logo
19 TEMMUZ 2026

7 yılda 338 bin kaçak yakalandı

25.05.2002 00:00:00
 
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Arslan, kaçak göçle polisin mücadelesinin çok yoğun önlemlerle sürdüğünü belirterek, "Son 7 yılda yapılan operasyonlarda 338 bin kaçak göçmen yakalandı'' dedi. Haftalık basın bilgilendirme toplantısında Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bir haftalık çalışmalarını anlatan Arslan, yasa dışı göç konusunda polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığını belirtti. Arslan, gümrük kapılarına sahteciliğin önlenmesi için teknik cihaz ve eğitilmiş köpeklerin yerleştirildiğini kaydetti. Bu amaçla diğer ülkelerin güvenlik güçleriyle işbirliği yapıldığını ve yakalanankaçak giriş yapanların ülkelerine iadeleri konusunda "Geri Kabul Anlaşmaları" imzalandığını belirten Arslan, kaçak giriş yapanların yakalanmalarıyla ilgili istatistik bilgileri verdi. Son üç yılda kaçak göçü organize eden 2 bin 529 kişinin yakalandığını, 7 yılda ise Türkiye üzerinden kaçak olarak giden 338 bin 984 kişinin gözaltına alındığını bildiren Arslan, bu olaylarla ilgili 45 gemi hakkında işlem yapıldığını kaydetti.

Mahkemeler tatile girdi: Hangi davalar görülecek

Yargıda adli tatil dönemi başladı. 31 Ağustos’a kadar sürecek süreçte nöbetçi mahkemeler görev yapacak, diğer davaların görülmesine ise yeni adli yıla kadar ara verilecek

19.07.2026 17:26:00
Haber Merkezi
 
Mahkemeler tatile girdi: Hangi davalar görülecek
Mahkemeler tatile girdi: Hangi davalar görülecek
Yargı mensuplarının toplu izin dönemi olarak bilinen adli tatil süreci başladı. 31 Ağustos'a kadar devam edecek dönemde mahkemelerde nöbetçi heyetler görev yapacak, tutuklu bulunan sanıklarla ilgili dosyalar ve gecikmesinde sakınca bulunan acil işler değerlendirilecek.

Adli tatil boyunca normal duruşmalara büyük ölçüde ara verilirken, yargı süreçlerinin tamamen durmaması için nöbetçi mahkemeler çalışmalarını sürdürecek. Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte diğer davaların görülmesine devam edilecek.

Adliyelerde görevli nöbetçi mahkemeler, yalnızca kanunda belirtilen kapsamda kalan dosyaları ele alacak. Tutukluluk durumları, acil yargı işlemleri ve bekletilmesi sakıncalı görülen başvurular bu süreçte değerlendirilecek.

Danıştay'da adli tatil döneminde nöbetçi heyet görev alacak. Bu heyet, esas hakkında karar veremeyecek; ancak yürütmenin durdurulması taleplerini inceleyebilecek.

Yargıtay'da ise adli tatil süresince biri hukuk, diğeri ceza alanında olmak üzere iki nöbetçi daire görev yapacak. Ceza dairesi tutuklu sanıklarla ilgili dosyaları, hukuk dairesi ise acil nitelikteki işlemleri değerlendirecek.

Kanunlarda yer alan düzenlemelere göre adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlayıp 31 Ağustos'ta tamamlanıyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili yargı mevzuatında bu döneme ilişkin hükümler yer alıyor.

Anayasa Mahkemesi ise adli tatil uygulaması dışında tutuluyor. Mahkeme, bu süreçte çalışmalarına devam ediyor.

Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte kamuoyunun takip ettiği davalar ve diğer yargı süreçleri belirlenen takvim doğrultusunda yeniden görülecek.

Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı

Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 19 kişi yaralandı

19.07.2026 15:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı
Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı
Olay, Diyarbakır Batman karayolu, Bağlar ilçesine bağlı Ağaçgeçit Mahallesi'nde meydana geldi. Rehabilitasyon merkezinden çıkan engellileri taşıyan N.T. idaresindeki 34 BNC 160 minibüs, V.S. idaresindeki 07 BOF 189 otomobile yandan çarpıp refüje çıktıktan sonra yan yattı.

Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 19 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çapa inceleme başlatıldı.

Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı

Moğolistan tarafından kırmızı bültenle aranan 58 yaşındaki yabancı uyruklu şüpheli D.T., Kağıthane'de gözaltına alındı. Şüphelinin, farklı ülkelerde uyuşturucu ticareti yaptığı ortaya çıktı.

19.07.2026 11:31:00 / Güncelleme: 19.07.2026 11:41:31
İhlas Haber Ajansı
 
Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
Moğolistan tarafından kırmızı bültenle aranan 58 yaşındaki yabancı uyruklu şüpheli D.T., Kağıthane'de gözaltına alındı. Şüphelinin, farklı ülkelerde uyuşturucu ticareti yaptığı ortaya çıktı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, Moğolistan uyruklu D.T.'nin bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu ticareti yaptığı ve uluslararası düzeyde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiğini belirledi. Çalışmaların devamında, ülkesinde Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan şüphelinin Kağıthane'de bulunduğu adres tespit edildi.

Perşembe günü sabah düzenlenen operasyonda yakalanan D.T., gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Uyuşturucu kaçakçısı hakkında yapılan tahdit sorgulamasında, 'M' (uluslararası güvenlik ve istihbarat riski taşıyan) ve 'G' (bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar) kodlu kayıtlarının bulunduğu anlaşıldı.

Gözaltına alınan ve sorgulanmak üzere İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. İfade işlemlerinin ardından zanlı, hakkında yürütülen adli süreç kapsamında İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne bağlı Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

Türkiye neden uluslararası suçluların buluşma noktası haline geldi?



Son yıllarda Latin Amerika, Balkanlar, Kafkaslar ve son olarak Moğolistan gibi dünyanın dört bir yanından kırmızı bültenle aranan uyuşturucu kaçakçılarının Türkiye'de, özellikle de İstanbul'da lüks yaşamlar sürerken yakalanması kronik bir zafiyete işaret etmektedir.

Muhalefet, bu suçluların ülkeye nasıl bu kadar rahat girebildiği, mülk edinebildiği ve uzun süre fark edilmeden yaşayabildiği sorusunun, istihbarat ve güvenlik bürokrasisindeki yapısal sorunları gösterdiğini savunmaktadır.

Vize politikasındaki gevşeklik ve sınır kontrolü zafiyeti



Yakalanan şüphelinin yapılan sorgulamasında, uluslararası güvenlik ve istihbarat riski taşıyan "M" kodu ile bulaşıcı hastalık riski taşıyan "G" kodu gibi ciddi tahdit kayıtlarının olduğu belirlenmiştir. Bu derece yüksek profilli risk taşıyan yabancıların sınır kapılarından veya vize muafiyetlerinden yararlanarak ülkeye sızabilmesi, sınır güvenliği ve göç idaresi politikalarının yetersizliğinin somut bir kanıtı olarak sunulmaktadır.

Varlık Barışı ve denetimsiz sermaye akışı

İktidarın uzun süredir uyguladığı, kaynağı belirsiz paraların ülkeye girişine izin veren yasal düzenlemeler, küresel suç şebekelerinin paralarını Türkiye'de aklamasına zemin hazırlamakla suçlanmaktadır. Kara para aklama süreçlerinin kolaylaşması, uluslararası uyuşturucu baronlarını ve kaçakçılarını Türkiye'ye çeken en büyük teşvik unsurlarından biri olarak nitelendirilir.

Yakalama operasyonlarının gerçek niteliği ve reaktif güvenlik politikası

İçişleri Bakanlığı tarafından büyük bir "başarı" ve "suçla amansız mücadele" olarak servis edilen yakalama operasyonlarının gerçek niteliği sorgulanmaktadır. Eleştirel yaklaşımlara göre asıl başarı, bu suçluların ülkeye girmesini en başta engellemektir. Küresel suçluların ancak uluslararası baskılar veya yabancı istihbaratların nokta atışı ihbarları neticesinde yakalanması, iktidarın iddia ettiği gibi proaktif bir güvenlik politikasının değil, zorunlu kalındığında yapılan reaktif hamlelerin bir sonucu olarak yorumlanmaktadır.

Başarı değil itiraf

İçişleri Bakanlığı'nın 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen "Gürz-25" operasyonlarında 119 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını duyurması, iktidarın geçmişteki güvenlik iddialarını yeniden tartışmaya açtı

18.07.2026 20:13:00
Haber Merkezi
 
Başarı değil itiraf
Başarı değil itiraf
İçişleri Bakanlığı'nın 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen "Gürz-25" operasyonlarında 119 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını duyurması, iktidarın geçmişteki güvenlik iddialarını yeniden tartışmaya açtı.

Yıllarca "Türkiye'de DEAŞ yok, marjinal gruplar var" ya da "Öfkeli çocuklar" denilerek tehlikesi görmezden gelinen bu yapılanmanın, bugün ülkenin 30 iline kadar yayılmış olması yürütülen yanlış politikaların faturasını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kamuoyu şimdi haklı olarak soruyor: Türkiye'de hani DEAŞ yoktu, bu hücreler 30 ile nasıl ve ne zaman yayıldı?

Yol Geçen Hanına Dönen Sınırlar Terör Hücresi Doğurdu



AKP iktidarının Suriye iç savaşı başladığından bu yana izlediği kontrolsüz göç politikası, Türkiye'yi radikal terör unsurlarının arka bahçesi haline getirdi. Sığınmacıların yeterli arka plan ve güvenlik taramasından geçirilmeden şehirlere dağılması, istihbarat birimlerinin iç siyasete odaklanıp radikal hücreleri gözden kaçırması tehlikeyi büyüttü.

Operasyonun yapıldığı il sayısının 30'u bulması, bu ağın sınır kentlerinden çok öteye geçerek İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar kök saldığını kanıtlıyor.

Siyasi Söylem Uyuşmazlığı

AKP yetkililerinin geçmişte DEAŞ'ı tanımlarken kullandığı esnek ve müsamahakar dil, örgütün Türkiye içinde taban bulmasını kolaylaştıran en büyük etkenlerden biriydi.

Reyhanlı, Ankara Garı ve Suruç katliamları hafızalarda tazeliğini korurken, zamanın başbakanlarının bu canileri "sosyolojik bir öfke patlaması yaşayan radikal gençler" olarak nitelendirmesi yargısal ve istihbari gevşekliği de beraberinde getirdi.

Bugün düzenlenen büyük operasyonlar, geçmişteki bu devasa siyasi körlüğün gecikmeli ve maliyetli bir itirafıdır.

Bu kez Ukrayna katliam yaptı


 
Rusya’nın Tambov ve Moskova bölgelerine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 48 kişinin yaralandığı, bir petrol tesisi ile çeşitli lojistik merkezlerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırılar sonrası bölgeden yoğun duman yükseldi.
 

18.07.2026 14:29:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.
Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

Öte yandan Ukrayna Ordusu İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, bu gece Rus gölge filosuna ait olduğunu öne sürdüğü 13 gemiye saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

Rusya da öldürüyor

Ukrayna'nın Harkiv kentinde Rusya'ya ait bir "Banderol" füzesinin yola isabet ettiği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. Ukrayna polisi, saldırının meydana geldiği bölgede inceleme yürüttü.

Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor


 
Tuz, yaşam için vazgeçilmez olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp, damar sistemi ve birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

18.07.2026 02:28:00
MURAT ÇORBACI
 
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, özellikle Türkiye'de önerilen miktarın oldukça üzerinde tuz tüketildiğine dikkat çekerek, küçük alışkanlık değişikliklerinin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğini vurguladı. Uyar, şunları söyledi: "Sabaha zeytin ve peynirle başlıyoruz, öğlen bir dilim ekmekle yemeğimizi tamamlıyor, akşam da çoğu zaman farkında bile olmadan tuz tüketmeye devam ediyoruz. Üstelik yemek daha ağzımıza gitmeden elimiz tuzluğa uzanıyor. Oysa bu küçük beyaz kristaller, yaşam için vazgeçilmez olduğu kadar, fazla tüketildiğinde sağlığımızı sessizce tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.

Aslında ihtiyaç duyulan sodyum

Tuz, yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluşur. Vücudumuz için gerekli olan aslında sodyumdur. Sinir hücreleri onun sayesinde haberleşir, kaslarımız onun sayesinde kasılır, kalbimiz düzenli çalışır ve hücrelerimizdeki su dengesi korunur. Kısacası sodyum olmadan yaşam mümkün değildir. Ancak doğa bize ihtiyaç duyduğumuz sodyumu zaten sunuyor. Sebzelerde, süt ürünlerinde, etlerde ve birçok doğal besinde yeterli miktarda bulunuyor. Sorun, ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye başlamamızla ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar günde bir gramdan bile az tuz tüketiyordu. Besinler doğal hâlleriyle yeniyor, hazır gıdalar ise henüz hayatımıza girmemişti. Günümüzde ise işlenmiş gıdalar, fast-food ürünleri, hazır soslar, atıştırmalıklar ve ekmek sayesinde çoğu kişi farkında olmadan önerilen miktarın birkaç katı tuz alıyor. Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ne yazık ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ortalama tüketimin bunun yaklaşık üç katına ulaştığını gösteriyor.

Peki fazla tuz vücudumuza ne yapıyor?

İlk hedef damarlarımız oluyor. Kandaki sodyum arttıkça vücut daha fazla su tutuyor. Damarların içindeki sıvı miktarı yükseliyor ve bunun sonucu olarak tansiyon artıyor. Yüksek tansiyon ise yıllarca hiçbir belirti vermeden kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları yıpratıyor. Bu nedenle hipertansiyona boşuna 'sessiz katil' denmiyor."

Hulusi Akar, Washinton'da konuştu


 
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'de bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "F-35 programının durdurulmasının gerekçesi S-400, o kalkınca zaten doğrudan F-35 başlayacak" dedi.
 

18.07.2026 01:04:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Hulusi Akar, Washinton'da konuştu
Hulusi Akar, Washinton'da konuştu

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'ye gitti. Akar ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi milletvekilleri, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutunda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Burada konuşan Akar, Washington'a yaptıkları ziyaretle, ülkeler arasında, Amerika gibi yakın ilişki içerisinde oldukları ülkelerdeki diyaloğun güçlendirilmesine, karşılıklı güvenin pekiştirilmesine önem verdiklerini söyledi.

Kongre üyeleri ile de görüştüler

Beraberlerindeki heyetle, ABD Kongre üyeleri ve farklı düşünce kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını belirten Akar, "Burada savunma ve güvenlik konuları, bizim Amerika'yla olan ilişkilerimizdeki en önde gelen konulardan biri. Burada işbirliğimizi bölgesel ve küresel gelişmeler kapsamında ele aldık. Bütün görüşmelere genel olarak baktığımızda gerçekten son derece pozitif, son derece verimli, son derece yapıcı bir atmosferde gerçekleşti." ifadelerini kullandı. Akar, askeri, savunma ve bilimsel anlamda Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin her zamankinden çok daha önemli olduğunu muhataplarına söylediklerini aktardı.
Ankara NATO Zirvesi'nin başarısının ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin, ziyaret için olumlu bir zemin oluşturduğuna dikkati çeken Akar, görüşmelerinde, Türkiye-ABD arasındaki savunma, güvenlik ve işbirliğinin yalnızca iki ülke için değil, NATO'nun caydırıcılığı, NATO bakımından da önemli olduğunu, Avrupa Atlantik Güvenliği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

S-400 konusu bir şekilde çözülecek

ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA), S-400 ve F-35'e ilişkin Akar, liderlerin bu konuda görüşmeler yaptığını ve belli bir çerçeve çizildiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu 'S-400 BAE'ye gidiyor falan' demedik biz, demiyoruz. Bunun bir an önce çözülmesi için, bir an önce bir yola konulması için mutabakat sağlandığını ve yakın bir zamanda bazı gelişmelerin olabileceğini, aramızdaki bu sıkıntı olan hususun çözüleceğini kendileriyle konuştuk, görüştük. Bu konuda zaten onların kendi kanallarından aldıkları bilgiler var. O bilgiler çerçevesinde bize pozitif cevaplar verdiler.
S-400 konusu bir şekilde çözülecek. Bu konuda birtakım gelişmeler bekliyoruz, umuyoruz, temenni ediyoruz ve olacak gibi görünüyor. Bunun sonunda da önemli ve pozitif gelişmeler olacak şekilde niteliyoruz S-400 konusunu. F-35 programının durdurulmasının gerekçesi S-400, o kalkınca zaten doğrudan F-35 başlayacak. F-35 konusunda bizim elimiz çok güçlü aslında. Şundan güçlü, biz F-35'in bin yani rakam olarak gerçekten tam bin parçasını yapan bir millettik, yapan bir devlettik, yapan bir ülkeydik. Biz bunu bir şekilde çözeceğiz. Çözülecek görünüyor."


Patriot'lar gelecek

Akar, Türkiye'deki hava savunma sistemlerine yönelik Çelik Kubbe Projesi üzerinde çalışmaların devam ettiğini aktardı. "NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında bir-iki Patriot bataryası geldi-geliyor Türkiye'ye." diyen Akar, bu konuda farklı ülkelerle de görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

İsrail şımarıklaştı

Akar, ABD'nin Türkiye'nin müttefiki olduğunu, ABD ile çalışmaya gayret gösterdiklerini vurgulayarak, İsrail'in ABD'de yapmaya çalıştığı Türkiye karşıtlığına ilişkin şunları kaydetti: "Amerika'nın dikkat etmesi gereken konuları var. Bir dost olarak kendilerine, bu İsrail konusunu, İsrail'in çok şımarık davrandığını, İsrail'in Amerika'yı istismar ettiğini, İsrail'in Amerikan parasıyla birtakım işler yapmaya çalıştığını, binlerce insanın ölümüne sebep olduğunu, 70 binden fazla insanın ölmesine sebep olduğunu, binlerce gazeteci, binlerce sağlık personeli, binlerce Birleşmiş Milletler personeli olduğunu, dolayısıyla Amerika'nın bu konuda artık İsrail'in bu şımarıklığına bir 'dur' demesi gerektiğini, bölgedeki istikrarın, bu çatışmanın yayılması, önlenmesi bakımından da bunun şart olduğu, bir şekilde bunun tedbir alması gerektiğini de ifade ettik."

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

Nasuh Mahruki tutuklandı

Eski AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki tutuklandı
Nasuh Mahruki tutuklandı
AKUT'un kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımları nedeniyle tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan re'sen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahruki, sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin X hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin gerçekleştirdiği paylaşımlardaki ifadeler nedeniyle re'sen soruşturma başlattı. Başsavcılık, bu paylaşımların "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçunun unsurlarını taşıdığını değerlendirdi.

Uçaktan iner inmez gözaltına alınmıştı

Güney Afrika seyahatinden dönen Nasuh Mahruki, İstanbul'daki evinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Mahruki, gözaltına alınma sürecini sosyal medya hesabından "Güney Afrika'dan sabaha karşı geldik. Şimdi de polis arkadaşlarla Vatan Emniyet'e gidiyoruz" sözleriyle duyurdu.

Mahruki'nin ifadesi: 'Suç işleme kastım yoktu'

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen Mahruki'nin tutuklanma talebine ilişkin sevk yazısında, paylaşımların "eleştiri sınırlarının ötesinde" olduğu ve "toplum içinde infial oluşturacak nitelikte" bulunduğu belirtildi.

Sulh Ceza Hakimliği'nde savunma yapan Nasuh Mahruki, paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul etti, ancak suç işleme kastı taşımadığını belirterek suçlamaları reddetti. Mahruki'nin savunmasına rağmen mahkeme, delil durumu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak tutuklama kararı verdi.

CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay’a gönderdi

17.07.2026 13:17:00
Haber Merkezi
 
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay'a gönderdi.

Karar sonrası Özgür Özel yönetimi görevden alınmış, Kemal Kılıçdaroğlu "tedbiren" atanmıştı.

Yargıtay'ın dosyayı bozması durumunda tedbir kararı kalkacak. Bu, Kılıçdaroğlu'nun görevinin sonlandırılması anlamına geliyor.

Yargı sürecinin aylar sürebileceği ifade ediliyor.

Dosya'nın Yargıtay'a ulaşması, Özel'in konuya dair eleştirilerinin ardından geldi. Dosyanın istinaf mahkemesinde 55 gündür tutulduğunu belirten Özel, Yargıtay incelemesinin adli tatil sonrasına bırakılmaya çalışıldığını söylemişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.