logo
30 MART 2026

14 yıl önce üniversite formu almak için evden çıkan Melike geri dönmedi

Ankara'nın Sincan ilçesinde 14 yıl önce kaybolan Melike Toyguncu'nun ailesi, kızlarının bulunmasını istiyor

16.03.2025 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
14 yıl önce üniversite formu almak için evden çıkan Melike geri dönmedi
14 yıl önce üniversite formu almak için evden çıkan Melike geri dönmedi
Ankara'nın Sincan ilçesinde 14 yıl önce kaybolan Melike Toyguncu'nun ailesi, kızlarının bulunmasını istiyor. Acılı anne Fatma Toyguncu, kızlarının ölü ya da diri bulunmasını istediğini belirterek, "Ben yavrumun 'anne' demesini özledim. Benim evimin kolonuydu. Benim evimin kolonları Melike'mden sonra çöktü. Biz hayat yaşamadık, biz bittik" şeklinde konuştu.

14 yaşındaki Melike Toyguncu, Ankara'nın Sincan ilçesinde 18 Ocak 2011 tarihinde üniversite sınavına girecek olan ablası Şerife'ye form almak için evden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Ailesi hemen yetkililere başvurdu ve olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan incelemeler sonucu dört sanık hakkında dava açıldı. 2015 yılında karara bağlanan dava Yargıtay tarafından bozuldu ve 2018 yılında tekrar görülmeye başlandı.

Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan davada sanıklar, "Kasten öldürme", "Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanma", "Çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak" ve "Çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamalarıyla yargılandı. Sanıklardan 8 yıldır cezaevinde bulunan 2'sine geçtiğimiz Cuma günü yapılan karar duruşmasında 6 yıl 3 ay hapis ve 4 bin TL para cezası verildi. Yargılama sürecinde yattıkları süre cezalarına sayıldığı için tahliye edilmeleri bekleniyor. Diğer iki sanık ise delil yetersizliği nedeniyle tutuksuz yargılanıyor. Aile, kararın adil olmadığını belirterek adalet çağrısında bulundu.

"Öldüyse ölüsünü, diriyse dirisini getirsinler bana"



Karara tepki gösteren ve yaklaşık 10 aydır Antalya'da yaşayan anne Fatma Toyguncu ve baba Mahmut Toyguncu, adaletin yerini bulmasını istiyor. Kızlarının eşyalarıyla avunan ve gözyaşları içinde konuşan Fatma Toyguncu, mahkeme kararının bozulmasını beklediklerini ve kızlarının bulunması için yardım istediklerini belirtti.

Fatma Toyguncu, kızının kaybolduğu günü anlatırken şunları söyledi: "Benim yavrum Melike Toyguncu 14 yaşına yeni girmişti. O gün ablası için form almaya çıkmıştı ve bir daha dönmedi. Kızımın bir evde 53 gün boyunca tutulduğu bilirkişi raporuyla ispat edildi. Evde tişörtü, saç tokası ve saç telleri bulundu. DNA incelemesi yapıldı ve kızımın o evde olduğu kesinleşti. Ama kızımı bulamadılar. Çekip gitti, bir gece bile kalmadı diyorlar.

Bunca delil var. Benim yavrumun elindeki telefonunu kullandılar. Taş yarıldı içine mi girdi dört kişinin arasında. Nerede benim yavrum' Nerede ben niye sarılamıyorum, niye öpemiyorum, niye koklayamıyorum ben yavrumu' Benim yavrum bulunmadan sanıklara özgürlük yolu açıldı. Ben artık kızımın bulunmasını istiyorum. Ölüyse ölüsünü, diriyse dirisini getirsinler bana."

"Ölmeden bir kere bağrıma basayım"



Anne Toyguncu, kızının kaybolduğu günden beri her gün bir umut beklediğini, çocukluk eşyalarını, taraklarını ve kıyafetlerini sakladığını belirterek, "Ben yavrumu okutacaktım, onu topluma kazandıracaktım. Ama hayatım çalındı. Kızımın kokusunu özledim. Ben yavrumun elbiselerini atamadım. Onun tarağını saklıyorum, bebeklik giysilerini saklıyorum. Benim hayatım çalındı, Melike'min çalındı. Ne yaşadı, ne yedi ne içti. Kimden ne gördü, şiddet mi gördü, dayak mı yedi, sopa mı yedi' Çok kötülüklere maruz kaldı. Duyulsun, benim sesim duyulsun. Yeter ben evladıma kavuşayım. Benim yavrum Melike'm, bulunsun. Yeter! Ölmeden bir kere bağrıma basayım" dedi.

"Anne demesini özledim"

Gözyaşları içinde konuşmasına devam eden anne Toyguncu, "Ben yavrumun 'anne' demesini özledim. Onun tenini özledim. Gözlerini özledim. Yeter, tükendik artık biz. Benim evimin kolonuydu. Benim evimin kolonları Melike'mden sonra çöktü. Biz hayat yaşamadık. Biz bittik. Belki benim yavrumdur diye 18 mezar açıldı, Melike'm hiçbirinde çıkmadı" diye konuştu.

"14 yıldır adalet arıyoruz"



Melike'nin babası Mahmut Toyguncu ise mahkeme sürecinde adalet beklediklerini ancak beklenen kararın çıkmadığını ifade etti. Üzerinde "Melikem Kayıp" yazılı tişörtüyle konuşan baba Toyguncu, şunları söyledi:

"Biz 14 yıldır mahkeme kapılarında adalet arıyoruz. Kızımızın akıbetini bilmiyoruz, ölü mü diri mi hala bilmiyoruz. Cuma günü karar mahkemesi oldu. Yargıtay bozmuş davamızı. En son kararda 6 yıl 3 ay ceza verdiler 2 şüpheliye. Bunlar cezaevinde. Şu anda gerekçeli karar bekleniyor, 7-8 senedir yatıyorlar. Gerekçeli karar çıktıktan sonra onların avukatları tahliye isteyecek ve yattıkları sene göz önünde bulundurularak tahliye olacaklar. Dışarıdan biz itiraz dilekçesi vereceğiz. O da kabul olursa dosya Yargıtay'a gidecek. Geçen sefer Yargıtay'a gittiğinde 5 senede döndü dosyamız. Bu sefer de kaç senede dosyamızın döneceği belli değil. Şu an tek beklentimiz, davanın tekrar ele alınması."

Fatma ve Mahmut Toyguncu, kızlarının kayboluşunun 14. yılında hala bir umutla bekleyişlerini sürdürüyor. Ellerinde Melike'nin çocukluk fotoğrafları, eşyaları ve oyuncaklarıyla oturdukları odada, her yeni günde kızlarından bir haber almayı beklediklerini söylüyorlar.

Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde bir binanın merdiven boşluğunda çıkan yangın paniğe neden oldu. Apartta kalan 25 öğrenci ekipler tarafından tahliye edildi

30.03.2026 13:49:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:51:34
İHA
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Vezirköprü'de korkutan yangın: 25 öğrenci tahliye edildi
Yangın, gece saat 01.00 sıralarında Taşkale Mahallesi Şehit Uzman Adnan Uluışık Caddesi üzerindeki, içerisinde tekstil atölyesi, düğün salonu ve apart bulunan zemin üzeri iki katlı, bodrumlu binada meydana geldi.



Edinilen bilgilere göre, merdiven boşluğunda bulunan atıl malzemelerin tutuşmasıyla çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile sağlık ve emniyet güçleri sevk edildi.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Apartta kalan 25 öğrenci ise güvenli şekilde tahliye edildi.

Yangın sırasında tekstil atölyesi ile düğün salonunun boş olması ve öğrencilerin zamanında tahliye edilmesi muhtemel bir facianın önüne geçti.



Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması: "Siyasi bir durum söz konusu değildir"

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Etimesgut Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin yaptığı olağan denetimler sırasında bazı usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattı. Operasyonla ilgili Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu tarafından yapılan açıklamada, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" denildi

30.03.2026 12:25:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:33:19
İHA
Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması: "Siyasi bir durum söz konusu değildir"
Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması: "Siyasi bir durum söz konusu değildir"
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Etimesgut Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin yaptığı olağan denetimler sırasında bazı usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattı. Soruştura kapsamında 4 kişi gözaltına alındı.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Etimesgut Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin yaptığı olağan denetimler sırasında bazı usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine soruşturma başlattı. Özellikle belediyeye bağlı aşevi hizmetleri, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile belediyenin iştiraki olan Etimkent A.Ş'nin hesaplarında dikkat çeken bulgulara ulaşıldığı açıklandı.



Soruşturma kapsamında, Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C., Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. isimli şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı, savcılığın talimatı ve mahkeme kararı doğrultusunda şüphelilerin hem ikametlerinde hem de iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği ifade edildi. Operasyon kapsamında adı geçen 4 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı bilgisine ulaşıldı.



"Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir"

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Etimesgut Belediyesi'ne yapılan operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, operasyonda adı geçen S.K.'nın daha önce belediye yönetimi tarafından uzaklaştırıldığını belirterek, "Daha önce belediyemiz tarafından Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, belediyemiz Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde ve sermayesinin tamamı belediyemize ait olan Etimkent A.Ş.'nde görevli bazı çalışanlarımız ile ilgili gözaltı ve arama kararı alındığı kamuoyuna açıklanmıştır. Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir. Belediyemiz tarafından daha önce başlatılan soruşturma neticesinde adı geçen memurlardan S.K. daha önce Belediyemiz tarafından görevden uzaklaştırılmış olup, söz konusu personel 11 Eylül 2025 tarihinde belediyemiz ve şirketimiz tarafından müşteki sıfatıyla savcılığımıza şikayet edilmiştir. Sürmekte olan adli işlemler belediyemiz tarafından da yakından takip edilmektedir. Süreç içerisinde ayrıntılı açıklamalar belediyemiz tarafından kamuoyuyla şeffaf bir biçimde paylaşılacaktır" diye konuştu.

Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ürünlü mahallesindeki Ürünlü deresi taştı, araçlar fabrika bahçelerinde mahsur kaldı. Yüzlerce dönüm ekili alan da sağanak sebebiyle sular altında kaldı. Daha önce kuruyan Ürünlü deresinin taşması bölge sakinlerini de endişelendirdi. Taşan dere dron ile de görüntülendi

30.03.2026 12:11:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:15:37
İHA
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da dün akşamdan beri aralıksız yağan yağmur ile birlikte, toprak kaymaları ve taşmalar meydana geldi. Bursa'da Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde bulunan dere, yoğun yağışın etkisiyle taştı.



Yollar sular altında kalırken, fabrika bahçelerinde ise araçlar mahsur kaldı. AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Daire Başkanlığı ekipleri ve itfaiye olay yerine gelirken, trafik ekipleri de yolu araç trafiğine kapattı.



Meteorolojik tahminlere göre Bursa genelinde yağışların hafta boyunca devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı ile belediye çalışanı gözaltına alındı

 

30.03.2026 10:47:00
Anadolu Ajansı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı
Muhittin Böcek'in başdanışmanı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in başdanışmanı C.O. ile belediye çalışanı B.K. gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında C.O. ve B.K. gece saatlerinde Antalya'daki evlerinde gözaltına alındı.

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri süren şüphelilerin İstanbul'a götürüleceği öğrenildi.

Aynı soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir personel ile 2 şoför tutuklanmıştı. 

Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine "zimmet" soruşturması başlatıldı. Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Etimkent A.Ş. Genel Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 4 şüpheli gözaltına alındı

30.03.2026 10:31:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:29:47
AA
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesinde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet" suçundan 4 belediye çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı hesap ve işlemleri olağan denetimleri sırasında, aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile Etimkent A.Ş'nin hesap bilgilerinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

Bu kapsamda, sermayesinin tamamı Etimesgut Belediye Başkanlığına ait iştirak şirketi Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. hakkında "zimmet" suçundan gözaltı kararı verildi.

Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararlarına istinaden şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemi yapıldı ve tüm zanlılar gözaltına alındı.

Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması
 
Bu arada Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, 4 belediye personelinin gözaltına alınmasına ilişkin, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" dedi.

Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit

Kuzey Marmara Otoyolu’nda polis servis minibüsünün karıştığı kazada 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru yaralandı

30.03.2026 10:24:00
İHA
Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit
Kuzey Marmara Otoyolu'nda kaza: 1 şehit
Kuzey Marmara Otoyolu'nda polis servis minibüsü kaza yaptı. Kazada 1 polis şehit oldu, 16 polis yaralandı.

Olay, sabah saatlerinde Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı yolunda yaşandı. Yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 LHU 912 plakalı polisleri taşıyan servis minibüsü ve EYG 499 plakalı otomobil kazaya karıştı. Polis minibüsü bariyerlere çarparak dururken, otomobil ise orta refüje uçtu. Kazada serviste bulunan 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru ise yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi, itfaiye ve polis sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin müdahalesiyle çevre hastanelere kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul Valiliği'nden açıklama

İstanbul Valiliği'nden kazaya ilişkin yapılan açıklamada, "30.03.2026 Pazartesi günü saat 09.00 sıralarında polis memurlarını taşıyan servis aracı, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı noktasında bariyerlere çarpmıştır. Kazada ilk belirlemelere göre 1 polis memurumuz şehit olmuş, 1'i ağır 16 polis memurumuz ise yaralanmıştır. Yaralı polis memurlarımız çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır" denildi.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor


 
 
Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. 

28.03.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor

Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dündar, şunları kaydetti: "Kaslarımızı çalıştırdığımızda, kana miyokin adı verilen özel haberci proteinler salgılanıyor. Bunların en ünlüsü BDNF'dir. Bu proteinler, yeni nöronların filizlenmesini ve aralarındaki bağların kök salmasını sağlar. Ancak mesele, kimyasal bir kokteylden ibaret değil. Hareket halindeyken sadece kaslar değil, onları kemiğe bağlayan tendonlar da devreye girer. Tendonlar gerildikçe, beyne yüksek hızda veri paketleri gönderilir.

Araştırmalar, bacak kası kuvvetli bireylerde hipokampus hacminin, yaşıtlarına göre daha geniş olduğunu gösteriyor. Kas kütlesi düştüğünde, beyne giden oksijen ve glikoz dengesi bozulur. Bu da sadece yorgunluğa değil, karar verme mekanizmalarında milisaniyelik gecikmelere neden olur. Kas kütlemizi korumak, kan şekeri dengenizi sağlar.

Kaslarımızın bir diğer faydası olan stabil kan şekeri düzeyleri, gün boyu kesintisiz zihinsel odak demektir. Beynimizi korumak ve potansiyelini zirveye taşımak için sadece kitap okumak veya bulmaca çözmek yetmez. Zihnimizin en keskin olduğu anlar, aslında bedeninizin en dirençli olduğu anların birer yansıması. Hareket, sadece bedenin yer değiştirmesi değil, biyolojimizin kendi kendini iyileştirme ve geliştirme dili. Geleceğimize yatırım yapmamız için harekette kalmamız şart."

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.