin hisseleri, yapım işi tamamlanıp malikleri adına tescil edilinceye kadar geçici olarak tapuda Hazine adına tescil edilecek.

Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında yapılan yardımlar da gözetilerek maliklere bir konut ve bir iş yeri için hibe ve talep etmeleri halinde yapım kredisi verilecek. Anlaşma sağlanamadığı veya kendisine ulaşılamadığı için Hazine adına tescil olunan hisselerin yapım maliyetini ise Hazine karşılayacak.

Müteahhitten kaynaklanan sebeplerle, bir yıl içinde yeni yapının yapım işine başlanmamış veya yapım işi belirli bir seviyede durdurulmuş ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmiyor ise yapılan sözleşmelerin feshi için hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğu ile karar alınabilecek.

Hak sahipliği işlemlerine e-Devlet yoluyla kolaylık getirildi

Teklifle, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna geçici madde eklendi. Buna göre, 6 Şubat'ta meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde inşaat kredisi verilmesini ya da bina yaptırılmasını isteyenlerin hak sahipliği başvurusunun yapılacağına dair duyuru, mahallinde mülki idare amirliğince ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı resmi internet sitesinde ilan edilecek.

Duyuruda, ilan tarihinden itibaren 2 ay içinde mahallinde mülki idare amirliklerine veya Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca belirlenen başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet Kapısı üzerinden başvuru yapılabilecek. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı gerektiğinde başvurular için en fazla 1 ay ek süre verebilecek. Başvuru sonuçları, mahallinde mülki idare amirliğince, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı resmi internet sitesinde ve e-Devlet Kapısı üzerinden ilan edilecek. Hak sahibi kabul edilmeyenler, 15 gün içinde mahallinde mülki idare amirliklerine veya Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından belirlenen başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet Kapısı üzerinden itiraz edebilecek.

Ayrıca depremlerde binaları zarar görenler için devletin konut kredisi açma ve bina yapma yükümlülükleri ile ilgili yapılacak iş ve işlemlerde olası mağduriyetlerin giderilmesi, afetzedelere eşit ölçüde yardım eli uzatılabilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla bazı kısıtlayıcı hükümlerden muafiyet sağlanacak.

Uluslararası kuruluşlardan sağlanacak dış kredi ve hibelerle finanse edilecek projelerin uygulanmasına ilişkin iş ve işlemler her türlü vergi, resim, katılma payı, ücret ve harçtan müstesna tutulacak.

Ulusal ve uluslararası projeler kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca ithal edilen veya ettirilen malzemeler, gümrük vergisi ve bu vergi ile birlikte alınan her türlü vergi, resim, harç, fon ve diğer mali mükellefiyetlerden müstesna olacak.

En düşük memur maaşının 22 bin 17 liraya çıkarılmasını, emekli aylıklarına yüzde 25 zam yapılmasına yönelik düzenlemeleri içeren ve bazı vergi artışları öngören 6 Şubat 2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.

Buna göre, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afet bölgesi ilan tarihinden itibaren bir yıl süreyle sanayi alanı olabilecek yerler, fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği ve yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, alanın durumuna göre ilgili kurumların görüşü alınarak Bakanlıkça tespit edilecek. Tespit edilen yerler Cumhurbaşkanı kararıyla sanayi alanı olarak belirlenecek.

Belirlenen sanayi alanlarında ilgili kurumlarca izinlendirme ve vasıf değişikliği bir hafta içinde yapılacak. Bu işlemlerde Bakanlıktan herhangi bir ücret talep edilmeyecek.

Hazine adına idari yoldan tescili yapılacak

Belirlenen sanayi alanlarında, dava süreci devam edenler ile kesinleşen ancak henüz tapuya tescil edilmemiş olanlar hariç olmak üzere, tespit dışı bırakılan yerlerin Bakanlığın talebine istinaden ilgili kurumların görüşleri alınmaksızın Hazine adına idari yoldan tescili yapılacak.

Sanayi alanlarına denk gelen maden ruhsat sahalarının girişimli kısmı maden ruhsat sahasından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca taksir edilecek. Sanayi alanının ruhsatın tamamını kapsaması halinde ise maden ruhsatı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca iptal edilecek. Tesis edilen taksir veya iptal işlemlerine ilişkin, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hesaplanan yatırım giderleri, taksir veya iptal işleminin tesis edildiği tarihten itibaren 6 ay içinde Bakanlıkça ilgili ruhsat sahibine ödenecek.

Belirlenen sanayi alanlarında kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dahil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Bakanlıkça ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilecek. Kamulaştırma işlemleri Bakanlıkça yürütülecek.

Belirlenen sanayi alanlarında altyapı ve üstyapı dahil yeni işyerlerinin her türlü inşaatını yapmaya veya yaptırmaya, arsa paylarını belirlemeye, cins değişikliği yapmaya, kat irtifakı, kat mülkiyeti kurmaya Bakanlık yetkili olacak. İnşası tamamlanan sanayi iş yerleri Bakanlıkça belirlenen talep sahiplerine borçlandırılarak verilecek.

Malikleri tarafından bölgenin afet bölgesi ilan edilmesine dair kararın yayımından itibaren bir yıl içerisinde talep edilmesi halinde, 6 Şubat'ta meydana gelen depremler nedeniyle yıkılan veya kullanılamayacak kadar hasarlı durumda olan sanayi iş yerlerinin borçlandırılmak suretiyle, yerinde yeniden inşası veya güçlendirilmesi Bakanlıkça yapılabilecek ya da yaptırılabilecek.

Yapım işleri ve altyapı ile ilgili her türlü işlemden katılma payı ve teknik altyapı bedeli alınmayacak. Bu alanlarda doğal gaz, elektrik, su, atık su ve arıtma tesisleri ile atık işleme tesisleri, iletişim ve diğer her türlü altyapı yatırımları, üstyapı imalatları tamamlanıncaya kadar ilgili kurum, kuruluş ve ilgili OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler veya dağıtım şirketlerince ilgili mevzuatındaki hükümlere uygun olarak öncelikle tamamlanacak.

Plan, parselasyon, yapı ruhsatı, taşınmaz mülkiyeti veya imar haklarının aktarılması, takas ve trampa işlemleri ve bu işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlar damga vergisi, resim, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesna tutulacak. Bu işlemler nedeniyle ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmayacak.

Bakanlıkça kredi ile desteklenebilecek

Genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afet bölgesi ilan tarihinde yatırım programında olan veya ilan tarihine müteakip bir yıl içerisinde yatırım programına dahil edilen sanayi sitelerinin altyapı ve üstyapı inşasının tamamına kadarı, mimarlık-mühendislik hizmetleri dahil proje tamamlanana kadar Bakanlıkça kredi ile desteklenebilecek.

Yabancı devlet harp okullarında okutulan askeri öğrencilerin eğitim sürelerinin, gönderilecek okulun durumuna göre yıl ve dönem bazında belirlenebilmesi, mezun olana kadar değil, belirli sürelerle yabancı devlet harp okullarına öğrenci gönderilebilmesi, yabancı devlet harp okullarında okutulan bir öğrenciye ayrılacak bütçe ile daha fazla öğrencinin kısmi süreli olarak yabancı devlet harp okullarına gönderilebilmesi, ayrıca eğitim süreleri bakımından denk olmayan ve öğrenci gönderilemeyen bazı ülkelerin harp okullarına da askeri öğrenci gönderilebilmesi düzenlendi.

Ayrıca, kısmi süreli okutulacak öğrencilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmaları halinde devletçe yapılan masraflarının tespit ve tahsiline ilişkin düzenleme yapılması, kısmi süreli okutulacak öğrencilerin nasıplarının ve sınıflandırılmalarının yabancı devlet harp okullarından mezun olacak askeri öğrenciler ile aynı usullere tabi olmasına yönelik de düzenleme yapıldı.

Aile sağlığı çalışanları, Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülen ve aile hekiminin de görüşü alınarak kurumlarınca da muvafakatı verilen bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları personeli arasından seçilecek ve sözleşmeli olarak çalıştırılacak.

Anayasa Mahkemesinin Aile Hekimliği Kanunu'nunda yer alan "sözleşmenin feshini gerektiren nedenler" ibaresini iptal kararı 5 Mayıs'ta yürürlüğe girdi. Bu karar doğrultusunda disiplin cezalarına ve sözleşmenin feshine ilişkin hususlar da teklifle yeniden düzenlendi.

Aile Hekimliği Kanununda yer alan "Ağız ve diş sağlığı hizmetleri" başlığı "Ağız ve diş sağlığı ile yaşlı hizmetleri" şeklinde değiştirildi. Teklifle, ağız ve diş sağlığı ile yaşlı sağlığı hizmetlerinin Sağlık Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre planlanması ve hizmetlerin özelliklerine göre ihtiyaç duyulan sağlık meslek mensuplarının çalıştırılmasına yönelik düzenleme yapıldı.

Teklife eklenen geçici madde ile deprem nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile imzalanan protokol kapsamında afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetler, 31 Aralık 2024 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesna tutulacak.

Bu kapsamda yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilecek. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilecek. Süreyi bir yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı, istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisna ve iadeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında yer alan, deprem, sel, heyelan, çığ, yangın ve benzeri doğal afetler sebebiyle tahrip olan taşınır veya taşınmaz kültür varlıklarının ihyası veya yeniden inşası amacıyla döner sermaye bütçesinden Kültür ve Turizm Bakanının onayıyla genel bütçeye kaynak aktarılabilecek.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı

Ankara Güvenpark'ta 25 gündür oturma eylemi yapan ve rütbeli personelle eşit özlük hakları talebiyle açlık grevinde olan malul er gaziler ile şehit yakınları, davet edildikleri TBMM kapısında polis barikatıyla durduruldu. Muhalefet milletvekillerinin araya girmesi ve kapıda yaşanan büyük arbedenin ardından Meclis'e girebilen gaziler, bu kez de Milli Savunma Komisyonu salonuna sokulmadı. İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye gazi proteziyle çıkarak Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ı istifaya davet ederken, haksızlıkların giderilmesi için sunulan muhalefet önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

06.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Ankara Güvenpark'ta haftalardır sürdürdükleri adalet nöbetini son 5 gündür açlık grevine dönüştüren er statüsündeki terör malulü gaziler ve er şehit aileleri, kendileriyle ilgili kanun teklifini yerinde takip etmek üzere İYİ Parti heyetinin resmi davetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) geldi. Ancak Meclis dikmen ve çankaya kapılarında adeta bir güvenlik ablukasıyla karşılaştılar.

Giriş kartları basılmasına rağmen emniyet güçleri ve meclis koruma amirliği tarafından içeriye alınmayan gazi ve şehit yakınları, uzun süre kapıda bekletildi. Duruma müdahale etmek için nizamiye kapısına koşan muhalefet milletvekilleri ile güvenlik güçleri arasında çok sert tartışmalar ve itişmeler yaşandı.

"Bölücüler içeri giriyor, biz neden dışarıdayız?"

Kapı önünde tekerlekli sandalyeleriyle ve bastonlarıyla barikatın açılmasını bekleyen gaziler duruma feryat etti. Sedyede ve protez bacaklarıyla bekleyen kahramanlar, kolluk kuvvetlerine seslenerek, "Bu Meclis'e bölücüler, hainler, sabıkalılar elini kolunu sallayarak giriyor! Biz bu vatan için uzuvlarımızı bıraktık, terörist değiliz! Bizi kendi Meclisimize niye almıyorsunuz?" sözleriyle isyan etti.

Yaşanan arbedeyi ve kapıdaki insanlık dramını engellemeye çalışan İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, gazilerin hıçkırıklarını duyduktan sonra kameralar önünde gözyaşlarına boğuldu. Muhalefet milletvekillerinin fiziki olarak kapılarda etten duvar örmesi ve kameraların kayda girmesiyle oluşan toplumsal baskı sonucu, kapıdaki barikatlar yaklaşık 1,5 saat sonra gevşetildi ve gaziler feryatlar eşliğinde Meclis bahçesine giriş yaptı.

Komisyon salonunda ikinci şok: İzleyici yasağı!

Bahçeyi aşarak ana binaya giren gazi dernek başkanları ve malul gaziler, bu kez de kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Savunma Komisyonu salonunun kapısında durduruldu. Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ın talimatıyla, "Salonda yer olmadığı ve güvenlik gerekçesi" öne sürülerek gazilerin komisyon görüşmelerini izleyici locasından takip etmesi tamamen yasaklandı.

Komisyon salonunda tansiyon tavan yaparken, içeriye alınmayan gazilerin sesi Meclis Genel Kurulu kürsüsüne taşındı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye Güvenpark'taki gazilerden aldığı gerçek bir "gazi protez bacağı" ile çıktı. Kürsüden protez bacağı kaldırarak iktidar sıralarına gösteren Türkoğlu, sert bir tonda şu ifadeleri kullandı:

"Sayın gazilerimiz, dernek başkanlarımız, şehit ailelerimiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, bizler adına sizlerden özür diliyorum. Bu memlekette bölücünün, hainin itibar gördüğü bu Meclis'te, gazilerimizin kendileriyle ilgili komisyon toplantısına izleyici olarak bile alınmasını yasaklayan Komisyon Başkanı Hulusi Akar, yazıklar olsun sana! İstifa et! İstifa et! İstifa et!"

Önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

İçeride bu kriz yaşanırken muhalefet partileri, Güvenpark'taki er gazilerin talebi olan "Rütbeli personel ile er/erbaş vazife malulleri arasındaki maaş, protez kalitesi ve özlük haklarının tamamen eşitlenmesi" yönünde komisyona bir kanun araştırma ve düzeltme önergesi sundu. Ancak bu önerge, salondaki hararetli tartışmaların ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Komisyonda kabul edilen mevcut 12 maddelik yasa teklifinde, 15 Temmuz'da yaralanan ancak gazi sayılmayanlara aylık bağlanması ve şehit anne-babalarına asgari ücret tabanı gibi iyileştirmeler yer alsa da; Güvenpark'ta açlık grevi yapan terörle mücadele malulü erlerin "Emsal Rütbe Maaşı" ve sağlık imkanlarında eşitlik talebi taslağa dahil edilmedi.

Hulusi Akar: "Gönül çok şey istiyor ama kısıtlar var"

Komisyonun ardından basına açıklamalarda bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise kapıdaki engellemelere değinmeden taslağı savundu. Devletin imkanları ölçüsünde en iyi düzenlemeyi yapmaya çalıştıklarını belirten Akar, "Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakkını korumak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Memleketimizin, milletimizin imkanları nispetinde bu adımları atıyoruz. Gönül çok şeyler istiyor fakat belli bir noktadan sonra bazı mali kısıtlar bizleri durduruyor. Ama biz burada durmayacağız, çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Komisyondan bu haliyle geçen yasa teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'na gelmesi beklenirken, dışarıda bekleyen gaziler teklif bu haliyle yasalaşırsa açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini ilan ettiler.

Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı

06.08.2026 16:13:00
AA
 
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Bakanlar, başta sağlık tesisleri ile tıbbi altyapının hedef alınması, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplarının devam etmesi olmak üzere, Gazze Şeridi'nde uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olarak süregelen İsrail ihlallerini en güçlü şekilde kınadı ve lanetledi.

İsrail'in ihlallerinin devam etmesinin uluslararası hukukun ve Gazze Barış Planı'nın ihlali olduğunun altını çizen bakanlar, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahların sınırlandırılmasını da içeren yol haritasını kabul ettiğini duyurmasının ardından ihlallerin devam etmesinin, planın ikinci aşamasının uygulanmasını hedefleyen uluslararası ve bölgesel çabaları sekteye uğrattığına işaret etti.

Bakanlar, ihlallerin siyasi süreci tehdit ettiğini, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme riski taşıdığını belirtti.

İsrail'in uluslararası hukuk ihlalleri
Bakanlar, sivillerin korunmasının, sağlık tesisleri ile sağlık ve insani yardım alanlarında görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasının ve Gazze genelinde insani yardım, tıbbi malzeme ve acil yardım malzemelerinin "derhal güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının" hiçbir koşul altında taviz verilemeyecek ya da zayıflatılamayacak hukuki yükümlülükler" olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılardan, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinden ve "işgal altındaki Kudüs'teki" mevcut statükoyu tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan uygulamalardan "bağımsız değerlendirilemeyeceğinin" altını çizen bakanlar, bu uygulamaların güç kullanarak fiili durum yaratmayı hedefleyen sistematik politikayı oluşturduğunu kaydetti.

Bunların iki devletli çözümün temelini zayıflattığını aktaran bakanlar, söz konusu faaliyetlerin Filistin halkının meşru haklarını "marjinalleştirdiğini" bildirdi.

Bakanlar bu durumun, uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açık bir ihlalini teşkil ettiğini hatırlattı.

Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, özellikle de BM Güvenlik Konseyi'ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'i uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ciddi ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye zorlamak üzere; sivillerin korunmasına, anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunmasına ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde pratik ve etkili önlemler almaları yönündeki çağrılarını yineledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etmeye, bu topraklar üzerinde İsrail egemenliğini dayatmaya veya Filistin halkını zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Bakanlar, adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını da içeren iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu teyit etti.

MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması

MSB'den yapılan açıklamada "Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur" denildi 

06.08.2026 15:00:00
AA
 
MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması
MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), ülkenin güvenliğinin sağlanması, milletimizin huzurunun korunması ve devletin bekasının muhafazası amacıyla her türlü risk ve tehdit unsuruna karşı yürüttüğü faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek "Son bir hafta içerisinde 1 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." ifadesini kullandı.

Hudutlarda kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirler alındığına dikkati çeken Aktürk, şunları kaydetti:

"Son bir haftada, 490 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 443 olmuş, engellenen 924 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 44 bin 802'ye ulaşmıştır. Yine bu hafta içerisinde, Hakkari hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 8 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Aktürk, TSK'nın ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, "NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi çerçevesinde 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında görev yapacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin 31 Temmuz'da Estonya'ya intikali tamamlanmış, unsurlarımız 1 Ağustos itibarıyla göreve başlamıştır." diye konuştu.


İsrail


Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmelere de değinerek bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin önemini yinelediklerini ifade etti.

Bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engelin İsrail olduğuna dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İsrail, Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin olumlu seyrettiği bir dönemde, bu çabaları bilinçli şekilde sabote etmeyi sürdürmektedir. İsrail'in, geçtiğimiz hafta sonu Gazze'de yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadır kampı ile bir sağlık tesisini hedef alması sonucu 30'dan fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Söz konusu saldırı, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımının son örneğini teşkil etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail'in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz."

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in hafta içerisindeki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"31 Temmuz'da, Bakan Yardımcımız Sayın Alpaslan Kavaklıoğlu'nun vefat eden kıymetli eşi için Ankara'da düzenlenen cenaze törenine katılmış, 1 Ağustos'ta Suriye Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Sayın Bakanımız bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nı ağırlayacaktır."


Eğitim ve tatbikat faaliyetleri


Tuğamiral Aktürk, TSK'nın, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Tatbikatlara ilişkin bilgi veren Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"20 Temmuz'da Slovakya'da başlayan Joint Fire Tatbikatı yarın, 4 Ağustos'ta Letonya'da başlayan Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı 14 Ağustos'ta sona erecektir. Diğer yandan, öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya'ya, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz'a, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya'ya liman ziyaretleri yapılmaktadır. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz'e liman ziyareti yapan TCG Oruçreis tarafından 7-11 Ağustos tarih aralığında Civitavecchia/İtalya'ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir."


Envantere yeni giren silah sistemleri


Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve milli savunma sanayisinin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmalarının da kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda, "Tayfun Fırlatma, Taşıma Yükleme ve Komuta Kontrol Aracı, Karinalı Bot ile Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın" muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı bilgisini paylaşan Aktürk, "Ayrıca, ASELSAN tarafından 'Hassas Güdüm Kiti HGK-84' ve 'Lazer Güdüm Kiti LGK-82/84' ile Roketsan tarafından 'SOM-B1T' mühimmatı Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin de yapılan planlamalara uygun şekilde yürütüldüğüne dikkati çekerek "14 Temmuz'da başlayan Milli Savunma Üniversitesi '2026 Yılı Askeri Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri' yarın 24 Temmuz'da başlayan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı '3'üncü Dönem Uzman Erbaş Temini', '4'üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini' ile '2'nci Dönem Sözleşmeli Er Temini' başvuruları 9 Ağustos sona erecektir." dedi.


"Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışması


Milli Savunma Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yürütülen işbirliği kapsamında, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen, "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışmasına da değinen Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"Yarışmada seçici kurul tarafından belirlenen eserler Bakanlığımızın X hesabında halk oylamasına açılmış olup, ilkokul kategorisindeki oylama yarın sona erecek, müteakiben ortaokul kategorisindeki oylama 14 Ağustos'a kadar devam edecektir. Yarışma sonuçları 21 Ağustos'ta Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığının resmi sosyal medya hesapları ve internet siteleri üzerinden ilan edilecektir. Tüm vatandaşlarımızı, geleceğin sanatçılarına destek olmak ve öğrencilerimizin vatan sevgisini yansıtan eserlerine katkı sunmak amacıyla halk oylamasına katılmaya davet ediyoruz."

Tuğamiral Aktürk, TSK Komuta Kademesinin şekillendiği 2026 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısı'nın 4 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendiğini hatırlatarak "Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanan Yüksek Askeri Şura kararlarının bir kez daha devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz." diye konuştu.

TSK'nın gücünü milletinden aldığına dikkati çeken Aktürk, hudutların güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, denizlerimizde ve semalarda hak ve menfaatlerin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlenen tüm görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edeceklerini bildirdi.


"Terörsüz Türkiye stratejik bir vizyondur"


Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından, büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürülen terörle mücadelede, güvenlik güçlerinin üstün gayreti ve milletin desteği sayesinde büyük başarı elde edildiği belirtildi.

Bu tarihi başarıda en büyük payın, vatan uğruna fedakarlığın en yüce örneğini sergileyen şehitlerin, gazilerin ve onların ailelerine ait olduğunu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumlulukları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edecek, terörle mücadelede elde edilen başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla taçlandırılması için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edecektir."


SEEBRIG Tugayı


Güneydoğu Avrupa bölgesindeki istikrarın sağlanmasına, işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlanması maksadıyla, 1999 yılında Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) teşkil edildiği belirtildi.

Türkiye'nin SEEBRIG Karargahı'na 2007-2011 yılları arasında ev sahipliği yaptığı ifade edilen açıklamada, 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliğinin, İstanbul 3'üncü Kolordu Komutanlığı Orgeneral Muharrem Mazlum İskora Kışlası'nda yapılacağı bilgisi verildi.

Karargahın taşınmasına ve detaylarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Bu kapsamda, Kumanovo/Kuzey Makedonya'da konuşlu bulunan SEEBRIG Karargahı 19-21 Temmuz 2026 tarihleri arasında SEEBRIG Karargahı envanterinde bulunan tüm araç, gereç ve malzeme İstanbul'a taşınmış ve aynı tarihlerde SEEBRIG personeli de kademeli olarak İstanbul'a intikal etmiştir. Tugay Karargahı 03 Ağustos'ta İstanbul'da tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. SEEBRIG Karargahı'nda 6 ülkeden (Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kuzey Makedonya) halihazırda 28 çekirdek personel (12 Türk/16 yabancı) görev yapmaktadır. 27 Ağustos'ta SEEBRIG Karargahının Aktivasyon, Komuta Devir Teslim ve 27'nci Kuruluş Yıldönümü törenlerinin birlikte İstanbul'da icra edilmesi, 31 Ağustos'ta ise karargahın resmi olarak aktif hale getirilmesi planlanmıştır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.