logo
08 AĞUSTOS 2026

34 bin hayvanın sergilendiği Zooloji Müzesi açıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde yeri değiştirilen 34 bin hayvanın sergilendiği Zooloji Müzesi'nin açılışı yapıldı

04.06.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
34 bin hayvanın sergilendiği Zooloji Müzesi açıldı
34 bin hayvanın sergilendiği Zooloji Müzesi açıldı
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde yeri değiştirilen 34 bin hayvanın sergilendiği Zooloji Müzesi'nin açılışı yapıldı.






Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde 2007 yılından bu yana açık olan Zooloji Müzesi'nin bulunduğu bina hakkında yıkım kararı sebebi ile Yabancı Diller Yüksekokulu'na taşındı. T.C. Kültür Ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Varlıkları Ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle özel müze statüsünde açılan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Zooloji Müzesi'nde nesli tükenmekte olan veya tükenen hayvanların tahnit (doldurulmuş canlılar), likit (alkol içinde) koleksiyonlar, kurutulmuş materyaller ve taksonomi reyonları ve iskelet yapıları şeklinde sergilenen 21 bine yakın böcek olmak üzere toplam 34 bin numune gelecek nesle tanıtılacak. Sergi salonu kesilen kurdele açıldı.









"Çok güzel bir müzeyi Eskişehir'e kazandırdılar"

Açılışta konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Gerçekten çok mutluyuz; çünkü bu müzemiz aslında çok eski bir müze. Daha önce Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin başka bir binasındaydı. O binamızı deprem nedeniyle yıkmak zorunda kaldığımız için müzemizi oradan taşımak durumunda kaldık. Tabii bu yeni yerine taşınması için de epeyce bir hazırlık yapıldı. Sağ olsun hocalarımız, ekipleriyle beraber iyi bir şekilde çalıştılar ve çok güzel bir müzeyi Eskişehir'e kazandırdılar. Özellikle nesli tükenmekte olan, çok eski ve belki de bugün doğada bulamayacağımız hayvanların zamanında toplanmış olması, bu müzede kendilerine yer verilmesi gerçekten çok önemli. Hem üniversite öğrencilerimiz için hem de Millî Eğitim'e bağlı ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan, yeni yetişen gençlerimiz için çok faydalı olabilecek bir müze. Bizler de İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzle irtibat halinde olup onlarla beraber çalışarak öğrencilerimize burada belirli bir program dâhilinde sık sık geziler yaptıracağız. İnşallah tabiatla, doğayla, hayvanlarla ve iklimle ilgili gençlerimizi ve çocuklarımızı bilinçlendireceğiz" dedi.









"34 bin örneğimiz bulunuyor"

Müze hakkında bilgi veren Dr. Hakan Çalışkan ise şöyle konuştu;

"Müzemiz aslında 2007 yılından itibaren faaliyetini sürdürüyor ancak mevcut fiziki şartlarını yenileyerek kapılarını yeniden açtık; çünkü artık Bakanlık onayıyla faaliyet yürütmemiz gerekiyordu. Müzemiz bir biyoçeşitlilik müzesidir. Burayı Anadolu'nun biyolojik zenginliğini tanıtmak için kurduk ve bu amaçla faaliyet yürütmeye çalışıyoruz. Ancak zamanla müzenin başka bir misyonu daha oluştu; çünkü iklim krizi nedeniyle, şu anda müzemizde sergilediğimiz örneklerimizin neredeyse yarısından fazlasını önümüzdeki 10-20 yıl içinde belki de doğada göremeyeceğiz. Koleksiyonumuzda toplam 34 bin örneğimiz bulunuyor. Bunlardan 700 tanesi, burada gördüğünüz sergi salonlarında etiketli olarak sergileniyor. Bin örneğimizi ise dönem dönem geçici olarak sergiye çıkarıyoruz. Biyolojik zenginlik olarak Eskişehir başta olmak üzere Anadolu'nun hayvansal örneklerini sunuyoruz. Örneğin burada, nesli tükenmekte olan kara akbabamız yer alıyor; çünkü Türkiye'de iki önemli merkezde, sayıları sadece yaklaşık 40 aileden bahsedilen bir türdür. Genel olarak sergilediğimiz örneklerin yüzde 16'sı, şu anda türü tehlike altında olan canlıları içeriyor. Müzemizde aynı zamanda iskelet koleksiyonları da üretiyor ve her geçen gün bunlara yenilerini ekliyoruz. Bu örneklerden bir tanesiyle aramızda duygusal bir bağ var: Mahmudiye Atçılık Meslek Yüksekokulumuza ait olan ve 2008 yılında müzemize hediye edilen Hento isimli atımız, orada uzun süre hizmet etti. Daha sonra yaşlılığa bağlı olarak hayatını kaybetti. Atın tahnit işlemlerini ve iskelet çıkarma işlemlerini tamamlayıp parçaları birleştirdik. Kendisi şu anda sergi salonumuzda ziyaretçilerimize hizmet vermeye devam ediyor."








Açılışa; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı öğretim görevlisi Dr. Hakan Çalışkan, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.