2026 maaş kesintileriyle geliyor
Sosyal güvenlik primlerindeki artışlar ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne yönelik kesintiler, çalışanlar ve işverenler üzerindeki mali yükü artırırken, Ekonomist Murat Bal uygulamaların enflasyonla mücadeleyle çeliştiğini savundu.
Bayram ÇOŞGUN





Sosyal güvenlik primlerinde işveren payına 1 puanlık yeni bir artış yapıldığını hatırlatan Bal, Türkiye'nin halihazırda OECD ülkeleri arasında en yüksek sosyal güvenlik prim oranlarına sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti. Buna rağmen prim oranlarının artırılmaya devam edildiğini ifade etti.
Bal ayrıca, 2026 yılından itibaren yürürlüğe girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne de değindi. Yeni sistem kapsamında işverenden yüzde 2, işçiden yüzde 3 ve devlet katkısı olarak yüzde 1 oranında kesinti yapılacağını belirten Bal, toplamda işçi ve işveren kesiminden brüt maaş üzerinden yüzde 5'lik bir kesinti öngörüldüğünü söyledi.
Bu kesintilere ek olarak sosyal güvenlik primlerindeki artışın da hesaba katılmasıyla, 2026 yılından itibaren maaşlar üzerinden toplamda yaklaşık 6 puanlık bir yük oluşacağını ifade eden Bal, bunun yeni ve sonradan gündeme gelen bir uygulama olduğuna dikkat çekti.
Ekonomist Murat Bal, "Bir yıl önce bu yıl için böyle bir düzenleme yoktu. Sürekli olarak devletin gelirlerini artıran, ancak halkın gelirlerini kısıtlayan bir politika izleniyor. Buna rağmen bunun enflasyonla mücadele olarak sunulması ciddi bir çelişki" değerlendirmesinde bulundu.


















































































