logo
23 HAZİRAN 2026

Merkez Bankası kime hizmet ediyor!

18.06.2026 00:00:00
Bir milletin ve devletin tam bağımsızlığını simgeleyen Merkez Bankaları, tarihte çok önemli görevler üstlenmişlerdir.

Ancak söz konusu bizim tarihimiz olduğunda Atatürk dönemi hariç bütün dönemlerde MB, Türk milletinin hizmetinde olmamıştır.

Kısa bir tarihi yolculuk yapalım ve anlamaya çalışalım.

Osmanlı İmparatorluğu, 1844 yılında "Usulü Cedide Üzere Tashihi Ayar" kararnamesiyle iki metalli bir para sistemi oluşturmuştu.

Bu para reformunun sonuç verebilmesi için dış ödemelerinde Osmanlı parasının İngiliz parasına karşı kuru sabit tutmak amacıyla, Galata bankerlerinden Alleon ve Baltazzi ile bir anlaşma yapmıştı.

Bu anlaşmaya göre İngiltere ve Fransa'ya yapılacak ödemelerde, bankerler tarafından belli bir ödeme karşılığında kur sabit tutuluyordu.

Yani Osmanlı devleti gerek hatalı ekonomik politikaları yüzünden hem borçlanıyor ve hem de bu borcu öderken kuru sabit tutması için, aynı ülkelerin bankalarına haraç ödemek zorunda kalıyordu.

1847 yılına gelindiğinde ise hükümet bu bankerlere, Bank-ı Dersaadet'i kurma iznini verir.

Kurulan bankaya ise, çok özel bir statü tanınır.  Bank-ı Dersaadet'in kelime anlamı ise, "Mutluluk kapısı"dır.

Böylece Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk defa dış ödemelerde düzenleme işlevini üstlenen bir banka kurulmuş olur.

620 yıllık devlet geleneğine sahip Osmanlı'da ne bir iktisat bilgisine ve nede kurumsal bir milli bankaya sahip olamamak, oldukça düşündürücü ve acıdır.

Rothschild ailesine ait olan bu banka, banknot çıkarma imtiyaz ve tekeline sahip bulunuyordu.

Osmanlı hükümeti imtiyaz süresi içinde kağıt para çıkarmamayı ve bu konuda başka kuruluşlara izin vermemeyi kabul ediyordu.

Ne kadar hazin bir durum.

Aslında Merkez bankası demek, tam bağımsızlık demektir.

Merkez bankalarının başka devletlerin elinde olması demek, tam teslimiyet demektir.

Osmanlı hükümetinin büyük bir basiretsizlik örneği sergileyerek bir ülke için en stratejik öneme sahip olan ve Merkez bankası gibi çok kritik bir işlevi görecek bu bankalara özel statü vermesi, ihanetten başka bir sözcükle açıklanamaz!

Kurulan bu banka, devletin haznedarlığını yapacak, devlet gelirlerini toplayacak ve Hazine'nin ödemelerini yerine getirecekti.

Düşünebiliyor musunuz?

Osmanlı hükümeti yabancı bankaların ülkemizde kurulmasına izin vererek, bütün milletin vergilerini buraya kanalize ediyordu.

İç ve dış borçlara ilişkin faiz ve anapara ödemelerini, sadece Osmanlı Bankası yapacaktı.

Banka'nın sermayesi 135.000 hisseden oluşuyordu.

Hisse senetlerinin 80.000'i İngiliz, 50.000'i Fransız grubu tarafından satın alınmış, 5.000'i Osmanlılara ayrılmıştı.

Mustafa Kemal Atatürk ise tam bağımsız bir ülkenin ilk olarak milli parasına sahip olması gerektiğini söylüyordu.

Mustafa Kemal Atatürk, Merkez Bankası'nın kurulması sürecinde, "Paranın iradesinin" ve para politikasının yabancıların elinde değil, tam bağımsız bir şekilde Türk devletinin kontrolünde olması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu nedenle, Türk milleti ve devletinin ekonomik bağımsızlığını sağlamak için para basma yetkisinin, Türk milletinin elinde olması talimatını vermiştir.

Bu güne geldiğimizde ise Merkez bankasının kimin elinde ve emrinde olduğunu kestirmek, gerçekten de oldukça güçtür.

Türk milletinin emrinde ve hizmetinde olmadığı kesindir.

Osmanlı'da olduğu gibi özellikle de para politikası konusunda Merkez Bankası'nın sergilediği olağanüstü kötü performans, küresel elitlerin emir ve talimatları dışında başka bir gelişme ile izah edilemez.

2001 yılında Derviş yasaları olarak hazırlanan düzenlemelerden, Merkez Bankası da nasibini almıştı.

Bu tarihte Merkez Bankası'nın vatandaş lehine olan maddeleri tırpanlanmış ve yerine küresel elitlerin dayattığı bubi tuzakları konulmuştu.

Hiç kimsenin bu konuya ilişkin araştırma yapmaması ve 2001 yılında alınan bu kararların halen daha yürürlükte olmasına ses çıkarmaması, şaşırtıcı bir durumdur.

Mangalda kül bırakmayan bazı araştırmacı vekillerin bu konuyu atlamalarına ise, gerçekten bir anlam veremiyorum.

2001 yılında MB için alınan kararlar nedir faslına ise, bir sonraki yazımızda detaylı temas edeceğiz.

Son sözüm şu olsun.

Haydar Baş Bey'in kaleme aldığı "Milli Ekonomi Modeli" tezi bu coğrafyada hayata geçirilmedikten sonra, Merkez Bankamız Türk milletine hizmet eden değil, milletin cebine göz dikmiş bir kurum olmanın ötesine geçemeyecektir.
 
Hacı Gaydan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.