logo
01 HAZİRAN 2026

"Zorlu bir karşılaşma oldu"

Fenerbahçe Teknik Direktörü Pereira, "Bizim için zorlu bir karşılaşma oldu, skorda geriye düşmemiz işimizi daha da zorlaştırdı" dedi

09.02.2016 00:00:00
Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Spor Toto 2. Lig takımlarından Amed Sportif Faaliyetler ile 3-3 berabere kalan Fenerbahçe'nin teknik direktörü Vitor Pereira, "Bizim için zorlu bir karşılaşma oldu, skorda geriye düşmemiz işimizi daha da zorlaştırdı" dedi. Pereira, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, maçın oynandığı sahanın zemininin hızlı ve teknik oyuna izin vermediğini söyledi. Bu tür karşılaşmalara rakiplerin üst düzey motivasyonla çıktığını anlatan Pereira, "Sahaya alışıklar, ilk golü de buldular. Daha sonra skor üstünlüğünü elde ettik. Ancak 2 kontratakla geriye düştük. Bizim için zorlu bir karşılaşma oldu, skorda geriye düşmemiz işimizi daha da zorlaştırdı. Verdiğimiz tepkiyle skoru 3-3'e getirdik. İsterdim ki turu burada bitirelim yeterli sonucu alalım ancak iyi takımla oynadık" diye konuştu. Pereira, önlerinde çok önemli bir Kasımpaşa maçı olduğunu, bazı oyuncularını riske atmak istemediklerini dile getirerek, turun iki tarafa da yakın olduğunu belirtti.

Amed Sportif Faaliyetler cephesi 
Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sertaç Küçükbayrak da Türkiye'nin en güçlü ve yıldızlar topluluğu olan takımına karşı mücadele ettiklerini vurguladı. Kupada namağlup yollarına devam ettiklerini belirten Küçükbayrak, şöyle konuştu: " Fenerbahçe'nin ligde Antalyaspor'la yaptığı maçı analiz edip o doğrultuda oynadık, bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Maçın ilk yarısında istediğimiz oyunu sergileyemedik ancak ikinci yarıda Fenerbahçe'nin zaaflarını değerlendirerek öne geçtik. Fakat maç berabere bitti. Kupadaki başarımızı Kadıköy'de de devam ettirmek istiyoruz. Zorlu maç olacak ama iyi futbol oynamaya devam edeceğiz"

Mahmut Uslu: "Diyarbakır'da büyük misafirperverlikle karşılandık"
Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu ise stat çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, Diyarbakır'da büyük misafirperverlikle karşılandıklarını dile getirdi. Yolda tüm Diyarbakırlıların kafileye el sallayarak "hoş geldin" dileklerini ilettiklerini anlatan Uslu, "Anadolu'nun en büyük sivil toplumlarından biriyiz. Ancak siyaset yapmayıp, spora odaklanıyoruz. Medyanın üzerine de büyük görev düşüyor. Bursaspor'u eleyip, Fenerbahçe ile berabere kalma başarısı gösterdiler. Kendi liglerinde inşallah başarılı olurlar" ifadelerini kullandı. Uslu, maçın seyircisiz oynanmasına ilişkin bir soru üzerine de "Bizim seyircimizi de almadılar, doğru olduğuna inanmıyorum. Futbol seyircisiz güzel olmuyor ama sonuçta yönetenler karar veriyor, yapacak bir şey olmuyor" dedi. 

Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Başkanı Ali Karakaş ise maçın güzel geçtiğini skordan da memnun oldukları belirtti. Karakaş, karşılaşmanın başında oyuncularının yarım dakika hareketsiz durduğunu hatırlatarak "O hareketsizliğin amacı ligin başından bu yana bütün deplasman maçlarında maruz kaldığımız sloganlardır. Biz sporun dostluk ve kardeşlik alanı olduğunu düşünüyoruz. Bu şekilde muamele görmek istiyoruz. Aldığımız cezaları doğru bulmuyoruz" şeklinde konuştu. Daha sonra Fenerbahçe kafilesi stattan ayrılarak, İstanbul'a hareket etmek için Diyarbakır Havalimanı'na gitti.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış

Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro’luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü

01.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro'luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü. İtalyan kulübü Atalanta'nın bu çift başlılık sonrası panikleyerek katı bir şekilde 'banka teminat mektubu' talep etmesi üzerine transfer çıkmaza girdi.

Fenerbahçe camiası, Ademola Lookman transferinin neden gerçekleşmediğini tartışırken, perde arkasından tam bir "seçim" krizi çıktı. İddialara göre o dönemde aday olmayı düşünen ancak resmi olarak seçim olmadığı için adaylığını açıklamayan bir ismin bir itirafı tüm krizi çorap söküğü gibi çözdü.






LOOKMAN İLE HANGİ SIFATLA GÖRÜŞTÜ

"Ben Lookman ile kışın görüştüm. Artık gündemimizde değil" açıklamasıyla yeniden alevlenen sürecin, kulüpler arasındaki finansal güven ve adayın hamlesiyle çıkmaza girdiği iddia edildi.

Transfer piyasasında büyük ses getiren süreçte, Atletico Madrid, Lookman için Atalanta ile 35 milyon Euro+5 milyon Euro bonus olmak üzere toplam 40 milyon Euro karşılığında anlaştı.






MURAT SALAR'IN AÇIKLAMASI VARDI

Oyuncu ile yıllık bonuslar dahil 9 milyon Euro maaş üzerinden el sıkışıldı. O dönemde Fenerbahçe'nin de radarına giren bu dev transferin neden gerçekleşmediğine dair en net açıklama ise Murat Salar'dan geldi:

- Atalanta kulübü teminat mektubu istedi. Fenerbahçe Kulübü, tarihi boyunca teminat mektubu vermemiştir ve teminat mektubu almamıştır. Biz bunu hakaret kabul ettik. Hangi bankanın itibarı, 120 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nden daha değerlidir?






ÖNCE BANKA TEMİNATI SORUNU YOKTU

Atalanta başta talep etmediği banka teminat mektubu konusunda neden bir anda bu kadar katılaştı? Kulüp kulislerinde konuşulan iddialar, transferin sportif değil, siyasi bir krize kurban gittiğini gösteriyor. İddialara göre süreç şu şekilde gelişti:

Sadettin Saran ve ekibi, Lookman transferi için devredeyken 35 milyon Euro'luk bonservis bedelini uzun vadeye yaymak istedi. Atalanta yönetimi ilk etapta buna sıcak baktı ve teminat talep etmedi.






BANKA TEMİNATI GÜNDEME GELDİ

Saran ile Lookman arasındaki görüşmeler sürerken, Fenerbahçe başkanlığına aday olmayı planlayan bir isim devreye girdi. Bu isim, hem Atalanta hem de Lookman cephesiyle "Haziran'daki seçimde başkan ben olacağım" diyerek görüşmeler yaptı.

Adayın bu hamlesi ve kulüpteki seçim belirsizliği Atalanta cephesinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İtalyanlar, Saran yönetimine "Bir aday, Haziran'dan sonra sizin olmayacağınızı söylüyor. Eğer yönetim değişirse uzun vadeli bu ödemeleri yeni gelen başkan ödemezse ne olacak?" sorusunu yönelterek masaya acil kodlu "banka teminatı" şartını koydu.






İTALYANLAR MASADAN KALKTI

Fenerbahçe'nin kurumsal ilkeleri gereği banka teminatı vermeyi reddetmesi, Atalanta'nın ise seçim belirsizliği nedeniyle bu güvenceden geri adım atmaması üzerine köprüler tamamen atıldı. Taksitlendirme ve ödeme planında ortak nokta bulamayan İtalyan ekibi masadan kalktı.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun

Fenerbahçe'de başkan adaylığını açıklayarak seçim sürecine damga vuran Hakan Safi’nin, "İki milli futbolcuyla anlaştık" müjdesinin ardındaki dev isimler sızdı. Sarı-lacivertli camiada heyecan yaratan "yüksek vizyon" projesinin merkezinde, A Milli Takım’ın dünyaca ünlü kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile Avrupa futbolunun gelecekteki en büyük yetenekleri arasında gösterilen genç yıldız Can Uzun’un yer aldığı iddia edildi

01.06.2026 12:23:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Hakan Safi, camiada heyecan yaratan iddialı transfer açıklamalarıyla gündeme damga vurdu. Seçim çalışmalarına hız kesmeden devam eden Safi, taraftarları heyecanlandıracak müjdeyi vererek, "İki tane milli oyuncuyla anlaştık, onları da yakında açıklayacağız" dedi.






SALİH ÖZCAN VE ZEKİ ÇELİK

Bu açıklamaların ardından kulisler hareketlenirken, akıllara gelen ilk isimler ve transfer listesinin perde arkası netleşmeye başladı. Safi'nin "anlaştık" dediği gizemli milli oyuncular için spor kamuoyunda ibre, sözleşmeleri sona eren iki yıldıza döndü. Sağ bek arayışındaki Fenerbahçe için milli savunmacı Zeki Çelik ve orta sahaya dinamizm katması beklenen Salih Özcan, kulislerde konuşulan ilk iki isim olarak öne çıkıyor.






4 GENÇTEN 1'İ YA DA 2'Sİ

Hakan Safi'nin her fırsatta vurguladığı "yüksek vizyonlu kulüp yapısı" ve gençleşme operasyonu doğrultusunda, Avrupa'da ve ligimizde parlayan genç yetenekler de listeye dahil edildi. Safi'nin listesinde olduğu konuşulan ve geleceğe yatırım gözüyle bakılan o isimler:

- Deniz Gül
- Can Uzun
- Aral Şimşir
- Yusuf Akçiçek






ÇALHANOĞLU VE BERKE ÖZER

Fenerbahçe'nin mevcut kadro yapısı ve acil ihtiyaçları düşünüldüğünde ise taraftarların ve otoritelerin beklentisi çok daha büyük isimler üzerinde yoğunlaşıyor.

Takımın lider oyuncu ve yaratıcı orta saha eksikliğini gidermek adına A Milli Takım'ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ismi yüksek sesle konuşulmaya başlandı.






Öte yandan Ederson'u istemeyen Hakan Safi'nin Fransa Ligi'nde sezonun en iyisi seçilen Berke Özer'i de acil ihtiyaçlar listesine eklediği düşünülüyor.

Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor

Oynattığı kontrollü ve sabırlı oyun tarzı nedeniyle yıllarca acımasızca eleştirilen Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Hakan Safi'nin takımın başına getirmek istediği Antonio Conte'nin yanında hücum dehası gibi kalıyor. Juventus, Chelsea ve Inter gibi devlerde kupalar kazanmasına rağmen sergilediği defansif oyun yüzünden futbol dünyasını adeta isyana teşvik eden Antonio Conte, modern futbolun gördüğü en 'sıkıcı' oyunun ordinaryüsü kabul ediliyor

01.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Futbol dünyası uzun yıllar "sıkıcı futbol", "yana pas", "hücum coşkusunun katledilmesi" gibi kavramları Türkiye'de Aykut Kocaman, dünyada da Jose Mourinho ile özdeşleştirdi. Ancak Fenerbahçe'nin gündemine gelen hatta Hakan Safi'nin anlaştığı iddia edilen Antonio Conte, Juventus, Chelsea, Inter ve Tottenham maceralarında "sıkıcı futbolun imparatoru" unvanını kazandı.






5'Lİ SAVUNMA İLE İZLEYENLERE İŞKENCE

İtalyan hocanın sahaya sürdüğü 5'li savunma blokları, topu bilerek rakibe bırakması ve tamamen "rakibin hata yapması" üzerine kurulu kelepçeli futbolu, futbol kamuoyunun sabrını taşırdı. Öyle ki, Avrupa medyası ve eski futbolcular Conte'nin bu tarzını "Futbol Katilliği"  olarak nitelendirdi.






HER DAİM YERDEN YERE VURULDU

- Jamie Carragher (Sky Sports / Eski Liverpool Kaptanı):

Conte gibi milyonlarca sterlin kazanan elit bir menajerin takımını sahaya bu kadar korkak, bu kadar geride ve tamamen rakibin hata yapmasını bekleyen bir acizlikle çıkarmasını kabul edemiyorum. Bu futbol sıkıcı, paranızı çöpe atmaktır.

- Maurizio Sarri (Teknik Direktör):

Eğer takımımın 30 dakika boyunca kendi ceza sahası önünde sadece defans yapıp kontratak beklediğini görseydim, kulübeden kalkar eski mesleğim olan bankacılığa geri dönerdim. Ben bu oyundan keyif almak istiyorum.

- Peter Crouch (Eski İngiliz Santrfor):

Onun takımlarını iç sahada izlemek taraftar için işkence. Kendi evinizde oynuyorsunuz ve takım topu tamamen rakibe bırakıp kalesinin önüne hat kuruyor. Bu izlemesi son derece sıkıcı, coşkusuz bir oyun.






KENDİSİNİ "SERİ KAZANANIM" OLARAK GÖRÜYOR

Dünya onun futbolunu "sıkıcı ve defansif" diye yerden yere vururken, Antonio Conte bu eleştirilere karşı kendini nasıl savunuyor? İşte açıklaması:

- İstediğinizi söyleyebilirsiniz, futbolumu sıkıcı bulabilirsiniz ama benim geçmişim çok net konuşuyor. Ben bir 'seri kazananım'. Benim işim insanları eğlendirmek değil, kupayı kulübe getirmektir.






CONTE, KOCAMAN'A RAHMET OKUTUR

Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Türkiye'de topa sahip olarak tempoyu kontrol etmeyi ve oyunu bir satranç gibi yavaşlatmayı seçiyordu. Safi'nin adayı Conte ise topu tamamen rakibe teslim edip, kendi ceza sahası yayında adeta etten bir duvar örüyor.

Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım'ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00 / Güncelleme: 01.06.2026 12:44:47
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?

Rafael Leao için transfer piyasası alev aldı! Matteo Moretto’nun "Galatasaray’ın ciddi ilgisi var" açıklamasıyla transfer savaşı başlarken, ezeli rakip Fenerbahçe de pusuda bekliyor 

01.06.2026 11:22:00
Haber Merkezi
Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?
Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?
AC Milan defterini kapatarak yeni bir meydan okumaya yelken açtığını resmen ilan eden Rafael Leao için transfer piyasası alev aldı! Matteo Moretto'nun "Galatasaray'ın ciddi ilgisi var" açıklamasıyla transfer savaşı başlarken, ezeli rakip Fenerbahçe de pusuda bekliyor. Peki, sol çizgide bir dünya markası olan 26 yaşındaki yıldız futbolcu hangi takımın oyun sistemine daha çok uyuyor?






Adı uzun süredir Fenerbahçe ve Galatasaray'la anılan Rafael Leao, AC Milan'a veda etmeye hazırlandığını resmen duyurdu. Şöyle açıkladı dünyaca ünlü yıldız ayrılık kararını:

- Bence kişisel olarak Milan'a verebileceğim her şeyi çoktan verdim. Ben de yeni bir ligde yeni bir meydan okuma hedefliyorum.






MORETTO SON DURUMU AÇIKLADI

Bu flaş vedanın ardından transfer bombacısı Matteo Moretto, Süper Lig'i ayağa kaldıracak kulis bilgilerini paylaştı:

- Türkiye'den Galatasaray, Rafael Leao ile ilgileniyor. Çünkü ortada Galatasaray'ın ciddi bir ilgisi var. Premier Lig tarafında da bazı kulüpler devrede... herhangi birinin diğerlerinden daha ileri bir aşamada olup olmadığını bilmiyorum ancak şu an için daha çok durum yoklaması yapıyorlar. Barcelona ise artık yarışta değil, şu anda devrede bulunmuyor.

Fenerbahçe'nin de Leao için pusuda beklediği bilinirken, akıllardaki o kritik soru önem kazanıyor:
Rafael Leao'ya kimin daha çok ihtiyacı var?






KİMİN DAHA ÇOK İHTİYACI VAR?

Galatasaray, sol kanatta yaratıcılık ve adam eksiltme problemi yaşadığı anlarda kapalı savunmaları açmak için Leao'yu bir "çilingir" olarak kullanabilir.

Fenerbahçe'nin oyun yapısının Leao'ya daha çok ihtiyacı var. savunmaları yıpratma konusunda dünyanın en iyilerinden biri olan Leao, Fenerbahçe'nin dikine oyununa daha rahat uyum sağlayabilir.






FENERBAHÇE'NİN KISIRLIĞINI ÇÖZECEK

- Fenerbahçe'nin maç başına 7.9 başarılı top sürme oranı var. Leao gibi bir dripling canavarı, sarı-lacivertlilerin bu geçiş oyununu elite seviyeye çıkarabilir.

- Fenerbahçe ceza sahası dışından 242 şut denerken, bunların sadece 11'i gol oldu. Portekizli yıldızın sol çizgiden içeri kat edip uzak köşeye vurduğu şutlar, bu kısırlığı çözecek cinsten.






GALATASARAY İÇİN KAOS YARATIR

- Galatasaray, maç başına 3.5 büyük şans üretmesine rağmen 1.9'unu kaçırdı. Leao, sadece bir bitirici değil; ceza sahası çevresinde yarattığı kaosla savunma eşleşmelerini darmadağın eden bir aktör.

- Sarı-kırmızılıların hücum hattında sol ayak golü (16) ile sağ ayak golü (45) arasında büyük fark var. Hücumun sol yönünü domine edebilir. Leão, Galatasaray setine bambaşka bir boyut katabilir.

UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü

Fenerbahçe’de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti

01.06.2026 10:39:00
Haber Merkezi
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
Fenerbahçe'de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti.

Yıldırım cephesinden ise "Mourinho ve transferlerin ağır maliyetini B planı yapmadan ucu açık yetkilere bağlayan yönetim suçludur" yanıtı gecikmedi. Asıl büyük kavga ise UEFA yaptırımları masaya yatırıldığında çıkacak gibi duruyor!

Fenerbahçe gelecek hafta sonu yeni başkanını seçecek. Aynı zamanda bu hafta içinde çok konuşulan UEFA cezasının resmiyet kazanması da bekleniyor. 10-15 milyon Euro'luk finansal limit aşımı cezası gündemde. Camiada kulübü bu cezayla karşı karşıya bırakan süreçle ilgili karşılıklı suçlamalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Başkan adaylarından Hakan Safi faturayı rakibi Aziz Yıldırım'a kesti.







HAKAN SAFİ'NİN SERT SÖZLERİ

- Fenerbahçe geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor.







- Geçtiğimiz Eylül ayında kongrede 11,12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti.

- O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli.







20 EYLÜL'DEKİ GENEL KURUL

Safi'nin gündeme getirdiği ve mali kayıtların doğruladığı süreç 20 Eylül 2025 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurul'a dayanıyor. O dönem mevcut yönetim; Ataşehir Kayışdağı ve Küçükbakkalköy'deki mülkler başta olmak üzere kulüp taşınmazları üzerinde kiralama, satış ve proje ortaklığı geliştirebilmek adına genel kuruldan geniş yetkiler talep etti (11, 12 ve 13. maddeler).







AZİZ YILDIRIM REDDİ SAĞLADI

Ancak Aziz Yıldırım'ın başını çektiği muhalif kanat "ucu açık ve denetimsiz yetki verilmemesi" yüzünden bu maddeleri oy çokluğuyla reddetti. Yönetim, tıkanıklığı aşmak için Ekim 2025'te yeniden bir mali kongre düzenledi. Bu iki kongre arasında yaşanan 1 aylık idari rötar, kulübün kasasına girmesi planlanan sıcak paranın UEFA'nın bütçe denetleme takvimine yetişmemesine yol açtı.







DİREKT ETKİSİ DE YOK

UEFA bütçe dengesinin bozulmasındaki tek etken "gelirlerin gecikmesi" değil. Jose Mourinho ile imzalanan yüksek bütçeli sözleşme ve ardından kadroya dahil edilen Kerem Aktürkoğlu'nun bonservis ve maaş yükleri... futbol takımı harcamalarını tavan yapması. UEFA, gelir-gider dengesindeki bu radikal sapmayı ve limit aşımını affetmeyerek para cezası kesmesi bekleniyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme

Galatasaray’da resmi görev dağılımının açıklanmaması kulisleri yangın yerine çevirdi. Yönetim içindeki gizli taht savaşı ve 'Fenerbahçe' bağlantılı büyük operasyon deşifre oldu! Başkan yardımcılığı koltuğu için Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki liderlik krizi istifa restlerine kadar uzanırken; Dursun Özbek, en kritik hamlesini ezeli rakibin eski başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın sahibi olduğu Acıbadem Grubu’nun tepe yöneticisi Sedat Artukoğlu ile yapmaya hazırlanıyor.

31.05.2026 21:44:00
Haber Merkezi
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Galatasaray'da Başkan Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde, daha ilk günden 'görev tanımı' ve 'yetki alanı' krizlerinin patlak verdiği iddiası UltrAslan tarafından gündeme getirildi. Seçimin üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması camiada çatlak seslerin yükselmesine neden oldu.






İKİ İDDİALI İSİM ÖNE ÇIKTI

Konuşulan bazı iddialara göre, görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa resti çekmeye hazırlanıyor. Yeni yönetimde özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik ve güç dengesi" yarışı olduğu konuşuluyor. Galatasaray'da şu an en kritik koltuk olan Başkan Yardımcılığı için ise iki isim ön plana çıkmış durumda: Sedat Artukoğlu ve Abdullah Kavukcu.






METİN ÖZTÜRK BIRAKABİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan iddialara göre Özbek eğer tercihini Kavukcu'dan yana kullanırsa önceki yönetimin asbaşkanı Metin Öztürk'ün bunu bir yetki aşımı olarak görerek istifa edeceği ileri sürülüyor.

Daha yolun en başında böylesine büyük bir yönetim krizinin patlak vermesini istemeyen Özbek'in ise dengeyi korumak adına ibreyi Artukoğlu'na çevirdiği iddia ediliyor.






ARTUKOĞLU, AYDINLAR'IN CEO'SU

Öte yandan yönetim listesindeki Sedat Artukoğlu ismiyle ilgili çok konuşulacak bir Fenerbahçe detayı da var. Eğer Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkanlığı için adaylığını koysaydı, Özbek'in Artukoğlu'nu listeye kesinlikle almayacağı konuşuluyordu.

Bunun sebebi ise Sedat Artukoğlu'nun, Mehmet Ali Aydınlar'ın sahibi olduğu Acıbadem Sağlık Grubu'nda İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapması.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.