logo
18 MAYIS 2026

"6+2+2 kararı rezalettir"

Kasımpaşa Teknik Direktörü Mustafa Denizli, 6+2+2 olarak değişmesi gündeme gelen yabancı kuralına tepki gösterdi. Tecrübeli teknik adam, "Artı kararı rezalet bir karardır. Tribüne neden transfer yaptırıyorsunuz? Direkt yabancı sayısını 10 deyin bitsin gitsin" dedi

08.04.2019 00:00:00
"6+2+2 kararı rezalettir"
"6+2+2 kararı rezalettir"
3 büyük kulübü şampiyon yapma başarısı gösteren, A Milli Takım'ın başında başarılara ulaşan, şu anda Kasımpaşa'nın başında bulunan Teknik Direktör Mustafa Denizli, çarpıcı açıklamalar yaptı. Eski golcüsü Diagne'nin Galatasaray'daki performansına değinerek sözlerine başlayan tecrübeli teknik adam, yıldız oyuncunun henüz özgüven kazanamadığını belirtti.

Kendilerinin de Diagne'den doğan boşluğu doldurmaya çalıştıklarını söyleyen Mustafa Denizli, "Bu oyuncunun yerine birini arıyoruz. Performansa bakıp bulduk desek 'Hocam yapma, tabloya bak' derler. Bulamadık henüz. Bu boşluğu farklı şekillerde kapatmaya çalışıyoruz. Esas olan şu; bir futbolcu gider, bir futbolcu gelir. Futbolcunun takım dediğimiz bu grupla doku uyuşmasının uyması gerekiyor. Diagne'nin Galatasaray'daki çalışma temposu belki bizden daha fazla. Ama bu durum, kendisinin başarılı olma şansını artırmıyor. Biz maalesef futbolcuyu her zaman bireysel olarak değerlendiriyoruz. Futbolda futbolcunun performansını bireysel olarak değerlendirdiğiniz zaman doğru sonuçlara varamazsınız. Futbolcuyu çevresiyle beraber değerlendirmeniz gerekir. Sağı, solu, arkası, önü, bu gibi ilişkiler yumağı futbolcuyu farklı kılar. Bizdeki ortamı Galatasaray'da bulamadı. Galatasaray'da o bölgelerde oynayan oyuncuların kalitesi, bizim futbolcularımızın kalitesinin altında mı? En kötü şartlarda eşitler. Ama saha içi dili dediğimiz faktör henüz Galatasaray'da oluşmadı ve Diagne bunun sıkıntısını yaşıyor. Daha büyük sıkıntı, bir futbolcu gündemi ve kamuoyunu bu konularla meşgul ederse, bu konularla ilgili bazı grupların beklentisini yukarıya çekerse, bu beklentilerin de karşılanmadığı 2-3 hafta geçerse, burada algılar değişmeye başlar. Bu durum, futbolcu üzerinde son derece olumsuz bir faktördür. Diagne bunu da yaşıyor olabilir. Bir futbolcu ister 20 yaşında olsun, ister 28-30 yaşında olsun bundan kurtulamaz. Dolayısıyla Diagne'yi izlerken onun adına da, ona bu kadar umut bağlayan ve bu kadar yatırım yapan takım adına da düşünüp üzülüyorum. Belli noktalarda çok iyi meziyetleri var ve bunu rahat kullanamıyor. Futbolcu güvenini kaybettiği zaman durum değişiyor. Dünya üzerinde kim olursanız olun, ister en büyük yıldız olun, isterse de son derece genç ve vasat bir futbolcu olun, hissettikleriniz ve yaşadıklarınız çok farklılık göstermez. Diagne bu rahatlığı hala bulamadı ve hala belki de soru işareti. Diagne güvenini kaybetti demeyelim kazanamadı diyelim" ifadelerini kullandı.

"Fatih Terim, Diagne'ye müthiş yardımcı oluyor"

Diagne'nin şu anda attığı gol sayısının, hiç gol atmaması halinde dahi gol krallığına yetebileceğini belirten Mustafa Denizli, "Biraz abartılı olur belki ama, Diagne bundan sonra hiç gol atmasa bile belki gol kralı olacak. Böyle bir lig yaşıyoruz. Ama çok ciddi beklentisi olan, ciddi maddi manevi yatırım yapılan bir futbolcu. Onu biraz tanıdığım için saha içinde neler hissettiklerini, koşarken, topla buluştuğu anda yakın çekimde vücut dilinden beynini okumaya çalışıyorum. Bazen Fatih hocamızla konuşuyoruz ve müthiş yardımcı olmaya çalışıyor Diagne'ye. Bu söylediklerimi o da bilen bir insan. Tecrübe dediğimiz faktörü, genç oyuncular üzerinde nasıl kullanacağını en iyi bilen insanlardan birisi. Buna rağmen çok kolay değil. Kim olursa olsun çok kolay değil. Bu tip beklentisi olan futbolcular bu sıkıntıyı yaşar. Yerini doldurabildik mi, henüz dolduramadık. Bizim yaptığımız transferler 20 yaş grupları. Takım ikinci yarıya kötü başlayınca, kendi adlarına 'Acaba bu sonuçlarda bizim de sebebimiz var mı?' diye düşünmeye başladılar. Bu sıkıntıyı yaşadık biz de. Daha tam çözemedik. Belli performans yükselmeleri oluyor ama tam çözemedik. Sonuçlar bize yardımcı olmadı. Sonuçlar düşündüğümüz paralelde gitseydi, belki bu oyuncuların tamamından istifade edecektik. Bu rahatlığı bulamadık ve dolayısıyla onlar adına ve bizim adımıza da şanssızlık oldu. Güven dediğimiz faktörün kaybedilmesi ya da kazanılması adına çok iyi oynayıp kaybettiğimiz maçlar oldu. Bunu bütün kamuoyu biliyor. Bu durum da bazen 'İyi oynasam da kazanamıyorum' düşüncesini yerleştiriyor. O zaman iyi oyunu da kaybedersiniz. Biz 3-4 haftalık periyotta bunu kaybettik ama sonrasında Allah'a şükür dönme şansımız oldu" diye konuştu.

"VAR sistemi adaleti sağlıyor ama önemli olan niyet"

Bu sezon başından itibaren uygulamaya koyulan VAR sisteminin artıları ve eksileriyle ilgili soruyu yanıtlayarak sözlerine devam eden Mustafa Denizli, "Her sistemin artıları ve eksileri vardır. VAR sisteminin karşılığı, adaletin kaybolmaması adına yapılan bir sistem. Futbol kesintiye uğramaması gereken bir oyundur ve mümkünse asgari pozisyonda kullanılmalı. Belki birçok maçın neticesi değişti bu sistem sayesinde. Türkiye'de bu sistemin gelmesini en çok isteyen kurumlardan birisi belki de hakemlik kurumuydu. Bir gün Cüneyt hocayla bir kurulda beraberdik. Sistem henüz gelmemişti ve fikrini sordum. "Ben insanım, hata yapabilirim. Bunun karşılığı benim yuvamın huzurunun kaçması mı, kişilik algılarımın bozulması mı ya da beni daha farklı düşüncelerle ortaya mı koymaları gerekiyor. Hata yapmayan insan olur mu?" dedi. Bunu söyleyen belki de dünyanın en iyi hakemlerinden birisi ve belki de birincisi. 'Aman hata yapmayayım' baskısı insana hata yaptırır. Yüzde 51 penaltıysa penaltı verilsin diye yazmıştı bir arkadaşımız. Şimdi burada yüzde 51 bile haktır. Ama bu sistem, bunu ortadan kaldıran ve adaleti sağlayan bir sistem. Bu durum büyük ölçüde telafi edildi ama sıfıra inmesi mümkün değil. Türkiye'nin aynı kalitedeki iki hakemine pozisyonları izletin, yüzde 15'inde farklı kararlar çıkar. Futbol yorum işidir. Pozisyon yorumlamasına gelirsek, ben pozisyonu hakemden iyi yorumlarım. Çünkü futbola saha içi ve dışında 50 yılımı vermişim. Bir insanın vücut dili, koşuyu ne için yaptığını sana gösterir. Mesela bir pozisyonda ben hakem olsam, oyuncu kırmızı kart görmesin diye, koşuşundan dolayı düdüğü çalarım. Bunu kırmızı kart görmemesi için çalmam aslında, gittiği adam sakatlanmasın diye çalarım. Ben uzun süre dünyanın en iyi hakemlerinden Marcus Merk'le program yaptım. Onunla anlaşamadığımız, onun haklı olduğu ya da benim haklı olduğun bir sürü pozisyon vardı. Hakem futbolun ruhunu saha içinde kaçırabilir. Çok iyi hakem olabilirsin ama bunu kaçırabilirsin. VAR sistemi adil bir sistem ama neticede birisi yorumluyor. Bizde bir laf vardır; öküzün altında buzağı aramak. Her öküzün altında buzağı aranır mı, böyle bir ülke olabilir mi? Niyet işte" açıklamasını yaptı.

"Hakemle didişmekten kırmızı kart rekortmeni oldum"

Türkiye'de hakemlerin eskiye göre olumlu anlamda çok iyi bir gelişim gösterdiğini sözlerine ekleyen Mustafa Denizli, "Ben Türkiye liglerinde 1968 yılında forma giyen gencecik bir çocuktum. O günden bugüne hakemlerimizde müthiş olumlu bir değişim var. Bu da güven faktörü olarak var. Bizim maçlarımızda hakemler bir ton hatalı karar veriyor. Ama asla ve asla kafasında başka bir düşünce olduğunu düşünmüyorum ve hata yaptı diyorum. Bizim oynadığımız zamandı böyle düşünmüyordum. Birçok kırmızı kart gördüm. Hayatımda rakiple didişmekten dolayı kırmızı kart görmedim ama kart rekortmeniydim. 22 tane kırmızı kart gördüm ben. Hepsi hakem kararıyla ilgili. Bu insanların birçoğunu yakinen tanıyorum. Hata yapıyorlar, yorumlamaları kötü, bazen yürekleri mangal gibi değil. Ama bunlar insani taraflar ve olabilir. Şu anda Türkiye'de, 'Ben bu maçı bu skorla bitireceğim' diyen hakem yok. O bakımdan rahatım. Hakem hatasından maç kazandık, maç kaybettik. Belki de şampiyonluk kaybettim ben ve bir gün olsun hakem önyargıyla maça çıktı demedim" dedi.

"Kimseye güvenmeyen kişi, kendisine güvenmiyordur"

Türkiye'de güven konusunda önemli bir sorun olduğunu ifade ederek hakemlerle ilgili düşüncelerini aktaran deneyimli teknik adam, "Bütün takımlar benim söylediğim faktörlerden şikayet edebilir. Kimse 'Bunun aklında bu var' demiyor. Türkiye'de maalesef güven dediğimiz faktör birçok insanda soru işareti. Ben 30 senedir bu mesleği yapıyorum. Çevremde bir sürü ekibim var. 30 yılda bir tek gün 'Acaba arkadan bir şey yer miyim' gözüyle bakmadım, düşünmedim. Çünkü onları ben seçtim. Bütün düşüncelerim doğru çıkmadı ama bunu yapıyorsam o yolda arkama bakmadan yürümeliyim ben. Güven dediğim budur. Biz; insanlara, hakemlere, ona, buna güvenmezsek, birinci derecede kendimize güvenmiyoruz demektir. Kendisine güvenmeyen insan başkasına güvenmez. Ben hayatım boyunca kendime güvendim. Önce kendi yapacağıma, ondan sonra bu düşüncelerimi benimle paylaşacak olan insanlara güven duygusuyla yaklaştım. Hepsinden aynı sonucu almadım ama neticede karar verici benim. Onlar da bu kasten yapmadı. Ben bir plan yapıyorum, en iyisi olabilir ama düşündüğün çalışmayı yapamayabilirsin. Ama güvenini kaybettiğin zaman yürüyecek yolun kalmamıştır. Hakeme güvenme, futbolcuya güvenme Kime güveneceğiz biz? Onun için benim hayatta edindiğim en önemli derslerden birisi budur" ifadelerini kullandı.

"Milli takımda başarı yerli teknik adamla gelir"

A Milli Takım'ın başına Şenol Güneş'in geçmesiyle ilgili olarak düşünceleri sorulan Mustafa Denizli, "Tercihler her zaman tartışılır. Bu durum genelde yerli yabancı üzerinden gidiyor. Kısa bir dönem vardı Lucescu geldiğinde. Sağolsun buraya bana da ziyarete geldi, saatlerce konuştuk kendisiyle. O zaman kısa dönem adına, kendi ülkemizden bir insan olsaydı, daha katkı sağlayıcı olabilirdi. Lucescu'nun kariyeri ve başarıları ortada ve son derece tecrübeli. Ama milli takımlarda, dünya üzerinde uluslararası platformda yabancı bir teknik adamla başarıya ulaşan tek bir ülke var, 2004 Avrupa Şampiyonası'nda şampiyon olan Yunanistan. Takımın başında Alman Otto Rehhagel vardı. Onun dışında Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'nda başarı getiren hep o ülkenin insanları oldu. Bu nedenle de Şenol hocanın takımın başına getirilmesi son derece yerinde bir karardır. Bu karar da insanlar üzerinde oluşan o gazı almıştır, bu bir gerçek. Ülke insanının milli takımla oluşan ilişkisi kopukluğa uğramıştı. Bu atmosfer olduğu zaman milli takım İstanbul'a döner" cevabını verdi.

"Milli takım maçında tribünler sadece kırmızı-beyaz olmalı"

A Milli Takım'ın artık İstanbul'a dönüp dönmemesi konusunda konuşan Mustafa Denizli, bu konuda özellikle karşılaşmaların oynanacağı periyoda bakılması gerektiğinin altını çizdi. Fransa karşılaşmasının Konya'da oynanacağını hatırlatarak sözlerini sürdüren Denizli, "Ama Fransa maçı ligler sona erdikten sonra oynanacak. Yani içeride mahalli bir rekabetin olmadığı dönemde oynanacak. Burada Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray bir şampiyonluk yarışı içinde olsa ve bu tarihte İstanbul'da bir milli maç oynansa, o zaman soru işareti olur. Hangi statta oynanacak, hangi oyuncular kadroya dahil edilecek, hangi futbolculara daha yakın ilgi gösterilecek? Bu daha önce yaşandı ve bu nedenle söylüyorum bunu. O tarih itibariyle hem İstanbul'daki taraftarı milli takım odak olmak üzere toplayabilirdi hem de bu algıyı ortadan kaldırabilirdi. Lig bittikten sonra İstanbul'da oynanması problem değil. Problem lig devam ederken. 3 takımdan birisinin sahasında oynayacaksın, Olimpiyat Stadı, milli takım maçları için uygun değil. Milli takımı İstanbul dışına çıkaran ilk teknik adam benim. Bursa'ya maçları bu faktörden dolayı ben aldım. Bir de strateji dediğimiz bir faktör var. Türkiye'de şehirleri futbolla yatıp kalkan, futbolu çok seven ve destek grupları oluşturan şehirler; Bursa, Eskişehir, Trabzon ve biraz da artık milli maçlardan dolayı Konya. O zaman takımından en fazla beklentisi olan takım Bursa'ydı. Kendi takımından görmediği başarıyı bir takımın etrafında kenetlenerek yaşamak istiyordu ve bu da milli takımdı. Orada oynadığımız tüm maçlardan düşündüğümüz sonuçları aldık. Bu tercih, tesadüf değildi. İstanbul'da sezon içinde oynanan bir maçta insanımızın bir kısmının üzerinde Galatasaray forması, bir kısmının üzerinde Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor forması var. Bu milli takım. Milli takım forması tek. Bu rekabet öyle bir yere geldi ki, stada giderken, senin giydiğin formanın dışında başka bir forma giydiğin zaman irite oluyorsun. Milli takımın tek forması var, o da kırmızı beyaz. Milli takım maçlarında tribünlere bakıyorsun, en azı milli takım forması var. Forma bulamamak da federasyonun sorunu, satışa çıkarsınlar bu formaları. Bundan fazla taraftarı olan takım var mı Türkiye'de. 25 milyon, 15-20 milyon taraftar olan takımlar var. Bunun 82 milyon taraftarı var ve kulüpler gibi store yap. Bütçen mi yetmiyor?" diyerek milli takım formalarının satışlarının daha ulaşılabilir olması gerektiğini ifade etti.

"Futbol adına alınan en rezalet karar artı (+) kuralıdır"

Değişmesi gündeme gelen yabancı kuralıyla ilgili olarak konuşan Mustafa Denizli, 6+2+2 kararını sert şekilde eleştirdi. Türkiye'de futbol adına alınan en rezalet kararlardan birisinin yabancı konusundaki artı (+) kararları olduğunu söyleyen Denizli, "Böyle bir şey olur mu? Tribün için transfer yaptırıyorlar. Federasyon bu artı kuralını niye çıkarıyor? Bunu doğru dürüst söyle. 6+2+2 yerine doğru dürüst 10 de bitsin. Bu nedir. Bunun zararını en fazla kulüpler çekiyor. Yönetici ekonomik olarak çekiyor, sonra da takım çekiyor. Bu binanın içinde bu sistemle çalışan birisi olsam, yarım saat sonra antrenman var ve karşımda 5 tane sorunlu adam bulurum. Acaba son +2"de miyim, ilk +2"de miyim yoksa ilk 6'nın içinde miyim diye düşünecek adam. Sen de Hz. Ali ya da Hz. İbrahim adaletiyle git eve, kimi dışarıda bırakacağım diye düşün. Beni uykusuz bırakmak istiyorsan bu kararı al. Hocaların uyumasını istemiyorum de. Hadi ilk 2'yi attın, 2 saat uykudan kaybettin. Sonra diğer 2'yi düşündün, 2 saat daha gitti ve sabah oldu. Kimden korkuyorsun. Rekabetten korkma. Bu ülke, açık ekonomisi olan bir ülke. Bunu azaltırsan, diğer sayıyı çoğaltamazsın. Senin gerçek manada yıldız adayı gençlerin varsa, 50 tane yabancı getirsen de onlar şans bulur. Bu yıldızlar yabancı yokken mi çıktı? Böyle bir şey olur mu? Serbest bıraksan ne olacak? Kim kaç tane transfer yapar. Borç haneleri artık çevrilemeyecek durumda. Bunu netleştir. 10'sa 10 de, 6'ysa 6 de. +2 diyerek kimi kandırıyorsun. Ne için, teknik adamları ruh hastası yapmak için. 10+10 yap. Şu anda 14 yabancı var ve mecbur değilsin almaya. 3 yabancıyla da gidebilirsin. Ama 14 yerli oyuncun olmak zorunda. Bu yabancı kuralı değil, yerli kuralı. 14 yabancı varsa sana bir şey olmuyor, 14 yerli yoksa sana bir şey oluyor. Demek ki bu yerli kuralı. Alabilen 3 tane alır, alabilen 8 tane alır. 14 tane aldığın zaman zaten 3 tane mutlak problemli adamın oluyor. Hepsini birden oynatamıyorsun zaten, 11'ini oynatıyorsun. 10 tane, 8 tane de, serbest bırak. Bunu net yap" ifadelerini kullandı.

"Futbol bana mide ülseri kazandırdı!"

Trabzonspor karşılaşmasında yaşadığı sağlık sorunuyla ilgili olarak konuşan Mustafa Denizli, "Trabzonspor maçında yaşadığım problemi daha önce milli takımın başındayken Finlandiya maçında yaşamıştım. Futbolun bana kazandırdıklarından birisi de mide ülseri. Bazen hiçbir şey yapmıyorsunuz ve kabulleniyorsunuz. Takım iyi oynuyor, gol kaçırıyor ama o haftalarda ilk gelen top gol oluyordu. İkinci golde anormal sinirlendim ve sanki tirbuşonla midemi oymaya başladılar. Doktora 'Bu benim aralıklı olarak yaşadığım bir şey, bana bir ilaç ver' dedim. Tansiyonuma baktı ve yüksek gördü. Esasında her hafta tansiyonuma devre arasında baksa, tansiyonum yüksek çıkar. Riske etmeyelim dedi ve tedbir amaçlı hastaneye gitmemi söyledi. Böyle bir şey yaşadık. Ama sonrasında ilk antrenmana çıktım, ertesi hafta maça da çıktım. Bu mesleği yapanlar, bunları yaşıyor. Bu sadece maç oynanırken yaşandı, maç dışında da yaşadığım birçok şey var" dedi.

"Türk teknik adamlar iyi bir yolda"

Türkiye'de en formda teknik adamın kim olduğuyla ilgili düşünceleri sorulan deneyimli çalıştırıcı, "Fatih ve Şenol'u dışarıda tutarak cevaplıyorum. Abdullah Avcı sürekli başarılı grafik çiziyor. Sergen Yalçın, Okan Buruk, Mehmet Özdilek. Esasında Erzurum'da kötü bir grafiği yoktu. Bunlar her teknik adamın yaşayacağı şeyler. Samet hoca, Hikmet hoca, Ünal hoca, Rıza hoca Hepsi başarılı bu hocaların. Birçoğu benimle birlikte çalışan arkadaşlar. Artık konumlar değişiyor. Benim asistanlığımı yapanlar şu anda ligin tecrübeli hocaları sınıfına girmeye başladı. Onların bu grafikleri bizi mutlu ediyor. Bu durum ülke adına Türk teknik adamların geldiği yol itibariyle iyi bir puan" açıklamasını yaptı.

"Sergen Yalçın çok ayrı bir zeka"

Başarılı teknik adamlar listesinde saydığı Sergen Yalçın'ın futbolculuğu hakkında da yorum yapan Mustafa Denizli, "Sergen beraber çalıştığım en iyi futbolculardan birisiydi. 4 sene hocalığını yaptım ve o çok ayrı bir zeka. Çok değerli futbolcularla çalıştım. Türkiye'nin ve dünyanın kaybı olan önemli oyuncular da oldu. Mesela şu anda İtalya'dan dünya çapında 2 futbolcu söyleyin. Mesela Balotelli'yi skandallarıyla hatırlıyorsun. İtalya defalarca Dünya ve Avrupa şampiyonu oldu. 10-15 sene önce sorsam bana 10 tane isim sayardınız. Türkiye'den de öyle, İspanya'dan da öyle. Xavi-Iniesta-Casillas gitti, İspanyol futbolunda sayılan isimler yabancı oyuncular oldu. Türkiye'de Arda-Emre'den sonra doğru dürüst isim sayamıyorsun. Şimdi Yusuf, Cenk, Abdülkadir, Dorukhan'ı sayıyorsunuz. Mesela Dorukhan olur. Beraber çalıştım ve Dorukhan futbolcu olmak istiyordu. Amacına ulaşmak istiyordu. Grafiği de devam eder. Milli takımda oynayan futbolcunun kendi takımındaki yeri de garantidir. Bu anlamda Dorukhan açısından Şenol Güneş de önemli bir etken oldu" diyerek sözlerini tamamladı.

2 çocuk Fenerbahçeliler Derneği'nde yangın çıkardı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde pasajda bulunan Fenerbahçeliler Derneği'nde yangın çıktı

18.05.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk Fenerbahçeliler Derneği'nde yangın çıkardı
2 çocuk Fenerbahçeliler Derneği'nde yangın çıkardı
Bursa'nın İnegöl ilçesinde pasajda bulunan Fenerbahçeliler Derneği'nde yangın çıktı. Dernekte yangın çıkaran 2 çocuk ve yangın anı, bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Yangın, saat 18.15 sıralarında Cuma Mahallesi Elektrik Sokak'ta bulunan pasajın içindeki Fenerbahçeliler Derneği'nde meydana geldi. Pasaja giren 2 çocuk, derneğin bahçe kısmındaki sandalyeler ve perdeleri çakmakla tutuşturup kaçtı. Çıkan yangını gören vatandaşlar, durumu İnegöl itfaiyesine bildirdi.

Adrese çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle kısa sürede söndürülen yangında dernekte hasar meydana geldi. Dernekte yangın çıkaran 2 çocuk ve yangın anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Polis ekipleri, 2 çocuğu yakalamak için çalışma başlattı.

Kasımpaşa, Galatasaray'ı yenerek Süper Lig'de kalmayı başardı

Trendyol Süper Lig'in 34. ve son haftasında Kasımpaşa, konuk ettiği Galatasaray'ı 1-0 yendi

17.05.2026 22:59:00
AA
Kasımpaşa, Galatasaray'ı yenerek Süper Lig'de kalmayı başardı
Kasımpaşa, Galatasaray'ı yenerek Süper Lig'de kalmayı başardı
Trendyol Süper Lig'in 34. ve son haftasında Kasımpaşa, konuk ettiği Galatasaray'ı 1-0 yendi.

5. dakikada soldan ceza sahasına giren Lang'ın yerden plase vuruşunda kaleci Ali Yanar yatarak uzak direk dibinde topu kornere çeldi.

6. dakikada Sane'nin sağdan kullandığı kornerde ön direkte yükselen Kaan Ayhan'ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla üstten auta gitti.

27. dakikada Kasımpaşa öne geçti. Sol kanattaki Diabate'nin pasında savunma arkasına sarkan Benedyczak'ın ceza sahası sol çaprazından vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-0.

38. dakikada Kaan Ayhan'ın ara pasında topla buluşan Sane'nin ceza sahası sağ çaprazından plase vuruşunda meşin yuvarlak, üst direğe çarpıp oyun alanına geri döndü.

Kasımpaşa, ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı.

İkinci yarı



53. dakikada Eren Elmalı'nın pasında topla buluşan Lang'ın ceza sahası sol çaprazından vuruşunda kaleci Ali Yanar, meşin yuvarlağı çeldi.

60. dakikada Kerem Demirbay'ın ara pasında savunma arkasına sarkan Benedyczak, kaleci Batuhan Şen ile karşı karşıya kaldıktan sonra vuruşunu yaptı. Batuhan, bu pozisyonda meşin yuvarlağı kornere çeldi.

61. dakikada Kamil Ahmet Çörekçi'nin uzun pasında savunma arkasına sarkan Diabate, kaleciyle karşı karşıya kaldıktan sonra ceza sahası sol çaprazından aşırtma vuruşunu yaptı. Meşin yuvarlak, az farkla üstten auta çıktı.

80. dakikada Jakobs'un sol kanattan ortasında penaltı noktası civarında yükselen Singo'nun kafa vuruşunda top, üst direğe çarptıktan sonra kaleci Ali Yanar'ın sırtına çarparak kornere gitti.

88. dakikada Ben Ouanes'in pasında topla buluşan Benedyczak'ın ceza yayından yaptığı vuruşta meşin yuvarlak, üst direğe çarpıp oyun alanına geri döndü.

Kasımpaşa, maçı 1-0 kazandı.

Galibiyet yetmedi

Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunun son haftasında nefes kesen kümede kalma mücadelesinin ardından, lige veda eden son takım Antalyaspor oldu

17.05.2026 22:17:00
Haber Merkezi
Galibiyet yetmedi
Galibiyet yetmedi
Trendyol Süper Lig'de 2025-2026 sezonunun son haftasında nefes kesen kümede kalma mücadelesinin ardından, lige veda eden son takım Antalyaspor oldu. Kırmızı-beyazlı ekip, son maçında galip gelmesine rağmen rakiplerinin puan kazanmasıyla alt lige düşmekten kurtulamadı.

Galibiyet yetmedi



Kritik haftada kendi sahasında Kocaelispor'u ağırlayan Antalyaspor, sahadan 1-0'lık galibiyetle ayrıldı.

Ancak bu 3 puan, Akdeniz ekibini ligde tutmaya yetmedi. Rakiplerinin aldığı sonuçların ardından puan cetvelinin alt basamağında kalan kırmızı-beyazlılar, büyük bir hüzün yaşadı.

Rakipler Hata Yapmadı



Küme düşme hattındaki diğer takımların son hafta aldığı sonuçlar Antalyaspor'un kaderini belirledi:

Kasımpaşa, şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray'ı 1-0 mağlup ederek yerini korudu.

Gençlerbirliği, deplasmanda Trabzonspor'u 3-0 gibi net bir skorla geçerek ligde kaldı.

Eyüpspor da topladığı puanlarla lige tutunmayı başardı.

Puan Durumu ve Düşen Diğer Takımlar

Sezonun tamamlanmasıyla birlikte düşme hattındaki puan sıralaması şu şekilde oluştu:

Kasımpaşa: 35 Puan
Gençlerbirliği: 34 Puan
Eyüpspor: 33 Puan
Antalyaspor: 32 Puan

Daha önce küme düşmesi kesinleşen Kayserispor ve Fatih Karagümrük'ün ardından, 32 puanla lige veda eden 3. ve son takım Antalyaspor oldu. Kırmızı-beyazlı ekip önümüzdeki sezon Trendyol 1. Lig'de yeniden Süper Lig'e dönmek için mücadele edecek.

Bernardo Silva gelirse Icardi ve Lemina gider

Galatasaray, Bernardo Silva’yı kadroya katmak için düğmeye bastı ancak TFF’nin yabancı kontenjanındaki yaş sınırı deprem etkisi yarattı

17.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Bernardo Silva gelirse Icardi ve Lemina gider
Bernardo Silva gelirse Icardi ve Lemina gider
Galatasaray, Bernardo Silva'yı kadroya katmak için düğmeye bastı ancak TFF'nin yabancı kontenjanındaki yaş sınırı deprem etkisi yarattı.

Kontenjanı tamamen dolu olan sarı-kırmızılılar, Portekizli yıldıza yer açmak için radikal bir kararı masaya yatırdı. Ya Mauro Icardi ya da Mario Lemina ile yollar mecburen ayrılacak.







TFF'nin uyguladığı 2004 doğumlu ve üstü yabancı sınırı Okan Buruk'un hesaplarını altüst etti. Sarı-kırmızılı ekipte şu an itibarıyla "yaş sınırı üzerindeki" yabancı oyuncu sayısı 10.

Yani (Lang ve Boey'un gittiği tabloda bile...) taraftarı heyecanlandıran Bernardo Silva veya Bruno Fernandes transferlerinden birinin gerçekleşmesi için kadrodan en az bir ismin gitmesi zorunlu.







10 İSİM MASADA DURUYOR

Galatasaray'ın mevcut kadrosunda 24 yaş sınırının üzerinde bulunan yabancı futbolcular şunlar:

-Singo
-Davinson
-Jakops
-Sallai
-Torreira
-Gabriel Sara
-Lemina
-Sane
-Osimhen
-Icardi







Okan Buruk'un transfer raporu mevcut kadro planlamasını daha da zorlaştırıyor. Tecrübeli çalıştırıcının şampiyonluk yolunda iki net talebi daha var; tecrübeli bir sol stoper ve orta sahada 6/8 numara pozisyonuna Lemina'nın önünde bir isim.






ZORUNLU OLARAK GENÇ TRANSFERİ

Buruk'un bu talepleri, zaten dolu olan yabancı kontenjanında yer açılmasını imkansız hale getiriyor. Özellikle Lemina ve Icardi'nin takımda kaldığı senaryoda, yeni bir transfer yapılabilmesi için ancak Wilfried Singo veya Gabriel Sara gibi isimlerin satışından açılacak kontenjan boşluğuna ihtiyaç duyulacak. Kadroda yaş sınırına takılmayan tek isim genç yetenek Nhaga. bu nedenle özellikle kadroyu yedekleyecek rotasyon için genç yeteneklere yönelim olmak zorunda.







TFF'YE "KURALI YUMUŞAT" DENECEK

Bernardo Silva ya da Bruno Fernandes bu şartlar altında muhtemelen Lemina ya da Icardi'yi tabiri caizse 'yiyecek.' Çünkü Gabriel Sara ya da Singo'dan birisi satılsa bile stoper ve orta sahaya takviye zorunlu olacak.

Bu arada Galatasaray ve diğer Süper Lig takımlarının TFF'ye giderek kuralın yumuşatılması için başvuru yapacakları ise gelen bilgiler arasında.

Fenerbahçe'nin yeni başkanını bekleyen büyük tehlike

Fenerbahçe’de yaklaşan seçimlerin ardından koltuğa oturacak ismi daha başkanlığını kutlayamayadan kulüp tarihinin belki de en sancılı "boşanma" operasyonu bekliyor olacak…

17.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin yeni başkanını bekleyen büyük tehlike
Fenerbahçe'nin yeni başkanını bekleyen büyük tehlike
Fenerbahçe'de yaklaşan seçimlerin ardından koltuğa oturacak ismi daha başkanlığını kutlayamayadan kulüp tarihinin belki de en sancılı "boşanma" operasyonu bekliyor olacak…

Kadrodaki 20 yabancı oyuncunun yarattığı limit krizi ve gönderilmesi imkansıza yakın isimler, yeni başkanın uykularını kaçıracak cinsten. Bu operasyon, Icardi-Wanda Nara'nın çekişmeli boşanmasından bile daha ihtilaflı geçmeye aday.







Fenerbahçe'de yeni seçilen başkan büyük bir kaosla kucak kucağa kalacak. Eldeki kabarık yabancı kadrosu yeni başkanın uykularını kaçıracak.

Şu an kadrosunda 20 yabancı oyuncu bulunan sarı-lacivertlilerde yeni hedeflerin takıma katılabilmesi için geniş kapsamlı bir "boşanma" operasyonu yapılmak zorunda. Bu "boşanma" sürecinin Icardi ile Wanda Nara'nın boşanmasından bile daha zahmetli olacağı kesin.







20 YABANCI OYUNCUSU OLACAK

Kadro mühendisliğinde en büyük engel "satmadan" alınan yabancılar yüzünden dolup taşan limit. Mevcut 20 oyuncudan sadece Sidiki Cherif, Fall ve Mimovic 2004 ve sonrası doğumlu kontenjanına uyuyor.

Ancak bu isimlerden yeri garanti olan tek isim Sidiki Cherif. 22 milyon euro'luk Fransız bile "yetersiz" bulunurken geldiklerinden beri 1 dakika bile süre alamayan Fall ve Mimovic'le devam edilme şansı sıfırın bile altında.







3 YILDIZ İSİM İÇİN BİLE

Taraftarı heyecanlandıran Chevalier (kaleci), Bernardo Silva (10 numara) ve Guirassy (forvet) transferlerinin gerçekleşmesi için bile kadroda en az 5 kişilik yer açılması gerekiyor. Bu noktada ayrılığa en yakın isimler "gönüllerde" netleşti:

- Ederson
- Fred
- Nene
- Musaba







GİTMEDEN NASIL GELECEKLER?

Savunma hattındaki sirkülasyon da "gelen-giden" dengesine bağlı. Oosterwolde satış listesine konulabilir ancak ayrılması durumunda mutlaka sol stoper takviyesi yapılmalı. Hatta daha şimdiden "iyi sol stoper değil" bile deniyor. Brown ve Semedo'nun kaderleri de yeni transferlere bağlı olacak. Bu bölgelere oyuncu alınması halinde ancak iki isimle de yollar ayrılabilir.







12 TANE YAŞLI OYUNCU VAR

Sezonu takımla bitiren 12 tecrübeli oyuncunun (Skriniar, Kante, Guendouzi, Asensio, Talisca dahil) tamamı yaş sınırının üzerinde. Kiralıktan dönen Diego Carlos, Livakovic, Amrabat, Becao ve Fayed beşlisi de yaş kontenjanına takılıyor. Yeni başkanın manevra alanı iyice daralıyor.

Beşiktaş'ın İspanya turundan Yunan yıldız çıktı

Beşiktaş’ta rota Madrid, hedef Yunan yıldızlar! Başkan Serdal Adalı’nın bizzat yürüttüğü gizli zirvelerde Benfica’nın gol makinesi Pavlidis ve Sevilla'da kiralık oynayan tecrübeli eldiven Vlachodimos için düğmeye basıldı

17.05.2026 12:51:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ın İspanya turundan Yunan yıldız çıktı
Beşiktaş'ın İspanya turundan Yunan yıldız çıktı
Beşiktaş'ta rota Madrid, hedef Yunan yıldızlar! Başkan Serdal Adalı'nın bizzat yürüttüğü gizli zirvelerde Benfica'nın gol makinesi Pavlidis ve Sevilla'da kiralık oynayan tecrübeli eldiven Vlachodimos için düğmeye basıldı. Menajerlerinin "neden olmasın" demesiyle Beşiktaş iki Yunan isme "Kalos Orises!-Hoşgeldiniz" demek için ilk aşamayı atlattı.






Beşiktaş'ta Başkan Serdal Adalı yeni sezonun transferlerinde hata yapmamak için tüm sorumluluğu üstüne aldı. Kaptan Orkun Kökçü'nün de dahil olduğu transfer harekatında rota Madrid'e kırıldı. Adalı, Benfica'nın gol makinesi Vangelis Pavlidis ve Newcastle'ın malı olan ancak Sevilla'da oynayan kaleci Odysseas Vlachodimos ile Yunan rüzgarı estirmek için gaza bastı.






RUI COSTA'DAN FIFA İZNİ ALINDI

Geçtiğimiz hafta Madrid, Beşiktaş'ın transfer geleceğinin şekillendiği gizli iki zirveye ev sahipliği yaptı. Orkun Kökçü'nün babası ve menajeri Halis Kökçü önce Benfica Başkanı Rui Costa ile Serdal Adalı'yı buluşturdu. Adalı, Yunan golcüye talip olduklarını iletti. Rui Costa'dan, Pavlidis ile görüşmek için FIFA iznini aldı.






CANALES'LE İLK GÖRÜŞME

Bu buluşmadan sonra Pavlidis'in menajeri Arturo Canales, Halis Kökçü ve başkan Serdal Adalı ilk resmi görüşmeyi gerçekleştirdi. Başkan Adalı'nın transfer stratejisi net; Pavlidis "evet" dediği an, kulüpler (Beşiktaş-Benfica) arasındaki pazarlıklar başlayacak. İlk plan 20 milyon Euro garanti ücret ve performans bonuslarıyla desteklenen dev bir paket olacak.






KALEYE DE YUNAN İSİM

Transferde Yunan operasyonu sadece Pavlidis'le sınırlı kalmadı. Sergen Yalçın'ın "savunmayı organize edecek, imkansızları değil yenmeyecek golleri çıkaracak ve ayaklarına hakim" bir kaleci profiline en uygun isim Odysseas Vlachodimos için de Madrid'de bir görüşme yapıldı.

Sevilla'da kiralık oynayan Yunan kalecinin menajeri Koukoutrigas, Başkan Adalı ve Halis Kökçü'ye, "Newcastle'ı ikna ederseniz neden olmasın" mesajı verdi.

Kim bulduysa iyi iş çıkardı: Dominasyon!

Galatasaray'ın 26. şampiyonluğu kutalamalarında stadyum anonslarından sosyal medya editlerine, başkanlık açıklamalarından kutlama tişörtlerine kadar her yere damga vurdu

17.05.2026 12:44:00
Haber Merkezi
Kim bulduysa iyi iş çıkardı: Dominasyon!
Kim bulduysa iyi iş çıkardı: Dominasyon!
Galatasaray'ın 26. şampiyonluğu kutalamalarında stadyum anonslarından sosyal medya editlerine, başkanlık açıklamalarından kutlama tişörtlerine kadar her yere damga vurdu: Dominasyon! İlk kez Başkan Dursun Özbek tarafından hedef olarak telaffuz edilen, ardından taraftarın sahiplenmesiyle dev bir marka haline dönüşen bu kavram bir anda Galatasaray'la özdeşleşiverdi.






Galatasaray'ın 2025-26 sezonunu şampiyon tamamlamasının ardından kutlamalara "DOMİNASYON" kelimesi damga vurdu. Sarı-kırmızılı camianın hemen her platformda kullandığı bu ifade, sadece bir şampiyonluk sloganı değil, aynı zamanda Türk futbolunda yeni bir dönemin parolası olarak kayıtlara geçti.






LİTERATÜRE BAŞKAN ÖZBEK SOKTU

"Dominasyon" kavramının Türk futbol literatürüne bu denli sert bir giriş yapmasının arkasındaki isim Galatasaray Başkanı Dursun Özbek. Sezon ortasında düzenlenen sponsorluk imza törenleri ve Divan Kurulu toplantılarında kulübün hem mali hem de sportif vizyonunu anlatan Özbek, Galatasaray'ın sadece saha içinde değil, her alanda rakiplerinden ayrıştığını vurguladı.






MEYDAN OKUMA SEMBOLÜ OLDU

Özbek'in, "Türk futbolunda Galatasaray dominasyonu başlamıştır" şeklindeki iddialı çıkışı, kelimenin ilk kez bu kadar yüksek perdeden telaffuz edilmesini sağladı. Başkan Özbek'in başlattığı bu söylem, kısa sürede rakip camialarla girilen psikolojik savaşın merkezine yerleşti. Rakiplerin bu ifadeye gösterdiği tepki, Galatasaray taraftarı için kelimeyi bir "meydan okuma" sembolü haline getirdi.






SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ANLAMINDA

Özellikle sosyal medya platformlarında hazırlanan taraftar editleri, kazanılan derbi zaferleri ve üst üste gelen galibiyet serileriyle birleşince, "Dominasyon" kelimesi dijital dünyada bir marka değerine ulaştı. Taraftarlar, bu terimi mutlak üstünlük ve sürdürülebilir başarıyla özdeşleştirdi.






REKORLAR DOLU BİR KARİYER

Şampiyonluğun matematiksel olarak ilan edilmesinin ardından, Galatasaray İletişim Grubu bu kavramı resmiyete döktü. RAMS Park'taki kupa töreninden kutlama tişörtlerine, dijital içeriklerden stadyum anonslarına kadar her yerde "Dominasyon" vurgusu yapıldı.

Teknik direktör Okan Buruk'un rekorlarla dolu performansı ve oyuncu grubunun saha içindeki baskın oyunu, başkanın aylar önce kurduğu "dominasyon" kelimesinin altını dolduran en büyük etkenler oldu.

Beşiktaş'ın yeni hocası belli

Beşiktaş’ta gözler Başkan Serdal Adalı ile Sergen Yalçın arasında yarın gerçekleşecek dev zirveye çevrildi. Perde arkasında da hareketli saatleri yaşanıyor

17.05.2026 12:39:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ın yeni hocası belli
Beşiktaş'ın yeni hocası belli
Beşiktaş'ta gözler Başkan Serdal Adalı ile Sergen Yalçın arasında yarın gerçekleşecek dev zirveye çevrildi. Perde arkasında da hareketli saatleri yaşanıyor. Olası bir ayrılık durumunda Eduard Graf'ın sunduğu listenin ilk sırasındaki Dino Toppmöller, Başkan Serdal Adalı'dan tam not aldı. Etik değerler gereği henüz resmi bir kontrat teklif edilmese de Graf'ın yaptığı gizli görüşmeden Alman teknik adamın "Beşiktaş'ın projesine hazırım" yanıtını verdiği belirtiliyor.






Beşiktaş'ta teknik direktör bilmecesi yarın netleşecek. Siyah-beyazlı camiada tüm gözler, Başkan Serdal Adalı'nın yarın Sergen Yalçın ile gerçekleştireceği kritik görüşmeye çevrildi. Gelecek sezonun planlamasının masaya yatırılacağı bu zirveden bir "ayrılık" kararı çıkması halinde, Beşiktaş'ın yeni hocasının kim olacağı da büyük ölçüde netleşti.






GÖRÜNMEZ FUTBOL DİREKTÖRÜ

Beşiktaş'ın "görünmez" Futbol Direktörü Eduard Graf, bir süredir yürüttüğü teknik direktör çalışmalarının ardından hazırladığı kısa listeyi yönetime sunmuştu. Frankfurt'tan ayrılan Dino Toppmöller, bu listenin en güçlü adayı olarak öne çıkıyordu. Alınan bilgilere göre, Alman futbol ekolüne ve modern yapılanmaya sıcak bakan Başkan Serdal Adalı, Graf'ın getirdiği Toppmöller ismine tamamen ikna olmuş durumda ve bu profile oldukça sıcak bakıyor.






GRAF PROJELERDEN BAHSETTİ

Yarın yapılacak Sergen Yalçın zirvesi öncesinde etik değerleri korumak adına Toppmöller ile henüz kulüp düzeyinde resmi bir görüşme gerçekleştirilmedi. Ancak perde arkasında hareketli saatler yaşandı. Graf'ın, Alman teknik adamla gayriresmi bir sohbet gerçekleştirerek Beşiktaş'ın vizyonunu, yeni yapılanmasını ve kulübün projelerini aktardığı öğrenildi.






BUGÜN BİR AYRILIK OLABİLİR

Graf'ın bu hamlesine Toppmöller'den "olumlu cevap" geldiği ve başarılı çalıştırıcının Beşiktaş projesine son derece sıcak yaklaştığı belirtildi.

Beşiktaş yönetimi, Sergen Yalçın ile yarın yapılacak toplantının ardından yol haritasını kesinleştirecek. Eğer masadan ayrılık kararı çıkarsa, Volker Struth'un menajerliğini yaptığı Dino Toppmöller için resmi transfer operasyonuna vakit kaybetmeden start verilecek.

Fenerbahçe, Tarık Çetin ile 3 yıllık sözleşme imzaladı

Fenerbahçe, kaleci Tarık Çetin ile 3 yıllık yeni sözleşme imzaladı.

17.05.2026 00:10:00
AA
Fenerbahçe, Tarık Çetin ile 3 yıllık sözleşme imzaladı
Fenerbahçe, Tarık Çetin ile 3 yıllık sözleşme imzaladı
Fenerbahçe, kaleci Tarık Çetin ile 3 yıllık yeni sözleşme imzaladı.

Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamaya göre sezon başında transfer edilen 29 yaşındaki Tarık Çetin, düzenlenen törenle kendisini 3 yıl daha sarı-lacivertli renklere bağlayan sözleşmeye imzayı attı.

Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Torunoğulları ile Fenerbahçe Futbol AŞ Yönetim Kurulu Üyeleri Ömer Topbaş ve Turgay Terzi de törende hazır bulundu.

Samsunspor, Göztepe karşısında 3 puanı 3 golle aldı

Trendyol Süper Lig'in 34'üncü ve son haftasında Samsunspor, sahasında Göztepe'yi 3-0 yendi

16.05.2026 23:03:00
Anadolu Ajansı
Samsunspor, Göztepe karşısında 3 puanı 3 golle aldı
Samsunspor, Göztepe karşısında 3 puanı 3 golle aldı
Trendyol Süper Lig'in 34'üncü ve son haftasında Samsunspor, sahasında Göztepe'yi 3-0 yendi.

10. dakikada Coulibaly'nin pasında Elayis Tavsan'ın şutunda kaleci Lis'ten dönen top, Mouandilmadji'nin önünde kaldı. Bu futbolcunun vuruşunda kaleci Lis, meşin yuvarlağı kontrol etmeyi başardı.

12. dakikada Antunes'in yerden pasında Taha Altıkardeş'in ceza sahası dışından çektiği şutta top az farkla yandan auta çıktı.

25. dakikada Juan'ın ceza sahasına yerden pasında topla buluşan Janderson'un çektiği şutu kaleci Okan Kocuk çıkarttı. Dönen topu defans uzaklaştırdı.

36. dakikada gelişen Samsunspor atağında Mouandilmadji'nin pasında ceza sahası içinde Coulibaly'nin şutunda defansa çarpan meşin yuvarlak, ağlarla buluştu: 1-0

Karşılaşmanın ilk yarısı, Samsunspor'un 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.



49. dakikada Cherni'nin ceza sahasına yaptığı ortada arka direkte Juan'ın vuruşunda top filelerle buluştu. Ancak hakem Ümit Öztürk, VAR incelemesinin ardından golü faul nedeniyle iptal etti.

67. dakikada Antunes'in kullandığı serbest vuruşta yükselen Bokele'nin kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla auta çıktı.

85. dakikada Mouandilmadji'nin pasıyla kale önünde Elayis Tavsan'ın şutunda top ağlara gitti: 2-0

89. dakikada gelişen Samsunspor atağında Elayis Tavsan'ın pasında Mouandilmadji, ceza saha içinde çektiği şutta meşin yuvarlak bir kez daha ağlarla buluştu: 3-0

Karşılaşma, Samsunspor'un 3-0 üstünlüğüyle sona erdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.