logo
22 NİSAN 2026


8 ayda 896 bin 957 ölüm, 27 milyondan fazla vaka

Çin'in Hubey eyaletinin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve korona virüsten ilk ölümün gerçekleştiği andan itibaren 8 ay geçti. 8 aylık süreçte dünyaya yayılan virüs nedeniyle bütün dünyada 986 bin 957 can kaybı yaşandı. Toplam vaka sayısı ise 27 milyonu aştı

08.09.2020 15:00:00
8 ayda 896 bin 957 ölüm, 27 milyondan fazla vaka
8 ayda 896 bin 957 ölüm, 27 milyondan fazla vaka
9 0cak'ta solunum yetmezliği ve ağır zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırılan 61 yaşındaki bir adamın kaynağı açıklanamayan virüs nedeniyle hayatını kaybettiğinin açıklanmasının ardından 8 ay geçti. Daha sonra yeni tip korona virüs(Covid-19) olduğu belirlenen ve pandemi haline gelen virüs nedeniyle ilk resmi ölüm tarihi 9 Ocak olarak belirlenmişti. Virüsün hayatımıza girmesiyle birçok şeyin değiştiği şu dönemlerde geçen 8 aylık süreçte Covid-19 nedeniyle dünyada 896 bin 957 kişi hayatını kaybetti. Vaka sayısı dünya genelinde 27 milyon 497 bin 148'e çıkarken, virüs saptanan 19 milyon 593 bin 513 kişi sağlığına kavuştu.

Benzeri görülmemiş ekonomik çöküş ve uzun vadeli sınırlar kapandı

Dünya çapında hali hazırda 27 milyondan fazla kişiye bulaşan ve 552 bin 204 kişinin ölümüne neden olan korona virüs tarihte benzeri görülmemiş ekonomik çöküşlere neden oldu. Birçok ülkede sınırlar kapandı, ekonomi durma noktasına geldi. Korona virüse karşı alınan önlemler kapsamında kısıtlamalar yapıldı, sokağa çıkma yasağı ilan edildi, milyonlarca kişi evlere kapandı. Çin'in Wuhan kentinden dünyaya yayılan korona virüsüne karşı alarma geçen birçok ülke, seyahat yasakları ve virüs taraması gibi önlemler aldı. 9 Ocak'ta tanımlanamayan virüs nedeniyle ilk ölümün yaşandığı bildirilirken şu an Covid-19 olarak tanımlanan ölümcül virüs tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam ediyor.

WHO, 30 Ocak'ta uluslararası acil durum ilan etti

Korona virüsünün yayılmaya başladığı ocak ayında Çin'in Wuhan kentindeki vatandaşlarını tahliye etmeye başlayan ülkeler gönderdiği uçaklarla ülkelere geri dönüşlerini hızlandırdı. Ocak ayında birçok ülkede ilk ölümlerin yaşandığı duyuruldu. 30 Ocak'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Çin'de ortaya çıkan korona virüsünün dünya ülkelerine yayılması nedeniyle uluslararası acil durum ilan etti. WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ocak yaında yaptığı açıklamasında, korona virüs için, 'Benzeri görülmemiş bir nedene bağlı benzeri görülmemiş bir salgın' ifadelerini kullanmıştı.

Hastaneler inşa edildi

Virüsün ortaya çıktığı ilk dönemlerde en çok etkilenen Çin'in Wuhan kentinde yeni tip korona virüs salgını nedeniyle 10 günde hastaneler inşa edildi. Yine 30 Ocak'ta virüsün yayıldığı Wuhan kentinde ve diğer kentlerde korona virüsü bulaşan vatandaşların evlerinin mühürlendiği, dışarı çıkmamaları için zorla bu şekilde evde tutuldukları öne sürüldü. Çin'de ortaya çıkan korona virüs kaynaklı vak'a ve ölümlerin tespit edilmesiyle bazı ülkelerde yaşayan Çinliler ırkçılığın hedefi haline geldi.

Camiler kapatıldı, etkinlikler iptal edildi

Virüse karşı alınan önlemler kapsamında birçok ülkede camiler kapatıldı, toplu etkinlikler ve festivaller iptal edildi, spor müsabakaları ileri bir tarihe ertelendi yada iptal edildi. Birçok spor müsabakaları seyircisiz gerçekleştirilmeye başlandı.

Şubat ayında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hızla dünya ülkelerine yayılan korona virüsü için alarm seviyesini 'yüksek'ten 'çok yüksek' seviyesine çıkardı. Virüsün yayılmasını önlemeye yönelik ülkelerden kritik adımlar geldi. Birçok ülkede olağanüstü hal ilan edildi, okullar kapatıldı.

7 Şubat'ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünyanın koruyucu ekipman sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Korona virüs salgını nedeniyle özel kıyafet, maske, eldiven ve diğer koruyucu ekipmanların giderek azaldığı belirtildi. Ülkeler arasında maske savaşları boy gösterdi. Salgına karşı maske ihtiyacını gidermek isteyen ülkeler arasında büyük rekabet yaşandı. Almanya'nın satın aldığı maskelere Tayland'dayken ABD tarafından el konulmasıyla yeni bir tartışmanın fitili ateşlenmişti.

ABD'liler silah depolarken, Avrupa ülkeleri tuvalet kağıdına akın etti

Mart ayında ise korona virüs salgının dünya genelinde neden olduğu panik havası nedeniyle vatandaşlar marketlere akın etti. Çoğu ülkede temizlik ürünleri ve gıda maddeleri stok yapılırken, ABD'liler çareyi silah depolamakta buldu. Korona virüsü salgının ardından Japonya'da bazı ürünler uzun süre tedarik edilemedi. Özellikle hijyenik maske stoklarının tükenmesinin ardından, Japonya hükümeti maske üreticilerine destek sağlanacağını açıkladı. Avustralya'da ilk vakaların tespit edilmesinin ardından en çok satın alınan ürün tuvalet kağıdı olurken, tuvalet kağıdını duş jelleri ve dezenfektanlar izledi. Almanya'da korona virüs salgınında marketlerde ilk tükenen ürünlerin başında tuvalet kağıdı geldi. Marketler stoklamayı önleyebilmek için müşteri başına bir ürün adet alabilme sınırı getirdi. İtalya'da 8 Mart'tan itibaren ülkenin bazı kuzey bölgeleri, 10 Mart'tan sonra da tüm ülkenin karantina altına alınması nedeniyle halk en çok un, maya ve konserve ürünlere yöneldi. Rusya'da korona virüsü vak'alarının artışı nedeniyle ülke genelinde oluşan panik havası nedeniyle marketlere hücum eden Ruslar en çok bakliyat ürünleri satın aldı. Korona virüs salgını nedeniyle birçok ülkede temizlik ürünleri ve kuru gıda maddeleri satışları tavan yaparken, ABD'de de silah satışlarında patlama yaşandı. Korona virüs pandemisinin toplumsal huzursuzluğa yol açacağı tedirginliği yaşayan ABD'liler silah ve mühimmat stoklamaya başladı. ABD'deki birçok silah mağazası sahibi, salgının yol açabileceği ekonomik krizin sosyal düzeni bozacağı endişesiyle satışlarda artış yaşandığını ifade etti.

26 Mart'ta dünya genelinde korona virüsü vakaları 509 bin 477'ye ulaştı. Korona virüsüne bağlı hayatını kaybedenlerin sayısı ise 23 bin 4'de yükseldi. 11 Mart'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, korona virüsün "pandemi" olarak ilan edildiğini açıkladı. 13 Mart'ta ise Avrupa'nın Çin'de ortaya çıkan korona virüs salgının merkezi haline geldiğini ilan etti.

Nisan ayında ise birçok ülke virüse karşı aldığı önlemleri kademeli olarak kaldırmaya başladı diğer yandan birçok ülkeden ölüm vaka haberleri gelmeye devam ediyor. 4 Nisan'da Dünya genelinde korona virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 60 bin 115'e yükseldi. ABD'de korona virüs vak'aları 200 bini aştı. 8 Nisan'da korona virüsün ilk ortaya çıktığı Çin'in Hubei eyaletine bağlı Wuhan'da karantina kalktı. Yaklaşık 11 haftalık karantina sürecinin ardından Wuhan'dan tren ve uçak seferleri bugün tekrar başlatılırken, otobanlar yeniden açıldı.

15 Mayıs'ta ABD'de korona virüs salgını nedeniyle toplam ölü sayısı 89 bin 383'e ulaştı. Ülkede toplam vaka sayısı ise 1 milyon 501 bin 989'a çıktı. İtalya'da ölü sayısı 31 bin 610'a, toplam vaka sayısı 223 bin 885'e ulaştı. Brezilya'da toplam korona virüs vaka sayısı 208 bin 31'e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 14 bin 267'ye ulaştı. İngiltere'de ise toplam ölü sayısı 33 bin 998'e toplam vaka sayısı ise 236 bin 711'e yükselmişti. Brezilya'da ise toplam ölü sayısı 4 bin 477'ye, vaka sayısı ise 42 bin 595'e yükselmişti.

Mayıs ayında İngiliz ve Amerikan kanalarında Türk hastaneleri anlatılmaya başlandı. İngiliz BBC'nin Türkçe servisi, Türkiye'deki kahramanları dünyaya duyurdu. İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa (İÜC), Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde korona virüsle yürütülen mücadeleyi anlattı. Sabahın erken saatlerinde aralıksız devam eden mücadelede en önde savaşan doktorların, hemşirelerin güvenlik görevlilerinin her anını görüntüleyen ekip, gösterilen çabayı ve başarıyı gözler önüne serdi.

İngiliz haber ajansı Reuters ise, salgında unutulmaması gereken korona virüsün tespitinde öncü olan filyasyon ekibini takibe aldı. Salgının 'gizli kahramanları' olarak tanımladığı Türk filyasyon ekibini an an fotoğraflayarak bu anları dünyaya servis etti. Korona virüs hastaları ile temasta bulunanları tespit eden filyasyon ekiplerinin haberini geniş kitlelere yayınlayan İngiliz haber ajansı, servis ettiği fotoğraflarla başarının gizli kahramanlarının çabasını dünyaya duyurdu.

Dünya Sağlık Örgütü de, Türkiye'yi örnek gösterdi

Yine Mayıs ayında yapılan açıklamada korona virüsü 'pandemi' olarak açıklayan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de, Türkiye'den övgüyle bahsetmişti. Dünyanın zor bir dönemden geçtiğine vurgu yapan Dünya Sağlık Örgütü Türkiye'nin diğer ülkelere sağladığı tıbbı yardım desteğini takdirle karşılamıştı. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 'Türkiye'nin sergilediği dayanışma tüm dünyaya örnek olmalı' ifadelerini kullanmıştı.

Korona virüste ikinci dalga ihtimali en yüksek 10 ülke açıklandı

Pek çok ülkenin salgına karşı aldığı önlemleri gevşetmeye başlaması nedeniyle uzmanlar, ikinci bir korona virüs dalgası riski konusunda uyarıda bulundu. 26 Mayıs'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) küresel korona virüs vakalarında rekor bir artış olduğunu bildirdi. Ancak ülkeler, korona virüs önlemlerinin ekonomik zorluklara sebep olması nedeniyle normalleşme sürecine girerek kısıtlamaları kaldırmaya başladı. Korona virüsün ikinci bir dalgaya neden olup olmayacağını tartışmalara yol açarken, Oxford Üniversitesi, korona virüste (Covid-19) ikinci dalga ihtimali en yüksek 10 ülkeyi açıkladı. Korona virüs pandemisinde ikinci dalganın yaşanma ihtimalinin en yüksek olduğu 10 ülke sırasıyla; Almanya, Ukrayna, ABD, İsviçre, Bangladeş, Fransa, İsveç, İran, Endonezya ve Suudi Arabistan olarak belirtildi.

Haziran ayı başına gelindiğinde Dünyayı etkisi alan yeni tip korona virüs salgınında Avrupa ülkeleri tedbirlerini gevşetti. Birçok ülke sadece sınırları değil, turizm sezonunu da açtı. 1 Haziran'da dünya genelinde toplam korona virüs vaka sayısı 6 milyon 290 bin 847'ye yükselirken, Latin Amerika'daki vaka sayısı 1 milyona yaklaştı. Öte yandan ABD'de siyahi George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından protesto gösterileri başladı ve birçok ülkeye yayıldı. Floyd'un hayatını kaybetmesinin ardından başkent Washington DC'de olaylar çıktı. 2 Haziran'da İtalya'nın başkenti Roma'da turuncu yelekliler, yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınının ekonomide oluşturduğu olumsuz etkiye tepki amacıyla hükümet karşıtı protesto düzenledi. Aynı tarihte son 24 saat içerisinde 3 bin 117 yeni tip korona virüs (Covid-19) vakasının görüldüğü İran'da hayat tamamen normale döndü. Çoğu ülkede tedbir kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağı sona erdi. Yaz sezonunun gelmesiyle yeni tip korona virüs salgınına yönelik tedbirlerin gevşetilmesi kapsamında kafe ve restoranlar kademeli olarak yeniden açıldı.

19 Haziran'da Fransa'nın ünlü gazetelerinden Le Figaro'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korona virüs karşısında sağladığı başarıya değinen bir makale yayınlandı. 23 Haziran'da Almanya'da yayın yapan Bild Gazetesi'nin muhabiri Michael Quandt, Bild adına Antalya'ya turist gibi gelerek Türkiye seyahatini ve Covid-19 salgınına karşı alınan önlemleri değerlendirmişti. 'Cankurtaran bile maske takıyor' başlığı altında Quandt imzasıyla yayınlanan haberde, izlenimlerini adım adım aktaran Alman muhabir Türkiye'nin aldığı önlemlerin eksiz olduğunu ve Almanya'dan daha iyi önlemler alındığını yazmıştı.

26 Haziran'da İngiltere'nin önde gelen eğitim kurumlarından Oxford Üniversitesi, yeni tip korona virüsün (Covid-19) ikinci dalgaya neden olma ihtimali en yüksek 10 ülkeyi sırasıyla Almanya, Ukrayna, ABD, İsviçre, Bangladeş, Fransa, İsveç, İran, Endonezya ve Suudi Arabistan olarak açıkladı. Daha az sıkı politikaları olan diğer ülkelerdeki vaka sayısının hala düşmekte olduğuna dair olumlu işaretler olduğunu ifade eden Oxford Üniversitesi; Türkiye, Belçika, Kanada, Polonya, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Belarus, İtalya, İspanya, Singapur ve Hollanda ise tedbirlerin gevşetilmesine rağmen vaka sayılarında büyük artışların görülmediği ülkeler olarak gösterildi.

Fransa'da sağlık çalışanlarından protesto

30 Haziran'a gelindiğinde Kolombiya'nın başkenti Bogota'da yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranı yüzde 73.4'e ulaştı. Başkentte 15 yatağın daha dolması halinde sağlık sisteminde kırmızı alarm verileceği bildirildi. Yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınından Avrupa'da en çok etkilenen ülkelerden olan Fransa'da sağlık çalışanları, çalışma koşullarına ve hastanelerdeki malzeme yetersizliğine tepki göstermek için protesto düzenlendi. Sağlık çalışanları imkansızlık nedeniyle hastalara yeteri kadar hizmet ve tedavi uygulayamamaktan şikayetçi olduklarını belirterek hükümetin sağlık sektörüne yeterli bütçe ayırmadığını ifade etti. Sağlık çalışanları ayrıca, hastanelerin fiziki şartlarının tedavi için uygun olmamasına da tepki gösterdi. Avustralya'da korona virüs salgınında vaka sayısı yeniden artışa geçti. Melbourne şehrinde son 3 günde 188 yeni vaka tespit edilmesinin ardından hükümet tekrar sokağa çıkma kısıtlaması getirdi. Yine 30 Haziran'da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünya genelinde vaka sayısının 10 milyonu, can kaybının ise 500 bini geçtiğini açıklayarak 'Hepimiz bu salgının bitmesini istiyoruz. Hayatlarımıza geri dönmek istiyoruz. Fakat üzücü gerçek şu ki salgın henüz bitmeye yakın değil. En kötüsü henüz gelmedi. Birçok ülke salgın konusunda gelişme gösterse de küresel anlamda salgın hızlanmaya devam ediyor' açıklamasını yaptı.

ABD'de Temmuz ayında da korona virüs salgını etkisini arttırmaya devam etti. ABD'nin Florida eyaletinde bulunan 48 hastanede artan korona virüs vakaları nedeni ile yoğun bakım servisinde yer kalmadı. Sağlık Hizmetleri İdaresi Ajansı (AHCA) tarafından yapılan açıklamada eyalette bulunan diğer 52 hastanede ise yoğum bakım servislerinin yatak kapasitesinin yüzde 10 ve altına indiği aktarıldı. 12 Temmuz'da korona virüs salgınını küçümseyen ve salgına karşı alınan sert tedbirlere karşı çıkan ABD Başkanı Donald Trump, ilk kez kameraların karşısına maskeyle çıktı. Birçok ülke kapalı ve açık alanlarda maske takma ve sosyal mesafeye uyma zorunluluğunu açıkladı. Korona virüsü ilk günden itibaren 'küçük bir grip' diye aşağılayan Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'ya 7 Temmuz'da Covid-19 teşhisi konuldu. 27 Temmuz'da Dünya genelinde koronaya bağlı can kayıpları 653 bin 343'e yükseldi. Toplam vaka sayısı 16 milyon 483 bin 815'e, iyileşenlerin sayısı ise 10 milyon 94 bin 198'e ulaştı.

Temmuz ayı sonlarına doğru korona virüs salgınının Avrupa'da yeniden etkisini arttırması ile birçok ülke kısıtlamaları geri getirmeye başladı. 31 Temmuz'da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından açıklanan raporda dünya genelinde korona virüs salgınında rekor sayıda vaka artışı yaşandı. Son 24 saatte 292 bin 527 yeni vaka tespit edildi.

Korona virüs salgınından en fazla etkilenen ülke konumunda bulunan ABD'de 9 Ağustos'ta 54 bin 199 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısı 5 milyon 149 bin 723'e ulaştı. Toplam can kaybı ise 165 bin 70'e yükseldi. Brezilya'da ise toplam can kaybı 100 bin 240'a yükseldi. 11 Ağustos'ta İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), İngiltere'de Mart ayından bu yana yeni tip korona virüs (Covid-19) salgını nedeniyle yaklaşık 730 bin kişinin işsiz kaldığını açıkladı. Dünya genelinde etkili olan korona virüs salgınında yürütülen aşı çalışmalarının ilk sonuçları Rusya'dan geldi. 11 Ağustos'ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da geliştirilen aşının Sağlık Bakanlığından onay aldığını açıkladı. Putin, 'Bu sabah saatlerinde, korona virüs salgınına karşı dünyadaki ilk aşı tescillendi' açıklamasını yaparak aşının adının 'Sputnik V' olacağı ifade etti. 16 Ağustos'ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 30'dan fazla ülkede günlük Covid-19 vaka sayılarının bini aştığını açıkladı. 18 Ağustos'ta Çin'de yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınına karşı aşı çalışmaları hızlandı. Askeri Tıp Bilimleri Akademisine bağlı CanSino Biologics ve Pekin Biyoteknoloji Enstitüsü tarafından geliştirilen Ad5-nCoV aşı adayı Çin Ulusal Fikri Mülkiyet İdaresi'nden patent onayı aldı. Bir başka Çinli ilaç şirketi Sinopharm da korona virüs aşısının yıl sonuna kadar piyasaya sürülmeye hazır olacağını duyurdu.

25 Ağustos'ta Birleşmiş Milletler, korona virüs salgınının turizm sektörüne etkileri ile ilgili bir rapor yayınladı. Rapora göre, korona virüs salgını nedeniyle dünya çapında sınırların kapanmasıyla oteller de kapatıldı, uçuşlar iptal edildi. Yılın ilk 5 ayında uluslararası turist sayısının yüzde 56 düştüğü kaydedilen raporda, yıl sonuna kadar bu oranın yüzde 78'e kadar ulaşabileceği belirtildi. Raporda, turizm ihracat gelirlerinde 910 milyar ile 1.2 trilyon dolar arasında bir kayıp yaşanabileceği vurgusu yapıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise konuya ilişkin açıklamasında, "Kriz, gelişmiş ekonomiler için büyük bir şok. Ancak gelişmekte olan ülkeler turizme büyük ölçüde bağımlı olduğu için acil bir durum söz konusu' diyerek salgın nedeniyle bu yıl dünya çapında turizmde sektöründe çalışan 120 milyon kişinin işinin tehdit altında olduğunu açıkladı.

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını hızla yayılmaya devam ederken, birçok ülkede ikinci dalga endişesi yaşanıyor. Dünya genelinde toplam vaka sayısı 27 milyon 497 bin 148'e, toplam can kaybı 896 bin 957'ye ulaştı. En fazla vak'a ve ölümün kaydedildiği ABD'de 6 milyon 485 bin 575 vaka ve 193 bin 534 ölüm ile dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. ABD'yi 4 milyon 284 bin 103 vaka ve 72 bin 843 ölüm ile Hindistan takip ediyor. Üçüncü sırada ise 4 milyon 147 bin 794 vaka ve 127 bin ölüm ile Brezilya bulunuyor. Brezilya'nın ardından vaka sayılarının en çok olduğu ülkeler sıralamasında Rusya, Peru, Kolombiya, Güney Afrika, Meksika, İspanya, Arjantin, Şili, İran, İngiltere, Fransa, Bangladeş, Suudi Arabistan, Pakistan bulunuyor. İHA

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan'dan bu yana tedavi gördüğü ve geçtiğimiz haftalarda safra kesesi ameliyatının gerçekleştirildiği Acıbadem Altunizade Hastanesi'nden taburcu edildi. Taburcu olan Tatlıses, "Bana bebekler gibi baktılar bana hepsine teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepsini evlat edindim, evladım gibi oldu. Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş kafam kadar taş çıktı" dedi

22.04.2026 14:32:00 / Güncelleme: 22.04.2026 14:35:26
İHA
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan'da İstanbul'daki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Acil Servisi'ne başvurmasının ardından ünlü sanatçı tedbir amaçlı olarak yoğun bakıma alınmış, safra kesesi kaynaklı bakteriyel bir enfeksiyon olan kolesistit (safra kesesi iltihabı) tanısı ile antibiyotik tedavisine başlanmıştı. Tedavi sürecinin ardından Tatlıses'in 11 Nisan'da safra kesesi ameliyatı olduğu açıklandı.

Tatlıses'in ameliyatının başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından Acıbadem Altunizade Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı ve ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca, sanatçının bir süre daha yoğun bakımda gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edileceğini açıklamıştı.

"Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş kafam kadar taş çıktı"

Ünlü sanatçı bugün Acıbadem Altunizade Hastanesi'nden taburcu oldu. Ailesi ve sevenleri uzun süre hastane önünde beklerken taburcu edilen Tatlıses, hastane çıkışı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Dünyada hastane arıyorsanız yer burası. Hani yazıyorlar ' İbrahim Tatlıses yoğun bakımda'; yoğun bakım değil bebek bakım orası. Bana bebekler gibi baktılar bana hepsine teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepsini evlat edindim, evladım gibi oldu. Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş, kafam kadar taş çıktı. Hocalarıma teşekkür ediyorum."

Hastanede hep haberleri izlediğini belirten Tatlıses, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dünya liderlerini Antalya'ya getirdiği için teşekkür etti. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki silahlı saldırıda ölenlere rahmet dileyen Tatlıses, yaralılara da kendisi gibi taburcu olmalarını diledi.

"Çocuklarımın bazılarının hastaneye alınmamasını ben istemedim"

Sağlığının yerinde olduğunu söyleyen Tatlıses, sözlerine şöyle devam etti:

"Dostlarım hiç yalnız bırakmadılar, İzmir'de ve Ankara'dan geldiler hepsine teşekkür ediyorum. Dost bugünde lazım. Allah çocuklarımdan razı olsun ama hepsinden değil. Tuğçe benim canım, Allah ondan razı olsun. Ama A harfini alfabeden sildim. Çocuklarımın bazılarının hastaneye alınmamasını ben istemedim. Onlar benim kalbim de hakkettikleri yerde değiller. Benim babam bu haldeyken ben babamı yalnız bırakmam, babam için ölürüm. Keşke mezardan kalksa boynumu baltayla kesse. Babaların kıymeti ne zaman anlaşılır bilmiyorum."

Acıbadem Hastanelerinin sahibi Mehmet Ali Aydınlar'dan Şanlıurfa'da hastane açmasını rica ettiğini söyleyen Tatlıses, "Şanlıurfa'da 4 buçuk dönüm arsam var. Şanlıurfa'da da özel hastane yok herkes Gaziantep'e gidiyor. Gelin bu 4 buçuk dönüm yeri görün eğer imkanınız varsa orada da bir Acıbadem Hastanesi istiyoruz" dedi.

Vasiyetinde de her şeyi devlete bıraktığını ifade eden Tatlıses, "Kuruş yok, bazıları yüzünden ailemin de bir kısmı mağdur kaldı. Bana babam para bırakmadı, babam ciğerciydi. Parayı kendim kazandım, saçarım dağıtım kime ne ' Parayı ben kazanmışım. Ben onlara çok büyük miras bıraktım farkında değiller. İbrahim Tatlıses deyince bütün kapılar açılıyor, onu kullanmasını bilemediler" diye konuştu.

Tatlıses, konuşmasının sonunda "Baboş" isimli yeni şarkısının hafta içinde çıkacağını ifade etti.

Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, Ayser Çalık Ortaokuluna düzenlenen silahlı saldırının ardından ziyaret ettiği 2 bin 700 haneye psikososyal destek verdi

 

22.04.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Haydar Bey Mahallesi Muhtarlığının Psikososyal Destek Ofisine dönüştürüldüğü ve Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hanenin ziyaret edildiği belirtildi.

Taziye sürecini tamamlayan aileler için "Yas Danışmanlığı" hizmetinin sürdürüldüğüne değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, olaydan etkilenenler ve aileleri için en az bir, ihtiyaca göre ise 3 danışmandan oluşan özel ekipler görevlendirerek düzenli izleme çalışmalarını devam ettirmektedir. Olayda yaralanan ve hastanede yatan çocukların ailelerine vardiyalı sistemle kesintisiz destek sunulurken, taburcu edilen çocuklar ise evlerinde ziyaret edilerek psikolojik iyilik halleri takip edilmektedir. Haydar Bey Mahallesi ve çevresindeki mahalleler ile Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hane ziyaret edildi. Sahada an itibarıyla 15 ekip tarama çalışmalarını sürdürmektedir."

Ayrıca çalışmalara, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden gelen 40 uzman personelin de destek verdiği bildirildi.

Ayser Çalık Ortaokuluna 15 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.

22. duruşma başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin davada, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 17'si tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor

 

22.04.2026 11:39:00 / Güncelleme: 22.04.2026 12:45:57
Anadolu Ajansı
22. duruşma başladı
22. duruşma başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 22. duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Aziz İhsan Aktaş'ın aralarında yer aldığı bir kısım tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, savunması alınan sanıkların duruşmaya gelmeme yönündeki taleplerinin kabulüne karar verilmesini istedi.

Savunması alınmayan bir sanık hakkında ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkarılmasını talep eden savcı, beyanları alınan mağdurların davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etti.

Savcı, tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesini istedi.

Tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci ve eğitmen Gülşah Ocak'ın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini isteyen savcı, Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu 14 sanığın kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Duruşma, tutuklu sanıkların tahliyeye ilişkin taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı.



Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, "Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.

Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı

Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, 20 Nisan 2026 günü saat 15.30 sıralarında Kaya İsmet Özden Ortaokulu'nda 7'nci sınıf öğrencisi Y.K.'nın aynı sınıfta öğrenim gören arkadaşlarına, "Okula gelmeyin, okulu tarayacağım" şeklinde tehditte bulunduğu öğrenildi.



İhbar üzerine harekete geçen ekipler, olayla ilgili çalışma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda ikameti belirlenen 14 yaşındaki çocuk, Niksar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheli çocuk emniyetteki işlemlerinin ardından Niksar Adliyesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi

 

21.04.2026 17:29:00 / Güncelleme: 21.04.2026 17:36:02
Anadolu Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli'de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı.

11 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 



Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand

Siirt'te etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel felaketinin bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Kent genelinde birçok noktada ciddi hasar meydana gelirken, tarım arazileri ve hayvancılık büyük zarar gördü

21.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 21.04.2026 14:13:55
İHA
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Edinilen bilgilere göre, kent merkezinde yaklaşık 300 dekar tarım arazisinde toprak kayması yaşandı. Şirvan ilçesinde sel sularına kapılan 90 arılı kovan ile birlikte 80-90 küçükbaş hayvan telef oldu. Bölgede köy yollarının kapanması nedeniyle ulaşımda da aksaklıklar yaşandı. Kurtalan ilçesinde sel nedeniyle yaklaşık 10-15 ton buğday zarar görürken, 340 kanatlı hayvan ile 45-50 küçükbaş hayvanın telef olduğu bildirildi.



Tillo ilçesinde ise bir fıstık işleme tesisi tamamen hasar görürken, tarım arazilerinde kaymalar meydana geldiği ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığı öğrenildi.

Yetkililer, selden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için ekiplerin sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ettiğini belirtti.

Kilo verirken kas kaybetmeyin!


 
Günümüzde kilo verme süreci çoğu zaman estetik kaygılar üzerinden ele alınsa da, bu sürecin kalp sağlığıyla olan doğrudan ilişkisi sıklıkla geri planda kalmakta. Bilinçsiz diyetler, hızlı kilo kaybı hedefleri ve yanlış egzersiz alışkanlıkları, kalp ve damar sistemi üzerinde beklenmedik riskler oluşturabilir.

21.04.2026 11:07:00 / Güncelleme: 21.04.2026 11:11:11
MURAT ÇORBACI
 Kilo verirken kas kaybetmeyin!
 Kilo verirken kas kaybetmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, kilo verme sürecinin kalp sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Altınkaynak, "Kilo verme sürecinde yapılan en yaygın hatalardan biri, hızlı sonuç elde etme isteğiyle uygulanan düşük kalorili ve dengesiz diyetlerdir. Bu tür beslenme modelleri kısa vadede kilo kaybı sağlasa da, uzun vadede kalp ritim bozuklukları, tansiyon dalgalanmaları ve elektrolit dengesizlikleri gibi ciddi sorunlara yol açabilir" dedi.

Dr. Altınkaynak, özellikle ani kilo kaybının kalp kası üzerinde stres oluşturabileceğini belirterek, "Vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin öğelerinden mahrum bırakılması, kalp kasının da yeterince beslenememesi anlamına gelir. Bu durum, fark edilmeden ilerleyen ciddi kardiyak problemlere zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.


Kalp krizi riski zamanla birikiyor

"Kalp krizi çoğu zaman ani gelişen bir tablo olarak algılansa da arka planda yıllar süren bir süreç yer alır" diyen Dr. Altınkaynak, şunları söyledi: "Bu sürecin temelinde ise damar sertliği, yani arteroskleroz bulunmaktadır. Damar sertliği; damar duvarının iç yüzeyinde başlayan mikroskobik hasarlarla gelişir. Özellikle kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon, damar duvarına her kalp atımıyla birlikte sürekli bir basınç uygular. Bu durum zamanla damar yüzeyinde küçük çatlaklara neden olur. Vücut bu hasarı onarmaya çalışırken kolesterol ve yağ parçacıkları bu alanlara yerleşir ve plak oluşumu başlar.

Zaman içinde bu plaklar büyüyerek damar iç çapını daraltır ve kan akışını zorlaştırır. Bu durumda pıhtı oluşumu hızlanır ve kalp krizi riski yaşanabilir. Bu nedenle damar sertliği, belirti vermeden ilerleyen ancak sonuçları hayati olabilen bir süreçtir. Fazla yağ dokusu, vücutta birçok hormon ve kimyasal sinyal üretir. Bu durum özellikle insülin direncinin gelişmesine zemin hazırlar. İnsülin direnci ise kan şekeri kontrolünü bozarak diyabet riskini artırırken, aynı zamanda damar yapısını da olumsuz etkileyerek kalp hastalıklarına zemin hazırlar. Özellikle karın bölgesinde biriken yağ dokusu, yani visseral yağlanma, kalp-damar hastalıkları açısından en riskli yağlanma türü olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle kilo artışı yalnızca estetik değil, sistemik bir sağlık sorunu olarak ele alınmalıdır. Kilo verme sürecinde en sık göz ardı edilen konulardan biri kas kütlesinin korunmasıdır. İnsan vücudu 30'lu yaşlardan itibaren doğal olarak kas kaybetmeye başlar. Bu sürece yanlış diyetler ve yetersiz fiziksel aktivite eklendiğinde kas kaybı hızlanır. Kas oranı azaldıkça vücudun enerji harcaması düşer ve metabolizma yavaşlar. Bu durum hem kilo vermeyi zorlaştırır hem de verilen kiloların tekrar alınmasına neden olabilir. Kas kaybı arttıkça yağ dokusu oranı yükselir ve bu durum kalbin iş yükünü artırır. Kalp, artan yağ kütlesine kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu da uzun vadede kalp-damar sistemi üzerinde ek bir stres oluşturur. Bu nedenle sağlıklı kilo verme sürecinde amaç; kas kütlesini koruyarak yağ oranını azaltmak olmalıdır."

Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Irak'ta Kerkük valiliğine Türkmen bir valinin seçilmesinin kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi konusunda tarihi bir gelişme olduğu bildirildi

21.04.2026 02:38:00
AA
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

"Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük'e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir." ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak'ın ve Kerkük'ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.

Kerkük'te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük'ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak'ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.

Ne olmuştu

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa'ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.

Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan'da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa'yı vilayet valisi olarak seçmişti. 

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı

Gülistan Doku soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir tutuklandı

20.04.2026 19:34:00 / Güncelleme: 20.04.2026 19:45:14
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Öte yandan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir, savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Bursa'dan Tunceli'ye getirilen ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda ifadesi alınan Özdemir, bugün adliyeye sevk edildi.

Mahkeme karşısına çıkartılan Özdemir, tutuklandı.

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında firari şüpheli Umut Altaş'ın geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranması için resmi süreç başladı.

Adalet Bakanlığı, Amerika'da bulunan firari şüpheli Umut Altaş'ın iade dosyasını hem ABD makamlarına iletilmek hem de INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten yayımlanmasını sağlamak amacıyla ilgili bakanlıklara gönderdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.