logo
13 AĞUSTOS 2026

8 ayda 896 bin 957 ölüm, 27 milyondan fazla vaka

Çin'in Hubey eyaletinin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve korona virüsten ilk ölümün gerçekleştiği andan itibaren 8 ay geçti. 8 aylık süreçte dünyaya yayılan virüs nedeniyle bütün dünyada 986 bin 957 can kaybı yaşandı. Toplam vaka sayısı ise 27 milyonu aştı

08.09.2020 15:00:00
 
8 ayda 896 bin 957 ölüm, 27 milyondan fazla vaka
8 ayda 896 bin 957 ölüm, 27 milyondan fazla vaka
9 0cak'ta solunum yetmezliği ve ağır zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırılan 61 yaşındaki bir adamın kaynağı açıklanamayan virüs nedeniyle hayatını kaybettiğinin açıklanmasının ardından 8 ay geçti. Daha sonra yeni tip korona virüs(Covid-19) olduğu belirlenen ve pandemi haline gelen virüs nedeniyle ilk resmi ölüm tarihi 9 Ocak olarak belirlenmişti. Virüsün hayatımıza girmesiyle birçok şeyin değiştiği şu dönemlerde geçen 8 aylık süreçte Covid-19 nedeniyle dünyada 896 bin 957 kişi hayatını kaybetti. Vaka sayısı dünya genelinde 27 milyon 497 bin 148'e çıkarken, virüs saptanan 19 milyon 593 bin 513 kişi sağlığına kavuştu.

Benzeri görülmemiş ekonomik çöküş ve uzun vadeli sınırlar kapandı

Dünya çapında hali hazırda 27 milyondan fazla kişiye bulaşan ve 552 bin 204 kişinin ölümüne neden olan korona virüs tarihte benzeri görülmemiş ekonomik çöküşlere neden oldu. Birçok ülkede sınırlar kapandı, ekonomi durma noktasına geldi. Korona virüse karşı alınan önlemler kapsamında kısıtlamalar yapıldı, sokağa çıkma yasağı ilan edildi, milyonlarca kişi evlere kapandı. Çin'in Wuhan kentinden dünyaya yayılan korona virüsüne karşı alarma geçen birçok ülke, seyahat yasakları ve virüs taraması gibi önlemler aldı. 9 Ocak'ta tanımlanamayan virüs nedeniyle ilk ölümün yaşandığı bildirilirken şu an Covid-19 olarak tanımlanan ölümcül virüs tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam ediyor.

WHO, 30 Ocak'ta uluslararası acil durum ilan etti

Korona virüsünün yayılmaya başladığı ocak ayında Çin'in Wuhan kentindeki vatandaşlarını tahliye etmeye başlayan ülkeler gönderdiği uçaklarla ülkelere geri dönüşlerini hızlandırdı. Ocak ayında birçok ülkede ilk ölümlerin yaşandığı duyuruldu. 30 Ocak'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Çin'de ortaya çıkan korona virüsünün dünya ülkelerine yayılması nedeniyle uluslararası acil durum ilan etti. WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ocak yaında yaptığı açıklamasında, korona virüs için, 'Benzeri görülmemiş bir nedene bağlı benzeri görülmemiş bir salgın' ifadelerini kullanmıştı.

Hastaneler inşa edildi

Virüsün ortaya çıktığı ilk dönemlerde en çok etkilenen Çin'in Wuhan kentinde yeni tip korona virüs salgını nedeniyle 10 günde hastaneler inşa edildi. Yine 30 Ocak'ta virüsün yayıldığı Wuhan kentinde ve diğer kentlerde korona virüsü bulaşan vatandaşların evlerinin mühürlendiği, dışarı çıkmamaları için zorla bu şekilde evde tutuldukları öne sürüldü. Çin'de ortaya çıkan korona virüs kaynaklı vak'a ve ölümlerin tespit edilmesiyle bazı ülkelerde yaşayan Çinliler ırkçılığın hedefi haline geldi.

Camiler kapatıldı, etkinlikler iptal edildi

Virüse karşı alınan önlemler kapsamında birçok ülkede camiler kapatıldı, toplu etkinlikler ve festivaller iptal edildi, spor müsabakaları ileri bir tarihe ertelendi yada iptal edildi. Birçok spor müsabakaları seyircisiz gerçekleştirilmeye başlandı.

Şubat ayında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hızla dünya ülkelerine yayılan korona virüsü için alarm seviyesini 'yüksek'ten 'çok yüksek' seviyesine çıkardı. Virüsün yayılmasını önlemeye yönelik ülkelerden kritik adımlar geldi. Birçok ülkede olağanüstü hal ilan edildi, okullar kapatıldı.

7 Şubat'ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünyanın koruyucu ekipman sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Korona virüs salgını nedeniyle özel kıyafet, maske, eldiven ve diğer koruyucu ekipmanların giderek azaldığı belirtildi. Ülkeler arasında maske savaşları boy gösterdi. Salgına karşı maske ihtiyacını gidermek isteyen ülkeler arasında büyük rekabet yaşandı. Almanya'nın satın aldığı maskelere Tayland'dayken ABD tarafından el konulmasıyla yeni bir tartışmanın fitili ateşlenmişti.

ABD'liler silah depolarken, Avrupa ülkeleri tuvalet kağıdına akın etti

Mart ayında ise korona virüs salgının dünya genelinde neden olduğu panik havası nedeniyle vatandaşlar marketlere akın etti. Çoğu ülkede temizlik ürünleri ve gıda maddeleri stok yapılırken, ABD'liler çareyi silah depolamakta buldu. Korona virüsü salgının ardından Japonya'da bazı ürünler uzun süre tedarik edilemedi. Özellikle hijyenik maske stoklarının tükenmesinin ardından, Japonya hükümeti maske üreticilerine destek sağlanacağını açıkladı. Avustralya'da ilk vakaların tespit edilmesinin ardından en çok satın alınan ürün tuvalet kağıdı olurken, tuvalet kağıdını duş jelleri ve dezenfektanlar izledi. Almanya'da korona virüs salgınında marketlerde ilk tükenen ürünlerin başında tuvalet kağıdı geldi. Marketler stoklamayı önleyebilmek için müşteri başına bir ürün adet alabilme sınırı getirdi. İtalya'da 8 Mart'tan itibaren ülkenin bazı kuzey bölgeleri, 10 Mart'tan sonra da tüm ülkenin karantina altına alınması nedeniyle halk en çok un, maya ve konserve ürünlere yöneldi. Rusya'da korona virüsü vak'alarının artışı nedeniyle ülke genelinde oluşan panik havası nedeniyle marketlere hücum eden Ruslar en çok bakliyat ürünleri satın aldı. Korona virüs salgını nedeniyle birçok ülkede temizlik ürünleri ve kuru gıda maddeleri satışları tavan yaparken, ABD'de de silah satışlarında patlama yaşandı. Korona virüs pandemisinin toplumsal huzursuzluğa yol açacağı tedirginliği yaşayan ABD'liler silah ve mühimmat stoklamaya başladı. ABD'deki birçok silah mağazası sahibi, salgının yol açabileceği ekonomik krizin sosyal düzeni bozacağı endişesiyle satışlarda artış yaşandığını ifade etti.

26 Mart'ta dünya genelinde korona virüsü vakaları 509 bin 477'ye ulaştı. Korona virüsüne bağlı hayatını kaybedenlerin sayısı ise 23 bin 4'de yükseldi. 11 Mart'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, korona virüsün "pandemi" olarak ilan edildiğini açıkladı. 13 Mart'ta ise Avrupa'nın Çin'de ortaya çıkan korona virüs salgının merkezi haline geldiğini ilan etti.

Nisan ayında ise birçok ülke virüse karşı aldığı önlemleri kademeli olarak kaldırmaya başladı diğer yandan birçok ülkeden ölüm vaka haberleri gelmeye devam ediyor. 4 Nisan'da Dünya genelinde korona virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 60 bin 115'e yükseldi. ABD'de korona virüs vak'aları 200 bini aştı. 8 Nisan'da korona virüsün ilk ortaya çıktığı Çin'in Hubei eyaletine bağlı Wuhan'da karantina kalktı. Yaklaşık 11 haftalık karantina sürecinin ardından Wuhan'dan tren ve uçak seferleri bugün tekrar başlatılırken, otobanlar yeniden açıldı.

15 Mayıs'ta ABD'de korona virüs salgını nedeniyle toplam ölü sayısı 89 bin 383'e ulaştı. Ülkede toplam vaka sayısı ise 1 milyon 501 bin 989'a çıktı. İtalya'da ölü sayısı 31 bin 610'a, toplam vaka sayısı 223 bin 885'e ulaştı. Brezilya'da toplam korona virüs vaka sayısı 208 bin 31'e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 14 bin 267'ye ulaştı. İngiltere'de ise toplam ölü sayısı 33 bin 998'e toplam vaka sayısı ise 236 bin 711'e yükselmişti. Brezilya'da ise toplam ölü sayısı 4 bin 477'ye, vaka sayısı ise 42 bin 595'e yükselmişti.

Mayıs ayında İngiliz ve Amerikan kanalarında Türk hastaneleri anlatılmaya başlandı. İngiliz BBC'nin Türkçe servisi, Türkiye'deki kahramanları dünyaya duyurdu. İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa (İÜC), Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde korona virüsle yürütülen mücadeleyi anlattı. Sabahın erken saatlerinde aralıksız devam eden mücadelede en önde savaşan doktorların, hemşirelerin güvenlik görevlilerinin her anını görüntüleyen ekip, gösterilen çabayı ve başarıyı gözler önüne serdi.

İngiliz haber ajansı Reuters ise, salgında unutulmaması gereken korona virüsün tespitinde öncü olan filyasyon ekibini takibe aldı. Salgının 'gizli kahramanları' olarak tanımladığı Türk filyasyon ekibini an an fotoğraflayarak bu anları dünyaya servis etti. Korona virüs hastaları ile temasta bulunanları tespit eden filyasyon ekiplerinin haberini geniş kitlelere yayınlayan İngiliz haber ajansı, servis ettiği fotoğraflarla başarının gizli kahramanlarının çabasını dünyaya duyurdu.

Dünya Sağlık Örgütü de, Türkiye'yi örnek gösterdi

Yine Mayıs ayında yapılan açıklamada korona virüsü 'pandemi' olarak açıklayan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de, Türkiye'den övgüyle bahsetmişti. Dünyanın zor bir dönemden geçtiğine vurgu yapan Dünya Sağlık Örgütü Türkiye'nin diğer ülkelere sağladığı tıbbı yardım desteğini takdirle karşılamıştı. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 'Türkiye'nin sergilediği dayanışma tüm dünyaya örnek olmalı' ifadelerini kullanmıştı.

Korona virüste ikinci dalga ihtimali en yüksek 10 ülke açıklandı

Pek çok ülkenin salgına karşı aldığı önlemleri gevşetmeye başlaması nedeniyle uzmanlar, ikinci bir korona virüs dalgası riski konusunda uyarıda bulundu. 26 Mayıs'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) küresel korona virüs vakalarında rekor bir artış olduğunu bildirdi. Ancak ülkeler, korona virüs önlemlerinin ekonomik zorluklara sebep olması nedeniyle normalleşme sürecine girerek kısıtlamaları kaldırmaya başladı. Korona virüsün ikinci bir dalgaya neden olup olmayacağını tartışmalara yol açarken, Oxford Üniversitesi, korona virüste (Covid-19) ikinci dalga ihtimali en yüksek 10 ülkeyi açıkladı. Korona virüs pandemisinde ikinci dalganın yaşanma ihtimalinin en yüksek olduğu 10 ülke sırasıyla; Almanya, Ukrayna, ABD, İsviçre, Bangladeş, Fransa, İsveç, İran, Endonezya ve Suudi Arabistan olarak belirtildi.

Haziran ayı başına gelindiğinde Dünyayı etkisi alan yeni tip korona virüs salgınında Avrupa ülkeleri tedbirlerini gevşetti. Birçok ülke sadece sınırları değil, turizm sezonunu da açtı. 1 Haziran'da dünya genelinde toplam korona virüs vaka sayısı 6 milyon 290 bin 847'ye yükselirken, Latin Amerika'daki vaka sayısı 1 milyona yaklaştı. Öte yandan ABD'de siyahi George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından protesto gösterileri başladı ve birçok ülkeye yayıldı. Floyd'un hayatını kaybetmesinin ardından başkent Washington DC'de olaylar çıktı. 2 Haziran'da İtalya'nın başkenti Roma'da turuncu yelekliler, yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınının ekonomide oluşturduğu olumsuz etkiye tepki amacıyla hükümet karşıtı protesto düzenledi. Aynı tarihte son 24 saat içerisinde 3 bin 117 yeni tip korona virüs (Covid-19) vakasının görüldüğü İran'da hayat tamamen normale döndü. Çoğu ülkede tedbir kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağı sona erdi. Yaz sezonunun gelmesiyle yeni tip korona virüs salgınına yönelik tedbirlerin gevşetilmesi kapsamında kafe ve restoranlar kademeli olarak yeniden açıldı.

19 Haziran'da Fransa'nın ünlü gazetelerinden Le Figaro'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korona virüs karşısında sağladığı başarıya değinen bir makale yayınlandı. 23 Haziran'da Almanya'da yayın yapan Bild Gazetesi'nin muhabiri Michael Quandt, Bild adına Antalya'ya turist gibi gelerek Türkiye seyahatini ve Covid-19 salgınına karşı alınan önlemleri değerlendirmişti. 'Cankurtaran bile maske takıyor' başlığı altında Quandt imzasıyla yayınlanan haberde, izlenimlerini adım adım aktaran Alman muhabir Türkiye'nin aldığı önlemlerin eksiz olduğunu ve Almanya'dan daha iyi önlemler alındığını yazmıştı.

26 Haziran'da İngiltere'nin önde gelen eğitim kurumlarından Oxford Üniversitesi, yeni tip korona virüsün (Covid-19) ikinci dalgaya neden olma ihtimali en yüksek 10 ülkeyi sırasıyla Almanya, Ukrayna, ABD, İsviçre, Bangladeş, Fransa, İsveç, İran, Endonezya ve Suudi Arabistan olarak açıkladı. Daha az sıkı politikaları olan diğer ülkelerdeki vaka sayısının hala düşmekte olduğuna dair olumlu işaretler olduğunu ifade eden Oxford Üniversitesi; Türkiye, Belçika, Kanada, Polonya, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Belarus, İtalya, İspanya, Singapur ve Hollanda ise tedbirlerin gevşetilmesine rağmen vaka sayılarında büyük artışların görülmediği ülkeler olarak gösterildi.

Fransa'da sağlık çalışanlarından protesto

30 Haziran'a gelindiğinde Kolombiya'nın başkenti Bogota'da yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranı yüzde 73.4'e ulaştı. Başkentte 15 yatağın daha dolması halinde sağlık sisteminde kırmızı alarm verileceği bildirildi. Yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınından Avrupa'da en çok etkilenen ülkelerden olan Fransa'da sağlık çalışanları, çalışma koşullarına ve hastanelerdeki malzeme yetersizliğine tepki göstermek için protesto düzenlendi. Sağlık çalışanları imkansızlık nedeniyle hastalara yeteri kadar hizmet ve tedavi uygulayamamaktan şikayetçi olduklarını belirterek hükümetin sağlık sektörüne yeterli bütçe ayırmadığını ifade etti. Sağlık çalışanları ayrıca, hastanelerin fiziki şartlarının tedavi için uygun olmamasına da tepki gösterdi. Avustralya'da korona virüs salgınında vaka sayısı yeniden artışa geçti. Melbourne şehrinde son 3 günde 188 yeni vaka tespit edilmesinin ardından hükümet tekrar sokağa çıkma kısıtlaması getirdi. Yine 30 Haziran'da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünya genelinde vaka sayısının 10 milyonu, can kaybının ise 500 bini geçtiğini açıklayarak 'Hepimiz bu salgının bitmesini istiyoruz. Hayatlarımıza geri dönmek istiyoruz. Fakat üzücü gerçek şu ki salgın henüz bitmeye yakın değil. En kötüsü henüz gelmedi. Birçok ülke salgın konusunda gelişme gösterse de küresel anlamda salgın hızlanmaya devam ediyor' açıklamasını yaptı.

ABD'de Temmuz ayında da korona virüs salgını etkisini arttırmaya devam etti. ABD'nin Florida eyaletinde bulunan 48 hastanede artan korona virüs vakaları nedeni ile yoğun bakım servisinde yer kalmadı. Sağlık Hizmetleri İdaresi Ajansı (AHCA) tarafından yapılan açıklamada eyalette bulunan diğer 52 hastanede ise yoğum bakım servislerinin yatak kapasitesinin yüzde 10 ve altına indiği aktarıldı. 12 Temmuz'da korona virüs salgınını küçümseyen ve salgına karşı alınan sert tedbirlere karşı çıkan ABD Başkanı Donald Trump, ilk kez kameraların karşısına maskeyle çıktı. Birçok ülke kapalı ve açık alanlarda maske takma ve sosyal mesafeye uyma zorunluluğunu açıkladı. Korona virüsü ilk günden itibaren 'küçük bir grip' diye aşağılayan Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'ya 7 Temmuz'da Covid-19 teşhisi konuldu. 27 Temmuz'da Dünya genelinde koronaya bağlı can kayıpları 653 bin 343'e yükseldi. Toplam vaka sayısı 16 milyon 483 bin 815'e, iyileşenlerin sayısı ise 10 milyon 94 bin 198'e ulaştı.

Temmuz ayı sonlarına doğru korona virüs salgınının Avrupa'da yeniden etkisini arttırması ile birçok ülke kısıtlamaları geri getirmeye başladı. 31 Temmuz'da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından açıklanan raporda dünya genelinde korona virüs salgınında rekor sayıda vaka artışı yaşandı. Son 24 saatte 292 bin 527 yeni vaka tespit edildi.

Korona virüs salgınından en fazla etkilenen ülke konumunda bulunan ABD'de 9 Ağustos'ta 54 bin 199 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısı 5 milyon 149 bin 723'e ulaştı. Toplam can kaybı ise 165 bin 70'e yükseldi. Brezilya'da ise toplam can kaybı 100 bin 240'a yükseldi. 11 Ağustos'ta İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), İngiltere'de Mart ayından bu yana yeni tip korona virüs (Covid-19) salgını nedeniyle yaklaşık 730 bin kişinin işsiz kaldığını açıkladı. Dünya genelinde etkili olan korona virüs salgınında yürütülen aşı çalışmalarının ilk sonuçları Rusya'dan geldi. 11 Ağustos'ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da geliştirilen aşının Sağlık Bakanlığından onay aldığını açıkladı. Putin, 'Bu sabah saatlerinde, korona virüs salgınına karşı dünyadaki ilk aşı tescillendi' açıklamasını yaparak aşının adının 'Sputnik V' olacağı ifade etti. 16 Ağustos'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 30'dan fazla ülkede günlük Covid-19 vaka sayılarının bini aştığını açıkladı. 18 Ağustos'ta Çin'de yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınına karşı aşı çalışmaları hızlandı. Askeri Tıp Bilimleri Akademisine bağlı CanSino Biologics ve Pekin Biyoteknoloji Enstitüsü tarafından geliştirilen Ad5-nCoV aşı adayı Çin Ulusal Fikri Mülkiyet İdaresi'nden patent onayı aldı. Bir başka Çinli ilaç şirketi Sinopharm da korona virüs aşısının yıl sonuna kadar piyasaya sürülmeye hazır olacağını duyurdu.

25 Ağustos'ta Birleşmiş Milletler, korona virüs salgınının turizm sektörüne etkileri ile ilgili bir rapor yayınladı. Rapora göre, korona virüs salgını nedeniyle dünya çapında sınırların kapanmasıyla oteller de kapatıldı, uçuşlar iptal edildi. Yılın ilk 5 ayında uluslararası turist sayısının yüzde 56 düştüğü kaydedilen raporda, yıl sonuna kadar bu oranın yüzde 78'e kadar ulaşabileceği belirtildi. Raporda, turizm ihracat gelirlerinde 910 milyar ile 1.2 trilyon dolar arasında bir kayıp yaşanabileceği vurgusu yapıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise konuya ilişkin açıklamasında, "Kriz, gelişmiş ekonomiler için büyük bir şok. Ancak gelişmekte olan ülkeler turizme büyük ölçüde bağımlı olduğu için acil bir durum söz konusu' diyerek salgın nedeniyle bu yıl dünya çapında turizmde sektöründe çalışan 120 milyon kişinin işinin tehdit altında olduğunu açıkladı.

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını hızla yayılmaya devam ederken, birçok ülkede ikinci dalga endişesi yaşanıyor. Dünya genelinde toplam vaka sayısı 27 milyon 497 bin 148'e, toplam can kaybı 896 bin 957'ye ulaştı. En fazla vak'a ve ölümün kaydedildiği ABD'de 6 milyon 485 bin 575 vaka ve 193 bin 534 ölüm ile dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. ABD'yi 4 milyon 284 bin 103 vaka ve 72 bin 843 ölüm ile Hindistan takip ediyor. Üçüncü sırada ise 4 milyon 147 bin 794 vaka ve 127 bin ölüm ile Brezilya bulunuyor. Brezilya'nın ardından vaka sayılarının en çok olduğu ülkeler sıralamasında Rusya, Peru, Kolombiya, Güney Afrika, Meksika, İspanya, Arjantin, Şili, İran, İngiltere, Fransa, Bangladeş, Suudi Arabistan, Pakistan bulunuyor. İHA

Holding patronundan madencilere söz

Eskişehir Mihalıççık'taki maden ocağından Ankara'ya yürüyen ve günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding binasında şirket sahibi Sebahattin Yıldız ile karşı karşıya geldi. Kameraların kayıtta olduğu nefes kesen görüşmede Yıldız, alacakların yatırılacağını açıklarken; işçiler holding sahibinin yemek davetini "Paralar yatana kadar açız" diyerek geri çevirdi

13.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Holding patronundan madencilere söz
Holding patronundan madencilere söz
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik'te (eski adıyla Adularya) çalışan ve aylardır maaş, kıdem tazminatı ile emeklilik haklarını alamayan maden işçilerinin Ankara'daki adalet arayışı bugün çok kritik bir gelişmeye sahne oldu. Türkiye Maden-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelerek başkentte açlık grevi başlatan işçiler, bugün haklarını talep etmek üzere maden ocağının bağlı olduğu Yıldızlar SSS Holding'in Ankara'daki genel merkez binasına girdi.

Kameralar önünde canlı yayın gibi görüşme

İşçilerin kararlı bekleyişinin ardından Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, işçi temsilcileri ve sendika yöneticileriyle basın mensuplarının gözü önünde yüz yüze görüştü. Finansal olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve bankalardan kredi bulmakta zorlandıklarını savunan holding patronu Sebahattin Yıldız, madencilerin mağduriyetini kabul etti.

Yıldız, yaşanan gecikmelerin şirket bürokrasisinden de kaynaklandığını belirterek, aktif çalışan madencilerin birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının bugün itibarıyla banka hesaplarına yatırılmaya başlanacağını resmen ilan etti.

"Yemek teklifini reddediyoruz, haklarımızı istiyoruz!"

Görüşme sırasında duygusal ve gergin anlar da yaşandı. Holding sahibi Sebahattin Yıldız'ın, günlerdir açlık grevinde olan madencilere jest yapmak amacıyla "Gelin hep birlikte bir restorana gidelim, size yemek ısmarlayayım" teklifinde bulunması üzerine işçilerden sert bir yanıt geldi.

Maden işçileri, "Biz buraya yemek yemeye gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Şu an açlık grevindeyiz. Bizim tek bir beklentimiz var, o da alın terimizin karşılığı olan paranın hesaplarımıza eksiksiz yatmasıdır. Paralar yatana kadar hiçbir şey yemeyeceğiz" diyerek teklifi net bir dille reddetti.

İşçilere açılan 50'şer bin liralık davalardan geri adım

Toplantıda, şirketin daha önce üretim yapılamadığı gerekçesiyle 94 maden işçisine açtığı 50'şer bin liralık tazminat davaları da gündeme geldi. İşçilerin hak arama mücadelesinin suç sayılamayacağını belirten sendika temsilcilerine hak veren Sebahattin Yıldız, "Bu davalarla bir yere varamayız. İşçilerin bu durumda bir suçu yok, sorun malzeme ve altyapı eksikliğindeydi" diyerek bu davaların geri çekileceğinin sinyalini verdi.

Holding sahibi ayrıca, işten ayrılan eski işçiler ile şirketin Söğüt ve Elazığ'daki diğer tesislerinde çalışan madencilerin ödemelerinin de önümüzdeki hafta içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Sendikadan açıklama: "Açlık grevi bitti, nöbet devam ediyor"

Görüşmenin ardından basın açıklaması yapan Türkiye Maden-İş Sendikası yetkilileri, işveren tarafından verilen resmi ödeme sözü doğrultusunda madencilerin sağlık sağlığını korumak adına açlık grevini sonlandırdıklarını duyurdu. Ancak sendika, paranın tamamı işçilerin hesaplarında görülene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini vurguladı.

Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde günübirlik mavi tur düzenleyen gezi teknesinde çıkan yangın nedeniyle tam bir can pazarı yaşandı. Kısa sürede tüm gövdeyi saran alevlerden kurtulmak isteyen, aralarında çocukların da olduğu 115 yolcu can yeleklerini giyerek kendilerini serin sulara bıraktı

13.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Muğla'nın dünyaca ünlü turizm merkezi Fethiye, bugün sabah saatlerinde denizin ortasında kabus dolu anlara sahne oldu. Edinilen bilgilere göre olay, saat 11.00 sıralarında Katrancı Koyu yakınlarında meydana geldi. Bölgede günübirlik mavi tur hizmeti veren "Toys Boat" (bazı kaynaklarda İmparator Atila) isimli gezi teknesinin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.

Alevler saniyeler içinde tüm tekneyi sardı

Mutfakta başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle saniyeler içinde büyüyerek tüm tekneyi etkisi altına aldı. Gökyüzünü kaplayan yoğun siyah dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, teknede bulunan yolcular büyük bir panik yaşadı.

Alevlerin kaçış yollarını kapatması üzerine, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 115 yolcu, kaptan ve mürettebatın yönlendirmesiyle hızlıca can yeleklerini giydi. Güvertede sıkışan vatandaşlar, alevlerden korunabilmek adına sırayla denize atlamaya başladı.

Çevre tekneler yardıma koştu

Olayın ardından yapılan acil çağrılar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Deniz Polisi ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Telsiz anonslarını duyan çevredeki balıkçılar, özel tekneler ve diğer günübirlik tur tekneleri de hızla olay yerine rotalarını çevirdi.

Deniz yüzeyinde can pazarının yaşandığı dakikalarda, Sahil Güvenlik botları ve sivil deniz araçları koordineli bir şekilde çalışarak suda mahsur kalan vatandaşları birer birer altı. Yoğun çabalar sonucunda denize atlayan 115 kişinin tamamı sudan çıkarılarak güvenli bölgelere tahliye edildi.

Dumandan etkilenenler hastaneye kaldırıldı

Kurtarılan yolcular, Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığı iskelelerine getirilerek karaya çıkarıldı. İskelelerde hazır bekletilen ambulanslardaki sağlık ekipleri, vatandaşlara ilk müdahaleyi burada yaptı.

İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya ağır yaralanma yaşanmadı. Ancak dumandan etkilendiği belirlenen 2 yolcu tedbir amaçlı olarak Fethiye'deki hastanelere kaldırıldı. Korku dolu anlar yaşayan çocukların ve diğer yolcuların sağlık kontrolleri ise ayakta tamamlandı.

Fethiye Kaymakamı'ndan açıklama

Olay yerinde ve tahliye noktalarında incelemelerde bulunan Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, duruma ilişkin yaptığı açıklamada mucizevi bir kurtuluş yaşandığını vurguladı. Kaymakam Akkaya, "Olayın hemen ardından devletimizin tüm imkanları ve çevredeki duyarlı denizcilerimiz bölgeye intikal etti. En büyük tesellimiz tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamamış olmasıdır. Yolcularımızın tamamı Sahil Güvenlik botlarımız ve çevredeki teknelerle güvenli şekilde tahliye edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Dev gezi teknesi sulara gömüldü

Yangın söndürme ekiplerinin denizden yaptığı yoğun müdahaleye rağmen, ahşap ve fiber malzemelerin hızla yanması nedeniyle gezi teknesi tamamen küle döndü. Büyük bölümü yanan ve ağır hasar alan tekne, bir süre sonra dengesini kaybederek Katrancı Koyu açıklarında batmaya başladı. Teknede oluşan maddi zararın milyonlarca lira olduğu tahmin ediliyor.

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı, 115 kişinin hayatını tehlikeye atan yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı

Tekirdağ'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Marmaraereğlisi ile Şarköy ilçelerinde bazı plajlarda denize girişler geçici olarak yasaklandı

13.08.2026 11:50:00
İHA
 
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan duyuruda, Şarköy ilçesi ve Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy sahilinde 13-14 Ağustos tarihlerinde 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Yasakların, olumsuz deniz şartları nedeniyle yaşanabilecek boğulma vakalarının önüne geçmek amacıyla uygulandığı belirtildi.

FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karetepe, 10 yıl önce "yardım yataklık" suçundan 1 yıl tutuklu kalan FETÖ'cü yüzbaşının ablası, bu kez "örgüt üyeliği"nden cezaevine girdi

13.08.2026 11:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla'da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti.

2016 yılında da Burkay Karetepe'ye yardım ve yataklıktan 1 yıl hapis yatmış

İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay'da olduğunu söyledi.

Mail yazışmalarına 'Bilgim yok' 'Şahsi avukatım olmadan cevap vermek istemiyorum" dedi

Kardeşi Burkay Karatepe'nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya 'Bilgim yok' diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne 'Cevap vermek istemiyorum' 'Bununla ilgili bilgim yok' veya 'Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim" dedi.

Kaçış planı ile ilgili yazışmalara 'Bununla ilgili bilgim yok' dedi

Darbeci FETÖ'cü Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, "İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik' şeklindeki yazışmalara "Bununla ilgili bilgim yoktur" dedi.

Burkay Karatepe'nin üzerinde yakalanan paralar soruldu

Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, "Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay'ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay'a para vermiş olabilir" dedi.

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

13.08.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
 Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda, aralarında suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheli gözaltına alındı

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında MASAK raporu hazırlandı.

MASAK raporuna göre, örgüte ait şirketlerin birçoğunun 2020'den sonra finansal işlem hacimlerinin belirgin şekilde arttığı, şirketlerin bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde oldukça yüksek sermayeyle yeni şirket kurulduğu, kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünen şirketten farklı faaliyet alanlarına sahip olduğu tespit edildi.

Raporda, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, aktif ticaret yapılmadığı ancak söz konusu sermayeyle bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği, suç örgütünün bu yöntemle şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı kaydedildi.

Şirketlerin çoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığıyla transfer alımlarının tespit edildiği aktarılan raporda, şirketlerde yüksek nakit sirkülasyonunun bulunduğu, ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek miktarda nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı belirtildi.

Raporda ayrıca şirket hesaplarına yatırılan yüksek tutarların, analiz konusu şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden ve nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek miktarda para transferleri gerçekleştirildiği aktarıldı.

Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle yüksek meblağda işlem yapıldığının gözlemlendiği kaydedilen raporda, çeşitli tüzel kişilerle yüksek meblağda mal alım-satım işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici olduğu, şirket hesaplarında kayıtlarla uyumsuz şekilde yurt dışında bulunan çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespitlerine yer verildi.

Bu kapsamda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adresle 33 şirkete ait 80 adreste arama el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.

Operasyonlarda, 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30'u gözaltına alınırken, 9'unun yurt dışında olduğunun tespit edildiği, 10'unun yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı

Giresun'da şiddetli yağış sonrası dere kenarında bulunan bir anne ile 2 kızı sel sularına kapılarak kayboldu

12.08.2026 17:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı
Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı
Giresun'un Görele ilçesi Hamzalı köyünde şiddetli yağış sonrası Zıva Deresi taştı. Dere kenarında bulunan bir anne ile 2 kızı sel sularına kapılarak kayboldu.

Kayıp anne Zekiye Kırca (55) ile kızları Burcu ve Burçin Kırca için AFAD ve jandarma ekipleri bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

12.08.2026 14:00:00
AA
 
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Meclis'te rekor oyla yasalaştı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kanunun 467 oy ile yasalaşmasına dikkat çeken Kurtulmuş, "Ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime yok." dedi. Yasanın yeni bir kapı açtığına da işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte dış tehditlere karşı uyardı.

Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türkiye tarihi bakımından en önemli süreçlerini yaşıyoruz. İlk asrının yarısı terör meselesiyle Türkiye'nin ayaklarına pranga vuruldu. Türkiye'de Türk ve Kürt toplumunun arasına husumet sokulmaya çalışıldı.

"467 OY MİLLETİN SÜRECE YANSIMASI"

5 Ağustos 2025'te komisyon toplantısını yaptık. Bütün siyasi partilerin katılması çok değerliydi. Türk toplumunun farklı kesimlerinin temsilcilerinin 21 toplantı boyunca buraya geldi. Görüşlerini ortaya koydu. Hiç kimse komisyonda konuşandan sonra aleyhine söz almadı. Bütün partiler uzlaştı ve bir rapor ortaya çıktı. Komisyon toplumsal desteğe vesile oldu.

467 kabul oyu milletin sürece desteğinin yansımasıdır. Süreç tamamen açık ve şeffaf bir şekilde ilerleyecek. Yasaya herkes destek verdi. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı. Kürt'ün onuru, Türk'ün gururunu koruyarak bir çalışmanın yapılması.

Devletin temel nitelikleriyle ilgili tartışma olmamıştır. Öneri de bulunulmamıştır. Ortak bir kararlılıkla yürütülmüştür.

"YASA KAPIYI AÇTI"

Bu noktaya gelmemizin en önemli hususiyetlerden bir tanesi bölgedeki risklerdir. Türkiye olarak bizim baştan beri tezimiz, biz daha fazla bölünmenin değil daha fazla derlenip toparlamanın merkezi olmalıyız.

Asla duyguları incitmeyecek şekilde hareket ettik. Bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Raporun kapıyı araladığını, yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyoruz. Bu yol Türkiye'de birliğin, kardeşliğin yoludur.

Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyaseti konuşma devri artık geride kalmalıdır. Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun barış ve kardeşlik diliyle konuşmalıdır. Bu vatanın tamamı bizimdir. Terörden hep beraber kurtulacağız. Dış tehditlere ve provokasyonlara karşı tedbirli olmalıyız.

"GEÇİCİ VE MÜSTAKİL BİR YASADIR"

Bu yasanın af yasası söylemlerine katılmıyorum. Bu eleştirileri haksız buluyorum ancak saygıyla karşılıyorum. Raporda milli egemenliğimizi, milli birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur. Geçici ve müstakil bir yasadır. PKK/KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgilidir. Hazırlanan yasada 3 tane emniyet sibobu yerleştirilmiştir.

"GENEL BİR AF DEĞİL"

Bu yasa genel bir af değil. TBMM her safhayı kontrol edecek ve komisyon oluşturulacak. Bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış bir yasa teklifi, nasıl bölücü bir yasa teklifi değil.

Bu yasayla birlikte terörsüz Türkiye'ye, bölgeye kapı açılmıştır. Yasa çıkarmak işin en kolayı. Mühim olan zihniyetlerin, siyaset bakışların değişmesi. Hepimiz bu topraklara bağlıyız. Yılların verdiği tahribatlar var. Bunların da süratle giderilmesi lazım.

Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa Teklifi’ne “evet” oyu vermesinin ardından tepki gösterdi. Daha önce Özel’den rozet alan Çerçioğlu, rozeti geri iade edeceğini açıkladı

12.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Çerçeve Yasa Teklifi'ne "evet" oyu vermesinin ardından sert tepki gösterdi. Çerçioğlu, daha önce Özel'in kendisine hediye ettiği YENİ Parti rozetini geri iade edeceğini duyurdu.

Çerçeve Yasa görüşmeleri öncesinde Güvenpark'ta eylem yapan gazileri ziyaret eden Özgür Özel, bu sırada Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu'na YENİ Parti rozeti takmıştı. Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından konuşan Çerçioğlu, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sayın Özgür Özel'e söylediğim şey şuydu. Eğer şehit ailelerini, gazileri ağlatacak yasaya 'evet' derseniz size de hakkımız helal değil dedim. Özgür Özel'in şahsını çok sevdiğim için yakasındaki rozeti istemiştim. İstemiyorum onun rozetini falan. Geri iade edeceğim."

Çerçioğlu, açıklamasında Özel'e daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak, şehit aileleri ve gazileri üzecek bir düzenlemeye destek verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rozeti şahsi sempatisi nedeniyle istediğini belirten Çerçioğlu, artık bu rozeti taşımak istemediğini net bir şekilde dile getirdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak bilinen Çerçeve Yasa, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bazı terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngörüyor. Gaziler ve şehit yakınları çevrelerinde yasanın kapsamı nedeniyle tepkilere yol açtığı biliniyor.

Erdem Çerçioğlu'nun açıklaması, yasanın kabulünün ardından gaziler kesiminde yaşanan rahatsızlığı bir kez daha gündeme getirdi.

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ

Mersin merkezli yürütülen ve Türkiye genelindeki denetimsizlik ağını gözler önüne seren yasa dışı bahis operasyonunda 54 kişiden 37'si tutuklanırken, yaklaşık 13 milyar TL’lik devasa bir işlem hacmine ulaşıldığı açıklandı

11.08.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Mersin'de yurt dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 13 milyar TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, gözaltına alınan 54 kişiden 37'si tutuklandı. Şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', '7258 Sayılı Kanuna muhalefet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında çalışma yaptı.

Teknik ve fiziki takip sonucu, yurt dışı bahis siteleri üzerinden toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları belirlenen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 54 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, tüm banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 1 şüpheli ise savcılıktan serbest bırakıldı.

Mersin Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ



Yürütülen soruşturmada, şebekenin sadece yerel bir çete olmadığı; Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ gibi birçok ilde kurdukları "finans ofisleri" ile örgütlendikleri saptandı.

Bu durum, iktidarın Türkiye'yi getirdiği ekonomik ve idari tablonun acı bir özetidir:

Yasa dışı bahis şebekeleri, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan mali transfer ağlarını merkezi otoritenin gözü önünde kurabilmektedir.

Vatandaşın banka hesabındaki en ufak hareketi, esnafın üç kuruşluk vergisini büyüteçle inceleyen mali denetim mekanizmaları, milyarlık kripto ve banka transferlerini ancak iş işten geçtikten sonra fark etmektedir.

Zanlıların el konulan 5 taşınmazı, 24 aracı ve bloke edilen sayısız kripto hesabı, Türkiye'nin adeta bir "kara para cennetine" dönüştürüldüğünün somut kanıtıdır.

Ekonomik Buhran Gençleri Suç Ağının Kucağına İtiyor



İktidar, siber polisiye operasyonlarla "başarı" tablosu çizmeye çalışsa da madalyonun diğer yüzünde derin bir yönetimsel zafiyet bulunmaktadır. Enflasyonun kontrolden çıktığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve genç işsizliğinin zirve yaptığı mevcut düzende, yasa dışı bahis ve kolay yoldan para kazanma sektörü iktidarın ekonomi politikalarının bir yan ürünü haline gelmiştir.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, milyarlarca liralık kayıt dışı paranın sisteme enjekte edilmesi ve "suç gelirlerinin aklanması" suçunun bu kadar yaygınlaşması, yasal denetimlerin ve caydırıcılığın tamamen işlevsizleştiğini kanıtlamaktadır.

Operasyonlar Sinek Avlamaktan İbaret: Bataklık Ne Zaman Kurutulacak?

Bu operasyon, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Türkiye genelinde faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı yüz binlerce bahis sitesine ve bu sitelerin yurt içindeki devasa finansal ayaklarına karşı kalıcı, yapısal önlemler alınmamaktadır.

Mevcut siyasi irade, ekonomik çöküşü gizlemek için günübirlik şovlara sığınırken; ülkenin finansal güvenliği, gençliği ve geleceği denetimsiz dijital kumar ve kara para çarklarında öğütülmeye devam etmektedir.

Sorumlular, adliye koridorlarında tutuklanan 37 kişiden çok daha fazlasıdır; asıl sorumlu, bu organize finansal boşluğu yaratan ve ülkeyi gri listelerin kıyısında dolaştıran ekonomi ve hukuk yönetimidir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.