logo
18 HAZİRAN 2026

ABD de çareyi Milli Ekonomi Modeli'nde buldu

20.01.2008 00:00:00
Rusya, Brezilya ve Venezüella'nın ardından ABD'de tıkanan ekonomisini rahatlatmak için Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin 'tüketim' tezini hayata geçiriyor.

 

 

Çarenin yazdığı yerABD Başkanı George Bush, ülke ekonomisini tehdit eden durgunluk tehlikesiyle mücadele için ABD halkının tüketimini teşvik etme kararı aldı. Ekonomik durgunluğun aşılmasında bu çözümü ortaya koyan bir tek model var: O da BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Nobel İktisat Ödülü'ne aday gösterilen Milli Ekonomi Modeli.145 milyar dolarlık paketABD Başkanı Bush, durgunluk tehdidiyle mücadele için halka 145 milyar dolar aktarılmasını öngören yeni bir paket açıkladı. Bush, bu desteğin bir defaya mahsus olarak planlandığının altını çizdi. Bush, ABD'nın yıllık Gayrı Safi Milli Hasıla'nın yaklaşık yüzde 1'i anlamına gelen bu projenin işe yaraması için, acilen harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi.  ABD Başkanı Bush, ülke ekonomisini tehdit eden durgunluk tehdidiyle mücadele için halka 145 milyar dolar aktarılmasını öngören yeni bir paket açıkladı. Bush, bu desteğin bir defaya mahsus olarak planlandığının altını çizdi. George W. Bush açıklamasında, ABD'nın yıllık Gayrı Safi Milli Hasıla'nın (GSYH), yaklaşık yüzde 1'i anlamına gelen bu projenin işe yaraması için, acilen harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bush, şunları kaydetti: "Amerikan halkının elinde daha fazla para olması, tüketimi artıracaktır. Etkili olabilmesi için bir büyüme paketinin, bu yıl yatırım yapabilmeleri amacıyla, küçük boyutlu işletmeler dahil, işletmeler için vergi teşviki içermesi gerekiyor. Aynı amaç için bir büyüme paketinin, Amerikan halkına doğrudan ve hızlı vergi rahatlaması sağlaması gerekiyor." Bush, bu konuda acil bir yasa tasarısın hazırlanması ve geçirilmesi için Kongre liderleriyle görüştüğünü ve Kongre'nin mümkün olduğunca süratli çalışacağını belirtti. Başkan Bush, bu paketin hazırlanmasının gerekçesi olarak, "ekonominin aşağıya doğru gitmesi riskinin bulunmasını" gösterdi. Bush, "Bizim için sınav oluşturan bir dönemin ortasındayız ve Amerikalıların, ekonomik gelecekleriyle ilgili kaygılı olduğunu biliyorum. Ancak ekonomimiz, daha önce de zor durumlarla karşılaştı ve güçlü nitelikte" diye konuştu. Başkan Bush, bu önlemin olumlu sonuç vereceği konusunda iyimser olduğunu da belirtti. ABD Merkez Bankası Başkanı'ndan ilginç yorumÖnceki gün paketin gerekliliğini kabul eden Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, "yavaşlayan ekonomiyi canlandırmak için, çabuk harcayacakların cebine para konması" gerektiğini açıklamıştı. Konuya yakın kaynaklar, ekonomiyi canlandırmak için düşünülen önlemler arasında kişi başına en az 300 dolar, en fazla 800 dolar vergi indirimi bulunduğunu bildiriyor. Vergi indiriminin, yıllık geliri 85 bin dolara kadar olan bireyler ya da 115 bin dolara kadar olan evli çiftlerle sınırlı olacağı da gelen bilgiler arasında.

Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde (EÜ) "usulsüzlük" iddiaları sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu

18.06.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlattı. Başsavcılığın koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada; 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin birim içerisinde organize bir yapı oluşturdukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nde koşulsuz şartsız verilen talimatları yerine getirecek yönetici, memur ve işçilerin görev almaya başladığı, üniversitede iş yapan/alan şirket yöneticisinin üniversite yöneticisi gibi görev aldığı öne sürüldü.

"Talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlileri uzaklaştırıldı" iddiası
Kurum yöneticileri tarafından verilen talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlilerinin birimden uzaklaştırıldıkları, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa fiyat araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan hep aynı ve idareye yakın olan firmalardan alımların yapıldığı, Sayıştay Raporu'nda EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ve doğrudan temin alımlarında Ege Üniversitesi'nin yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararına uğratıldığı tespit edildi.

27 tutuklama kararı
Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda; eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt ve eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak'ın da yer aldığı 47 kişi gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konulduğu bildirildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 kişiden aralarında eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da yer aldığı 27'si tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu
Operasyonda yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturma kapsamında 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen mal varlıklarının suçtan elde edildiği gerekçesiyle şirketlere ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu.

MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir" dedi

18.06.2026 12:39:00 / Güncelleme: 18.06.2026 12:43:30
İHA
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, 6 Temmuz 2023'te başlatılan düzenli basın bilgilendirme toplantılarının bugün 150'ncisinin gerçekleştirildiğini belirterek, basın mensuplarına teşekkür etti.

Aktürk, 28 Haziran'da 53'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacak TUSAŞ'ın geliştirdiği özgün platformlar ve ileri teknoloji ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat kabiliyetine önemli katkılar sunduğunu söyledi. TUSAŞ'ta KAAN, HÜRJET, HÜRKUŞ, ANKA, AKSUNGUR, Süper Şimşek, GÖKBEY ve ATAK helikopterleri ile uydu ve uzay sistemleri başta olmak üzere çok sayıda stratejik projenin geliştirildiğini ifade eden Aktürk, "Temel eğitim uçağımız HÜRKUŞ ile ilk milli genel maksat helikopterimiz GÖKBEY'in bu yıl içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınması planlanmaktadır" dedi.



MKE'nin yeni sistemleri Eurosatory'de tanıtıldı

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ'nin (MKE) geliştirdiği sistemlerin de uluslararası platformda sergilendiğini belirten Aktürk, Tolga Yakın Hava Savunma Sistemi'nde yer alan 20 milimetrelik silah sisteminin Macaristan'ın insansız kara aracına, 81 milimetre havan namlu grubunun ise Slovenya'nın paletli insansız kara aracına entegre edilerek, Paris'teki Eurosatory 2026 Fuarı'nda ilk kez tanıtıldığını bildirdi. Aktürk ayrıca, Mobil Araç Platformu (MAP) DUAL'in PMT-76 platform makineli tüfek ile entegre edilerek, test atışlarının başarıyla tamamlandığını kaydetti.

Deniz Kuvvetlerine yeni platformlar teslim edilecek

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayii ürünlerinin envantere kazandırılmasının sürdüğünü vurgulayan Aktürk, 20 Haziran'da İstanbul Tersanesi Komutanlığında gemi teslim ve hizmete giriş törenleri düzenleneceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleri ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla gerçekleştirilecek törene ilişkin bilgi veren Aktürk, Contraamiral Roman (261) Korveti'nin Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edileceğini ifade etti.

Aktürk, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi, TCG Ç-161 Yeni Tip Çıkarma Gemisi, TCG Gökırmak Kıyı Römorkörü ile milli sistemlerle modernize edilen TCG 18 Mart Denizaltısı'nın da hizmete alınacağını söyledi. Aktürk, ayrıca 4'üncü istif sınıfı fırkateyn İçel'e bayrak çekileceğini, Kocatepe Hava Savunma Harbi Muhribi'nin üst bina bloğunun kızağa konulacağını, Pirana Kamikaze İnsansız Deniz Aracı ile Baykar Kalkan İHA'nın da envantere alınacağını açıkladı.

"Türkiye, NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan ilk beş müttefik arasında"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Brüksel'de gerçekleştirilen Ukrayna Savunma Temas Grubu ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katıldığını belirten Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"NATO Savunma Bakanları Toplantısı için Brüksel'e giden ve NATO Daimî Temsilciliğimiz ile Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığımızı ziyaret eden sayın bakanımız, bugün (18 Haziran) Brüksel'de icra edilen 'Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı' ile 'NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na iştirak etmektedir. NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna'ya sağlanacak destek ile bölgesel ve küresel güvenlik konularının ele alındığı toplantılar kapsamında sayın bakanımız tarafından NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan müttefikler arasında daima ilk beş içerisinde yer alan Türkiye'nin başta NATO harekât ve misyonları olmak üzere İttifak'ın savunma ve caydırıcılık duruşuna sağladığı katkılar, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modernizasyon sürecinde kaydedilen ilerlemeler ile yüzde 5 savunma harcaması hedefine yönelik çalışmalarımız ve bu konudaki kararlılığımız, Ukrayna'ya ikili düzeyde ve NATO çerçevesinde sağladığımız destek ve katkılar ile bölgede adil, kalıcı ve sürdürülebilir barışın tesisine yönelik diplomatik girişimlere verdiğimiz destek, Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne yönelik hazırlıklarımız ve beklentilerimiz ile İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakattan duyduğumuz memnuniyet vurgulanacaktır. Sayın bakanımız toplantılar vesilesiyle Fransa ve Hollandalı mevkidaşlarıyla gerçekleştireceği ikili görüşmelerde savunma ve güvenlik gündemini, ikili ve çok taraflı ilişkileri ve iş birliğini geliştirme imkânlarını ele alacaktır."

6 terörist teslim oldu, 778 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Aktürk, "Hafta içerisinde 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" şeklinde konuştu.

Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 376 kişinin yakalandığını, 2 bin 112 kişinin ise engellendiğini belirten Aktürk, "1 Ocak'tan bugüne kadar yakalananların sayısı 4 bin 534'e, engellenen kişi sayısı ise 38 bin 305'e ulaşmıştır" dedi.

Aktürk ayrıca, Van ve Hakkari hudut hattında gerçekleştirilen arama tarama faaliyetlerinde toplam 778 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi.

Yangın sezonu hazırlıkları tamamlandı

Bakanlığın insani yardım faaliyetleri ile afetlerle mücadele çalışmalarına da değinen Aktürk, "Yeşil vatanımızın korunmasına destek sağlamak amacıyla 2026 yılı yangın sezonu için Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında bulunan 'Tahsis ve Rezerv Güç Protokolü' kapsamında planlanan hava araçları konuş yeri intikalleri tamamlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı, ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla mutabakata varılmasının memnuniyetle karşılandığını belirterek, anlaşmanın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ettiklerini bildirdi. Bakanlık, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyor, söz konusu mutabakatın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir. Bu kapsamda mutabakatın korunması ve sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi bakımından ilgili tüm tarafların sağduyulu, itidalli ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Enerji arz güvenliği, deniz ticareti ve seyrüsefer emniyetinin korunması küresel istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası hukuk çerçevesinde bu alanlarda yürütülecek çalışmalara katkı sağlamaya hazırdır" ifadeleri kullanıldı.

"SAMP/T bugün Konya'da konuşlandırıldı"

Konya'da konuşlandırılan İtalyan SAMP/T Hava Savunma Sistemi ile Çelik Kubbe Projesi'ne ilişkin soruları da yanıtlayan Bakanlık, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi amacıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP/T Hava Savunma Sistemi, bugün 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlandırılmıştır" açıklamasını yaptı.
Türkiye'nin yerli ve milli hava savunma sistemlerini geliştirmeye devam ettiğini belirten Bakanlık, "Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki Siper Hava Savunma Silah Sistemi, 12 Haziran'da Sinop Atış Alanı'nda gerçekleştirilen test kapsamında yüksek süratli ve manevra kabiliyetine sahip Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek, tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. Çelik Kubbe Projesi'yle yürütülen tüm çalışmaların temel amacı, ülkemizin çok katmanlı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak ve milli güvenliğini en üst seviyede teminat altına almaktır" ifadelerini kullandı.

5 ülkeden 503 personele komando eğitimi

Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelere yönelik eğitim faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Bakanlık, "Bakanlığımız tarafından birçok dost ve müttefik ülke ile imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmektedir. Hâlihazırda Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mali, Libya'nın her iki tarafı ve Somali olmak üzere 5 dost ve müttefik ülkeden toplam 503 misafir askeri personele eğitim verilmektedir. Ayrıca 2026-2027 Misafir Askeri Personel Kontenjan Planı kapsamında 16 ülkeden (Azerbaycan, Burundi, Bangladeş, Gine, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuzey Makedonya, Libya, Macaristan, Mali, Moğolistan, Özbekistan, Senegal, Somali, Türkmenistan) toplam 448 personele eğitim kontenjanı tahsis edilmiştir. Yıl içerisinde dost ve müttefik ülkelerden iletilen ilave kontenjan talepleri doğrultusunda bu sayıda artış meydana gelmesi öngörülmektedir" dedi.

NATO Ankara Zirvesi hazırlıkları sürüyor

NATO Ankara Zirvesi hazırlıklarının Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda devam ettiğini belirten kaynaklar, "Bakanlığımızın sorumluluğunda yürütülen faaliyetler kapsamında tüm güvenlik tedbirleri alınmış olup, ilgili bakanlıklar ve kurumlarla koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalar sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı.

Kaynaklar ayrıca, zirve kapsamında Ay-Yıldız Karargâhı'nda konuk savunma bakanları ve beraberlerindeki heyetler onuruna Karargâhın Yıldız bölümünde resepsiyon düzenleneceğini bildirdi.

ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı


 
Pakistan, ABD-İran mutabakat metninin iki ülke arasında elektronik olarak imzalandığını duyurdu. Bir ABD'li yetkili de 14 maddelik metni açıkladı.

18.06.2026 04:20:00 / Güncelleme: 18.06.2026 05:04:58
HABER MERKEZİ/AA
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını açıkladı.
ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Şerif, mutabakat anlaşmasına dair detayları paylaştı.

Başkanlar imzaladı

İki ülkenin "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını belirten Şerif, anlaşmanın iki ülkenin başkanları tarafından elektronik olarak imzalandığını aktardı.
Şerif, "Bu anlaşmanın ilgili hükümetlerin en üst düzeyinde imzalanması, her iki tarafın da çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine olan bağlılığını göstermektedir. İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.

Resmi tören 19 Haziran'da İsviçre'de

Pakistan'ın, eş arabulucu Katar'ın desteğiyle teknik düzeydeki görüşmeleri başlatmak üzere planlandığı gibi 19 Haziran 2026'da İsviçre'de resmi tören düzenleyeceğini kaydeden Şerif, konuya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini sundu.
İran lideri Mücteba Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a derin saygı ve takdirlerini sunan Şerif, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin de aralarında bulunduğu İran müzakere ekibinin çabalarını da takdir ettiğini belirtti.
Şerif, "Özellikle, bu noktaya ulaşılmasına yardımcı olan Katar liderlerinin samimi çabalarını ve yapıcı katılımını takdir etmek isterim. Ayrıca, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerine, bu konudaki vazgeçilmez rolleri ve paha biçilmez katkıları nedeniyle büyük takdirlerimi sunarım." ifadelerini kullandı.
Şerif son olarak, bu mutabakat zaptının, tüm bölge için daha fazla "anlayış, karşılıklı saygı ve ortak refahın kalıcı bir temeli" olmasını dilediğini kaydetti.

14 maddelik mutabakat da açıklandı

Üst düzey ABD'li bir yetkili, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
ABD'li üst düzey bir yetkili, düzenlediği telekonferansta basın mensuplarına, ABD ile İran arasında varılan ve 14 maddeden oluşan mutabakat metninin detaylarını açıkladı.
Mutabakat metninin tamamını okuduğunu ve metin üzerinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu belirten yetkili, İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini söyledi. Yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını, İran'ın elindeki nükleer stokların imha sürecinin ve ülkenin 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasına ilişkin sürecin ise derhal müzakereye açılacağını ifade etti.

ABD'li yetkilinin daha sonra tamamını okuduğu 14 maddelik mutabakat metni şu maddelerden oluşuyor:


1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.

2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.
YORUM: ABD, İran'da rejim değişikliği peşinde olmayacak.

3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre, karşılıklı rıza ile uzatılabilir.

4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.

5- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.

6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
YORUM: Bu madde hayata geçerse, İran savaşı yüzde 100 kazanan taraf olarak ilan edilebilir. Çünkü en çok istediği şeyi, dondurulmuş varlıklarını geri alacak.

7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları, tüm tek taraflı ABD yaptırımları, birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere kaldırmayı taahhüt eder. İran İslam Cumhuriyeti ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade ederler.

8- İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhasını, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili diğer karşılıklı olarak kararlaştırılan konuları görüşmeyi kabul etmişlerdir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecek ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin hayati önemini kabul edecektir. Taraflar, bu meseleler üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu konuları derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.

9- Nihai anlaşma imzalanana kadar, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu korumayı kabul ederler. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.

10- ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.

11- ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.

12- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulacağı konusunda mutabık kalmışlardır.

13- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, bu mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. paragraflarının uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi koşuluyla, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşma konusunda münhasıran diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.

14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

9 yıllık Halkbank davası düştü

Manhattan Federal Mahkemesi, ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank arasındaki uzlaşıyı onayladı. Yargıç Richard Berman’ın imzasıyla, Türkiye-ABD ilişkilerinin en büyük kriz başlıklarından biri olan tarihi ceza dosyası suç kabulü ve para cezası olmaksızın kesin olarak kapandı

17.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
9 yıllık Halkbank davası düştü
9 yıllık Halkbank davası düştü
ABD'de Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank) aleyhine açılan ve küresel piyasalar ile uluslararası diplomasi gündemini 9 yıldır meşgul eden ceza davasında nihai karar çıktı. Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilen kritik duruşmada, Halkbank aleyhindeki ceza davasının tamamen düşürülmesini resmen onayladı.

Bu tarihi kararla birlikte, iki ülke ilişkilerinde kronik bir gerilim kaynağı olan dava, bankaya herhangi bir para cezası verilmeden ve suç kabulü yapılmadan "kesin ve nihai olarak" tarihe karıştı.

Süreç nasıl sonuçlandı?

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank, geçtiğimiz Mart 2026'da ceza davasını kalıcı olarak sonlandıracak bir "Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması" (Deferred Prosecution Agreement - DPA) imzalamıştı. Bu anlaşma kapsamında mahkeme, bankaya uluslararası yaptırım kurallarına tam uyum sağladığını kanıtlaması için 90 günlük bir süre tanımıştı.

Halkbank, bu süreçte küresel denetim devi Ernst & Young şirketini yetkilendirerek uyum politikalarını detaylı bir incelemeden geçirdi. Hazırlanan kapsamlı denetim ve uyum raporunun süresi içinde ABD makamlarına teslim edilmesinin ardından, bankanın taahhütlerine eksiksiz uyduğu belgelendi. Bunun üzerine ABD Adalet Bakanlığı savcıları, davanın tamamen düşürülmesi talebiyle mahkemeye resmi dilekçe sundu. Yargıç Richard Berman, bugünkü duruşmada savcıların bu talebini yerinde bularak davanın düşürülmesi kararını imzaladı.

Halkbank'tan KAP'a "nihai kapanış" açıklaması

Mahkemenin onay kararının ardından Halkbank, durumu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyuna şu sözlerle duyurdu:

"ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde bugün gerçekleşen duruşma neticesinde Mahkeme tarafından Bankamızın ABD'deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır..."

Banka, faaliyetlerini uluslararası düzenlemelere uygun olarak, güçlü ve kesintisiz sürdüreceğini vurguladı.

New York'tan gelen bu kritik haber, finans piyasalarında doping etkisi yarattı. Kararın hemen ardından HALKB hisse senetleri, davanın resmen düştüğü bilgisinin etkisiyle hızlı bir yükseliş trendine girdi. Analistler, bankanın üzerindeki en büyük hukuki ve finansal belirsizliğin kalkmasının orta ve uzun vadede hisse performansına olumlu yansıyacağını belirtiyor.

9 yıllık krizin geçmişi

2017'de başlayan süreçte Halkbank'a "İran'a yönelik yaptırımların delinmesine aracılık etmek, kara para aklamak ve banka dolandırıcılığı" gibi ciddi suçlamalar yöneltilmişti. Türkiye tarafı davanın siyasi saiklerle açıldığını savunurken, süreç üst mahkemelere kadar taşınmıştı. Nihayetinde, varılan uzlaşı ve mahkeme kararıyla bu karmaşık hukuki süreç, herhangi bir para cezası veya suç kabulü olmaksızın son buldu.

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun, yaklaşık üç aylık tutukluluklarının ardından tahliye edildi

17.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi
 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in şoförleri Aydın Günaydın ve Özer Uygun hakkında tahliye kararı verildi.

Soruşturma çerçevesinde 25 Mart tarihinde Antalya'da gözaltına alınan Günaydın ve Uygun, İstanbul'a getirildikten sonra işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi'ne götürüldü. Şüpheliler daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

İfadeleri alınan iki şüpheli, savcılık işlemlerinin ardından "rüşvet" suçlamasıyla tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, 26 Mart tarihinde Aydın Günaydın ve Özer Uygun'un tutuklanmasına karar verdi. Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen iki şüpheli hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Günaydın ve Uygun'un yapılan değerlendirmeler sonucunda tahliye edildiği öğrenildi.

İBB Davası'nın 52. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin, 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 52. duruşması başladı

 

17.06.2026 11:20:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 52. duruşması başladı
İBB Davası'nın 52. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklarla avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ile tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin avukatının savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.