logo
25 MAYIS 2026

Zillet ile izzet bulunmaz

13.08.2001 00:00:00
Doğu, Güneydoğu, Orta Anadolu, Marmara ve Karadeniz'den sonra Ege'de 4 bini aşkın İzmirli ile buluşan kuvayı milliye kadrosu, Türkiye'nin geleceğini güven altına alan aydınlık bir tablonun oluşmasına daha vesile oldu. Kadifekale'yi adeta bir güven kalesine dönüştüren İzmirliler ve kuvayı milliye kadrosu, ülkenin kurtuluşunun mandacılıkta, himayecilikte, borç üstüne borçta değil, milletin kendisinde ve kendi kaynaklarımızda olduğunun altını bir kez daha çizerek, "zillet ile izzet bulunmaz" dediler

Türkiye'nin tarihinde rastlanmadık şekilde karşı karşıya bulunduğu problemlerin ancak yerli ve milli bir duruş ortaya koymak, milletin örfünü, an'anesini, gelenekgöreneklerini, maneviyatını, maddi ve manevi bütün değerlerini esas almak, icazet içinse bizzat milletin kendisine başvurmak suretiyle kuvayı milliye ruhu ile donanmış bir kadro tarafından çözülebileceğini söyleyen kuvayı milliye kadrosunun Doğu, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz, Marmara ve Orta Anadolu'dan sonraki durağı Ege bölgesi oldu. İzmir'in meşhur Kadifekalesi'ni dolduran 4 bini aşkın sanayici, işadamı, esnaf, akademisyen İzmirli, ülkenin problemlerine gerçekçi, yerli ve milli çözümler üreten, "bu ülkenin meselelerini 24 saatte çözerim" diye haykıran Prof. Dr. Haydar Baş'ın mimarlığını, önderliğini yaptığı kuvayı milliye kadrosunun elemanlarını, tıpkı Gaziantep, Kilis, Malatya, Elazığ, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Bursa, İstanbul, Artvin, Trabzon, Rize, Gümüşhane, Ordu, Samsun, Aksaray, Konya, Kayseri'de olduğu gibi, ellerinde Türk bayrakları, "hoşgeldiniz" pankartları, mehter marşları, "üstad, üstad", "bu vatan bu millet sizi bekliyor" tezahüratları ile karşıladılar. Sevgi ve muhabbetle kucak açtılar. Bağırlarına bastılar. Eksiksiz bir ikram sofrası sundular. Bu kadronun elemanlarını ve özellikle mimarı Prof. Dr. Haydar Baş'ı daha yakından görmek, elini sıkmak, selamlaşmak ve "iş başa düştü" diyerek elini taşın altına soktuğu için de şükranlarını arzetmek için izdihama bile yol açacak tarzda birbirleriyle yarıştılar. Böyle tarihi bir buluşmanın hazzını, mutluluğunu yaşadılar. Bizzat yaşadıkları kriz ve problemlerin çözümünün zor ve hiç de uzakta olmadığını öğrenince de kaybettikleri kendilerine güveni yeniden tazelediler ve buluşma mekanı Kadifekale Park Tesislerini, "Üstad, Üstad", "Bu vatan bu millet seni bekliyor", "Bu vatan bizimdir, bizim kalacak" sloganlarıyla inim inim inlettiler. Bir dahaki buluşmada bu kadroyu ülkenin yönetiminde, mimarını da başbakan olarak görmek istediklerini, bunun için de ellerinden gelen desteği vermekten kaçınmayacaklarını yüksek sesle dile getirdiler.

Zillet ile izzet bulunmaz

Kuvayi milliye kadrosunun İzmirlilerle gerçekleştirdiği bu muhteşem ve tarihi buluşmada bir konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş, ülkenin sınai, hukuki, siyasi, sosyal, ahlaki vs. birçok probleminin bulunduğunu, bu konuda ciltler dolusu kitaplar yazılabileceğini, saatlerce konuşulabileceğini ve fakat üzerinde durulması gereken asıl problemin, bütün problemlerin kaynağı insan unsuru olduğuna dikkat çekti.

İnsanımızın kendisini kaybettiğini, kendine itimadının kalmadığını, "Batıdan birileri gelsin, beni bu halden çekip çıkarsın. Avrupalısı, Amerikalısı bana yardım etsin" diye beklediğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, günümüz şartlarının, İstiklal Harbini doğuran şartları nasıl da andırdığını Atatürk'ün şu sözleri ile ifade etti:

"Günümüzün şartları merhum Atatürk dönemini nasıl da andırıyor. O, 6 Mart 1922'de diyor ki;

'Bu düşüşün çıkış noktası korku ile acz ile başlamıştır. Türkiye'nin fikir adamları kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki, biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal de yoktur. Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. Onlar bizi idare etsin, diyorlardı.'

Merhum Atatürk dönemi ile bugünü mukayese edersek zannım o ki arada zerre kadar fark yoktur. Bugünün kadroları, siyasileri aynı sözleri söylüyor mu, söylemiyor mu? O halde bu memlekete merhum Atatürk'ün izinden giden vatan evlatları lazımdır. Çünkü o günün şartlarında milis kuvvetleri bir araya gelmiş, kuvayı milliye ruhu istiklal mücadelesini başlatmış ve ülkeyi kurtarmıştır. Bugün de yapılacak olan iş bunun benzeri kuvvetlerin bir araya gelerek milli iradesini ortaya koymak, Batıcı güçlerin karşısında milli duruşunu teyid etmek, ispat etmektir. Belki çok noksanlarımız var ama insan kendi varlığını kaybettiği zaman başkalarının esiri olmaya mahkumdur. Zillet ile izzet bulunmaz. Şimdi maalesef organizasyon şeklinde tezahür eden siyasi anlayışlar önce zillet ehli olalım, sonra da izzet ehli oluruz, anlayışındalar. Zillet ile kesinlikle izzet bulunmaz. Hele Türk milleti için zilleti düşünmek çok büyük bir acziyettir. Büyük bir ihanettir. Büyük bir bühtandır. Bu milletin büyük olmasının karakteristik vasıflarından bir tanesi ve en önemlisi de düşecek olduğunu zannettiğiniz zaman bir de bakarsınız ki dimdik ayağa dikilmesidir. Bu, dünyada bir tek Türk milletinde vardır."

Enflasyonda dil oyunu

Mevcut ekonomik proğramla enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını İzmir'de yaptığı konuşmada da tekrarlayan Prof. Dr. Haydar Baş, pahalılık demek olan enflasyonu halka kendi dilinden anlatmadıklarını, anlamasınlar diye bu yola başvurduklarını belirterek, "Halk olarak anlarsak o zaman yanlışlarını görecek, 'sizin aldığınız tedbirlerle bu iş olmaz' diyeceğiz" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş, Derviş'in devreye girmesiyle uygulanan ekonomik proğramın ise "Amerika'daki, Avrupa'daki güçlü ellerin, kapital sahiplerinin elini uzatarak Türk bankalarındaki, İzmirli işadamanının cebindeki parayı daha rahat alsın" uygulamasından başka bir şey olmadığını söyledi. Derviş ve Hükümetin aldığı tedbirlerin bu işe deva olamayacağı açıklamasında bulunan Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Liberal ekonomik mantıkla, liberal ekonomiyi hayata geçiren ülkelere payanda olmakla bunu halletmek hiç mümkün değildir. Trabzon mitinginde söyledim. 'Gelsinler. Enflasyon işini 24 saatte halledelim' dedim. Olay bize mal olur diye hala yanımıza gelmediler. Diğer mitinglerde de söyledim. Yine gelmediler. Ama şimdi bir şartım var. Maliye'nin tamamını bize bırakacaklar, biz 24 saatte bu işi halledeceğiz. Enflasyonda talep ve maliyet olmak üzere iki ana mikrop vardır. Türkiye'deki enflasyon maliyetten kaynaklanıyor. Talepten değil. Ama talep enflasyonu reçetesi uygulanıyor. Maliye, sigorta vergileri, hammadde giderleri, enerji giderleri, banka kredi faizleri vs. mamul fiyatına yansıyan giderleri düşürmeden enflasyonu düşürmek mümkün değildir."

Batı 40 yıllık dost değil

Prof. Dr. Haydar Baş, enflasyonu yenmek için devletin güçlü olması lazım geldiğini belirterek, devleti küçültmenin bir tuzaktan ibaret olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Baş bu konuda şöyle dedi:

"Devlet, güçlü olma vasfını kaybettiği zaman çocuklara oyuncak olur. Devleti küçültelim diyorlar. Devleti küçültelim demek, 'kolluk kuvvetlerini azaltalım, TSK'nin gücünü azaltalım, eğitimi sağa sola dağıtalım' demektir. Amerika'da liberal bir mantık, aşırı bir özelleştirme varmış! Gel onu sen benim kulağımın arkasına anlat. Ben senelerce oranın sosyal, iktisadi, askeri hayatını inceliyorum. ABD'nin kamu giderlerinin bütçesindeki yeri % 40'dır. Türkiye'nin ise % 25'i. Biz daha çok devletçi imişiz, bizde kamu gideri % 25, onlar çok daha halkçı imiş, onlarda % 40. Bu kadar yalan olur mu? İngiltere'de bu % 45, Fransa'da % 40'dır. Batı dünyası sana bunu tavsiye ediyor, kendisi tersini yapıyor. Onun için batılı sana ne demişse mutlaka onun tersini yapacaksın. Çünkü o senin 40 yıllık dostun değildir. Batı ittifakı tarihin her döneminde Türk milletinin karşısında olmuştur. Bu ittifak, Türk milletini yok etmek için bina edilmiştir. Bunu göremez isek Allah korusun mahvolmaya mahkumuz, demektir. Onun için bir milli duruş olması lazımdır."

"Enflasyonun düşmesi için bu güçlü devletin vergileri azaltması lazımdır. Bir defa işçinin, çiftçinin vergi vermemesi lazımdır. Peki devlet nasıl ayakta duracak? Benim dediğim devlet ayakta durur. Ama onun dediği devlet ayakta duramaz. Bizim anlattığımız manada devleti güçlendirirsen o zaman işçiden, memurdan bir kuruş vergi almazsın. 100 milyar gelirin altında geliri olan esnaftan da bir tek kuruş vergi almayacaksın. Benim devletim bütün bunların altından çıkan devlettir. İradedir. Yoksa onun benden farkı olmaz."

"Bunlar çok basit mevzulardır. Fizikte kaldıraç kanunu vardır. Eğer siz ağırlığı merkeze yakın olarak koyarsanız çok kolay kaldırırsınız. Ama merkezden uzak bir yere yerleştirirseniz faraza 10 kg yükü 100 kg güçle kaldırmanız ancak mümkün olur. Onun için denge hesaplarını iyi yapmanız lazımdır."

Birlikte rahmet vardır

Bir ve beraber olmak şartıyla çözemeyecek hiçbir problemimizin bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Baş, bu birliğin argümanları hakkında şu bilgiyi aktardı:

"Birliğe çok ihtiyacımız var. Ben şövenist değilim. İçimizde Türk, Kürt, Çerkez, Arap kardeşlerimiz var. Bunlar hep başımızın tacıdır. Bütün bunların üzerinde bir Türk kültürü vardır. Bu bir üst kimliktir. Bu üst kimlik bizim benliğimizdir. Ben Laz da olsam benim, Çerkez de olsam benim, Arap da olsam benim, Kürt de olsam benim. Şu anda bizim örfümüz, adetimiz, geleneğimiz, Kürt kardeşimizinki ile ayrı mıdır? Ayrı değildir. Laz kardeşimizle, Arapla, Çerkesle ayrı mıdır? Kesinlikle ayrı değildir. Hepsi birdir. Onun için ben de bu millet birdir, diyorum. Zaten milletin böyle ayrı gayrı olma diye bir derdi yoktu. 'Biz Türküz' diyordu. Geçmişi ile, tarihi ile hepsi gurur duyuyordu. Ama birileri geldi bazı projelerini ortaya attı. Şimdi de birileri 'Türküm' demiyor da 'Türkiyeliyim' diyor. Bununla sen ne anlatmak istiyorsun. Yenilikçi akımın protokol sözleri bunlar. Türküm desen ne olur? Bu resmen 'ben şuyum, ben bu değilim' demenin açık alametidir. Bunun neticesinde ülke bölünme kavgasını başlatır. Biz Türk milletiyiz. Bunu da söylerken göğsümüzü gere gere söyleyeceğiz. Biz millet olarak tarihte adaleti, iffeti, namusu, adaleti, yardımı, hizmeti gaye edinmiş bir milletiz. Geçmişte hiç bir millet bizden zarar görmemiştir. Şimdi Ermenilerin propagandasına bakmayın. Türklerin zulüm yaptığını kimse iddia edemez. Böyle bir milletten olmak varken kalkıp sen 'ben buyum' diyorsun. Kapı komşusu olmak daha güzelmiş! Birbirlerine selam vereceklermiş! Senin dilini eşek arısı soksun. Bir aile olmak, bir bünye olmak, dirlik varken niçin ayrı olmak istiyorsun? Bunun ne faydası vardır. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Bir ve beraber olmak kayd ü şartıyla bizim çözemeyeceğimiz hiç bir problem yoktur." Prof. Dr. Haydar Baş, bu birliğin Leyla vü Mecnun örneğindeki gibi bir özellik taşıması gerektiğinin altını çizdi ve "bu kol İzmirlinin koludur" diyerek sözlerini bitirdi.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.

Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi

Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet kapatma kararının iptali hakkında Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete'de yayımlandı

25.05.2026 07:00:00
İHA
Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi
Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile birlikte, Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verildi.


"İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek"



Karar hakkında sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, mağduriyet yaşanmaması yönünde kararın güncelliğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin eğitim hayatının aksamaması, ailelerimizin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarımızın haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirmiştir. Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir.

İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir. Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.

Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı

Gaziantep'te mobilya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. Fabrikada yer yer soğutma ve söndürme çalışmaları ise devam ediyor

25.05.2026 04:24:00 / Güncelleme: 25.05.2026 04:28:08
İHA
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Yangın, Şehitkamil ilçesi 5. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan bir mobilya fabrikasında çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen itfaiye ekipleri kısa sürede büyüyen ve fabrikanın bazı bölümlerini saran yangına 33 araç ve 72 personelle müdahale etti. Yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. 






Yangında ilk belirlemelere göre ölü yada yaralı bulunmazken, itfaiye ekiplerinin yer yer söndürme ve soğutma çalışmaları ise devam ediyor.
 







Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi

24.05.2026 16:11:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Genel Merkezi'nde yürütülen tahliye ve tebligat sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Mansur Yavaş, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine polis zoruyla girilmesi gibi bir tablo; sadece bir siyasi partiye değil, Türkiye'nin demokratik birikimine zarar vermekten başka bir işe yaramaz" dedi.

Mansur Yavaş açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:

"Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne umudunu bağlamış milyonlarca insan vardır. Bu iradeyi yok sayan, her yaklaşım; toplumsal vicdanda derin yaralar açacaktır. Buradan bir kez daha sesleniyorum: O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır."

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.