logo
18 ŞUBAT 2026


9. yargı paketi bu hafta Meclis'te

TBMM'de bu hafta, kadınların kendi soyadlarını kullanmalarına engel getiren düzenlemelerin de içinde yer aldığı 9. yargı paketi gündeme alınacak. Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na yeni kaynak sağlamak için hazırlanan yasa teklifi de bu hafta komisyonda görüşülecek
 

13.10.2024 19:10:00
Haber Merkezi
9. yargı paketi bu hafta Meclis'te
9. yargı paketi bu hafta Meclis'te
"9. Yargı Paketi" olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Meclis tatile girmeden önce TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilmişti. Bu hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi beklenen kanun teklifinde, kadınların sadece kendi soyadlarını kullanabilmesini engelleyen düzenlemenin de olduğu düzenlemeler yer alıyor. Teklif bu hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanacak. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından açıklanan Savunma Sanayii Destekleme Fonu'na yeni kaynak sağlamak için hazırlanan yasa teklifi de salı günü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek. Teklifle, limiti 100 bin lira ve üzerinde olan kredi kartlarından yıllık 750 lira fon payı alınacak. Teklifle ayrıca araba satışlarından, noter işlemlerine yeni tahsilatlar getilirken, askeri amaçlar dışında kullanılanlar hariç olmak üzere dronelar, ÖTV matrafı 5 bin liranın üzerinde olan kol saatlerinden de yeni ücretler alınacak.

Kadın cinayetleri komisyonu çalışmalarına başlıyor



Son dönemde artan kadına şiddet ve kadın cinayetleriyle ilgili kurulan araştırma komisyonunun da bu hafta çalışmalarına başlaması bekleniyor. Ayrıca "Dilekçe Komisyonu Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu" da ilgili kurumların sunumlarını dinlemek için çarşamba günü saat 15.30'da toplanacak. Komisyona, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) bilgilendirme yapacak. Aynı zamanda, İstanbul Finans Merkezi ve yurt dışı yerinde inceleme ziyaretlerine ilişkin görüşmelerin de detayları aktarılacak. Dilekçe Komisyonu çarşamba günü saat 16.00'da "İtiraza Uğrayan Komisyon Genel Kurulu Kararı" ve "Genel Kurul'a sevk edilen dilekçelere" ilişkin bir araya gelecek. "Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu", AKP Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu başkanlığında yeni yasama yılının ilk toplantısını geçen hafta gerçekleştirmişti. Komisyon bu hafta Çarşamba günü saat 14.00'te "Devlet İstihbarat Hizmetleri ile Güvenlik ve İstihbari Nitelikteki Faaliyetlere İlişkin 2023 Yılı Raporunu" görüşecek.  Basına kapalı gerçekleştirilecek olan toplantıya, "Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı", "Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı", "Emniyet Genel Müdürlüğü", "Jandarma Genel Komutanlığı", "Mali Suçları Araştırma Kurulu" katılacak.

41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldüğünü belirterek, "Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi." ifadesini kullandı

18.02.2026 10:21:00
Anadolu Ajansı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, fiyat hareketlerinin Birlik tarafından incelendiğini bildirdi.

Geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesindeki fiyatlara bakıldığında, bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, "Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limonu, yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesine göre, üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görüldüğünün, bir üründe fiyat değişimi yaşanmadığının altını çizerek, üreticide en fazla fiyat düşüşünün yüzde 68,5 ile kuru soğanda gerçekleştiğini vurguladı. Kuru soğanı, yüzde 44 ile beyaz lahananın, yüzde 29,8 ile sivri biberin, yüzde 23 ile patatesin izlediğine dikkat çeken Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 212,7 ile limonda görüldüğünü, limonu 160 ile antepfıstığının, yüzde 133,3 ile kuru kayısının, yüzde 100 ile kırmızı mercimeğin takip ettiğini kaydetti.

"41 ürünün 27'sinin fiyatı arttı"

Marketlerde 28 Ocak-12 Şubat 2026 fiyatlarını da incelediklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

"15 günlük süreçte, markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimeği yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç takip etti."

Bayraktar, söz konusu dönemdeki üretici fiyatlarına ilişkin gelişmelere de değinerek, 15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyatın artığını, 4'ünde fiyatın düştüğünü, 8 üründe ise fiyat değişimi görülmediğini belirtti. Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 17 ile karnabaharda görüldüğünü, bunu yüzde 12,7 ile kuru soğanın ve fındığın, yüzde 9,4 ile patatesin izlediğine işaret eden Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 47,3 ile maydanozda tespit edildiğini bildirdi.

Maydanozu yüzde 36,1 ile marulun, yüzde 28,8 ile mandalinanın, yüzde 28,6 ile havucun, yüzde 23,9 ile pırasanın takip ettiğini aktaran Bayraktar, "Kuru soğanda, rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025'te yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları, son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü." ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara ramazan alışverişi uyarısı

Bayraktar, aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Birliğimizce, Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün, 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Aynı markanın aynı gramajda ürünün, farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde, ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarında değişimler olduğu görülüyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen, üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken, taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmeli. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalı." 

Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı taştı, Sarıçay'ın debisi yükseldi

Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı'nda taşkın meydana geldi, Sarıçay'ın da yükselen debisi nedeniyle bazı bölgeler suyla kaplandı

18.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 18.02.2026 07:13:27
AA
Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı taştı, Sarıçay'ın debisi yükseldi
Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı taştı, Sarıçay'ın debisi yükseldi

İl merkezinde akşam saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak, merkeze bağlı Kepez beldesindeki Kepez Çayı'nın debisinin yükselmesine neden oldu.

Su akışıyla taşan çay, balıkçı barınağına ulaşıp bazı teknelere zarar verdi.

Geçen hafta yaşanan taşkında kapatılan yolun çevresi de suyla doldu.

Öte yandan Atikhisar Barajı'nın doluluk oranının yüzde 100'e ulaşması dolayısıyla Sarıçay'ın da debisi yükseldi.

Barajdan gelen sular nedeniyle çay boyunda bazı bölümler suyla kaplanırken, Cuma Pazarı otopark alanında bulunan araçlar İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi ekiplerince sahiplerine ulaşılarak bulundukları alandan kaldırıldı.

Çanakkale Belediyesi ekipleri de su birikintileri oluşan bölgelerde temizlik çalışması başlattı.

Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor


 
Suudi Arabistan'dan Irak'a, Katar'dan Filistin'e çok sayıda ülkede Ramazan bugün başlıyor. ABD Başkanı Trump ile çok sayıda Avrupa futbol kulübü Ramazan mesajı yayımladı. 
 

18.02.2026 00:28:00 / Güncelleme: 18.02.2026 01:21:04
Haber Merkezi/aa
Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor
Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor

Suudi Arabistan'dan Irak'a, Katar'dan Filistin'e çok sayıda ülkede Ramazan bugün başlıyor.
Ramazan ayının ilk gününde Kabe'nin bulunduğu Mescid-i Haram ile Medine'deki Mescid-i Nebevi'yi dolduran on binlerce Müslüman, ilk teravih namazlarını kıldı. Suudi Arabistan'ın El-İhbariyye kanalı, ramazanın ilk gününde Mescid-i Haram'dan ve Mescid-i Nebevi'den teravih namazını canlı yayımladı. Kabe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi, ilk teravih namazını burada kılmak isteyen Müslümanlarca dolduruldu. Namazın sonunda hep birlikte dualar edildi.

İşte Ramazana bugün başlayan ülkeler

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Irak, Bahreyn, Kuveyt ve Lübnan, 18 Şubat'ta Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıklamıştı.

Perşembe günü başlayacak olanlar

Mısır Müftüsü Nazir Ayad da televizyonda yayınlanan açıklamasında, Ramazan hilalinin görülemediğini ve bu nedenle çarşamba gününün şaban ayının son günü, Perşembe gününün ise Ramazan ayının ilk günü olacağını duyurdu.Türkiye, İran, Umman ve Suriye de Ramazan ayının perşembe günü başlayacağını açıkladı.

Diyanet ne diyor?
 
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, şeri ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda ramazan hilalinin yarın ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görüleceği, hilalin görülebilirlik anının Türkiye saatiyle 06.42 olduğunu bildirdi.
Kuruldan yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Şeri ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda 1447 (2026) yılı ramazan ayı hilalinin, 18 Şubat Çarşamba günü ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görülebilir hale geleceği tespit edilmiştir. Hilalin görülebilirlik anı Türkiye saatiyle 06.42'dir. Bu doğrultuda, 19 Şubat Perşembe günü 1447/2026 yılı Ramazan ayının birinci günü olacaktır."

Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Türkiye genelinde perşembe günü hava sıcaklıkları 8 ila 10 derece düşecek, hafta sonu sıcaklıklar yeniden artarak mevsim normallerinin üzerine çıkacak

17.02.2026 15:44:00
Anadolu Ajansı
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yurdun batısında Orta Akdeniz kaynaklı sistemin etkili olduğunu dile getiren Çelik, bu sistemin yarın ülke genelinde yağışa sebep olacağını belirtti.

Çelik, çoğunlukla sağanak şeklindeki yağışların, Toroslar'ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülebileceğini söyledi.

Ülke genelinde bu hafta başında etkili olan toz taşınımının yurdun doğu bölgelerinde devam ettiğini anlatan Çelik, "Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde toz taşınımı hala mevcut. Yarın ve perşembe günü de yine özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yine toz taşınımını göreceğiz. Yağışlar da bu bölgede çamur şeklinde gerçekleşebilir. Bir de hava kirliliğine olumsuz etkisi olacak. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekiyor." dedi.

Yarın 3 büyükşehirde de yağış bekleniyor

Yurdun güneyinde kuvvetli yağışların devam ettiğini hatırlatan Çelik, özellikle yarın güney bölgelerde görülecek yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Çelik, perşembe günü batı bölgelerinde havanın açacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Perşembe sadece doğu bölgelerimizde yağış var ama batı bölgelerimizde de sıcaklık düşüşlerini göreceğiz. Perşembe sabahına dikkat çekiyoruz, çünkü sıcaklıklar mevsim normalleri civarına kadar düşüyor. 2 gün içinde yaklaşık 8-10 derecelik sıcaklık düşüşü var. Ancak sıcaklıklar hafta sonu tekrar mevsim normallerinin üzerine çıkacak."

Ankara, İstanbul ve İzmir'de yarın yağış beklendiğini aktaran Çelik, perşembe günü 3 büyükşehirde de parçalı bulutlu havanın hakim olacağını söyledi.

Çelik, kuzeyden esen rüzgarların etkisiyle düşen sıcaklıkların hafta sonuna doğru Ankara'da 13, İstanbul'da 16 ve İzmir'de 17 dereceye kadar yükseleceğini kaydetti. 

Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı

Zonguldak'ta özel maden ocağında meydana gelen göçükte hayatlarını kaybeden maden işçileri Ziya Kiret (60) ve Veysel Oruçoğlu (46) son yolculuğuna uğurlandı

17.02.2026 14:35:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:39:12
İHA
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 3 işçiden hayatlarını kaybeden Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret için belde meydanında cenaze töreni düzenlendi.



Otopsi işlemlerinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'nden cenazeleri alınan maden işçilerinin yakınları törende güçlükle ayakta durabildi.



Cenaze törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adnan Ertem, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan'ın yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.



Emekli olduğu madende hayatını kaybetti, diğer işçinin ise emekliliğine 2 yıl kaldığı ortaya çıktı

Göçükten 8 saat sonra cenazesi çıkartılan 60 yaşındaki üç çocuk babası maden işçisi Ziya Kiret'in emekli olduğu maden ocağında çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Öte yandan ocaktan 6 saat sonra cansız bedeni çıkartılan 46 yaşındaki maden işçisi Veysel Oruçoğlu'nun da öğrenim gören iki çocuğunun eğitimi için çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Oruçoğlu'nun emekliliğine 2 yıl kaldığı öğrenildi. Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu ise cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Baba Fahri Oruçoğlu tabutun başında gözyaşı döktü.



İl Müftüsü Halil İbrahim Demir tarafından öğlen namazını müteakiben kıldırılan cenaze namazlarının ardından Ziya Kiret'in cenazesi Dağbaca Mahallesi aile mezarlığında toprağa verildi.
Veysel Oruçoğlu'nun cenazesi ise ikindi namazını müteakiben defnedilmek üzere Çaycuma ilçesine bağlı Dereköseler köyüne gönderildi.

Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon

Konya'da 15 günde gerçekleştirilen 30 operasyonda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli tutuklandı

17.02.2026 14:07:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:10:56
İHA
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu madde kullanımı ve satışına yönelik son 15 günlük çalışmalarında 30 operasyon gerçekleştirdi.



Operasyonlarda 791 adet sentetik ecza, 374 gram bonzai, 780 gram kubar esrar, 32 gram metamfetamin, 1 gram eroin, 24 adet uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi.



Yakalanan 34 şüpheliden 28'i ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, 6'sı sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural


 
 
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

17.02.2026 00:05:00
MURAT ÇORBACI
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural

Ramazan'da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor. Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan'da en sık görülen sorunları oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan'da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; "İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak" olarak sıralıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor.

İşte dikkat edilmesi gerekenler

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sahura mutlaka kalkın: Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

2. İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın. İftarda orucumuzu 'çorba, su ve hurma' gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10-15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

3. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının.

4. Tuzlu besinleri sınırlayın. Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanabilir. Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

5. Bir anda fazla su içmeyin. Su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. Çay ve kahve ise su yerine geçmez, aksine sıvı kaybını artırabilir.

6. İftardan sonra en az 1.5-2 saat kuralına dikkat! İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Yemekten sonra en az 1.5-2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

7. İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin.

8. Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin. Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1-2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. 

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.