logo
10 EYLÜL 2026

ABD hükümetine muhalefet Microsoft'tan geldi

Yaptırımlar bir otele yatak yasağı koymakla eş değer

17.09.2019 00:00:00
 
ABD hükümetine muhalefet Microsoft'tan geldi
ABD hükümetine muhalefet Microsoft'tan geldi

Microsoft'tan ABD hükümetine Huawei tepkisi
 
Microsoft Başkanı Smith, ABD hükümetinin Huawei'ye yönelik tutumunu eleştirerek, yaptırımların mantığa ve hukuka uygun olması gerektiğini belirtti.
 
Microsoft Başkanı Brad Smith, ABD hükümetinin Huawei'ye yönelik tutumunu eleştirerek, yaptırımları haksız bulduğunu bildirdi.

Smith, ABD'li ekonomi dergisi Bloomberg Business'a verdiği röportajda, ABD hükümetinin Çinli Huawei şirketine yönelik teknoloji satışını engelleyen yaptırımlarının Amerika'nın değerlerine uygun olmadığını belirtti.

Smith, bu tarz yaptırımlarım gerçekliğe, mantığa ve hukuka uyması gerektiğini kaydetti.

"Yaptırımlar bir otele yatak yasağı koymakla eş değer"

ABD Başkanı Donald Trump'ın otel endüstrisindeki deneyimine atıfta bulunan Smith;

"Bir teknoloji şirketine, 'ürünlerini satabilirsin fakat işletim sistemi ve çip alamazsın' demek, 'bir otele hizmet verebilirsin fakat odalarına yatak koyamaz, restoranında yemek bulunduramazsın' demekle eş değer. Bu yaklaşım, şirketin durumunu tehlikeye atıyor." ifadelerini kullandı.

Smith, küresel teknoloji lideri olmak için sahip olunan teknolojinin tüm dünyaya sunulması gerektiğini aktararak, küresel teknolojiyi yönetebilecek tek yönetimin, hükümetlerin gerçek bir iş birliği yapması olduğunu kaydetti.

ABD Başkanı Trump, mayıs ayında, Huawei'nin telekomünikasyon ekipmanlarını dış ticaret yasağı listesine eklemesinin ardından yabancı rakiplerin teknolojileri ve servislerinin engellenmesi bağlamında "ulusal ekonomik acil durum" ilan etmişti.

ABD hükümetinin söz konusu kararının ardından Silikon Vadisi'nin dev şirketlerinden de buna paralel adımlar gelmeye başlamıştı.

Google, Intel, Broadcom, Qualcomm ve Xilinx gibi ABD'li dev teknoloji şirketleri, Huawei ile olan ilişkilerini askıya aldıklarını ve ürün tedariki sağlamayacaklarını açıklamıştı.

Google, geçen ay yaptığı açıklamada, yaptırımlar kapsamında aralarında Google Maps ve YouTube gibi uygulamaların da olduğu Google uygulamalarının Huawei'nin yeni telefon modellerinde yer almayacağını doğrulamıştı.Huawei ise bu yaptırımlara karşılık kendi işletim sistemi ve donanımlarını geliştirdiğini duyurmuştu.
 
 
 
 

Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada 14 yaşındaki E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezasına Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü tepki gösterdi. Ünlü, karara istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini belirterek, "Atlas'ın adaleti sağlanmadı" dedi

10.09.2026 16:25:00
İHA
 
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin adli süreçteki çocuk E.Ç.'nin (14) 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştı. Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü Atlas'ın mezarı başında açıklamalarda bulundu.

Anne Gülhan Ünlü, sanık E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük cezaya isyan ederken, cezaya istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini ifade etti.

Anne Güllü, "18 yıllık cezanın bizde hiçbir şekilde kabulü yoktur. Bu cezaya zaten istinaf mahkemesinde itiraz edeceğiz. Hakim hanım bugün karar açıklaması yapmadan önce şöyle bir söylemi oldu her iki taraf için de hakkaniyetli bir karar verileceğini söylemişti. Ama maalesef ki bu hakkaniyetli karar Atlas tarafından olmadı. Mağduru korumadı. Ve ailecek bize verilmiş bir ceza oldu açıkçası. Biz 18 yıl cezanın yatarının 18 yıl olmadığını her defasında, yani 21 yılın da 21 yıl olmadığını her defasında zaten anlattık. 18 yıllık cezanın yatarı ilk önce çocuk yaşından dolayı, çocuk diye adlandırıldığı için üçte biri düşüyor. Geri kalan 12 yılında 1 günü 2 güne sayılarak yatarı oluyor. Bunun da 4 yılı kapalı cezaevinde, geri kalan 2 yılı da açıkta oluyor. Yani bu şimdi bir ceza olmuyor bizim için. Bu bizi cezalandırmak oluyor. Katile ödül gibi bir ceza açıkçası" ifadelerini kullandı.

"Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar"

Anne Ünlü, mesaj yoluyla tehditler aldığını belirtirken, "Ama onun dışında asıl bir de şu tarz durumlar da yaşıyoruz. Duruşmadan sonra tehditler tekrar gelmeye başladı. Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar. Mesaj yoluyla geliyor. Mahkeme öncesinde de arama olarak geliyordu. Şimdi de mesaj yoluyla gelmeye başladı. Savcılık bununla ilgili şu anda soruşturma yürütmeye başladı. Yani eninde sonunda yakalanıyorlar. Çok fazla tehdit aldık zaten biz bu 8 ay içerisinde. Tehdit edenlerin çoğu da cezalandırıldı zaten. Bir tanesinde yağma davamız vardı. Onda 6 yıl civarında bir 6-7 yıl civarında tam hatırlamıyorum şu anda ama bir cezaya çarptırıldı. Hangi cesaretle de bunu yapıyorlar ben anlamıyorum. İşte bu cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Bu tehdit edenler de kendilerinin çete üyesi olduğunu söylüyorlar. Yani bu kadar acımızın içerisinde, bu üzüntümüzün içerisinde bir de bu insanların bizi tehdit etmeleriyle uğraşıyoruz. Savcılık bununla ilgileniyor zaten şu anda" açıklamasında bulundu.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

10.09.2026 15:00:00
AA
 
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ana kubbedeki çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürerken yapılan modelleme ve statik analizlerle güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de uygulamalar başlayacak. Çalışmalar için doğu yarım kubbeye güvenli erişim sağlayacak çelik platform kurulacak, ibadet ve ziyaret akışı ise oluşturulacak geçici düzenlemelerle devam edecek.

"Doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçiyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Ayasofya'daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.

Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları devam ederken doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz."

Çalışmalar titizlikle yürütülüyor
Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.

Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik facing olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.

Mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım yapılacak
Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.

Platform kurulumu öncesi çalışma alanının sınırları oluşturulacak ve yapının iç mekandaki görsel bütünlüğünün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı hassasiyetle gerçekleştirilecek.

Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumundan önce zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle kontrol edilecek.

Ek çelik sistemler kurulacak
Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platform malzemelerinin taşınması ve montaj süreci, tarihi dokuya yönelik koruma tedbirleri gözetilerek uygun iş ekipmanlarıyla yürütülecek.

Çelik platformun tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilecek.

Platform üzerinde doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak.

Yapının iç estetiğinin muhafaza edilmesi amacıyla çalışma alanlarına cephe ve kubbe görsellerini taşıyan özel baskılı brandalar uygulanacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak.

Yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak, mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak.

Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli çalışma alanında yürütülürken, ibadet ve ziyaret akışı da oluşturulacak geçici düzen içerisinde sürdürülecek.

İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu

Edirne'de internet üzerinden çiçek siparişi vermek isteyen bir vatandaş, iletişime geçtiği kişinin hesabına farklı zamanlarda toplam 33 bin 400 lira gönderdi. Siparişin ardından karşı tarafa ulaşamayan vatandaş, dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu

10.09.2026 12:24:00
İHA
 
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
Edinilen bilgiye göre olay, 9 Eylül'de meydana geldi. İddiaya göre vatandaş, internet üzerinden çiçek siparişi vermek amacıyla F.M. isimli kişiyle iletişime geçti.

Şüphelinin yönlendirmesiyle farklı zamanlarda ödeme yapan vatandaş, toplam 33 bin 400 lirayı hesaba yatırdı.

Bir süre sonra sipariş ve satıcıya ulaşamayan vatandaş, şahıs veya şahıslardan şikayetçi oldu.

Olayla ilgili Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince inceleme başlatıldı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi. Yavaş, Erdoğan'dan AKP'ye katılım yönünde bir davet gelmediğini belirterek, YENİ Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları da kesin bir dille yalanladı

10.09.2026 12:14:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:18:43
Haber Merkezi
 
 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi
 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği zirvenin ardından başlayan siyasi tartışmalara ve parti değiştireceği yönündeki senaryolara karşı açıklama yaptı. Yavaş'ın açıklaması, bugüne kadar hakkındaki iddialara en kapsamlı yanıt oldu.

Görüşme talebini Ahlat dönüşü bizzat ilettiğini ve zirvenin tek gündeminin Ankara olduğunu belirten Yavaş, kendisini sevenleri kıracak bir tutum içinde olmayacağını ifade ederken, gerçeği yansıtmayan kulis haberlerini yayan gazetecileri de sert bir dille eleştirdi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe'de gerçekleştirdiği görüşmenin ve ardından medyada yer alan kulis iddialarının ardından sosyal medya hesabından detaylı bir kamuoyu duyurusu paylaştı.

Görüşmenin gerçekleşme sürecini ve masadaki ana konuları aktaran Yavaş, randevu talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında bizzat ilettiğini açıkladı. Yavaş, Beştepe'deki zirvenin içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır. Görüşmede Ankara'nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık. Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır. Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm."

Külliye ziyaretinden siyasi sonuçlar çıkarılmaya çalışılmasına ve parti değiştireceğine dair üretilen senaryolara tepki gösteren Yavaş, durduğu yeri koruduğunu vurguladı: "Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim: Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz. Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem de Sayın Özgür Özel'in bilgisi vardı."

BELEDİYE MECLİSİ VURGUSU: BİZ FİRE VERMEDİK
Belediye meclislerindeki hassas siyasi dengelere işaret eden Yavaş, yerel yönetimlerde izlediği sağduyulu denge politikasının olumlu sonuç verdiğini dile getirdi: "Üsküdar'da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde meclis toplanamadı. Ankara'da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve YENİ Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum."

'TARAF OLMAYACAĞIM, SAĞDUYUNUN OLDUĞU YERDEYİM'
Tabandaki öfke ve kırgınlık ortamında cepheleşmeyi büyütmeyeceğini bildiren Yavaş, genel merkezlerin rahatsızlık duyması halinde gereğini yapmaktan çekinmeyeceğini belirtti: "Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir."

TV YAYINCILARINA SERT TEPKİ: YALAN SÖYLEMEKTEN BIKMADINIZ
Açıklamasının son bölümünde kulis bilgisi adı altında televizyon ekranlarında hakkında iddialar ortaya atan gazetecilere seslenen Mansur Yavaş, "Biz sizi yalanlamaktan bıktık, siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz" ifadelerini kullandı.

KÜLLİYE'DEKİ GÖRÜŞMEDE NE KONUŞULDU
Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara'nın ulaşım projelerini gündeme getirdiklerini ifade etmişti.

Görüşmede metro yatırımları başta olmak üzere devam eden projeler hakkında bilgi sunduklarını aktaran Yavaş, başkente yönelik yatırımlara verilen destek ile NATO Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenmesi konusundaki iradesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ettiğini belirtmişti.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

10.09.2026 12:00:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı.

Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sonra erdi.

Şüpheliler, Silivri Adliyesine sevk edildi.

Dava bugün başlıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak

10.09.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dava bugün başlıyor
Dava bugün başlıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak.

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi.

"Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı"

Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi.

"Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar"

Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi.

"Şüpheliler işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi"

11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi

İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

286 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

09.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
Gürcistan'dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı.

Gürcistan'ın Batum kentinden havalandığı öğrenilen Aerospool WT-9 Dynamic tipi iki kişilik hafif spor uçak, bugün öğle saatlerinde Rize'nin Pazar ilçesi Melyat mevkii açıklarında denize acil iniş yaptı.

Uçakta bulunan 2 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, uçağa ulaşmak için çalışma başlatıldı.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü

09.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü. Elmalı Barajı ise yüzde 68.6 ile en yüksek doluluk oranına sahip baraj oldu.

Barajlardaki doluluk oranları ne?
İSKİ'nin verilerine göre 9 Eylül itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:
Alibey Barajı yüzde 39.11
Büyükçekmece Barajı yüzde 29.35
Darlık Barajı yüzde 59.56
Elmalı Barajı yüzde 68.67
Istrancalar Barajı yüzde 21.43
Kazandere Barajı yüzde 14.66
Pabuçdere Barajı yüzde 5.5
Sazlıdere Barajı yüzde 23.32
Terkos Barajı yüzde 36.04
Ömerli Barajı yüzde 56.71

Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi

Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi

09.09.2026 11:51:00
AA
 
 Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi
 Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, güvenlik güçleri, insan sağlığını tehdit eden sahte içkilerin üretilmesinin ve tüketiciye ulaştırılmasının engellenmesi amacıyla ülke genelinde operasyonlarını sürdürüyor.

Ağır zehirlenmelerin yanı sıra kalıcı görme kaybı, koma ve ölüme yol açabilen sahte ve kaçak alkollü içkilerin üretim ve dağıtımının önlenmesi amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı birimleri tarafından saha çalışmaları aralıksız yürütülüyor.

Yasa dışı imalathane ve depolar ile satışın gerçekleştirildiği iş yerleri tespit edilerek söz konusu içkilerin piyasaya sürülmesi engelleniyor.

Operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, kaçakçılıkla mücadelede 1 Ocak-31 Ağustos 2025 döneminde 22 bin 72 operasyon gerçekleştirilirken, bu yılın aynı döneminde operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi.

1 Ocak-31 Ağustos 2025 arasında düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüpheli sayısı 31 bin 353 olurken, bu yıl aynı dönemde 35 bin 950 şüpheli gözaltına alındı.

Bu yıl 8 ayda gerçekleştirilen operasyonlarda 4 milyar 562 milyon liralık vergi kaybı önlenirken, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi.

Aynı dönemde, kaçak sigara yakalamalarındaki artış da dikkati çekti.

Geçen yılın 8 ayında 7 milyon 302 bin 908 paket kaçak sigara ele geçirilmişti. Bu yılın aynı döneminde söz konusu miktar yüzde 54,6 artarak 11 milyon 287 bin 897 pakete ulaştı.

Operasyonlarda ayrıca 3 milyon 547 bin 965 litre kaçak akaryakıt, 265 bin 185 elektronik sigara ve 1 milyar 174 milyon 711 bin 141 makaron ele geçirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.