logo
21 TEMMUZ 2026

ABD'ye 'asker' sözü

29.07.2006 00:00:00
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CNN'e yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'da ateşkes sağlanması halinde Türkiye'nin bu ülkeye asker gönderebileceğini bildirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan'a konuşlandırılması üzerinde tartışılan istikrar gücüne, ateşkesin sağlanması durumunda Türkiye'nin de katkıda bulunabileceğini söyledi. Erdoğan, Amerikan CNN televizyonunda Larry King'in sorularını cevapladı.  Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bu güce katkısı konusundaki bir soru üzerine, "ABD, Türkiye'yi bu yönde sorumluluk almaya davet etti. Mevcut duruma bakarsak elbette bu görevi yerine getirmemiz gerektiğinihissediyoruz. Mevcut şartlarda orantısız bir güç kullanımına tanık oluyoruz. İnanıyoruz ki, bir istikrar gücünün varlığı çok önemli olacak'' dedi. Erdoğan, böyle bir gücün görevini yerine getirmesi durumunda ateşkesin sağlanabileceğini kaydetti ve "bir kez ateşkes sağlandıktansonra Türkiye bu güce katılabilir. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de Roma'daki toplantıda, Türkiye'nin bu konumunu ifade etti'' diye konuştu. Başbakan Erdoğan, ilgili ülkelerin, ateşkesi sağlama yönünde gerekli adımları atacaklarını umduğunu ve bir kez ateşkes elde edildikten sonra barış sürecinin başlatılabileceğini ve bu çerçevede savaş esirlerinin değişimi gibi adımların atılabileceğini, bunun sonucunda da bölgede barışa gidilebileceğini kaydetti. İsrail'i kınayamadıLarry King'in, son Ortadoğu krizinde kimin suçlanması gerektiği yönündeki sorusu üzerine Erdoğan, bugün suçlu aramak yerine barışa yoğunlaşmak gerektiğini söyledi. Erdoğan, şöyle dedi: "Şunu çok açık, net ifade etmeliyim ki, şu anda suçlu arama durumunda değiliz. Çünkü suçlayacak birisini ararsak bu süreci daha da tehlikeye sokarız ve daha duygusallaşırız. Şimdi yapmamız gereken ateşkesi sağlamaktır ve barış sürecini nasıl başlatacağımıza bakmaktır. Bardağın dolu tarafını görmeliyiz. Suçlu ararsak çözümsüzlüğe doğru ilerleriz. Kimin haklı kimin yanlış olduğu, kimin suçlanması gerektiğine tarih karar verecektir. Bunu tarihe bırakmalıyız'' dedi. PKK'yı ABD ile çözecekmiş!Türkiye'de kısa süre önce 15 güvenlik görevlisinin PKK terörüne kurban gitmesinin ardından Türkiye'nin, İsrail'i örnek olarak kuzey Irak'a girebileceği ve bu durumun bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağı yönünde ABD'nin endişelerine işaret eden Larry King'e karşılık Başbakan Erdoğan, terörizmin uluslararası bir bela olduğunu ve her yerde savaşılması gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin teröre 30 binden fazla kayıp vermesine karşılık, uluslararası toplumun PKK'yı bir terörist örgüt olarak nitelemekle yetindiğini, başka bir şey yapmadığını kaydetti. Erdoğan, "PKK'yı terörist ilan etmek problemi çözmüyor. Terörizmle, Afganistan'da ve başka her yerde savaştığımız gibi savaşmalıyız'' dedi. PKK'nın terör eylemlerinin devam ettiğine işaret eden Erdoğan, bu terör örgütünün kuzey Irak'ta kampları bulunduğunu ve bu konuyla ilgili hem ABD hem de Irak'taki hükümetle temasta olduklarını anlattı.Başbakan olarak görevinin, halkın güvenliğini sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, ABD ve Irak'taki mevcut hükümete işaret ederek, "bumeseleyi birlikte çözmeliyiz'' dedi.

Yine kırmızı bülten yine Türkiye

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet ekiplerinin ortak operasyonunda, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan İran uyruklu Kasra Ashrafi gözaltına alındı

20.07.2026 22:18:00
Anadolu Ajansı
 
Yine kırmızı bülten yine Türkiye
Yine kırmızı bülten yine Türkiye

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet ekiplerinin ortak operasyonunda, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan İran uyruklu Kasra Ashrafi gözaltına alındı.

MİT'in yürüttüğü istihbari çalışmalar sonucunda uluslararası düzeyde uyuşturucu ticareti suçlamasıyla aranan Kasra Ashrafi'nin Bodrum'da bulunduğu tespit edildi.

Belirlenen adrese MİT ile emniyet birimlerince operasyon düzenlendi.

Operasyonda Ashrafi, gözaltına alındı.

Adreste yapılan aramada 45 bin avro, bir soğuk kripto cüzdan, altın ziynet eşyaları, iki kol saati ve altı cep telefonu ele geçirildi.

Operasyon sırasında Ashrafi'nin yanında bulunan eşi Fatima Dhahri'nin de "uyuşturucu üretmek ve satmak" suçlarından Türkiye'ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kasra Ashrafi, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu

İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen dev "köstebek" operasyonunda, devletin gizli POLNET ve gümrük sistemlerindeki bilgileri rüşvet karşılığı suç örgütlerine sızdıran, aralarında polis ve komiserlerin de bulunduğu 27'si aktif kamu görevlisi 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İşte 5.4 milyar liralık rüşvet trafiğinin detayları...

20.07.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen devasa bir yolsuzluk ve casusluk soruşturması, emniyet ve kamu kurumları içerisine sızan "köstebek" ağını çökertti.

Devletin en mahrem sistemlerindeki gizli bilgileri rüşvet karşılığında silahlı suç örgütlerine servis ettiği tespit edilen şüphelilere yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan 50 şüpheliden 27'sinin aktif kamu görevlisi olduğu öğrenildi.

POLNET ekranını çetelere açmışlar

Yürütülen titiz teknik ve fiziki takip neticesinde, suç örgütü üyelerinin kamu görevlilerine WhatsApp üzerinden "POLNET ekranından sorgulayabilir misin?" şeklinde mesajlar gönderdiği saptandı.

Köstebek olarak nitelendirilen kamu görevlilerinin rüşvet karşılığında, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün POLNET sistemine girerek kişilerin suç kayıtlarını; aranma, yakalama ve Kırmızı Bülten durumlarını; araç sorgulama geçmişlerini ve gümrük sistemleri üzerinden giriş-çıkış ve geçiş bilgilerini usulsüzce sorgulayıp çetelere aktardığı belgelendi.



27 aktif kamu görevlisi ifşa oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, Balıkesir ve Kayseri'de önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.

Gözaltı kararı verilen kamu görevlilerinin listesi ise yapının vahametini gözler önüne serdi. Şüpheliler arasında; 1 komiser, 10 polis memuru, 15 gümrük muhafaza memuru, 2 denetimli serbestlik memuru ve 1 zabıt kâtibi bulunuyor. Ayrıca suç ağının koordinasyonunda rol oynadığı belirtilen 2 avukat ile 21 sivil şüpheli de operasyonun hedefi oldu.

5.4 milyar liralık dev rüşvet trafiği

Soruşturmanın en çarpıcı ayaklarından birini ise işin mali boyutu oluşturdu. MASAK raporları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve sistem log kayıtlarının incelenmesi sonucunda, suç ağları ile köstebek kamu görevlileri arasında dönen rüşvet çarkının büyüklüğü ortaya çıkarıldı. İlk belirlemelere göre, sistemdeki gizli bilgilerin sızdırılması karşılığında tam 5.4 milyar liralık bir rüşvet trafiğinin yürütüldüğü tespit edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilerek sürdürülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Yetkililer, dijital incelemelerin ardından sızıntının boyutunun ve rüşvet trafiğinin daha da netleşeceğini bildirdi.

Kıbrıs’ın hürriyet destanı

Akdeniz’in kalbinde Türk varlığını yok etmeye yönelik Enosis hayallerine darbe vuran 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, adadaki soykırım girişimini durdurarak ezber bozdu. Bu tarihi zaferin arkasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çelikten iradesiyle birlikte, ömrünü Kıbrıs Türkünün bağımsızlığına adayan efsanevi lider Rauf Denktaş’ın diplomatik ve askeri dehası yatıyor

20.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
1960 yılında kurulan ortaklık cumhuriyeti, Rum tarafının Türkleri adadan silme ve Yunanistan ile birleşme (Enosis) emelleri yüzünden kısa sürede çöktü. 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla başlayan katliamlar, 15 Temmuz 1974'te EOKA-B lideri Nikos Sampson'ın yaptığı faşist darbe ile zirveye ulaştı. Ankara, garantörlük hakkını kullanarak adadaki Türklerin can güvenliğini korumak adına tarihi kararı aldı.

20 Temmuz 1974 sabahı, Başbakan Bülent Ecevit'in "Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözleriyle harekât başladı. Türk jandarma komandoları ve paraşütçüleri havadan Kıbrıs topraklarına inerken, deniz piyadeleri Yavuz Çıkarma Plajı'ndan karaya ayak bastı.

İlk aşamada Lefkoşa-Girne hattında güvenli bir koridor oluşturuldu. Cenevre'de yürütülen diplomatik görüşmelerden Rum ve Yunan tarafının oyalama taktikleri nedeniyle sonuç alınamayınca, 14 Ağustos'ta "Ayşe tatile çıksın" şifresiyle İkinci Harekât başlatıldı. Türk ordusu, adanın kuzeyinde bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) sınırlarını oluşturan bölgeyi tamamen güvenceye aldı.

Mücadelenin siyasi dehası: Rauf Denktaş

Kıbrıs Barış Harekâtı askeri bir zafer olmasının ötesinde, arkasında çok güçlü bir siyasi ve diplomatik hazırlık barındırıyordu. Bu hazırlığın mimarı, hayatını Kıbrıs Türk halkının haklarına adayan Rauf Raif Denktaş'tı.

Denktaş, 1950'li yıllardan itibaren Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Kıbrıs Türkünün direniş örgütü olan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kurulmasında öncü rol üstlendi. Rum çetelerinin baskılarına karşı Türk köylerini örgütleyen Denktaş, halkına yalnızca liderlik etmedi; aynı zamanda bir mücahit olarak sahada bizzat görev aldı.

Diplomatik cephenin yılmaz savunucusu

Harekât öncesinde ve sonrasında Denktaş, uluslararası arenada Kıbrıs Türk halkının sesini duyurmak için adeta zamanla yarıştı. Birleşmiş Milletler (BM) kürsülerinden Londra ve Atina'daki müzakere masalarına kadar her platformda Rum tezlerini çürüttü. Londra'da sürgündeyken bile adaya gizlice sandalla çıkmaya çalışacak kadar büyük bir cesaret sergileyen Denktaş, Kıbrıs Türkünün azınlık statüsüne düşürülmesini engelleyen en büyük set oldu.

1974 zaferinden sonra kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ve ardından 15 Kasım 1983'te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu cumhurbaşkanı oldu. Denktaş, ömrünün son nefesine kadar KKTC'nin bağımsızlığını ve Türkiye'nin adadaki etkin garantörlük hakkını tavizsiz bir şekilde savunmaya devam etti. Bugün Kıbrıs'ta Türk varlığı özgürce devam ediyorsa, bu durum Mehmetçiğin cesareti ve Denktaş'ın adanmış ömrünün ortak eseridir.

Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!

CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından yeni yol haritasını hazırlayan CHP lideri Özgür Özel’in, daha önce dile getirdiği, “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız ” sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor

20.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!
Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!
CHP'ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından yeni yol haritasını hazırlayan CHP lideri Özgür Özel'in, daha önce dile getirdiği, "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız " sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor. Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek. Kuruluş süreci öncesinde Özel'in, yarın gerçekleştirilecek CHP grup toplantısında son kez CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıkması bekleniyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38'inci Kurultayının iptali ve parti yönetimine yönelik mutlak butlan kararı, üzerinden 56 gün geçtikten sonra 17 Temmuz Cuma günü Yargıtay'a ulaştı.

Yargıtay, bugün başlayan adli tatil öncesi dosyayı görüşmediği için Özgür Özel ve kendisini destekleyen milletvekillerinin yeni parti için çalışmaları bugün itibarıyla netlik kazandı. Özel'in "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız" sözlerinin ilk somut adımı, 27 Temmuz Pazartesi günü atılacak. Edinilen bilgiye göre, Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek.

Partinin adının "Yeni Parti" olacağı, kuruluş aşamasında yer alacak Kurucular Kurulu'nun ağırlıklı olarak milletvekillerinden oluşturulacağı öğrenildi.

Yarın son kez CHP grup toplantısı yapacak
Kuruluş süreci öncesinde Özgür Özel'in, yarın gerçekleştirilecek CHP Grup Toplantısı'nda son kez CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıkması bekleniyor. Özel'in konuşmasında mutlak butlan kararının ardından yaşanan süreci değerlendirmesi ve yeni döneme ilişkin mesajlar vermesi öngörülüyor.

Mutlak butlan kararının ardından yaptığı açıklamalarda mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Özel, parti kurulacağının işaretini "Ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız" diyerek vermişti. Parti kaynakları, kuruluş dilekçesinin verilmesiyle birlikte bu söylemin siyasi karşılığının hayata geçirilmiş olacağını değerlendiriyor.

En az 70 milletvekilinin geçmesi bekleniyor
Özel'in yeni parti için bu hafta bir dizi görüşme gerçekleştirmesi de bekleniyor. 21 Temmuz Salı günkü haftalık grup toplantısının ardından seçilmiş CHP il başkanlarıyla bir araya gelecek olan Özel; 22 Temmuz Çarşamba günü ise PM ve MYK toplantılarına başkanlık edecek. Özel'in bu hafta partisinin milletvekilleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor.

Yeni partinin kuruluşunun ardından TBMM'de geniş çaplı bir geçiş süreci yaşanacak. İlk aşamada en az 70 milletvekilinin yeni partiye katılmasının beklendiği ifade ediliyor.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından parti yönetimi ve Meclis grubunun oluşturulmasına ilişkin takvim de kamuoyuyla paylaşılacak.

Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan derneğin eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadesine ulaşıldı

 

20.07.2026 13:51:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde şüpheli Hüseyin Küçük, net tarihini hatırlamadığını, Ahbap Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldığını ve Mayıs 2024'ten sonra da ayrıldığını söyledi.

Derneğin 2022 ile Mayıs 2024 arasında saymanlık görevini yürüttüğünü belirten Küçük, bu süreçte derneğe yapılan bağışların amacına uygun şekilde harcanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalıştığını öne sürdü.

Küçük, deprem döneminde bazı günler 50-60 sözleşme düzenleyip imzaladıklarını, yüzlerce alım işlemi gerçekleştirdiklerini anlatarak, alımların piyasa rayicinin altında olduğunu iddia etti. Küçük, denetimlerde de bu malzemelerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının ortaya konulduğunu savundu.

Ahbap Derneğinin topladığı yardım miktarına ilişkin Küçük, "Bildiğim kadarıyla 4 milyar TL civarında para toplandı. Bu para, depremin ilk gününden itibaren bölgeden gelen ihtiyaçlar çerçevesinde ve özellikle bölgedeki AFAD yetkililerinin, vali ve kaymakamların bize ilettiği ihtiyaç skalasına uygun olarak harcanmış ve deprem bölgesine ulaştırılmıştır." beyanında bulundu.

Küçük, derneğin faaliyetlerinin denetlendiğini öne sürerek, "Hem İstanbul Valiliği hem de İçişleri Bakanlığı tarafından bu süreçleri doğru ve düzgün yaptığımıza dair dernek incelenmiş ve raporlanmıştır. En son 2025 senesinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri incelemelerini yapmış, benim dernek yönetiminden ayrıldığım 2024 Mayıs ayı da dahil olmak üzere herhangi bir suistimal ve problem görmemişlerdir." ifadelerini kullandı.

Derneğe yönelik denetim sürecinde herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Küçük, depremin ilk günlerinde Ahbap Derneğinin yoğun kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle yönetim kurulu olarak tedirginlik yaşadıklarını ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için derneğin denetlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

"Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim"

Derneğin harcamalarının doğru şekilde denetlenmesi amacıyla Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından anlık denetim yapılmasını talep ettiklerini belirten Küçük, "Bu denetim tabii ki o dönemde çok detaylı bir denetim değildi. Biz gelen paranın doğru harcandığı denetlensin diye kendimiz istedik. Bir de uluslararası denetim olsun istedik. İsmini şu an hatırlamadığım bir şirket de denetime geldi. Bu gelen denetim elemanlarıyla önceden bir tanışıklığımız yoktur." ifadelerini kullandı.

Küçük, çek görüntülerinin telefonunda bulunmasına ilişkin ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Ahbap Derneği yönetiminden ayrıldıktan sonra Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına Haluk Levent çek çıkartmış. Bu çekler bir sürü kendi ticari alacak verecek meselelerinde kullanılmış. Tabii ben hem avukat olmam hem Ahbap Derneği eski yönetim üyesi olmam ve Haluk Levent'i tanıyan biri olmam sebebiyle o dönemde bu çekleri Haluk Levent'ten alan bazı şahıslar benim numarama bir şekilde ulaşarak, çeklerin ödenmesi alınmayınca çeklerin görüntüsünü bana atarlardı. Ben de bu çeklerle ilgili bir bilgimin olmadığını söylerdim."

Çeklerin alacaklısıyla veya tarafıyla yan yana gelmediğini iddia eden Küçük, "Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim, hem Haluk Levent'e hem de cirosu olan Yeliz Kaya ile çok esaslı kavgalar ettim. Sadece ve sadece bu olayı doğru bulmadığım için bu tepkiyi gösterdim. Telefonumda bulunan çeklerin bir kısmı, daha sonra bu çekler ödenince Yeliz Kaya tarafından 'Abi bu çekleri toparlıyoruz.' diye bana göndermiş olabilir. Çeklerin kesildiği ve alındığı tarihte ben Ahbap Derneğinde bulunmuyordum." beyanında bulundu.

Küçük, görev yaptığı dönemde Ahbap Derneği Yönetim Kurulunun toplumda saygınlığı bulunan, alanlarında başarılı isimlerden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

"2024 Mayıs ayına kadar Yönetim Kurulunun herhangi bir usulsüzlüğe izin vermesi mümkün değildir. Ekonomik durumları iyi, saygınlıkları üst düzey insanlardır. Zaten dosya kapsamında iddia edilen usulsüzlüklerin tamamı 2024 yılı tarihinden sonradır. Yeni Yönetim Kurulundaki kişilerin hepsi Ahbap çalışanlarından oluşturulmuştur. Daha doğrusu biz Yönetim Kurulundan gönderilerek kendisine 'hayır' diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir Yönetim Kurulu oluşturmuştur. Olayın aslı budur. İş ve işleyişten anlayan biz deneyimli kişileri uzaklaştırıp, iş ve işleyişten uzak kendi kişisel işlerine hizmet edecek bir dernek yapısı oluşturduktan sonra, derneği kullanarak her türlü çek, senet, gayrimenkul işlerine girmiş ve birçok insanı mağdur etmiştir."

Fatih Eke'nin ifadesi

Şüpheli Fatih Eke de ifadesinde, bir dönem kripto borsası ile pay alım satımıyla ilgilendiğini belirterek, 2023 yılının sonlarına doğru reklam amacıyla kurduğu "Nigella Chain" isimli ekosistemi, Haluk Levent'in satın almak istemesi üzerine 2025 yılının başında kendisine sattığını söyledi.

Haluk Levent'in bu coinin ismini "HLK" olarak değiştirdiğini belirten Eke, "Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerin de tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili dava açıldı ve Haluk Levent bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Eke, Haluk Levent ile coin satışı nedeniyle ticari ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda Yeliz Kaya aracılığıyla hesaplarına miktarını hatırlamadığı tutarlarda para gönderildiğini öne sürerek, kalan ödemenin çek karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu tutarın yalnızca bir kısmını tahsil edebildiğini, geri kalanını ise halen alamadığını kaydetti.

Söz konusu satış için toplam 7 milyon dolar karşılığında anlaştıklarını öne süren Eke, kendisine yaklaşık 3 milyon dolar tutarında çek verildiğini, kalan 4 milyon doların ise yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının nakit ve banka hesabı üzerinden gönderildiğini ifade etti.

Eke, ifadesinde şunları söyledi:

"(Haluk Levent) Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ'da bir okul yapmamı istemişti. Adı da Nigella Sörf Merkezi idi. Projeyi satın alınca 1,5 milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi (Haluk Levent) düşüş yaptı. Geriye kalan 1,5 milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını, kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde.' dedim."

Eke, kendi hesabından Yeliz Kaya'ya gönderilen paraların, Haluk Levent'in kendi şirketinin reklam yüzü olması nedeniyle Levent'in talimatıyla Kaya'nın hesabına aktarıldığını öne sürdü.

Şüpheli Fatih Eke, "Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir ve bu ticari ilişkiden kaynaklı da mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum." beyanında bulundu. 

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de tören düzenlendi

 


20.07.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törene, İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Gökhan Çelik, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkan Vekili Albay Ali Ercan Şahin, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ve gaziler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Başkonsolosluğu, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilciliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.

KKTC İzmir Başkonsolos Vekili Alpbuğra Bahadır Gültekin, 20 Temmuz'un Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en şanlı sayfası olduğunu vurguladı.

Gültekin, "20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı zulme, tecride ve yok edilme tehlikesine karşı Mehmetçik ile Mücahit'in kol kola, omuz omuza yazdığı destansı bir özgürlük mücadelesinin mihenk taşıdır." dedi.

Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak adaya müdahalede bulunduğu hatırlatan Gültekin, "Pladini Plajı'na azimle karaya ayak basan, Gönyeli semalarından çelik bir iradeyle süzülen ve Atak Tepe'de canı pahasına geçit vermez bir duvar ören Türk askeri, Kıbrıs'ın kaderini o gün yeniden çizmiştir. Anavatan Türkiye her dönemde olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının güvenliği, refahı ve uluslararası toplumda hak ettiği yeri alabilmesi için çabalarını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

"Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum"

İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü tarafından yıl dönümü kapsamında "Kıbrıs Şafakta Parlayan Hürriyet Sergisi" ziyarete açıldı.

Gazilerin de yer aldığı protokol üyeleri, Kıbrıs Barış Harekatı'nı anlatan resimleri inceledi.

Kıbrıs Gazisi Hüseyin Özçelik, resimleri gördükçe o günü tekrar yaşadığını, gururlu olduğunu belirtti.

Gazilerden Ahmet Dilşeker de Kıbrıs'a tüm insanlığa barış getirmek için gittiklerini belirterek, "Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum. O kadar çok gururluyum ki anlatamam. Aynı 52 yıl önce olduğu gibi o duygularla şimdi buradayım." diye konuştu.

Harekatta astsubay olarak görev yapan gazilerden Recep Arslan ise dizinde şehit olan çavuşu unutamadığını anlatarak, "Dizimde son nefesini verdi. O, hep gözümün önünde ne zaman hatırlasam gözlerim yaşarır. Allah rahmet eylesin. Kıbrıs'a 3 kez gittim. Her gidişimde Kıbrıs'ı devletleşmiş olarak gördüm. Zaman geçtikçe Kıbrıs bir devlet oldu. Ondan da gurur duydum." ifadelerini kullandı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek

20.07.2026 10:58:00
Haber Merkezi
 
  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek
  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek
Türkiye bugün siyasetin en kritik günlerinden birini yaşayacak. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) CHP'deki "mutlak butlan" davasına ilişkin dosyayı Yargıtay'a göndermesiyle temyiz süreci resmen başladı. Yargıtay'ın karar verebilmesi için ise önünde yalnızca bir iş günü bulunuyor.

Yargıtay'ın BAM'ın mutlak butlan kararını bozması halinde, Özgür Özel yönetiminin CHP'de yeniden göreve dönmesinin önü açılabilecek. Yargıtay'ın dosyayı onaması durumunda ise mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu görevini sürdürecek. Bu durumda, Merkez Yönetim Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda kurultay sürecinin eylül ayında başlatılması bekleniyor.

Yargıtay'dan bugün karar çıkmaması halinde dosyanın 1 Eylül sonrasına kalması bekleniyor. Böyle bir durumda daha önce açıklanan takvim doğrultusunda Özgür Özel ve ekibinin yeni siyasi oluşumun kuruluşunu kamuoyuna duyuracağı belirtiliyor.

Yargıda "toplu izin kullanımı" anlamına gelen adli tatil bugün başlıyor. Tatil süresince adliyelerde görev yapacak nöbetçi mahkemeler, tutuklusu bulunan ve acil nitelik taşıyan davalara bakacak. Diğer davalarda ise yeni adli yılın başlamasına kadar yargılamalara ara verilecek.

Yüksek yargı organları Danıştay ve Yargıtay'da da nöbetçi heyetler görev yapacak. Danıştay'daki nöbetçi heyet esastan karar veremeyecek, yalnızca yürütmenin durdurulması taleplerini karara bağlayabilecek. Yargıtay'da ise hukuk ve ceza olmak üzere iki nöbetçi daire görev yapacak. Nöbetçi ceza dairesi, tutuklu sanıklarla ilgili dosyalara bakacak.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir" ifadesini kullandı
 

20.07.2026 10:44:00
AA
 
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir" ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nın, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü ve onurlu varoluş mücadelesini tarihe nakşeden bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Uluslararası hukuktan doğan meşru hakların kararlılıkla savunulduğu bu tarihi harekat, Ada'da barış ve istikrarın tesisine vesile olmuş, Kıbrıs Türk halkının geleceğini güvence altına almıştır. Bugün de Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı davasını kararlılıkla desteklemeyi sürdürüyoruz. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir. Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde, aziz şehitlerimizi ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ı rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyor, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı gönülden tebrik ediyorum."

İzmit Belediyesi operasyon: Belediye başkanı ve eşi gözaltına alındı

İzmit Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan'ın da bulunduğu 31 şüpheli hakkında 5 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Şüphelilere "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamaları yöneltiliyor

20.07.2026 09:10:00 / Güncelleme: 20.07.2026 10:41:06
İHA
 
İzmit Belediyesi operasyon: Belediye başkanı ve eşi gözaltına alındı
İzmit Belediyesi operasyon: Belediye başkanı ve eşi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları ve gizli tanık anlatımları doğrultusunda İzmit Belediye Başkanlığının düzenlediği bazı ihaleler mercek altına alındı.

Adli sürecin, belediye tarafından düzenlenen ihalelerde usulsüzlük yapıldığına yönelik bulgular üzerine başlatıldığı öğrenildi.



Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre; ihaleyi kazanan firmalar ile ihaleye teklif veren firmaların belediye yetkilileriyle akrabalık ilişkilerinin bulunduğu ve belediye ile iş yapan firmalardan komisyon adı altında para alındığı iddiaları yer alıyor. Ayrıca, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in eşi Murat Hürriyet'in ihale süreçleri, personel alımları ve kadro belirlemelerinde doğrudan bağlantısının bulunduğu öne sürülüyor.



5 ilde eş zamanlı operasyon



Söz konusu tespitler üzerine savcılık talimatıyla, şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından İzmit, İstanbul, Ankara, Antalya ve Kırıkkale olmak üzere 5 ilde bugün eş zamanlı operasyon başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü ve titizlikle sürdürülen operasyonda haklarında işlem yapılan ve aralarında belediye bürokratları, siyasi parti temsilcileri ile firma yetkililerinin bulunduğu 31 şüphelinin isimleri ve unvanları şu şekilde sıralandı:
Fatma Kaplan Hürriyet - İzmit Belediye Başkanı
Murat Hürriyet - Belediye Başkanı Eşi
Ömer A. - İzmit Belediyesi Bekaş Genel Müdürü
Gökhan Ercan - CHP İzmit İlçe Başkanı
Leyla K. - İhale Sorumlusu
Seyhan Ö. - Mali İşler Müdürü
Hamit İlker U. - Meclis Üyesi, Harita Mühendisi
Nusret Ömürhan Y. - Özel Kalem
Figan Ç. - Eski Ruhsat Müdürü
Burak G. - Fen İşleri Müdürü
Engin E. - Eski Küçükçekmece Belediye Başkan Aday Adayı
Mehmet E. - Destek Hizmetleri Müdürü
Hakan O. - Bekaş Bando Şefi
İrfan C. - Başkan Şoförü
Hüseyin D. - Eski Zabıta Komiseri
Özlem Kırma D. - Satın Alma İşleri Müdür Yardımcısı
Yusuf K. - Rem Peyzaj İnşaat Taahhüt Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Demet I. - Şahıs Firması
Zekiye Köstekli O. - Tasfiye Hâlinde Özek Prodüksiyon ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.
Adem O. - Yenibifikir Temizlik İlaçlama ve Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Fatih Y. - YK Turizm Otomotiv ve İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Kenan Y. - YK Turizm Otomotiv ve İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Yasin O. - Zirvetur Araç Kiralama Tic. Ltd. Şti.
Remzi G. - Nursel Asfalt Nakliyat İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Çetin S. - MDS İşletmecilik Çevre ve Sağlık Sanayi Tic. A.Ş.
Ramazan K. - Kırıcılar İnşaat Tarım ve Hayvancılık Peyzajcılık Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Yüksel K. - Uygar Asfalt İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Cemil Ç. - Bekaş Bilişim Bayındırlık İnşaat Özel Sağlık Eğitim Enerji Gıda Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş.
Ali Han Ü. - DBSA İnşaat Hırdavat Müşavirlik Petrol Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Nihat Ö. - Arı Pazarlama Hırdavat Taahhüt
Selin Evren Özoğlu - Avukat


28 kişi gözaltına alındı 



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan şüpheli ifadeleri, etkin pişmanlık ifadeleri ve gizli tanık beyanları doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucu İzmit Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen bazı ihaleler incelendi.

İnceleme sonucu İzmit Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ihalelerde, ihaleyi kazanan firmalar ile ihaleye teklif veren firmaların belediye yetkilileriyle akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, belediye ile iş yapan firmalardan komisyon adı altında para alındığı, belediye başkanının eşinin ise ihale süreçleri, personel alımları ve kadro belirlemelerinde doğrudan bağlantısının bulunduğu yönündeki tespitler üzerine adli süreç başlatıldı.
 
Bu kapsamda, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve belediye başkanının eşi Murat Hürriyet'in aralarında bulunduğu toplam 31 kişi hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından Antalya, Kırıkkale, İzmit, İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve belediye başkanının eşi Murat Hürriyet'in de bulunduğu 28 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

 

İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı

İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

20.07.2026 09:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı
İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı
İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışmalarda çetelere karşı yeni bir operasyon başlattı.



İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde ve uluslararası alanda faaliyet gösteren, liderliğini yurtdışında bulunan bir şüphelinin yaptığı organize silahlı suç örgütüne yönelik daha önce yürütülen operasyonda yakalanan 2 şüpheliye ait dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde suç içerikli yazışmalar tespit edilmiş, bu kapsamda 19 Şubat tarihinde bir operasyon gerçekleştirilmişti. O tarihte yapılan operasyonu genişleten polis, yeni deliller ve belgeler ışığında bu sabah geniş çaplı bir operasyon daha gerçekleştirdi.

Devam eden soruşturmada elde edilen HTS, MASAK, log kayıtları ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütüyle bağlantısı bulunan şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.