8 milyondan fazla çocuğumuz yoksulluk kıskacında
Uluslararası veri tabanlarının güncel raporları, Türkiye'deki çocuk yoksulluğunun ulaştığı ürkütücü boyutu gözler önüne serdi. Eurostat verilerine göre Türkiye, yüzde 37,6'lık oranla Avrupa'da çocuk yoksulluğu ve sosyal dışlanma riskinde ilk sırada yer alırken; OECD genelinde ise Kosta Rika'nın ardından dünya ikincisi oldu. Yeni eğitim-öğretim yılının başladığı bugünlerde, Türkiye'deki yaklaşık 8 milyon 122 bin çocuk derin ekonomik ve sosyal çaresizlikle karşı karşıya
Haber Merkezi





Eurostat, UNICEF ve TÜİK raporlarından derlenen veriler, her üç çocuktan birinin sağlıklı gıdaya, eğitime ve güvenli bir barınmaya erişemediğini açıkça ortaya koyuyor.
Avrupa'da birinci, OECD'de ikinci sıradayız
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından paylaşılan son verilere göre, Türkiye'de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşayan çocukların oranı yüzde 37,6'ya ulaştı. Bu oranla Türkiye, Makedonya (%34,2), İspanya (%33,8) ve Bulgaristan (%33,1) gibi ülkeleri geride bırakarak Avrupa'nın zirvesine yerleşti. Ülke genelinde tam 8 milyon 122 bin çocuk bu risk çemberinin içinde hayat mücadelesi veriyor.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile UNICEF Innocenti araştırmalarında da tablo değişmedi. OECD genelinde çocuk yoksulluğu ortalaması yüzde 12,4 seviyesindeyken, Türkiye yüzde 22,4'ü aşan kemikleşmiş yoksulluk oranıyla üye ülkeler arasında Kosta Rika'nın ardından dünya ikincisi konumunda bulunuyor.
TÜİK ve DİSK raporları alarm veriyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri de derinleşen krizi doğrular nitelikte. TÜİK'in son araştırmalarına göre, ülke nüfusunun yüzde 24,8'ini oluşturan çocuklarda yoksulluk riski, yetişkin nüfus ortalamasının (yüzde 27,9) tam 9 puan üzerine çıkarak yüzde 36,8 olarak kayıtlara geçti. Bu oran kız çocuklarında ise yüzde 37,8 gibi daha da çarpıcı bir seviyeye ulaşıyor.Öte yandan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından bugün yayımlanan güncel raporda, doğrudan kronik yoksulluk sarmalındaki çocuk sayısı 6 milyon 708 bin olarak açıklandı. Raporda, yoksulluğun bir sonucu olarak çocuk istihdamının yüzde 70 oranında arttığı ve binlerce çocuğun eğitim hayatını terk ederek ağır işlerde çalışmak zorunda kaldığı vurgulandı.
Fiziksel ve zihinsel gelişim tehlikede
Uzmanlar, çocukluk döneminde yaşanan bu kronik yoksunluğun kalıcı hasarlar bıraktığı konusunda uyarıyor. Ankara Tabip Odası ve ilgili sağlık örgütlerinin raporlarına göre, her 4 çocuktan birinin okula aç gittiği Türkiye'de; yetersiz beslenme çocuklarda büyüme geriliği (bodurluk), anemi, bağışıklık sistemi zayıflığı ve öğrenme güçlüklerine yol açıyor.Bugün milyonlarca çocuk için ders zili çalarken, kırtasiye, giysi ve beslenme masraflarını karşılayamayan ailelerin çocukları eğitim hakkından mahrum kalıyor ya da erken yaşta güvencesiz iş gücü haline geliyor. Sivil toplum kuruluşları, krizin kalıcı bir geleceksizliğe dönüşmemesi adına acilen "okullarda ücretsiz bir öğün sağlıklı yemek" uygulamasının ve kapsamlı çocuk odaklı sosyal transfer politikalarının hayata geçirilmesi çağrısını yineliyor.










































































