logo
22 ŞUBAT 2026


“Aptallığa Nobel ödülü”

19.10.2012 00:00:00
Nobel’in “barış” adlı ödülü AB’ye verildi, desem inanır mısınız? İnanırsınız. Çünkü süslü medyamız öyle ihtişamla bu ödülü ve layık görülenleri anlatı ki, kimileri gözyaşlarını tutamamıştır bile...
AB bu ödülünü almadan önce Türkiye için adına “ilerleme” denilen ama gerçekte “oyalama” anlamına gelen bir rapor hazırlamıştı. Öyle bir rapor ki, AKP anayasasının profesörlüğünü yapan Burhan Kuzu bile bu raporu canlı yayında sallayıp, atmıştı.
AB Bakanı, Egemen Bağış ise AB’ye nasıl entegre olduğunu gösterdi. İcraatları yerine “Oğlum, bak, git” “Onu münasip yerine koy” gibi sözleri ile şöhrete kavuşan, ünlenen Bağış, bu rapor sonrası AB’yi ruhen ve bedenen hasta ilan ederek şöhretine şöhret kattı. Ha! raporu da münasip bir yere koymuştur illa ki!
Sayın Bağış, akılsız, ha bire salaklık yapan, deli, eli ayağı birbirine dolaşan vs. anlamlarına gelen “ruhen ve bedenen hasta” bir toplulukla ısrarla birlik olmak isteyen, ruh hastası bu zihniyetin her istediğini yerine getiren anlayış ve kişilere ne denir? sorusunun cevabını vermedi.
AB “barış” ödülünü hak etti mi? Bu sorunun cevabını AB medyasından alalım…
İtalyan medyası: “Saraybosna’da, Kosova’da üç maymunu oynayan, Arap Baharı’nda Kaddafi’yi öldürten, ekonomik krizde Yunanistan’ın, İspanya’nın ve İtalya’nın iflasını yaratan, meydanlara insanları döken, kendileri lüks içinde, yüksek maaşlarla sefa süren bir birliğe nasıl Nobel ödülü verilir? Bu, Karındeşen Jack’e ödül vermeye benzer!”
The Sun: “Komik ve absürt. Bu şaka herhalde!”
Libération: “AB, ekonomi Nobel’ini kaçırdı”
Daily Mail: “Aptallığa Nobel ödülü”
Der Spiegel: “İyi fikir, kötü sahip. Jacques Delors’un öne çıkarılması daha teşvik edici olurdu”
The Times: “Saçmalık. Avrupa kıtasını yeniden yaratma ütopyası”
Daily Telegraph: “Alfred Nobel’in varislerinin paralarını geri almaları için çok mu geç?”
AB basını böyle derken, birliğin kuruluşunda önemli rol oynayan eski Avrupa Komisyonu Başkanı Fransız Jacques Delors bu ödülün verilme niyetini tek cümle ile açıkladı; “Bu ödül, birliğe üye ülkeleri, işbirliğini artırmak için teşvik edecek.”
Bence AB’nin bu ödülü almasının tek sebebi Türkiye’dir. Neden? Elli yıldan fazladır kapısında beklettiği, hakkında (yanılmıyorsam) 12 ilerleme (!) raporu hazırladığı, “biz zaten AB’ye girmeyeceğiz. AB, Katolik devletler topluluğudur” diyerek namlanan kişileri nasıl hizaya soktuğu ortada iken artı Türkiye’nin askeri, siyasi, ekonomik her alanına her türlü müdahaleyi yapmışken, kendi anayasasını, Türk anayasasının üstünde olduğunu kabul ettirmişken ve hala Türkiye’yi kapısında mecnunlaştırmışken başkasının bu ödülü alması haksızlık olurdu.
Madem iş bu kadar sulandı, bizde sulandıralım…
“Avrupa Birliği Dışişleri Bakanlarının bir araya geldiği Meis Adası’nda, Verhaugen, bakanlara bir öneri sunar:
“Sayın bakanlar, son aday ülkeler olan Romanya, Bulgaristan ve Türkiye Dışişleri Bakanlarına birer soru yöneltelim ve soruların cevaplarını bilen bakanların ülkelerini gelecek sene AB’ye alalım, ne dersiniz?” Öneri kabul edilir ve Verhaugen ilk sorusunu Romanya Dışişleri Bakanı’na yöneltir:
“Sayın Bakan, Amerikalılar ilk atom bombasını kaç yılında kullandı, lütfen söyler misiniz?” 1945 yılında. Romanya alkışlarla Birliğe kabul edilir.
İkinci soru Bulgaristan Dışişleri Bakanı’na yöneltilir: “Sayın Bakan, ilk atom bombası nereye atıldı, lütfen söyler misiniz?” “Hiroşima’ya atıldı.” Bulgaristan alkışlarla birliğe kabul edilir.
Üçüncü soru Türkiye Dışişleri Bakanına yöneltilir: “Siz de lütfen Hiroşima’da kaç kişi öldü, ölenlerin isimlerini ve adreslerini söyler misiniz?” (…)
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.