logo
22 EYLÜL 2026

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı

Türk sinemasının unutulmaz efsanesi Kadir İnanır'ın 1 milyar TL değerindeki devasa mirasıyla ilgili tartışmalara son noktayı koyan resmi vasiyetname detayları, usta sanatçının avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından bugün bizzat açıklandı. İnanır'ın tüm maddi ve manevi haklarını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması durumunda ise servetin insan hakları dernekleri ile vakıflara devredilmesini bizzat vasiyet ettiği kesinleşti

21.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır'ın vefatının ardından kamuoyunu meşgul eden miras spekülasyonlarına yönelik bugün en net ve resmi açıklama geldi. Sanatçının hayattayken vekilliğini üstlenen ve süreç boyunca yasal prosedürleri yürüten Avukat Bişar Abdi Alınak, usta oyuncunun resmi vasiyetnamesinin tüm ayrıntılarını paylaştı.

Avukat Alınak, Kadir İnanır'ın manevi hatırasını zedeleyen ve gerçeği yansıtmayan iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını da net bir dille ifade etti.

Doktor raporu ve iki tanık huzurunda imzalandı

Kamuoyunda bir süredir devam eden "irade sorunu" ve "sağlık durumu" iddialarını tamamen çürüten açıklamada, vasiyetnamenin 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliğinde hazırlandığı aktarıldı.

Avukat Alınak, usta aktörün vasiyet belgesini düzenlettiği esnada yetkili kurumlardan tam teşekküllü resmi sağlık raporu alındığını, belgenin iki hukuki tanık huzurunda ve Türk Medeni Kanunu'nun tüm şartlarına eksiksiz uyularak tanzim edildiğini vurguladı. Bu detay, yeğenlerin ortaya attığı iddiaların hukuki dayanağını büyük ölçüde zayıflattı.

"Bütün maddi ve manevi haklar Jülide Kural'ındır"

Resmi belgelere göre Kadir İnanır; üç otomobilini, gayrimenkuller üzerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki nakit varlıklarını, lüks saat ve kurbağa figürlerinden oluşan özel koleksiyonlarını, sanat eserlerini, tüm alacaklarını ve en önemlisi rol aldığı 182 film ile 12 dizinin 70 yıl boyunca geçerli olacak telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural'a devretti.

Büyük takdir toplayan vasiyetnamede usta sanatçının toplumsal hassasiyetini gösteren çok özel bir madde de yer aldı. Mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural'ın hayatta olmaması durumunda; yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm bu dev servetin eşit paylarla İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı'na devredilmesi bağlayıcı hükme bağlandı.

"Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uyulmasıdır"

Kadir İnanır'ın, metnin sonuna bizzat eklettiği cümle ise akrabalarıyla yaşanan gerilime usta sanatçının önceden koyduğu bir tavır niteliği taşıyor. Yeşilçam'ın usta ismi vasiyetini, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" ifadesiyle sonlandırdığı bildirildi.

Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye başlanan vasiyetname açılma davası, geçtiğimiz günlerde yalnızca bazı yasal mirasçılara tebligatların ulaşmamış olması gibi usuli teknik nedenlerle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.

Avukat Alınak, metnin zaten tüm yasal mirasçıların incelemesine açık olduğunu belirterek, usta sanatçının büyük kaybını gölgede bırakacak spekülatif, dezenformasyon içerikli haber yayan kişilere karşı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti.

Burhan Özfatura yaşamını yitirdi

İzmir'in Balçova ilçesindeki evinde rahatsızlanan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

21.09.2026 15:00:00
AA
 
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Özfatura, hayatını kaybetti.

Önceki gün ani kalp durması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırılan 83 yaşındaki Özfatura, kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım servisindeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Özfatura, 1984 yılında yapılan yerel seçimde Anavatan Partisi adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış, 1989 yılındaki seçimleri kaybetmişti. Burhan Özfatura, 1994 yılında bu kez Doğru Yol Partisi (DYP) adayı olarak seçime girmiş ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Görevini 1999 yılına kadar sürdüren Özfatura, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı.

Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek

Eylül ayının son haftasına girilirken yurt genelinde yazdan kalma günler yerini aniden dondurucu bir serinliğe bırakıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, hafta ortasından itibaren etkili olacak yeni soğuk hava dalgasıyla birlikte hava sıcaklıkları kuzey kesimlerden başlayarak hızla azalacak; iç ve batı bölgelerde adeta iki günlük bir kış havası yaşanacak

21.09.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Yaz aylarının ardından mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları, kuzey yönlü rüzgarlar ve yaklaşan alçak basınç sistemiyle birlikte ani bir kırılma yaşıyor. Yapılan son tahminlere göre, salı ve çarşamba günleri başta olmak üzere özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde termometreler sert bir düşüş kaydedecek.

Kuzey, iç ve batı kesimlerde sıcaklıkların 6 ila 8 derece birden azalacağı ve mevsim normallerinin altına ineceği öngörülüyor.


İstanbul ve Ankara için sağanak uyarısı


Hafta başında başlayan yerel yağış geçişleri, hafta ortasına doğru etkisini artırarak geniş bir alana yayılacak.

İstanbul genelinde rüzgarın sertleşmesiyle birlikte kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış geçişleri görülecek. Hissedilen sıcaklığın kuzeyli rüzgarların etkisiyle kış ayları gibi serin olacağı, termometrelerin ise 19 dereceye kadar gerileyeceği belirtiliyor.

Başkent Ankara çevrelerinde de sağanak yağışlar etkili olacak. Ankara genelinde haftanın ilk günlerindeki sıcak hava yerini sert bir serinliğe bırakırken, yüksek kesimlerde sıcaklık düşüşü çok daha net hissedilecek.


Bölgelerde son hava durumu ve öne çıkan riskler


Yurdun dört bir yanında etkisini gösterecek olan iki günlük soğuk ve yağışlı hava dalgası, bölgelere göre farklılık gösteriyor:

Marmara Bölgesi: İstanbul ve Bursa başta olmak üzere bölge genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava hakim olurken, özellikle kuzey kesimlerde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile ani sıcaklık düşüşleri meydana gelecek.

İç Anadolu Bölgesi: Ankara ve çevresinde parçalı ve çok bulutlu gökyüzüyle birlikte yerel sağanak yağış geçişleri etkisini gösterecek, özellikle geceleri dondurucu bir serinlik yaşanacak.

Karadeniz Bölgesi: Bölge genelinde sağanak ve yer yer kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar görülecek. Dikkat edilmesi gereken en büyük risklerin başında ise ani sel ve su baskınları geliyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Yurdun batısı kış havasına teslim olurken, güneydoğu kesimlerinde parçalı ve az bulutlu bir hava görülmekle birlikte doğu kesimlerinde yoğun toz taşınımı uyarısı öne çıkıyor.


Hafta sonundan itibaren normallere dönecek


Meteoroloji uzmanları, bu ani soğumanın kalıcı bir kış başlangıcı olmadığını, yaklaşık 48 saat boyunca yurdu etkisi altına alacak geçici bir soğuk hava dalgası olduğunu ifade ediyor. Çarşamba gününün ardından perşembe gününden itibaren sistem etkisini kaybetmeye başlayacak ve hafta sonuna doğru sıcaklıkların yeniden eylül ayı normallerine yükselmesi bekleniyor.

Yetkililer, iki gün sürecek ani sıcaklık değişimlerine karşı vatandaşların özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak adına kıyafet seçimine dikkat etmelerini, ani yağışlarda yaşanabilecek ulaşım aksamalarına karşı ise tedbirli olmalarını önemle tavsiye ediyor.

Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında 253 bin kişiden ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla vekâletname alındığı, bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı, 825 kişi hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi

21.09.2026 12:53:00 / Güncelleme: 21.09.2026 12:57:25
İHA
 
Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon
Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı yöntemlerle ele geçiren, mağduriyetlerini kazanç kapısına dönüştüren ve hukuk sistemini haksız menfaat elde etmek amacıyla istismar eden yapılara karşı mücadelenin sürdürüldüğünü belirtti.

Bakan Gürlek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunun koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile yürütülen soruşturma kapsamında trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edildiğinin ve bu bilgilerin belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini ifade etti.

Para transferleri incelemeye alındı

Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) incelemelerinin de gerçekleştirildiği bildirildi.

İncelemeler sonucunda bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustaları ile servis çalışanlarına olağandışı nitelikte para transferleri gerçekleştirildiğinin belirlendiği aktarıldı.

253 bin kişiden vekâletname alındı

Soruşturma kapsamında, ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekâletname alındığı ve bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı kaydedildi.

Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatılırken, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep'te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemlerinin başlatıldığı bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Jandarma Komutanlığını, SEDDK ve MASAK başta olmak üzere sürece katkı sunan kurumlar ile kamu görevlilerini tebrik etti.

Gürlek, trafik kazalarını fırsata çevirerek kişisel veriler üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışan, mesleki veya kamusal yetkisini bu amaçla kullanan ve hukuk hizmetlerini çıkar ilişkilerinin aracı haline getirenlerin yargı önünde hesap vereceğini belirtti.

Kişisel verilerin, vatandaşların haklarının ve adalete duyulan güvenin korunması için hukukun bütün imkânlarının kullanılmaya devam edileceğini ifade eden Gürlek, mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti. Bektaş, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğini söyledi

21.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, 2023 depremlerinin ardından Savrun Fayı'nın durumunun belirsizliğini koruduğunu belirterek, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.

Adana 5 ile sallandı
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, Adana'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep'te de hissedildi. İlk belirlemelere göre bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bektaş: Hareketlilik 2023'ten bu yana var
Depremin ardından yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki hareketliliğin 2023'ten bu yana devam ettiğine dikkat çekerek özellikle Savrun Fayı'nın mevcut durumunun ayrıntılı şekilde bilinmediğini ifade etti.

'Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı'
Bektaş'ın değerlendirmesine göre 2023 yılında Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylarda kırılmalar meydana gelirken, bloğun batı sınırındaki Savrun Fayı'nın kırılmadan kaldığı belirtiliyor.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki depremlerin ise 2023'ten bu yana bölgedeki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bektaş, Savrun Fayı'nın ne kadar kilitli olduğunun henüz bilinmediğini belirterek, "2023'te Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylar kırıldı. Batı sınırındaki Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı ve Saimbeyli çevresindeki depremlerle 2023 den beri hâlâ hareket ediyor. Savrun'un ne kadar kilitli olduğu bilinmiyor." dedi.

'Büyük deprem olacak' demek doğru değil
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde mevcut bilgiler ışığında Adana için kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını belirtti. Fayın mekanik özellikleri yeterince bilinmeden "büyük deprem olacak" denilmesinin de "tehlike geçti" şeklinde bir sonuca varılmasının da doğru olmadığını ifade etti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı

Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

20.09.2026 18:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan Mali Veri İnceleme Raporu'nda para girişlerinin 69 milyon 649 bin 61 TL'lik, para çıkışlarının ise 106 milyon 524 bin 970 TL'lik bölümünün işlem açıklamaları ve Sarıkaya'nın mali profili yönünden "izaha muhtaç şüpheli para transferi" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kripto para ve şirket hesaplarına yönelik inceleme



İncelemede Sarıkaya'nın Paribu Teknoloji A.Ş. hesabından 499 işlemle 21 milyon 409 bin 825 TL aldığı, aynı platforma 320 işlemde 27 milyon 569 bin TL gönderdiği tespit edildi. Raporda, toplam 48 milyon 978 bin TL'lik bu hareket "şüpheli kripto para hareketi" olarak değerlendirildi.
Sarıkaya'nın Kıbrıs'ta faaliyet gösteren bazı otel şirketlerine yaptığı transferler de raporda yer aldı. Grand Sapphire Resort Ltd.'ye 23 işlemde 2 milyon 407 bin 400 TL, Merit Kıbrıs Turizm Limited'e ise 5 işlemde toplam 500 bin TL gönderildiği, Merit Kıbrıs'tan da Sarıkaya'nın hesabına 420 bin TL geldiği kaydedildi.

Eşinin ortak olduğu şirketlerde 560 milyon TL'lik hareket

Raporda ayrıca Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortaklığının bulunduğu iki şirketin hesap hareketleri de incelendi. 2020-2026 döneminde şirketlerin hesaplarında toplam 560 milyon 822 bin 423 TL'lik para hareketi tespit edildi. Raporda, şirketlerden Madamra Tekstil'in banka hareketleri ile son üç yıllık vergi matrahı arasında uyumsuzluk bulunduğu değerlendirilerek şirket hakkında ayrıca vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.

"Gazetecilik geliriyle bağdaşmıyor" değerlendirmesi

Mali Veri İnceleme Raporu'nun sonuç bölümünde, Sarıkaya'nın hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketlerinin önemli bölümünün işlem açıklamalarının yetersiz olduğu belirtildi. Raporda, tespit edilen para trafiğinin ücretli gazetecilik geliriyle bağdaşmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilirken, kesin sonuca bankacılık veya mali bilirkişi incelemesiyle ulaşılabileceği kaydedildi.

Gaziantep'te dehşet

Gaziantep'te bir şahıs, evlerinde tartıştığı karısını pompalı tüfekle öldürdü. Olay sonrası sokağa çıkan şahsın pompalı tüfekle rastgele ateş etmesi sonucu ise 3'ü çocuk 4 kişi yaralandı

20.09.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gaziantep'te dehşet
Gaziantep'te dehşet
Olay, Şahinbey ilçesi 60.Yıl Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Harun Keklikçi (32) isimli şahıs, aldatma meselesi nedeniyle eşi Merve Keklikçi (27) ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Harun Keklikçi, evdeki pompalı tüfekle eşi Merve Keklikçi'ye ateş etti. Olay sonrası evden çıkan saldırgan, elindeki pompalı tüfekle rastgele sağa sola ateş etti. Bu esnada da sokakta bulunan Hatice Ö. (53) ile Z.Y.Y. (9), Y.E.K. (12) ve B.K.O. (12) isimli 3 erkek çocuk da yaralandı.

Eşi tarafından vurulan kadın öldü, saldırgan yakalandı

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri saldırgan Harun Keklikçi'yi yakalayarak gözaltına alırken, evde yapılan incelemelerde kocası tarafından vurulan Merve Keklikçi'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan bir kadın ile üç çocuk ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Eşi tarafından öldürülen 2 çocuk annesi kadının cenazesi ise olay yerinde tamamlanan işlemlerin adından Gaziantep adli tıp kurumu morguna kaldırıldı.

Geniş çaplı soruşturmanı sürdüğü öğrenildi.

Hayat memnuniyetinde son sıralardayız

Birleşmiş Milletler verileriyle hazırlanan güncel Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası, kıtadaki refah ve mutluluk uçurumunu gözler önüne serdi. İskandinav ülkeleri zirvedeki yerini korurken, 10 üzerinden 5,3 puan alan Türkiye, Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke olarak kayıtlara geçti

20.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Avrupa genelinde bireylerin yaşam kalitesini ve genel mutluluk düzeylerini ölçen en güncel "Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası" kamuoyuyla paylaşıldı. Birleşmiş Milletler (BM) verileri baz alınarak Geo Mapped tarafından hazırlanan ve 0 ile 10 puan arasında bir değerlendirme içeren araştırma, kıtanın batısı ile doğusu arasındaki derin sosyal ve ekonomik uçurumu bir kez daha tescilledi.

Haritaya göre Kuzey Avrupa ülkeleri refah ve mutlulukta ulaşılamaz bir seviyeye tırmanırken, Türkiye'nin tablosu alarm veriyor.

Türkiye 5,3 puanla sondan ikinci sırada

Araştırmanın en dikkat çekici ve düşündürücü sonuçlarından biri Türkiye'ye ait. Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, vatandaşların yaşam memnuniyetine doğrudan yansıdı. Türkiye, 10 üzerinden yalnızca 5,3 puan alabilerek Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke oldu.

Bu skorla Türkiye; Balkanlar, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'daki pek çok komşusunun gerisinde kaldı. Türkiye'nin altında yer alan tek ülke ise yıllardır yıkıcı bir savaşın ve ağır bir ekonomik krizin pençesinde mücadele eden Ukrayna (4,7 puan) oldu. Türkiye, savaş bölgesi hariç tutulduğunda Avrupa'da yaşam memnuniyeti en düşük nüfusu barındıran ülke konumuna yerleşti.

İskandinavya yine mutluluğun zirvesinde

Haritanın diğer ucunda ise yıllardır değişmeyen "İskandinav Rüyası" hüküm sürüyor. Finlandiya, 10 üzerinden topladığı 7,8 puanla Avrupa'nın ve dünyanın hayat memnuniyeti en yüksek ülkesi unvanını korudu. Finlandiya'yı 7,5 puanla yakın takibe alan Danimarka ve İzlanda izledi. Kuzey ve Batı Avrupa genelinde güçlü sosyal devlet yapıları, yüksek gelir adaleti ve güvenli yaşam standartları, haritanın bu bölgelerini "yeşil ve yüksek puanlı" bölge olarak sabitledi.

Coğrafi dağılım ne söylüyor?

Harita genel olarak incelendiğinde net bir coğrafi kırılım göze çarpıyor. Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde hayat memnuniyeti 7 puanın üzerinde seyrediyor. Güçlü ekonomiler ve istikrar mutluluğu besliyor. İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkeler 6 ile 7 bandında "orta-yüksek" bir memnuniyet düzeyine sahip. Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde skorlar 5,5 ile 6 arasına sıkışmış durumda.

Ekonomik dönüşüm süreçleri memnuniyeti baskılıyor. Türkiye ve Ukrayna ile birlikte 5 barajı sınırına gerileyen bu iki ülke, krizlerin gölgesinde kalıyor. Uzmanlar, Türkiye'deki bu düşük memnuniyet oranının sadece gelir düzeyiyle değil; gelecek kaygısı, sosyal güven hissi ve iş-yaşam dengesi gibi yapısal faktörlerle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu verileri baz alındığında, Türkiye'nin hayat memnuniyeti skoru son on yılda inişli çıkışlı ama genel olarak aşağı yönlü bir seyir izledi. Ülke, son dönemdeki en yüksek yaşam memnuniyeti seviyesine 10 üzerinden 5,50 puanla 2017 yılında ulaşmıştı.

Kandil başka konuşuyor, Meclis başka

Kandil’den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “ayrılıkçı dil kullanılmasın” uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu

20.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil'den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ayrılıkçı dil kullanılmasın" uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" ve yeni çözüm süreci olarak tartışılan süreçte, Ankara ile Kandil'den gelen mesajlar arasındaki fark dikkat çekiyor.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 18 Eylül'de yaptığı açıklamada sürecin ilerlemesi için KCK yöneticilerinin İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmesi gerektiğini savundu. Bayık, bunun gerçekleşmemesi halinde sürecin sağlıklı ilerlemeyeceğini söyledi.

Bayık bununla da yetinmedi. Öcalan'ın özgür bırakılmaması halinde silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini ifade ederken, siyasi ve hukuki alanda somut değişiklikler yapılmasını da istedi.

Ankara'nın mesajı ise farklı

Bu açıklamaların hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 19 Eylül'de Kırşehir'de yaptığı konuşmada sürecin Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, "Bundan sonra Türkiye'de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz" dedi. Ayrıca sürecin TBMM tarafından takip edileceğini ve 1 Ekim'den sonra bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulacağını açıkladı.

Kurtulmuş'un açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise hazırlanan yasanın ülkenin birliğini ve milli bütünlüğünü tehdit edecek herhangi bir hüküm içermediğinin özellikle vurgulanması oldu.

Peki aynı süreçten iki farklı beklenti mi çıkıyor?

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor: Ankara "ayrılıkçı dil olmasın" derken, Kandil neden Öcalan'ın özgürlüğünü, İmralı'da doğrudan görüşmeyi ve yeni hukuki-siyasi adımları sürecin ön şartları olarak ortaya koyuyor?

Bu soru, sürecin kamuoyuna anlatılan hedefleriyle Kandil tarafından dile getirilen beklentiler arasındaki farkı gösteriyor.

Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefini Türkiye'nin bütünlüğünü güçlendirecek bir proje olarak tanımlarken, Bayık'ın açıklamaları örgüt açısından sürecin yalnızca silah bırakma meselesinden ibaret olmadığını gösteriyor. Bayık, siyasi faaliyet, hukuk, cezaevleri, kayyumlar ve Öcalan'ın konumuna ilişkin talepleri aynı çerçevede sıralıyor.

"Açılım" tartışması yeniden gündemde

Geçmiş çözüm sürecinin ardından bugün yeniden başlayan tartışmanın temel sorularından biri de burada ortaya çıkıyor:

Devletin "terörsüz Türkiye" hedefi ile Kandil'in talepleri aynı noktada buluşuyor mu?

Kurtulmuş, "Bizim işimiz toparlamak, birleştirmek, büyütmektir" derken; Bayık, mevcut yaklaşımın örgütün beklentilerini karşılamadığını ve güven sorununun sürdüğünü söylüyor.

Dolayısıyla süreç ilerledikçe asıl tartışma, yalnızca "silah bırakılacak mı?" sorusuyla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Türkiye'nin milli bütünlüğü, örgütün siyasi talepleri, Öcalan'ın konumu ve yapılması planlanan hukuki düzenlemelerin sınırları sürecin en kritik başlıkları olacak.

TBMM'nin 1 Ekim sonrasında kuracağı komisyonun, bu farklı beklentilerin nasıl yönetileceği konusunda belirleyici bir işlev üstlenmesi bekleniyor.

Kamuoyunun önündeki temel soru ise açık: Türkiye "terörsüzleşirken" süreç hangi tavizler ve hangi sınırlar içinde ilerleyecek?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.