logo
20 HAZİRAN 2026

"6+2+2 kararı rezalettir"

Kasımpaşa Teknik Direktörü Mustafa Denizli, 6+2+2 olarak değişmesi gündeme gelen yabancı kuralına tepki gösterdi. Tecrübeli teknik adam, "Artı kararı rezalet bir karardır. Tribüne neden transfer yaptırıyorsunuz? Direkt yabancı sayısını 10 deyin bitsin gitsin" dedi

08.04.2019 00:00:00
"6+2+2 kararı rezalettir"
"6+2+2 kararı rezalettir"
3 büyük kulübü şampiyon yapma başarısı gösteren, A Milli Takım'ın başında başarılara ulaşan, şu anda Kasımpaşa'nın başında bulunan Teknik Direktör Mustafa Denizli, çarpıcı açıklamalar yaptı. Eski golcüsü Diagne'nin Galatasaray'daki performansına değinerek sözlerine başlayan tecrübeli teknik adam, yıldız oyuncunun henüz özgüven kazanamadığını belirtti.

Kendilerinin de Diagne'den doğan boşluğu doldurmaya çalıştıklarını söyleyen Mustafa Denizli, "Bu oyuncunun yerine birini arıyoruz. Performansa bakıp bulduk desek 'Hocam yapma, tabloya bak' derler. Bulamadık henüz. Bu boşluğu farklı şekillerde kapatmaya çalışıyoruz. Esas olan şu; bir futbolcu gider, bir futbolcu gelir. Futbolcunun takım dediğimiz bu grupla doku uyuşmasının uyması gerekiyor. Diagne'nin Galatasaray'daki çalışma temposu belki bizden daha fazla. Ama bu durum, kendisinin başarılı olma şansını artırmıyor. Biz maalesef futbolcuyu her zaman bireysel olarak değerlendiriyoruz. Futbolda futbolcunun performansını bireysel olarak değerlendirdiğiniz zaman doğru sonuçlara varamazsınız. Futbolcuyu çevresiyle beraber değerlendirmeniz gerekir. Sağı, solu, arkası, önü, bu gibi ilişkiler yumağı futbolcuyu farklı kılar. Bizdeki ortamı Galatasaray'da bulamadı. Galatasaray'da o bölgelerde oynayan oyuncuların kalitesi, bizim futbolcularımızın kalitesinin altında mı? En kötü şartlarda eşitler. Ama saha içi dili dediğimiz faktör henüz Galatasaray'da oluşmadı ve Diagne bunun sıkıntısını yaşıyor. Daha büyük sıkıntı, bir futbolcu gündemi ve kamuoyunu bu konularla meşgul ederse, bu konularla ilgili bazı grupların beklentisini yukarıya çekerse, bu beklentilerin de karşılanmadığı 2-3 hafta geçerse, burada algılar değişmeye başlar. Bu durum, futbolcu üzerinde son derece olumsuz bir faktördür. Diagne bunu da yaşıyor olabilir. Bir futbolcu ister 20 yaşında olsun, ister 28-30 yaşında olsun bundan kurtulamaz. Dolayısıyla Diagne'yi izlerken onun adına da, ona bu kadar umut bağlayan ve bu kadar yatırım yapan takım adına da düşünüp üzülüyorum. Belli noktalarda çok iyi meziyetleri var ve bunu rahat kullanamıyor. Futbolcu güvenini kaybettiği zaman durum değişiyor. Dünya üzerinde kim olursanız olun, ister en büyük yıldız olun, isterse de son derece genç ve vasat bir futbolcu olun, hissettikleriniz ve yaşadıklarınız çok farklılık göstermez. Diagne bu rahatlığı hala bulamadı ve hala belki de soru işareti. Diagne güvenini kaybetti demeyelim kazanamadı diyelim" ifadelerini kullandı.

"Fatih Terim, Diagne'ye müthiş yardımcı oluyor"

Diagne'nin şu anda attığı gol sayısının, hiç gol atmaması halinde dahi gol krallığına yetebileceğini belirten Mustafa Denizli, "Biraz abartılı olur belki ama, Diagne bundan sonra hiç gol atmasa bile belki gol kralı olacak. Böyle bir lig yaşıyoruz. Ama çok ciddi beklentisi olan, ciddi maddi manevi yatırım yapılan bir futbolcu. Onu biraz tanıdığım için saha içinde neler hissettiklerini, koşarken, topla buluştuğu anda yakın çekimde vücut dilinden beynini okumaya çalışıyorum. Bazen Fatih hocamızla konuşuyoruz ve müthiş yardımcı olmaya çalışıyor Diagne'ye. Bu söylediklerimi o da bilen bir insan. Tecrübe dediğimiz faktörü, genç oyuncular üzerinde nasıl kullanacağını en iyi bilen insanlardan birisi. Buna rağmen çok kolay değil. Kim olursa olsun çok kolay değil. Bu tip beklentisi olan futbolcular bu sıkıntıyı yaşar. Yerini doldurabildik mi, henüz dolduramadık. Bizim yaptığımız transferler 20 yaş grupları. Takım ikinci yarıya kötü başlayınca, kendi adlarına 'Acaba bu sonuçlarda bizim de sebebimiz var mı?' diye düşünmeye başladılar. Bu sıkıntıyı yaşadık biz de. Daha tam çözemedik. Belli performans yükselmeleri oluyor ama tam çözemedik. Sonuçlar bize yardımcı olmadı. Sonuçlar düşündüğümüz paralelde gitseydi, belki bu oyuncuların tamamından istifade edecektik. Bu rahatlığı bulamadık ve dolayısıyla onlar adına ve bizim adımıza da şanssızlık oldu. Güven dediğimiz faktörün kaybedilmesi ya da kazanılması adına çok iyi oynayıp kaybettiğimiz maçlar oldu. Bunu bütün kamuoyu biliyor. Bu durum da bazen 'İyi oynasam da kazanamıyorum' düşüncesini yerleştiriyor. O zaman iyi oyunu da kaybedersiniz. Biz 3-4 haftalık periyotta bunu kaybettik ama sonrasında Allah'a şükür dönme şansımız oldu" diye konuştu.

"VAR sistemi adaleti sağlıyor ama önemli olan niyet"

Bu sezon başından itibaren uygulamaya koyulan VAR sisteminin artıları ve eksileriyle ilgili soruyu yanıtlayarak sözlerine devam eden Mustafa Denizli, "Her sistemin artıları ve eksileri vardır. VAR sisteminin karşılığı, adaletin kaybolmaması adına yapılan bir sistem. Futbol kesintiye uğramaması gereken bir oyundur ve mümkünse asgari pozisyonda kullanılmalı. Belki birçok maçın neticesi değişti bu sistem sayesinde. Türkiye'de bu sistemin gelmesini en çok isteyen kurumlardan birisi belki de hakemlik kurumuydu. Bir gün Cüneyt hocayla bir kurulda beraberdik. Sistem henüz gelmemişti ve fikrini sordum. "Ben insanım, hata yapabilirim. Bunun karşılığı benim yuvamın huzurunun kaçması mı, kişilik algılarımın bozulması mı ya da beni daha farklı düşüncelerle ortaya mı koymaları gerekiyor. Hata yapmayan insan olur mu?" dedi. Bunu söyleyen belki de dünyanın en iyi hakemlerinden birisi ve belki de birincisi. 'Aman hata yapmayayım' baskısı insana hata yaptırır. Yüzde 51 penaltıysa penaltı verilsin diye yazmıştı bir arkadaşımız. Şimdi burada yüzde 51 bile haktır. Ama bu sistem, bunu ortadan kaldıran ve adaleti sağlayan bir sistem. Bu durum büyük ölçüde telafi edildi ama sıfıra inmesi mümkün değil. Türkiye'nin aynı kalitedeki iki hakemine pozisyonları izletin, yüzde 15'inde farklı kararlar çıkar. Futbol yorum işidir. Pozisyon yorumlamasına gelirsek, ben pozisyonu hakemden iyi yorumlarım. Çünkü futbola saha içi ve dışında 50 yılımı vermişim. Bir insanın vücut dili, koşuyu ne için yaptığını sana gösterir. Mesela bir pozisyonda ben hakem olsam, oyuncu kırmızı kart görmesin diye, koşuşundan dolayı düdüğü çalarım. Bunu kırmızı kart görmemesi için çalmam aslında, gittiği adam sakatlanmasın diye çalarım. Ben uzun süre dünyanın en iyi hakemlerinden Marcus Merk'le program yaptım. Onunla anlaşamadığımız, onun haklı olduğu ya da benim haklı olduğun bir sürü pozisyon vardı. Hakem futbolun ruhunu saha içinde kaçırabilir. Çok iyi hakem olabilirsin ama bunu kaçırabilirsin. VAR sistemi adil bir sistem ama neticede birisi yorumluyor. Bizde bir laf vardır; öküzün altında buzağı aramak. Her öküzün altında buzağı aranır mı, böyle bir ülke olabilir mi? Niyet işte" açıklamasını yaptı.

"Hakemle didişmekten kırmızı kart rekortmeni oldum"

Türkiye'de hakemlerin eskiye göre olumlu anlamda çok iyi bir gelişim gösterdiğini sözlerine ekleyen Mustafa Denizli, "Ben Türkiye liglerinde 1968 yılında forma giyen gencecik bir çocuktum. O günden bugüne hakemlerimizde müthiş olumlu bir değişim var. Bu da güven faktörü olarak var. Bizim maçlarımızda hakemler bir ton hatalı karar veriyor. Ama asla ve asla kafasında başka bir düşünce olduğunu düşünmüyorum ve hata yaptı diyorum. Bizim oynadığımız zamandı böyle düşünmüyordum. Birçok kırmızı kart gördüm. Hayatımda rakiple didişmekten dolayı kırmızı kart görmedim ama kart rekortmeniydim. 22 tane kırmızı kart gördüm ben. Hepsi hakem kararıyla ilgili. Bu insanların birçoğunu yakinen tanıyorum. Hata yapıyorlar, yorumlamaları kötü, bazen yürekleri mangal gibi değil. Ama bunlar insani taraflar ve olabilir. Şu anda Türkiye'de, 'Ben bu maçı bu skorla bitireceğim' diyen hakem yok. O bakımdan rahatım. Hakem hatasından maç kazandık, maç kaybettik. Belki de şampiyonluk kaybettim ben ve bir gün olsun hakem önyargıyla maça çıktı demedim" dedi.

"Kimseye güvenmeyen kişi, kendisine güvenmiyordur"

Türkiye'de güven konusunda önemli bir sorun olduğunu ifade ederek hakemlerle ilgili düşüncelerini aktaran deneyimli teknik adam, "Bütün takımlar benim söylediğim faktörlerden şikayet edebilir. Kimse 'Bunun aklında bu var' demiyor. Türkiye'de maalesef güven dediğimiz faktör birçok insanda soru işareti. Ben 30 senedir bu mesleği yapıyorum. Çevremde bir sürü ekibim var. 30 yılda bir tek gün 'Acaba arkadan bir şey yer miyim' gözüyle bakmadım, düşünmedim. Çünkü onları ben seçtim. Bütün düşüncelerim doğru çıkmadı ama bunu yapıyorsam o yolda arkama bakmadan yürümeliyim ben. Güven dediğim budur. Biz; insanlara, hakemlere, ona, buna güvenmezsek, birinci derecede kendimize güvenmiyoruz demektir. Kendisine güvenmeyen insan başkasına güvenmez. Ben hayatım boyunca kendime güvendim. Önce kendi yapacağıma, ondan sonra bu düşüncelerimi benimle paylaşacak olan insanlara güven duygusuyla yaklaştım. Hepsinden aynı sonucu almadım ama neticede karar verici benim. Onlar da bu kasten yapmadı. Ben bir plan yapıyorum, en iyisi olabilir ama düşündüğün çalışmayı yapamayabilirsin. Ama güvenini kaybettiğin zaman yürüyecek yolun kalmamıştır. Hakeme güvenme, futbolcuya güvenme Kime güveneceğiz biz? Onun için benim hayatta edindiğim en önemli derslerden birisi budur" ifadelerini kullandı.

"Milli takımda başarı yerli teknik adamla gelir"

A Milli Takım'ın başına Şenol Güneş'in geçmesiyle ilgili olarak düşünceleri sorulan Mustafa Denizli, "Tercihler her zaman tartışılır. Bu durum genelde yerli yabancı üzerinden gidiyor. Kısa bir dönem vardı Lucescu geldiğinde. Sağolsun buraya bana da ziyarete geldi, saatlerce konuştuk kendisiyle. O zaman kısa dönem adına, kendi ülkemizden bir insan olsaydı, daha katkı sağlayıcı olabilirdi. Lucescu'nun kariyeri ve başarıları ortada ve son derece tecrübeli. Ama milli takımlarda, dünya üzerinde uluslararası platformda yabancı bir teknik adamla başarıya ulaşan tek bir ülke var, 2004 Avrupa Şampiyonası'nda şampiyon olan Yunanistan. Takımın başında Alman Otto Rehhagel vardı. Onun dışında Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'nda başarı getiren hep o ülkenin insanları oldu. Bu nedenle de Şenol hocanın takımın başına getirilmesi son derece yerinde bir karardır. Bu karar da insanlar üzerinde oluşan o gazı almıştır, bu bir gerçek. Ülke insanının milli takımla oluşan ilişkisi kopukluğa uğramıştı. Bu atmosfer olduğu zaman milli takım İstanbul'a döner" cevabını verdi.

"Milli takım maçında tribünler sadece kırmızı-beyaz olmalı"

A Milli Takım'ın artık İstanbul'a dönüp dönmemesi konusunda konuşan Mustafa Denizli, bu konuda özellikle karşılaşmaların oynanacağı periyoda bakılması gerektiğinin altını çizdi. Fransa karşılaşmasının Konya'da oynanacağını hatırlatarak sözlerini sürdüren Denizli, "Ama Fransa maçı ligler sona erdikten sonra oynanacak. Yani içeride mahalli bir rekabetin olmadığı dönemde oynanacak. Burada Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray bir şampiyonluk yarışı içinde olsa ve bu tarihte İstanbul'da bir milli maç oynansa, o zaman soru işareti olur. Hangi statta oynanacak, hangi oyuncular kadroya dahil edilecek, hangi futbolculara daha yakın ilgi gösterilecek? Bu daha önce yaşandı ve bu nedenle söylüyorum bunu. O tarih itibariyle hem İstanbul'daki taraftarı milli takım odak olmak üzere toplayabilirdi hem de bu algıyı ortadan kaldırabilirdi. Lig bittikten sonra İstanbul'da oynanması problem değil. Problem lig devam ederken. 3 takımdan birisinin sahasında oynayacaksın, Olimpiyat Stadı, milli takım maçları için uygun değil. Milli takımı İstanbul dışına çıkaran ilk teknik adam benim. Bursa'ya maçları bu faktörden dolayı ben aldım. Bir de strateji dediğimiz bir faktör var. Türkiye'de şehirleri futbolla yatıp kalkan, futbolu çok seven ve destek grupları oluşturan şehirler; Bursa, Eskişehir, Trabzon ve biraz da artık milli maçlardan dolayı Konya. O zaman takımından en fazla beklentisi olan takım Bursa'ydı. Kendi takımından görmediği başarıyı bir takımın etrafında kenetlenerek yaşamak istiyordu ve bu da milli takımdı. Orada oynadığımız tüm maçlardan düşündüğümüz sonuçları aldık. Bu tercih, tesadüf değildi. İstanbul'da sezon içinde oynanan bir maçta insanımızın bir kısmının üzerinde Galatasaray forması, bir kısmının üzerinde Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor forması var. Bu milli takım. Milli takım forması tek. Bu rekabet öyle bir yere geldi ki, stada giderken, senin giydiğin formanın dışında başka bir forma giydiğin zaman irite oluyorsun. Milli takımın tek forması var, o da kırmızı beyaz. Milli takım maçlarında tribünlere bakıyorsun, en azı milli takım forması var. Forma bulamamak da federasyonun sorunu, satışa çıkarsınlar bu formaları. Bundan fazla taraftarı olan takım var mı Türkiye'de. 25 milyon, 15-20 milyon taraftar olan takımlar var. Bunun 82 milyon taraftarı var ve kulüpler gibi store yap. Bütçen mi yetmiyor?" diyerek milli takım formalarının satışlarının daha ulaşılabilir olması gerektiğini ifade etti.

"Futbol adına alınan en rezalet karar artı (+) kuralıdır"

Değişmesi gündeme gelen yabancı kuralıyla ilgili olarak konuşan Mustafa Denizli, 6+2+2 kararını sert şekilde eleştirdi. Türkiye'de futbol adına alınan en rezalet kararlardan birisinin yabancı konusundaki artı (+) kararları olduğunu söyleyen Denizli, "Böyle bir şey olur mu? Tribün için transfer yaptırıyorlar. Federasyon bu artı kuralını niye çıkarıyor? Bunu doğru dürüst söyle. 6+2+2 yerine doğru dürüst 10 de bitsin. Bu nedir. Bunun zararını en fazla kulüpler çekiyor. Yönetici ekonomik olarak çekiyor, sonra da takım çekiyor. Bu binanın içinde bu sistemle çalışan birisi olsam, yarım saat sonra antrenman var ve karşımda 5 tane sorunlu adam bulurum. Acaba son +2"de miyim, ilk +2"de miyim yoksa ilk 6'nın içinde miyim diye düşünecek adam. Sen de Hz. Ali ya da Hz. İbrahim adaletiyle git eve, kimi dışarıda bırakacağım diye düşün. Beni uykusuz bırakmak istiyorsan bu kararı al. Hocaların uyumasını istemiyorum de. Hadi ilk 2'yi attın, 2 saat uykudan kaybettin. Sonra diğer 2'yi düşündün, 2 saat daha gitti ve sabah oldu. Kimden korkuyorsun. Rekabetten korkma. Bu ülke, açık ekonomisi olan bir ülke. Bunu azaltırsan, diğer sayıyı çoğaltamazsın. Senin gerçek manada yıldız adayı gençlerin varsa, 50 tane yabancı getirsen de onlar şans bulur. Bu yıldızlar yabancı yokken mi çıktı? Böyle bir şey olur mu? Serbest bıraksan ne olacak? Kim kaç tane transfer yapar. Borç haneleri artık çevrilemeyecek durumda. Bunu netleştir. 10'sa 10 de, 6'ysa 6 de. +2 diyerek kimi kandırıyorsun. Ne için, teknik adamları ruh hastası yapmak için. 10+10 yap. Şu anda 14 yabancı var ve mecbur değilsin almaya. 3 yabancıyla da gidebilirsin. Ama 14 yerli oyuncun olmak zorunda. Bu yabancı kuralı değil, yerli kuralı. 14 yabancı varsa sana bir şey olmuyor, 14 yerli yoksa sana bir şey oluyor. Demek ki bu yerli kuralı. Alabilen 3 tane alır, alabilen 8 tane alır. 14 tane aldığın zaman zaten 3 tane mutlak problemli adamın oluyor. Hepsini birden oynatamıyorsun zaten, 11'ini oynatıyorsun. 10 tane, 8 tane de, serbest bırak. Bunu net yap" ifadelerini kullandı.

"Futbol bana mide ülseri kazandırdı!"

Trabzonspor karşılaşmasında yaşadığı sağlık sorunuyla ilgili olarak konuşan Mustafa Denizli, "Trabzonspor maçında yaşadığım problemi daha önce milli takımın başındayken Finlandiya maçında yaşamıştım. Futbolun bana kazandırdıklarından birisi de mide ülseri. Bazen hiçbir şey yapmıyorsunuz ve kabulleniyorsunuz. Takım iyi oynuyor, gol kaçırıyor ama o haftalarda ilk gelen top gol oluyordu. İkinci golde anormal sinirlendim ve sanki tirbuşonla midemi oymaya başladılar. Doktora 'Bu benim aralıklı olarak yaşadığım bir şey, bana bir ilaç ver' dedim. Tansiyonuma baktı ve yüksek gördü. Esasında her hafta tansiyonuma devre arasında baksa, tansiyonum yüksek çıkar. Riske etmeyelim dedi ve tedbir amaçlı hastaneye gitmemi söyledi. Böyle bir şey yaşadık. Ama sonrasında ilk antrenmana çıktım, ertesi hafta maça da çıktım. Bu mesleği yapanlar, bunları yaşıyor. Bu sadece maç oynanırken yaşandı, maç dışında da yaşadığım birçok şey var" dedi.

"Türk teknik adamlar iyi bir yolda"

Türkiye'de en formda teknik adamın kim olduğuyla ilgili düşünceleri sorulan deneyimli çalıştırıcı, "Fatih ve Şenol'u dışarıda tutarak cevaplıyorum. Abdullah Avcı sürekli başarılı grafik çiziyor. Sergen Yalçın, Okan Buruk, Mehmet Özdilek. Esasında Erzurum'da kötü bir grafiği yoktu. Bunlar her teknik adamın yaşayacağı şeyler. Samet hoca, Hikmet hoca, Ünal hoca, Rıza hoca Hepsi başarılı bu hocaların. Birçoğu benimle birlikte çalışan arkadaşlar. Artık konumlar değişiyor. Benim asistanlığımı yapanlar şu anda ligin tecrübeli hocaları sınıfına girmeye başladı. Onların bu grafikleri bizi mutlu ediyor. Bu durum ülke adına Türk teknik adamların geldiği yol itibariyle iyi bir puan" açıklamasını yaptı.

"Sergen Yalçın çok ayrı bir zeka"

Başarılı teknik adamlar listesinde saydığı Sergen Yalçın'ın futbolculuğu hakkında da yorum yapan Mustafa Denizli, "Sergen beraber çalıştığım en iyi futbolculardan birisiydi. 4 sene hocalığını yaptım ve o çok ayrı bir zeka. Çok değerli futbolcularla çalıştım. Türkiye'nin ve dünyanın kaybı olan önemli oyuncular da oldu. Mesela şu anda İtalya'dan dünya çapında 2 futbolcu söyleyin. Mesela Balotelli'yi skandallarıyla hatırlıyorsun. İtalya defalarca Dünya ve Avrupa şampiyonu oldu. 10-15 sene önce sorsam bana 10 tane isim sayardınız. Türkiye'den de öyle, İspanya'dan da öyle. Xavi-Iniesta-Casillas gitti, İspanyol futbolunda sayılan isimler yabancı oyuncular oldu. Türkiye'de Arda-Emre'den sonra doğru dürüst isim sayamıyorsun. Şimdi Yusuf, Cenk, Abdülkadir, Dorukhan'ı sayıyorsunuz. Mesela Dorukhan olur. Beraber çalıştım ve Dorukhan futbolcu olmak istiyordu. Amacına ulaşmak istiyordu. Grafiği de devam eder. Milli takımda oynayan futbolcunun kendi takımındaki yeri de garantidir. Bu anlamda Dorukhan açısından Şenol Güneş de önemli bir etken oldu" diyerek sözlerini tamamladı.

Semedo-Samuel değişimi!

Fenerbahçe'de teknik direktörlük görevine getirilen İsmail Kartal sonrasında gözler eski oyunculara döndü. Bunlardan biri de Bright Osayi-Samuel... Nijeryalı futbolcunun tekrar Sarı-Lacivertli formayı giyebileceği konuşuluyor

20.06.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Semedo-Samuel değişimi!
Semedo-Samuel değişimi!
2025 yazında Fenerbahçe'yle sözleşmesi sona eren Bright Osayi-Samuel, bedelsiz şekilde Birmingham Kulübü'nün yolunu tutmuştu. Bu transfer öncesinde herkes Nijeryalı sağ bekin Beşiktaş'a gideceğini düşünüyordu. Fakat Osayi-Samuel ters köşe yaptı. 28 yaşındaki futbolcu, Birmingham ile 30 Haziran 2028'e kadar sözleşme imzaladı.






SEMEDO TARTIŞILIYOR

Şu anda Fenerbahçe'de Nelson Semedo'nun geleceği tartışılıyor. Tecrübeli futbolcunun kontratı 30 Haziran 2027 tarihinde bitecek. Yani mukavelesinin son senesine girdi. Portekizli oyuncunun 32 yaşına gelmesi ve yaşadığı sakatlık sorunlarının ardından satılması bekleniyor. Yönetim, teklif gelirse değerlendirecek.






UYGUN BİR BEDELLE

İsmail Kartal'ın tekrar Fenerbahçe Teknik Direktörü olmasının ardından Osayi-Samuel'in de takıma dönebileceği konuşuluyor. Birmingham City Kulübü'nün, 1.75 boyundaki savunmacıyı uygun bir bedelle bırakması bekleniyor. Ayrılık sürecinde Nijeryalı futbolcu sürekli Fenerbahçe'den övgüyle bahsetmişti. Önümüzdeki haftalarda çok sürpriz gelişmeler yaşanabilir.

Emin Bayram bereketi

Galatasaray ve Trabzonspor, Emir Bayram konusunda devredeydi. Onlara Fenerbahçe'nin de katıldığı öğrenildi. Oyuncu Galatasaray dışında başka bir takıma satılırsa, paranın yarısı Cim-Bom'a gidecek

20.06.2026 16:36:00
Haber Merkezi
Emin Bayram bereketi
Emin Bayram bereketi
Türkiye Futbol Federasyonu, yeni sezonda 10+4'lük yabancı kontenjanının geçerli olacağını açıklamıştı (değişmezse). Bu sebeple hem yerli hem de genç yabancıların önemi arttı. Bütün takımlar, Türk oyuncu havuzunu derinleştirmeye çalışıyor. Emin Bayram da bu konuda en fazla dikkat çeken isimlerden biri...






4 MİLYONA SATILMIŞTI

Westerlo forması giyen 23 yaşındaki stoper için Galatasaray ve Trabzonspor devredeydi... Fenerbahçe'nin de harekete geçmeye hazırlandığı öğrenildi. 1.92 boyundaki savunmacı, 2024 yazında 4 milyon euro karşılığında Galatasaray'dan Belçika ekibine transfer olmuştu.






2 ÖNEMLİ AVANTAJ

O dönemde yapılan mukavelede 2 önemli madde yer alıyordu:

1- Galatasaray sonraki satıştan %50 pay alacak
2- Satın alma önceliği Galatasaray'da






Yani Emin'e farklı bir takımdan resmi teklif yapılırsa, bu durum Galatasaray'a bildirilecek. Sarı-Kırmızılılar aynı şartları önerirse işi bitirebilecek (oyuncu da ikna edilirse). Cim-Bom, Emin'i istemezse bonservis bedelinin yarısı Sarı-Kırmızılı ekibin kasasına girecek. Galatasaray, altyapısından çıkan oyuncuyu tekrar renklerine bağlayarak UEFA listelerinde avantaj elde etmeyi de planlıyor. Fenerbahçe ve Trabzonspor'un ise ne kadarlık teklif vereceği henüz belli değil. Yani ortalık çok karışık. Emin'in geleceği belirsizliğini koruyor.

Batrakov, Galatasaray’a gelir mi?

Galatasaray'ın 10 numara transferinde 1 numaralı hedefi Can Uzun

20.06.2026 13:59:00
Haber Merkezi
Batrakov, Galatasaray’a gelir mi?
Batrakov, Galatasaray’a gelir mi?
Galatasaray'ın 10 numara transferinde 1 numaralı hedefi Can Uzun... Milli futbolcunun arkasından Aleksey Batrakov geliyor. Ancak genç Rus oyuncunun kafasında farklı planlar var gibi gözüküyor.






Galatasaray, Can Uzun konusunda Eintracht Frankfurt ile görüşmelerini sürdürüyor. Alman ekibinin 55-60 milyon euroluk bonservis beklentisi bulunuyor. Bu para, işleri doğal olarak zorlaştırıyor. Sarı-Kırmızılı ekibin yedek planı ise Lokomotiv Moskova forması giyen Aleksey Batrakov'du...






ASLINDA ŞARTLAR UYGUN

21 yaşındaki futbolcu, Türkiye Futbol Federasyonu'nun belirlediği "genç yabancı" kriterini fazlasıyla karşılıyor. Ayrıca bu sezon özelinde 20 milyon euroluk serbest kalma bedeliyle alınabilir. Ancak Aleksey Batrakov'un, kariyerine Avrupa'nın 5 büyük liginde devam etmek istediği söyleniyor.







FİKRİ DEĞİŞİR Mİ?

Eğer kararı değişmezse, bu transfer de zora girecek. Aleksey Batrakov, geçen sezon Rus Ligi'nde 28 maça çıktı. Sahada 2.494 dakika kaldı. 13 gol ve 10 asistle yıldızlaştı. Galatasaray eğer Can Uzun hamlesinde istediği sonucu alamazsa, Aleksey Batrakov'un fikrini değiştirmeye çalışacak. Rus yeteneği şu anda birçok Avrupa ekibi izliyor. Ve bu durum da işleri oldukça zorlaştırabilir.

İsmail Kartal, Fenerbahçe'nin silüetini değiştirecek


 
Fenerbahçe’de 4. İsmail Kartal dönemi istatistiksel bir evrimi beraberinde getiriyor. Tecrübeli teknik adamın maç başına 2.6 gol ve yüksek savunma disiplini vadeden oyun hafızası, geçen sezonun az top kaybeden ve geçiş hücumlarında elit seviyeye ulaşan yapısıyla birleşiyor. İşte 2026-27 model Fenerbahçe’nin şifreleri.
 

20.06.2026 13:48:00
Haber Merkezi
 İsmail Kartal, Fenerbahçe'nin silüetini değiştirecek
 İsmail Kartal, Fenerbahçe'nin silüetini değiştirecek

Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın başkanlığı, Oğuz Çetin'in futbol direktörlüğü ve Dirk Kuyt'ın teknik ekibe katılımıyla başlayan yeni dönemde gözler, 2 yıl sonra dönen İsmail Kartal'ın sahaya yansıtacağı taktiksel kimlikte. Kartal'ın bıraktığı 2023-24 sezonu ile geride kalan son sezonun verileri, 2026-27 model Fenerbahçe'nin şifrelerini veriyor.
Yeni sezonda sarı-lacivertlileri bekleyen en net değişim, ön alandaki üretkenlik olacak. İsmail Kartal, takımı bıraktığı dönemde maç başına 2.6 gol ve 4.3 büyük şans üreten, ceza sahası içinden 80 gol bulan bir hücum makinesi yaratmıştı.







Nasıl bir oyun sistemi?

Son sezonda ise bu sayılar maç başına 2.3 gol ve 3.1 büyük şans ortalamasına geriledi. Kartal'ın gelişiyle, son sezondaki ceza sahası dışından harcanan etkisiz şutların (242 şut) azalması ve ceza sahasını paslarla/ortalarla boğan baskılı oyunun geri dönmesi bekleniyor.
İsmail Kartal'ın geçen sezondan entegre etmesi gereken en büyük artı, topa sahip olma kalitesi ve geçiş hücumları. Kartal döneminde maç başına 137.2 top kaybı yapılırken, son sezonda bu sayı 122.9'a düştü.

Ayrıca rakip yarı sahadaki pas isabeti yüzde 72.5'ten yüzde 80.8'e çıktı, kontratak sayısı ise 23'ten 51'e fırladı. Yeni sezondaki hedef; Kartal'ın coşkulu hücum setlerini, son sezonun bu az top kaybeden, keskin geçiş bilinciyle harmanlamak olacak.







Savunmada sıfır hata

Savunma cephesinde Kartal'ın ilk işi, kendi dönemindeki askeri disiplini geri getirmek. Tecrübeli hocanın son sezonunda maç başına 0.8 gol yiyen ve 17 maçta kalesini kapatan savunma, son sezonda 1.1 gol yeme ortalamasına geriledi. En kritik gösterge ise bireysel hatalar.
Kartal döneminde şuta neden olan hata sayısı sadece 3 iken, son sezonda bu sayı 8'e yükseldi. Kartal, son sezonun yüksek top çalma (17.5) dinamizmini korurken, konsantrasyon kaynaklı basit hataları Samandıra'da minimize etmek zorunda.







Dengeli bir takım gündemde

Özetle 2026-27 sezonunda iki farklı felsefenin güçlü yönlerini birleştiren bir Fenerbahçe izleyeceğiz. Son sezonda düşen duran top ve orta kalitesi (yüzde 28.9'dan yüzde 20'ye gerileyen orta isabeti), teknik ekibe katılan Dirk Kuyt'ın özel çalışmalarıyla yukarı çekilecek.

Hücumda İsmail Kartal'ın ceza sahası etkinliği ve savunma güvenliği geri gelirken, son sezonun düşük top kaybı ve ölümcül kontratak gücü de korunarak daha kompakt bir şampiyonluk takımı inşa edilecek.

Kanarya'ya tanıdık stoper

Fenerbahçe'nin sol ayaklı stoper listesinde birçok alternatif bulunuyor. Listeye son giren isim, oldukça dikkat çekecek cinsten: Rick van Drongelen

20.06.2026 13:44:00
Haber Merkezi
Kanarya'ya tanıdık stoper
Kanarya'ya tanıdık stoper
Fenerbahçe'nin sol ayaklı stoper listesinde birçok alternatif bulunuyor. Listeye son giren isim, oldukça dikkat çekecek cinsten: Rick van Drongelen...


Fenerbahçe herkesi şaşırtacak bir stoper hamlesi gerçekleştirebilir. Kanarya'nın listesine eklenen son ismin Samsunspor forması giyen Rick van Drongelen olduğu öğrenildi. 27 yaşındaki futbolcunun adı Panathinaikos ve Trabzonspor'la da anılıyordu. Ortam daha da hareketlendi.







TEKLİFLERİ BEKLİYORLAR

Sol ayaklı savunmacının 30 Haziran 2028 tarihine kadar sözleşmesi bulunuyor. Samsunspor cephesi, resmi teklifleri görmek istiyor.







27 yaşındaki futbolcu için 10 milyon euro civarında bir bonservis beklentisi olduğu konuşuluyor. Rick van Drongelen, 2023 yazından beri Türkiye'de bulunuyor. Yani ülkemizdeki takımları çok iyi tanıyor.






ALTERNATİFLERİN DURUMUNA GÖRE

Fenerbahçe'de sol ayaklı stoper konusunda alternatifler var. Diğer isimlerden beklenen yanıtlar alınamazsa ibre Rick van Drongelen'e dönebilir. Elbette burada "zaman" da çok önemli bir faktör... Panathinaikos veya Trabzonspor elini çabuk tutarsa, işi bitirebilir...

Okan Buruk, Samet Akaydın'a kapıyı açmadı


 
Milli takımdaki Galatasaraylı oyuncuların tamamı Samet Akaydın'ı kadrolarında görmek isterken, teknik direktör Okan Buruk 'daha üst düzey bir stoper istiyorum' diyerek son sözü söyledi! Ozan Kabak, Emin Bayram ve Yusuf Akçiçek isimleri üzerinde durulurken, genç savunmacıların yedek kalma endişesi Galatasaray'ın yerli stoper denklemini zora soktu.

20.06.2026 13:37:00
Haber Merkezi
  Okan Buruk, Samet Akaydın'a kapıyı açmadı
  Okan Buruk, Samet Akaydın'a kapıyı açmadı

Galatasaray yerli takviyeler için de çalışmalarını sürdürürken, savunma hattı için sürpriz isimlere gündeme geliyor gidiyor... bunlardan birisi de Milli Takım'da yer alan Samet Akaydın. Sarı-kırmızılı ekipte forma giyen yerli oyuncuların tamamının, yakından tanıdıkları Samet'i takımda görmek istediği ve Okan Buruk'a bu doğrultuda olumlu görüş bildirdiği biliniyor.
Oyuncunun da Galatasaraylı futbolcularla sürekli bir arada olması bu ihtimali kuvvetlendirse de transfer teknik heyet engeline takıldı. Teknik direktör Okan Buruk, Samet Akaydın ismine sıcak bakmayarak rotasyonu daha üst profil bir stoperle güçlendirmek istediğini yönetime iletti.







Bu süreçte Galatasaray'a Ümit Akdağ ve Ahmetcan Kaplan gibi genç yerli isimler de önerildi. Ancak Buruk'un "Daha üst düzey bir stoper istiyorum" şeklindeki net tavrı sonrası bu alternatifler de şu aşamada geri plana itildi.

Okan Buruk'un yerli stoper konusundaki önceliği sakatlıktan dönüş sürecinde olan Ozan Kabak. Deneyimli teknik adam, eğer Ozan Kabak transferi gerçekleşmeyecekse listedeki diğer iki yerli aday olarak Emin Bayram ve Yusuf Akçiçek'i belirledi. Buruk, her iki oyuncunun da rotasyona derinlik katabileceği raporunu sundu.







Ancak bu formüldeki en büyük engel oyuncuların kariyer planlaması oldu. Hem Emin Bayram hem de Yusuf Akçiçek, yeni sezonda kulübede beklemek ve yedek stoper konumuna düşmek istemiyor. Düzenli olarak ilk 11'de oynayabilecekleri bir projede yer almayı hedefleyen genç savunmacıların bu yaklaşımı, Galatasaray'ın yerli stoper arayışındaki denklemi zorlaştırıyor.

Aziz Başkan, Lukaku'nun üstünü çizdi


Aziz Yıldırım’ın "pehlivan gibi" diyerek Fenerbahçe listesinden sildiği Romelu Lukaku, menajerlerin yeni hedefi oldu. Kassoum Ouattara’nın ardından Belçikalı golcüyü de Beşiktaş’a pazarlamak isteyen menajerler, sosyal medyadaki kullanışlı hesaplar ve sipariş programlarla siyah-beyazlı kulübü adeta kuşatma altına aldı.

20.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Aziz Başkan, Lukaku'nun üstünü çizdi
Aziz Başkan, Lukaku'nun üstünü çizdi

Transfer döneminin hareketlenmesiyle birlikte menajerlerin yeni rotası Beşiktaş oldu. Aziz Yıldırım'ın Dünya Kupası'nda oynanan Belçika-Mısır maçını izlerken "pehlivan gibi maşallah" diyerek güreşçiye benzettiği ve Fenerbahçe'nin transfer listesinden çıkardığı Romelu Lukaku, bu kez siyah-beyazlıların gündemine sokulmaya çalışılıyor.







Sosyal medya üzerinden pazarlama

33 yaşındaki Belçikalı golcü, menajerler tarafından Beşiktaş yönetimine hararetle önerilmeye başlandı. Menajerlerin bu hamlesi sadece kulüp binasıyla sınırlı kalmadı... Transferin zeminini hazırlamak için sosyal medyadaki "kullanışlı" hesaplar da hızlıca devreye sokuldu.







Lukaku 15 gol atar mı?

Lukaku ismini parlatmak ve taraftar algısını yönetmek adına dijital platformlarda adeta bir kampanya başlatıldı. Kısa sürede büyüyen bu dalga, "Lukaku, Türkiye'de rahatlıkla 15 gol atamaz mı?" tartışmalarının fitilini ateşledi. Ancak bu durum, Beşiktaş camiasında ciddi bir endişeyi de beraberinde getirdi.







Beşiktaş kuşatma altında

Siyah-beyazlılar hali hazırda büyük sakatlık riski barındıran Kassoum Ouattara konusunda yaşanan sürecin bir benzerini Lukaku'da tecrübe ediyor. Yaşı, maliyeti ve fiziksel durumu soru işareti olan Belçikalı oyuncunun kulübe dayatılması, taraftarlar ve analistler tarafından bir "kuşatma" olarak yorumlanıyor. Beşiktaş yönetiminin, menajerlerin bu yoğun sosyal medya ve program baskısına karşı nasıl bir duruş sergileyeceği ise merak konusu. Kulübün mali yapısını ve geleceğini riske atmamak adına, geçmişteki transfer hatalarından ders çıkarılarak daha temkinli ve rasyonel bir yol haritası izlenmesi bekleniyor.

Nicolo Zaniolo'dan yine para gelebilir

İtalyan ekibi Udinese, Zaniolo'nun bonservisini 5 milyon euro ve sonraki satıştan %50 pay karşılığında almıştı. Şu anda Milan'la transfer görüşmeleri yapılıyor. Oyuncu satılırsa, Galatasaray'ın kasasına yine para girecek.
 

20.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Nicolo Zaniolo'dan yine para gelebilir
Nicolo Zaniolo'dan yine para gelebilir
Galatasaray, Nicolo Zaniolo'yu 2023'ün Şubat ayında 15 milyon euro bedelle Roma'dan almıştı. Oyuncu sonraki süreçte şu bedellerle kiralandı:

Aston Villa: 5 milyon euro kiralama bedeli
Atalanta: 3.2 milyon euro kiralama bedeli
Fiorentina: 3.2 milyon euro kiralama bedeli
Udinese: 2.5 milyon euro kiralama bedeli






RESMEN TAMAMLANDI

İtalyan ekibi Udinese, Zaniolo'nun, "5 milyon euro+sonraki satıştan %50 pay" şeklindeki satın alma opsiyonunu devreye soktu. 1.90 boyundaki futbolcuyla 30 Haziran 2029'a kadar mukavele yapıldı. Ancak 26 yaşındaki oyuncu, orada da fazla kalmayacak gibi gözüküyor.






PAZARLIKLAR SÜRÜYOR

Şu anda Udinese ve Milan arasında pazarlıklar var... Eğer Nicolo Zaniolo satılırsa, bonservis bedelinin yarısı Galatasaray'ın kasasına girecek. Bu da ekstra gelir demek... Sarı-Kırmızılılar, iki kulüp arasındaki görüşmelerin olumlu şekilde tamamlanmasını bekliyor.

Montella maçtan sonra döktürdü!


 
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, "Türk halkının büyük beklentisi vardı, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. 35 yıllık kariyerim boyunca 50 maçta bir denk gelecek karşılaşmalar iki kez üst üste denk geldi" dedi.

20.06.2026 12:58:00
AA
Montella maçtan sonra döktürdü!
Montella maçtan sonra döktürdü!

2026 FIFA Dünya Kupası'nda D Grubu'ndaki ikinci maçında Paraguay'a 1-0 mağlup olarak gruptan çıkma şansını kaybeden A Milli Futbol Takımı'nda teknik direktör Vincenzo Montella, Türk halkının beklentilerini karşılayamadıkları için büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Montella, San Francisco Bay Area Stadı'nda oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Türk halkının büyük beklentisi vardı, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum" dedi.

65 şut, sonuç sıfır!

"Objektif biçimde bakacak olursak oyuncularıma karşı hiçbir olumsuz düşünceye sahip değilim, bugün yeteneklerini daha fazla geliştirmiş oldular çünkü iki maçta da büyük performans gösterdiler, 65 şuta karşı ne yazık ki çok az şansla rakip takımlar sonuç elde etti" diyen Montella, şöyle konuştu: "Böyle iki aynı karşılaşmaya kariyerimde çok fazla rastlamadım. Santrfor girdi her şeyi değiştirecek demek olayı aza indirgemek olur. Türk halkının büyük beklentisi vardı, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Türkiye Futbol Federasyonu her zaman bize destek oldu, hep yanımızda oldular. Büyük hayal kırıklığı içindeyim, futbolcular ellerinde ne varsa bunu göstermek için çaba sarf etti. Son 10 dakikada bir santrforu devreye sokup sokmamak mesele, bunu size bırakıyorum. Çok üzgünüz, çok büyük beklentiler vardı. Federasyonumuzun ne kadar çalışkan olduğunu biliyorum, hepsi adına daha fazla üzülüyorum. 35 yıllık kariyerim boyunca 50 maçta bir denk gelecek karşılaşmalar iki kez üst üste denk geldi. Kader bizden yana değildi, futbolcularım ellerinden gelen her şeyi yaptı, çok üzgünüz."

Forvet meselesi

Montella, aday kadroda yeterli forvet olmadığı yönünde bir soru üzerine, şunları kaydetti: "Tekrar geriye döneceğiz, aslında bu forvetle ilgili olarak iki maçtaki 65 şutu hatırlatmak isterim. Forvet konusunu açmanıza şaşırarak bakıyorum, son iki maçta toplam 65 şut var ama bir şekilde olmuyor, girmiyor. Bana biriniz bazı enstantanelerin futbolda neden yaşandığını açıklarsa öğrenmeye hazırım. Biz gidiyoruz olmuyor, rakip bir kere geliyor oluyor. Rakip ceza sahasına girdik, şutlar çektik, direkler üzerinden toplarımız geçti, kader yanınızda olmazsa... Oyuncularım tüm kalplerini ortaya koydu, futbol mantık değil, o yüzden bu kadar güzel bir spor. İnsanlar hayalini kurar, daha iyi oynayan takım her zaman kazanmaz. Pozisyon üretmesek o zaman bir problem olabilirdi, böyle iki maç üst üste yaşadığınızda biraz basit gibi kalıyor ama kader bizden yana değildi gibi oluyor. Başka bir şey düşündürmez. Bir tane atsak belki çok farklı olabilirdi. Maalesef böyle oldu. Avustralya maçına göre daha iyi mücadele ettik, isabetli şutlar olmadı. Birçok durum bizim için dezavantaj oluşturdu. İki maçta düzeltmemiz gereken bir şey varsa Avustralya müsabakasında defans arkasına daha fazla koşu yapabilirdik, bu karşılaşmada bunları da yaptığımızı gördüğümüzde daha ne yapabilirdik diye düşünüyoruz, olmayınca olmadı."

Turnuva süerkliliği şart

Milli takımın turnuvalarda düzenli olarak yer alması gerektiğinin altını çizen İtalyan teknik adam, "Birtakım şeyler üstüne çalışırsınız. Futbolcularda bir inancı perçinleştirmeye, standart olarak daha iyi oynamaya, oyuncuların sahada biraz daha rahat olmalarını sağlamaya çalışırsınız. Bizim bu saatten sonra yapmamız gereken tek bir şey var, turnuvalara sürekli katılıyor olmak. Sürekli katılamadığımız için bilinçaltında da olsa futbolcularımızı bir şeyler tutmuş olabilir. Geçmişte böyle sıkıntılarımız yoktu. Milli takımımızın turnuvalara sürekli gitmesi gerekiyor. Sonrasında daha iyi olacağını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Birilerini suçlamanın kolay olduğunu dile getiren Montella, "Ben en iyisine inandım ve ona göre futbolcuları seçtim. Elimizden gelen her şeyi yapmasak anlarım. Beklentim grubu başarılı şekilde geçebilmekti. İki maçta da gördünüz. Olmayınca olmuyor. Bundan daha fazla ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu sonucu öyle ya da böyle kabul etmek zorundayız. Dünya Kupası'na beklentilerle geldik. Büyük isteklerimiz vardı. Bunu da maçta gösterdik. 35 yıldır profesyonel futbol hayatındayım. 50 maçta böyle bir müsabaka olur, kaybedebilirsiniz. İki maç üst üste böyle kaybetmek kariyerim boyunca bana hiç olmadı ama sonucu kabul etmek zorundayız." şeklinde konuştu.

Ozan Kabak neden oynamadı?

Montella, Ozan Kabak'a şans vermediğinin hatırlatılması üzerine, "Ben her şeyi anlamaya odaklanırım. Oyuncuyken de öyleydim. Maçı kaybettiğinizde en iyi oyuncular kenardaki oyunculardır. Ozan'a çok saygı duyuyorum. Oynatabileceğim oyunculardan biriydi. Uzun bir sakatlık yaşadı, kuvvetli bir oyuncu. Oyuncuların tutarlılık göstermesi, iki stoperin birbirini tamamlıyor olması gerekiyor. Merih ve Abdülkerim iyi oynuyordu. Bazı seçimler yapıyorsunuz. Tabii ki yapı oluşturuyoruz. Bu yapı bize iyi sonuçlar getirdi. Takım, genç oyunculardan kurulu bir ekip. Zamanla gelişip, olgunlaşıyorlar. Bu kupa için durumun ne olduğunu biliyoruz. Sürekli genç oyuncuları süreçte tutarak geliştirip, sonraki şampiyonalarda bulunmak istiyoruz" açıklamasında bulundu.

"Türkiye'nin mücadeleci ruhunu göstermeye devam etmeliyiz." diyen Montella, şunları ifade etti: "Gurur dolu performanslar oluşturmamız gerekiyor. Ülkeyi temsil ediyorsunuz, oyunculara da bunu söylüyorum. Hepimiz üzüldük ama soyunma odasından çıkarken kafamız yukarıda çıkmalıyız. Biz bunları sahada daha kuvvetli bir araya getirmeliyiz. Bunu yapabilmek için ruhumuzu en iyi şekilde devam ettirmemiz lazım. Bu ders kendimizi geliştirmemiz için fırsat tanıyacak. Önce gururla kafamızı dik tutabilmek gerekiyor."

Paraguay Teknik Direktörü, Türkiye'yi nasıl yendiklerini tane tane anlattı


 
Paraguay Milli Takımı Teknik Direktörü Gustavo Alfaro, maçtan sonra düzenlenen basın toplantısında, "Türkiye'ye karşı nasıl kazanabileceğimizi biliyorduk ve kazandık. Türkiye çok daha fazla topa sahip oldu, çok daha fazla gol şansı yakaladılar. Sonuç adil ya da değil diyebilirsiniz, rakip takım sayısal avantajını çok iyi kullanamadı. Burada taktik diziliş değil oyuncuların ruhu önemli" dedi.

20.06.2026 12:43:00 / Güncelleme: 20.06.2026 12:48:28
AA
Paraguay Teknik Direktörü, Türkiye'yi nasıl yendiklerini tane tane anlattı
Paraguay Teknik Direktörü, Türkiye'yi nasıl yendiklerini tane tane anlattı

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında Türkiye'yi 1-0 mağlup eden Paraguay Milli Takımı'nın teknik direktörü Gustavo Alfaro, Türkiye'ye karşı nasıl kazanacaklarını bildiklerini ve bunu sahada uyguladıklarını söyledi. Alfaro, San Francisco Bay Area Stadı'nda oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, "16 yıllık hayalin 7 günde bitmesini istemedik ve bunu başardık" dedi.

İlk golü atmak avantajdı

Heyecan içinde bir maç oynandığını aktaran deneyimli teknik adam, "Oyuncularımın doğru bir kafa yapısıyla sahada ellerinden geleni yapacağına inanıyordum. ABD ile oynadığımızda daha farklı bir durum vardı, orada gol yemiştik ama bugün biz ilk golü attık. Futbolda yarın ne olacağı belli olmaz, bugün maçı kaybetmiş olsaydık o zaman çok büyük bir farkla Avustralya'yı yenmemiz gerekecekti. O açıdan Türkiye maçının çok önemli olduğunu biliyorduk. 'Oyuncularımı koruyun, birine saldıracaksanız bana saldırın' demiştim. Çünkü oyuncuların inançlarını biliyordum, çok zor bir hafta geçirdik Sanki her şey yanlış gidiyor gibi bir hal vardı, Dünya Kupası'nda işler iyi gitmezse bedelini ödersiniz, elenirsiniz. 16 yıllık hayalin 7 günde bitmesini istemedik ve bunu başardık. Bittiği zaman çok üzücü olur ama bu futbol" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'yi iyi analiz ettik

Türkiye'yi çok iyi analiz ettiklerinin altını çizen Arjantinli teknik adam, "Türkiye'ye karşı nasıl kazanabileceğimizi biliyorduk ve kazandık. Türkiye çok daha fazla topa sahip oldu, çok daha fazla gol şansı yakaladılar. Sonuç adil ya da değil diyebilirsiniz, rakip takım sayısal avantajını çok iyi kullanamadı. Burada mesele taktik diziliş değil oyuncuların ruhu. Bu maç zorsa Avustralya maçı daha zor olacak, pek çok oyuncumuz yok. Bütün maç boyunca rakibi savunmamız gerekti ama bunu yaptık çünkü Dünya Kupası'na gelmemiz 16 yıl sürdü. Hakan Çalhanoğlu, Arda ve İsmail arasında bir üçgen oluştu, bunu bozduk, Kenan Yıldız'ı da birebir bırakmak istemedik. Yıldız'ın bulunduğu bölgede alan savunması yaptık, Arda'da pas yapmaya çalıştığı zaman hep onu muhafaza altında tuttuk. En tehlikeli pozisyonlar sol kanattan geliyordu" şeklinde konuştu.

Tarih yazdık

"Paraguay'ın işinin bittiğini düşündüğünüz anda Paraguay'dan korkmak gerek" sözlerini kullanan Alfaro, "Bir teknik direktör olarak yaşadığım en güzel günlerden biri oldu. Teşekkür edilecek olan ben değilim oyuncularım. Kendimize olan inancı geri kazandık. Buraya bir tarih yazmaya geldik, yazacağımız tarihin yeterince güzel olması için her türlü duyguyla mücadele etmemiz gerekiyor. Hakeme gelince bu maçları yönetmek çok kolay değil, yeni kurallar devreye sokuluyor. Bazen bazı şartlarda sonucun öyle de böyle de olabileceğini düşünüyorum. Her zaman her şey çok net olmayabiliyor. Oyunun bütün kuralları Paraguay için de geçerliydi" açıklamasında bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.