logo
28 EYLÜL 2026

ABD ile F-16 ve CAATSA yaptırımları görüşmeleri sürüyor

Çavuşoğlu: Biz F-16'yı alacağız şöyle kullan böyle kullan, şunu yapamazsın, bunu yapamazsın. Bir NATO üyesinin diğer bir NATO üyesine böyle bir kısıtlama getirmesi kabul edilebilir bir şey değil

23.09.2022 20:31:00
 
ABD ile F-16 ve CAATSA yaptırımları görüşmeleri sürüyor
ABD ile F-16 ve CAATSA yaptırımları görüşmeleri sürüyor

Birleşmiş Milletler 77'nci Genel Kurulu Görüşmeleri için New York'ta bulunan Çavuşoğlu, Türkevi'nde Türk gazetecilerle bir araya geldi ve gündemi değerlendirdi.

BM haftasında çok sayıda görüşme yaptıklarını ve bu görüşmelerin neredeyse tamamını Türkevi'nde gerçekleştirdiklerini belirten Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 ikili görüşme yaptığını ve 31 faaliyette bulunduğunu söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, kendisinin ise Genel Kurul marjında 33 görüşme yaptığını kaydetti.

Temaslarında hem ikili ilişkiler, hem de güncel küresel ve bölgesel gelişmeleri ele alma fırsatı bulduklarını belirten Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Tabii ki birçok görüşmenin odak noktasını Rusya, Ukrayna bağlamındaki gelişmeler oluşturdu. Birçok mevkidaşımdan uluslararası barışa katkılarımız hakkında övgü dolu ifadeler duydum. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın üstlendiği rol hakkında. Küresel gıda güvenliği bağlamında İstanbul Anlaşması'nın işlemesi ya da işlemeyi sürdürmesi herkesin ortak temennisi. BM Genel Kurulu haftasında Rusya'nın kısmi seferberlik kararı, Luhansk, Donetsk, Zaporijia ve Herson'da referandum ilanı ve esir takası önemli gelişmeler oldu. Rusya, Ukrayna arasında adil ve kalıcı bir çözüm için Türkiye olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz."

Çavuşoğlu, New York'taki temaslarını tamamlayıp Los Angeles'a geçerek orada Türk vatandaşları ile de bir araya geleceğini, daha sonra Japonya'ya geçerek eski başbakan Şinzo Abe'nin cenaze törenine katılacağını söyledi.

İkili görüşmelerde tüm muhataplarından Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya arasındaki arabuluculuk rolüne ilişkin övgüler aldıklarını söyleyen Çavuşoğlu, "Türkiye'nin şu anda barış için bir umut olduğunu söylüyorlar." dedi.

- "Artık bu savaş bitsin istiyor ülkeler"

Çavuşoğlu, Rusya ve Ukrayna arasındaki tahıl anlaşmasına ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi:

"Tabii herkes 4 aylık olan bu anlaşmanın uzatılması mümkün mü değil mi diye bunu da soruyorlar. Biraz önce Genel Kurul Başkanı ile yaptığımız ikili görüşmede de sordular ve yine bir ateşkes olacaksa Rusya ile Ukrayna arasında bunun da Türkiye sayesinde olacağını herkes biliyor yani umut Türkiye. Tabii savaşın bitmesini isteyenler var istemeyenler var. İstemeyenlerin sayısı az ama genel anlamda gördük ki artık bu savaş bitsin istiyor ülkeler. Bu savaşın olumsuz etkilerini herkes her alanda hissetmeye başladı. O nedenle biz çabalarımızı tabii sürdüreceğiz. Biz bu denge politikasını epeydir, uzun zamandır sürdürüyorduk. Bu denge politikasını sürdürürken dış politika ekseninde kayma mı var Türkiye'nin diye çok eleştiriler de oldu, içerde de oldu, dışarda da oldu, sorgulandı. Biz bu ilişkilerimizin diğer temaslarımıza alternatif olmadığını her zaman söylüyorduk. Şimdi bunun ne kadar önemli olduğunu herkes de görmeye başladı."

- "Şartlı bir anlaşmanın içinde olmayız dedik"

Çavuşoğlu, F-16 satışı konusunda ABD'nin Türkiye'yi oyalayıp oyalamadığı sorusuna şöyle cevap verdi:

"Şu anda normal işliyor süreç. Tabii Kongreden gelen bazı sesler sebebiyle ister istemez herkes bir engel mi çıkacak ya da şartlı mı olacak diye sorular da soruyor ama teknik düzeyde müzakereler normal seyirde devam ediyor, yönetimin bu konuda kararlılığı da devam ediyor. Blinken, yaptığımız ikili görüşmede de bunu söyledi. Bu arada Sayın Blinken'ın da babası vefat etti. Kendilerine taziyelerimi buradan iletmek istiyorum. Diğer taraftan Kongreden bazı çatlak sesler geldi. Kongreden bir karar çıktı ama bu bağlayıcı bir kanun değil, biliyorsunuz alt kanadından, Temsilciler Meclisinden. Senatodan yine bir karar, daha sonra iki karar birleştiriliyor ve sonuçta bir karar çıkıyor F-16 ile ilgili. Bizim Kongre düzeyinde temaslarımız devam ediyor. Sayın Volkan Bozkır ve Efkan Ala buradan Washington'a geçtiler ve Kongrede temaslarda bulunuyorlar. Daha önce de Parlamenter heyetlerimiz de Washington'a gelerek temaslarda bulundu. Biz de temaslarda bulunduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın burada görüştüğü Kongre üyeleri, senatörler oldu. Bu görüşmelerde de bu önemli senatörler F-16'ların Türkiye'ye verilmesi konusunda güçlü destek veriyor ama biz yönetime şunu da söylüyoruz: Gerek teknik görüşmelerde gerekse siyasi görüşmelerde bizim elimizi kolumuzu bağlayan bir anlaşma içinde biz olmayız. Yani biz F-16'yı alacağız şöyle kullan böyle kullan, şunu yapamazsın, bunu yapamazsın. Bir NATO üyesinin diğer bir NATO üyesine böyle bir kısıtlama getirmesi kabul edilebilir bir şey değil. Burada bazı lobilerin özellikle Yunanistan Başbakanı'nın Washington'a gelmesinden sonra Yunan lobisi gibi, Ermeni lobisi gibi bazı lobilerin buna karşı çıktığını, engellemeye çalıştığını biliyoruz ama şu anda ciddi bunu destekleyen lobilerin yani Türkiye'ye verilmesi konusunda destek veren lobilerin olduğu da bir gerçek. Şartlı bir anlaşmanın içinde olmayız dedik. Kullanamayacağımız ürünü niye alalım biz."

- "Hindistan'a yönelik yaptırımlar kaldırıldı, doğru bir şekilde kaldırıldı"

S-400 ve F-35'ler konusunda ABD'li yetkililerle yapılan görüşmelerde gelinen noktayı da değerlendiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda çabalarımız devam ediyor. Bu konuda ABD'nin bir çifte standart içinde olduğunu da doğrudan yüzlerine de söylüyoruz. Örneğin Hindistan'a yönelik yaptırımlar kaldırıldı, doğru bir şekilde kaldırıldı. Öyle olması lazım. Çünkü Hindistan da Amerika'dan da almaya çalıştı. Neticede Hindistan gibi bir ülkede istediği ürünü istediği yerden alabilmelidir. Zaten NATO üyesi de değil. NATO üyesi de olsa bir yerden alamayınca savunma, şimdi biz F-16'yı diyelim ki bu şekilde oldu ve alamadık. F-16'yı, savaş uçaklarını biz üretinceye kadar kendi çalışmamız var biliyorsunuz, mutlaka bir yerden alacağız. Dolayısıyla bu F-35 programına da NATO müttefikliği çerçevesinde diğer 9 ülke gibi biz de katıldık. CAATSA'dan dolayı şu an bizim oradaki üyeliğimiz, ortaklığımız askıya alındı. Bu çok yanlış bir karar. Bunun düzeltilmesi için de çabalarımız sürüyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Endonezya'daki G20 Zirvesi'nde ABD Başkanı Joe Biden ile görüşme ihtimali sorulan Çavuşoğlu, "Şu anda planlanmış bir görüşme yok, kasım ayına daha çok var ama genellikle bu tür platformlarda Sayın Biden ile Sayın Cumhurbaşkanımız NATO toplantılarında olsun G20 olsun görüşme imkanı buluyor. Daha önceki zirvelerde de, Roma'da da bir araya geldiler. Bu tür görüşmeler oluyor, normal yani olması." dedi.

Çavuşoğlu BM Güvenlik Konseyi reformlarına dair ise şunları söyledi:

"Biliyorsunuz bir G4 ülkeleri var. Onların talebiyle bizim reform anlayışımız farklı. Onlar diyor ki P5 olacağına biz de katılalım P9 olsun. Bizim de veto hakkımız olsun. Dolayısıyla bu sorunu çözer mi' Burada veto edebilecek ülke sayısı artar... Bu sistemi daha da zayıflatıyor. Karar alma mekanizmasını daha da zorlaştırıyor. Dolayısıyla bu sorunu çözmez, tam tersine BM'yi ve Güvenlik Konseyi'ni daha da zayıflatır ve BM Güvenlik Konseyi hiçbir konuda karar alamaz ama Biden'ın söylemek istediği buysa biz aynı çizgide değiliz ama BM'nin reforme edilmesi gerektiği anlayışını doğru buluyoruz tabii ama bizim önerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' mottosuyla BM reformu ile ilgili düşünceleri, Türkiye'nin düşünceleri farklı. Türkiye BM'nin ve Güvenlik Konseyinin daha kapsayıcı olmasını istiyor ve dönüşümlü olarak tüm ülkelerin burada temsil edilmesini istiyor. Tabii her ülkenin nüfusuna göre kriterler belli olur, büyüklüğüne göre, coğrafi dağılıma göre bunlar çalışılır ama diğer taraftan da veto hakkının da mutlaka kaldırılması gerekiyor. Bunların alternatifleri var, nitelikli çoğunluk olur, yani üçte ikisinin oyuyla bir karar alınabilir. Bugün bir ülke hayır dediği zaman hiçbir karar çıkmıyor. Oradan Genel Kurula götürelim diyorsunuz, bazı konularda ancak Genel Kurulun kararı geçerli oluyor. Tüm ülkelerin oy verdiği platformda alınan kararlar geçerli olmuyor. Sonuçta 5 ülkeye bağlı her şey. Bizim reform anlayışımız kapsayıcı olması, vetonun kalkması ve BM kurumlarının, Güvenlik Konseyi dahil daha etkin olması, beklentileri karşılayacak adımları atacak kapasiteye ulaşması, daha görünür olması gerekiyor ve beklentileri karşılarken de sorunları çözebilecek hüviyete de kavuşması gerekiyor."

- "P4 grubuna katılma gibi bir derdimiz yok"

Türkiye'nin BM reformları konusundaki G4 girişimini yanlış bulduğu için buraya dahil olmak istemediğini belirten Çavuşoğlu, "Bizim derdimiz illa Türkiye'de bir yere dahil olsun değil ve bu daha önceden başlatılmış bir inisiyatif, bu G4 dediğimiz Japonya, Almanya, Hindistan ve Brezilya. Sonuçta şimdi diyelim ki Türkiye'de katıldı P10 oldu. Bu sorunu çözer mi çözmez. Veto hakkı olduğu sürece sorunu çözmez. Biz her yerde biz olalım demiyoruz, herkes olsun adil olsun diyoruz. O nedenle bu P4 grubuna katılma gibi bir derdimiz yok, tam tersi katılmayız, arzu etmeyiz. Tam tersine biz o G4 içindeki ülkelere 'gelin sizin yaklaşımınız doğru değil, sorunu çözmez, siz bize katılın' diyoruz."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD'ye geleceği yönündeki haberler de sorulan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Gayet normal. Bir ana muhalefet partisinin yurt dışı temaslarının olması son derece doğaldır, bundan doğal ne olabilir. Biz her zaman olduğu gibi yurtdışındaki misyonlarımızda gerek yerel yöneticiler, gerekse siyasi partilerin temsilcileri, tabii ki yüce Meclisimizin üyeleri dahil geldikleri zaman eğer bizden bir talepleri olursa biz gereğini yapıyoruz, devletin yurtdışındaki kurumları, misyonları olarak. Sonuçta özellikle dış politika ve diğer konulara baktığımız zaman, sorumluluk tabii ki ana sorumluluk iktidarda ama muhalefetin de sorumluluğu var. Muhalefetin de Türkiye'nin milli meselelerinde, ana meselelerinde neredeyse iktidar kadar sorumluluğu var. Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu'nun Amerika olsun veya başka ülkelerdeki temasları olsun bunlar son derece doğal."

 

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.