logo
20 NİSAN 2026

'27 Nisan'da Yunan uçakları ana karamıza geldi'

Altun: Ege'de birkaç aydır gerilimi tırmandıran taraf Yunanistan'dır. Size somut bir örnek vereyim: 27 Nisan'da Yunan uçakları ana karamıza geldi. Datça, Didim ve Dalaman'da hava sahamızı ihlal etti. Türkiye, Yunanistan kadar tehlikeli bir oyun oynamak isteseydi Türk savaş uçaklarını Attiki yarımadasının semalarında görürdünüz. Ama bizim böyle bir derdimiz yok. Gerilimi yükselten taraf olmadık, olmayacağız 

24.07.2022 12:03:00
'27 Nisan'da Yunan uçakları ana karamıza geldi'
'27 Nisan'da Yunan uçakları ana karamıza geldi'

 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Sayın Cumhurbaşkanı'mız zaten Miçotakis hükümetine bir şans vererek diyalog kanallarını açmıştı. Yunanistan Başbakanı bu fırsatı değerlendiremedi." ifadelerini kullandı.

Altun, Yunanistan'da yayınlanan Kathimerini gazetesine verdiği mülakatta, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis için "Artık benim için Miçotakis diye biri yok." açıklaması hatırlatılarak, "Ankara ile Atina arasında diyaloğun ve iletişimin olması, iki ülke arasındaki gerginliğin azaltılmasında ve ilişkilerin düzeltilmesinde faydalı olmaz mı'" şeklindeki soru üzerine Altun, Türkiye'nin, tüm komşularıyla iyi ilişkilerinin olmasını, bölgeye barış ve istikrarın hakim kılınmasını arzu ettiğini vurguladı.

"Ancak ağzımızın tadı bozulmasın diye kimsenin iyi niyetimizi istismar etmesine müsaade etmeyiz." ifadesini kullanan Altun, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanı'mız zaten Miçotakis hükümetine bir şans vererek diyalog kanallarını açmıştı. Yunanistan Başbakanı bu fırsatı değerlendiremedi. İkili ilişkilere üçüncü tarafları karıştırmama sözü vermesine rağmen Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkiye karşıtı mesajlar verdi. Böylece Ankara'daki kredisi bitmiş oldu. Şunu açıkça ifade etmek istiyorum ki Türkiye Yunanistan'ın sürekli gündeminde olmasına rağmen, Yunanistan Türkiye'nin gündeminde benzer bir ağırlık taşımıyor. Yunanistan, Türkiye'yi küçük hesaplarla veya üçüncü ülkelere güvenerek karşısına alarak ancak kendine zarar verir. Aynı şekilde anlaşmazlıkların diplomasi ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması, öncelikle Yunan halkının çıkarına olacaktır."

- "Miçotakis, Türkiye'nin kendisine verdiği fırsatı çarçur etti"

Fahrettin Altun, gelecek dönemde gereken şartların oluşması halinde yeni bir Erdoğan-Miçotakis görüşmesinin olup olamayacağı sorusuna, "Mevcut koşullar altında böyle bir görüşme olacağını düşünmüyorum. Miçotakis, Türkiye'nin kendisine verdiği fırsatı çarçur etti. Neticede gerilimden beslenen odakları sevindirdi. Yunanistan'ın parası ise eğitime veya kültüre değil; silahlanmaya gitmiş oldu. Bu noktaya tamamen Miçotakis hükümetinin tercihleri nedeniyle geldik. Yunanistan Başbakanı'nın Türkiye'yi, medeni bir komşu gibi davranmak konusunda samimi olduğuna ikna etmek için çok çaba göstermesi gerekiyor." yanıtını verdi.

- "Kıbrıs Türklerinin Türkiye ile arasındaki müstesna bağı zayıflatmaya kimsenin gücü yetmez"

ABD kongresindeki bazı temsilcilerin Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni 20 Temmuz sonrası ilhak edeceğini iddia ettikleri hatırlatılarak, Türkiye'nin böyle bir planının olup olmadığına ilişkin soru üzerine Altun, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle ilişkilerinin güçlenmesinden rahatsız olanlar sürekli yeni iddialar ortaya atıyor. Bunun amacı da Kıbrıs Türk toplumunu bölmek ve Kıbrıs Türklerini Türkiye'den uzaklaştırmaktır. Bildiğiniz gibi Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni egemen bir devlet olarak tanımakta ve Kıbrıs'ta iki devletli çözümden yana durmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise atılan tüm iyi niyetli adımlara rağmen Kıbrıslı Rumların çözümü reddetmesi ve elimizde Kıbrıs Türklerine karşı geçen yüzyılda işlenen suçların tekrarlanmayacağına dair somut bir gösterge olmamasıdır.

Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs Türk halkına uyguladığı insanlık ve hukuk dışı ambargolara sesini çıkarmayan, hatta Kıbrıs Türk halkının müktesep haklarını dahi görmezden gelen uluslararası toplumun, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkiler hakkında işine geldiği gibi söz söylemeye hakkı yoktur. Kim ne derse desin Türk ulusunun ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin Türkiye ile arasındaki müstesna bağı zayıflatmaya kimsenin gücü yetmez."

- Abdülhamid Han sondaj gemisi

Fahrettin Altun, Abdülhamid Han sondaj gemisinin araştırma yapacağı bölgenin neresi olacağı ve yeni bir gerginlik olasılığının doğup doğmayacağı sorusunu yanıtlarken, Türkiye son yıllarda enerji konusunda ciddi atılımlar yaptığını hatırlattı.

Türkiye'nin sondaj gemileri satın alarak bu konuda dışa bağımlılığını bitirdiğine işaret eden Altun, "Karadeniz'de bulduğumuz gazı denizden karaya taşıyacak boruları suya indirmeye başladık. Bunların tamamı, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın kararlılığı ve vizyonu sayesinde oldu. Sondaj gemilerimizin nerede faaliyet göstereceği, Türkiye'nin egemen bir devlet olarak tek başına alacağı kararlarla belirlenir. Türkiye'nin kendi gemileriyle uluslararası hukuka uygun bir şekilde icra edeceği faaliyetlerden kimsenin rahatsız olmaması gerekir." ifadelerini kullandı.

- "Yunanistan'ın yasa dışı adımlarına ses çıkarmayacağını düşünmek, Türkiye'yi anlamamaktır"

Türkiye'nin, Yunanistan'ın adaların statüsünü ihlal ettiğini, Yunanistan'ın ihlaller konusunda geri adım atmaması halinde adaların egemenliğini tartışmaya açacağını söylediği hatırlatılarak, "BM'ye de bu konu hakkında gönderilmiş olan mektup bulunuyor. Bu tutum hala geçerli mi' Yunan tarafı bu tutumun kendi toprak bütünlüğüne tehdit olduğunu belirtiyor." denilmesi üzerine Altun, şu karşılığı verdi:

"Bildiğiniz gibi Lozan Barış Anlaşması (1923) ve Paris Barış Anlaşması (1947) uyarınca, bazı adalara gayri askeri statü verilmiştir. Uzun yıllardır Yunanistan'ın bu adaları silahlandırarak uluslararası anlaşmaları ihlal ettiğini görüyoruz. Türkiye de Yunanistan'ın mevcut uluslararası anlaşmaları tartışmaya açarak ancak kendine zarar vereceği uyarısında bulunuyor. Bu uyarıyı Türkiye'nin durup dururken Yunanistan'ı tehdit ettiği gibi yansıtmak doğru olmaz. Aynı şekilde Türkiye'nin böyle bir konuda Yunanistan'ın yasa dışı adımlarına ses çıkarmayacağını düşünmek, Türkiye'yi anlamamaktır."

- "Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığının anlaşılması gerekir"

Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in ABD ziyareti ve ABD kongresindeki konuşmasının neden Ankara'nın tepkisini çektiği sorusunu yanıtlayan Altun, "Burada mesele Yunanistan Başbakanı'nın ABD'ye veya bir başka ülkeye gitmesi değil; Türkiye'ye verdiği sözlere rağmen üçüncü tarafları ikili ilişkilere karıştırma çabası içine girmesidir. Kendisi Yunanistan'ın geçmişte benzer manevralarla kazanç elde ettiğini düşünüyor olabilir. Ancak Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığının anlaşılması gerekir." ifadelerini kullandı.

- "Ege'de birkaç aydır gerilimi tırmandıran taraf Yunanistan'dır"

Altun, Türk savaş uçaklarının, 2022 yılının ilk dört ayında Yunan adalarının üstünden 120 kez uçtukları ve 2 bin 377 kez Yunan hava sahasını ihlal ettiklerine ilişkin haberlerle ilgili yorumunun sorulması üzerine, şu yanıtı verdi:

"Öncelikle Kathimerini gibi bir gazetenin, Yunan uçaklarının Türk hava sahasını ihlallerini Yunan makamlarına sormamasını yadırgadığımı söylemeliyim. Ege'de birkaç aydır gerilimi tırmandıran taraf Yunanistan'dır. Size somut bir örnek vereyim: 27 Nisan'da Yunan uçakları ana karamıza geldi. Datça, Didim ve Dalaman'da hava sahamızı ihlal etti. Bunları biz iddia etmiyoruz. Radar görüntülerini müttefik ülkelerle paylaştığımız somut örneklerden bahsediyoruz. Türkiye de Yunanistan'ın provokasyonlarına yanıt veriyor. 27 Nisan'daki olayı okuyucularınızın gözünde canlanması açısından şöyle izah edeyim; Türkiye, Yunanistan kadar tehlikeli bir oyun oynamak isteseydi Türk savaş uçaklarını Attiki yarımadasının semalarında görürdünüz. Ama bizim böyle bir derdimiz yok. Gerilimi yükselten taraf olmadık, olmayacağız. Ancak her türlü hamleye cevap verecek imkan ve kabiliyetlere sahibiz."

- "ABD yönetimin gerekli adımları atacağına inanıyoruz"

ABD Temsilciler Meclisi'nin Türkiye'ye yeni F-16 savaş uçakları ile F-16 modernizasyon kitlerinin satışını kısıtlayan yasa tasarısını onayladığı hatırlatılarak, "Tasarının Türkiye ve Yunanistan ile ilgili şartları bulunuyor. Bu konudaki görüşünüz nedir' Türkiye bu uçakları alabilecek mi'" sorusunu ise Altun, şöyle yanıtladı:

"Süreç devam ediyor. F-16 tedarik ve modernizasyon talebimize dair askeri makamlarımız ve ABD'li muhatapları arasında geçtiğimiz aylarda Ankara'da teknik görüşmeler yapıldı ve süreçte bu düzeyde gerekli ilerlemeler sağlandı. ABD yönetimi de talebimizi siyasi açıdan olumlu değerlendiriyor. Nitekim ABD Dışişleri Bakanlığının, F-16 talebimize karşı çıkan bazı Kongre üyelerine geçtiğimiz mart ayında gönderdiği cevabi mektup bunu açıkça gösteriyor. Keza, Başkan Biden da son NATO Zirvesi sırasında yaptığı açıklamalarda bu konudaki desteğini açıkça ortaya koydu. Bu çerçevede, ABD makamları tarafından da vurgulandığı üzere, talebimiz gerek NATO'nun caydırıcılık ve savunma kabiliyetleri, gerekse İttifak'ın birlikte çalışabilirliği açısından da büyük önem arz etmektedir. Bu itibarla, söz konusu talebimizin Kongre tarafından da onaylanması ve böylece sürecin en kısa zamanda olumlu şekilde sonuçlanması için ABD yönetimin gerekli adımları atacağına inanıyoruz."

Altun, "Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı' Sayın Erdoğan adaylığını açıkladı. 6 partinin koalisyon yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz' Sizce muhalefetin adayı kim olur'" sorusu üzerine, "Sayın Cumhurbaşkanı'mız bu soruyu defalarca şahsen yanıtladı ve 2023 seçimlerinin zamanında yapılacağını açıkça ifade etti. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın Türkiye'yi 20 yıl önce nereden aldığı, bugün hangi noktaya taşıdığı ortadadır. Recep Tayyip Erdoğan birçok darbe girişimiyle, iç ve dış vesayet odağıyla, siyaseti dizayn etme çabasıyla başa çıkmış bir liderdir. Emin olunuz, Türk milleti dünyanın içinde olduğu bu kaos çağında gerçek bir liderlere sahip olmanın anlamını çok iyi bilmektedir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, "15 Temmuz 2016'daki askeri darbe girişiminden sonra Türkiye'de ne değişti' Batı medyasında Türkiye'nin daha otoriter bir yönetime gittiği görüşü de bulunuyor. Görüşünüzü almak isteriz. Haziran ayındaki NATO zirvesinde ilk defa FETÖ ile mücadele konusunun da İsveç ve Finlandiya üyeliği konusundaki mutabakatta yer almasını da yorumlar mısınız'" şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:

"15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Türkiye özellikle milli güvenlik konusunda ciddi atılımlar yaptı. Devletin en stratejik kurumlarına sızan FETÖ elemanları, terörle mücadele başta olmak üzere birçok kritik faaliyeti sabote ediyordu. Darbe girişimi sonrasında örgüt mensuplarının tespiti ve kamu başta olmak üzere tüm alanlardan temizlenmesi bir milli güvenlik meselesiydi. Bunu otoriterleşme olarak göstermek, ancak bu iddiayı ortaya atanların, FETÖ mensuplarının o konumlarda olmasından fayda sağladığı şeklinde yorumlanabilir.

İsveç ve Finlandiya'dan yalnızca FETÖ değil, PKK ve PKK'nın Suriye kolu olan YPG konusunda somut adımlar atmasını istedik. Neticede muhataplarımız bu meşru talepleri kabul etti. Bunu da üçlü muhtırada kayıt altına aldık. Elbette FETÖ ile mücadelenin böyle bir belgede yer bulması, Türkiye'nin diplomatik başarısının bir yansımasıdır. Zaten buna istinaden Madrid Zirvesi'nde bu iki ülkeye bir davet yapılmasına onay verdik. Öte yandan İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği, üçlü muhtırada verdikleri taahhütleri yerine getirmelerine bağlı."  

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı

Gülistan Doku soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir tutuklandı

20.04.2026 19:34:00 / Güncelleme: 20.04.2026 19:45:14
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Öte yandan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir, savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Bursa'dan Tunceli'ye getirilen ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda ifadesi alınan Özdemir, bugün adliyeye sevk edildi.

Mahkeme karşısına çıkartılan Özdemir, tutuklandı.

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında firari şüpheli Umut Altaş'ın geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranması için resmi süreç başladı.

Adalet Bakanlığı, Amerika'da bulunan firari şüpheli Umut Altaş'ın iade dosyasını hem ABD makamlarına iletilmek hem de INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten yayımlanmasını sağlamak amacıyla ilgili bakanlıklara gönderdi.

Kahramanmaraş'ta okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmenle öğrenciler anıldı

Kahramanmaraş'ta 15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'na gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden bir öğretmen ve 8 öğrenci için kent genelindeki okullarda anma programı düzenlendi

 

20.04.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Kahramanmaraş'ta okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmenle öğrenciler anıldı
Kahramanmaraş'ta okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmenle öğrenciler anıldı

Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu'ndaki program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Saldırıda hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara ile öğrenciler Furkan Sancak Balal, Adnan Göktürk Yeşil, Şuranur Sevgi Kazıcı, Zeynep Kılıç, Belinay Nur Boyraz, Kerem Erdem Güngör, Yusuf Tarık Gül ve Bayram Nabi Şişik için dua edilerek Kur'an-ı Kerim okundu.

Bazı öğretmen ve öğrenciler, gözyaşlarına hakim olamadı.

Okul Müdürü Mehmet Kıcalı, etkinlikte yaptığı konuşmada, saldırıda hayatını kaybedenlerin derin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi.

Ayser Çalık Ortaokulu'nu misafir edeceklerini ifade eden Kıcalı, şunları kaydetti:

"Bilindiği üzere şehrimizde yakın komşumuz olan Ayser Çalık Ortaokulu'nda üzücü bir olay yaşandı. Bu okulun öğrencilerini misafir edeceğiz. Okulumuzda güvenlik görevlilerimiz var, okullarımızda polislerimiz devriye atacak. Dolayısıyla güvenlik anlamında bir problemimiz yok. Birlik ve beraberlik içerisinde misafir öğrencilerimizle bu eğitim-öğretim dönemini tamamlayacağız. Onlara güzel bir ev sahipliği yapalım. Tüm Türkiye bu acıyı hissetti."

Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığınca görevlendirilen rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar da okullarda görev aldı.

15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'na gerçekleştirilen silahlı saldırıda 9 kişi yaşamını yitirmiş, 13 kişi ise yaralanmıştı. Valilik kararıyla kent genelindeki tüm okullarda eğitime 2 gün ara verilmiş, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencileri ve öğretmenlerinin eğitimlerine öğleden sonra Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu'nda, okul öncesi öğrencileri ise Şirinler Anaokulu'nda eğitime devam etmesine karar verilmişti.

'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında

Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti

19.04.2026 15:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti.
Yaklaşık 6,5 milyon seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi sabah saat 07.00 itibarıyla başlarken, yurt dışında kurulan sandıklarda da aynı saatlerde oy kullanma süreci başladı. Merkez Seçim Kurulu'nun verilerine göre, Bulgaristan genelinde yaklaşık 12 bin sandık kurulurken, yurt dışında ise 55 ülkede 493 sandık seçmenlerin hizmetine sunuldu.
Bursa'da bulunan Bulgaristan Konsolosluğu'nda oy kullanmak isteyen Bulgaristan Türkleri ve soydaşları uzun kuyruklar oluşturdu. Görevliler tarafından kimlik kontrolleri yapılan çifte vatandaşlar, işlemlerinin ardından oylarını kullandı. Gün boyunca sandık bölgelerinde yoğunluğun devam etmesi bekleniyor.
Seçimlerde 14 siyasi parti ve 10 ittifak yarışırken, kamuoyu yoklamaları en az 5 siyasi oluşumun yüzde 4'lük seçim barajını aşabileceğini gösteriyor. Katılım oranının ise önceki seçimlere göre artarak yüzde 50-60 seviyelerine ulaşması bekleniyor.
240 sandalyeli parlamentoda hükümetin kurulabilmesi için en az 121 milletvekilinin desteği gerekirken, uzmanlar seçim sonrası koalisyon hükümetinin kaçınılmaz olabileceğini ifade ediyor.İHA

'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"

Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi

19.04.2026 08:09:00
İhlas Haber Ajansı
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Panama çıkışlı bir gemide uyuşturucu madde bulunduğuna dair istihbari bilgiler üzerine İstanbul MİT Bölge Başkanlığı ve Jandarma birimleri harekete geçti. Söz konusu gemi, Türkiye karasularına giriş yaptıktan sonra Kocaeli açıklarında, İstanbul istikametine seyir halindeyken Sahil Güvenlik unsurları tarafından durduruldu. Sahil Güvenlik botları refakatinde Ambarlı Limanı'na çekilen gemide, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla kapsamlı bir adli arama yapıldı. Konteynerler içerisinde gizlenmiş halde bulunan 106 kilogram kokain, güvenlik güçlerince imha edilmek üzere muhafaza altına alındı.

Bakan Gürlek: "Baronların kökünü kazıyacağız"

Operasyona ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede "Sıfır Tolerans" vurgusu yaptı. Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesiyle ortaya koyduğu 'Zehir Tacirlerine Karşı Sıfır Tolerans' ilkemiz doğrultusunda; sokaklarımızı bu illetten temizlemeye, baronların kökünü kazımaya kararlıyız. Bu başarılı operasyonda emeği geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza, MİT Başkanlığımıza ve tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Zehir tacirlerine dünyayı dar edeceğiz!" dedi.

Adli süreç devam ediyor

Uluslararası uyuşturucu imal ve ticaretiyle mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonun ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli tahkikatın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve piyasa değeri, son dönemde deniz yoluyla yapılan kaçakçılığa vurulan en büyük darbelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Psikoterapiye dair güvenilir rehber


 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

18.04.2026 21:34:00
MURAT ÇORBACI
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber

Psikoterapi kavramı günümüzde sıkça konuşulsa da ne olduğu, nasıl işlediği ve kimler için nasıl bir süreç sunduğu hâlâ pek çok kişi için belirsizliğini koruyor. Sosyal medyada, dizilerde ve gündelik söylemlerde sıkça yanlış ya da eksik biçimde temsil edilen psikoterapi; kimi zaman gizemli bir iyileşme vaadi, kimi zaman ise sıradan bir sohbet olarak algılanabiliyor. Bu bilgi kirliliği, terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı zorlaştırırken, ruh sağlığı alanında güvenilir kaynak ihtiyacını da her geçen gün artırıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

"Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu" belirsizliği gidermek ve doğru bilgiyi güvenilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlandı. Kitap, terapinin ne gizemli bir sihir ne de sıradan bir sohbet olduğunu; bilimsel temellere dayanan, yapılandırılmış ve etik sınırlar içinde yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koyarken, dizilerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde yer alan yanlış temsilleri de ele alarak terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı hedefliyor.

En çok sorulan sorulara net ve anlaşılır yanıtlar…

Alanında uzman psikologlar ve ruh sağlığı profesyonelleri tarafından kaleme alınan kitapta şu sorular bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor:
* Psikoterapi nedir, ne değildir?
* Kimler psikoterapisttir?
* Hangi terapi türleri vardır?
* Terapi sürecinde neler beklenmeli, neler beklenmemelidir?
Bunun yanı sıra; safsata terapiler, psikoterapinin etkili olduğu ve olmadığı durumlar, gizlilik ilkesi, psikolojik testlerin terapi sürecindeki yeri, aile, bağımlılık ve ilişkiler gibi başlıklar da kapsamlı biçimde inceleniyor.

Ruh sağlığı okuryazarlığını attırmayı hedefliyor

Toplumda ruh sağlığı okuryazarlığını artırmayı amaçlayan bu eser, psikoterapiyi tüm insani ve bilimsel yönleriyle görünür kılarak okuru kendi kendini tanıma yolculuğuna davet ediyor. Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu, terapiye başlamayı düşünenler için yol gösterici bir kaynak; terapi sürecinde olanlar için yaşadıklarını anlamlandırmaya yardımcı bir rehber; ruh sağlığı alanına ilgi duyan herkes için güvenilir bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi

18.04.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi.

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden 2'si geçtiğimiz gün tutuklanarak cezaevine sevk edilmişti. Adliyeye ifadeleri alınan şüphelilerden C.Y., F.G. N.A. ve C.A. da tutuklanmış ve tutuklu sayısı 6'ya yükselmişti.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Uğurcan A. ve Zeinal'ın eski polis olan üvey babası Engin Yücer'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Abakarov ve Yücer tutuklandı, Uğurcan A. yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 8'e çıktı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile o dönem korumalığını yapan Şükrü E.'nin savcılıktaki sorgusu sürüyor.

Ataşehir Belediyesi'ne yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi

Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı

18.04.2026 02:30:00 / Güncelleme: 18.04.2026 13:38:04
AA
Ataşehir Belediyesi'ne yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi
Ataşehir Belediyesi'ne yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldı.
 
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldı.
 
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi.
 
İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi.

 
Ayrıca belediye yetkilileri ile bazı firma sahiplerinin birlikte hareket ettikleri, rüşvet miktarlarının projelerin niteliğine göre belirlendiği ve alınan rüşvetlerin belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre paylaştırıldığı saptandı.
 
Suç örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi, delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul'da 45 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
 
Operasyonlarda, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alındı.

 

Belediye binasında arama yapılıyor


İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlenen adresler arasında Ataşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası da bulunuyor.
 
Barbaros Mahallesi Şebboy Sokak'taki belediye binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.
 
Ekiplerin bina içerisinde arama ve delilleri toplama çalışması sürüyor.
 
Operasyon kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheliden bazıları sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne götürüldü.
 
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in yanı sıra gözaltına alınan şüpheliler şu şekilde:
 
"Ataşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Oğuz Kaya, Ataşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Orhan Aydoğdu, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız, Ataşehir Belediyesi Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Ataşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Ataşehir Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü Aysun Gökçen, Ataşehir Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Basri Onur Dedetaş, Ataşehir Belediyesi Plan Proje Müdürü Nimet Karademir, Ataşehir Belediyesi İmar Ruhsat Müdürü Gülbin Ergünay, Ataşehir Belediyesi Yapı İmar Müdürü Ezgi Nur Yılmaz, Ataşehir Belediyesi Mimar Aslı Sevinç Afat, Ataşehir Belediyesi Zabıta Komiser Yardımcısı Mehmet Yılmaz, Birkan Birol Yıldız'ın şoförü Çağlar Kaya, Onursal Adıgüzel'in şoförü Doğancan Topal, bir yapı şirketinden Mesut Bayram, bir mimarlık firmasından Fatih Velioğlu, belediye çalışanı Haydar Battal, bir yapı şirketinden Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan"

Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu

Isparta'da sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan lise öğrencisi 16 yaşındaki Feyza Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. Yapılan incelemede genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi

18.04.2026 01:34:00 / Güncelleme: 18.04.2026 06:38:03
İHA
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Olay, Deregümü mevkii Muzaffer Türkeş Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza Keskin, en son saat 11.30 sıralarında Gölcük Yolu üzerinde bulunan Asri Mezarlık ile Mahrukatçılar Sitesi civarında elektrikli bisikletiyle ilerlerken görüldü. Bu saatten sonra kendisinden haber alınamadı.

Ekipler tarafından yürütülen arama çalışmaları sonucunda Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Feyza Keskin'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Keskin'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Isparta Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Başımız sağ olsun



Konu ile ilişkin Isparta Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak taziye mesajı yayınladı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, '' Isparta Süleyman Demirel Fen Lisesi 10. sınıf öğrencimiz Feyza Keskin'in ölümü haberini üzüntüyle öğrendim. Öğrencimize Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyorum. Başımız sağ olsun'' ifadeleri yer aldı.

İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu

18.04.2026 00:12:00
İhlas Haber Ajansı
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu.

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan'ın davasında istinaf mahkemesi kararını açıkladı.



İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen hapis cezasına ilişkin incelemesini tamamladı. Yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediği, bu durumun da denetimi zorlaştırdığı belirtildi.



Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığına dikkat çekti. Bu kapsamda mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildi.

Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi

18.04.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşma tutuklu sanık Muhammed Kaplan'ın savunmasıyla başladı.



Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise ifadelerde adının geçmediğini belirterek, "Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. Erkan Doğan olayı 2016 yılında olmuş, ben 2018 yılında çalışmaya başlamışım. Hiçbir olayın içinde yokum. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan'ı yaralama olayından beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

Sanık Furkan Anıl Bahar ise savunmasında, "Örgüt üyesi olacak kadar salak değilim. Yüksek lisansını yapmış birisiyim" dedi.

Tanık olarak dinlenen tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in abisi tanık S.S., "Ben polislerin isimlerini duydum, Metehan ile bir kez konuşmuştum. Ben çoğu olayı medyadan duydum. Bilgim yoktur" dedi. S.S. buluntu telefondaki mesajların kendisine ait olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık Sertçelik'in babası tanık E.S., "Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti o zaman görüşmüştüm. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Karadağ'a gitmişti oğlum orada da tam hatırlamıyorum ama bir iki kez konuşmamız oldu. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca isimlerini basında haberleri gördüğüm için biliyorum ancak yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam" beyanlarında bulundu.
Sertçelik'ni annesi A.B., "Serdar'ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Serdar beni sabah yanına çağırdı saat 11 gibiydi benden kıyafet istedi ve gideceğini söyledi. Bende 'nereye gideceksin oğlum' dedim. 'Ağrım çok fazla hastaneye gideceğim' dedi. Babasıyla birlikte çıktılar. Bizim kapımızda polisler duruyordu. 'Aşağı bakar mısın' dedi. Bende baktım ancak aşağıda kimse yoktu. Ondan sonra iletişimiz ne zaman oldu hatırlamıyorum, ancak telefonla beni sanal medya uygulaması üzerinden arıyordu" dedi.

"Görüşmeyi kayıt altına aldım"

Bomba İmha Şubesinde görevli polis memuru tanık M.S., "Murat Çelik müdürümün makamında çalışıyordum. Murat Müdürüm o gün geç saatlerde bir şahsın geleceğini önemli bilgi ve belgeler getirebileceği söyledi. Şahsı gidip kapıdan aldım, Murat Müdürün odasına getirdim. Odada Cengiz Haliç, Murat müdür, ben ve şahıs vardı. Bu şahıs bazı olaylar anlattı. Ahmet savcı hakkında birisinden bahsetti, Halil Falyalı konusundan bahsetti. Tam hatırladığım kadarıyla Ayhan Bora Kaplan soruşturması olmasından sonra bu görüşme oldu. Murat Çelik'i daha önceden tanıyorum, beraber çalışmıştık. Cengiz Haliç ismine yabancı değildik. Bu ismi sürekli duyuyorduk. Avukat olduğunu da biliyordum, bir takım bilgilere sahiptik. Daha sonrasında Cengiz Haliç'i hiç görmedim, firar etmiş galiba. Görüşmeyi kayıt altına aldım" dedi.

"Görüşmeyi ben savcılığa vermek istedim, Murat Çelik'te 'iyi olur' dedi"

Kayıt almasının nedeni olarak kendi garantisini sağlamak olduğunu söyleyen tanık M.S. "Yarın bir gün bu görüşmeyle ilgili bir sıkıntı olursa kendimi nasıl açıklarım diye düşününce kayıt altına almayı kendime uygun gördüm" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı, söz konusu kaydın içeriğini okumaya başlayınca Bora Kaplan'ın avukatı, bu kaydın mutlak butlan olduğunu, ayrıca Cengiz Haliç'in suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davayla ilgisi olamayan bu içeriklerin okunmamasını istedi. Buna karşın M.S., "Buna hakim karar versin. Ben üç kişiyi kayda aldım. Kaydı yaymadım, kimseye vermedim. Anonim hesap açıp yayınlayabilirdim, sadece savcıya verdim. Ne yapsaydım, görmezden mi gelseydim' Bir vatandaş olarak görevimi yaptım" cevabını verdi.

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Adnan Kaplan ile Muhammed Kaplan'ın başka dosyadan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmeyecekleri ifade edildi. Mahkeme, sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik'in ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma 1 Haziran'a ertelendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.